Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

Çocuklarda Kalp Hastalıkları: Erken Belirtilere Dikkat

Ülkemizde son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Geçmişte sadece ileri yaş hastalığı olarak bilinen kalp hastalıkları, artık gençlerde de kapıyı çalıyor hatta çocuk yaşta kalp krizi vakalarıyla da karşılaşılabiliyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin genetik etkenlerin yanı sıra günlük yaşamda yapılan bazı hataların da kalbe ciddi zararlar verebildiğini belirterek “Çocuklarda kalp hastalıkları çoğu zaman sinsi ilerlemektedir. Özellikle çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma ve spor yaparken zorlanma gibi kalp hastalığının belirtileri olabilecek şikayetler varsa mutlaka Çocuk Kardiyolojisi uzmanına başvurulmalı, ‘büyüme döneminde olur’ gibi yanlış bir algıya kapılıp zaman kaybedilmemelidir” diyor. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, günümüzde çocuk kalbini tehdit eden 9 etkeni, hatalı davranışları ve erken tanı için ailelerin dikkat etmeleri gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Murat Şahin

Dr. Murat Şahin

Hazır ve paketli gıdaların aşırı tüketimi

Hazır gıdalar; yüksek tuz, şeker ve trans yağ içerdiklerinden çocukların damar yapısını olumsuz etkiler, zamanla damar sertliğine zemin hazırlayarak kalp hastalıklarının erken yaşta başlamasına neden olabilir. Bu tarz paketli ürünler, aşırı tuz içeriğinden dolayı çocukluk çağında da tansiyon yüksekliğine yol açabilmektedir. Bu nedenle çocuğa ev yapımı, doğal ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılmalı, paketli ürünler sınırlandırılmalıdır.

Hareketsiz yaşam tarzı

Tablet, telefon ve bilgisayar başında uzun süre hareketsizlik kalbin yeterince çalışmamasına, dolaşım sisteminin zayıflamasına yol açar, obezite riskini artırır. Ayrıca hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle kardiyovasküler sistem ayarı kendini hep istirahatte gibi algıladığı için, ani hareketlerde baş dönmesi, göz kararması ve bayılma da görülebilmektedir. Çocukların açık havada her gün 60 dakika aktif hareket etmesi ve düzenli spor yapmaları desteklenmelidir.

Çocukluk çağı obezitesi

Fazla kilo, kalbin üzerine ekstra yük bindirir. Obez çocuklarda yüksek tansiyon, kolesterol ve insülin direnci gibi kalp hastalıklarını tetikleyen riskler daha erken ortaya çıkar. Çocukların sağlıklı ve dengeli beslenmesi, ekran süresinin azaltılması ve spora yönlendirilmeleriyle kilolarının olması gereken ideal seviyeye ulaşmaları sağlanmalıdır.

Aşırı tuz tüketimi

Yapılan bilimsel çalışmalar; fazla tuz tüketiminin çocuklarda da yüksek tansiyona neden olabileceğini, bu durumun uzun vadede kalp ve damar sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini gösteriyor. Yemeklere ekstra tuz eklenmemesi, hazır atıştırmalıkların tuz oranına dikkat edilmesi ve başta cips olmak üzere aşırı tuzlu atıştırmalıklardan uzak durulması konusunda bilinçlendirilmeleri çok önemlidir.

‘Büyüme döneminde olur’ algısı

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin “Çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı veya bayılma gibi belirtiler çoğu zaman ‘büyüme dönemi’ denilerek göz ardı edilebiliyor. Oysa bu belirtiler kalp hastalıklarının erken sinyalleri olabileceğinden, bu tür şikayetler mutlaka ciddiye alınmalı ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır” diyor.

Şekerli ve gazlı içecekler

Şekerli, gazlı ve kolalı içecekler hem kilo artışına hem de metabolik dengesizliklere yol açarak kalp sağlığını dolaylı olarak bozar. Ayrıca insülin direnci ve diyabet riskini artırır. Kafeinli içeceklerin de çocuk beslenmesinde yeri yoktur. Çok fazla kahve tüketimi çocuklarda ritim bozukluklarını tetikleyebilmektedir. Su, ayran ve doğal içecekler tercih edilmeli; şekerli içecekler alışkanlık haline getirilmemelidir.

