Yazılar

İki kutlama bir arada

Gökhan Türkmen’e yakın arkadaşlarını yeni yaş gününü Bodrum’da düzenledikleri sürpriz doğum günü partisinde kutladı.

Partinin asıl sürprizi ise Gökhan Türkmen ve Sinem Türkmen çiftinin 10. evlilik yıldönümlerinde nikah tazelemeleri oldu. Beyazlar içinde aile dostları Mazlum Çimen’in güzel dilekleri ile gerçekleşen nikahta, sembolik olarak takı töreni de yapıldı. Türkmen eşinin bütün olarak kahrını çekip bu kadar seven bir kadınla 10 yıl geçiriyor olması ve uzun yıllar birlikte olacağını bilmek mutluluk verici birşey olduğunu, inşallah nazar değmez ve hayatımız böyle gider dedi.

Mazlum Çimen, “insanların ilişki ve arkadaşları sürdüremedikleri bu dönemde, bu kadar güzel bir birlikteliği sürdürdüğünüz için tebrik ederim. Nice güzel yıllarınız olsun” diyerek ilk kutlayan dostları oldu.

Erken evrede belirti vermediği için…

Acıbadem Maslak Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Rıza Kural “Prostat kanseri erken evrede belirti vermediği için ailede kanser öyküsü varsa 40, yoksa 45 yaşından itibaren tarama testi önerilmektedir. En önemli tarama testi PSA denilen kan testidir. Bununla birlikte bazı saldırgan türde kanserler PSA az ürettikleri için parmakla rektal muayene de mutlaka yapılmalıdır. Tedavi aşamasında ise günümüzde robotik cerrahi yöntemi giderek daha çok tercih edilmektedir. Bu yöntemle komplikasyon oranları azalmakta, ameliyat süresi kısalmakta ve hasta daha çabuk iyileşmektedir. Robotik ameliyat sonrasında ise cinsel fonksiyon kaybı ve idrar kaçırma gibi sorunlar daha az görülmektedir” diyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Rıza Kural, Eylül ayı Prostat Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, prostat kanseri hakkında en çok merak edilen 10 soruyu yanıtladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Günümüzde her 7 erkekten birinde rastlanan prostat kanseri, 70 yaş üstündeki her 2 kişiden birinde görülüyor. Prostat kanseri erkeklerde kansere bağlı ölümler arasında 2. sırada yer alsa da erken tanı konulduğunda neredeyse tamamen tedavi edilebiliyor. Erken tanı için de düzenli olarak 40-45 yaşları itibarıyla üroloji muayenesi ve PSA testi yapılması gerekiyor.

Prof. Dr. Ali Rıza Kural

Prof. Dr. Ali Rıza Kural

SORU: Hangi belirtilerle ortaya çıkar?

CEVAP: Prostat kanseri erken evrede belirti vermez. Lokal ileri evre yani bulunduğu yerde büyüyüp çapı birkaç cm’yi geçen kanser varlığı halinde idrar yolunu tıkamaya başlar ve hastalar zor idrar yaptıklarını ifade eder. Ender de olsa idrarda yanma, meniden kan gelmesi gibi şikayetler de görülebilir. Prostat kanseri kemiklere yayılmış yani metastaz yapmışsa o zaman da hastalar sırt, bel bölgesi, kalça ve bacaklarda ağrı şikayetleriyle hekime başvururlar.

SORU: En önemli risk faktörleri nelerdir?

CEVAP: Çalışmalar hastaların yaklaşık yüzde 10’unda kalıtsal faktörlerin rol oynadığını göstermektedir. Anne ve babadan gelen bazı genlerin mutasyona yani değişime uğraması, prostat kanseri riskini artırabilir. Genetik mutasyon, sigara, obezite ya da ultraviyole ışınlarına maruz kalma gibi çevresel faktörlere bağlı olarak sonradan da gelişebilir. Bu nedenle ailede meme kanseri, kolorektal kanser, over kanseri, pankreas kanseri ve prostat kanseri olup olmadığı iyice sorgulanmalıdır.

SORU: Kimler, ne zaman tarama testi yaptırmalı?

CEVAP: Ailesinde meme kanseri, kolorektal kanser, over kanseri, pankreas kanseri ve prostat kanseri öyküsü olanların tarama testlerine 40 yaşından itibaren; olmayanların ise 45 yaşından itibaren başlamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Ali Rıza Kural “Yaş ilerledikçe prostat kanseri görülme sıklığı artmaktadır. Hastaların yüzde 60’ını 65 yaş ve üzerindeki yaş grubu oluşturmaktadır. Prostat kanseri gelişme riski, ailede bir kişide bu hastalık varsa 2 kat; ailede iki kişide varsa 4 kat artmaktadır” diyor.

SORU: Erken tanının önemi nedir?

CEVAP: Prostat kanseri erken teşhis edilirse neredeyse tamamen tedavi edilebilir. Bunun için de tarama testleri büyük önem taşımaktadır. Prostat Spesifik Antijen (PSA) olarak bilinen kan testi, en önemli tarama testi olarak kabul görmektedir. Ayrıca günümüzde BRCA 1, BRCA 2 genetik testlerle ailesel riski olan hastalarda genetik mutasyon olup olmadığı saptanabilmektedir.

SORU: Hangi tarama testleri yapılabilir?

CEVAP: En önemli tarama testinin Prostat Spesifik Antijen (PBA) olarak bilinen kan testi olduğunu belirten Prof. Dr. Kural şöyle konuşuyor: “PSA değerlerinin yüksek olması kesin kanser anlamına gelmediği gibi düşük bulunması da kanserin olmadığı anlamına gelmez. PSA Velocity (Psa Değerinin yıllık artış hızı ), f/t PSA yani serbest PSA’nın total PSA’ya oranı, 4K testi, idrarda PCa 3 testi, Phi skoru testi gibi yüzde yüz sonuç vermeyen ancak anormal olduğunda şüphemizi artıran testler de vardır. Şüphe arttığında Multiparametrik Prostat MR’ı çekilmeli ve ardından gerekli görülürse MR görüntüleri eşliğinde Prostat Biyopsisi- MR-TRUS füzyon biyopsi yapılmalıdır.”

Acıbadem Maslak Hastanesi

SORU: Parmakla muayene yapılması şart mı?

CEVAP: PSA değerlerine baktırmak önemli olsa da PSA üretmeyen veya az üreten saldırgan kanser tiplerini de araştırmak gerekiyor. Parmakla muayenenin önemini vurgulayan Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Rıza Kural “Ayrıca PSA kanserden başka nedenlerle de yükselebildiği için parmakla prostat muayenesi büyük önem taşır. PSA değeri ne olursa olsun parmakla muayenede sertlik bulunması prostat kanseri şüphesi oluşturur” diyor.

SORU: Kanser tanısı konulduğunda ne yapılmalı?

CEVAP: Hastalığın “Klinik Önemli” mi “Klinik Önemsiz” mi olduğuna bakmak gerekiyor. Patologlar, biyopsi materyalini inceleyerek tümörün saldırganlık derecesine göre “Gleason skoru” denilen bir sonuç verirler. Gleason skoru düşük ve tümör uzunluğu da küçük ise yani “Klinik Önemsiz Prostat Kanseri” ise aralıklı PSA kontrolü ile takip yani Aktif İzlem önerilir. Gleason skor yüksekse yani “Klinik Önemli Prostat Kanseri” saptanırsa tedaviden önce sadece prostat kanserinde kullanılan ve hastalığın evresi hakkında bilgi veren “Ga 68 PSMA pet” taraması yapılmalıdır.

SORU: Nasıl tedavi ediliyor?

CEVAP: Prostat kanseri organa sınırlıysa ve hastanın yaşı, genel sağlık durumu uygunsa en geçerli tedavi yöntemi cerrahidir. Radikal Prostatektomi denilen ameliyatta prostatla birlikte meni keseleri ve bölgesel lenf düğümleri çıkartılır. Prostatın her iki tarafında yerleşik sinir-damar demetleri korunarak ameliyat sonrası ereksiyonun devam etmesi sağlanabilir. Geçici idrar kaçırma olsa da 4-6 hafta içerisinde düzelir. Hastanın sağlık koşulları ameliyat için uygun değilse veya hasta ameliyat istemiyorsa radyoterapi yani ışın tedavisi uygulanabilir. Hastalık ileri evrede ise vücuttaki erkeklik hormonunu baskılayan hormon tedavisi veya kemoterapi uygulanmaktadır. Bazı hastalarda da sadece tümörlü bölgenin tedavi edildiği “Fokal Tedavi” yöntemine başvurulabilir. Bu tedavilerde ilk 2 yılda nüks oranları yüzde 25 civarındadır.

SORU: Robotik cerrahinin açık ameliyattan farkı nedir?

CEVAP: Açık ameliyatın geç iyileşme, uzun süre hastanede kalma, enfeksiyon riski ve büyük yara izi gibi dezavantajları olduğunu belirten Prof. Dr. Ali Rıza Kural “Robotik cerrahide Da Vinci adlı robot, konsol cerrahı tarafından kullanılmaktadır. Robot enstrümanlarının 7 derece serbest hareket kabiliyeti, eldeki en ufak titremenin aletlere iletilmesini engelleyen sistemin varlığı, görüntünün 12 misli büyük ve 3 boyutlu olarak konsola iletilmesi ameliyatı çok hassas ve çok az bir kan kaybıyla yapmamıza imkan verir. Bunun sonucu olarak da açık cerrahiye oranla daha hızlı bir iyileşme sağlanrken kan transfüzyonuna çok düşük oranda (yüzde 1’den az) gerek duyulur. İdrar tutmanın geri dönüş süresi ve oranları, ereksiyon geri dönüş süresi ve oranları açık ameliyata oranla daha iyidir” diyor.

SORU: Prostat kanserinden korunmak mümkün mü?

CEVAP: Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Rıza Kural bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “Prostat kanserinden korunmak için süt ve süt ürünlerinin fazla tüketilmemesi, aşırı derecede kalsiyum alınmaması önerilmektedir. Ayrıca obezitenin de prostat kanseri riskini artırdığı belirtilmektedir. Bunun yanı sıra düzenli egzersiz yapılması, bol sıvı tüketilmesi, D vitamini kullanılması, sigara içilmemesi, içenlerin de bırakması tavsiye edilmektedir. Aşırı miktarda E vitamini alınmasının veya Folik asit kullanımının da prostat kanseri riskini artırdığı bilinmektedir.”

İzmir’i Mert Demir coşturdu

Türk pop müziğinin zirvedeki ismi Mert Demir, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı İzmir’de verdiği muhteşem konser ile kutladı.

  1. İzmir Enternasyonal Fuarı Çim Konserleri kapsamında sahne alan Mert Demir, konsere katılan yaklaşık 150 bin kişiye bayram coşkusunu yaşattı.

Mert Demir, pop müziğine damgasını vuran şarkılarının yanı sıra en son yayınlanan Olmazlara Vuruluyorum isimli yeni şarkısını Duygu Edis ile seslendirdi.

Tan Taşçı Seymenlere eşlik etti

Tan Taşçı, 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri kapsamında Ankara’da Atatürk Orman Çiftliği’nde kurulan dev sahnede yerini aldı.

Zafer Bayramı’mızın 102. yılı şerefine tüm Türkiye’de yapılan etkinlikler kapsamında memleketi Ankara’da sahneye çıkan Taşçı’yı 100.000’den fazla başkentli karşıladı. Gecenin açılışını söz ve bestesine imza attığı “Türk” marşı ile yapan sanatçı, 2 saat aralıksız sahnede kalarak unutulmaz bir bayram gecesine imza attı.

