Yazılar

Thomas Bühner “Dünya mutfaklarının giderek birbirine benzemesi üzücü oluyor”

Thomas Bühner

“Dünya mutfaklarının giderek birbirine benzemesi üzücü oluyor”

 Tutkuları ve kendine has özgünlükleriyle gastronomi alanına yön veren Michelin’in çok kıymetli ve 3 yıldızlı şefi, Almanya’nın ünlü ismi Be Premium’daki Pop-up etkinliğine katılan Thomas Bühner Pause Derginin bu ayki söyleşi konuklarından… Kendisi ile dünya mutfağını, Türk mutfağını konuştuk… Ayrıca mutfakların, kültürel sunuların reçetelerin aslında diplomatik iletişime katkısı olup olmadığını, Türkiye’deki otel mutfaklarını nasıl bulduğunu konuştuk bir tarafı olup olmadığını konuştuk…

Thomas Bühner

Mutfakta reçetelerinizi oluşturma sürecinde size neler ilham verir?

Amaç, moderni ya da daha iyisini zamansız yorumlamak ve diğer mutfaklarla harmanlamaktan korkmamak olmalıdır.  Tarifler ve yemekler bir ülkenin kültürünün bir parçasıdır.

 Sizin en sevdiğiniz, en beğendiğini tabağınız hangisi? İçinde ne var? Nede en sevdiğiniz?

Yemek, sevgi ve tutku ile yapıldığında bunun tadını alabilirsiniz. Benim favori tabağım tamda budur işte.

Füzyon yemeğine Türkler sizce nasıl bakıyor?

Türk mutfağı, köklü bir geleneğin yanı sıra mükemmel ürünler ve mükemmel yemeklerle dolu.

Türkiye’de esnaf lokantası diye bir kültür var. Hiç deneyimle test etme imkânınız oldu mu? Porsiyonlarını hiç gördünüz mü? Tatlarına bakma vaktiniz oldu mu?

Hayır, ne yazık ki.  Son birkaç yılda birkaç kez Bodrum’a ve son zamanlarda da İstanbul’a gittim.  Ama Türk mutfağını deneyimlemek için daha fazla zamana ihtiyacım var. Gaziantep’e gidiyorum, çok duydum ve heyecanla bekliyorum.

Thomas Bühner

Hayalinizdeki mesleği mi yapıyorsunuz?

Evet!  Seyahat etmeyi, yeni şeyler keşfetmeyi, motive olmuş genç insanlarla tanışmayı, onları eğitmeyi ve ayrıca yeni birinci sınıf ürünleri ve tedarikçileri tanımayı seviyorum.

İdolünüz var mıydı?

Pek değil, ama çok çalışarak, disiplinle ve motivasyonla çok şey başaran insanları takdir ediyorum.

Mesleğinizde bulunduğunuz bu günkü konum hayalinizdeki konum mu? Hayalinizdeki çizgiye vardınız mı?

Belki, ama ben hep merak etmişimdir ve benim için hayat hareketlidir.  Bugün yaptığım işi sevdiğim gibi, gelecekteki görevleri de dört gözle bekliyorum.

Mutfağınızda; bu işe girdiğiniz ilk günden bugüne her reçetenizde size eşlik eden sihirli tatlar var mıdır? Hatta çocukluğunuzdan bu yana sür gelmiş vaz geçilmezler?

Sadece gençken şef olmaya karar verdim, bu yüzden çocukluktan iyi yemekle ilgili doğrudan bir anım yok.  Ancak, sihirli bir bileşen, mesleğimi yürüttüğüm sevgi ve tutkudur. Ayrıca ürünleri her zaman mümkün olduğunca nazik bir şekilde ele almaya çalışırım.  Bu kesinlikle benim yemek pişirmemin ve lezzetimin bir sırrı.

Be Premium

Menüyü oluştururken mottonuz ne oldu? Çerçeveniz nasıl şekillendi?

Mutfağımı karakterize eden imza yemekleri ön plana çıkarmak istedim.

Fermantasyon gibi Uzak Doğu ve Kuzey Avrupa tekniklerini kullanıldığınız oluyor mu?

Evet, kesinlikle.  Sonuçta, mutfaktaki hemen hemen her şey fermente edilir.  Ekmek, şarap, peynir, kahve, kakao, baharatlar, her şey fermantasyondan gelir.

Dünyada trend olan lezzetler ve yaklaşımlar ülke mutfaklarına yansıyorken, odaklanılan malzemelerin de bir anda mutfaklarımıza girmesi artık gastronominin yeni dünyadaki etkisi midir?

Dünya mutfaklarının giderek birbirine benzemesi üzücü oluyor. İnsanların Asya’ya gidip orada pizza yemesini anlayamıyorum. Daha iyi aşçılar ayrıca mutfağını korumalı ve geliştirmelidir.

Thomas Bühner

Unutulmaya yüz tutan malzemeler, eski geleneksel lezzetler sizce en fazla hangi ülke mutfağına ait? 

Bence her ülkede bol miktarda var. Modern beslenme alışkanlıkları, yiyeceklerin sonsuz mevcudiyeti maalesef birçok insanın artık pek çok şeyi, örneğin sakatat yemek istememesine neden oldu. Eski tarifler korunmalı ve unutulmamalı.

Türkiye’de son yıllarda gastronomi alanında gerçekleşen gelişmeleri ve insanların yeme alışkanlıklarını nasıl yorumluyorsunuz?

Türkiye’deki son gelişmeler hakkında yorum yapamam çünkü sizi tanımıyorum. Herkesin sadece beğendiğini yemesi bence yanlış bir gelişme.  Bozulmuş et miktarını ve yiyecek israfını eleştiriyorum.  Birçok alanda yeniden düşünmek zorundayız.

Gastronominin iletişime ve diplomasiye katkı sağladığını düşünüyor musunuz? Neden?

Sofrada iyi bir yemek, dünya barışına giden yol değil ama ona giden ilk adımdır. Bu, küçük bir ailenin yemekte tüm günün değerlendirmesi gibi de düşünülebilir. Çok fazla insanın yalnız ve hızlı yemek yiyip hayata devam etmesini üzücü buluyorum. Birlikte yemek yemek sadece açlığın giderilmesine hizmet etmez, aynı zamanda toplumsal bir anlamı da vardır.

Thomas Bühner

Gastronomiyi moleküler, çiftlikten masaya, vegan gibi başlıklarla çerçevelenerek, sınırları çizilerek sunulması hakkında ne düşünüyorsunuz?

“Moleküler” terimi yemek severleri rahatsız etti.  Mutfağa bir açıklama olarak “ilişkilendirme” demek daha iyi olurdu. Sonuçta moleküler, bir şekilde her şeydir. Yemek yapmak, kimya ve fiziğin ilişkisidir. Aslında tarladan sofraya, bahçeden sofraya normal olmalı.  Ne yazık ki, diğer kıtalardan bile her zaman mevcut olan ürünlere sahip olmaya çok alıştık.

Ayrıca vegan / vejeteryan özel bir şey değildir, ancak sağlıklı bir diyete aittir. Hiçbir yerde her gün et yememiz gerektiği yazmıyor.

Bir restoranda yediğiniz yemeği ölümsüzleştiren etkenler nelerdir sizce?

Çok karmaşık olmamalı, şaşırtmalı ya da daha iyisi ilham vermeli. Ve tabii ki kaliteli servis olmalı. Her zaman sayısız faktör vardır.

 Peki, son zamanlarda dünyada nerelerde yemek yediniz?

Aslında, tüm kıtalarda yedim diyebilirim. Çok seyahat ediyorum.

Thomas Bühner

Dünya çapında ünlü misafirleriniz, müdavimleriniz vardır. Biraz bahseder misiniz? En çok kimi ağırladınız?

Neredeyse tüm Alman yıldızlarını, politikacıları ve tüm ünlü markaların sahiplerini konuk ettim.  Ancak benim için La Vie’de, hayatında bir günde olsa özel bir şey yaşamak için, uzun süre para biriktiren insanlar da önemli. İnsanlara onlar için unutulmaz bir özel akşam sunmanın her zaman önemli olduğunu düşüyorum.

Gastronomiyi moleküler, çiftlikten masaya, vegan gibi kalıplara oturtmak hakkında ne düşünüyorsunuz?

