Yazılar

Muça’dan iddialı şarkı “Bi Nedeni Var”

Muça’dan iddialı şarkı “Bi Nedeni Var”

Seslendirdiği pop ve arabesk eserleriyle ciddi bir hayran kitlesine sahip olan Muça, söz ve bestesi Kerim Araz’a ait “Bi Nedeni var” isimli şarkısını müzikseverlerle buluşturdu. Kısa sürede ilgi gören çalışmasıyla ilgili konuşan Muça,” Şarkıyı ilk dinlediğimde nedenini hâlâ bilmediğim bir şekilde büyük heyecan yaşadım. Bir anda şarkıyı müzikseverlerle buluşturma isteği oluştu ve stüdyo çalışmalarına start vererek ortaya çok güzel bir eser çıkardık. Yıllardır sahne dünyasında varım ve bu şarkıda adeta dinleyen herkesin kendisinden bir şeyler bulacağından eminim” diyerek duygularını dile getirdi.

Neden psikoloğa gitmeliyim?

Neden psikoloğa gitmeliyim?
Hepimiz zaman zaman arkadaşımıza, eşimize dostumuza “Bence bir Psikolog’a görünmelisin” demişizdir ya da bize denilmiştir. Bu yönlendirme eylemi karşısında gelen “Hayır hiç de gerek yok” cümlesi, günümüzde biraz daha yerini “Aslında haklısın, olabilir, deneyebilirime” evrilmiş durumda. Peki gerçekten ne zaman Psikolog’a gitmeli? Herkesin böyle bir terapiye ihtiyacı var mı? Bir keşif olan; kendini yakından tanıma, farkındalığı arttırma, kaçılan duygu durumları ile yüzleşmeyi sağlayan terapi sonrası kendimizi nasıl hissedeceğimizin yanıtını Liv Hospital Uzmanı Psikolog Belgin Arslantaş’tan aldık.

Psikolog Belgin Arslantaş

Psikolog Belgin Arslantaş

Ne zaman psikoloğa gitmeliyim?
Aslında genel olarak bireylerin; ‘’Ben üstesinden gelirim ya da hallediyorum’’ veya ‘’Kimseye ihtiyacım yok’’ gibi düşünceleri ve etiketlenme korkusu psikoloğa gitmenin, destek aramanın bununla birlikte destek almanın önündeki en büyük engeldir. Duygu, düşünce veya davranış örüntülerinde her zamanki hale göre farklılıklar mevcutsa ya da duygusal açıdan kötü hissediliyorsa, uzun denebilecek bir süredir aynı şikayetler devam ediyorsa psikoloğa gidilmelidir. Bazı durumlarda yaşanılan sıkıntıların kronik bir hal alması ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Kişi kendini bir çıkmazın içinde hissediyorsa bir uzman desteğinin faydalı olabileceğinin farkında olması gerekmektedir.
“Ben iyiyim psikoloğa ihtiyacım yok” derken aslında neyi bastırıyoruz?
Tabi ki başa çıkmakta zorlandığımız duygularımız, korkularımız, sanrılarımız ve kendi gerçekliğimizden kaçıyoruzdur. Bazen yüzleşmek zordur, çünkü şunu biliriz ki körü körüne tutunduğumuz kaygılarımız, acılarımız ya da sorunlarımızla çalışır ve yüzleşirsek o tanıdık olan kabuğu kırmış da olacağızdır bu bazen insanı korkutur. Sorunlarının kendinden alınması hali çıplak ve savunmasız da hissettirebileceği gibi yerine ne koyacağım neyin arkasına saklanacağım ya da neye tutunup yas tutacağım endişesi bazen onunla yüzleşip iyileşmekten daha zordur.
Terapi nedir?
Terapi gerekli eğitimlerini tamamlamış ruh sağlığı profesyonelleri eşliğinde duygularınızı, düşüncelerinizi, hayata bakış açınızı, kendiniz ve diğerleri ile ilgili inançlarınızı, tutumlarınızı, günlük yaşamda sizin bile farkına varmadığınız bilinçdışı itici güçlerinizi fark etmenizi sağlayan bir keşif ve bilimsel tedavi sürecidir. Bu keşif ve iyileşme sürecinin en önemli amacı ise yaşadığınız zorluklara karşı iç görü kazanmanız, düşünce ve duygularınızda değişiklik meydana getirmeniz, bu değişiklikleri hayata geçirebilmek için ihtiyacınız olan motivasyonu ve değişim için uygun yolları belirlemektir.
Terapi sonrası kişi kendini nasıl hisseder?
Bu çalışılan konunun derinliği, kişinin kişilik yapısı ve her sorun ve sürece özgü olarak değişiklikler gösterebilen spesifik bir duygulanım halidir.
Terapi uzunluğu ve bir süresi var mıdır?
Seans süreleri genelde 45/50 dakikadır ancak tedavinin uzunluğu herkes için kişiseldir. Terapi süreci herkes için aynı işlemez, aynı oranda sürmez. Mevcut sorununuz, soruna özgü terapistin belirlediği ve çalıştığı ekol, sizin seanslarınıza düzenli gidiyor olmanız gibi çok hassas alt başlıklar mevcuttur. Ancak ne kadar ihtiyacınız olduğuna da siz ve terapistiniz ortak karar veriyor olacaksınızdır. Bu doğrultuda hedeflerinizin ve isteklerinizin ne olduğunun farkına varmak, onları duyabilmek ve terapilerde bunlar üzerine tartışmak önemli bir parçadır.
Yani, terapilerin ne kadar süreceğine dair net bir süre, zaman veya oturum sayısı vermek yanıltıcı olabilir. Terapi süresi kişinin kendisine ve yaşam öyküsüne özgüdür. Kişiden kişiye sorundan soruna çoğu zaman farklılık gösterir. O yüzden belki de ne kadar süreceğinden ziyade kendimize ait olgulara bakmak onların farkına varmak içsel yolculuğumuza odaklanmak bu sürece fayda sağlayacak olandır.

 Erhan Özşeker “Türkiye’de 1 Mayıslar”

 Erhan Özşeker “Türkiye’de 1 Mayıslar”

Akademisyen Erhan Özşeker’in, modern Türkiye tarihinde yönetimlerin 1 Mayıslara ilişkin tutumlarını mercek altına aldığı Yasa ve Yasakla Yönetmek: Türkiye’de 1 Mayıslar adlı çalışması, Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.

Kitap, Türkiye’nin toplantı ve gösteri yürüyüşleri tarihi açısından özel bir önemi olan 1 Mayısların farklı dönemlerde hükümetler, idare amirleri ve emniyet yetkilileri tarafından tanımlanma, anlamlandırılma, düşünülme ve idare edilme biçimlerine odaklanıyor. Türkiye’de 1 Mayıslara genel yaklaşımın, devlet/hükümet otoritesini korumayı ve güçlendirmeyi esas alan egemenlik siyasetine dayandığı iddiasıyla yola çıkan Özşeker çalışmasında, yasağa ve yasağın korunması için uygulanan şiddetin devamlılığına dayalı siyasal rasyonalitenin, özgürlükleri boğan bir ihlal rejimini sürekli yeniden ürettiğini gözler önüne seriyor.

Doğa ile iç içe lezzet durağı “Laurel İstanbul”

Doğa ile iç içe lezzet durağı “Laurel İstanbul”

Demirciköy’de konumlanan Laurel İstanbul, misafirlerini ağırlamaya başladı. Menüsünde Şef Murat Bozok imzası bulunan Laurel İstanbul, ilham verici bir atmosferde doğayla harmanlanmış lezzetler sunuyor.

Laurel İstanbul, sabah kahvaltısından akşam yemeğine kadar çok geniş bir menüyle konuklarını ağırlıyor. İştah açıcı başlangıçlar, ev yapımı makarnalar, hamur işleri, pizza çeşitleri, risottalar, etli ve deniz mahsullü yemekler menüsünde göz dolduruyor.

50 kişi kapasiteli dış mekanının yanı sıra ,70 kişilik bir iç mekanı da bulunuyor. Mekanda ayrıca, puro severler için düşünülmüş bir “puro lounge” ile lezzetli kokteyllerin hazırlandığı bir “bar” da hizmet veriyor. Laurel İstanbul, haftanın dört günü saat 09.00-24.00, cuma-cumartesi ve pazar günleri ise 09.00-02.00 saatleri arasında misafirlerini ağırlıyor. Mekan, özellikle gün batımında konuklarına tam bir görsel şölen sunuyor.

Tollwood Yaz Festivali

Tollwood Yaz Festivali

Münih-Almanya 21 Haziran-21 Temmuz

Tiyatro gösterileri, sanat sergileri, dünya çapında canlı müzik ve renkli “Fikir Pazarı” Tollwood Yaz Festivali ile ilgilidir. Konser sahnesinde Almanya’dan ve diğer ülkelerden müzik efsaneleri ve yeni gelenlerle tanışacaksınız. El sanatları pazarı ve uluslararası gastronomi seçenekleri bu festivalde yer alır.

Festivalin sloganı “Herkes için Kültür” olduğundan gösterilerin %70’ine katılım ücretsizdir. Bir ay süren müzik ve tiyatro kutlaması, işte Tollwood budur! İlk olarak 1988’de düzenlenen Tollwood yılda iki kez gerçekleşir ve “insanlık ve çevre için” festivali olarak bilinir.

Şiddetli baş ağrısı beyin kanamasının habercisi olabilir!

Şiddetli baş ağrısı beyin kanamasının habercisi olabilir!

“Beyin, insan vücudunun en karmaşık ve hayati organıdır. Her gün, anılarımızı saklar, düşüncelerimizi şekillendirir ve vücudumuzun birçok fonksiyonunu kontrol eder. Beyin ve sinir cerrahisi ise bu organı korumak üzere hastalıklara karşı çeşitli tedavi ve ameliyat yöntemleri uygular.” diyen Liv Hospital Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Çağrı Canbolat beyin cerrahisini ilgilendiren hastalıkların erken belirtilerini ve bu belirtilerin altında yatan nedenleri detaylı inceleyerek, bu tür durumlar karşısında nasıl daha bilinçli ve hazırlıklı olunabilineceğini anlattı.

Op. Dr. Çağrı Canbolat

Op. Dr. Çağrı Canbolat

Beyin Cerrahisi Hastalıklarının Erken Belirtileri ve İlişkili Hastalıklar

  1. Şiddetli ve ani baş ağrıları: Aniden başlayan, şiddetli baş ağrıları, beyin kanaması veya anevrizma gibi ciddi durumların habercisi olabilir. Özellikle, ‘hayatımın en kötü baş ağrısı’ olarak tanımlanan durumlar, acil tıbbi değerlendirme gerektirir.
  2. Kusma: Özellikle baş ağrısı ile birlikte görülen kusma, beyin tümörleri, beyin kanaması veya artmış kafa içi basıncının belirtisi olabilir. Bu tür semptomlar, beynin baskı altında olduğunu ve acil tıbbi müdahale gerektirebileceğini işaret eder.
  3. Görme bozuklukları: Görme alanında kayıplar, bulanık görme veya çift görme, görme siniri üzerindeki baskıdan kaynaklanabilir. Bu durum, beyin tümörleri veya hidrosefali (beyinde su toplaması) gibi durumlarla ilişkili olabilir.
  4. Konuşma güçlüğü: Ani konuşma bozuklukları, beyin damar tıkanıklığı, beyin kanaması veya beyin tümörlerinin belirtisi olabilir. Konuşma merkezinin etkilendiğini gösteren bu semptomlar, beynin belirli bölgelerindeki sorunları işaret eder.
  5. Ani gelişen çift görme: Çift görme, beyin sapının veya kranial sinirlerin etkilendiği durumları gösterir. Bu durum, beyin tümörleri, beyin kanaması veya travmatik beyin yaralanmaları ile ilişkili olabilir.
  6. Motor fonksiyonlarda değişiklik veya zayıflık: Kol veya bacaklarda ani güç kaybı veya koordinasyon bozukluğu, beyin kanaması, tümör veya inme gibi durumların belirtisi olabilir. Bu tür değişiklikler, beyin veya omurilikteki hasarı gösterebilir.
  7. Bilinç değişikliği veya kaybı: Ani bilinç kaybı veya bilinç değişikliği, kafa içi basıncın artışı, beyin kanaması veya tümör gibi durumların işareti olabilir. Bu tür belirtiler, beyin fonksiyonlarında ciddi değişikliklere işaret eder ve acil tıbbi müdahale gerektirir.

Op. Dr. Çağrı Canbolat

Kafa Kurcalayan Soru-N-lar:

  1. Kafada şişlik veya çıkıntılar: Kafa derisindeki şişlikler ve çıkıntılar, deri altındaki yapıların değişimlerinden kaynaklanabilir. Tamamen normal olabildiği gibi kafatasında hissedilen sertlikler, bazen benign tümörler veya kistlerle ilişkilendirilebilir. Nadiren, bu tür şişlikler malign tümörlerin ilk işareti olabilir. Erken teşhis için dermatolojik veya nörolojik değerlendirme önemlidir.
  2. Belirli bir noktada dokunma ile ağrı: Kafatasında lokalize ağrı, genellikle cilt altındaki sinir sıkışmalarından veya enfeksiyonlardan kaynaklanır. Nadiren, bu ağrı beyin veya kafatası ile ilgili daha ciddi durumların bir belirtisi olabilir. Kronik ağrılar ve lokalize hassasiyet, daha detaylı bir nörolojik değerlendirme gerektirebilir.
  3. Bir göz kapağının düşüklüğü: Göz kapaklarında düşüklük, genellikle okulomotor sinir hasarı veya kas zayıflığından kaynaklanır. Bu durum, bazen beyin tümörlerinin veya sinir sistemi hastalıklarının erken bir belirtisi olabilir. Göz kapağı düşüklüğü olan hastalarda, nörolojik ve göz muayenesi gereklidir.
  4. Bulanık görme: Bulanık görme, bazen görme sinirindeki sorunlardan kaynaklanabilir. Bu durum, kafa içi basıncın artması, beyin tümörleri veya nörolojik bozukluklarla ilişkilendirilebilir. Kronik veya aniden ortaya çıkan bulanık görme durumlarında göz doktoru ve nöroloji uzmanı tarafından değerlendirme yapılması önemlidir.
  5. Koku alma güçlüğü: Koku alma yeteneğinde azalma, genellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanır. Ancak, bu durum bazen frontal lob hasarı veya sinirsel sorunlarla ilişkilendirilebilir. Koku alma güçlüğü, özellikle travma sonrası ortaya çıktıysa, beyin MR gibi nörolojik tetkikler gerektirebilir.
  6. Kulak çınlaması: Kulak çınlaması, genellikle iç kulak veya işitme yolları ile ilgili sorunlardan kaynaklanır. Ancak, nörolojik hastalıklar veya beyin tümörleri gibi daha ciddi durumlar da bu semptoma neden olabilir. Özellikle tek taraflı ve sürekli çınlama durumunda nörolojik değerlendirme önerilir.
  7. Ani hafıza kaybı: Ani hafıza kaybı, genellikle travma veya inme gibi ciddi nörolojik olayların bir sonucudur. Beyin tümörleri veya enfeksiyonlar da hafıza kayıplarına neden olabilir. Ani hafıza kaybı yaşayan hastaların acil tıbbi değerlendirme ve beyin görüntülemesi yapılması gerekebilir.
  8. Yürüme ve denge sorunları: Yürüme zorluğu ve denge kaybı, genellikle serebellum (küçük beyin) veya beyin sapının etkilenmesiyle ilişkilidir. Bu belirtiler, serebellar tümörler, inme veya multipl skleroz gibi nörolojik hastalıkların işareti olabilir. Bu tür semptomlar detaylı nörolojik muayene gerektirir.
  9. Konuşmada zorluk veya bozukluk: Konuşma güçlükleri, genellikle beyin hasarının veya tümörlerin bir işaretidir. Afazi veya disartri gibi konuşma bozuklukları, beyin veya sinir sistemi hasarının belirtileri olabilir. Bu tür semptomlar, detaylı nörolojik değerlendirme ve beyin görüntülemesi gerektirir.
  10. Sık baş dönmeleri: Baş dönmesi, vestibüler sistem veya beyin sapı ile ilgili sorunların bir belirtisi olabilir. Vertigo, beyin tümörleri veya inme gibi ciddi nörolojik durumların işareti olabilir. Sürekli veya şiddetli baş dönmesi yaşayan hastaların nörolojik değerlendirme yapılması önemlidir.
  11. El ve ayaklarda uyuşma veya karıncalanma: Uyuşma ve karıncalanma, genellikle sinir sıkışmalarından veya hasarından kaynaklanır. Ancak, bu semptomlar beyin veya omurilik tümörlerinin, özellikle merkezi sinir sisteminin etkilendiği durumların belirtisi olabilir. Bu tür semptomlar, detaylı nörolojik muayene ve gerekirse beyin veya omurilik görüntülemesi gerektirir.
  12. Yüzde asimetri veya hissizlik: Yüzde asimetri veya hissizlik, genellikle sinir hasarına (inme ya da kanama nedeniyle) veya beyin tümörlerine işaret eder. Yüzdeki değişiklikler, nörolojik değerlendirme ve gerekirse beyin MR gerektirebilir.
  13. Nöbet geçirme: Nöbetler, özellikle yeni başlamışsa veya sıklığı artmışsa, beyin tümörlerinin veya enfeksiyonların işareti olabilir. Nöbet geçiren hastaların, detaylı nörolojik değerlendirme ve beyin görüntülemesi yapılması önemlidir.
  14. Sürekli yorgunluk hissi: Sürekli yorgunluk, genellikle genel sağlık sorunlarından kaynaklanır. Ancak, beyin tümörleri veya beyin hasarının da bu duruma neden olabileceği unutulmamalıdır. Eğer yorgunlukla birlikte diğer nörolojik semptomlar da varsa, detaylı tıbbi değerlendirme gerekebilir.
  15. Aşırı uykusuzluk veya uyku bozuklukları: Uykusuzluk veya uyku bozuklukları, genellikle psikolojik veya hormonal faktörlerden kaynaklanır. Ancak, beyin hasarı veya tümörleri bu tür uyku problemlerine yol açabilir. Kronik uyku sorunları yaşayan hastaların nörolojik ve psikiyatrik değerlendirme yapılması faydalı olabilir.
  16. Ani görme kaybı: Ani görme kaybı, genellikle optik sinir üzerindeki baskıdan kaynaklanır ve acil bir durumdur. Bu durum, beyin tümörleri veya kafa içi basıncın artmasıyla ilişkilendirilebilir.
  17. Sürekli veya şiddetli baş ağrıları: Sürekli veya şiddetli baş ağrıları, artmış kafa içi basıncının bir işareti olabilir. Bu tür baş ağrıları, beyin tümörleri veya beyin kanamaları ile ilişkilendirilebilir. Kronik veya şiddetli baş ağrısı olan hastaların nörolojik değerlendirme yapılması önemlidir.
  18. Kişilik değişiklikleri veya davranışsal sorunlar: Kişilik değişiklikleri ve davranışsal sorunlar, genellikle beyin tümörleri veya hasarları ile ilişkilendirilir. Bu tür değişiklikler, özellikle hızlı ve açıklanamayan durumlarda, detaylı nörolojik değerlendirme gerektirir.
  19. Sıkça karşılaşılan koordinasyon bozuklukları: El ve ayaklardaki koordinasyon bozuklukları, genellikle beyin tümörleri veya hasarları ile ilişkilendirilir. Motor koordinasyonun bozulması, serebellum veya motor korteks hasarının işareti olabilir ve detaylı nörolojik değerlendirme gerektirir.

Beyin hastalıkları, bazen beklenmedik derecede sinsi ve diğer hastalıkları taklitçi olabilir. Çoğu zaman, bu hastalıklar çok basit ve sıradan gibi görünen belirtilerle kendini gösterirken, diğer durumlarda oldukça ciddi ve göz ardı edilemez klinik bulgularla ortaya çıkabilir. İlginç bir şekilde, bazı beyin hastalıkları yıllarca herhangi bir belirti göstermeyerek sessizce ilerleyebilir. Bu durumlar, beyin sağlığının ne kadar karmaşık ve aynı zamanda ne kadar hayati olduğunu göstermektedir.

Yavaş yavaş gelişen ve zamanla artan semptomlar, günlük yaşamın rutin telaşı içinde kolayca göz ardı edilebilir. Bu, bazen tanıda gecikmelere ve hatta hastalıkların ilerlemesine neden olabilir. Bu nedenle, en küçük semptomların bile farkında olmak ve gerektiğinde tıbbi yardım aramak, beyin sağlığını korumada büyük önem taşır. Beyinle ilgili herhangi bir değişiklik veya şüphe durumunda, erken teşhisin hayat kurtarıcı olabileceğini unutmamak gerekmektedir.

Çağan Şengül’den “Adını sen koy”a farklı yorum geldi

Çağan Şengül’den “Adını sen koy”a farklı yorum geldi

Başarılı sanatçı Çağan Şengül, yeni bir cover’a imza atıyor. Kendi söz ve bestelerini eşsiz sesiyle birleştiren sanatçı, aynı başarısını kült şarkı yorumlarıyla da devam ettiriyor. 1993 yılında Müslüm Gürses yorumuyla yayınlanan, Gülten Çiçek’in sözlerini yazdığı ve Sinan Özşeker’in bestelediği parça “Adını Sen Koy” Çağan Şengül yorumu ve Burak Bedirli düzenlemesiyle Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında. Sanatçının kendisinin çektiği klip ise bugün itibarıyla Çağan Şengül Youtube kanalında yayında.

Dua Lipa’nın yeni albümü yayında

Dua Lipa’nın yeni albümü yayında

Rekor üstüne rekor kırarak son yılların en fazla ses getiren süperstarı Dua Lipa, ”Radical Optimism” isimli yeni albümünü Warner Records UK etiketiyle yayımladı.

Üç Grammy ve yedi Brits ödülüne sahip olan Dua Lipa’nın 3 tanesi geçtiğimiz aylarda yayımlanan toplamda 11 şarkıdan oluşan yeni albümü ”Radical Optimism”, sanatçının 3. stüdyo albümü olma özelliğini taşıyor.

Future Nostalgia’da daha çok disko, dans-pop ve elektro pop türünde çalışmalarla gördüğümüz ve her çalışması hit olan Dua Lipa, Radical Optimism albümünde daha farklı türler ve öğeler kullanarak müzikseverleri şaşırtıyor.

Sanatçı, albümün kendinde bir itici güç oluşturduğunu söylerken; konfor alanımızdan çıktığımızda ve rahatsız edici bir durumda kaldığımızda nasıl uyumlandığımız üzerinde durmak istediğini dile getiriyor. Başımıza gelen her kötü ve yanlış olayda bir sebebin olduğunu düşünen ve olayları iyimser bir bakış açısından ele almayı tercih eden sanatçı, albümün ismini de bu iyimserlik tarafından koyuyor.

Sanatçının yapım şirketi Warner Records UK’in Türkiye ayağı Warner Music Türkiye’nin her türden çalma listelerine yer veren markası Topsify Türkiye tarafından 4 Mayıs Cumartesi gecesi Blind İstanbul’da özel bir parti ile albüm kutlaması yapılacak.

Craft Beer Festivali

Craft Beer Festivali

Helsinki-Finlandiya 27-29 Haziran

Craft Beer Helsinki altıncı kez gerçekleşecek popüler bir etkinliktir. Etkinlik Helsinki Merkez Tren İstasyonu’nun yanında gerçekleştiriliyor. Festival çeşitli bira fabrikalarının en iyi Fin ve Avrupa zanaat biralarından bazılarını tatmak için harika bir fırsat.

Bir arkadaşınızı getirin ve şehir merkezinde güzel güneşli yaz günlerinin tadını çıkarırken bira fabrikalarının nefis lezzetlerinin tadını çıkarın.

Bira dışında bir şeyler isteyenler için el yapımı elma şarabı ve sokak yemekleri olacak.

Özeren’den “Yalan”

Özeren’den “Yalan”

Özeren, uzun bir aradan yeni şarkısıyla iddialı bir şekilde dönüyor. Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanan “Yalan” hem sözleriyle hem de sound’u ile dikkatleri ilk anda üzerine çekecek nitelikte.

Sözü ve bestesi Özeren ve Okan Coşkun imzası taşıyan şarkının düzenlemesinde de Okan Coşkun imzası dikkat çekiyor.

Özeren’in müzikal kariyerinde de özel bir yerde konumlanan “Yalan” 3 Mayıs’ta tüm dijital platformlarda, videosu da Sony Music Türkiye youtube kanalında yayında olacak.