Yazılar

Polipler kansere dönüşmeden çıkarılıyor!

Kolon kanseri, görülme sıklığı ve ölüm oranlarıyla küresel bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1.9 milyon, ülkemizde ise 20 bini aşkın kişinin bu hastalığa yakalandığı belirtiliyor. Üstelik eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen kolon kanserine, günümüzde 40’lı yaşlarda, hatta genç erişkinlerde daha sık rastlanıyor. Son yıllarda obezitenin artması, hareketsiz bir yaşam sürülmesi ve fast food tipi beslenmenin bu artışta etkili olduğu belirtiliyor. Kolon kanseri en yaygın görülen kanserler arasında 3’üncü sırada yer alırken, kansere bağlı ölüm nedenleri arasında da 2’inci sıraya yükseliyor. En ölümcül kanserlerde üst sıralarda yer almasının sebebi ise genellikle ileri aşamaya kadar belirti vermeden sinsice ilerlemesi! Bu nedenle tarama programı kritik önem taşıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, kolon kanserinin önemli bir bölümünün aslında tarama programı ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle önlenebildiğine dikkat çekerek,  “Kolon kanseri tedavi edilmediğinde veya ileri evrede tanı aldığında yaşamı tehdit edebilen bir hastalıktır.  Bununla birlikte, bu kanserin en önemli özelliği tarama programıyla erken yakalanabilmesi, hatta kolonoskopi yönteminde saptanan poliplerin kansere dönüşmeden çıkarılması sayesinde önlenebilmesidir” diyor.

Prof. Dr. Özlem Sönmez

Prof. Dr. Özlem Sönmez

Her iki yılda bir tarama testi şart!

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, bu nedenle düzenli yapılan tarama programının kolon kanserinde yaşamsal önem taşıdığını belirterek, şu bilgileri veriyor: “Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın ulusal tarama programı; 50–70 yaş aralığında iki yılda bir gaitada gizli kan testi ve ayrıca 10 yılda bir kolonoskopi şeklindedir. Hiçbir şikayet olmasa bile tarama yaptırmak; dışkıda kan, dışkılama alışkanlığında değişiklik ve demir eksikliği anemisi gibi bulguları önemsemek,  hayat kurtarır.”  Prof. Dr. Özlem Sönmez, sağlıklı beslenmenin, düzenli hareket etmenin, ideal kiloyu korumanın ve sigara ile alkolden uzak durmanın ise kolon kanseri riskini azaltmanın temel taşlarını oluşturduğunu vurguluyor.

En yaygın nedeni polipler!

Kalın bağırsağın (kolon) iç yüzeyini döşeyen hücrelerde gelişen kötü huylu tümörler olan kolon kanseri, “kolorektal kanser” başlığı altında rektum kanseriyle birlikte değerlendiriliyor. İlerleyen yaş, aile öyküsü, erkek olmak, kalıtsal sendromlar (Lynch sendromu, ailesel adenomatöz polipozis) veya inflamatuvar bağırsak hastalıkları gibi kronik inflamasyon ve  radyasyona maruz kalmak, kolon kanseri için değiştirilemez risk faktörlerini oluşturuyor.  En yaygın görülen ve önlenebilir riskler arasında ise “Obezite, hareketsiz yaşam, kırmızı ile işlenmiş etten zengin ve liften fakir beslenme, sigara ile alkol kullanımı” yer alıyor. Ancak, kolon kanserinin yaklaşık yüzde 90 gibi önemli bir oranından polipler sorumlu oluyor. Polip olarak başlayan iyi huylu lezyonların bir bölümü yıllar içinde genetik ve epigenetik değişiklikler sonucu kansere dönüşüyor. Bu nedenle, poliplerin tarama kolonoskopisiyle saptanıp çıkarılması, kanser gelişimini önleyebilen temel yaklaşımı oluşturuyor.

Ailede öyküsünde risk yaklaşık 4 kat artıyor!