Aslında tüm bunlar iyi bir mutfak için normal olması gereken şeyler. Hiçbir iyi mutfak artık bunları belirtmek ihtiyacı bile duymuyor. Yani gıdalarımız çiftçiler tarafından üretiliyor ve toz ürün kullanmıyoruz demeye bile ihtiyaç yok çünkü öyle olmalı. Yemekle ilgili terimler kesin olmalı ve güzel görüntüler oluşturmalı. Örneğin çayırlarda otlayan ineklerden elde edilen süt ve et gelmeli akla.

Thomas Bühner

Türkiye’ye kaç defa geldiniz?

Yaklaşık 6-7, çoğunlukla Bodrum’da ve sadece bir kez İstanbul’da.  Yakında Gaziantep’e uçacağım. Daha sık ziyaret etmem gerekiyor.

Türkiye denilince aklınıza gelen yemek hangisi?

Ne yazık ki yemeklerin isimlerini hatırlayamıyorum ama Dubai’de bir Türk mutfağı akşamını hatırlıyorum. Muhteşemdi.

Türk mutfağını ilk Almanya’da mı tattınız?

Evet, ama ne yazık ki orası iyi değildi, Dubai ve Zürih’te ve tabii ki Türkiye’de de mükemmel Türk mutfağını deneyimledim.

Eklemek istedikleriniz.

Türkiye’ye tekrar gelmeyi dört gözle bekliyorum.

İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali başlıyor

İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali başlıyor

İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali ikinci yılında barış ve İstanbul’u merkezine alan teması ile dinleyicilerle buluşuyor.

Tedi Papavrami, François-Frédéric Guy, Miguel da Silva, Frans Helmerson, Jacques Ammon ve Jerusalem Quartet gibi yıldız isimleri ve efsanevi oda müziği gruplarını ağırlayacak festival; atölyeler, söyleşiler, gençlik konserleri ve çocuk etkinlikleri ile zengin bir program sunuyor. Festival, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanlığı katkılarıyla 6 – 23 Eylül tarihleri arasında Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nda gerçekleşiyor.

  1. İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali, dünyaca ünlü müzisyenlerin CRR Konser Salonu’nda gerçekleşecek oda müziği konserlerinin yanı sıra CRR Konser Salonu’nun fuaye alanında sürpriz isimlerle yapılacak söyleşiler, çocuklar için atölye çalışmaları ile müziği toplumdaki her yaş grubuna ulaştırmayı hedefliyor. Etkinlik programının ayrıntıları İBB Kültür Sanat sosyal medya hesaplarından takip edilebilir.

Dünyada yaklaşık her 3 kişiden biri hareketsiz!

Dünyada yaklaşık her 3 kişiden biri hareketsiz!

Masa başında saatlerce çalışmak, açık havada yapılacak bir yürüyüşün gözümüzde büyümesi, ekran başında fark etmeden saatlerce takılı kalmak, hatta spor yapmak yerine spor videoları izlemek… Bunlar size tanıdık geliyorsa bir an önce önlem almaya başlayın.

Hareketsiz yaşam tarzı günümüzde pek çok hastalığa kapı aralıyor ve hatta erken ölüm riskini artırıyor. Dünyada 1,4 milyardan fazla yetişkin, sadece yeterince egzersiz yapmadığı için ölümcül hastalık riskinde artış ile karşı karşıya kalıyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şule Arslan, tütün ve alkol tüketimi, aşırı yeme, hareketsizlik gibi sağlık riski oluşturan davranışlar arasında en sık görülenlerin “fazla kilo ve hareketsizlik” olduğuna dikkat çekerek “15 yaş ve üzerindeki nüfusun yaklaşık yüzde 31’inde fiziksel aktivite yetersiz ve bu her yıl yaklaşık 3,2 milyon insanın ölümüne neden oluyor. Hareketsiz bir yaşam tarzı olan bireylerin erken ölüm riski yüzde 22 ila 49 daha yüksek. Bunlar ciddiye alınması gereken veriler.” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Şule Arslan

Kanser, metabolik hastalıklar, kalp damar sorunları…

Hareketsiz bir yaşam tarzının, insan vücudunu farklı mekanizmalar yoluyla etkilediğine değinen Prof. Şule Arslan, şunları söylüyor: “Hareketsizlik insan vücudunda istenmeyen olumsuz etkilere neden olur. Tüm nedenlere bağlı ölüm riski yükselir. Kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerde, kanser ve metabolik hastalık riskini (diyabet, hipertansiyon ve dislipidemi gibi) arttırır. Kas iskelet sistemi hastalıkları (eklem ağrısı, kemik erimesi), depresyon ve bilişsel yetersizlik bunlara örnek olarak verilebilir. Uzun süreli hareketsiz yaşam uykusuzluk ve uyku bozuklukları gelişmesi ile de ilişkilidir.”

