Ayvalık’ın oksijeni bol havasında, deniz ve ormanla bütünleşen atmosferinde keyifli bir tatil sunan D-Resort Ayvalık Murat Reis, 28 Nisan’da kapılarını açıyor.
Üstün hizmet kalitesinin yanı sıra Ege’nin iki yakasının sentezinden oluşan mutfağıyla D-Resort Ayvalık Murat Reis, bu sezon artizan lezzetleriyle öne çıkıyor.
Sarımsaklı Plajı, Cunda Adası, Kozak Yaylası, Küçükköy ve Şeytan Sofrası gibi bölgenin en gözde çekim merkezlerine birkaç dakikalık mesafede yer alan D-Resort Ayvalık Murat Reis, bölgesinde mavi bayraklı plaj sertifikasına da sahip.
Günün her saati en gurme lezzetler
Bu sezon artizan mutfağıyla öne çıkan Resort Ayvalık Murat Reis Kitchen Ege, Türk mutfağı üzerine çalışmaları ve yemek kitaplarıyla dünyaca ün kazanan Şef Ömür Akkor’un danışmanlığı ve imza tarifleriyle “en iyi” tercih edenleri bekliyor.
Gün içerisinde keyifli vakit geçirebileceğiniz barların zengin çeşitli kokteylleri ise hem gündüz hem de gece saatlerinde sizlere eşlik ediyor.
Hem bedensel hem ruhsal arınma
D-Resort Ayvalık Murat Reis’deki D-Spa, her ince ayrıntı düşünülerek özenle tasarlanmış spa merkezi, uzman terapistleriyle bakım ve masaj seçeneklerini sunarken, denize nazır manzaralı saunasında ve dinlenme alanlarında misafirlerine ayrıcalıklı olduklarını hissettiriyor.
Edremit Havaalanı’na 49 km. uzaklıkta olan ve düzenli uçuşlar ile D-Resort Ayvalık Murat Reis’e, İstanbul’dan 2 saatte ulaşmak mümkün.
https://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/04/d-2-1.jpg533800HANEDANhttp://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/02/hanedanlogo-1.pngHANEDAN2022-04-22 20:25:022022-04-22 14:27:05D-Resort Ayvalık Murat Reis’te kapılarını açıyor
Işıl Ayman, yakın zamanda yayınlanacak ve dört yeni şarkıdan oluşan “GECE” ep’sinden ilk şarkısı “Sensizliğin En Dibi”ni dinleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.
Sony Music Turkey etiketiyle yayınlanan şarkının sözü ve bestesi Işıl Ayman, düzenlemesi Oya Erkaya imzası taşıyor.
Müzisyen bir ailede büyüyen Işıl Ayman, “Müzik benim için hayatla başa çıkma yöntemi. Duygularımı yazarak şarkılara dönüştürdüğümde her şey çok daha anlaşılır ve katlanılır oluyor. İnandığım yolda yürüyüp hikayelerimi anlatmaya devam ederken, yaşıtlarıma da sevdiğimiz şeyleri özgürce yapabilme konusunda güç verebilmek istiyorum” diyor ve ekliyor “Yazdığım şarkıların dinleyicilerimden birinin bile olsa hayatına dokunması dünyanın en güzel duygularından biri.”
https://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/04/ISIL-AYMAN-1.jpg581800HANEDANhttp://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/02/hanedanlogo-1.pngHANEDAN2022-04-22 15:18:472022-04-22 13:21:19Işıl Ayman “Sensizliğin En Dibi”nde
Çağın hastalığı olarak tanımlanan kanser her geçen gün yaygınlaşıyor. Bununla birlikte her hangi bir belirti ortaya çıkmadan önce hastalığın erken dönemde yakalanması ve tedavi başarısının artmasına olanak sağlayan kanser taramaları hayati önem taşıyor. Yapılan muayene ve tetkikler sonunda kanser riski belirlenen hastalarda tanı için daha detaylı işlemler yapılabiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Halil Öztürk, kanser taramasının önemi hakkında bilgi verdi.
Dr. Halil Öztürk
Erken tanı tedavi şansını artırıyor
Her hastalıkta olduğu gibi kanser tedavisinde de erken tanı büyük önem taşımaktadır. Herhangi bir belirti oluşmadan hastalığın teşhis edilmesini amaçlayan kanser taramalarını özellikle riskli gruptaki kişilerin ihmal etmemesi gerekmektedir.
Kanser taramalarını 4 ana başlık altında değerlendirmek mümkündür.
1-Kanser taraması nasıl yapılır?
Fizik muayene
Laboratuvar testleri
Görüntüleme yöntemleri
Genetik testler
2-Kimler kanser taraması için daha uygundur?
Ailesinde ve kendi geçmişinde kanser öyküsü olanlar
Kanser ile ilişkili olabilecek bazı genetik bozukluklara sahip olanlar
Kanser oluşumuna sebep olabilecek tütün kullanımı veya kimyasal maddelere maruz kalanlar
İleri yaştakiler
3-Hangi kanserler için düzenli tarama önerilir?
Meme Kanseri: Mamografi ile yapılan taramaların özellikle 40-70 yaş arasındaki kadınlarda meme kanserine bağlı ölümlerin belirgin olarak azalttığı gösterilmiştir. Taramalarda 25-39 yaş arasında yıllık meme muayenesi ve 40 yaş üstünde ise meme muayenesi ile birlikte mamografi yapılması önerilir.
