Yazılar

Zerrin Özer yeni şarkısı “Yamalı Yüreğim”i doğum gününde çıkardı

Zerrin Özer yeni şarkısı “Yamalı Yüreğim”i doğum gününde çıkardı

Basit Numaralar isimli çalışmasıyla uzun süredir zirvede olan Zerrin Özer, yapımcılığını Hayrettin Güneş’in üstlendiği “Yamalı Yüreğim” isimli şarkısını Grand Müzik etiketiyle tüm dijital platformlardan müzikseverlerin beğenisine sundu.

Yeni Şarkısını Doğum Gününde Çıkardı

Zerrin Özer,söz ve müziği Mustafa Arapoğlu imzası taşıyan şarkısını İstanbul’da kliplendirirken, çalışmasının çıkış tarihini ise doğum gününe denk getirdi. Klip çekimlerinde duygularını dile getiren Zerrin Özer, ”Basit Numaralar ve Külfet şarkılarımızdan sonra sırada Yamalı Yüreğim isimli çalışmamız var. Bu kez slow bir aşk şarkısı ile hayranlarımın ve müzikseverlerin karşına çıktım. Gösterilen ilgiden ve özellikle Basit Numaralar şarkısı ile genç kuşağında Zerrin ablası olmaktan oldukça mutluluk duyuyorum. Hem yeni şarkımın heyecanı hemde doğum günüm olması münasebetiyle iki mutluluğu bir arada yaşıyorum. Buradan beni seven, bana değer veren ve beni hiç yalnız bırakmayan dinleyicilerime de teşekkür etmek istiyorum” dedi.

Kom’dan eve özel tasarımlar

Kom’dan eve özel tasarımlar

Kom, trendlere uygun tasarımlarıyla 7’den 70’e her yaşa ve her zevke hitap ediyor.

Pamuklu ve doğal liflerden elde edilen kumaşlardan üretilen ev giyim ürünleriyle sezona damga vuran markanın, nefes alabilen dokusu ve nem emici özelliği sayesinde uyku kalitesini arttıran kumaşları, renk tonlarıyla da sezon trendlerini yakalamayı başarıyor.

Markanın pijama setlerinde, mevsimin trend renkleriyle, erkeklere özel tasarlanan önden düğmeli modellerin yanı sıra, hayvan figürlerinin en eğlenceli dokunuşları ile renklendirilen çocuklar özel pijama modelleri de bulunuyor. Markanın kadınlara özel hazırladığı pijama setlerinde ise, saten kumaşlardan leopar desenlere, günlük giyime uygun pamuklu kumaşlardan düğmeli modellere, her zevke hitap eden tasarımlar yer alıyor.

Ceren Gündoğdu’ya Avrupa’da büyük ilgi

Ceren Gündoğdu’ya Avrupa’da büyük ilgi

Türk pop müziğinin yükselen değerlerinden Ceren Gündoğdu, bir yandan üretmeye bir yandan da konserlerine tam gaz devam ediyor.

Son olarak yayınladığı “Aşinayım” şarkısıyla tüm dijital platformlarda ve radyolarda en çok dinlenenler arasında yer alarak kısa bir sürede büyük bir başarıya imza atan Gündoğdu, Avrupa turnesinin ardından ayağının tozuyla İstanbul’da sahne aldı. Hollanda Haarlem ve Avusturya St. Pölten şehrinde sevenleriyle buluşan Ceren Gündoğdu, sevilen şarkılarını hayranlarıyla coşkulu bir şekilde seslendirdi. Cumhuriyetin 100.Yılını en içten duygularla kutlayan Gündoğdu, “Ülkemizin çağdaş ve aydınlık yarınları için bizlere Cumhuriyeti armağan eden başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimizi rahmet, saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun. Ne Mutlu Türküm diyene!” dedi.

Atasay’dan maksimalist tasarımlar

Atasay’dan maksimalist tasarımlar

Sonbahar/Kış 2023-24 sokak ve gece stilini belirleyen bireysel ve maksimalist duruş, Atasay mücevherleriyle kendine yeni bir ifade biçimi yaratıyor.

Kadınsı ve güçlü bilezikler ile küpeler, adeta heykelsi bir zarafeti yansıtıyor. Konu parmaklara gelince artık sıradan yüzüklerin değil, cesur ve parmaklarınıza karakter katan çoklu yüzüklerin zamanı geldi. Sezonun öne çıkan gömleklerine şıklık katacak kalın, pırlanta taşlarla süslenmiş zincirlerin gücünü ise hafife almayın!

Atasay mağazalarını veya www.atasay.com adresinde

Zeynep Sherif “Dünya Evi Kötülükler Bahçesi – Gölgenin İhaneti”

Zeynep Sherif “Dünya Evi Kötülükler Bahçesi – Gölgenin İhaneti”

Zeynep Sevgin Sherif’in kitabı Dünya Evi Kötülükler Bahçesi – Gölgenin İhaneti Yazardan Direkt Yayınevi’nden çıktı.

Zeynep Sherif’in güçlü kaleminden okuduğumuz bu çekici hikâye, Gölgenin İhaneti başlığını taşıyor ve Dünya Evi Kötülükler Bahçesi serisinin devamını da müjdeliyor.

Distopik ve fantastik unsurların iç içe geçtiği Gölgenin İhaneti kitabında Q’nun ve çevresindeki entrika zincirinin heyecan dolu hikâyesi yer alıyor. Normal bir varlık olmayan ve bu nedenle ailesi dahil herkesin kendisinden korktuğu Q, benliğini ararken ve kendi bağımsızlığını oluşturmaya çalışırken pek çok şeyle yüzleşmek zorunda kalıyor. Ticari anlaşmaların ve aile bağlarının bir araç olarak kullanmak istediği Q, yer yer kendi ağzından anlatımları ile okura en derin sırlarını anlatıyor.

Papa İstanbul’a geliyor

Papa İstanbul’a geliyor
‘Vatikan’ın Şifresi: Bir Temel Macerası’’nın genç aşıkları Temel ve Buğlem’in mutluluğu için, Papa İstanbul’a geliyor! Eser Yapım imzalı, yönetmenliğini Okan Ege Ergüven’in üstlendiği, senaryosu Erol Hızarcı’ya ait, 10 Kasım’da sinemalarda izleyiciyle buluşacak.

Filmde, sevdiği kıza kavuşabilmek için arkadaşlarıyla birlikte imkânsız bir görevin üstesinden gelmeye çalışacak olan Temel, çareyi Vatikan’da arıyor! Trabzon’dan Vatikan’a uzanan bu macerada; Papa, Temel ve Buğlem’in mutluluğu için nasıl bir rol üstlenecek?
Gözünden sakındığı kızı Buğlem’i (Eda Nur Hancı), Temel’e (Reşat Hacıahmetoğlu) vermemeye kararlı olan babası Mustafa (Altan Erkekli), Temel’i zorlamak için her yolu deneyecek. Kız tarafı ve erkek tarafını karşı karşıya getirecek olan şartlara rağmen, sevdiği uğruna göze alabileceklerinin sınırı olmadığını her defasında kanıtlayan Temel, mutlu sona ulaşmak için hangi yollara başvuracak?
Yıldız kadrosunda; Reşat Hacıahmetoğlu, Eda Nur Hancı, Ömür Arpacı, Osman Kot, Tuna Orhan, Asuman Dabak, Zeynep Eronat, Altan Erkekli, Salih Kalyon, Alp Öyken, Naşit Özcan, Abidin Yerebakan’ın bulunduğu komedi filmi, 10 Kasım’da sinemalarda izleyiciyle buluşacak…

Hint temalı alışverişte buluştular

Hint temalı alışverişte buluştular

Birbirinden farklı girişimci markalara kendini tanıtma fırsatı sunan Jade&Brands, gerçekleştirdiği “Bollywood Shopping Gala”da renkli anlar yaşattı. Raffles Hotel’de gerçekleşen etkinliğe cemiyet ve magazin dünyasından çok sayıda isim de katılarak girişimcilere destek oldular.