Yapılan çalışmalara göre; birinci derece akrabasında (anne, baba, kardeş) kolorektal kanser öyküsü olan kişilerde risk genel nüfusa göre yaklaşık 2–4 kat artıyor. Akrabanın genç yaşta tanı alması ve ailede bir kişiden fazla görülmesi riski daha da yükseltiyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, risk grubunda olan kişilerin taramalara daha erken yaşta başlamaları gerektiğini belirterek, “Kolonoskopi taramasına 40 yaşında veya ailedeki en erken tanı yaşından 10 yıl önce (hangisi daha erkense) başlamaları gerekmektedir.  Bulgulara göre hastalar genellikle 5 yılda bir izlenmektedir. Şüpheli semptom varlığında ise yaş beklenmeden değerlendirme yapılmaktadır” diyor.

Bu sorunlarda zaman kaybetmeyin!

Kolon kanseri ve kanser öncülü polipler uzun süre belirti vermeden sinsice ilerleyebiliyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez, kolon kanserinde en sık görülen belirtileri “Dışkılama alışkanlığında değişiklik (ishal-kabızlıkta yeni başlayan veya kalıcı değişim), dışkıda kan/ makattan kanama, nedensiz demir eksikliği anemisi, karın ağrısı–şişkinlik, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik” olarak sıralıyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez, bu belirtilerin özellikle 40 yaş üstünde veya aile öyküsü olanlarda “basit bir sorun” gibi görülmeden hızlıca hekime başvurmayı gerektirdiğini vurguluyor.

Erken evrede tam şifa mümkün!

Doğru zamanda yapılan tarama ve zamanında cerrahi, hastalığın doğal seyrini kökten değiştirebiliyor, gecikme ise tedaviyi daha karmaşık hale getiriyor.  Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, erken evrede yakalanan kolon kanserinde tam şifanın mümkün olduğunu vurguluyor. Tedavinin omurgasını genellikle cerrahi yöntemin oluşturduğunu anlatan Prof. Dr. Özlem Sönmez, sözlerine şöyle devam ediyor: “Patolojiye ve evresine göre bazı hastalarda ek tedaviler, özellikle lenf nodu tutulumu gibi risk faktörleri varsa, kemoterapi planlanmaktadır. Ayrıca, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserle savaşmasını sağlayan immünoterapi ilaçları, özellikle bazı özel genetik özelliklere sahip hastalarda 2017 yılından itibaren kullanılmaktadır ve tedavi seçeneklerini genişletmektedir. Kanser hücrelerinin büyümesini hedef alan akıllı ilaçlar da yaklaşık 2000’li yıllardan bu yana uygun hastalarda kullanılarak tedavinin kişiye özel planlanmasına yardımcı olmaktadır.”

#KolonKanseri #ErkenTanı #TaramaProgramı #PolipKontrolü #Onkoloji #SağlıkHaber #GençErişkinlerdeKanser #YaşamTarzı #Kolonoskopi #KanserFarkındalık #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Ali Rıza Akdolu’dan “Aliens” Sergisi

26 Şubat – 31 Mart 2026 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşan “Aliens” sergisi, küratörlüğünü Dr. Feride Çelik’in üstlendiği özel bir seçkiyle mücevherin bedenden koparıldığında nasıl farklı bir varlığa dönüştüğünü sorguluyor.

Ali Rıza Akdolu, mücevherin alışıldık işlevini askıya alarak onu takılamayan, taşınamayan ama mekânda devleşen “yabancı” formlara dönüştürüyor. Bu sergide yabancı olan nesnenin kendisi değil; izleyicinin onunla kurduğu yeni ve mesafeli ilişki.

Taş yüzeyleri, metalik dokular ve incelikli işçilik, izleyicide aşinalık duygusu yaratırken; nesneler artık bedene eşlik etmek yerine onun yokluğunu ima ediyor. Sergi, süs, kimlik ve aidiyet kavramlarının çözülmeye başladığı bir eşikte izleyiciyi durmaya davet ediyor.

#AliRızaAkdolu #AliensSergisi #SanatHaber #ÇağdaşSanat #MücevherSanatı #KüratörFerideÇelik #İstanbulSanat #Sergi #SanatEtkinliği #AidiyetVeSanat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Evrim Sanat Galerisi’nde Keçi İmgesiyle Çağdaş Yorum

Evrim Sanat Galerisi, mozaik sanatının çağdaş temsilcilerinden Mehmet Kına’nın kişisel sergisi “Heey Keçiler, Hooy Keçiler”i sanatseverlerle buluşturdu. 21 Şubat 2026’da açılan sergi, sanatçının kültürel bellek, kırsal yaşam ve toplumsal dönüşümleri odağına alan 21 eserini içeriyor.

Kına, keçilerle kurduğu kişisel bağ üzerinden toplumsal yaşamı simgesel bir anlatımla yorumlarken; taş, cam ve doğal malzemelerle oluşturduğu mozaiklerinde Anadolu’nun kadim geleneğini çağdaş bir kavramsal çerçeveyle yeniden yorumluyor. Evrim Sanat Galerisi kurucusu Betül Ketenci, eserlerde keçi imgesinin kimi zaman direnişin, kimi zaman uyumun, kimi zaman da toplumsal eleştirinin sembolü olarak öne çıktığını vurguladı.

Sergi, 11 Mart 2026 tarihine kadar Evrim Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilecek.

Evrim Sanat Galerisi

Adres: Caddebostan Mahallesi Bağdat Caddesi Ergun Apt. No: 244 Kat 2 Daire 8 Kadıköy İstanbul, Tel.: (0533) 237 59 06

Ziyaret Saatleri: Pzt-Çrş-Perş-Cuma-Cmt 11:00-19:00

Pazar 12:00-18:00, Salı günleri ziyarete kapalıdır.

#MehmetKına #HeeyKeçilerHooyKeçiler #EvrimSanatGalerisi #MozaikSanatı #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #İstanbulSanat #KültürelBellek #AnadoluSanatı #SanatHaberi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Komedi sanatçıları reklam da en çok tercih edilen oldu

Dünyada ve ülkemizde lider Araştırma Şirketi Ipsos; 2025 yılının reklam karnesini açıkladı. Teknoloji mizahla anlaşıldı, markalar ise ünlülerle gönüllere girerken, hafızalarda hikaye anlatıcılığı zirve yaptı.

Ipsos Türkiye

2025 yılı reklam dünyasının hatırlanma raporu bir bakıma iletişim karnesi açıklandı. Telekomünikasyon, gıda ve içecek sektörlerinin ilk üç sıraya yerleştiği listede; Turkcell, Türk Telekom ve Vodafone dev prodüksiyonları ve ünlü iş birlikleriyle ilk üç sırayı paylaştı. Bu yılın iletişim stratejilerinde teknolojik mesajların kitlesel bir eğlenceye dönüşmesi toplumun beklentisini karşılarken, en yüksek hatırlanma skoruna açılan kapının anahtarı oldu.

Ipsos Türkiye

Ünlü komedyenlerin marka karakterine dönüştüğü 2025 reklamlarını önceki yıllardan ayıran en temel fark, ünlü isimlerin sadece birer reklam yüzü olmaktan çıkıp, markayla özdeşleşen ikonik karakterler olarak insanlarla bağ kurması oldu.

Ipsos Türkiye

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik, araştırma verilerini şöyle yorumladı; 2025 yılında en çok hatırlanan reklamlara baktığımızda 3 sektör öne çıkıyor; telekomünikasyon, gıda ve içecek. Turkcell, Türk Telekom ve Vodafone, yıl içinde yaptıkları büyük prodüksiyonlu ve ünlü isimlerin başrolde olduğu kampanyalarla listenin ilk üç sırasına yerleşiyor. Telekomünikasyon reklamlarını öne çıkaran temel konu ise; rekabetin merkezine mizahı ve ünlü isimleri koyarak teknolojik mesajları daha kitlesel ve eğlenceli bir dille aktarmaları oldu.

Ünlü isimler, 2025’te de hatırlanma üzerindeki etkisini sürdürdü. Geçen yıldan farklı olarak bu yıl, özellikle ünlü komedyenlerin markalarla özdeşleşen karakterler yarattığına tanık oluyoruz. Bunun en parlak örneği, yılın en çok hatırlanan reklamı olan Turkcell’in Ata Demirer’li “Hızın Kralı” kampanyası oldu. Ata Demirer’in kendine has üslubuyla  bir savaş sahnesini canlandırdığı reklam, markanın “hız” vaadini epik ve esprili bir dille anlatarak hafızalarda yer etti. Benzer bir stratejiyi Türk Telekom’da Tolga Çevik ile izledi. Çevik’in “Minik” karakteriyle 5G baz istasyonunu “kaldırabiliyorum” diyerek taşıdığı anlar, teknolojik bir üstünlüğü halkın anlayacağı ve seveceği bir mizahla sunarak kampanyayı zirveye taşıyan unsur oldu. Vodafone ise Cengiz Bozkurt ve Demet Evgar ikilisinin uyumu sayesinde 5G tecrübesini eğlenceli diyaloglarla aktardı ve bu rekabette öne çıkan bir iletişim performansı elde etmeyi başardı.

Mizah ve kısa film tadındaki hikaye anlatıcılığı bu sene de ön plandaydı. Telekomünikasyon markalarının yanı sıra, Kahve Dünyası Gofrik’in Cem Yılmaz ile çektiği “Her Şey Bu Kostümle Başladı” serisi, bu yaklaşımın en başarılı örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Cem Yılmaz’ın bir Gofrik reklamı çekme hayalini anlattığı, terziye bu reklamda oynamak için kostüm diktirdiği film, yaratıcı ve merak uyandıran hikaye anlatımıyla hafızalarda yer edindi.  Markaların genç kitleyle iletişim kurma eğilimi de etkisini sürdürüyor. Coca-Cola’nın popüler müzik grubu Manifest ile çektiği “Anı Yakala” reklamı, markanın vermek istediği mesajı müzik ve gençlik enerjisiyle birleştirerek listeye girdi. Reklamın dinamik yapısı ve eğlenceli teması onu öne çıkaran diğer detaylar oldu

#ReklamKarnesi2025 #IpsosAraştırma #AtaDemirer #Turkcell #TürkTelekom #Vodafone #CemYılmaz #ReklamdaMizah #Markaİletişimi #HızınKralı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Pera Müzesi’nde Halil Paşa Retrospektifi: Suyun Kıyısında

Pera Müzesi, Türkiye’de modern resmin öncülerinden Halil Paşa’nın yaşamı ve sanatına odaklanan yeni sergisi “Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı” ile sanatseverleri ağırlamaya hazırlanıyor. Dr. Özlem İnay Erten küratörlüğünde hazırlanan sergi, 5 Mart – 23 Ağustos 2026 tarihleri arasında ziyarete açık olacak.

Halil Paşa’nın Paris’te aldığı eğitimden İstanbul Beylerbeyi’ndeki yaşamına ve Mısır yıllarına uzanan üretim süreci, portre, natürmort ve peyzaj eserleriyle kronolojik bir anlatı içinde sunuluyor. Sergi, özel koleksiyonlardan ödünç alınan eserlerin yanı sıra arşiv belgeleri, mektuplar, fotoğraflar ve desen defterleriyle dokümanter bir nitelik taşıyor.

Türkiye’de açık hava resim geleneğinin öncülerinden olan Halil Paşa, ışık ve renk kullanımındaki ustalığıyla Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte Doğu ile Batı arasında bir estetik köprü kurdu.

Sergi, Pera Müzesi’nde Salı–Cumartesi günleri 10.00–19.00, Pazar günleri 12.00–18.00 saatleri arasında gezilebilir. Cuma günleri “Uzun Cuma” kapsamında 22.00’ye kadar, Çarşamba günleri ise “Genç Çarşamba” kapsamında öğrenciler için ücretsiz ziyaret imkânı sunuluyor.

#PeraMüzesi #HalilPaşa #SuyunKıyısında #SanatSergisi #İstanbulSanat #OsmanlıdanCumhuriyete #ModernResim  #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Rastlaşmalar Vol. 1: 42 Maslak’ta Sanat ve Tasarım Buluşması

Çağdaş sanatın kamusal alanla kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlayan “Rastlaşmalar Vol. 1” sergisi, 18 Şubat – 25 Mart 2026 tarihleri arasında 42 Maslak’ta sanatseverlerle buluşuyor. Artful Living’in katkılarıyla ve tasarımcı–iç mimar Esmer Erdem küratörlüğünde gerçekleşen sergi, farklı disiplinlerden 39 sanatçının yapıtlarını bir araya getiriyor.

Kamusal Alanda Sanat ve Tasarımın Buluşması
Sergi, sanat yapıtlarını bilindik alanlardan çıkararak 42 Maslak’ın koridorları ve ortak alanlarına taşıyor. Böylece gündelik yaşamın akışı içinde sanatla karşılaşma deneyimi sunuyor. Esmer Erdem, serginin kamusal alanı yalnızca bir geçiş mekânı değil, anlamın üretildiği düşünsel bir zemin olarak ele aldığını vurguluyor.

39 Sanatçıdan Disiplinlerarası Seçki
Agah Barış Can Aksakal, İsmet Doğan, Yiğit Yazıcı, Emel Vardar, Seçil Erel ve daha birçok sanatçının eserlerinin yer aldığı seçki, farklı üretim pratiklerini bir araya getirerek sanatın sezgisel dili ile tasarımın düşünsel katmanlarını buluşturuyor.

Sürdürülebilir Kültürel Program
“Rastlaşmalar” serisi, bir yıl boyunca her ay değişen seçkilerle devam edecek. 42 Shops’un 5. katında sürdürülebilir bir kültürel program olarak kurgulanan sergi, sanat ve tasarımın kesişim noktalarını görünür kılmayı amaçlıyor.
ADRES: 42 Maslak, Ahi Evran Cad. No: 6, 42 Shops, 5. Kat Maslak/İstanbul

#Rastlaşmalar #42Maslak #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #ArtfulLiving #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Sosyo-Kültürel İzlerle Görsel Bir Şölen

İBB Kültür ve İBB Miras tarafından düzenlenen “Baktığı Yerde Başka Bir Dünya” sergisi, fotoğraf sanatçısı Feruz Ertürer’in 75 yılı aşan fotoğraf serüveninden kapsamlı bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturuyor. Küratörlüğünü Murat Gür’ün üstlendiği sergi, panayırlardan meydanlara, sokak satıcılarından çocuk oyunlarına kadar geniş bir sosyo-kültürel yelpazeyi görsel bir şölenle sunuyor.

İki kata yayılan sergide, sanatçının aile arşivlerinden kişisel belgelerine, orijinal negatiflerinden karanlık oda ekipmanlarına kadar üretim pratiğini görünür kılan unsurlar yer alıyor. Ayrıca Coşkun Aral, İzzet Keribar ve İbrahim Zaman gibi usta fotoğrafçıların yazıları ile Ertürer’i konu alan kısa belgesel de sergiye eşlik ediyor. İkinci katta ise Lubitel ile çekilmiş 70 fotoğraf, Adapazarı, İstanbul, çocuklar ve soyutlamalar gibi tematik bölümlerde izleyiciyle buluşuyor.

“Baktığı Yerde Başka Bir Dünya” sergisi, 13 Şubat – 16 Ağustos 2026 tarihleri arasında pazartesi hariç her gün 10.00 – 19.00 saatleri arasında Bulgur Palas’ta ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

#FeruzErtürer #BaktığıYerdeBaşkaBirDünya #BulgurPalas #İBBKültür #FotoğrafSergisi #İstanbulSanat #GörselŞölen #SanatSeverler #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

 

Mustafa Özbakır’dan Kabukların Ardında Bir Yolculuk

Kun Art Space, Çukurova bölgesinde sanatçıları ve sanatseverleri buluşturmaya devam ediyor. Bu kez çağdaş sanat galerisi, Mustafa Özbakır’ın kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor.

“Kabuklarımla Bir Meyve Miyim Yara mı” başlıklı sergi, sanatçının resimlerinde tanıdık yüzleri, ezberlenmiş dizeleri ve unutulmuş anları yeniden hatırlatıyor. Özbakır’ın kendisine yönelttiği sorular, izleyiciyi de içine çekerek hüzünlü bir yolculuğa davet ediyor.

Sergiye özel olarak Cem Adrian’ın bestelediği “Yara” adlı şarkı, eserlerle birlikte mekânda yankılanarak izleyicinin deneyimini derinleştiriyor.

Nazlı Pektaş’ın kaleme aldığı sergi metni eşliğinde açılan bu kişisel sergi, 28 Şubat’a kadar Pazar günleri hariç her gün 12:00 – 18:00 saatleri arasında Adana’daki Kun Art Space’te görülebilir.