Yetersiz uyku

Yeterli ve kaliteli uyku çocukların kalp sağlığı için de kritik öneme sahiptir. Yetersiz uyku; stres hormonlarını artırarak kalp ritmini ve tansiyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca çok geç uyuma alışkanlığı olan çocuklarda, vücudun biyolojik ritmi bozulabilmektedir. Bu nedenle mutlaka çocuğun yaşına uygun düzenli uyku saatleri oluşturulmalı ve uyku hijyenine dikkat edilmelidir.

Duruş ve oturuş bozukluğu

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin “Çocuklar uzun süre tablet, telefon ve bilgisayar başında oturma sırasında, eğilerek bel desteksiz oturdukları için omurgada eğrilikler ve göğüs kafesi şekil bozuklukları ortaya çıkabilmektedir. Bu duruş ve oturuş bozuklukları, çocuklarda göğüs ağrısını tetikleyebilmektedir” diyor.

Ailede kalp hastalığı öyküsünü göz ardı etmek

Genetik faktörler çocuklarda kalp hastalıkları açısından önemli bir risk oluşturur. Ailede erken yaşta kalp hastalığı varsa ya da ailede doğuştan gelen kalp hastalığı olan bireyler varsa çocuk da risk altında olabilir. Bu nedenle, aile öyküsü mutlaka doktora belirtilmeli ve çocuk düzenli kontrollerden geçirilmelidir.

Çocuklarda kalp sağlığı için 3 kritik test

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, çocuklarda kalp sağlığı için 3 kritik testi şöyle açıklıyor;

EKG (Elektrokardiyografi): Ritim bozuklukları, düzensiz kalp atımı ve bazı yapısal sorunlar hakkında bilgi verir. Çarpıntı, bayılma, göğüs ağrısı veya ani halsizlikte ilk tercih edilen, hızlı ve ağrısız bir testtir. Göğüse yerleştirilen elektrotlarla kalp ritmi değerlendirilir.

EKO (Ekokardiyografi): Kalbin yapısı ve işleyişini ultrasonla gösterir. Kapaklar, kalp kası, doğuştan kalp delikleri ve kan akışı incelenir. Üfürüm (kalpte ses), nefes darlığı, morarma veya gelişme geriliği varsa bu test büyük önem taşır.

Efor Testi (Gerekli Durumlarda): Egzersiz sırasında kalbin performansını ve ritmini değerlendirir. Genellikle koşu bandında yürüyerek yapılır. Aktif spor yapan veya çabuk yorulan çocuklarda hayati önem taşıyabilir. Spor öncesi değerlendirmelerde de tercih edilir.

 

#ÇocukKalpSağlığı #KalpHastalıkları #ÇocukKardiyolojisi #ErkenTanı #KalpKrizi #GençlerdeKalpSorunları #SağlıklıYaşam #KalpSağlığı #ÇocuklardaKalpKrizi #KalpAlarm #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Bu hatalar gençlerde insulin direnci nedeni!

Modern yaşam tarzının etkisiyle insülin direnci artık küresel bir sağlık sorunu haline geldi. Dünya genelinde erişkinlerin yaklaşık yüzde 25–35’inde insülin direnci olduğu tahmin ediliyor. Kesin tanı verileri değişiklik göstermekle birlikte ülkemizde de yaklaşık her 3 kişiden 1’inin insülin direnci veya prediyabet, bir başka deyişle ileride tip 2 diyabet gelişme riskini gösteren metabolik bir tablo sürecinde olduğu düşünülüyor. Üstelik çağımızın önemli bir problemi olan insülin direnci artık yalnızca ileri yaşlarda değil; 20’li yaş grubunda, ergenlik döneminde, hatta çocukluk çağında da giderek daha sık görülüyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, erken yaşta başlayan insülin direncinin ilerleyen yıllarda ciddi hastalıklara zemin hazırladığına dikkat çekerek, “İnsülin direnci ne kadar erken başlarsa; tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkma yaşı da o kadar erkene kaymaktadır. Ayrıca, uzun süreli metabolik yük, organ hasarını da hızlandırmaktadır. Bu nedenle, insülin direncini önlemek için çocukluk ile ergenlik döneminde sağlıklı beslenmek ve aktif bir yaşam sürmek son derece önemlidir” diyor.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi

Dr. Belgin Küçükkaya

Hücre içi sinyal iletimi bozulunca…

İnsülin direncinin oluşumundaki temel mekanizma, hücre içi sinyal iletimindeki bozulma olarak açıklanıyor. Normalde pankreasın ürettiği insülin hormonu, kandaki şekeri (glikoz) hücrelerin içine taşıyarak enerji olarak kullanılmasını sağlıyor. Ancak özellikle karın çevresindeki yağ dokusunun artmasıyla gelişen inflamasyon, serbest yağ asitleri ve bazı hormonlar, insülinin hücreler üzerindeki etkisini azaltıyor. Bu durum pankreasın daha fazla insülin üretmesine yol açıyor. Ancak artan insüline rağmen kas, yağ ve karaciğer hücreleri bu hormona yeterince yanıt veremiyor. Sonuç olarak kandaki şeker hücrelere taşınamıyor. Pankreas sürekli daha fazla insülin üretse de etkili sonuç alınamıyor ve bu durum zamanla kan şekerinin normalden yüksek seyretmesine neden oluyor.

Gençlerde en önemli nedenlerine dikkat!

Günümüzde insülin direncinin en önemli risk faktörleri arasında fiziksel hareketsizlik, hatalı beslenme (yüksek kalorili ve rafine karbonhidrat ağırlıklı gıdalar) genetik yatkınlık, uyku düzensizliği ve stres yer alıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direncinin gençlerde görülen artışın temel nedenlerini şöyle sıralıyor: “Fast-food tüketiminin yaygınlaşması, özellikle paketli gıdalar ve kolalı içeceklerin tüketilmesi, ekran başında geçirilen sürenin artması ve fiziksel aktivitenin azalması gençlerde oluşan insülin direncinin en önemli sebeplerini oluşturmaktadır. Bu etkenler doğrudan metabolik sistemi etkilemelerinin yanı sıra karın bölgesinde yağlanmaya yol açmaktadırlar. Karın bölgesindeki yağlar insülinin etkisini bozan hormonlar ve inflamatuar maddeler salgılamaktadır. Ayrıca araştırmalar, çocukluk çağı obezitesindeki artışa paralel olarak gençlerde insülin direncinin daha sık görüldüğünü göstermektedir.”

Bel çevresinde yağlanma varsa, zaman kaybetmeyin!

İnsülin direnci çoğu zaman sinsi ilerliyor ve uzun süre fark edilmeyebiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direnci belirti verdiğinde ise gelişen sorunları şöyle sıralıyor: “En yaygın belirtiler; yemek sonrası uyku hali ve halsizlik, tatlı krizleri, karın bölgesinde yağlanma ile kilo vermede zorlanmadır. Yorgunluk ve dikkat azalması da insülin direncine bağlı gelişebilmektedir.”  Dr. Belgin Küçükkaya, ancak bu belirtilerin sıklıkla göz ardı edildiği için insülin direncine çoğunlukla geç tanı konulduğunu vurguluyor.  Oysa erken dönemde yapılacak yaşam tarzı değişikliğiyle insülin direnci büyük ölçüde geriletilebiliyor. Bu sayede diyabet ve kalp hastalıkları gibi ciddi komplikasyonların önüne geçmek  mümkün olabiliyor. Dr. Belgin Küçükkaya, erken tanı için özellikle ailede diyabet öyküsü ve bel çevresinde yağlanma artışı varsa zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor.

Tedavide ilk basamak: Yaşam tarzı değişikliği

İnsülin direncinin tedavisinde amaç, insülin duyarlılığını artırmak ve metabolik dengeyi sağlamak.  İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, tedavi sürecinde yaşam tarzı değişikliğinin ön plana çıktığını belirterek, şu bilgileri paylaşıyor:  “İnsülin direncinde  en etkili yaklaşım, beslenme ve fiziksel aktivite değişikliğidir. Glisemik indeksi düşük beslenmek, şekerli içeceklerden kaçınmak, haftada en az 150 dakika egzersiz yapmak ve yeterli süre uyumak, insülin direncinin kontrol altına alınmasında kritik rol oynamaktadır. Stres yönetimi de tedaviyi desteklemektedir. Gerekli durumlarda ilaç tedavisine başvurulmaktadır.”

İnsülin direncine karşı 6 önemli kural!