Hint Temalı  Bollywood Shopping Gala’da modadan sanata, dekorasyondan kozmetiğe uzanan geniş
marka yelpazesi ile birbirinden değerli girişimciler bir araya geldi. Alışverişin yanı sıra Hint dans şovları, astroloji sohbetleri gibi etkinliklerle katılımcılar keyif dolu bir gün geçirdiler.

Hindistan Başkonsolosu Mijito Vinito’nun da katıldığı galada, Vinito tüm standları dolaşarak girişimcileri tebrik etti.

Asil Slang’ten “Hop Dedim” ile albüm müjdesi

Asil Slang’ten “Hop Dedim” ile albüm müjdesi  

Asil Slang, 8 şarkıdan oluşan yeni albümü “Kırmızı Kar” öncesi, albümden ilk tekliyi dinleyiciyle buluşturuyor.

Sony Music Türkiye etiketiyle 3 Kasım’da yayınlanacak “Hop Dedim”, albümün ayak seslerini taşıyor. Kontrolden çıkmış karmaşıklıklar içinde ne tür bir aksiyon alacağını kestiremeyen, etrafında olup bitenlere “dur” demek istese de engel olamayan bir ruh halini anlatıyor. Sözlerin yazarı Asil Slang, aranjeyi prodüktör koltuğundaki Davinci ile paylaşıyor. Asil Slang’in 24 Kasım’da yayınlanacak “Kırmızı Kar” albümünün ön satışa açılan şarkısı “Hop Dedim”, videosuyla birlikte 3 Kasım’da yayında olacak.

Bağırsaklarınızdaki yararlı bakterilerin sayısını nasıl artar?

Bağırsaklarınızdaki yararlı bakterilerin sayısını nasıl artar?

Sonbahar ve kış aylarında kapalı ve kalabalık mekanlarda virüslerin bulaş riski çok daha  yüksek olduğundan, bağışıklık sistemimizi güçlendirmek her zamankinden fazla önem taşıyor. Bağışıklık sistemimizin oluşumunda bağırsaklarımızın kilit rol oynadığını vurgulayan Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı, “Enfeksiyonlardan korunmamızda vücudumuzdaki dost bakterilerin büyük önemi vardır. Dost bakteriler (yararlı bakteriler) zararlı bakterilerin (düşman/patojen) çoğalmasını engelleyerek bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Bu mikroorganizmalar sayıca en çok bağırsaklardadır. Yetişkin bir insanın bağırsaklarında yaklaşık 100 trilyon bakteri (yaklaşık 1,5 kg) vardır. Bağırsaklarımızda yer alan dost bakterilerin sayısı ne kadar fazla olursa bağışıklık sistemimiz de o kadar güçlü olur” diyor. Günlük yaşamda alacağımız bazı önlemlerle dost bakterilerin sayısını artırıp, zararlı bakterilerin sayısını azaltmanın ve hastalıklardan korunmanın mümkün olabildiğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı, bağırsaklarımızdaki yararlı bakterileri artırmanın 4 etkili yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Meltem Batmacı

Dr. Meltem Batmacı

  1. Sağlıklı ve dengeli beslenin

Yapılan bilimsel çalışmalar; sağlıklı ve dengeli beslenmenin, bağırsak sağlığıyla doğrudan ilişkili olduğunu kanıtlıyor. Koruyucu ve katkı maddesi içermeyen gıdalar tüketmek, her gün yeterince su içmek, fast food tüketiminden kaçınmak, lifli besinleri tercih etmek ve beslenmede çeşitliliğe önem vermek bağırsak sağlığımızın dolayısıyla bağışıklığımızın güçlü olmasında büyük önem taşıyor. Dr. Meltem Batmacı “Organik, mevsim sebze ve meyveleri tercih edilmeli, bebekler ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmelidir. Rafine şeker ve doymuş yağlardan uzak durulmalıdır” diyor.

  1. Probiyotik ve prebiyotik besinler tüketin!

Bağırsaklarımızda yaşayan, sağlık için yararlı (dost) bakteriler olan probiyotikler; zararlı bakterilerin bağırsak duvarından dokulara sızmasına engel oluyor. Zararlı bakterilerin çoğalmasını engelleyerek, bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Prebiyotikler ise; probiyotik bakteriler için besin ve enerji kaynağı olurken, probiyotiklerin çoğalmasını ve büyümesini sağlıyor. Probiyotik ve prebiyotik içeren besinler tüketilmesini öneren Dr. Meltem Batmacı “Tarhana, yoğurt, kefir, ayran, turşu (özellikle lahana), sirke, şalgam, tereyağ ve sarımsak probiyotikten zengin besinlerden birkaçıdır. Sarımsak, soğan, elma, muz, hurma, kuru incir, tahıllar ve kurubaklagiller, keçi sütü, kuruyemiş, pırasa ve enginar da prebiyotikten zengin besinler arasında yer almaktadır” diyor.

Dr. Meltem Batmacı

  1. Gereksiz antibiyotik ve sık ağrı kesici kullanmayın!

Ülkemizde en sık yapılan yanlışlardan biri, soğuk algınlığı ve ishal başta olmak üzere, tedavisinde antibiyotiğin yerinin olmadığı hastalıklarda da antibiyotik kullanılması oluyor. Dr. Meltem Batmacı, gereksiz antibiyotik kullanımından mutlaka kaçınılması gerektiğini vurgulayarak, bilinçsiz ve gelişigüzel antibiyotik kullanmanın vücuda fayda yerine zarar verdiğini, bağırsak sağlığını da son derece olumsuz etkilediğini söylüyor. Dr. Meltem Batmacı, özellikle doğumdan sonraki 0-18. aylar arası fazla antibiyotik kullanımının bağırsak florasını kalıcı olarak değiştirebildiği uyarısında bulunuyor. Sık ağrı kesici kullanımı da mide ve bağırsaklara çok büyük zarar verdiğinden mümkün olduğunca kaçınmak gerekiyor.

  1. Stresi kontrol etmeyi öğrenin!

Stres kararında olduğunda kişiyi tetikte tutmak ve tehlikelerden korumak adına gerekli olsa da aşırısı ruh sağlığını olduğu kadar fiziksel sağlığı da ciddi şekilde tehdit ediyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı, yapılan bilimsel çalışmaların; aşırı stresin mide ve bağırsak sistemini de doğrudan etkilediğini belirterek, gerekirse stres yönetimi konusunda bir uzmandan destek almakta fayda olacağını söylüyor.

Kemal Başar; Türk Tiyatrosunu dünyaya taşıyor

Kemal Başar; Türk Tiyatrosunu dünyaya taşıyor

Türk tiyatrosunun sevilen isimlerinden Kemal Başar ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Sanat kariyerinin başlangıcından emekliliğine, Tiyatro Keyfi’nin kuruluş hikayesinden gelecek projelerine kadar pek çok konuyu ele aldık. İşte, Kemal Başar’ın sanatla dolu yaşamından ve Türk tiyatrosunun geleceği hakkındaki düşüncelerinden kesitler…

Röprtaj: NAZAN ORTAÇ

Devlet Tiyatroları’ndan emekli olduktan sonra Tiyatro Keyfi’ni kurdunuz. Hep hayaliniz mi kendi tiyatronuzu kurmak?

Devlet Tiyatrosu’ndan emekli olmadan 1 yıl önce kurduk Tiyatro Keyfi’ni. Tiyatro Keyfi, Frankfurt’ta yaşayan Dr. Cüneyt Arkan ile birlikte kurduğumuz Emma Gösteri Hizmetleri Ltd ya da Emma Art’ın sürükleyici markası. Çocukluk arkadaşım olan Cüneyt hekim. Onun da kendi hastanesi var. Kendi tiyatromu kurmayı hem yapımcı hem yönetmen olmayı uzun süredir düşünüyordum ben de… Bir yılbaşı için Cüneyt’in Frankfurt’taki evinde birlikteyken gelişti ve noktalandı konu. Ortak olduk. Avrupa’da yönettiğim eserler, danışmanı olduğum festivaller, üyesi olduğum tiyatro örgütlerinde edindiğim tecrübeler ve yurtdışında gördüğüm ilgiyle, Devlet Tiyatrosu’ndaki sanatçı kimliği altındaki memuriyetim de yapacağım işlerin genellikle düşük profilli yöneticilerin iznine, görüşüne tabi olması oldukça çelişiyordu zaten. Kurum yöneticilerinin baskısıyla, vereceği, vermeyeceği izinlerle, dedikodularla, aşağı çekiştirmelerle uğraşmaya hiç zamanım yoktu. Sanatın gerektirdiği bağımsızlık duygusuyla kurum içinde giriştiğim mücadelelere kendi arzumla son verdim; yaptığım, yapacağım işler zedelensin, ötelensin istemedim. Oldukça genç bir yaşta, emekliliği hak ettiğim gün veda dilekçemi veriverdim. Bir şey kaybetmedim, çok şey kazandım. Gerçek bir tiyatrocu oldum.

Cilgin Zamanlar

Çok üretken bir tiyatro topluluğu Tiyatro Keyfi… Güncel oyunlarınızdan bahseder misiniz?

Kurulduğumuz 2013 yazından beri bir repertuvar tiyatrosuyuz. Titizlikle oluşturduğum repertuvar kadar geleneksel tiyatromuzdan ve minimalizmden beslenen sahneleme üslubumuz da oldukça ilgi görüyor, mutluyum. Bu minimalist üslup eserlerimizin Londra’dan Berlin’e, Amsterdam’dan Lahey’e, Sibiu’dan Lefkoşa’ya, Gazimağusa’ya, Seul’den, Daejeon’dan Tel Aviv’e, Jaffa’ya, gelecekte de pek çok uluslararası festivale, tiyatro buluşmasına davet edilmesine neden oluyor. Yerelden beslenerek yaptığımız çağdaş tiyatro, dünyanın ilgisini çekiyor. Sanatın olmazsa olmazı özgünlük ve özgürlüktür. Biz de kendi kültürümüzden yola çıkan özgün sahnelemelerle, özgür seçimlerle, güçlü tasarımlar, yalın, sahici oyunculuklarla Türk tiyatrosunu dünyaya taşımaktan büyük keyif alıyoruz. Türkiye’de ilk kez sergilenen Sam Bobrick’in dünyaca ünlü komedisi “Çılgın Zamanlar” geçtiğimiz sezon yılın en iyi komedisi ödülünü almıştı, bu sezon da ciddi seyirci sayısıyla başladı. Ülkemizi tarihinde ilk kez olmak üzere Güney Kore’deki Daejeon Uluslararası Tiyatro Festivali’nde temsil eden, Kosta Kortidis’e ısmarladığım “Amy Winehouse” ve Aziz Nesin’in yazdığı, oyuncularının en iyi genç oyuncu ödülü aldığı “Tut Elimden Rovni” sürüyor. Yeni eserimiz Nazım Hikmet’in Bursa Cezaevinde yazdığı şiirlerden Hakkı Ergök’ün oyunlaştırdığı “Yatıyorum Demirli Bir Şilep Gibi Bursa’da” prömiyer yaptı. Aleksei Arbuzov’un savaş karşıtı ünlü metni “Söz Veriyorum”un ise provalarındayız. Yine Kosta Kortidis’in yazdığı “Ted Bundy” 8. sezonuna giriyor. Savaş Başar’ın anısına yaptığımız “Öykülerden Oyunlar” ise 10. sezonunda… Çocuk oyunumuz “İnatçı Keçiler” de küçük seyircilerle buluşmak için gün sayıyor.

Hem oyuncu hem de yönetmen olarak çalışmak, nasıl bir denge gerektiriyor? Bu iki rol arasında nasıl bir geçiş yapabiliyorsunuz?

Bunlar iki rolden ziyade iki ayrı meslek. İkisinin de esasları var, bunlara hiç esneklik payı bırakmadan uyuyorum. Yönetmenken eğer sormuyorsam işime karışılmasından hoşlanmam; oyuncuyken, eğer sormuyorsa yönetmenin işine karışmam. Yönetmenken oyuncunun maksimumunu almak, oyuncuyken de yönetmenin önerdiğini yapmak için her şeyimi veririm. İlkeli ve tutkuluysanız, mesleğin gereklerini biliyorsanız ve şuurluysanız ikisi arasında geçiş yapmak oldukça kolay. Yönetenin de yönetilenin de bilmesi gereken, parlatılacak olan kişinin kendi değil, eserdir. Yönetmen de oyuncu da ekibin birer parçasıdır. Tiyatronun unsurlarıdır. Tiyatroda aslolan ekiptir. El birliği ile eser parlatılır. Öyle değilse, yapılan tiyatro değildir.

Tiyatro, dizi ve sinema gibi farklı sahne türlerinde birçok farklı karakteri canlandırdınız. Hangi sahnede olmak size daha fazla keyif veriyor?

Hepsi oyunculuk. Hepsinde yapılan meslek aynı. Hepsi çok keyifli. Ben mesleğini çok seven ve sevdiği mesleği yapabilen azınlıktan olduğunun bilincinde bir insanım. Tiyatrodan hiç kopmadım; yönetmenlikten, oyunculuktan başka bir meslek yapmayı hiç düşünmedim.

Tiyatro kariyerinizin yanı sıra müzikle de ilgilendiğinizi biliyoruz. Müzik kariyeriniz hakkında daha fazla bilgi alabilir miyiz? Hangi tarzlarda müzik yapıyorsunuz?

Gitarı elime aldığım 14-15 yaşlarımdan beri müzikle uğraşıyorum. 50’nin üstünde şarkı yaptım, ama bunları günyüzüne çıkarmam rahmetli demeye kıyamadığım dostum, Kalan Müzik’in kurucusu Hasan Saltık’ın isteğiyle oldu. İlk albümüm Kalan Müzik’ten çıktı. Onu KRL Müzik’ten çıkan iki teklim takip etti. Arkadaşlarımın çok sevdiğim bir iki şarkısı dışında kendi şarkılarımı söylüyorum kayıtlarda… Zaman buldukça verdiğim konserlerde de kendi şarkılarımın yanı sıra sevdiğim, bilinen Türkçe şarkılara kimi İngilizce şarkılar ekleniyor. Piyasada arabesk temalı, benim pek benimsemediğim havada çok şarkı var; ben diğer şarkılar sınıfında müzik yapıyorum.

Gelecekteki projeleriniz neler? Seyircileriniz sizden neler bekleyebilir?

Ben Tiyatro Keyfi’ndeki kendimden verimli bir ikinci on sene bekliyorum. Tiyatro Keyfi’nin dünya tiyatrolarıyla yapacağı ortak projeler, benim uzak ülkelerde yöneteceğim eserler, bizim yönlendirmemiz ya da yönetimimizde, başka ülke tiyatrolarıyla tasarımcı, oyuncu, dansçı, müzisyen değişimleri gerçekleşecek görünüyor. Bu konularda sürekli çalışıyoruz, projeler üretiyoruz.

Cilgin Zamanlar

KİMSEYE TAVSİYE VERMEM- BEN DE DİNLEMEZDİM ZATEN

Türk tiyatrosunun geleceği hakkında düşünceleriniz neler? Genç tiyatroculara ve sanatçılara tavsiyeleriniz neler olurdu?

Türk tiyatrosunun geleceği hakkında Kültür Bakanı düşünsün, benim hiç zamanım yok. Kimseye tavsiye veremem, zaten gençler tavsiyelerimi dinlemez, daha dündü, hayat çok kısa, ben gençken hiç tavsiye dinlemedim, bir kulağımdan girdi, öbüründen çıktı; kendim yaşadım, gördüm. Onlar da yaşayacak, görecek. Ama yolumu nasıl oluşturduğumu söyleyebilirim. Sadece kendimle yarıştım. Kimseyi kıskanmadım, ama çok kişiye gıpta ettim. Sinsi sinsi kinlenmedim, benden iyi bulduklarıma nasıl yaptıklarını sordum. Bendeki bilgiyi isteyenle hep paylaştım. Bundan keyif aldım. Tiyatroda pasta her zaman çok büyüktür. Herkesin yeri ayrıdır, çünkü sanatsa yaptığınız, o tiyatro mutlaka orijinallik ister. O zaman çekişme niye? Herkes aynı gemide değil mi? Tiyatro gemisini birlikte yüzdüreceğiz. Tüm dünya tiyatrocuları kardeştir.