Yazılar

Harika Güral kepi attı

Harika Güral kepi attı

Güral Porselen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Harika Güral, Paris Sorbonne Üniversitesi’nde 2 yıl süren Executive MBA yüksek lisansını tamamladı.

Sorbonne Üniversitesi’nde kep atma heyecanının yaşandığı törende Harika Güral’ı ailesi ve arkadaşları yalnız bırakmadı. İsmet ve Nesrin Güral’ın yanı sıra Ali Güral ve Sami Güral da böylesi özel bir anda bu gururu birlikte yaşadılar.

Ege’den yaz şarkısı “Hurma Gözlüm”

Ege’den yaz şarkısı “Hurma Gözlüm”

Popüler müzik sahnesinin güçlü erkek yorumcu ve müzisyenlerinden Ege, yaza yeni bir tekli yayını ile giriş yaptı.

Yayınlandığı 1999 yılında uzunca bir süre 1 numarada kalan Hurma Gözlüm şarkısını Ege Production etiketiyle yeniden yeni dünyanın müzik anlayışı ile Ege müzikseverlerin beğenisine sundu.

Hurma Gözlüm, Ege’nin 2025 yılında çıkarmayı planladığı Best of 30. yıl albümününün üçüncü teklisi olarak tüm dijital platformlarda video klibiyle birlikte yayına girdi.

İlk dinleyişe kulağa çarpan, ritmik ve etkileyici şarkının söz ve bestesi Ege’ye düzenlemesi Erol Temizel’e ait. Şarkının Kapadokya’da Yavuz Selim Kılınç tarafından çekilen video klibinde Ege’ye model Füsun Eral eşlik etti.

Aspova ve Bahadır Tatlıöz sürpriz düet

Aspova ve Bahadır Tatlıöz sürpriz düet

Alternatif rap müziğin öncü isimlerinden Aspova ve pop müziğin sevilen ismi Bahadır Tatlıöz; ”Affet Beni”de buluştu.

Sözü ve müziği her biri kendi alanında başarılı olan bu iki değerli sanatçıya ait olan “Affet Beni”, dinleyicileri derinden etkileyecek duygusal bir yolculuğa davet ediyor. Bahadır Tatlıöz’ün aranje ve klip yönetmenliğini üstlendiği şarkı, Aspova’nın özgün tarzıyla harmanlanarak dinleyicisinin ruhuna ilham verecek.

Aspova & Bahadır Tatlıöz’ün yeni projesi ”Affet Beni” 31 Mayıs’ta Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital müzik platformlarında ve klibi Bahadır Tatlıöz YouTube kanalında yayında!

Uzmanından MS hastalarına uyarı ve öneriler!

Uzmanından MS hastalarına uyarı ve öneriler!

MS ile yaşamanın getirdiği sürekli stres, belirsizlik ve fiziksel sınırlamaların depresyon ve anksiyete riskini artırdığını kaydeden uzmanlar, MS hastalarının, ruh hali değişiklikleri ve duygusal tepkilerde aşırılıklar yaşayabildiklerini bunun da sosyal ilişkileri etkileyebildiğini söylüyor.

Dengeli beslenme, özellikle antienflamatuar diyetler, sigara ve aşırı alkolden kaçınmanın semptomların yönetiminde kritik rol oynadığını ifade eden Nöroloji Uzman Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Taş Devri diyeti yani Paleo diyeti, MS hastaları için dikkate değer bir beslenme planıdır. Vücuttaki iltihaplanmayı azaltabilir ve bağışıklık sistemi fonksiyonlarını düzenleyebilir.” dedi.

Uluslararası Multipl Skleroz (MS) Federasyonu ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl mayıs ayının son çarşamba günü Dünya MS Günü olarak kutlanıyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzman Prof. Dr. Sultan Tarlacı, bu yıl 29 Mayıs’ta kutlanan Dünya Multiple Skleroz (MS) Günü dolayısıyla, hastalık hakkında bilgi vererek, semptomların kötüleşmesini önlemek veya geciktirmek için hangi önlemleri alınabileceğini anlattı.