  • Haftada en az 150 dakika düzenli fiziksel aktivitede bulunmak
  • Dengeli ve düşük glisemik indeksli beslenmek
  • Şekerli içeceklerden uzak durmak
  • Paketli ve işlenmiş gıda tüketimini azaltmak
  • Sağlıklı kiloyu korumak
  • Yeterli uyumak ve stres yönetimine dikkat etmek

 

#İnsülinDirenci #GençlerdeObezite #Tip2Diyabet #Prediyabet #KalpDamarSağlığı #SağlıklıBeslenme #Egzersiz #UykuDüzeni #StresKontrolü #SuTüketimi #FastFoodAzalt #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

PCOS Sessizce İlerliyor: Milyonlarca Kadının Hayatını Etkiliyor

Kadınlarda üreme çağında en sık görülen hormonal rahatsızlıklardan biri olan Polikistik Over Sendromu, yalnızca adet düzensizliğiyle sınırlı kalmayan etkileri nedeniyle giderek daha önemli bir halk sağlığı konusu olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, hastalığın erken dönemde fark edilmesinin hem kadın sağlığını korumada hem de ilerleyen dönemlerde oluşabilecek ciddi sağlık sorunlarını önlemede kritik rol oynadığını belirtiyor.

Central Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayça Özgürel Bozkurt, PCOS’un kadınlarda hormonal sistemi etkileyen kronik bir rahatsızlık olduğunu ifade ederek toplumdaki farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi.

“Polikistik Over Sendromu, kadınlarda yumurtlama düzenini bozan ve hormon dengesini etkileyen yaygın bir sağlık sorunudur. Hastalar çoğunlukla adet düzensizliği, kilo alma, aşırı tüylenme, akne veya gebe kalmada güçlük şikâyetleriyle başvuruyor. Ancak PCOS yalnızca jinekolojik bir problem değildir; metabolik ve psikolojik etkileri de olan çok yönlü bir hastalıktır.”

PCOS’un belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor. Bazı kadınlarda yalnızca adet düzensizliği görülürken, bazı hastalarda hormon bozukluklarına bağlı daha belirgin fiziksel ve metabolik değişimler ortaya çıkabiliyor.

Op. Dr. Ayça Özgürel Bozkurt

Op. Dr. Ayça Özgürel Bozkurt

En sık görülen belirtiler arasında şunlar yer alıyor:

Seyrek adet görme veya uzun süre adet olamama

Yumurtlama düzensizliği

Aşırı tüylenme

Akne ve cilt yağlanması

Saç dökülmesi

Kilo artışı ve kilo vermede zorlanma

İnsülin direnci

Halsizlik ve enerji düşüklüğü

Gebe kalmada güçlük

Kaygı ve depresif belirtiler

Central Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayça Özgürel Bozkurt, özellikle ergenlik döneminden itibaren görülen düzensiz adetlerin “geçici” düşüncesiyle göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Çünkü erken dönemde kontrol altına alınmayan PCOS, ilerleyen yaşlarda daha ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor.

“PCOS hastalarında insülin direnci oldukça sık görülüyor. Bu durum zaman içerisinde tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği ve kalp-damar hastalıkları riskini artırabiliyor. Ayrıca düzensiz yumurtlama nedeniyle doğurganlık sorunları da ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle hastaların yalnızca kısa vadeli şikâyetler açısından değil, uzun dönem sağlık riskleri açısından da takip edilmesi gerekiyor.”

Tanı sürecinde hormonal kan testleri, ultrason incelemeleri ve metabolik değerlendirmeler yapılıyor. Tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını belirten Central Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayça Özgürel Bozkurt yaşam tarzı değişikliklerinin önemine de vurgu yaptı:

“PCOS tedavisinde yalnızca ilaç yeterli olmayabiliyor. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, ideal kilonun korunması ve düzenli uyku hormonal denge üzerinde oldukça olumlu etkiler sağlayabiliyor. Özellikle kilo kontrolü sağlanan hastalarda adet düzeninin ve yumurtlama fonksiyonlarının belirgin şekilde düzeldiğini görüyoruz.” Pcos için erken tanı yaşamı olumlu yönde etkiliyor.

 

#PCOS #PolikistikOverSendromu #KadınSağlığı #HormonalDenge #ErkenTanı #SağlıklıYaşam #ÜremeSağlığı #MetabolikSağlık #AdetDüzensizliği #Farkındalık #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Rahşan Düren’in “Play Again” Sergisi Venedik’te Açıldı

Sanatçı Rahşan Düren’in yeni üretimlerinden oluşan “Play Again” sergisi, Venedik Bienali ile eş zamanlı olarak San Clemente Palace’ta sanatseverlerle buluştu. Açılış, uluslararası sanat çevrelerinden ve koleksiyonerlerden yoğun ilgi gördü. Sanat profesyonelleri, küratörler ve davetliler sergiyi ilk deneyimleyen isimler arasında yer aldı.

San Clemente’nin tarihi atmosferinde gerçekleşen sergi, Düren’i uluslararası sanat sahnesinde güçlü bir bağlama konumlandırıyor. Sanatçının içsel ve dışsal dünyalar arasındaki gerilimleri ele aldığı seçki, oyun kavramı üzerinden yeniden deneme, başa dönme ve yeniden kurma fikrini merkeze alıyor. Toplamda 2 heykel ve 47 resimden oluşan sergi, mekânla kurduğu ilişki sayesinde izleyiciye sürükleyici bir deneyim sunuyor.

Açılışta sanat ve iş dünyasından Siren Ertan Kayalar, Nazan Ölçer, Sevim Uyar, Selim Uyar, Aydın Esen gibi isimler yer aldı. Program, 11. yüzyıldan kalma özel kilisede Aydın Esen’in piyano resitali ile devam etti; ardından davetliler Venedik’in seçkin restoranlarından La Feluca’da kutlama yemeğinde buluştu.

Sergi, Venedik’teki açılışın ardından 20 Mayıs’ta İstanbul Tarhan Han’da yeni bir bölümle izleyiciyle buluşacak. Böylece “Play Again” kavramsal yolculuğunu farklı mekânsal bağlamlarda genişletmeye devam edecek.

#RahşanDüren #PlayAgain #VenedikBienali #SanClementePalace #ÇağdaşSanat #SanatHaberleri #İstanbulSanat #AydınEsen #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Édouard Louis’ten Sarsıcı Roman: Monique Kaçıyor

Fransız edebiyatının en etkili genç yazarlarından Édouard Louis, annesinin hayatından ilham aldığı yeni romanı “Monique Kaçıyor” ile okurları özgürlük ve kimlik mücadelesine davet ediyor. Can Yayınları etiketiyle Mayıs ayında raflarda yerini alan eser, şiddet ve yoksullukla dolu bir yaşamdan kaçmaya cesaret eden bir kadının hikâyesini anlatıyor.

Roman, Édouard Louis’in annesi Monique’in geçmişin ağırlığına rağmen özgürlüğe yönelişini ve oğluyla kurduğu kader ortaklığını gözler önüne seriyor. Fiziksel bir kaçışın ötesinde, korku ile özgürlük arasındaki ince çizgide verilen bu mücadele, bir kadının kendini yeniden keşfetme cesaretini ve anne-oğul bağının gücünü derin bir anlatıyla aktarıyor.

 

#ÉdouardLouis #MoniqueKaçıyor #CanYayınları #YeniRoman #EdebiyatHaberleri #FransızEdebiyatı #KitapÖnerisi #ÖzgürlükVeKimlik #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Albert Camus’den Ölüm Cezasına Sert İtiraz

Fransız edebiyatının ve düşünce dünyasının önemli isimlerinden Albert Camus, ölüm cezasına karşı kaleme aldığı “Giyotin Üzerine Düşünceler” ile adaletin karanlık eşiğinde okuru etik bir hesaplaşmaya davet ediyor.

Camus, bu kısa ama çarpıcı metinde idamın caydırıcılık iddiasını, adaletin yanılmazlığı mitini ve “suça karşı suç”u meşrulaştıran intikam mantığını sorguluyor. Ona göre idam cezası toplumu korumaz; aksine şiddeti yasallaştırır. Hukukun görevi doğayı taklit etmek değil, onu düzeltmektir.

“Giyotin Üzerine Düşünceler”, yalnızca ölüm cezasına karşı bir itiraz değil; aynı zamanda adalet adına öldürmenin mümkün olup olmadığını sorgulayan derin bir etik metin olarak öne çıkıyor.