Servikal (rahim ağzı ) kanser: HPV (human papillomavirus) testi ve PAP smear tek başına veya birlikte yapılması önerilen testlerdir. 21-29 yaş arasındakilerin üç yılda bir PAP smear testi yaptırması, 30-64 yaş arasındakilerin her yıl PAP smear testi ve 5 yılda bir HPV testi önerilir. 65 yaş üstünde son on yıldaki testlerde anormal bulgu yoksa taramaya gerek olmadığı düşünülmektedir.
Kolorektal (kalın barsak) kanserler: Dışkı testleri (dışkıda gizli kan ve dışkı DNA testi) ve kolonoskopi bağırsak kanserlerini tarama ve erken tanısında kullanılan testlerdir. 45 yaşından itibaren her yıl dışkıda gizli kan ve 10 yılda bir kolonoskopi yapılması önerilir.
Prostat kanseri: 45 yaşından itibaren muayene ile birlikte PSA (Prostat spesifik antijen ) taraması yapılır. Ancak ailesinde prostat kanseri bulunanlarda daha erken yaşlarda taramaya başlamak daha uygun olacaktır.
4 -Risk faktörlerinin veya belirtilerin olması durumunda yapılması önerilen kanser taramaları nelerdir?
Endometrium (rahim) kanseri: Yıllık transvajinal ultrasonografi ve endometrial biyopsi önerilir.
Karaciğer kanseri: Kronik viral hepatitlerde, otoimmün hepatit, karaciğer sirozu durumunda veya doğuştan gelen bir karaciğer hastalığınız varsa yılda bir karaciğer ultrasonografisinin yapılması ve AFP ( Alfa feto protein) ölçümü uygun olacaktır.
Over (yumurtalık ) kanseri: Yakın akrabalarınızda over kanseri varsa, BRCA1 veya BRCA2 genetik mutasyonlarına sahipseniz, yılda bir transvajinal ultrasonografi ve CA 125 ölçümü önerilmektedir.
Akciğer kanseri: Sigara içenlerde (1 paket 20 yıl veya 2 paket 10 yıl) sigara içimi varsa ya da son 15 yıl içinde sigara bırakılmışsa 50-80 yaş arasında, tarama için düşük doz bilgisayarlı akciğer tomografisinin çekilmesi gerekmektedir.
https://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/04/q-2-1.jpg6751200HANEDANhttp://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/02/hanedanlogo-1.pngHANEDAN2022-04-20 17:26:312022-04-20 01:28:36Kanser riskini göz ardı etmeyin
Kışın soğuk ve kasvetli günlerinin ardından havaların ısındığı, doğanın uyandığı bahar mevsimi anne adayları için dışarıda daha fazla zaman geçirebilme imkanı sunarken, bazı önemli kuralları ihmal etmemek gerekiyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Aysel Nalçakan “Pandemi sürecinde Covid-19 enfeksiyonu riskinin devam etmesi nedeniyle maske ve sosyal mesafeye dikkat etmek, bahar aylarında artan mevsimsel ve alerjik hastalıklara karşı da gerekli önlemleri almak gerekiyor” diyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Aysel Nalçakan, anne adaylarına bahar aylarında sağlıklı ve rahat bir hamilelik geçirebilmek için dikkat edilmesi gereken kuralları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Dr. Aysel Nalçakan
Polenden korunun
Havadaki polen miktarı bahar aylarında artmaya başlar. Özellikle alerjik bünyeye sahip hamilelerin ağaç, çiçek ve ot polenlerinden uzak durmaya çalışması önemlidir. Bu alerjenler hapşırma, gözlerde sulanma ve kaşıntı, öksürük, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı yapabilir. Bu nedenle baharda güzel havaların tadını çıkarırken, rüzgarlı ve kuru havalarda mümkün olduğunca dışarı çıkmayın. Dışarıdan geldikten sonra bu alerjenlerden arınmak için duş alın. Ancak şikayetleriniz uzun sürüyor veya ilerliyorsa doktorunuza başvurun.
Düzenli egzersiz yapın
Hamilelikte egzersiz, hem siz hem hem bebeğiniz için oldukça önemlidir. Düzenli egzersiz kilo almayı engellemenin yanı sıra bel ve sırt ağrılarını azaltmak, fiziksel ve psikolojik olarak daha iyi hissetmenizi sağlamak, normal doğumu kolaylaştırmak, şişlik ve ödemi azaltmak, hamilelikte oluşması muhtemel vücut şekil bozukluklarının önüne geçmek ve doğum sonrasında kısa sürede eski vücut görünümüne tekrar dönebilmek açısından oldukça önemlidir. Hekiminiz yasaklamadığı sürece egzersiz yapmanızda bir sakınca yoktur. Bahar aylarında dışarda en rahat ve kolayca yapabileceğiniz egzersiz yürüyüştür. Yine yüzme, yoga, pilates, ağırlık olmayan fitness programları da iyi birer seçenek olabilir.
Ayakkabı ve terlikte görünüşe aldanmayın
Hamilelikte vücudun yapısal değişimine bağlı olarak; ağırlık merkezinin ve ayaklara binen yük dağılımının değişmesi, ayaklarda ödem oluşması nedeniyle ayakkabı seçimi sanıldığından daha fazla önem kazanıyor. Ayakkabıların ve terliklerin rahat, geniş ve yumuşak özel tabanlı seçilmesi, eğer topuklu ayakkabı seçilecekse 5 cm’i geçmeyecek yükseklikte olması önemlidir. Ayakkabı ve terlik seçiminde görüntüye kanmayıp, tercihi sağlıklı ve rahat olmasından yana yapmak büyük fayda sağlayacaktır.