Prof. Dr. Sultan Tarlacı

Prof. Dr. Sultan Tarlacı

“MS hastalarında kas güçsüzlüğü ve denge sorunları sık görülüyor”

Multiple Sklerozun (MS), merkezi sinir sistemini etkileyen kronik bir hastalık olduğunu ve hastaların hayat kalitesi üzerinde çeşitli olumsuz etkiler yaratabildiğini kaydeden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “MS hastalarında kas güçsüzlüğü ve denge sorunları sık görülür. Bu, günlük aktiviteleri zorlaştırabilir ve bağımsızlığı azaltabilir. MS’e bağlı kronik yorgunluk, hastaların enerji seviyesini düşürerek iş yapabilme kapasitesini ve sosyal etkinliklere katılımı kısıtlar.” dedi.

MS ile yaşama depresyon ve anksiyete riskini artırıyor

MS hastalarında sıkça görülen bilişsel bozuklukların, öğrenme, problem çözme ve görev yönetimini zorlaştırabildiğini dile getiren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, şöyle devam etti:

“Mental işlerde çabuk yorulma ve konsantrasyon eksikliği, iş ve eğitim yaşamını olumsuz etkiler. MS ile yaşamanın getirdiği sürekli stres, belirsizlik ve fiziksel sınırlamalar depresyon ve anksiyete riskini artırıyor. MS hastaları, ruh hali değişiklikleri ve duygusal tepkilerde aşırılıklar yaşayabilir bu da sosyal ilişkileri etkileyebiliyor. Hastalığın ilerlemesi iş kaybına yol açabilir ve mali sıkıntılar doğurabilir. Çalışma kapasitesinin düşmesi, ekonomik bağımsızlığı tehdit edebiliyor.

MS, sürekli tıbbi bakım ve tedavi gerektiriyor

Hareket kısıtlılığı, yorgunluk ve duygusal sorunlar nedeniyle sosyal etkinliklere katılım azalabilir, bu da sosyal izolasyona yol açar. Sonuçta Fiziksel ve bilişsel bozukluklar, günlük yaşam aktivitelerini bağımsız olarak gerçekleştirme yeteneğini kısıtlar. Aynı zamanda MS, sürekli tıbbi bakım ve tedavi gerektirir. Bu, hastaların ve ailelerinin üzerinde sürekli bir stres ve yük oluşturur.”

Prof. Dr. Sultan Tarlacı

Yoga, yüzme ve yürüyüş gibi aktiviteler öneriliyor

Multiple Sklerozun (MS) kontrol altına alınması ve semptomların kötüleşmesini önlemek veya geciktirmek için bir dizi önlem almak gerektiğini de anlatan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, şöyle devam etti:

“İlaç tedavisi, hastalığı modifiye edici tedaviler (DMTs) ile MS’in ilerlemesini yavaşlatırken, kortikosteroidler akut atakları tedavi eder. Düzenli egzersiz, kas gücünü ve esnekliği artırarak genel sağlığı iyileştirir, ayrıca yoga, yüzme ve yürüyüş gibi aktiviteler önerilir. Dengeli beslenme, özellikle antienflamatuar diyetler, sigara ve aşırı alkolden kaçınmak da semptomların yönetiminde kritik rol oynuyor.

Fiziksel terapi, hareket kabiliyetini ve dengeyi geliştirirken, mesleki terapi günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığı artırır. Konuşma ve yutma güçlüğü yaşayan hastalar için ilgili terapiler faydalıdır. Ayrıca, psikolojik destek, depresyon ve anksiyete gibi duygusal zorlukların yönetilmesine yardımcı olarak genel yaşam kalitesini yükseltir. Bu bütüncül yaklaşım, MS’in etkilerini minimize ederek hastaların daha iyi bir yaşam sürmelerine olanak tanır.”