 

#AlbertCamus #GiyotinÜzerineDüşünceler #CanYayınları #ÖlümCezası #Adalet #EtikHesaplaşma #Felsefe #EdebiyatHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Gökçe Bahadır’dan Yeni Şarkı: “Papatya”

Başarılı oyunculuğunun yanı sıra müzik kariyerinde de özgün işlere imza atan Gökçe Bahadır, yeni şarkısı “Papatya” ile müzikseverlerin karşısına çıktı. Ers Recordz ve Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlanan şarkının söz, müzik ve düzenlemesi Emir Ersoy imzası taşıyor.
tüm dijital platformlarda yerini alan şarkının video klibi de eş zamanlı olarak YouTube’da yayınlandı. Görsel dünyası Gökçe Bahadır’ın creative direktörlüğünde kurgulanan klibin yönetmen koltuğunda ise Emre Abi oturuyor.

#GökçeBahadır #Papatya #YeniŞarkı #SonyMusicTürkiye #ErsRecordz #EmirErsoy #MüzikHaberleri #VideoKlip #YouTube #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Senfonik Live Serisi Yeni Durağında

Türk pop müziğinin güçlü isimlerinden Fettah Can, 30. sanat yılını kutladığı “Senfonik Live” serisine yeni bir durak ekledi. Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde kaydedilen konser serisinin bu bölümünde sanatçı, “Sen En Çok Aşksın” şarkısıyla dinleyicilerle buluşuyor.

Söz ve müziği Cansu Kurtcu ve Fettah Can imzası taşıyan eser, senfonik düzenlemesiyle aşk temasını daha derin ve güçlü bir duygusal noktaya taşıyor. Her performansıyla farklı bir hissi sahneye yansıtan “Senfonik Live” serisi, dinleyiciyi içine çeken bir müzikal anlatıya dönüşmeye devam ediyor. “Sen En Çok Aşksın”, YouTube ve tüm dijital müzik platformlarında yayında.

 

#FettahCan #SenEnÇokAşksın #SenfonikLive #TürkçePop #MüzikHaberleri #YeniŞarkı #CansuKurtcu #DijitalPlatformlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

İntizar’dan Yeni Tekli: Müebbet

Sevilen sanatçı İntizar, trend listelere giren “Bıçak” ile yakaladığı çıkışın ardından yeni teklisi “Müebbet” ile müzik dünyasındaki iddiasını sürdürüyor. Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlanan şarkının söz ve müziği İntizar’a ait. Düzenlemede Tarık İster, mix ve masteringde ise Utku Ünsal imzası bulunuyor.

Arabesk sound’un güçlü damarını modern bir anlatımla buluşturan “Müebbet”, ilk bakışta başlayan ve kaçınılmaz bir yazgıya dönüşen aşkı merkezine alıyor. Yoğun duygusal geçişleriyle dikkat çeken şarkı, dinleyiciyi ilk andan itibaren içine çeken çarpıcı bir atmosfer yaratıyor. Müebbet, tüm dijital müzik platformlarında yayında.

#İntizar #Müebbet #YeniŞarkı #SonyMusicTürkiye #ArabeskPop #MüzikHaberleri #TürkMüziği #DijitalPlatformlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Edebiyat ve Rock Müziği Buluşturan Proje

Türk rock müziğinin önde gelen isimlerinden Demir Demirkan, edebiyat ve müziği buluşturduğu özel projesi “Zamanda Saklı” albümünü dinleyicilerle paylaştı. Sanatçının geçtiğimiz yıl yayımlanan aynı adlı kitabından ilham alan albüm, romanın bölümlerini müzikal bir anlatıya dönüştürüyor.

Toplam 10 şarkıdan oluşan albüm, zaman, seçimler ve içsel yüzleşmeler üzerine bir yolculuk sunuyor. Daha önce yayımlanan “Yüreğime Vur Kadehi”, “Suçlusun”, “İki Yürek Bir Ömür” ve “Çok Güzelsin” gibi parçalar albümde yer alırken; “Tesadüfler De Tercihtir”, “Kendime Tutsak”, “Neden?”, “İnan”, “Zamana Sakladım” ve “Çaren Yok” şarkılarıyla hikâye tamamlanıyor.

Söz, müzik, düzenleme ve prodüksiyonun tamamına Demir Demirkan imza atarken; davulda Onur Akça, miks aşamasında Tarkan Gözübüyük, mastering’de ise Evren Göknar katkı sağladı. Albüm, 8 Mayıs 2026 itibarıyla Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında.

#DemirDemirkan #ZamandaSaklı #YeniAlbüm #TürkRock #SonyMusicTürkiye #MüzikHaberleri #EdebiyatVeMüzik #DijitalPlatformlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity