Yazılar

Ethnu, mistik yolculuğa çıkarıyor

Ethnu, mistik yolculuğa çıkarıyor

(Nurettin Çolak) “Ethnu’nun son single’ı “Fragments”, etnik unsurları modern melodik house ritimleriyle birleştirerek dinleyicilere benzersiz bir deneyim sunuyor.

Şarkı, derin mavilerin içinde gizemli bir atmosfer oluştururken, kırık parçaları anımsatan geometrik bir yapıya sahip. Etnik ve modern müzik elementlerinin kusursuz bir sentezi olan “Fragments”, dinleyicilerini mistik bir yolculuğa davet ediyor.”

Gökhan Türkmen’den albüm öncesi her ay yeni bir şarkı

Gökhan Türkmen’den albüm öncesi her ay yeni bir şarkı

2025 yılında yayınlanacak Gökhan Türkmen’in 9. stüdyo albümünden yayınlanan ilk şarkı “Buram Buram” sonrası, her ay bir yeni tekli müzikseverlerin beğenisine sunulacak.

Gökhan Türkmen, Gtr Müzik etiketli yeni teklisi ‘Buram Buram’ı 21 Haziran’da tüm dijital platformlarda yayımlanacak.

Buram Buram, Gökhan Türkmen’in 2025 yılında yayınlanacak 9. Stüdyo albümünün ilk teklisi. Sonrasında her ay bir yeni bir tekliyi müzikseverlerin beğenisine sunulacak.

Sözü Mert Carim’e müziği Gökhan Türrkmen’e ait şarkının düzenlemesini Gökhan Türkmen, Mert Carim’le birlikte hazırladı. Elektronik esintilerin de olduğu duygusal, derinlik seviyesi yüksek edebi bir Gökhan Türkmen şarkısı Buram Buram.

Yeni terasında misafirlerini ağırladı

Yeni terasında misafirlerini ağırladı

The Peninsula Istanbul’un yeni teras bahçesi “Herb Garden” misafirlerine kapılarını özel bir davetle açtı.

The Peninsula şeflerinin leziz ikramları ve gurme yazar Elif Edes’in teras bahçeden toplanan malzemeler ile hazırladığı renkli kokteyller misafirlerin beğenisine sunuldu.

The Peninsula Istanbul’un YALI Balo Salonu binasının çatı terasında yer alan Herb Garden, şehir bahçeciliğinin en güzel örneklerinden birini sunuyor. Komşuköy işbirliğinde hayata geçen bu benzersiz teras bahçesi, The Peninsula mutfağına günlük taze ürünler sağlarken misafirlerin en özel davetlerine de ev sahipliği yapıyor.

Hyundai, Ege Denizi’ni atıklardan arındıracak

Hyundai, Ege Denizi’ni atıklardan arındıracak

Hyundai, Uluslararası Sağlıklı Denizler Derneği (Healthy Seas) ile birlikte ortaklaşa olarak dünyanın dört bir yanındaki denizleri ve okyanusları atıklardan arındırmaya çalışıyor.

IONIQ modelleriyle başlayan ve tüm model gamına yayılan sürdürülebilirlik, araçların dış ve iç taraflarındaki aksamlarının geri dönüştürülmüş malzemelerden yapılmasına olanak sağlıyor.

Denizlerden her yıl düzenli olarak plastik, cam, balık ağları ve çöp çıkaran Hyundai, bu atık malzemeleri geri dönüşüm yoluyla yine ürettiği otomobillerinde kullanarak döngüsel ekonomiye de can vermiş oluyor.

Hyundai’nin geçtiğimiz yıl denizlerden çıkardığı atık miktarı ise 42 tondan fazla ve bu miktarın 11 tonu balık yetiştirme ağlarından oluşuyor. Sağlıklı Denizler Derneği ile yapılan ortaklığın dördüncü yılında Ege Denizi’ni temizlemeye karar veren Hyundai, 2024 yılında da Yunanistan kıyılarından başlayarak özellikle büyük balık çiftliği ağları ve çeşitli plastikleri toplayacak.

Denizlerden alınacak tonlarca atık, IONIQ 5, IONIQ 6 ve Yeni SANTA FE için Econyl ipliğinden yapılan paspaslar gibi yeni ürünlere dönüştürülecek.

Omuzları açıkta kalmasın, çünkü…

Omuzları açıkta kalmasın, çünkü…

Parklarda, kumsalda veya çayır ve çimenlerde… Çocuklar yaz aylarında genellikle açık havada fazla zaman geçirmeleri nedeniyle güneş ışınlarına daha yoğun maruz kalıyorlar. Güneş ışınları her ne kadar D vitamini için önemli olsa da, ozon tabakasında oluşan delinmeler ve incelmeler ciddi sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle çocuklar yaz aylarında açık havanın keyfini çıkarırken onları güneşin zararlı etkilerinden korumak çok önemli. Özellikle bebekleri ve 5 yaşın altındaki küçük çocukları, ciltlerinin hassas yapılarından dolayı güneşten korurken çok daha dikkatli olmak gerekiyor. Acıbadem International Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Ersoy, çocuklarda güneş kaynaklı en sık güneş yanıkları, güneş çarpması, ciltte lekeler ve çillenme ile benlerde artış sorunları yaşandığına dikkat çekerek, “Özellikle çocukluk döneminde aşırı güneşe maruz kalma sonucu oluşan cilt yanıkları ileride gelişebilecek cilt kanseri için önemli bir risk faktörüdür. Güneş ışınları deri hücrelerinde DNA hasarına yol açarak cilt kanseri gelişmesine sebep olabilir. Öyle ki çocukluk çağında bir kez bile güneş yanığı olmuş çocukların ileriki yaşlarda cilt kanserine yakalanma riskleri üç kat daha fazladır. Dolayısıyla çocukları güneşten korumak büyük önem taşımaktadır” diyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Ersoy, ebeveynlerin güneşin zararlı ışınlarına karşı almaları gereken önlemleri anlattı; önemli uyarılarda bulundu!

Dr. Şebnem Ersoy

Dr. Şebnem Ersoy

Bu saatlerde dışarıya çıkmayın!

Güneşten korunmanın en önemli yolu güneşten kaçmaktır. Havanın kapalı ya da bulutlu olması veya gölgelik alanlar güneşten tam korunma sağlamaz. Dolayısıyla güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11.00-15.00 arasında çocuğunuzu güneşe çıkarmamaya özen göstermeniz çok önemli.

Şapkası geniş kenarlıklı olsun

Çocuğunuzu güneşten korumak için geniş kenarlıklı şapkaları kullanın. Geniş siperlikli arka ve önden ekstra kumaşlarla desteklenmiş şapkalar (Balıkçı, kova ya da cankurtaran tipi) yüz ve boynu da korudukları için iyi bir tercih olacaktır.

Güneş gözlüğü çok önemli

Çocuğunuzun gözlerini zararlı UVA ve UVB ultraviyole ışınlarından korumak için mutlaka güneş gözlüğü kullanmasını sağlayın. Güneş gözlüğünün CE veya UV 400 sertifikasına sahip olması UV ışınlarına karşı iyi koruduğunu gösterir.

Omuzları açıkta kalmasın

Yaz aylarında çocuğunuzun giysilerinin güneş ışınlarına karşı koruyucu etkiye sahip olmasına dikkat edin. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Ersoy, omuzların güneş ışığı için en riskli bölgeleri oluşturduğunu belirterek, “Dolayısıyla çocuğunuz uzun süre  açık havada kalacaksa omuzları açıkta bırakan askılı kıyafetler giydirmeyin. Bol kesim, hafif kıyafetler vücudunu serin tutacaktır. Kumaşlar güneş ışınlarını geçirmemeli, sık dokunmuş ve açık renkli olmalıdır. Günümüzde özel güneş koruyuculu,  çabuk kuruyan kıyafetler de var ve bunlar tercih edilebilir” diyor.

Güneşe çıkmadan 30 dakika önce sürün

Güneş kremi kullanırken dikkat etmeniz gereken bir başka önemli nokta ise ürünü güneşe çıkmadan 30 dakika önce, cilde yeterli miktarda ve kalınlıkta sürmek olmalı. Dr. Şebnem Ersoy, güneş kreminin açıkta kalan cildin tamamına uygulanması ve her iki saatte bir tekrarlanması gerektiğini belirterek, “Yüz, omuz, ense ve boyun gibi  hassas bölgeler sürekli olarak koruyucu ürünle korunmalıdır. Ürün havuzdan veya denizden çıktıktan, terledikten ve havluyla kurulandıktan sonra mutlaka yenilenmelidir” diyor.

Güneş kreminde bu özelliklere dikkat!

Güneş kremi kullanmak güneşin zararlı ışınlarından korunmanın en güvenli yollarından biri olarak belirtiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Ersoy, bebeklerin ciltlerinin çok hassas olması ve gelişimlerini henüz tamamlamadıkları için  6 aydan küçük bebeklerde güneş kremi kullanımının önerilmediğini belirterek, “Dolayısıyla doğrudan güneş ışını temasından kaçınarak korunmalıdırlar” diyor. Bu aydan itibaren cilt tipine bakılmaksızın yüksek faktörlü ürünlerin kullanılması gerektiğine işaret eden Dr. Şebnem Ersoy, “Güneş kremlerinin üzerinde yazan SPF (Sun Protection Factor)  kremin koruyucu gücünü gösterir” diyor. Dr. Şebnem Ersoy, çocuklar için güneş kremi alınırken dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle anlatıyor:

  • SPF 30 ve üzeri ( mümkünse 50 SPF ) olmalı
  • UVA ve UVB filtrelerini birlikte içermeli
  • Yüksek miktarda güneş ışınlarını süzmeli
  • Bebek ve çocuk cildine uyarlanmış, dermatolojik testlerden geçmiş olmalı
  • Paraben ve alkol içermemeli
  • Mineral ya da organomineral koruyucu içermeli
  • Derinin ısı ve PH’ından etkilenmemeli
  • Suya, denize, terlemeye, buharlaşma ve sürtünmeye dayanıklı olmalı
  • Kokusuz ve parfümsüz olmalı

Bacağa vuran bel fıtığı ağrısı yaşıyorsanız…

Bacağa vuran bel fıtığı ağrısı yaşıyorsanız…

Günümüzde sık görülen “bacağa vuran bel fıtığı ağrısı”, halk arasındaki adıyla ‘’siyatik ağrısı’’ kişiyi hastane hastane gezdiren, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ve iş gücü kaybına yol açabilen bir rahatsızlık olarak biliniyor. Yüksek miktarda ağrı kesici kullanımının dünyada önde gelen sebepleri arasında yer alan ‘’bacağa vuran bel fıtığı ağrısı’’ daha çok ofis çalışanlarını, ağır iş kollarında görevli olanları ve ileri yaşa rağmen hayatını tek başına sürdürenleri hedef alıyor. Memorial Ankara Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ercan Hassa, son yıllarda sık uygulanan ve ‘’selektif sinir bloğu’’ adı verilen tedavi yöntemiyle ağrısı bacağa vuran bel fıtığının önemli bir kısmının ameliyatsız olarak tedavi edilebildiğini belirterek, konuyla ilgili bilgi verdi.

Doç. Dr. Ercan Hassa

Doç. Dr. Ercan Hassa

Ağrıdan kurtulmak mümkün olabiliyor

Bel fıtığı rahatsızlığında bazı hastalarda ağrı bel ile sınırlı kalırken, bazılarında ise bacaklara yayılım gösterebilmektedir. Omurgamıza esneklik sağlayan bel omurlarımız hareket yeteneğini içi sıvı dolu disklerden alır. Ancak söz konusu diskler kişi yaş aldıkça genetik faktörlere, uygun olmayan sportif faaliyetlere ve ağır yük kaldırma gibi çeşitli nedenlere bağlı olarak yıllar içerisinde deformasyona uğrayıp, özelliklerini yitirebilmektedir. Bu da bazı hastalarda bel ağrılarına neden olurken, bazılarında ise beraberindeki fıtıklaşmayla birlikte sinirlere bası yaparak bacağa yayılan ağrılara sebebiyet vermektedir. Ancak bacağa vuran bel fıtığı ağrısına her zaman bel ağrısı eşlik etmek zorunda değildir.

Hayatı olumsuz etkileyen bel fıtığı ağrılarından kurtulmak için doktor doktor gezen hastaların bazıları ameliyat olmak istemeyebilir. ‘Selektif sinir bloğu’ ismini verilen bir tedavi yöntemi ile özellikte bacakta güç kaybı gelişmemiş hastalarda ağrının giderilmesi yüksek oranlarda mümkün olabilmektedir.

Ameliyathane koşullarında özel iğneler yardımıyla gerçekleşen ağrısız tedavi

İşlem sırasında kullanılan özel iğneler yardımıyla, bel bölgesindeki belirli kemik aralıklarından ağrıya neden olan ilgili sinir köküne ulaşılmaktadır. Aynı anda kullanılan ileri görüntüleme yöntemleri ile de uygulama seviyesi sürekli olarak teyit edilmektedir. Hafif sedasyon verilen hastaya enjekte edilen steril opak maddeler sayesinde blokaj uygulanacak kök belirgin hale gelmektedir. Final olarak uzman hekim tarafından ameliyathane koşullarında gerçekleşen kısa süreli bu işlemde ağrı odağı olan köklere ilaç uygulanır. Lokal ağrı kesiciler ve lokal ödem gidericilerden oluşan kombine ilaç sayesinde hasta uygulama sonrası önemli ölçüde rahatlama hissetmektedir. Asıl yüz güldürücü sonuçlar ise bir haftanın sonunda ortaya çıkmaktadır.

Selektif sinir bloğu tedavisi için yaş sınırlaması yok

Genç hastalarda selektif sinir bloğu tedavisinin etkisi çok uzun soluklu olabilmektedir. Hatta kişinin ameliyat gereksinimini ortadan kalkabilir. Ameliyat olamayan ve cerrahi dışı bir seçenek düşünen ileri yaş hastalarda da bu tedavi sayesinde ciddi bir konfor sağlanmaktadır. Tıpkı genç hastalar gibi bu kişiler de tedavi sonrası günlük faaliyetlerini yapabilir duruma gelmektedir. Ancak genç hastaların aksine ileri yaş grubunda bir yıl içerisinde ikinci kez selektif sinir bloğu tedavisi önerilebilir. Unutulmamalıdır ki, bazı durumlarda ise bel fıtığının ameliyatsız çözümü mümkün değildir. Bu tür hastalarda izlenecek olan en uygun tedavi şekline omurga konusunda deneyimli uzman cerrahların karar verdiği hatırlanmalıdır.

Etin yanında mutlaka bol yeşil salata olsun!

Etin yanında mutlaka bol yeşil salata olsun!

Bayramlar toplumumuzda aile ziyaretleri ve özenli sofraların kurulmasıyla önemli bir yere sahip. Ancak Kurban Bayramı’nın geleneksel sofralarında mutlaka yer verdiğimiz kırmızı etin tüketimine dikkat etmemiz gerekiyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, fazla tüketilen kırmızı etin sağlığımızı olumsuz yönde etkileyeceğine dikkat çekerek, “Kırmızı et sindirimi oldukça zor bir besindir. Dolayısıyla aşırı tüketimi sindirimi güçleştireceği için özellikle mideyle ilgili problemi olan kişilerin dikkatli olmaları gerekir. Fazla tüketilmesi ette bulunan doymuş kan yağlarının artmasına ve kalp damar hastalıklarının oluşmasına sebep olabilir” diyor. Fazla tüketilen etin kalori ve yağ alımına bağlı olarak kilo artışına da yol açabileceğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, “Bu nedenle günlük beslenmede kişinin ihtiyacından fazla et yememesi son derece önemlidir. Ayrıca her ziyarette sunulan iştah kabartıcı ikramları sırf ev sahibini kırmamak için geri çevirmemek; günlük kalori alımını artıracağından kilo alımına neden olmasının yanı sıra aynı zamanda fazla yemeye bağlı şişkinliğe, hazımsızlığa ve nefes darlığına yol açabilir. Dolayısıyla Kurban Bayramı’nda da rutin beslenme programına devam edilmesi gerekir” diyor. Kurban Bayramı’nda dikkat edilmesi gereken beslenme kurallarını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur

Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur

Güne mutlaka kahvaltı ile başlayın!

Bayram boyunca yeterli ve dengeli bir beslenme şekli oluşturabilmek için belirli aralıklarla öğün oluşturmaya çalışmalı ve sürekli et tüketmemeye özen göstermelisiniz. Sağlıklı beslenmek için bir öğünde tüm besin gruplarından tüketmeniz çok önemli. Güne mutlaka hafif bir kahvaltıyla başlamanızda fayda var.  Bir adet yumurta, beyaz peynir, zeytin, domates, tam tahıllı ekmek ve bol yeşillik içeren hafif bir kahvaltı yaparak sindirim problemini önlemiş olursunuz. Bunların yanı sıra kurban etini dinlendirmeden yemek gün içinde hazımsızlık sorununa neden olacağı için kahvaltıda tüketmemeye de özen gösterin.

Kendi suyu ile pişirin

Bayramda da eti yağsız tarafından pişirmeyi ihmal etmeyin. Kurban Bayramı’nın geleneksel yemeği kavurma yaparken iç yağı, kuyruk yağı ve tereyağı gibi doymuş katı yağları eklemeden, eti kendi suyu ile pişirmenizde fayda var.

Eti akşam öğünlerinde yemeyin!

Et sindirimi zor olan yiyeceklerden biridir.  Akşam saatlerinde çok hareket edilmemesi ve yatma saatine yakın sindirim problemi yaşanması nedeniyle et tüketimi için bu öğünü tercih etmemenizde fayda var.  Eti daha çok gündüz saatlerinde tüketmeli ve sindirimi kolaylaştırmak için yavaş yemeli, bol bol çiğnemelisiniz.

Günde 60-90 gramı geçmeyin!

Yeni kesilen etin sindirimi zor olması nedeniyle hazımsızlık gibi sorunlar oluşabiliyor. Kırmızı eti kesim sonrasında buzdolabında en az 12 saat dinlendirdikten sonra pişirmeli, kalan kısmı küçük parçalar halinde derin dondurucuya kaldırmalısınız. Ayrıca kırmızı eti bayram boyunca her öğün et tüketmek sağlıklı olmayacaktır. En ideali kırmızı eti günde bir öğün tüketmektir. Günlük en fazla 60-90 gram kadar tüketmeli ve etin yanına sağlıklı beslenmeyi tamamlayan sebze, salata, tam tahıllı ekmek ve bulgur gibi sağlıklı karbonhidratları ilave etmelisiniz.

Etin yanında bol limonlu yeşil salata tüketin

Et posalı bir yiyecek grubu olmadığı için aşırı miktarda yenildiğinde ve yanına posa kaynakları ilave edilmediğinde kabızlık problemi yaşanabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, bu nedenle etin yanında posa içeriği yüksek olan sebze, meyve, tahıllı ekmek ve bulgur tüketmeniz gerektiğini belirterek, “Etin yanında yiyeceğiniz sebze ve meyvelerdeki C vitamini kırmızı etin içerisinde yer alan demirin vücutta emilimini artırmaya yardımcı oluyor. Bu nedenle kırmızı etin yanında bol limonlu yeşil salata tüketmeyi alışkanlık edinin” diyor.

Pişirme tekniği de çok önemli

Kırmızı etin tüketim miktarının yanı sıra pişirme tekniğine de dikkat edilmesi gerekiyor. “Pişirme yöntemi olarak kızartma ve kavurma yerine ızgara, fırınlanmış veya haşlanmış olarak tüketilmesi daha uygundur” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, sözlerine şöyle devam ediyor: “Dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta da, mangal yaparken pişirme sırasında etlerin kömürleşmemesine, dış kısımlarının pişip iç kısımlarının çiğ kalmamasına özen göstermek olmalı. Zira kömürleşen etler her zaman kanser riski taşıyorlar”

Yüksek ısıda pişirmeyin, çünkü…

Et için en uygun pişirme yöntemi; düşük sıcaklıkta, uzun sürede ve mümkünse kendi suyu ile pişirilmesidir. Zira yüksek ısıda pişirildiğinde etin dış yüzeyi hızlı pişiyor, iç yüzeyi ise çiğ kalıyor. Bu durum da besin zehirlenmelerine neden olabiliyor. Etin kısa sürede, yüksek basınçla, yani düdüklü tencerede yine kendi suyu ile pişirilmesi ise besin değerlerini kaybettirmiyor.

Şerbetli yerine sütlü tatlılar

Kırmızı etin yanı sıra bayram ziyaretlerinde ikram edilen hamur işleri, çikolata ve şerbetli tatlıların da makul miktarda tüketilmeleri gerekiyor. Ağır şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar; yine servis edilen meyve suyu veya gazlı içecekler yerine açık çay veya bitki çaylarını tercih etmelisiniz. Diyabet hastalığınız varsa, özellikle yediklerinize dikkat etmeli ve tedavinizi aksatmamalısınız.

Çay ve kahveyi sınırlandırın

Bayramın yaz aylarına denk gelmesi su tüketimini daha da önemli hale getiriyor. Ancak bayram ziyaretleri boyunca çok fazla çay, kahve, meyve suları veya komposto ikramı olabiliyor ki bunlar su içmenizi azaltabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, “Çay ve kahve gibi içecekler vücuttaki suyun idrarla atılmasına ve vücudun susuz kalmasına neden olurlar. Dolayısıyla bu içeceklerin suyun yerini tuttuğunu düşünmemek gerekir.  Sağlığınız için bayramda da günlük ortalama 2-2,5 litre su tüketmeniz çok önemlidir” diyor.

Her gün tempolu yürüyüş yapın

Fiziksel hareket hem kilo kontrolünü sağlıyor hem de bayram süresince yediğimiz besinlerin sindirimini kolaylaştırıyor. Bu nedenle bayramda da mümkünse her gün tempolu olarak 45 dakika veya bir saat yürümeyi ihmal etmeyin.

Reggae Sumfest

Reggae Sumfest

Montego Körfezi, Jamaika 14 – 20 Temmuz

Reggae festivali Reggae Sumfest , her yıl yaz aylarında,  temmuz ayının ortasında, Jamaika’nın Montego Körfezi’nde düzenlenir . Bu sadece Jamaika’nın en büyük müzik festivali değil, aynı zamanda dünyanın en büyük reggae festivallerinden biridir.

Reggae Sumfest ilk kez 1993 yılında düzenlendi ve aralarında Jimmy Cliff, Damian Marley, Ziggy Marley, Stephen Marley ve Toots & The Maytals’ın da bulunduğu dünyanın en iyi reggae sanatçılarından bazılarına ev sahipliği yaptı.

Festivalde her gece canlı performanslar yer alıyor ve Colorfest Plaj Partisi, Serbest Sokak Dansı ve Partisi, All White Partisi ve Blitz Partisi gibi ek partiler de yer alıyor.

Anadolu Isuzu, En Değerli Markası listesinde 15 sıra yükseldi

Anadolu Isuzu, En Değerli Markası listesinde 15 sıra yükseldi

Anadolu Isuzu, Brand Finance tarafından yayımlanan “Türkiye’nin En Değerli Markaları 2024” araştırmasındaki konumunu geçtiğimiz yıla göre 15 sıra birden yükseltti.

40. yılında “En Değerli Markalar” listesine 2023’te 77. sıradan giren şirket, 2024’te 62. sıraya çıktı. Anadolu Isuzu ayrıca, bu yıl 125 markayla yürütülen araştırmada; yüzde 47 ile değerini en çok arttıran 4. marka oldu.

Deniz Seki’den yaz sürprizi

Deniz Seki’den yaz sürprizi

Türk pop müziğinin en güçlü kadın şarkı yazarı ve yorumcularından Deniz Seki, cover yaptığı şarkıyı yakın zamanda yayınlayacağını duyurdu.

Şarkının son final kaydında stüdyoda pasta kesip kutlayan Deniz Seki, duygularını anlatan bir de kısa bir yazıyı paylaştı.

Merhabalar

Çok uzun zaman olmadı ama heyecanımı ve duygularımı paylaşmak istedim. Yeni şarkılar, sözler, melodiler paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Şimdi yaza girerken ilk sürprizimi açıklıyorum. Çok sevdiğim bir şarkıyı coverladım. Stüdyoda son hazırlıklar, yakında buluşuyoruz yeniden!!!

Biz büyük ve kalabalık bir aileyiz. Herkesi sevgimle kucaklıyorum. Niran Ünsal. Canım dostum. İşini gücünü bırakarak şarkı okuma zamanında yanımda oldu. Desteğiyle mutlu etti. Menajerim Haluk Şentürk’te stüdyoda yanımdaydı. Hep birlikte yeni şarkı için pasta kesip ufak bir kutlama yaptık. Aranjörüm her zaman ki gibi Murat Yeter, yoldaşım Cemal Günbaş ve fotoğraflarımızı ölümsüzleştiren Ahmet Yürekli… Hepinize sonsuz destekleriniz için binlerce teşekkürler

Sizleri yormayan gülümseten ve eğlendirecek bir şarkı. Bu sıcaklarda içinizi bu şarkı ile ferahlatmak istedim.

Dinlerken hep birlikte müziğin tadını çıkaralım!

Sevgi ve müzikle,

Deniz Seki