Yazılar

Mustafa Yılmaz, Ahsen Almaz ile “Nasıl Dayandın” şarkısında buluştu

Türk müziğinin sevilen iki ismi Mustafa Yılmaz ve Ahsen Almaz, “Nasıl Dayandın” şarkısında bir araya geldi. Yapımcılığını Hayrettin Güneş’in üstlendiği, sözleri Kerim Aras’a ait olan “Nasıl Dayandın” şarkısında düet yapan sanatçı Mustafa Yılmaz gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Şarkının klibini çektiklerini söyleyen Mustafa Yılmaz ve Ahsen Almaz, güzel bir düet çalışmasına imza attıklarını belirtti. Zorlu bir süreci geride bıraktıklarını anlatan Ahsen Almaz, “Çok zorlu bir süreçti. Fakat çok güzel bir klip çektik. Herkes çok uğraştı. Eminim ki şarkı çok iyi yerlere gelecek” diye konuştu. Mustafa Yılmaz ise herkesin kalbine dokunacak bir şarkıya imza attıklarını ifade ederek “Sevgili Ahsen ile çok güzel bir düet olduğuna inanıyorum. Bu şarkıya çok emek verdik. Hem stüdyo hem klip aşamasında inanılmaz bir emek sarf ettik. İnanıyorum ki bu şarkı dinleyen herkesin kalbinde bir yer edinecek” dedi.

Mustafa Yılmaz, “Bu ikili nasıl bir araya geldi?” sorusuna yanıt verdi. Yılmaz, “Daha önce aynı şirkette çalışmalarımız olmuştu. ‘Ahsen neden bir biz düet yapmıyoruz’ diye bir konuşmamız olmuştu. Kerim Aras kardeşim ‘Ben size bir şarkı hediye edeyim’ dedi. Kendi aramızda şarkıyı seçtik. İkimize de uyumlu oldu” diye konuştu.

Mustafa Yılmaz ve Ahsen Almaz’ın düet çalışması “Nasıl Dayandın”; yapımcılığını Hayrettin Güneş’in üstlendiği Grand Müzik etiketiyle önümüzdeki günlerde tüm dijital platformlarda yerine alacak.

Jessica Andrew “Tuzlu Su”

Jessica Andrews’un aidiyetle özgürlük arasında bocalayan bir ruhun portresini çizdiği romanı Tuzlu Su, Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı!

Tuzlu Su, Londra’nın yoğun temposundan kaçarak Kuzey İngiltere’nin kırsalına sığınan ve burada geçmişiyle, ailesiyle ve kendi kimliğiyle yüzleşen Lucy’nin hikâyesini anlatıyor. Modern edebiyatın sade ama güçlü seslerinden biri olarak öne çıkan roman, genç bir kadının büyüme sancılarını samimi ve çarpıcı bir yaklaşımla gözler önüne seriyor.

Ayrıntı Yayınları’nın Edebiyat dizisinde yerini alan Tuzlu Su’yu İngilizceden dilimize Sena Dalgıç çevirdi.

Dila Uzun’un yeni teklisi “Döne Döne”

Dila Uzun’un yeni teklisi “Döne Döne”, duygusal bir döngünün içinde kaybolmuş bir ruh halini etkileyici bir müzikal anlatımla sunuyor.

Alternatif pop ve R&B; altyapısına sahip şarkı, groove odaklı yapısıyla hem hareketli hem de içe dönük bir atmosfer kuruyor. Hipnotik ritimler, yumuşak synth dokunuşları ve güçlü vokal yorumu; parçanın hem tekrar eden duygusal halini hem de içsel çatışmasını yansıtıyor. “Döne Döne”, takıntı ve özlem arasında gidip gelen duyguları sade ama vurucu bir dille anlatıyor. Şarkının aranje ve mix süreci Osman Çetin’e, mastering çalışması ise Emre Kıral’a ait. Dila Uzun’un karakteristik yorumu ve üretim ekibiyle kurduğu uyum sayesinde parça, kendi sesini buluyor ve dinleyiciye benzersiz bir deneyim sunuyor.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Pop müziğe taze kan Vildan Demir