Çok kalın ya da çok ince giyinmeyin
Bahar aylarında cildinizin terlemesine ve kuruluğun artmasına yol açabilecek sentetik, naylon kıyafetler yerine vücuda nefes aldıran pamuklu giyisilerin tercih edilmesi önerilir. Çok dar giysiler yerine içinde daha rahat hissedeceğiniz kıyafetler giymenizde fayda var. İç çamaşırı tercihlerinizde de pamuklu kumaşlardan üretilmiş olanların seçilmesi önemlidir. Hava güneşli olsa da yanınızda mutlaka ince bir mont bulundurun.
Sağlıklı ve dengeli beslenin
Bahar aylarında meyve ve sebze çeşitlerinin artması daha sağlıklı ve çeşitli beslenme fırsatı sunar. Böylece hamilelerin ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri besinlerden karşılama şansı da artar. Ancak meyve ve sebzelerin iyi yıkanmadan tüketilmemesi gerektiği unutulmamalıdır. Kış aylarının aksine hareketsiz yaşamı terk ettiğimiz bahar aylarında enerji tüketimimiz de arttığından daha besleyici ve dengeli beslenmeye dikkat etmek gerekir. Proteinden zengin tavuk, yoğurt, yumurta ve mercimek, kalsiyumdan zengin olan badem, peynir ve balık, demir açısından zengin et, balık, üzüm tüketmeyi ihmal etmeyin. Hamilelikte aşırı yağlı, şekerli yiyeceklerden ve konserve ürünlerden kaçınılması çok önemlidir.
Susamasanız da su için
Hamilelikte sıvı alımı çok önemli bir yere sahiptir. Bahar aylarında hava sıcaklıklarının da artmasıyla beraber günde 2-3 litre sıvı alınmalıdır. Alınması gereken sıvı ihtiyacı su dışında ayran, meyve suyu ve soda gibi içeceklerin tüketilmesiyle de karşılanabilir. Su içmek için susamayı beklemeyin.
Ödemi azaltacak önlemler alın
Hamilelikte fizyolojik değişimler sonucunda artan kan ihtiyacını karşılamak için vücutta su tutulumu olur, vücutta daha fazla kan dolaşır. Dolaşımdaki kanın bir kısmı damar dışındaki dokulara sızar ve buradaki hücrelerin arasında birikir; buna ‘ödem’ denir. Özellikle hamileliğin ilerleyen haftalarında, hava sıcaklığının arttığı bahar ve yaz aylarında ödem daha sık görülür. Ödemi atmanın en güzel yolu bol su tüketmektir. Bunun yanında egzersiz yapmak, proteinden zengin beslenmek, uzun süre ayakta kalmamaya çalışmak, yatarken sol yan pozisyonda olmak da ödem oluşumunu azaltmaya yardımcı olacaktır.
Kabızlıktan korunmak için bu kurallara dikkat edin
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Aysel Nalçakan “Hamilelikte kabızlık çok sık rastlanan bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Büyüyen rahmin bağırsaklara basısı, hormonal değişimlere bağlı bağırsak hareketlerinin yavaşlamış olması kabızlık sorununu artırıyor. Ancak hamilelerin kabızlık sorununun büyük bir sorun olmadığını bilmesi önemlidir. Aksi halde artan stres ile birlikte bu durum daha çözümsüz bir hal alabilir. Kabızlığın önlenmesinde bol su tüketimi, lifli gıdalardan zengin beslenilmesi, bol bol sebze meyve ve posalı gıdaların tüketilmesi önemlidir. Bahar döneminde meyve sebzelerdeki çeşitlilik arttığı için bu gıdaların tüketimini artırmak bağırsak hareketlerinin artmasına yardımcı olacaktır. Kabızlığı azaltmak için kayısı ve erik kompostosu içilebilir, sabahları bir bardak ılık su içerek bağırsak hareketleri hızlandırılabilir” diyor.
Cildinizi nemlendirin
Havaların ısınmasıyla terleme yoluyla nem kaybı artar. Hamilelikte zaten hormonal değişimlere bağlı oluşan cilt kuruluğunda daha fazla artış yaşanabilir. Cildi nemlendirmenin en iyi yolu bol su tüketimidir ama dışarıdan da cildinize düzenli olarak bakım vermeniz cildin nem dengesini korumakta önemlidir. Hindistan cevizi yağı, kakao yağı, badem yağı gibi doğal yağlar kullanarak veya kollagen üretimini uyaran peptidler içeren ürünler ya da topikal hyalüronik asit içeren nemlendiricileri tercih edebilirsiniz. Nemlendiriciler cildi kurutan etkenlere karşı bariyer görevi yaparken aynı zamanda çatlakların oluşmasının azaltılmasına da yardımcı olur.
Güneşin zararlı ışınlarından korunun
Bahar aylarında güneşten faydalanırken, hamilelikte daha da hassas hale gelen cildinizi UV ışınlarına karşı korumaya da özen göstermek gerekir. Bu nedenle güneşe çıkmadan en az 20-30 dakika önce güneş kremi sürmeli ve güneşte kalınan süre uzayacak ise 2-3 saatte bir yenilenmelidir. Hamilelik döneminde çinko oksit ve titanyum dioksit gibi cildin yüzeyinde bir tabaka oluşturarak güneş ışınlarını yansıtıp deriyi güneşin zararlı etkilerinden koruyan mineral bazlı fiziksel koruyucular tercih edilebilir. Mineral bazlı fiziksel koruyucular ciltten tam olarak emilmez bu nedenle hamilelik döneminde bu tip güneş koruyucu kremlerin tercihi önerilir. Güneş ışınları D vitamini sentezinde önemli olduğundan, sabah 07:00-11:00, öğleden sonra 16:00 itibariyle bahar güneşinden faydalanabilirsiniz.
https://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/04/t-3.jpg534800HANEDANhttp://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/02/hanedanlogo-1.pngHANEDAN2022-04-20 15:49:442022-04-20 11:51:40Sağlıklı bir hamilelik için şunlara dikkat edin!