#MustafaÖzbakır #KabuklarımlaBirMeyveMiyimYaraMı #KunArtSpace #AdanaSanat #ÇağdaşSanat #CemAdrian #SanatSergisi #ÇukurovaSanat #pausedergi #pausetv #pausejournal #hanedancity #pausesağlık #pausesanat #pauseturizm

Femtosaniye Lazer ile Göz Kusurlarında Yeni Çözüm

Giderek ekran kullanımının arttığı günümüzde, başta miyopi olmak üzere göz hastalıklarında belirgin bir artış gözleniyor.

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, küçük yaşlardan itibaren kullanımı artan telefonlar, online dersler, evden çalışma gibi nedenler sonucunda göz hastalıklarının  buna parelel olarak arttığı bilgisini verdi.

Prof. Dr.  Kaşkaloğlu, “Çin’de yapılan bir araştırmaya göre yaşları 6 – 8 arasında değişen 120 bin çocuktaki göz bozuklukları incelendi. Çocuklarda miyopi ve diğer görme bozukluklarının görülme sıklığının önceki 5 yıllık döneme göre üç katına çıktığı gözlendi. Çocukların ekran süresinin online dersler nedeniyle en az 2 buçuk saat arttığı, oyunlar, sosyal medya gibi ekran etkinlikleri de eklendiğinde bu sürenin daha da uzadığı meydana çıktı” diye konuştu.

Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu

Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu

Teknolojinin hem hekimlere hem de hastalara avantaj sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, son 30 yıldır göz hastalıkları tedavisinde excimer lazer teknolojisinin kullanıldığını; son 15 yıldır geliştirilen Femtosaniye lazer cihazıyla birlikte bu cerrahilerdeki başarı oranında belirgin bir artış sağlandığını ifade etti.

Göz kırma kusurlarının tedavisi hakkında bilgi veren Kaşkaloğlu şöyle devam etti: “Bıçaksız lasik olarak ifade edilen Femtosaniye lazer yöntemiyle, miyopi, hipermetrop ve astigmat gibi göz bozuklukları düzeltilebiliyor. Operasyon olan kişiler, 10 – 15 dakikalarını ameliyat odasında geçirip, saniyeler içinde gerçekleştirilen lazer uygulamasıyla göz numaraları sıfıra yakın oluyor. Böylelikle hastaların günlük yaşamı da olumlu şekilde etkileniyor. Hasta aynı gün taburcu olabiliyor”

#Miyopi #GözSağlığı #EkranKullanımı #ÇocukSağlığı #FemtosaniyeLazer #ExcimerLazer #GözHastalıkları #KaşkaloğluGöz #SağlıkHaberi #GözKusurları #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Selda İnci’den “Su Gibi” ile Sevgililer Günü Yorumu

14 Şubat Sevgililer Günü’nde Galeri İdil’in Moda Büyük Kulüp’te düzenleyeceği “Heart to Art” sergisi, sanatseverleri aşkın evrensel dilini keşfetmeye davet ediyor. Sergide yer alacak isimlerden Ressam Selda İnci, “Su Gibi” adlı eseriyle aşkın akışkanlığını, berraklığını ve sürekliliğini simgeleyen özel bir yorum sunuyor.

İnci, eserinde suyun doğadaki döngüsünü çiçek motifleriyle birleştirerek romantik atmosferi mistik bir derinliğe taşıyor. Sanatçı, her tablosunu parmak iziyle imzalayarak kişisel bir iz bırakıyor ve “Her eserim benim varlığımın bir parçasıdır. Her parmak izim ilahi aşka tanıklık eder” sözleriyle sanatına duyduğu bağlılığı ifade ediyor.

Moda Büyük Kulüp’te 14 Şubat 2026’da başlayacak sergi, 20 Şubat 2026’ya kadar ziyaret edilebilecek. Sanatın büyüsüyle buluşan bu özel sergi, Sevgililer Günü’nü unutulmaz bir sanat deneyimine dönüştürmeyi hedefliyor.

#Seldaİnci #HeartToArt #SuGibi #Galeriİdil #ModaBüyükKulüp #SanatSergisi #SevgililerGünü #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #RomantikSanat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity