Yazılar

Kendimden Hallice “Sıkılmış Heveslerim”

Kendimden Hallice “Sıkılmış Heveslerim”

Alternatif müziğin başarılı gruplarından Kendimden Hallice’nin yeni şarkısı “Sıkılmış Heveslerim”, Universal Müzik Türkiye etiketiyle bugün yayımlandı.

Dokunaklı sözleri ve müziğiyle dinleyiciyi etkisi altına alacak şarkı, grubun solisti Ozan Özalp tarafından yazıldı.

Sahne performanslarına da hız kesmeden devam eden Kendimden Hallice, 15 Şubat’ta Dorock XL Kadıköy sahnesinde, 23 Şubat’ta ise Ankara IF Performance Hall’da müzikseverlerle buluşacak.

Doğuş sevgililer için söyledi

Doğuş sevgililer için söyledi

Sanatçı Doğuş sevgililer günü için düzenlenen konserde Gaziantep Sahne 342’de hayranlarıyla buluştu.Sahne öncesi basın mensuplarıyla bir araya gelen sanatçı, Azerbaycan’da bulunan eşi Hoşkedem Hidayetkızı’nın sevgililer gününü kutlarken, hayranlarına da  şarkı müjdesi verdi.Yeni bir şarkı hazırladığını söyleyen Doğuş,tüm seven kalpler için hazırladım şarkım yakında sizlerle buluşacak dedi.Röportajın ardından sahneye çıkan Doğuş, en sevilen şarkılarını izlemeye gelen sevgililer için seslendirdi.

“20 Soruda Ben” Serap Zincir

“20 Soruda Ben” Serap Zincir

1-Savurganlık yaptığınız olur mu? Hayatınızda havalı gösterişli ama “bu benim ilk savurganlığım” diyebileceğiniz ne var?

14 yaşındayken ailemi zor durumda bırakacak kadar çok beğendiğim markalı kıyafetler almıştım. İlk savurganlığım buydu.

2-Kendinle yüzleşir misin?

Her zaman yüzleşirim. Yüzleşmeden kendin olamazsın.

3-Keşke yapsaydım dediğiniz oldu mu? Ne için düşündünüz?

Keşke müziğe çok erken yaşta başlasaydım.

4-İnsanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığınızı düşünüyorsunuz?

Olumlu, güvenilir,  güç ve ilham verici.

5-Size bile garip gelen bir huyunuz var mı?

Her şeyi hissetmem…  Olacakları önceden sezmem.

6-Neyi romantik bulursunuz?

Ansızın yağan yağmuru ve eski güzel şarkıları

7-En çok neyi harcıyorsunuz: giysi, parfüm veya başka herhangi bir şey?

Giysi için daha çok harcama yapıyorum.

8-En büyük, en tuhaf korkunuz nedir?

Aklımı yitirmek, delirmek.

9-Sınırsızca yaptığınız bir şey var mı?

Müzik dinlemek ve şarkı yazmak

10-Ünlü biri olmak sizce nasıl bir durum?

Rahatsız edici ama özel hissettiren bir duygu.

serap zincir

11-Ünlülerin etkileyici olduğuna inanıyor musunuz?

Çok etkileyici oldukları için ünlüler zaten. Enerjileri ve auraları insanları kendilerine çekip hayran bırakıyor.

12-Aksanını iyi bildiğiniz başka hangi dilde konuşuyorsunuz?

İngilizce

13-Hayatta yedek planlarınız var mıdır?

Her zaman B’den Z’ye kadar yedek planlarım vardır.

14-Şu Anda sizinle ilgili; benim ve hiç kimsenin bilmediğim bir şeyi bana söyleyebilir misiniz?

Ajda Pekkan’a özel, O’nu anlatan bir şarkı yazdım, Bitirince kendisine dinleteceğim.

15- Süper gücünüz olsaydı ne yapmak isterdiniz?

Pandemiyi ve dünyadaki her türlü savaşı bitirmek isterdim.

16-Kahramanlarınız var mıdır?

Bir kahramanım var tabi. Adını açıklamayım…

17-Hayattaki altın kuralınız nedir?

Dürüst ve net olmak.

 18-Yemek yapar mısınız? Yapabildiğiniz en güzel yemek nedir?

Çok vakit ayıramasam da iyi yemek yaparım. Pilav ve tiramisu konusunda iddialıyım.

19-Hangi şehri sever ve yaşamak istersiniz? Ve neden?

Roma’yı çok seviyorum ve orada yaşamayı çok isterim. Büyülü ve güzel bir şehir çünkü, insanı içine çekip zaman yolculuğu yaptırıyor.

 20-En sevdiğiniz yâda maceralı tatili nerede geçirdiniz?

En sevdiğim maceralı tatili Güney Amerika’nın Suriname ülkesinde geçirdim. Kozmopolit, eğlenceli ve farklı yapısıyla birçok kültürü ve yaşam tarzını aynı anda görüp tecrübe etmek çok değişikti.

Sevgililer Günü’nde birlikte sahne alacaklar

Sevgililer Günü’nde birlikte sahne alacaklar

Türk Halk müziğinin sevilen isimlerinden Sevcan Orhan ve ünlü şarkıcı Alişan, Sevgililer Günü programı özelinde Luvia Yeşilköy’de sevenleriyle buluşacak.

Eğlencesi ve enfes lezzetleri ile adından söz ettiren Luvia’da,  Sevgililer Günü programı özelinde 12 Şubat cumartesi günü hayranlarıyla bir araya gelecek ünlü isimler, duygusal ve romantik şarkılarıyla misafirlerine unutulmaz bir gece yaşatacak.

Sevgililer Günü konserleri beli oldu

Sevgililer Günü konserleri beli oldu

Kültür sanatın lokomotifi Kerki Solfej, Türkiye’nin sevilen sanatçılarını 14 Şubat Sevgililer Günü’nde hayranlarıyla bir araya getiriyor. İstanbul, İzmir, Ankara ve Kayseri’de Sevgililer Günü konserinde hayranlarının karşısına çıkmaya hazırlanan sanatçılar, en güzel aşk şarkılarını söyleyecek.

14 Şubat Pazartesi günü; Sıla Zorlu PSM Turkcell Sahnesi, Mabel Matiz Volkswagen Arena, Buray Congresium Ankara, Levent Yüksel Erciyes Kültür Merkezi’nde romantik saatler yaşatacak. Yıldız Tilbe Wow İstanbul Hotels & Convention Center, Ayta Sözeri Kaya İzmir Thermal & Convention’da yemekli galada sevenleriyle buluşarak kulakların pasını silecek.

Sezen Aksu’ya destek verdi

Sezen Aksu’ya destek verdi

Türk müziğinin başarılı kadın seslerinden Sertab Erener, önceki akşam Volkswagen Arena’da müzikseverlerle buluştu. Kerki Solfej’in kış konserleri kapsamında İstanbullulara unutulmaz bir akşam yaşatan Erener, kendisini dinlemeye gelenleri müzikal yolculuğa çıkardı.

Sertab Erener’in performansı öncesinde sahne alan Selin Geçit ve Pandami Music keyifli geçen akşamın açılışını yaptı. Sahnede dur durak bilmeyen performansıyla kendine hayran bırakan Sertab Erener, geçmişten günümüze hit olmuş şarkılarıyla akşam boyunca sevenlerini dansa kaldırdı.

“Sezen Aksu Bana Olağanüstü Bir Yol Açtı”

Sertab Erener: “Şimdi söyleyeceğim şarkı son albümümden canım Sezen Aksu’mun. Sezen hayattan da büyük bir kadın. Benden çok daha duygusal biridir o. Kendini hırpaladığı dönemler vardır ve son dönemde olanlar onu çok yaralıyor. Ama yine de o çok dengeli bir kadındır.” sözleriyle salonda alkış tufanı yaşattı.

Sözlerine: “Bana o kadar olağanüstü bir yol açtı ki onun hakkını hiçbir zaman ödeyemem. Onun şarkılarını söylüyor olmak çok çok gurur verici. Son albümümden sözleri Sezen Aksu’ya ait olan ‘Belki de Aşk Lazım Değildir’ şarkısını sizler için söylüyorum.” diyerek devam eden sanatçı Sezen Aksu şarkılarını seslendirdi.

‘Her Dem Yeşil’ Şarkılarıyla Gelecek Nesle Dokunacak

30 şarkıdan oluşan ve 3 yıl sürecek bir albüme başladığını belirten Erener: “Albümün adını ‘Her Dem Yeşil’ koydum çünkü albüm sizlerin sevdiğini düşündüğüm 30 hit şarkıyı bir araya getiriyor. Hepsini 2021-2022-2023 versiyonlarıyla yeni jenerasyonlara o şarkıları tanıtma ve devam ettirme amacıyla yaptım.” dedi. Her Dem Yeşil’den hayatta söylediği ilk Türkçe şarkısı olan ‘Sakin Ol’u hayranlarıyla hep birlikte söyledi.

“SELAMİ ŞAHİN VE BURCU GÜNEŞ’TEN ÖZEL DÜET”

“SELAMİ ŞAHİN VE BURCU GÜNEŞ’TEN ÖZEL DÜET”

Türk müziğinin efsane bestecisi ve yorumcusu Selami Şahin ve güzel şarkıcı Burcu Güneş, önceki akşam Yeni Gazino Maslak’ta hayranlarına unutulmaz bir müzik ziyafeti yaşattı.

“YENİ ŞARKILAR YOLDA”

Sahneye çıkmadan önce basın mensupları ile bir araya gelen Selami Şahin, oğlu Lider Şahin’in sosyal medya hesabından duyurduğu yeni düetleri hakkında şu sözleri söyledi; “Oğlum kendi bestesini yapıyor. Ben arkadaşıma balık ısmarlamam, balık tutmasını öğretirim. Her şeyi kendisi yapıyor, kendisi çalışıyor. Bir tek okumalarda gidip yanında oluyorum. Çok güzel bir şarkı geliyor. Benim de yeni albümüm yolda. Yepyeni beş altı şarkı hazırlığındayım. Umarım en kısa zamanda tüm sevenlerim ile albümü paylaşacağım.’’

“KADIN KIYAFETİYLE DEĞİL ZEKASIYLA KONUŞULMALI”

Röportajın devamında sahne kıyafetleri ile ilgili gelen soruya Burcu Güneş şu yanıtı verdi; “Son zamanlarda sahnede bedene yönelik çok hareket var. Konu çok fazla saptırılıyor, kadın haklarına, özgürlüklere geldi. Ama konu bu değil. Bir insanı, yıllarca o işi etüt etmiş bir insan eleştirebilir. Ben de 13 yaşından beri sahne alan bir kadın olarak kendi meslektaşlarımı eleştirdiysem, onu da düzgün bir şekilde ifade ettiğimi düşünüyorum. Tabi ki isteyen istediğini giyecek. Ama biz kadın olarak işimizle en güzel şekilde ön plana çıkabiliriz.

Sahneye ilk olarak kırmızı uzun bir elbiseyle çıkan Burcu Güneş, şarkılarını salonu dolduran misafirlerle beraber seslendirdi. Muhteşem gecenin finalinde ise binlerce seveni ile buluşan usta sanatçı Selami Şahin, programına “Seninle Başım Dertte” şarkısıyla başlayarak hayranlarından büyük ilgi gördü.

Yaklaşık iki saat boyunca sahnede kalarak muhteşem bir performansa imza atan Selami Şahin, repertuvarının üçüncü şarkısında Burcu Güneş ile birlikte “Ben Bir Tek Kadın Adam Sevdim” şarkısına düet yaparak ayakta dakikalarca alkışlandı. Öte yandan sahne alan Oryantal Nebahat kıvrak danslarıyla yürek hoplattı.

Karlar altında klip

Karlar altında klip

Elif Buse Doğan, sözü ve müziği usta sanatçı Neşet Ertaş’a ait olan “Yalan Dünya” isimli türküyü deep mix versiyonuyla  yeniden yorumladı. Eserin klibi Türkiye’nin donan tek gölü olan Çıldır’da ve Ani Harabeleri’nde çekildi.

Düzenlemesini Dj Deeperise’ın yaptığı türkü de Elif Buse Doğan, “Her hikâye zamanını bekler. Bu hikayem elektronik müziğe olan tutkumla, varoluşumdan önce yazılan, aşık olduğum bir Neşet Ertaş türküsünün bir araya gelmesiyle başlıyor. Usta’nın da dediği gibi “Zaman sana uymaz, gel sen zamana uymasını bil” nasihatını arkama alarak, sevdiğim bu ezgiyi deep house’la buluşturdum. Zamana uyup, geleneği terk etmeden yaşayıp, anlatmaya çalıştım. Umarım çokça dinlenir’ dedi.

Avrupa Müzik etiketiyle yayınlanan eserin yönetmenliğini Alişan Günay Yıldırım üstlendi. Eksi 15 derece çekilen klipte çok üşüdüklerini belirten Elif Buse Doğan, ‘Üşüdük ama kısa film tadında bir klibim oldu” dedi.

KARDELEN’in ilk şarkısı “Ceketin Bende Kaldı”

KARDELEN’in ilk şarkısı “Ceketin Bende Kaldı”

KARDELEN, ilk şarkısı “Ceketin Bende Kaldı”yı Universal Müzik Türkiye etiketiyle bugün yayımladı. R&B tınılarıyla süslenmiş “Ceketin Bende Kaldı”, KARDELEN’in güçlü vokaline eşlik eden dikkat çekici akor yürüyüşleriyle dinleyicinin beğenisine sunuluyor. Mert Demir’in prodüktörlük görevini üstlendiği şarkının sözleri ve müziği KARDELEN ve Mert Demir ortaklığında yazıldı.

Kendine has tarzı ve stiliyle de isminden söz ettirecek KARDELEN’in yeni şarkısı, Cahit Kaya Demir yönetmenliğinde çekilen video klibiyle yayında!

Duygularınızın sizi tüketmesine izin vermeyin

Duygularınızın sizi tüketmesine izin vermeyin

Klinik Psikolog Şehnaz Tuna

İnsanoğlunun sahip olduğu en kıymetli özelliklerinden biri hiç kuşkusuz hissedebilme yetisidir. Duygular olmadan süregelen bir ömrü tadı tuzu olmayan bir yemeğe benzetebileceğimiz gibi böyle bir yaşamı hayal etmek neredeyse imkânsız, öyle değil mi? Söylenişleri kültürden kültüre, dilden dile değişse de bazıları zaman içerisinde farklı formlara evrilseler de insana ait duyguların hemen hepsi zamansız ve evrenseldirler. Avcı toplayıcı döneminde vahşi bir hayvanla burun buruna gelen bir insanın hissettiği korkunun bugün benzer bir durumda yaşanılacak duygudan şiddet ve nitelik olarak hiçbir farkı yoktur. Duygunun zamansız niteliğindendir ki modern aşkın gücünü tanımlarken Sultan Süleyman’ın Hürrem’e olan aşkından dem vurmak mümkündür.

Hisler, insanı insan yapan önemli bir olgu olmalarına rağmen aşırı odaklanıldığında kişiye zarar verecek kadar güçlü bir hale gelebilirler; paradoksal bir şekilde, görmezden gelindiklerinde de etkinlikleri yine bir o kadar artar. Bundan dolayı danışanlarımla yaptığım görüşmelerde duygularımızı ele alış biçimlerini konuşurken iki farklı yaklaşımı vurgularım. Bunlardan birincisi olumsuz duygulara odaklanmamaktır. Nasıl ki mutlu anımıza odaklandığımızda mutluluk hissimiz kat kat artar, benzer durum olumsuz duygularımız için de geçerlidir. Bu tıpkı uyumaya hazırlanan küçük bir çocuğun yatağının karşısındaki duvarda gördüğü bir gölgeye odaklanıp hayalinde onu kocaman ama aslı olmayan bir canavara dönüştürmesine benzer. Bizler de yetişkinler olarak sıradan bir kaygımıza odaklandığımızda onu besleyip büyütür ve dünyamızı bir anda ters yüz edecek bir boyuta çıkartabiliriz. Duygularla baş etmede en sık düştüğümüz tuzak ise olumsuza odaklanmamak uğruna onları tamamen yok sayma eğilimidir. Benim bu noktada seanslarımda telaffuz etmeyi sevdiğim bir cümle vardır ki o da “Direndiğin şey var olmaya devam eder!”

Duygularımızı ele alış biçimindeki bir diğer yaklaşım onları kabul edebilmektir. Tıpkı olumlu duygular gibi olumsuz duyguları yaşamanın da son derece normal olduğunu kendimize sıkça hatırlatmalıyız. Hatta bu duygulara izin vermek ve onlara kucak açmak olumsuz duyguların üzerimizdeki hakimiyetlerini anında azaltacaktır. Aksi takdirde halı altına süpürülen negatif duygular psikanalizin babası Sigmund Freud’un da öne sürdüğü gibi ileride çok daha istenmeyen bir şekilde ortaya çıkarlar. Bu durumda olumsuz her tür duyguyu öncelikle kabul etmek sonrasında bunları ifade edebilmek son derece önemlidir.

Duygularımızla baş etme yolunda faydalanacağımız en etkin yöntem, bilişsel davranışçı terapide sıkça kullanılan “düşünce kontrolü” egzersizleridir. “Olay-duygu” ilişkisini kısaca özetlemek gerekirse: Bizler bir olay meydana geldiğinde tepki olarak yaşadığımız duyguları direkt olarak olayın kendisiyle ilişkilendiririz. Aslında sistem bu şekilde işlemez. Yaşadığımız olayın ertesinde olumsuz duygu(lar) deneyimlememize yol açan sebep, sahip olduğumuz olumsuz düşüncelerimizdir. Bunlar “negatif otomatik” düşünceler olarak adlandırılır. Mutsuzluk, öfke, kıskançlık, kaygı, hayal kırıklığı gibi her tür olumsuz duyguyu hissettiğimiz anda bu duygulara odaklanıp onları besleme ya da onlardan kaçarak yok saymak yerine öncelikli olarak hislerimize yol açan negatif otomatik düşüncelerimizi bulmalıyız. Sonrasında da çoğu gerçekten uzak ve mantık dışı olan bu olumsuz düşünceleri çürütecek olumlu ve rasyonel düşünceler üretmeye çalışmalıyız. Yeni oluşturduğumuz düşünceler ne kadar kuvvetli olurlarsa negatif otomatik düşüncelerimizin etkisini, dolayısıyla hissettiğimiz olumsuz duyguların kuvvetini azaltmamız da o kadar başarılı olacaktır.

“Olay-düşünce-duygu” döngüsünü göz önüne aldığımızda benzer bir şekilde olumsuz düşüncelere de odaklanmamak gerekiyor.  Aksi takdirde istenmeyen duyguların bizi tüketmesi kaçınılmazdır. Düşünce egzersizlerini yaşam tarzı olarak belirlediğinizde duygularınızı ne kadar rahat yönetebildiğinizi göreceksiniz.

Duygularınızı kucaklayarak onları dolu dolu yaşayın ama gücün sizde olduğunu kendinize sıkça hatırlatarak özellikle olumsuz duygularınızın sizi tüketmesine asla izin vermeyin!