Çocukların sabırsızlıkla beklediği ülkemizin en büyük çocuk ve aile organizasyonu olan “Yaratıcı Çocuk Festivali” için geriye sayım başladı. Bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek festival; “Süper Kahramanlar” teması ile 4-5 Haziran’da Maçka Küçükçiftlik Park’ta…
Çocukların heyecanla beklediği “Yaratıcı Çocuk Festivali” dev alanlarda binlerce çocuğu; sanat atölyeleri, enerji farkındalığı, trafik farkındalığı, ekoloji, tasarım, bilim ve ileri dönüşüm gibi çok önemli atölyelerle buluşturarak farkını ortaya koyacak.
https://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/04/2-2-1.jpg533800HANEDANhttp://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/02/hanedanlogo-1.pngHANEDAN2022-04-20 08:25:552022-04-19 21:27:46“Yaratıcı Çocuk Festivali” Haziran’da
Unesco tarafından 2010 yılında ilan edilen Uluslararası Çin Dili Günü bu yıl İstanbul’da Türk Çin Kültür Derneği tarafından düzenlenen bir etkinlikle kutlandı.
Çince öğretmenlerinin sayısı artırılmalı:
Kutlamada konuşma yapan Çin Kültür Merkezi Başöğretmeni Liu Jun Çince’nin dünya çapında hızla yaygınlaşmakta olduğunu dile getirdi. Ayrıca Çince eğitim ihtiyacını karşılayabilmek için çok daha fazla sayıda Çince öğretmeni yetiştirmek gerektiğini belirtti. Liu’ya Dernek Başkanı İrfan Karslı bir ebru tablo hediye etti.
Çince ve kariyer ilişkisi:
Derneğin Çin’de eğitim birim direktörü Binnur Yayla ise yaptığı sunumda Çince öğrenmenin kariyere etkilerini aktardı. Özellikle Çin bursları konusuna davetliler çok ilgi gösterdiler.
Çin Kaligrafisi ilgi uyandırdı:
Çin kaligrafi sanatçısı Man Yuan programda katılımcılara Çin kaligrafisi hakkında bilgiler verdi. Ayrıca davetlilerden bazıları Çin kaligrafisi yaptı.
Man, Çin kaligrafisi ile “Eğitim deniz gibi sonsuzdur” anlamına gelen Çin atasözünü yazdı.
Çin Sporu Tai Ji Gösterisi:
Tai Ji veya tai chi olarak bilinen geleneksel Çin sporu Ebru Tütek tarafından yapılan bir gösteri ile sergilendi. Tütek’in beyaz tai chi kıyafetleri ve mistik Çin müziği ile yaklaşık 6 dakika süren gösterisini davetliler ilgi ile izlediler.
Liseli gençlerin Çince seviyesi takdir topladı:
Türkiye’deki ilk Çince hazırlık sınıfı bulunan Şehit Mehmet Güder A.İ.H.L öğrencilerinin düzenlediği münazaradaki akıcı Çince konuşmaları takdir topladı. Öğrenciler münazarada Çince zor mu? Kolay mı? Konusunu Çince olarak tartıştılar.
https://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/04/1650282807_7.jpg507800HANEDANhttp://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/02/hanedanlogo-1.pngHANEDAN2022-04-20 06:07:202022-04-19 21:09:50Uluslararası Çin Dili Günü İstanbul’da kutlandı
Ahmet Kaya’nın vasiyetini 20 yıl sonra gerçekleştirdi
İsviçre’de yaşayan şarkıcı Fatma Güneşer, 20 yıl önce İsviçre’de bir konser sırasında aynı sahneyi paylaştığı Ahmet Kaya’nın kendisinden istediği ‘Türkçe ve Kürtçe’yi aynı şarkıda seslendir’ dileğini yerine getirdi.
‘Magosa Limanı’ adlı Kıbrıs türküsünü hem Türkçe hem de Kürtçe olarak seslendirip Ahmet Kaya’nın isteğini yerine getiren Fatma Güneşer, çok beğenilen şarkıya önceki gün klip çekti.
VEFAT ETTİ TURNEYİ GÖREMEDİ
Ahmet Kaya’nın da sahne aldığı İsviçre konserinde kendisinden hem Türkçe hem de Kürtçe sözler olan bir şarkı seslendirmesini istediğini söyleyen Fatma Güneşer “O gün grubumuz ve kendisinin sahne alacağı bir turne için anlaşmıştık fakat kendisi vefat ettiği için turne gerçekleşememişti, ben de onun bana olan vasiyetini yerine getirdim ve bu şarkıyı seslendirdim” dedi.
İKİ DİL ‘MAGOSA LİMANI’NDA BULUŞTU
Ahmet Kaya’nın kendisine “Siz her iki dili de çok iyi seslendiriyorsunuz benim yapmak istediğimi siz yapın ve içinde hem Türkçe hem de Kürtçe sözler olan tek bir şarkı seslendirin dediğini belirten Fatma Güneşer “Ben de 20 yıl sonra Ahmet Kaya’nın isteğini yerine getirdim, barış için hepimizin bu ülkede barış içinde yaşaması için Magosa Limanı adlı duygusal Kıbrıs türküsünü hem Türkçe hem de Kürtçe olarak seslendirdim” dedi.
FOTOĞRAFI YANINDAN AYIRMIYOR
Fatma Güneşer Fatih stüdyolarında çektiği klipte müzisyen arkadaşları ile Magosa Limanı adlı şarkıyı seslendirdi.
Güneşer İsviçre konserinde beraber resim çektiği Ahmet Kaya’nın fotoğrafını her zaman yanından ayırmadığını sözlerine ekledi.
Magosa Limanı şarkısının ardından İbrahim Tatlıses’in ‘Kurşuna Gerek Yok’ adlı şarkısını seslendirdiğini ve bu yeni şarkıya da klip çekeceğini söyleyen Güneşer klip çekiminde siyah bir kıyafet giydi.
https://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/04/e-2.jpg538797HANEDANhttp://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/02/hanedanlogo-1.pngHANEDAN2022-04-19 23:30:262022-04-19 20:33:16Ahmet Kaya’nın vasiyetini 20 yıl sonra gerçekleştirdi
Hyundai’nin İzmit’te üreterek 40’tan fazla ülkeye ihraç ettiği i20, 1.0 lt ve 1.4 lt motorlu versiyonlarından sonra şimdi de 1.6 lt turbo benzinli motoruyla B segmentine 204 beygir güç getiriyor. Hyundai’nin 2012 yılında dönüş yaptığı motorsporları dünyasından ilham alarak geliştirdiği i20 N, motor performansı ve dinamik teknolojisiyle de dikkat çekiyor.
Türkiye’de üretilen en güçlü otomobil olma özelliğiyle dikkat çeken Hyundai i20 N, üst düzey performans sunan bir karakter ve agresif bir tasarım öğeleriyle geliyor. Hyundai’nin motor sporlarında elde ettiği deneyimlerle hazırladığı bu özel otomobil, son yılların en heyecan verici hot hatch modellerinden biri.
Motorsporlarından gelen ruh.
Yeni i20 N’nin temeli motor sporlarına dayanıyor. Bu doğrultuda hazırlanan otomobilin tek hedefi, günlük hayatta maksimum performansa sahip bir spor sürüş keyfi sunmak. i10, i20 ve BAYON gibi Hyundai’nin İzmit’teki fabrikasında Türk işçisinin emeğiyle üretilen i20 N, FIA Dünya Ralli Şampiyonası’ndaki (WRC) bir çok kriteri rahatlıkla karşılıyor. Böylelikle, aracın doğrudan motorsporlarından geldiği anlaşılırken aynı zamanda Dünya Ralli Şampiyonası’ndaki Yeni i20 WRC’ye de ışık tutmuş oluyor.
Güçlü motor ve dinamik bir tasarım.
Hyundai i20 N, 1.6 litrelik turbo motoruyla yüksek performans deneyimine rahatlıkla olanak sağlıyor ve ayrıca oldukça dikkat çekici bir görünümü var. Güçlü modelin dış tasarımı, Hyundai’nin Sensuous Sportiness tasarım kimliğiyle birleştirilerek yüksek performanslı bir tema altında vurgulanıyor.
Güncel i20’den 10 mm alçak olan araç, dış tasarımında da aerodinamik olarak tamamen farklı bir formda. Ön tarafta, turbo motor için daha geniş hava girişine sahip bir tampon dikkat çekerken, N logolu geniş radyatör ızgarası da yarış pistlerini simgeleyen damalı bayrak silüetiyle hazırlanmış. Kırmızı şeritli tampon altı spoyler de modelin performans odaklı tasarımını pekiştiriyor. Bu kırmızı renk, genişliğini vurgulayarak yeni tasarımlı marşpiyele ve oradan da arkaya doğru uzanıyor
Arkada ise yine i20 WRC’den esinlenilmiş bir tavan spoyleri bulunuyor. Bu aerodinamik parça, sportif görünümün yanı sıra yere basma kuvvetini de artırıyor ve böylece agresif bir sürüş imkanı sunuyor. Yüksek hızlarda dengeyi korumaya yardımcı olan bu parçayı tampon altındaki difüzör takip ediyor. Üçgen arka sis lambasına sahip arka tampon, motorsporlarında görmeye alıştığımız ışık temasını yansıtıyor. Buna ek olarak, araçta kullanılan tek egzoz çıkışı da motorun yüksek performans potansiyelini perçinlemiş oluyor. Bu egzoz sistemi, sürüş modlarına bağlı olarak son susturucudaki valfi açarak sesi daha dinamik ve daha kışkırtıcı bir hale getiriyor.
Diğer i20 modellerindeki gibi ön LED farlar i20 N’de de yer alırken, karartılmış arka stoplar da adeta i20 N’in sportif bütünlüğünü destekliyor. Z formundaki arka LED lambalar, gece karanlığında otomobile karakteristik bir özellik de katıyor. Mat gri renkli özel tasarım 18 inç alaşım jantlar ise Pirelli tarafından sadece bu model için özel olarak üretilen 215/40 R18 ebatındaki P Zero HN lastiklerle kullanılıyor.
Bu özel P Zero HN lastikler sayesinde aracın yol tutuşu ve dinamizmi artarken ayrıca yarış pistlerinde de maksimum sürüş keyfi elde ediliyor. Güçlü otomobil, yüksek performanslı motorun ürettiği 204 beygir gücü N markalı kırmızı fren kaliperleri ve önde 320 mm’lik diskler ile dizginliyor. Bu fren kitiyle sporcu kimlik tamamlanırken, yüksek performanslı kullanımlarda da sürücüsüne maksimum güven ve koruma sağlıyor. Ayrıca fren sistemi, balataların yıpranması durumunda da sürücüsünü gösterge tablosundaki görsel uyarıyla bilgilendiriyor.
i20 N, Hyundai N modellerine özgü “Performans Mavisi” ve iki tonlu bir tarz için “Phantom Black” siyah tavan rengiyle geliyor. Gövde üzerindeki kırmızı renkli parçalar ise Hyundai’nin motor sporları DNA’sını ve yarış pistlerini vurguluyor.
Modern ve sportif iç mekan.
Heyecan verici otomobilin iç mekanındaysa performans kokan donanım öğelerine yer verilmiş. Bir hot hatch otomobilde olması gereken tüm unsurları barındıran i20 N, nubuk ve deri karışımı N logolu koltuklara sahip. Güncel modelden farklı olarak; üç kollu N direksiyon simidi, N vites topuzu ve N pedal takımıyla üretilen aracın tamamen siyah kokpitinde mavi renkli ambiyans ortam aydınlatması da var. Hyundai i20 N, 10.25 inçlik dijital gösterge ve yine 10.25 inç AVN dokunmatik ekranlı multimedya özelliğine sahip. Gösterge tablosunda performans değerleri anlık olarak da takip edilebiliyor. Bu ekranda yağ ve motor sıcaklığı haricinde vites değişim zamanını gösteren uyarı ışığı, G metre, turbo basıncı, beygir gücü ve tork değerleri gibi sürüş bilgileri var. i20 N, anahtarsız çalıştırma, dijital klima, Apple CarPlay, Android Auto ve kablosuz şarj gibi özelliklere de sahip. Bunlara ek olarak, müzik keyfi için de subwooferlı BOSE ses sistemi bulunuyor.
1.6 litre T-GDi motor ve etkili performans.
Hyundai i20 N sadece dışı ve içiyle dikkat çeken bir sporcu değil. Bu karakteri ve duruşu yüksek performanslı bir turbo motorla destekleyen otomobilde Hyundai Motorsport imzalı 1.6 litrelik bir turbo motor kullanılıyor. Sadece altı ileri (6MT) manuel şanzımanla sunulan araç, maksimum olarak 204 beygir güç üretiyor. Bu verimli motor, performansını 275 Nm tork ile süslerken ağırlık ise 1265 kg. Bu ağırlık, aracın sınıfındaki en iyi ağırlık değerine sahip olduğunu gösteriyor. Hatta, ton başına düşen 171 PS güç/ağırlık oranıyla sınıfının en dinamik ve en güçlü modeli olarak tescilleniyor.
Hyundai i20 N, 0-100 km/s arasını 6.2 saniyede tamamlarken aynı zamanda maksimum olarak 230 km/s hız yapabiliyor. i20 N’in düz güç ayarı (Flat Engine Power), kullanılamayan yüksek devirlerde maksimum güç rakamlarına gitmek yerine daha düşük devirlerde daha fazla tork ve güç sağlayarak günlük sürüş koşullarında motorun potansiyelinden daha fazla yararlanıyor.
Normal yol koşulunda veya yarış pistlerinde daha etkili bir kalkış için özel bir sisteme (Launch Control) sahip olan otomobil, böylelikle istenilen devirde yere gücünü aktarıyor. i20 N, maksimum torkunu da 1.750 ile 4.500 devirleri arasında zinde tutuyor ve 5.500 ile 6.000 arasında da maksimum güce ulaşıyor. Bu devir aralığı, orta ve yüksek hızlarda hızlanmayı iyileştiriyor ve çeşitli sürüş koşullarında yüksek performans sağlıyor.
Ayrıca, ön tekerleklere gelen güç aktarımını kontrol etmek için torsiyon dişli tip Mekanik Sınırlı Kaymalı Diferansiyel (m-LSD) de kullanılıyor. Bu eklenti ile daha sportif ve daha çevik bir sürüş için optimum çekiş sağlanıyor ve özellikle virajlarda tutuş maksimum seviyelere ulaşıyor. Sistem, tekerlekler arasındaki dönüş hızı farkı belirli bir limiti aştığında devreye girerek dönüş hızlarını eşitliyor. Bu da özellikle sert virajlar gibi çekiş kaybının yaşandığı durumlarda yol tutuşunun tekrar kazanılmasını sağlıyor ve kafadan kayma eğilimini önlüyor.
Turbo motorlarda, soğutma sistemi ve intercooler son derece önemli. Bu sebeple Hyundai N mühendisleri araçta özel bir turbo sistemi kullanıyor. N intercooler ve su sirkülasyonu ile soğutulan turbo motor, 350 bar’lık yüksek basınçlı enjeksiyon rayıyla da daha hızlı yanma ve daha verimli bir yakıt karışımı sağlıyor. Sürekli Değişken Valf Süresi (CVVD) ise, valf açma ve kapama süresini sürüş koşullarına göre düzenliyor. Bu sayede performansta artış ve yakıt verimliliğinde yüzde 3 iyileşme sağlanıyor.
Hyundai i20 N’de daha fazla sürüş keyfi için N Grin kontrol sistemine yer verilmiş. Otomobil, beş farklı sürüş modu ile kullanıcısına yüksek seviyede kişiselleştirme sunuyor: Normal, Eco, Sport, N ve N Custom. Sürüş modları, motorun Elektronik Stabilite Kontrolü’nü (ESC), motorun işletim sistemini, egzoz sesini ve direksiyonun sertliğini ayarlıyor. N Custom modunda ise sürüş için gerekli olan parametreleri sürücü istediği gibi kendi ayarlayabiliyor. Daha sportif sürüş keyfi için, Elektronik Denge Kontrolü (ESC) üç aşamada kullanılabiliyor (açık, spor ve tamamen kapalı).
