Yazılar

Kuduzdan korunmak için neler yapılmalı?

Kuduzdan korunmak için neler yapılmalı?

Kuduz; temas sonrasında uygulanacak yara bakım, aşı ve koruyucu serum gibi tedavilerle %100’e yakın önlenebilecek bir hastalık iken, önlemlerin alınmaması durumunda %100’e yakın ölüme neden olan bir hastalıktır. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Servet Öztürk, önemli açıklamalarda bulundu.

Dr. Servet Öztürk

Kuduz nedir?

İnsanlık tarihinde uzun yıllardır hayvan ısırıkları ile ilişkili ensefalit (beyin enfeksiyonu) tanımlanmıştı. 19. Yüzyılda Pastör’ün kuduz virüsünü ve aşısını keşfetmesi Enfeksiyon Hastalıkları ve aşılama konusunda yeni bir dönemin başlangıcı kabul edilebilir. Kuduz genellikle tükürüğünde kuduz virüsü olan yabani veya evcil hayvanın ısırması veya nadiren tırmalaması sonucunda açık yaradan dokuları, sonrasında sinirleri istila etmesi, sinirler boyunca da beyine yerleşmesi sonucunda meydana gelir. Beyine yerleşen virüs beyinde fonksiyon bozukluğuna neden olarak ölüme neden olur.

Belirtiler ne zaman ortaya çıkar?

Kuduz, temas ile semptomların başlaması arasında geçen süre ısırılan bölgenin beyine uzaklığıyla doğru orantılıdır. Örneğin ayaktan travma alan birisinde semptomların meydana gelmesi 1-2 ay alabilirken, baş-boyun bölge ısırıklarında bu süre birkaç günde semptomlar başlayabilir. Isırılmanın hemen sonrasında yara temizliği, bol sabunlu su ile yaranın yıkanması, aşı ve koruyucu İmmünglobulin uygulanması ile hastalık oluşma ihtimali yok denecek kadar azdır. Ancak kuduz olan bir vaka ile temas sonrasında (tırmalanma, ısırılma) yukarıda bahsedilen koruyucu işlemlerin uygulanmaması neticesinde ölüm neredeyse kaçınılmazdır.

Temasta bulunan kişiler neler yapmalı?

Kuduz riskli temas kuduz aşısı olup olmadığı kanıtlanamayan yabani veya evcil bir hayvan tarafından ısırılma ve tırmalanmaya maruz kalma olarak özetlenebilir. Kuduz riskli temasa maruz kalan birey öncelikle yarasını 5-10 dakika bol su ve sabunla yıkamalıdır. Bu işlem yara içindeki varsa virüsün temizlenmesini en azından miktarını azaltmasını sağlayacaktır. Kuduz riskli temaslı hastanın ideal olarak en kısa zamanda yara bakımı, kuduz ve tetanoz profilaksilerinin uygulanması için sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır. Bu süre ne kadar kısa olur ise uygulanacak tedavilerin etkinliği o kadar başarılı olur.

‘Hayvanlarınızın kuduz aşısını ihmal etmeyin’

Unutulmamalıdır ki kuduz, temas sonrasında uygulanacak yara bakım, aşı ve koruyucu serum gibi tedavilerle %100’e yakın önlenebilecek bir hastalık iken, önlemlerin alınmaması durumunda %100’e yakın ölüme neden olan bir hastalıktır. Aşılar kuduz hastalığında olduğu gibi en ucuz, insan ve toplum sağlığına en faydalı tıbbi işlemlerdir. Yaklaşık 200 sene önce ortalama insan yaşam süresi 30 iken günümüzde 80’leri geçmiştir. Bu artışta en büyük pay aşıların yaygın ve doğru kullanımına bağlı olduğu söylenebilir. Aşılama gereksinimleriniz için yaş, ek hastalık, yurtdışı seyahat gibi risklerinizi hekiminizle paylaşın.

Not: Evcil hayvanlarınızın kuduz aşısını ihmal etmeyin. Çünkü son 1 yılda kuduz aşısı yapılmış bir hayvan tarafından ısırılma durumunda hayvanın 10 gün izlemi yeterli olup hayvanda hastalık belirtisi olmaz ise aşılamaya gerek yoktur.

Yeni sezonu lokal lezzetler

Yeni sezonu lokal lezzetler

Happy Moon’s Grup’un yeni markası No. 54 Kebap & Steak; yeni menüsü lokal lezzetlerden oluşuyor.

Adını Akmerkez AVM’nin kapı numarasından alan No. 54, açıldığı günden bu yana et, kebap ve meze çeşitlerinden oluşan menüsüyle lezzet severlerle buluşuyor.

No. 54 Kebap & Steak

Dana etlerinin Bandırma’nın en iyi çiftliklerinden karkas olarak seçilip dinlendirildikten sonra işlendiği No. 54 Kebap & Steak’te kebapların tamamı kıvırcık kuzu eti kullanılarak özenle hazırlanıyor. İmza lezzetleri arasında Şaşlık Burger, Kuzu Kafes ve Dana Asado gibi lezzetler de olan restoranın, mevsiminde ve taze lezzetlerin kullanıldığı yeni menüsünde ise Adana Kebap, Basma Kebap, Dana Lokum, Kuzu Şiş ve Katmer gibi lezzetler yer alıyor.

No. 54 Kebap & Steak

Kazdağları’ndan et, Antep’ten kaymak

Kazdağları’nda özgürce gezen kuzulardan elde edilen etlerin Gaziantep’in meşhur yaprak pul biberiyle buluştuğu, Antep fıstığıyla en özel sütlerden elde edilen manda kaymağının ve daha pek çok benzersiz lezzetin adresi.

Cottonbox’tan yeni yıl ruhu

Cottonbox’tan yeni yıl ruhu

Yeni yılın keyif ve huzur veren ruhu Cottonbox ile yatak odalarını sarıyor… Modern tasarımları ve her zevke hitap eden geniş ürün çeşitliliğiyle ev dekorasyonunun tamamlayıcısı olan Cottonbox, yılbaşı temasıyla hazırladığı Holly Gri nevresim takımıyla kullanıcıların yeni yıl heyecanına ortak oluyor. Gri ve beyazın mükemmel uyumunu gözler önüne seren nevresim takımı, şık tarzıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Yılbaşını temsil eden çam ağacı, kar taneleri ve geyik desenin yer aldığı tasarım; yatak odalarında yepyeni bir hava katıyor. Sevdiklerinin yeni yılını kutlamak isteyenler için de güzel bir hediye seçeneği olan Holly Gri nevresim takımı keyifli uyku deneyimi yaşatıyor.

Sağlıklı kalmanın püf noktaları

Sağlıklı kalmanın püf noktaları

Kaliteli ve sağlıklı bir yaşam için kişinin bedenine iyi bakması gerekiyor. Sağlıklı beslenmek, hareketli bir hayat tarzı, egzersiz ve spor yapmak, stres yönetimi, yeterli su tüketimi, düzenli ve kaliteli uyku zincirleme bir şekilde birbirine bağlı olarak sağlıklı kalmayı sağlıyor. Güçlü bir bağışıklık sistemi, ideal kiloyu korumak, yeterli kas kütlesine sahip olmak ve dengeli hormon aktiviteleri, zinde kalmak ve sağlıklı yaşlanmak için gerekli öğeler arasında yer alıyor. Memorial Wellness Endokrinoloji ve Metabolizma Bölümü’nden  Doç. Dr. Gökhan Özışık, sağlıklı bir yaşam için dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Pause Dergi

Doç. Dr. Gökhan ÖzışıkDengeli bir bağırsak florası eşittir güçlü bağışıklık

Yaşam süresi ve kalitesi birçok etkene bağlı olarak değişebilmektedir. Çevresel faktörler, genetik miras, kişinin bedenine ne kadar iyi baktığı, iklim şartları, beslenme alışkanlıkları hepsi bu etkenlerin içinde yer alır. Bütün bu etkenler bağışıklık sistemini yakından etkiler. Bağışıklık sistemi kişiyi hastalıklardan korur ve sağlıklı kalmasını sağlar. Bağışıklık hücrelerinin büyük bir kısmı bağırsaklarda bulunmaktadır. Bağırsaklarda yaşayan mikroorganizmalar ise bağırsak florasını oluşturmaktadır. Bağırsak florasının sağlıklı olması bağışıklığın da güçlü olmasını sağlamaktadır. Sağlıklı bir bağırsak florasında yararlı yani probiyotik bakteriler çoğunluktadır, belli oranda da zararlı bakteriler ve mayalar bulunur. Bağırsak florasını olumsuz etkileyen faktörlerin başında sağlıksız beslenme gelmektedir. Stres, hareketsiz yaşam, egzersiz yapmamak ya da aşırı egzersiz yapmak, hava kirliliği, yetersiz uyku ve az su tüketimi bağırsak florasını bozan etmenler arasında yer almaktadır. Bilinçsiz ilaç kullanımları özellikle antibiyotikler de bağırsak florasının dengesini bozmaktadır. Bozulan bağırsak florasında yararlı bakteriler azalarak zararlı bakteriler ve mayalar çoğalmaktadır. Bu da kişiyi hastalıklara açık hale getirmektedir. Uzun süreli flora dengesizlikleri kronik hastalıklara neden olabilmektedir.

Sindirim iyi yapılmazsa metabolizma düzgün çalışamıyor

Yağ seviyelerini kontrol altında tutabilmek için ideal kiloda olmak ve sağlıklı beslenmek önemlidir. Vücut sistemlerinin düzgün bir şekilde çalışabilmesi için vitamin, mineral, antioksidan ve aminoasitler gereklidir. Yanlış beslenme, yiyecekleri hızlı yeme ve iyi çiğnememe sonucu midenin yükü artarak sindirim problemlerini beraberinde getirebilmektedir. Sindirim ağızdan başlayan bir süreçtir ve besinlerin iyice çiğnenerek yutulması gerekir. İyi çiğnenmeyen besinler midenin ön sindirimini de olumsuz etkilemektedir. Eğer sindirim iyi olmazsa sindirilen ve metabolizmanın düzgün çalışabilmesi için gerekli olan bu mikro besinlerin emilimi düzgün yapılamaz. Kişi çok sağlıklı beslense bile düzgün emilim yapılamazsa bu maddelerin eksikliğinde dokular alarm vermeye başlar. Gıda intolerası bir gıdanın içindeki herhangi bir maddeyi vücudun tolere edememesidir. En sık görülen gıda intoleransı laktoz intoleransıdır. Laktoz ve gluten intoleransları da kişinin sindirim problemleri yaşamasına neden olabilir.

Fazla şeker ve işlenmiş gıda tüketimi insülin direncine neden oluyor

Vücuda çok fazla işlenmiş gıda ve şeker girdiğinde vücut tepki olarak insülin ve leptin hormonu salgılamaktadır. Bu hormonlar artmış şeker yüküne karşı şeker hastası olmamayı ve kilo almamayı sağlamaktadır. İşlenmiş gıdalar ve şekere sürekli maruz kalmak belli bir limit aşıldıktan sonra insülin ve leptin direncine neden olan metabolik bir sorun haline dönüşmektedir. Endokrin sistemdeki bu bozulma beyin de dahil olmak üzere bütün vücut sistemlerini olumsuz etkilemektedir. Sağlıksız ve yanlış beslenme sonucu metabolizmanın sürekliliğini sağlayan hormonlar vücut için sakıncalı hale gelebilmektedir. Erken yaşlanma, unutkanlık, depresyon, kronik hastalıklar bu olumsuz etkiler arasında yer almaktadır.

Hormonlar bütün sistemlerin doğru çalışmasını sağlıyor

Hormonların dengesizliği beyni de etkilemektedir. Sempatik ve parasempatik sinir sistemler insan beyninde bir otomatik pilot gibi çalışmaktadır. Bu 2 sistem hormonların kontrolündedir. Sempatik sistem bir gaz, parasempatik sistem ise bir fren ve yavaşlama sistemine benzetilebilir ve bir denge içinde olmaları gerekmektedir. Eğer sempatik sistem çok fazla kullanılırsa yani adrenalin, kortizon ve büyüme hormonları gibi hormonlar çok fazla kullanılırsa parasempatik sistem tarafından kullanılan seratonin, GABA (gama aminobütirik asit), endorfin gibi vücuda sakinlik, dinginlik, mutluluk veren hormonlar daha düşük kalmaktadır. Sonuçta kişi hep gergin, asabi, çabuk patlayan, öfke kontrolünde güçlük çeken, uykuya dalmakta zorlanan, sağlıklı düşünemeyen bir insan haline gelebilmektedir.

Yanlış beslenmek ve uykusuz kalmak strese neden oluyor

Hormonların dengeli salgılanması kişinin hayatını da daha sağlıklı ve kaliteli bir şekilde geçirmesini sağlamaktadır. Gıda intoleransları, yanlış beslenme, enfeksiyonlar, uykusuzluk vücudu strese sokan her şey böbrek üstü bezlerinden stres hormonlarının salgılanmasına neden olmaktadır. Adrenalin ve kortizol stres hormonları olarak da adlandırılmaktadır. Strese ne kadar süre maruz kalınırsa o oranda kortizol ve adrenalin hormonu salgılamaktadır. Bu hormonları da çok kullanmak daha sonrasında kronik yorgunluk sendromu ya da tükenmişlik sendromunu ortaya çıkarabilmektedir. Vücut bu noktadan sonra kalp hastalıklarına, kansere ya da nörodejenaratif hastalıklar denilen Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıklara kolayca yakalanabilmektedir. Böbrek üstü bezlerinden sürekli stres hormonlarını salgılanması diğer hormonların daha az salgılanmasına neden olmaktadır.

Menopoz dönemi kronik strese maruz kalan kadınlarda daha ağır geçiyor

Sürekli strese maruz kalan bir kadın özellikle menopoz dönemiyle birlikte vücutta bazı hormonlarında azalmasıyla bu dönemi zor ve ağır bir şekilde geçirebilmektedir. Menopoz döneminde artık yumurtalıkların üretemediği dişilik hormonlarını böbrek üstü bezleri üretmektedir. Maruz kalınan uzun süreli stresler boyunca sürekli kortizol üreten böbrek üstü bezleri menopoz döneminde artık dişilik hormonu üretemezler ve bu durum menopoz öncesi ve sonrasında kadınları oldukça şiddetli etkilemektedir. Bu sebeple stresi doğru yönetmek kadınların menopoz dönemlerini daha sağlıklı ve rahat geçirmelerine olanak sağlamaktadır.

Stüdyodan sahneye

Stüdyodan sahneye

Yaz aylarındaki yoğun konser maratonunun ardından yeni şarkı kayıtları için stüdyoya kapanan başarılı sanatçı Betül Demir, yaklaşık iki aylık bir aranın ardından yeniden İstanbullu hayranlarının karşısına çıktı.

Rezervasyonları saatler öncesinden tükenen mekanda kapalı gişe bir performansa imza atan Betül Demir, kendisini dinlemeye gelen misafirlerine unutulmaz bir gece yaşattı.

”Stüdyodan çıktığımda muhteşem bir trafik vardı. Yaklaşık yarım saat aracımın gelmesini bekledikten sonra sıkılıp yürümeye karar verdim. İnanır mısınız uzun ince bir yolda 4 kilometreye yakın koşar adım yürümüşüm. Sahneye zor yetiştim desem yeridir. Yani anlayacağınız bu gece karşınıza ekstra bir idman yapmış oldum.” sözleri ile herkesi tebessüm ettiren başarılı sanatçı, İstanbul’un trafiğinin dünyanın en çözümsüz problemlerinden biri olduğunu yaşayarak anladığını söyledi.

Tan Taşçı rekorunu egale edecek

Tan Taşçı rekorunu egale edecek

Tan Taşçı, Bayhan Prodüksiyon organizasyonuyla bu yıl Mayıs ayında başlayan 2022 yaz turnesinin İstanbul ayağında dün gece 17. kez Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava sahnesindeydi.

Sanatçı geçen yıl 16 konserle kırdığı kendi Harbiye rekorunu bu yıl 19 konserle egale edecek. Taşçı, 3-4-6-7-9 Kasım performansları ile Harbiye tarihinde yaz konserlerini Kasım ayına taşımayı başaran “Kasım ateşini yaktık. Üşümeyin yeter.”

Konserlerinin açılışını “Zor İşimiz Zor” ile yapan Tan Taşçı, “Kasım konserlerini bekliyorum demiştim, o günlere geldik. Kasım ateşini yaktık, siz üşümeyin yeter.” diyerek kendi şarkıları ile hit olmuş coverlarından oluşan repertuarı ve alev alev sahnesiyle Harbiye’de unutulmaz Kasım gecelerine imza atmaya devam ediyor.

Pelin Alios’tan yepyeni bir şarkı

Pelin Alios’tan yepyeni bir şarkı

Müzik yolculuğunda attığı adımları ve içinden geçtiği duyguları şarkılarıyla ele alan Pelin Alios, ‘İçimdeki Çocuk’ şarkısının ardından yalnızlık duygusuna teslimiyetini işlediği ‘Bırak Kendini Suya’yı Garaj Müzik etiketiyle yayınladı.

Söz ve müziği Pelin Alios’a ait olan Bırak Kendini Suya’nın aranjesi Çağatay Azad, vokal kayıt ve editi Kaan Arslan’a, mix-masteringi Ufuk Kevser’e ait.  Yönetmen koltuğunda Derya Mansur’un yer aldığı klibin oyuncuları, dans terapistiyle çalışarak hepimizin hayatta ve ilişkilerde yaşadığı yalnızlık duygusunu ekrana taşıdı. İki ayrı gün ve iki ayrı mekanda çekilen klibin başrollerinde Elçin Biçer ve Can Cecikoğlu oynuyor.

Grand Hyatt İstanbul’da yeni yıl heyecanı

Grand Hyatt İstanbul’da yeni yıl heyecanı

Grand Hyatt İstanbul, sıcacık atmosferi ve kaliteli hizmet anlayışı ile yeni yılı eğlenceli ve lezzet dolu bir programla kutlamak isteyen misafirlerini bekliyor.

Grand Hyatt İstanbul, yılbaşına özel hazırladığı birbirinden güzel menüleri ve programlarıyla, 2023 yılına sevdikleri ile birlikte eğlenerek girmek isteyen misafirlerini bekliyor. Yeni yıl eğlencesi 18.30’da Mezzanine Lounge’da Pianist Aslı Güral eşliğinde bir müzik dinletisi ile başlayacak.

Dinletinin ardından 34 Restoran’ın enfes açık büfesi, Türk ve Akdeniz mutfağının en sevilen tatlarıyla eğlenceye lezzet katacak. Taze makarnadan, balık ve et yemeklerine, mezelerden salatalara, Türk tatlılarından en güzel yılbaşı tatlılarına kadar geniş bir yelpaze sunulan açık büfe, 20.00 başlayacak ve gece yarısına kadar devam edecek.

Suami Ramirez ve orkestrasının eşlik ettiği bu özel gecede, ritmin ve eğlencenin tadı da bambaşka olacak. Orkestra, eğlenceli repertuarı ile unutulmaz bir gece yaşatacak.

Yılın ilk gününe zengin bir brunch ile başlangıç

Grand Hyatt İstanbul’un Şefi Yusuf Gülyiyen’in özel olarak hazırladığı brunch, canlı akustik performans eşliğinde yeni yılın ilk saatleri için keyifli bir başlangıç sunacak.

1 Ocak Pazar günü 11:00 – 14:00 saatleri arasında kişi başı 950 TL fiyatla sunulacak. 6-12 yaş arasındaki minik misafirler yüzde 50 indirimden faydalanırken, 6 yaş altındakiler ücretsiz olarak ağırlanacak.

Evlere lezzet servisi

Ayrıca her yıl olduğu gibi bu yıl da yılbaşını evinde geçirmek isteyenlerin özel hindi siparişleri Grand Hyatt İstanbul’dan… Fırınlanmış kestane dolgulu hindi, fırınlanmış patates, Brüksel lahanası, balkabağı, kızılcık ve gravy sos, eşliğinde 6 kiloluk hindinin fiyatı KDV dahil 1.850 TL. Bu lezzetli pakete sahip olmak isteyenler 1 Aralık – 25 Aralık tarihleri arasında, en geç 48 saat öncesinde sipariş verebilir.

Bilgi ve rezervasyon için: 0 212 368 12 34

“Pankreas kanseri = Ölüm” değil!

“Pankreas kanseri = Ölüm” değil!

Vücudumuzda yaprak şeklinde yer alan pankreas, yağ ve karbonhidratların sindirimi için gerekli olan enzimleri sağlıyor, kandaki şeker seviyesini düzenliyor. Günümüzde sağlıksız yaşam alışkanlıkları, hareketsizlik, sigara ve alkol kullanımı gibi etkenlerle pankreastaki sağlıklı hücreler kontrolden çıkıp hızla çoğalarak pankreas kanserine yol açıyor. Acıbadem Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Acıbadem Maslak Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan son yıllarda görülme sıklığı artan pankreas kanserinin sinsice, hiçbir belirti vermeden ilerlediğini, ileri evrelerde ise karın ağrısı, bulantı, hazımsızlık ve bel ağrısı gibi, farklı hastalıkların da ortak belirtisi olan şikayetlerle kendini gösterdiğini söylüyor. Tarama programının da bulunmaması nedeniyle hastalığın erken teşhisinin genellikle mümkün olmadığını söyleyen Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan “Pankreas kanseri genellikle ileri yaşta görülmekle birlikte son yıllarda sağlıksız yaşam alışkanlıklarının ve obezitenin yaygınlaşması nedeniyle genç yaşlarda da ortaya çıkabiliyor” diyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, bu sinsi hastalığa karşı toplumsal farkındalık yaratılması amacıyla Pankreas Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, Pankreas kanseri hakkında bilinmesi gereken 5 noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık

Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan

Sinsice ilerliyor!

Son yıllarda giderek yaygınlaşan pankreas kanseri, günümüzde en çok ölüme neden olan 4. kanser türü olarak dikkat çekerken, 2030 yılında 2. sıraya çıkması bekleniyor. Pankreas kanserinin genellikle belirti vermeden ilerlediğini, bu nedenle hastaların hekime çoğunlukla metastaz yapmış olarak geldiğini belirten Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan “Toplumda hastalığın genellikle şiddetli ağrıya yol açtığı düşünülüyor. Oysa bu sinsi hastalık sanılanın aksine ağrı olmadan gelişebiliyor ve yapılan çalışmalar da her iki hastadan birinde ağrıya yol açmadığını gösteriyor. Ancak ileri evrelerde bel ağrısıyla karıştırılabilen sırt ağrısı veya karında şişkinlik, karın ağrısı, hazımsızlık gibi şikayetlerle kendini gösteriyor. Ağrı şikayeti genellikle tümörün çevresindeki damarların üstünde bulunan sinirlere baskı yaparak onları zedelediği durumlarda gelişiyor. Sarılık tanısı konulan hastalarda da pankreas kanserini erken veya geç evrelerde görüyoruz” diyor.

Bu hatalar riski artırıyor!

Günümüzde sebze ve meyveden yoksun kırmızı et ağırlıklı, aşırı yağlı beslenme, sigara ve alkol kullanımı, hareketsizlik ve obezitenin pankreas kanserini tetiklediğini vurgulayan Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, bu nedenle aşırı kiloların sağlıklı şekilde verilerek ideal kiloya ulaşılmasının, düzenli egzersizin, sağlıklı beslenmenin ve lifli gıdalar tüketmenin, Batı tipi beslenme yerine Akdeniz diyeti uygulanmasının, sigara ve alkolden uzak durulmasının çok önemli olduğunu söylüyor.

Pause Dergi

Günümüzde “pankreas kanseri eşittir ölüm” değil!

Pankreas kanserinin tedavisinde son yıllarda çok önemli ilerlemeler kaydedildiğini vurgulayan Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan “Geçmişte hiçbir şekilde tedavi veremediğimiz, ameliyat edemeyeceğimizi düşündüğümüz hastaları şu an tedavi edip ameliyat edebiliyoruz. Bunlar genelde damarları sarmış olan pankreas kanserleri oluyor ve çok sık görülüyor. Geçmişte hastalara sadece kemoterapi veriyor hastalıktan kurtulma imkanı sağlayamıyorduk. Ama artık kemoterapi ve radyoterapi ile beraber elimizde çok ciddi ajanlar ve efektif silahlarımız var. Böylece multidisipliner bir ekibin ortak çalışmasıyla tümörü kontrol altında tutup, hastaya hiç ummadığımız, damarı çok sarmış ve ‘ameliyat edilemez’ denilen hastaları bile ameliyat edebiliyoruz. Hastaların sağkalımları da sanki damarları sarmamış gibi uzayabiliyor. Yani artık pankreas kanseri eşittir ölüm anlamına gelmiyor” diyor.

Aniden diyabet hastalığı ortaya çıkarsa!

Sağlıklı bir kişinin aniden diyabet hastası olmasının da pankreas kanserine işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan şöyle konuşuyor: “Herhangi bir sağlık sorunu olmayan, o ana kadar diyabet öyküsü olmayan kişilerin bir anda diyabet tanısı alması akla pankreas kanserini de getirmelidir. Bu nedenle hiç zaman kaybetmeden pankreas kanserinin tanısına yönelik tetkikler de mutlaka yapılmalıdır. Ancak pankreas kanserinin her zaman diyabete yol açtığı şeklindeki inanışlar veya her uzun vadeli diyabet hastasının yüksek risk taşıdığı doğru değildir.”

Günümüzde gençlerde de yaygınlaşıyor!

Pankreas kanseri için günümüzde ne yazık ki tarama programı olmadığını, bu nedenle erken teşhis imkanının çok bulunmadığını söyleyen Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, eskiden sadece ileri yaşlarda görülen bir hastalık olan pankreas kanserinin son yıllarda sağlıksız yaşam alışkanlıkları nedeniyle gençlerde de ortaya çıktığını belirtiyor. Ailesinde genç yaşta pankreas kanseri olanların da daha fazla risk taşıdığını, sağlıklı yaşam tarzı benimsenmesinin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan “Aynı zamanda Türkiye’de akraba evlilikleri yoğun olduğu için maalesef Avrupadan daha fazla ailesel genetik pankreas kanseri ile karşı karşıya kalıyoruz ve böylece hastalar çok daha erken yaşlarda bu hastalığa kapılıyorlar.” diyor.

Filiz Zekioğlu’ndan insanların zihinsel gelişimini anlatan sergi

Filiz Zekioğlu’ndan insanların zihinsel gelişimini anlatan sergi

Sanatçı Filiz Zekioğlu’nun “Hisler ve Düşünceler ’’ isimli sergisi MAJİ Art Gallery’de sanatseverlerle buluştu.

Filiz Zekioğlu’nun sanat disiplini: Resim insanların zihinsel açıdan gelişimini sağlarken aynı zamanda da psikolojik olarak yarar sağlar. İnsanların hayalini kurduğu dünyaya götürebilen ve aynı zamanda da duygularını, düşüncelerini ya da üzüntülerini anlatmasına yardımcı olan, insanın dış dünyadan uzaklaşmasını sağlayan bir tutumu benimserken buradan yola çıkaran bazen hayatın içindeki kaosu sorgulayan, araştıran, derinine inen ve kendi içindeki duyguların özgürleşmesini sağlayan temaları aktarmaktadır.

Filiz Zekioğlu’nun solo sergisini 14 Kasım 2022 sanatseverlerle buluşacak.