Taş Devri diyeti MS hastaları için dikkate değer bir beslenme planı

Sağlıklı bir yaşam tarzı ve beslenme planının, Multiple Skleroz (MS) semptomlarının yönetiminde önemli bir rol oynadığını da kaydeden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, şunları dile getirdi:

“Düzenli fiziksel aktivite, kas gücünü ve esnekliği artırarak yorgunluk ve denge sorunlarını azaltabilir. Egzersiz aynı zamanda ruh halini iyileştirir ve genel sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratır. Dengeli bir beslenme, özellikle antienflamatuar özelliklere sahip gıdaların tüketimi, vücuttaki iltihaplanmayı azaltarak MS semptomlarını hafifletebilir. Bu bağlamda Taş Devri diyeti, yani Paleo diyeti, MS hastaları için dikkate değer bir beslenme planıdır. Paleo diyeti, işlenmiş gıdalar, tahıllar, süt ürünleri ve rafine şekerden kaçınarak, tarih öncesi insanların tükettiği besinlere odaklanır. Bu diyet, taze sebzeler, meyveler, yağsız etler, balık, yumurta, kuruyemişler ve tohumları içerir. Bu besinler, vücuttaki iltihaplanmayı azaltabilir ve bağışıklık sistemi fonksiyonlarını düzenleyebilir.

MS’in ilerlemesini yavaşlatabilen besinler neler?

Omega-3 yağ asitleri açısından zengin balıklar ve antioksidan içeriği yüksek sebze ve meyveler, sinir hücrelerini koruyarak MS’in ilerlemesini yavaşlatabilir. Ayrıca, işlenmiş gıdalardan ve rafine şekerden kaçınmak, enerji seviyelerini dengeleyerek yorgunluk hissini azaltabilir. Sağlıklı yaşam tarzı ve Paleo diyeti gibi beslenme planları, MS hastalarının genel sağlıklarını iyileştirir ve hastalığın getirdiği fiziksel ve bilişsel zorlukları yönetmelerine yardımcı olur. Bu, hastaların yaşam kalitesini artırarak daha aktif ve bağımsız bir yaşam sürmelerini sağlar.”

Masaj terapisi hastanın genel sağlığı üzerinde olumlu etkiler yaratıyor

İlaç tedavisinin yanı sıra, alternatif tedavi yöntemlerinin de Multiple Skleroz (MS) semptomlarının kontrolünde önemli bir rol oynayabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Akupunktur, vücuttaki enerji akışını dengeleyerek ağrı ve spazm gibi semptomları hafifletebilir. Yoga, esneklik ve dengeyi artırarak kas güçsüzlüğünü ve yorgunluğu azaltabilir, ayrıca stres yönetimine yardımcı olarak genel ruh halini iyileştirir. Masaj terapisi, kas gerginliğini azaltarak rahatlama sağlar ve kan dolaşımını artırarak genel sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratır. Bu alternatif tedavi yöntemleri, MS hastalarının fiziksel ve duygusal iyilik hallerini destekler, ilaç tedavisine tamamlayıcı olarak semptomların yönetimine katkıda bulunur ve hastaların yaşam kalitesini yükseltir.” şeklinde sözlerini tamamladı

Fettah Can 21 yıl sonra “Dön Gel” dedi

Fettah Can 21 yıl sonra “Dön Gel” dedi

Fettah Can, Türkiye’nin en önemli söz ve müzik yazarlarının hit şarkılarından oluşan yeni albümünden sürprizler yayınlamaya devam ediyor!..

Yorumculuğu kadar söz yazarı ve besteci kimliğiyle de gönüllerde taht kuran sanatçının heyecan yaratan yeni albümünün dördüncü teklisi olan “Dön Gel” isimli şarkı 31 Mayıs’ta Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlanıyor.

Kenan Doğulu imzası ve yorumuyla Türk pop müziğinde bir döneme damgasını vuran şarkılarından olan “Dön Gel”, Fettah Can’ın kendine has yorumu ve duygusuyla farklı bir anlam kazanıyor.

Aranjesinde Ara Akan imzası bulunan kült şarkının mix & masteringi ise Özgür Yurtoğlu’na ait.

Salamis Bay Conti Resort Hotel’de eğlence hız kesmeden devam ediyor

Salamis Bay Conti Resort Hotel’de eğlence hız kesmeden devam ediyor

Kıbrıs’ta ultra her şey dahil konsepti ve yüksek hizmet kalitesiyle her yaştan misafirlerine ayrıcalıklı bir tatil sunan Salamis Bay Conti Resort Hotel, deniz, eğlence ve bol aktiviteyi bir arada sunuyor.

Yaz boyu her Cuma gerçekleşecek olan “Kıbrıs gecelerinde” Kıbrıs mutfağından özel lezzetleri misafirleriyle buluşturan Salamis Bay Conti Resort Hotel, Grup Frekans’ın sahnesiyle de eğlence keyfini katlıyor.

Lil Zey’den yeni şarkı

Lil Zey’den yeni şarkı

Lil Zey, ses getiren çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek ”madem öyle… (rastlaşcaz!)” isimli yeni teklisini Atlantic Records Germany etiketi ve Warner Music Türkiye desteğiyle yayımladı.

Sözleri Lil Zey ve Görkem Yılmaz’a ait olan şarkının bestesinde Lil Zey, Görkem Yılmaz, Murat Tekin ve Noury Marlon van Duinen beraber yer alarak kolektif bir çalışma ortaya sunuyorlar.

Son dönemdeki ilgi çekici çalışmalarıyla kendi tarzını oturtan ve madem öyle… (rastlaşcaz!) isimli yeni şarkısı ile de bu tarzı perçinleyen Lil Zey, özellikle sözleri itibarıyla dile dolanacak bir şarkıya imza atıyor.

Çağan Şengül’ün yeni hiti “Yokmuş Sevenim Senden Önce”

Çağan Şengül’ün yeni hiti “Yokmuş Sevenim Senden Önce”

Son zamanların başarılı ve hızla yükselen isimlerinden olan Çağan Şengül’ün başarısı artarak devam ediyorken, sanatçı sevenlerinin karşısına yeni teklisi “Yokmuş Sevenim Senden Önce” ile çıkmaya hazırlanıyor. Art arda çıkardığı tekliler ile yine yeteneğiyle başarıyla bahsettiren sevilen sanatçı yaptığı cover’lar ile de adından söz ettiriyor. Eş zamanlı olarak yoğun bir konser temposunda olan Çağan Şengül yeni şarkısının söz ve müziğine kendi imzasını atarken, düzenleme ise Burak Bedirli’ye ait. Başarılı sanatçının “Yokmuş Sevenim Senden Önce” Sony Music Türkiye etiketiyle  tüm dijital platformlarda yayında.

Yaz Kenan Doğulu ile başladı

Yaz Kenan Doğulu ile başladı

Türk pop müziğinin yıldız ismi Kenan Doğulu, her yıl heyecanla beklenen ve yaz sezonunun açıldığını hissettiren konser maratonuna KerkiSolfej Organizasyonuyla İzmir ve Bursa’da start verdi! 30 yılı aşkın müzik kariyerinde sayısız hit parçaya imza atan Kenan Doğulu, Türkiye’nin dört bir yanında müzik tutkunlarının en sevdiği şarkıları seslendirmeye devam ediyor. Yazın enerjisini sahne şovları ve danslarıyla doruğa çıkaran müzisyen, yıllardır dillerden düşmeyen bestelerini İzmirliler ve Bursalılar için seslendirdi. İzmir Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu ve Bursa Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alan Doğulu, aralarında “Bumaya”, “Aklım Karıştı” ve “Ben Güzelden Anlarım”ın da yer aldığı geniş repertuarı ve her seferinde kendine hayran bırakan enerjisiyle unutulmaz bir gece yaşattı.

Masum görünen bu belirtilere dikkat!

Masum görünen bu belirtilere dikkat!

Günlük hayatın koşuşturmacasında, masum görünen bazı belirtileri dikkate alınmayıp ötelenebildiği ya da başka hastalıklarla karıştırılabildiği için teşhisi genellikle gecikebilen MS (Multipl Skleroz) hastalığının görülme sıklığı ülkemizde giderek artıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Nöroloji Uzmanı, yürüme zorluğundan özgürlüğün kısıtlanmasına dek bir çok soruna yol açabilen MS’in tedavisinde, erken teşhisin yanında ‘kişiye özel ve hedefe yönelik tedavi’ seçenekleriyle çok önemli başarılar sağlanabildiğini vurguluyor. Etkisini beyin ve omurilikte gösteren bu hastalığa karşı toplumsal farkındalığı daha da çok arttırmak amacıyla her yıl Mayıs ayının son Çarşamba günü ‘Dünya MS Günü’ kapsamında çeşitli bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştiriliyor. Ülkemizde son yıllarda toplumsal farkındalık artışıyla birlikte MS’in giderek erken evrede teşhis edilebildiğini belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman, 29 Mayıs Dünya MS Günü kapsamında hastalık hakkında bilinmesi gereken 9 önemli noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman

Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman

Bu belirtileri mutlaka dikkate alın!

MS’in başka hastalıklarla karıştırılmaması ve hafife alınmaması gereken sinyalleri var. Görme sorunları, baş dönmesi, dengesizlik, kollarda/bacaklarda güçsüzlük, duyu değişikliği, idrar ve dışkı sorunları, yorgunluk vb belirtilerin nörolog tarafından da kontrolü şart! Bu belirtiler hastalığın başlangıcında genellikle kendiliğinden de düzelebildiği için hastaların hekime başvurması ve tanı alması gecikiyor! MS ilerleyici seyrederse, yürüme zorluğu, dengesizlik, idrar sorunları, bellek yıkım yıllar içinde giderek artıyor.

Aşı olmak MS hastalığına yol açmaz!

Toplumumuzda aşıların MS’e yol açtığına yönelik yaygın ve yanlış bir kanı olduğunu belirten Prof. Dr. Kocaman “Özellikle Covid-19 salgını sırasında bu yanlış bilgilendirme ile çok uğraştık. Aşılar bağışıklık sisteminizi güçlendirir ve ölümcül enfeksiyon hastalıklarından korur. MS tedavisinde bağışıklık sistemi baskılanabildiğinden hastalarımızın tedavi öncesinde tüm aşılarının tamamlanması konusuna özellikle dikkat ediyoruz. Aynı enfeksiyonlar gibi aşılar da atakları tetikleyebilir ama aşı olunmazsa ölümcül hastalıkların önüne geçmek mümkün olmaz. Hastalarımıza doktorlarının kontrolunda olmak koşuluyla aşılanmaktan korkmamalarını öneriyoruz” diyor.

Sağlıksız yaşam alışkanlıklarına dikkat!

Genetik etkenler ve ailesel yatkınlığın yanı sıra çevresel faktörlerle sağlıksız yaşam alışkanlıkları da Multipl Skleroz (MS) hastalığına zemin hazırlayabiliyor. Özellikle D vitamini eksikliği, viral enfeksiyonlar ve bazı canlı virüs aşıları, sigara, stres, aşırı tuz tüketimi, çocukluk çağı obezitesi MS’in ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilen nedenler arasında sayılabilir.

Erken tanısı mümkün!

MS’nin erken tanısında belirtileri çok iyi dinleme, detaylı öykü ve ayrıntılı nörolojik muayene temel kuralı oluşturuyor. Tanıyı kesinleştirmede ikinci önemli kural ise; MS ile karışabilecek diğer hastalıkların dışlanması. Bu nedenle beyin ve omuriliğin kontrast madde verilerek Magnetik Rezonans (MR) görüntüleme ile değerlendirilmesi çok önemli. Bazen kesin tanı için beyin omurilik sıvısının (BOS) incelenmesi, kan testleri ve seyrek olarak elektrofizyolojik çalışmalar da gerekebiliyor.

Özgürlüğün kısıtlanmaması için!

MS hastalığında tanı ve tedavi alanında son yıllarda çok hızlı gelişmeler yaşanıyor. Günümüzde artık erken tanı ve sayısı giderek artan ‘kişiye özel ve hedefe yönelik’ tedavi seçenekleriyle birçok hastada özürlülüğün, kısıtlanmaların önüne geçilebiliyor. Burada bireye düşen, belirtiler olduğunda ertelemeden uzman bir nöroloğa başvurmak ve tanı konulduktan sonra tedavi uyumuna özen göstermek!

Tedavide bu hataya düşmeyin!

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman “Kimi zaman hastalığın erken döneminde atak sonrası hiçbir belirti kalmadığında hastalarımızın tedavilerini aksattıklarını ya da kendiliklerinden bıraktıklarını görebiliyoruz. Biz hekimler hastalarımıza gelecekte özürlülük oluşmaması için bu dönemde kullandıkları ilaçların önemini anlatmaya çalışıyoruz. Bu nedenle hastanın tedaviye uyum sağlaması ve hekiminin sözünden çıkmaması çok önemlidir” diyor.

, yürüme zorluğundan özgürlüğün kısıtlanmasına dek bir çok soruna yol açabilen MS’in tedavisinde, erken teşhisin yanında ‘kişiye özel ve hedefe yönelik tedavi’ seçenekleriyle çok önemli başarılar sağlanabildiğini vurguluyor. Etkisini beyin ve omurilikte gösteren bu hastalığa karşı toplumsal farkındalığı daha da çok arttırmak amacıyla her yıl Mayıs ayının son Çarşamba günü ‘Dünya MS Günü’ kapsamında çeşitli bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştiriliyor. Ülkemizde son yıllarda toplumsal farkındalık artışıyla birlikte MS’in giderek erken evrede teşhis edilebildiğini belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman, 29 Mayıs Dünya MS Günü kapsamında hastalık hakkında bilinmesi gereken 9 önemli noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. 

Teşhisten sonraki ilk 10 yıl çok önemli!

Tanı konulduktan sonraki ilk 10 yıl kritik önem taşıyor. Çünkü genellikle hastalığın nasıl seyredeceği bu dönemde belli oluyor. Çevresel faktörlere bağlı olarak ikinci hatta üçüncü 10 yılda da hastalığın seyrinde değişiklik olasılığı olsa da yakın hekim izlemi ile hastalık aktivitesi değerlendirilerek gerektiğinde ilaç değişiklikleri yapılabiliyor.

MS’in farklı tipleri var!

MS hastalığının ataklar ve düzelmelerle seyredeni en sık görülen çeşidini oluşturuyor. Belirti ve bulguların 24 saatten uzun sürdüğü dönemler ‘atak dönemi’ olarak tanımlanıyor. Şikayetler kendiliğinden ya da kortizon tedavisiyle tam ya da tama yakın düzeliyor. Bu gruptaki hastalar başlangıç döneminde atak dışında hiç hastalık belirtisi olmadan yaşayabiliyor. Bu dönemde düzenli tedavi ve yakın doktor izlemi gelecekte özürlülük oluşmaması için kritik önem taşıyor. Başlangıçtan itibaren ilerleyici (progresif) seyreden hastalık tipinde ise; bulgular genellikle yürüme ya da denge bozukluğu belirtileriyle başlıyor ve giderek artan özürlülük oluşuyor.

Sinsice de gelişebiliyor, bir anda da ortaya çıkabiliyor!

Hastaların yüzde 85’inin ataklarla seyreden grupta yer aldığını belirten Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman “Örneğin; optik nevritle başlayan tipinde; gün içinde gözünüzde bir ağrı ve görme kaybı başlar. Başka belirtiler de eşlik edebilir. Yavaş yavaş ortaya çıkan belirtilerle başlayan, başlangıçtan itibaren ilerleyici form olguların yüzde 10-15’ini oluşturmakta ve genellikle 40 yaşından sonra başlamaktadır. MS, hastaların üçte ikisinde 20-40 yaş arasında ortaya çıkarken, üçte birinde 40 yaş üstünde ya da 20 yaş altında başlamaktadır. 55 yaşın üzerinde ise risk belirgin olarak azalmaktadır.”