Hyundai N mühendisleri, yol tutuşu için güncel i20’nin şasisini, süspansiyonunu, frenlerini ve direksiyonunu baştan sona modifiye ederek adeta yeniden üretti. N için geliştirilmiş bu özel şasi, her yolda ve her türlü hava koşulunda daha sorunsuz yol tutuşu sunabiliyor. Pist performansı için 12 farklı noktadan güçlendirilen şasi, bazı yerlerde ek dirseklere ve bağlantı parçalarına da sahip.
Araçta kullanılan süspansiyon ise güçlendirilmiş ön kulelere ve ayarlanmış geometriye sahip mafsallara sahip. Bu, daha iyi çekiş için artırılmış kamber ve tekerlek için beş farklı sabitleme noktası anlamına geliyor. Günlük hayatta yarış otomobili keyfi için de yeni tip viraj denge çubuğu, spor helezon yayları ve sert amortisörler tercih edilmiş. Mevcut i20’den 40 mm daha büyük bir ön diske sahip olan i20 N, olması gerektiği gibi daha etkili bir fren performansı sunuyor. Hyundai i20 N, 12.0 azaltılmış direksiyon oranı ve elektronik motor destekli hidrolik direksiyon sistemi (C-MDPS) sayesinde de oldukça güvenli ve aynı zamanda hassas bir sürüş vaad ediyor. Devir eşleştirme sistemi ise (Rev Matching) aracın hızına göre, uygun vitesi önceden belirleyerek motor devrini bir sonraki vitese göre ayarlıyor. Böylece sistem, mükemmel vites geçişleri sağlarken turbo basıncını ve motor devrini üstte tutuyor.
i20 N, Virtual Turbo Hız Kontrolü (VTC) ile donatılmış ilk Hyundai modeli. Virtual Turbo Hız Kontrolü (VTC), turboşarjı optimum şekilde kontrol etmek için geliştirilmiş. Bu sensör, motor performansını en üst düzeye çıkararak sürüş zevkini zinde tutuyor. Yani VTC, motordaki çeşitli verileri analiz ederek turbo hızının daha kesin bir şekilde çalışmasını sağlıyor. Böylece VTC, motorun mevcut çalışma durumunu ve sürüş koşullarını hızlı ve doğru bir şekilde belirleyerek basıncı dengeliyor. Ardından, turbo hızından doğrudan sorumlu olan waste gate’i ayarlayarak turboşarjı önceden kontrol ediyor. Bir başka deyişle VTC, turbo kontrolünü en üst düzeye çıkararak 2.000-4.000 arasında maksimum torku 304 Nm’ye yükseltiyor.
Otomobilde yer alan aktif ve pasif güvenlik donanımları da oldukça dikkat çekici. Günlük hayata uygun yarış otomobili olarak nitelendirilen i20 N, Şeritten Ayrılma Uyarı Sistemi (LDWS), Şeritte Kalma Asistanı (LKA), Sürücü Dikkat Uyarısı (DAW), Uzun Far Asistanı (HBA), Şerit Takip Yardımı (LFA), Park yönlendirmeli geri görüşkamerası (RVM), Akıllı Hız Limit Asistanı (ISLA), Ön Çarpışma Önleme Asistanı (FCA), Yokuş Kalkış Destek Sistemi (HAC) ve Çoklu Çarpışma Önleme Yardımcısı (MCB) gibi sistemler, sürücü ve araç içerisindekileri olası tehlikelerden korumakla görevli.
https://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/04/1-4-2.jpg533800HANEDANhttp://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/02/hanedanlogo-1.pngHANEDAN2022-04-19 20:11:592022-04-19 20:11:59B segmentinin en hızlısı Hyundai i20 N
Youtube’ta paylaştığı performanslarıyla milyonluk izlenmelere ulaşan Esma Kızılkan’ın geçtiğimiz günlerde Sony Music etiketiyle yayımlanan ilk single çalışması “Yıldızlara Basarak Gel”in klibi Youtube’ta kısa sürede bir milyonluk izlenmeye ulaştı.
Sözü ve müziği kendisine ait olan şarkının klibindeki içten ve samimi görüntüleriyle de beğeni toplayan genç sanatçı; ilk şarkısının klibiyle, kendi izlenme rekorlarını kısa sürede aşacağa benziyor.
Rahmin kas hücrelerinden kaynaklanan iyi huylu kitleler olan miyomlar kadınlarda oldukça sık rastlanan bir hastalık. Öyle ki görülme sıklığı yaşa göre değişmekle birlikte her 4 kadından 1’inde ‘miyom’ tespit ediliyor! Bu iyi huylu kitleler rahmin her yerinde gelişebiliyor; rahmin iç dokusuna çok yakın olabilecekleri gibi, dış duvarına yakın olup karın içine de büyüyebiliyorlar. Genellikle hiçbir şikayete ve ciddi sorunlara yol açmasa da bazı miyomlar yoğun veya düzensiz adet kanamalarına, kasık ağrılarına, dahası hamile kalmaya veya düşüğe neden olabiliyorlar! Ayrıca çok nadir rastlansa da 40 yaş üstünde oluşan ve hızlı büyüyen miyomlar sarkom adı verilen kötü huylu kitleler de olabiliyor. Dolayısıyla takip ve gerektiğinde tedavi edilmesi büyük önem taşıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Özgüç Takmaz, çoğunlukla herhangi bir yakınmaya neden olmadığı için miyomların büyük bir kısmının rutin yapılan jinekolojik kontrollerde tespit edildiğini belirterek, “Bu nedenle en az yılda bir kez muayene olmayı ihmal etmemek çok önemli. Miyom tespit edildiğinde ise korkulmasın, çünkü çoğunlukla sadece ultrason muayenesi ile takip yeterli oluyor. Yaşam kalitesini düşüren sorunlara yol açtığında veya anne olmayı engellediğinde ise ilaç tedavisi veya cerrahi yöntemle tedavi edilebiliyor. Günümüzde tıbbi teknolojilerde yaşanan hızlı gelişimler sayesinde daha etkin ve daha güvenli ameliyatlar yapılıyor, hastalar kısa sürede günlük yaşamlarına dönebiliyor.” diyor.
Doç. Dr. Özgüç Takmaz
Henüz nedeni bilinmiyor, ancak…
Miyomlar her yaşta görülse de yaş ilerledikçe saptanma ihtimali artıyor. Bunun nedeni ise miyomların kadınlık hormonu olan östrojen ile büyümeleri ve zamanla östrojene maruziyet arttığı için ultrasonda görülebilecek boyuta ulaşmaları. Miyomların tam olarak neden kaynaklandığı henüz açıklığa kavuşmamış olsa da bazı genlerin riski arttırdığı biliniyor. Dolayısıyla özellikle ailesinde miyom öyküsünün bulunması önemli bir risk faktörü olarak gösteriliyor. Ayrıca hiç hamile kalmamak veya doğum yapmamış olmak da riski artıran diğer etkenleri oluşturuyor. Yapılan bazı çalışmalar da düşük D vitamini ve A vitamini seviyelerinin miyom oluşma ihtimalini arttırdığını gösteriyor.
Miyomların 6 önemli sinyali!
Miyomların büyük çoğunluğu şikayet oluşturmuyorlar. Ancak bazı durumlarda yerleştikleri bölge veya boyutlarına göre farklı yakınmalara neden olabiliyorlar. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Özgüç Takmaz miyomun belirtilerini şöyle anlatıyor:
Adet bozukluklarına yol açabiliyor. Adet kanamalarının yoğun ve uzun süreli olması, ara kanamalar veya lekelenme kanamaları gibi sorunlar miyom belirtisi olabiliyor.
Adet döneminde gelişen ağrı da miyomlardan kaynaklanabiliyor.
Gebelik kesesinin rahme yerleşmesini veya yerleşen kesenin büyümesini önleyebiliyorlar. Bunun sonucunda hamile kalmayı engelleyebiliyor ya da düşüğe yol açabiliyorlar.
Karında şişkinlik ve gaz problemleri yapabiliyor. Bağırsaklara baskı oluşmuş ise kronik kabızlık, zor ve ağrılı dışkılama sorunu gelişebiliyor.
Miyom mesaneye doğru büyümüş ise sık idrara çıkma problemi yaşanabiliyor.
Ağrılı cinsel ilişki de büyük miyomların sinyali olabiliyor.
İlaç veya cerrahi yönteme başvuruluyor
Ultrasonda tespit edilen miyomlar boyutlarındaki değişimler ve oluşturdukları şikayetlere göre ya tedavi ya da takip ediliyor. Çeşitli yakınmalara neden olan, hızlı büyüyen, hamile kalınmasına engel teşkil eden veya hamilelik oluştuğunda düşüğe yol açabilecek olan miyomlarım tedavi edilmeleri gerekiyor. Menopoza sokan iğneler, rahim damarlarının anjiyo ile tıkanması, ultrason veya MR cihazı ile eritme yöntemleri, ameliyatsız tedavi yöntemlerini oluşturuyor. Doç. Dr. Özgüç Takmaz, “Ancak miyomlar bu yöntemlerle tam olarak yok olmadıkları ve genelde tedavinin ardından bir süre sonra tekrar büyüdükleri için tüm dünyada halen en sık miyomektomi ameliyatı ile tedavi ediliyor.” bilgisini veriyor.
Kapalı cerrahi kritik öneme sahip!
Günümüzde miyomektomi ameliyatı ile çok sayıda veya büyük miyomlar güvenli ve etkin bir şekilde temizlenebiliyor. Miyomektomi ameliyatları klasik açık yöntem, laparoskopik (kapalı) ve robotik yöntem olmak üzere 3 şekilde uygulanabiliyor. Ayrıca rahim iç duvarına yakın olan miyomlar vajinal yol ile yapılan histeroskopik yöntemle de çıkartılabiliyor. Hastaya hangi cerrahi yöntemin uygulanacağına miyomun boyutu, yerleşim yeri ve sayısı dikkate alınarak karar veriliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Özgüç Takmaz, miyomektomi ameliyatlarında en sık laparoskopik ve robotik yöntemlerin tercih edildiğini belirterek şöyle devam ediyor: “Çünkü bu tür kapalı cerrahi yöntemlerde ameliyat sırasında kanamalar daha az oluyor, hastalar ameliyat sonrasında daha az ağrı sorunu yaşıyor ve hastaneden çok daha kısa sürede taburcu olabiliyorlar. Kapalı cerrahi yöntemler ayrıca hastaların daha hızla iyileşmelerini, dolayısıyla günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönmelerini sağlıyor.”
https://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/04/F-4-1.jpg534800HANEDANhttp://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/02/hanedanlogo-1.pngHANEDAN2022-04-18 14:26:552022-04-18 12:29:02Miyomlar iyi huylu kitle olsalar da… Dikkat!