Seymenleri sahnesinde ağırladı

“Atatürk Orman Çiftliği’ni yollara kadar dolduran her birinize teşekkür ediyorum. Biz geçen sene de Mansur Başkanımızla beraber oynamıştık. Bu artık klasiğimiz oldu. Yine Seymenlerimiz bizimle. Seymenleri çok severim. Cumhuriyet dönemi Ata’mızı karşılamışlar ve onlar aydınlığın bekçisi. O yüzden sahnemde ağırlamaktan şeref duyuyorum.” diyen Taşçı, Ankara yöresine ait türküler söyleyerek Seymenlerle dans etti.

Cem Belevi’nin bayram coşkusu

Manisa Turgutlu Belediyesi bu yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın çoşkusunu sevilen popçu Cem Belevi ile kutladı. Büyük Zaferin 102. yılında Cem Belevi sevenlerine unutulmaz bir gece yaşattı.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde elde edilen bu zaferi kutlarken, milletimizin birlik ve beraberlik içinde nice zaferlere ulaşacağına olan inancımızı hep beraber tazeliyoruz. 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun! Başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün şehitlerimizi minnet ve saygıyla anıyoruz. Ruhları Şad Olsun.

Cem Belevi; Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde milletçe kazanılan zaferlerle bize emanet edilen bu vatana gözümüz gibi bakmak ve daha ileriye taşımak hepimizin en önemli sorumluluğudur şeklindeki sözleri ile sahnesine veda etti.

Zafer Bayramı’nı İzmir’de kutladı

İzmir’de 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 102. yıl dönümü, ünlü sanatçı Buray’ın konseriyle büyük bir coşkuyla kutlandı. Buray, muhteşem sahne performansıyla izleyenlere unutulmaz anlar yaşatırken konserinin sonlarına doğru elinde Türk bayrağıyla ” Memleketim” şarkısını binlerce kişiyle hep bir ağızdan seslendirdi. Buray, konuşmasında “Başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını ve bağımsızlık yolunda destan yazan tüm kahramanları saygı ve minnetle anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun” diyerek duygularını ifade etti.

Çağan Şengül’den akustik versiyon

Son zamanların başarılı isimlerinden Çağan Şengül, popüler hitlerini akustik formatta yeniden seslendirdiği yeni projesini müzikseverlerle buluşturuyor.

“Telafi,” “Bana Artık Şarkı Yazdırma,” “Feryat Figan” ve “Yokmuş Sevenim Senden Önce” adlı dört sevilen şarkısını akustik formatta bir araya getirdiği EP’sini, yeni albümünden önce dinleyicilere sunuyor.  Duygusal söz ve melodilerin sahibi Çağan Şengül’e parçaların akustik düzenlemelerinde de Burak Bedirli eşlik ediyor.

EP’nin ilk üç parçasının canlı akustik performans videoları geçtiğimiz hafta yayınlanmış ve yetenekli sanatçı izleyenlerden tam puan almayı başarmıştı. EP’nin son şarkısı “Yokmuş Sevenim Senden Önce”nin akustik performans videosu yayınlanırken tüm canlı performans kayıtları ise tüm dijital platformlarda Sony Music Türkiye etiketiyle müzikseverlerle buluştu.

Berfin Öztürk’ten ruhsal terapi

Modern pop şarkılar söyleyen Berfin Öztürk, Gtr Müzik etiketli yeni teklisi ‘Geçmişin İzleri’ video klibiyle tüm dijital platformlarda yerini aldı.

Söz ve bestesi Mert Carim’e ait olan ‘Geçmişin İzleri’, aranjesi Mert Carim ve Aydın Bayram’ın ortak çalışması. Şarkı sanatçıya, acılara rağmen büyük bir aşkın yaşanmaya devam ettiği hissini veriyor.

Şarkının video klibini film yönetmeni Murat Can Doğan çekti. Klipte Viyana’da tiyatro eğitimi alan Cem Deniz Berfin Öztürk’e eşlik etti.

Sinema sektöründe 10 yıl kostüm tasarımcısı olarak çalıştıktan sonra müzik dünyasına yatay geçiş yapan Berfin Öztürk, 6 yaşından beri şarkı söylüyor. Çocukluğundan beri şarkı yazıp besteleyen Berfin Öztürk, biraz piyano, gitar ve ukulele çalıyor. İlerleyen yıllarda en büyük hayali olan kitabını da yayınlayacak.

Reyhan Karaca “Hayat felsefem Monica Bellucci ile aynı”

Reyhan Karaca, söz ve müziği Mustafa Arapoğlu imzalı ‘Sen Yaktın’ isimli yeni şarkısını Hayrettin Güneş yapımcılığında yayınladı. Grand Müzik etiketiyle yayınlanan şarkının klibi İstanbul’da çekildi. ‘Sen Yaktın’ isimli şarkısına iddialı bir klip çeken Reyhan Karaca,’ Uzun süredir üzerinde çalıştığım bir şarkı oldu. Tarz olarak kendimi yansıttığımı düşünüyorum. Tarz demişken, bana hep Monica Bellucci’ye çok benziyorsun diyorlar. Benziyormuşuz bilmiyorum ama hayat felsefemiz aynı. Monica’nın da dediği gibi ‘20 yaşında güzel olmak doğaldır. Ama 40 yaşından sonra güzel kalabilmek sizin hayat tarzınızı gösterir. Bende bu klibe tarzımı yansıttığımı düşünüyorum. Belki de Türkiye’nin Monica Bellucci’si de benimdir’ dedi.

Beş bin kişi dinledi

Türk müziğinin en önemli isimlerinden biri olan ünlü sanatçı Candan Erçetin, Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşen konserinde, 26 senelik Harbiye geleneğini bozmadı ve yine büyük bir başarıya imza attı. Kerki Solfej Organizasyonu ve Kral Pop Radyo’nun medya sponsorluğunda gerçekleşen konserde, yaz boyunca birçok şehirde binlerce hayranıyla buluşan sanatçı, İstanbul’daki merakla beklenen konserinde de büyük bir coşkuyla karşılandı. Programına “Bahar” şarkısıyla başlayan Erçetin, “Dertler her zaman oldu ve olacaktır ama biz neşemizi kaybetmemeliyiz,” dedi.

Yaklaşık 5.000 kişinin katıldığı ve tüm biletlerin tükendiği bu unutulmaz gecede Candan Erçetin, hayranlarına sevilen şarkılarını seslendirirken her şarkısında koro halinde eşlik eden dinleyicilerine de teşekkür etti. Konser boyunca iki farklı kıyafet giyen başarılı sanatçı, zarafeti ve muhteşem sesiyle de izleyicileri büyüledi. Yüksek enerjisi ve sahnedeki hareketliliğiyle dikkat çeken Erçetin, klasikleşmiş şarkılarının yanı sıra 90’lar potpuri ve Balkan potpuri parçalarıyla da dinleyicilere keyif dolu anlar yaşattı.

Konserin ikinci bölümünde büyük sürprizlerin yaşandığı gecede sahneye rapçi ve sosyal medya fenomeni Mirac’ı davet eden Erçetin, birlikte “Oğlan Oğlan” şarkısının yakında yayınlayacağı yeni versiyonunu söyleyerek düet yaptı. Kendisini dinlemeye gelen hayranlarına her Harbiye konserinde olduğu gibi unutulmaz bir gece yaşatan Candan Erçetin, daha sonra sahneye davet ettiği Akatay Project ile Balkan şarkılarını söyleyerek coşkuyu ikiye katladı.

Konserinin sonlarına doğru 102 yıl önce 26-30 Ağustos arasında gerçekleşen Büyük Taarruz günlerinden söz eden Erçetin, bu taarruzun yıldönümünde olduğumuzu hatırlattı ve bu günümüzü yaşayabilmemiz için canını, kanını feda eden kahramanlarımıza olan minnetini ifade etmek için söylediği marşlarla da büyük beğeni aldı. İki saat kırk dakika boyunca sahnede kalarak son yılların en coşkulu Harbiye konserine imza atan Candan Erçetin, ayakta alkışlar eşliğinde sahneden indi; ancak yoğun istek üzerine tekrar çıkarak bis yaptı.