İşte hareketsiz yaşamın yol açtığı 6 hastalık

Diyabet

İnsülin direnci ve diyabet, hareketsiz yaşamın hızla yaygın hale getirdiği iki önemli sorun.

Araştırmalar Tip 2 diyabet riskinin hareketsiz kişilerde yüzde 112 daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Günde bin 500 adımdan az yürüyen, uzun süre oturan ve kalori tüketimine dikkat etmeyen bireylerde insülin direnci daha sık görülüyor.

Hipertansiyon ve kan yağlarındaki bozukluklar

Türkiye’de de ölümlerin en büyük nedenlerinin başında kalp ve dolaşım hastalıkları (iskemik kalp hastalığı ve inmeler) ve kanser geliyor. Hareketsizlik kan basıncı değişikliklerine neden olduğu gibi kolesterol ve insülin duyarlılığında değişime de yol açıyor.  Bu hastalıklardan korunmanın birinci adımı ise sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam sürmek.

Obezite

Hareketsiz geçirilen sürenin yüzde 10 artmasıyla bel çevresi ölçümlerinde 3.1 cm artış olduğunu gösteren çalışmalar mevcut. Yürüme veya ayakta durma gibi basit aktivitelerde bile enerji harcanıyor; bu tip düşük düzeyde enerji harcanması “egzersiz dışı aktivite termogenezi” olarak adlandırılıyor. Bu tip enerji tüketimini bile kilo almaya karşı savaşmaya yardımcı olabiliyor. Oturma veya yatma gibi düşük enerjili aktivitelerin süresinin artması egzersiz dışı aktivite ile yakılan kalorileri sınırlandırıyor. Araştırmalar, obez kişilerin, ortalama bir bireye kıyasla günde 2 saat daha fazla oturduğunu gösteriyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Kas ve iskelet sistemi hastalıkları

Hareketsiz yaşam; kemik erimesi, eklem ağrıları ve duruş bozukluğuna neden oluyor. Hareket etmemek kemik mineral yoğunluğunu da azaltıyor. 50 yaş üzeri kadınlarda hareketsiz geçirilen zaman yerine en az 30 dakika hafif fiziksel aktivite yapmak kırık riskini yüzde 12 azaltıyor. Günlük 10 saat ve üzerinde hareketsiz zaman geçirenlerde diz ve eklem ağrısı oluşuyor. Uzun süreli oturarak çalışan kişilerde ise duruş bozuklukları, sırt ve boyun ağrısı gelişiyor.

Kanser

Hareketsiz geçirilen zaman genel kanser riskini yüzde 20 artırıyor. Uzun süreli oturmanın kolorektal, rahim, yumurtalık ve prostat kanseri riskini artırdığı, özellikle kadınlarda kansere bağlı ölümleri artırdığı biliniyor. Başka bir araştırmada ise artan toplam oturma süresi ile kolon ve rahim kanseri arasında doğrudan bağlantı olduğu gösterildi.

Kırılganlık

Kırılganlık (zayıflık), vücudun hastalıklara karşı daha kırılgan hale gelmesi durumu olarak tanımlanıyor. Kırılganlığa yol açan çoklu faktörlerin arasında hareketsizlik ilk sıralarda geliyor. Kırılganlık kişinin hastalık veya yaralanmalarda iyileşme-toparlanma yetisini azaltıyor, kırılgan yaşlıların hastaneye yatış olasılıkları da artıyor. Günlük yaşamlarında daha uzun süre oturan bireylerin ileri yaşlarda daha kırılgan olma olasılıkları artıyor. Günlük oturma süresinin kısalması ile kırılganlık gelişme riski de azalıyor.

20-30 dakikada bir ayağa kalkın

Uzun süreli oturmanın sağlık için son derece zararlı olduğunu vurgulayan Prof. Arslan, “Masa başında çalışan kişiler, 20- 30 dakika gibi düzenli kısa aralıklarla ayağa kalkmalı veya yürümelidir; mesai arkadaşları ile bazı görüşmeleri ayakta yapmayı veya ofis içinde evrak alışverişi için kısa süreli yürümeyi alışkanlık haline getirebilirler” diyor.

Uykusuzluk ve düzensiz beslenmenin insanları hareketsizliğe iten başlıca nedenlerden olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şule Arslan şu önerilerde bulunuyor:

“Hareket, sağlıklı beslenme ve kaliteli uyku, insan hayatının olmazsa olmazlarındandır. Yaşam kalitesini ve yaşam süresini daha uzun kılmak için bu 3 kurala uymak çok önemli. Hareketi, hayatımızda bir davranış alışkanlığı haline getirebilirsek, sağlığımızı korumuş oluruz.”

Altın Güvercin 25. kez havalanacak

Altın Güvercin 25. kez havalanacak
Türkiye’nin ilk ve tek beste yarışması “Kuşadası Altın Güvercin Beste Yarışması” için geri sayım başladı.

Bu yıl 25’inci kez düzenlenecek olan yarışmada, halkın dijital oyları ve ön jüri tarafından belirlenen finalistler, 11 Eylül tarihinde Kuşadası’nda gerçekleşecek büyük final gecesinde dereceye girmek için yarışacak.

10 finalist besteyi altinguvercin.com.tr adresli internet sitesi üzerinden dinleyerek, oy kullanabilirsiniz.

İlk kez 1986 yılında düzenlenen Türk pop müziğinin en köklü yarışması Kuşadası Altın Güvercin, bugüne kadar Fatih Erkoç, Harun Kolçak, Aşkın Nur Yengi, Cem Karaca, Asya, Eda-Metin Özülkü, İzel, Çelik, Ercan, Suavi ve Mirkelam gibi birçok başarılı sanatçının kariyerinde önemli bir rol oynarken, Türkiye’nin müzik endüstrisine de damgasını vurmayı sürdürüyor.

Aydın Büyükşehir Belediyesi, Kuşadası Belediyesi ve Kuşadası Altın Güvercin Kültür Sanat ve Tanıtım Vakfı (KUSAV) iş birliğinde 11 Eylül tarihinde Kuşadası’nda gerçekleşecek büyük final gecesinde ön jüri tarafından belirlenen besteler dereceye girmek için yarışacak.

 

  1. Altın Güvercin Beste Yarışması’nın 11 Eylül’deki büyük final gecesinde dereceye girmek için yarışmaya hak kazanan eserler ve yaratıcıları şu isimlerden oluşuyor:

  ŞARKI ADI                                       BESTECİ

  • MASAL                                      AYLİN YELİZ GÜNDOĞDU
  • BİRDENBİRE OLMAZ          MERVE ÖNER DEMİRCİ
  • AĞLAYAN AY                          BORA KAĞAN ÇOBAN
  • YANGINLAR KOR OLDU    MEHMET ALİ GÜNAY
  • HİSSET                                     GÖZDE YÜKSEL ÇETİN
  • DÖN SEN                                 HALİL EROL
  • GİT HADİ                                 VOLKAN ERDEN
  • YA AYIP OLURSA                   MELEK BIÇAKÇI
  • BEKLE EFENDİ                      HAKAN KARTAL
  • VE YİNE BİRDEN                  AÇELYA YURTTUTAN

        YEDEK

  • DUVAR                                     İZZET İSKENDER TİMUR TÜRSEN
  • BORAN                                     ONUR YILDIZDOĞAN

MTV, 2022 “Video Müzik Ödülleri” kazananları belli oldu

MTV, 2022 “Video Müzik Ödülleri” kazananları belli oldu

Jack Harlow 4 ödülle gecenin en çok ödül kazananı oldu, onu 3 ödül ile Lil Nas X ve Taylor Swift takip etti.

HER KATEGORİNİN KAZANANLARI:

YILIN VİDEOSU

Taylor Swift – “All Too Well” (10 Minute Version) (Taylor’s Version) – Republic Records

 YILIN SANATÇISI

Bad Bunny – Rimas Entertainment

 YILIN ŞARKISI

Billie Eilish – “Happier Than Ever” – Darkroom / Interscope Records

EN İYİ YENİ SANATÇI

Dove Cameron – Disruptor Records / Columbia Records

YILIN PUSH PERFORMANSI

SEVENTEEN – “Rock With You” – PLEDIS Entertainment / Geffen Records

EN İYİ İŞBİRLİĞİ

Lil Nas X, Jack Harlow – “INDUSTRY BABY” – Columbia Records

EN İYİ POP

Harry Styles – “As It Was” – Columbia Records

EN İYİ HİP-HOP

Nicki Minaj ft. Lil Baby – “Do We Have A Problem?” – Young Money / Cash Money / Republic Records

EN İYİ ROCK

Red Hot Chili Peppers – “Black Summer” – Warner Records

EN İYİ ALTERNATİF

Måneskin – “I WANNA BE YOUR SLAVE” – Arista Records

EN İYİ LATİN

Anitta – “Envolver” – Warner Records

EN İYİ R&B

The Weeknd – “Out Of Time” – XO / Republic Records

EN İYİ K-POP

LISA – “LALISA” – YG Entertainment / Interscope Records

EN İYİ VİDEO

Lizzo – “About Damn Time” – Atlantic Records

EN İYİ METAVERSE PERFORMANSI – MTV, Recur ile ortaklık kurarak “Metaverse Performansı” kategorisini kazananına ilk çevre dostu NFT’yi verdi.

BLACKPINK Sanal | PUBG – YG Entertainment / Interscope Kayıtları

EN İYİ UZUN VİDEO

Taylor Swift – “All Too Well” (10 Minute Version) (Taylor’s Version) – Republic Records

EN İYİ SİNEMATOGRAFİ

Harry Styles – “As It Was” – Columbia Records

EN İYİ YÖNETMENLİK

Taylor Swift – “All Too Well” (10 Minute Version) (Taylor’s Version) – Republic Records

EN İYİ SANAT YÖNETİMİ

Lil Nas X, Jack Harlow – “INDUSTRY BABY” – Columbia Records

EN İYİ GÖRSEL EFEKTLER

Lil Nas X, Jack Harlow – “INDUSTRY BABY” – Columbia Records

 EN İYİ KOREOGRAFİ

Doja Cat – “Woman” – Kemosabe Records / RCA Records

EN İYİ DÜZENLEME

ROSALÍA – “SAOKO” – Columbia Records

YILIN GRUBU

BTS

YAZIN ŞARKISI

Jack Harlow – “First Class”

YILIN ALBÜMÜ:

Harry Styles – Harry’s House

O Ses Almanya Zeynep Avcı yeni şarkı ile geliyor

O Ses Almanya Zeynep Avcı yeni şarkı ile geliyor

İlk olarak Sıla imzalı yayınladığı Çığ şarkısının ardından, Tan Taşçı’nın en sevilen şarkılarından “Yalan”ı stüdyoda seslendirerek O Ses Almanya’da yakaladığı başarıyı daha da yukarıya taşıyan Zeynep Avcı yepyeni bir şarkıyla daha müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

Seslendirdiği slow şarkılarla büyük beğeni toplayan Zeynep Avcı, bu kez hareketli şarkısıyla sonbahar aylarına farklı bir enerji katacak. Sözü ve bestesi son dönemlerin en beğenilen şarkılarına imza atan isimlerden biri olan Doğanay Karadeniz’e, düzenlemesi Gürsel Çelik’e ait  “Taviz” şarkısı Zeynep Avcı yorumuyla müzikseverlerle buluşacak.

Kenan Haliloğlu yönetmenliğinde çekilen klipte Zeynep Avcı yaz günlerinden kalma görüntülerle herkesin içini ısıtacak. Zeynep Avcı’nın “Taviz” adlı şarkısı 2 Eylül’de klibiyle aynı anda Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında.

Haluk Levent Erguvan Festivalinde sahne aldı

Haluk Levent Erguvan Festivalinde sahne aldı

‘Çatalca 21. Erguvan Festivali’nin açılış konserinde önceki gece Haluk Levent sahne aldı. Çatalca’da bu yıl 21’incisi düzenlenen ‘Erguvan Festivali’ büyük bir coşkuyla başladı. İlk gün sahne alan Haluk Levent, şarkılarını on binlerin katıldığı muhteşem bir koro eşliğinde seslendirdi.

Çatalca’da pandemi dolayısıyla ara verilen ve bu yıl yeniden yapılmaya başlanan ‘Erguvan Festivali’nin açılış gecesinde renkli görüntüler oluştu. Festivalin ilk halk konserinde Haluk Levent, sevenlerine muhteşem bir müzik ziyafeti yaşattı. Levent, konser sonunda Çatalca Belediye Başkanı Mesut Üner, Çatalca Kaymakamı Erdoğan Turan Ermiş, Büyükçekmece Kaymakamı Ali İkram Tuna ve tüm sevenleriyle birlikte sahneden selfie yapmayı da ihmal etmedi.

Beklenen düğün Bodrum’da gerçekleşti

Beklenen düğün Bodrum’da gerçekleşti

Oyuncu Petek Ertüre bir süredir birlikte olduğu iş insanı Serdar Oal ile Bodrum’da nikah masasına oturdu.

Çiftin daha önce 7 Ağustos’ta Bodrum’da nikâh masasına oturacağı söyleniyordu.

İlişkilerini bir dargın bir barışık 2 yıldır sürdüren sunucu-oyuncu Petek Ertüre ile iş insanı Serdar Oal, kısa bir ayrılığın ardından barışarak evlenme kararı aldı. Çift, nikâh tarihi olarak da tanıştıkları gün olan 7 Ağustos’u tercih etmişlerdi ama nikah 26 Ağustosta kıyıldı.

Petek Ertüre kimdir?

Petek Ertüre, 1984 yılında İstanbul’da doğdu. Liseyi Marmara Kolejinin teknik lisesi olan Marmara Radyo Televizyon’da okudu. Ardından Maltepe Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı Bölümü‘nde okudu ve mezun oldu.

B Magazin, D life, D Magazin, Renkli Hayatlar isimli Magazin programlarını sundu. Aynı zamanda reklam filmlerinde ve Sonbahar isimli dizide rol aldı. Müjdat Gezen Sanat Okulu, Sadri Alışık Kültür Merkezi’nde eğitim aldı.

Zafer Bayramı kutlamaları belli oldu

Zafer Bayramı kutlamaları belli oldu
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin 100’üncü yıl dönümünü İstanbul, Ankara ve İzmir’de coşku dolu etkinliklerle kutlayacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığının Atatürk Kültür Merkezi, CSO ADA ANKARA ve İzmir Gündoğdu Meydanı’nda düzenlediği etkinlikler, Türk insanının 30 Ağustos’ta yazdığı destansı öyküyü konserler, gösteriler ve danslarla sahneye taşıyacak.

Büyük Zaferin 100. Yılı Özel Konserleri Gösteri Programı
30 Ağustos 2022 – Ankara / CSO ADA ANKARA – 21:00
30 Ağustos 2022 – İstanbul / Atatürk Kültür Merkezi, Giriş Açık Sahne – 21:15
30 Ağustos 2022 – İzmir / Gündoğdu Meydanı – 20.15

The Roof at The Ritz-Carlton, Istanbul’da latin müzikleri

The Roof at The Ritz-Carlton, Istanbul’da latin müzikleri

The Roof at The Ritz-Carlton, Istanbul, herkesi canlı Latin Müziğiyle dansa davet ediyor.

Latin müziği seven, izleyerek eğlenmenin yanı sıra dans etmek isteyenler için de; sıcak, neşeli ve romantik ezgilerin yer aldığı keyifli bir performans sunan Combo Latino, 3 Eylül Cumartesi günü The Roof at The Ritz-Carlton, Istanbul’da sizlerle buluşuyor.

Muhteşem manzaraya karşı NISHANE’nin sponsorluğunda saat 20:00’da DJ performansıyla başlayacak gece 21:00’da Combo Latino’nun dans müzikleriyle devam edecek. Dans etmeye doyamayacağınız bu güzel gecede eğlence The Ritz-Carlton, Istanbul Blue Lounge’da saat 23:00’dan 02:00’a dek sürecek After Party’le devam edecek.