Vildan Demir, müzik kariyerine güçlü bir adım daha ekleyerek yeni teklisi “Sen De Duysan”ı dinleyiciyle buluşturuyor. Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanan şarkı, modern sound’u ve güçlü yorumuyla sezona iddialı bir giriş yapmayı hedefliyor. Söz ve müziği, son dönemde üretimleriyle dikkat çeken Soner Han’a ait olan “Sen De Duysan”, etkileyici anlatımıyla öne çıkıyor. Prodüktörlüğünü deneyimli müzik adamı Genco Arı’nın üstlendiği çalışma, modern altyapısıyla dinleyiciyi ilk dinleyişte içine çekiyor. Güncel bir müzikal yaklaşıma sahip olan şarkı, pop müziğin özlenen sıcaklığını dinleyicilere yeniden hatırlatıyor. Vildan Demir, yepyeni şarkısı “Sen De Duysan” ve klibi, tüm dijital müzik platformlarında yayında!

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Işıl Ayman ve Batuhan Kordel’den yaz şarkısı

Işıl Ayman ve Batuhan Kordel, yaza yeni bir aşk şarkısı ile giriyor. 2022 yılında imkansız bir aşkı anlatan “Sevsek de Olmuyor” şarkısıyla ilk kez buluşan ikili, bu sefer bir kavuşma hikayesi anlatıyor ve “Kollarını Bana Sar” diyor.

Söz ve bestesi Işıl Ayman ve Batuhan Kordel’e ait şarkı, aynı zamanda Işıl Ayman’ın sonbahar aylarında yayınlanacak ilk albümden ikinci single olarak yayınlanacak. 20 Haziran’da Sony Music Türkiye etiketiyle müzikseverlerle buluşacak şarkının düzenlemesi Efe Demiryoğuran imzası taşıyor.

Cesur sözleriyle de ilgiyi üzerine çekecek “Kollarını Bana Sar” şarkısının Selin Sanlı tarafından çekilen klibi de tüm platformlarla birlikte, Işıl Ayman youtube kanalında yayında olacak.

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Bîdar’dan yeni şarkı “Hazine”

Alternatif müziğin özgün isimlerinden Bîdar, yeni şarkısı “Hazine” ile dinleyicisiyle buluştu. Sözü ve müziği kendisine ait olan parça, geçmişin izlerini taşıyan anıların zamanla nasıl birer hazineye dönüştüğünü anlatıyor.

Prodüksiyon, miks ve mastering süreçlerinde Özgün Tuncer yer alırken; davullarda Ediz Hafızoğlu, synth basta Umut Oymak, gitarda ise Durul Canberk İres bulunuyor. Klavye, synthesizer ve geri vokallerde Bîdar’ın kendi dokunuşu hissedilirken, kapak tasarımı Elif Tekneci imzası taşıyor.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Gökcan Sanlıman’dan duygusal şarkı “Nasıl Hayat?”

Gökcan Sanlıman, hem içeriği hem de prodüksiyon kalitesiyle öne çıkan yeni şarkısı “Nasıl Hayat” için tüm hazırlıklarını tamamladı. Sözü ve müziği sanatçının kendisine ait olan parçanın prodüktör koltuğunda ise Esad Fidan oturuyor.

Sanlıman’ın “duygusal ama enerjik” olarak tanımladığı parçada, uzaklaşan bir ilişkiye dair içsel bir sorgulamanın izleri var. Dinleyeni düşündüren ama aynı zamanda dans ettiren şarkı, sanatçının yakında yayımlanacak olan albümünün de habercisi niteliğinde. Yönetmen Deniz Özgün’ün imzasını taşıyan video klip, modern ve sade bir anlatımla dikkat çekiyor.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Prof. Dr. Mehmet Kanar “Nef’î’nin Türkçe Dîvân’ı”

Klasik Türk edebiyatının en kudretli şairlerinden Nef’î’nin Türkçe Dîvân’ı, eserin daha iyi anlaşılabilmesini sağlayan Prof. Dr. Mehmet Kanar’ın dil içi manzum çevirisiyle Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı!

Temelini Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki yazma nüshanın oluşturduğu, aynı zamanda başka yazma ve matbu kaynaklardan da yararlanılan çalışma, okurlara sayfanın bir tarafında özgün metnini, öbür tarafında ise halk şiiri anlatımına yaslanan, sanat kaygısından uzak çevirisini sunuyor. Bazı kavramların ve isimlerin daha iyi anlaşılması için kitabın sonunda küçük bir sözlüğün de yer aldığı Dîvân, raflarda ve internet satış sitelerinde!

Yaz kış güneş kremi kullanın!

Yaz aylarında açık havada daha çok vakit geçiriyor, deniz ve havuza girmeye bayılıyoruz. Ama yazın bu keyiflerin tatsız sonuçlarıyla karşılaşmamak için risklerine karşı önlem almak da gerekiyor. Yaz aylarının en büyük riski, güneş ışınları. Uzmanlar, aşırı güneş ışığına maruz kalmanın, güneş yanıklarına ya da onarılması güç başka hasarlara neden olduğuna ve cildi yaşlandırdığına dikkat çekiyor. Ama korkulan başka bir sonuç daha var; deri kanseri. Güneşten gelen ultraviyole ışınlarına maruz kalmak deri kanserlerinin önlenebilir sebeplerinin en başında geliyor. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun kanser istatistik verilerine göre; 2009 yılında 353 melanom vakası varken 2014 yılında bu sayı 610’a yükselmiş. Acıbadem Kartal Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Didem Kazan, “Güneş sanıldığı kadar masum değil. Güneşin zararlı etkileri zamanla ince, kırışık, lekeli bir cilde ve hatta deri kanserlerine yol açabiliyor. Deri kanserinden korunmanın en etkili yolu ise güneşle teması bilinçli sınırlamaktan geçiyor. Özellikle gündüz saatlerinde doğrudan güneşe çıkmayın, mutlaka çıkmanız gerekirse de gölgede kalmaya çalışın, güneş kremi kullanın, güneş gözlüğü ve şapka takın” sözleriyle uyarıda bulunuyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Didem Kazan güneşin zararlı etkilerinden korunmak için alınabilecek önlemleri şöyle sıralıyor:

Dr. Didem Kazan

Dr. Didem Kazan

Güneş kremiyle korunun

En az SPF 30 ve üzeri koruma sağlayan bir güneş kremi kullanmaya özen gösterin. Bu konuda tartışmalar olsa da güneş kremlerinin insan sağlığı üzerinde uzun dönemde kanserojenik bir etkiye sahip olduğunu gösteren bilimsel bir çalışma bulunmuyor. Hatta bazı çalışmalar tam tersini, yani güneş kremi korumasından sonra deri kanserlerinin azaldığını ortaya koyuyor. Bu nedenle cildimize düzenli güneş kremi uygulayarak deri kanseri gelişimini engelleyebiliriz.

Çinko oksit kremler ışınları geri yansıtır

Özellikle gebeler, emziren anneler, 6 ay ve üzeri yaştaki çocuklar başta olmak üzere, tüm yaş grupları için titanyum dioksit, çinko oksit gibi fiziksel filtre içeren ürünler daha güvenli bir tercih sunuyor. Bu filtreler ciltten emilmez ve sistemik dolaşıma katılmadığı için hormonal, sistemik yan etki riski taşımaz. Güneş ışınlarını geri yansıtarak cildi güneş ışınlarından korur. Dışarı çıkmadan yarım saat önce iki parmak uzunluğu kadar güneş kremini yüzünüze, sonrasında aynı miktarda kremi sırasıyla boyun, dekolte, kulak üzeri ve el üzerine sürün. Her 2-3 saatte bir ya da deniz, havuz sonrası yenileyin.

Kışın da krem sürmeyi ihmal etmeyin!

Ultraviyole ışınlarının camdan ve buluttan kolaylıkla geçip cildimize ulaşması nedeniyle yaz, kış, bulutlu, güneşli gün, evde ve dışarıda her zaman güneş kremi sürmek gerektiğini unutmayın.

Süresi geçen üründen kaçının

Güneş kremi ambalajı üzerindeki ibareleri dikkatle okuyun. UVA ve UVB işaretleri ultraviyole A ve B’den korur, bu nedenle her iki dalga boyundan koruma sağlayan ürünleri tercih edin. Artı sayısı “+” koruyuculuk gücünü gösterir, mümkünse “++++” ibaresi bulunan ürünleri seçin. Kapağı açık kutu işaretinin ürünün ömrünü gösterdiğini aktaran Dermatoloji Uzmanı Dr. Didem Kazan, “Genellikle 6 ay ya da 1 yıl olarak belirlenen süre içerisinde ürünün tüketilmesi gerekir. Kullanım süresini geçen ürün yeterli koruyuculuk sağlayamayacağı için yanıklara, lekelenmelere, uzun dönemde deri kanserlerine neden olabilir” diyor.

Geniş çeperli şapka ve gözlük takın

Güneşe maruz kalan vücut alanı ne kadar küçük olursa cilt hasarı da o kadar azalır. Bu amaçla sıklıkla yüzünüzün alın, kulak ve ense kısmını kapatan geniş çeperli şapkalar ve gözlük takın. Mümkünse bu ürünlerin ultraviyole koruması içeren formlarını tercih edin. Ayrıca ince kumaştan kolları ve bacakları örten giysilerin de vücudun güneşten korunmasına katkı sağlayacağını unutmayın.

10:00-16:00 saatleri arasında güneşe çıkmayın

Güneş ışınlarının dik olduğu yaz aylarında saat 10:00-16:00 arasında güneşe çıkmamaya özen göstermek ultraviyole maruziyetini kısıtlamak açısından çok değerlidir. Bu saatler güneş ışınlarının en dik açıyla geldiği saatler olup hem güneş yanıkları açısından hem de lekelenme ve deri kanseri gelişimi açısından riskli saatlerdir.

Gölgede kalın!

Dışarıda geçirdiğiniz zaman boyunca mümkün olduğunca gölgede kalmaya çalışın. Ancak gölgede kalındığı zaman içerisinde de yerden yansıyan güneş ışınları nedeniyle ultraviyole maruziyetinin devam ettiğini unutmayın. Bu nedenle gölgede kalacak olsanız bile istenmeyen saatlerde dışarı çıkarken güneş kremini ihmal etmeyin.

Güneş altında geçireceğiniz süreyi kısaltın

Eğer dışarıda vakit geçirmek zorundaysanız güneş altında geçirmeniz gereken süreyi kısıtlamaya özen gösterin. Tüm korunma önlemlerine rağmen güneşte 15 -20 dakika fazla zaman geçirilmesi yüksek ultraviyole maruziyetine neden olur. Gününüzü buna göre planlamaya çalışın.

Koruyucu hap alabilirsiniz

Tüm bu önlemlere ek olarak deri kanserine genetik yatkınlığı, güneş alerjisi, deri kanseri öyküsü, güneş ile alevlenen deri hastalığı gibi özellikli hastalığı olan kişilerde ayrıca güneş koruyucu hap gibi ek önlemler de alınabilir. Ancak bu hapların da tek başına güneşten koruma etkisinin kremlerden daha az olması nedeniyle diğer önlemlere ek olarak ve doktor tavsiyesiyle alabilirsiniz.

Solaryumdan uzak durun

Son olarak güneşten neredeyse 10 kat daha fazla ultraviyole maruziyetine neden olan solaryumdan uzak durmak gerektiğinin altını çizen Dermatoloji Uzmanı Dr. Didem Kazan, “Dünya Sağlık Örgütü tarafından kanserojen olarak adlandırılan solaryum cihazlarının uygulanmasından sonra cilt kanserlerinde ciddi artış gelişimini bildiren çok sayıda çalışma bulunuyor. Bu nedenle yaz kış solaryumdan kaçının” diyor.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pau

İş birliğinde 20. yıllarını kutluyor

Tecnorib ve Pirelli’nin 2005 yılında başlayan iş birliğinden doğan Maxi-Rib tekneler, performans, tasarım ve ayırt edici karakteri bir araya getiriyor; Pirelli’nin sportif karakterini yollardan denizcilik dünyasına aktarıyor.

Sacs Tecnorib

19 ülkedeki Sacs Tecnorib distribütörlerinin geniş ağı sayesinde 20 yılda 1.000’den fazla PIRELLI markalı tekne üretildi. 30’u aşkın milletten tekne sahibine teslim edilen bu modeller günümüzde Florida kıyılarında, Avustralya koylarında, İtalya ve Avrupa denizlerinde seyrediyor. Tekne satışlarının son iki mali yıldaki cirosu ise her sene 20 milyon doları aşmış durumda.

Sacs Tecnorib

İlk modellerden sürat teknelerine: Stil kodlarını yeniden tanımlayan ikonik bir seri

  • PIRELLI P ZERO™ 770 modelinin keskin hatlar, tepkisel bir gövde ve net orantılarla lanse edilmesi denizcilik dünyasında yeni bir stili tanımladı. Ayrıca P ZERO™ lastiğin ilk kez boru tipi lastiklerde görülen sırt deseni, onu takip edecek tüm PIRELLI markalı modelleri tanımlayacak görsel bir kimliğin başlangıcı oldu.
  • Proje 2007 yılında PIRELLI 1400 ile yeni bir forma evrildi. Bu tekne, offshore yarışlarından ilham alan tasarımıyla Red Dot Tasarım Ödüllerinde “Best of the Best” ödülünü kazandı.
  • 2012 yılında doğan PIRELLI 1000 Cabin, serinin tarihindeki en çok satan kabinli tekne haline geldi. Şık tasarımla konforu buluşturan 1100 Cabin modeli hem kullanıma hem tekne deneyimine farklı bir perspektif getiriyor.
  • Serinin amiral gemisi niteliğindeki PIRELLI 1900, koleksiyonun en etkileyici modeli olarak 2017 Cannes Boat Show sırasında tanıtıldı. Offshore tarzı performansı, geniş kapalı alanları, heykelimsi hatları ve iddialı görünümüyle yeni bir maxi-rib tekne doğdu.
  • 2019 yılında kimliği güçlendirilen seri; kompakt, sade ve anında ayırt edilen jet tender (yat botları) modelleriyle genişletildi.
  • Uzun yılların deneyimiyle güçlenen iş birliği kapsamında bir “walkaround” modeli geliştirildi. 2020 yılında tanıtılan PIRELLI 42, bağlantılı alanları ve eşsiz bir deneyimi benzersiz ve sportif bir karakterle birleştirmesiyle öne çıktı. Bu tekne, günümüzde PIRELLI 30, 35 ve markanın gerçek amiral gemisi olan PIRELLI 50’yi de içeren PIRELLI SPEEDBOATS serisinin ilk modeli oldu.
  • Ana ürün yelpazesinin yanı sıra PIRELLI TENDERS serisi de tekne sahiplerinin ihtiyaçlarını karşılamak için geliştirilen tasarımları ve çok yönlü, geniş seçkisiyle kendine ayrı bir yer edindi.

Sacs Tecnorib

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv