Yazılar

Foreo Luna 4 ailesinin yeni ürünü

Foreo Luna 4 ailesinin yeni ürünü

İsveçli güzellik teknoloji markası Foreo,  ikonik Luna Koleksiyonu’nun en yeni ürünlerini kapsayan LUNA 4 ailesini, bir davet ile tanıtıldı.

Güzellik endüstrisinin en yenilikçi firması olarak, teknolojinin sadece cildimiz için değil, aynı zaman da sağlığımız için de faydalı olduğunu gösteren FOREO’nun LUNA koleksiyonu tanıtımı FOREO Türkiye Genel Müdürü Adnan Bećiragić ev sahipliğinde gerçekleşti. Six Senses Kocataş Mansions, Istanbul’da yer alan 1860 Lounge’da gerçekleşen keyifli davete cemiyet hayatından isimler katıldı.

Sofralar yılbaşı enerjisine kavuşuyor

Sofralar yılbaşı enerjisine kavuşuyor

Bella Maison sofralarıyla şenleniyor. Yılbaşının ikonik sembolü kokinalar, çam kozalakları ve kuş figürlerinin eşlik ettiği Marcelle Yemek Takımı ile sofralar hak ettiği yılbaşı enerjisine kavuşuyor. Ahşap ve toprak tonlarda yılbaşı sofrası isteyenler ise aradığı renkleri Olivia Yemek Takımı’nda buluyor.

“Güzel ev” kavramına yeni bir soluk getiren Bella Maison’un yılbaşının olmazsa olmazları kokinalar ve çam kozalaklarıyla hayat verdiği Marcelle Yemek Takımı, yeni yıl sofralarının baş tacı olacak. Yılbaşında da sofrasında koyu tonlardan vazgeçemeyenler ise aradığı mutluluğun kaynağına Olivia Yemek Takımı ile kavuşacak.

Cem Uzan’ın Fransa’da kaybettiği dava sayısı 20 oldu

Cem Uzan’ın Fransa’da kaybettiği dava sayısı 20 oldu

TMSF tarafından Paris’te açılan davalara itiraz eden Cem Uzan, bir davayı daha kaybetti. Kaybettiği dava sayısı 20’yi bulan Cem Uzan Fransa’daki mal varlıklarını satamıyor ve Fransız bankalarındaki hesaplarından para çekemiyor.

Hakkında kesinleşmiş 47 yılı aşan hapis cezası bulunan firari Cem Uzan’ın Fransa’da Türkiye aleyhine açtığı ve kaybettiği davaların sayısı 20’ye ulaştı.

İmar Bankası ile ilgili olarak Uzanlar aleyhine açılan ve kesinleşen mahkeme kararlarının Fransa’da geçerli olabilmesi için, TMSF tarafından 2017 yılında davalar açılmaya başlanmıştı.

Uzanlar, ihtiyati tedbirlerin kaldırılması ve Paris’te açılan davaların reddedilmesi için girişimlerde bulunuyor. Fakat söz konusu girişimlerinin çoğu bugüne kadar hem Paris yerel mahkemeleri hem de temyiz mahkemelerince reddedildi. TMSF’den yapılan açıklamada “Davaları kaybettiği için Cem Uzan’ın Fransa’daki mal varlığı ve banka hesapları üzerindeki ihtiyati tedbir kararı devam ediyor.” denildi.

Uzan Ailesinin sebep olduğu zarar minimum 17 milyar Dolar

Cem Uzan ve ailesinin yönetiminde bulunan İmar Bankası’nda ikili kayıt tutulması yaklaşık 6,5 milyar Dolar kamu zararına sebep olmuş ve oluşan zarar halkın vergileriyle karşılanmıştı. Söz konusu zarar tutarı için TMSF, Hazine’den borçlanmış ve İmar Bankasının mağdur ettiği kişilere parasını geri ödeyebilmişti. Uzan Ailesinin sebep olduğu bu kamu zararı, DİBS’e endekslendiğinde bugünün parasıyla yaklaşık 17 milyar Dolara karşılık geliyor.

Öte yandan; Cem Uzan’ın İmar Bankası yolsuzluğunda sorumluluktan kurtulmak için geriye dönük yaptırdığı işlemler tespit edilince, bu usulsüzlük için de Cem Uzan hakkında mahkûmiyet kararı verilmişti.

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi ve Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davaların sonucunda; Cem Uzan’ın kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırmak, nitelikli zimmet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, resmî belge düzenlemek ve azmettirmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmaktan suçlu bulundu. Kesinleşmiş 47 yıl 5 ay 20 günlük hapis cezasına çarptırıldı.

TMSF Uzanların mal varlıklarını satarak sebep oldukları kamu zararını tahsil etmek için yurt dışında da hukuk mücadelesi veriyor.

Uluslararası Tahkim Heyeti ÇEAŞ ve KEPEZ davasında Türkiye’yi haklı buldu

Uzan Ailesinin Çukurova Elektrik (ÇEAŞ) ve Kepez Elektrik ile ilgili açtığı, faizleriyle birlikte 23.5 milyar Doları bulan Libananco davası da Türkiye Cumhuriyeti lehine sonuçlanmıştı.

Varol Yaşaroğlu çocuklarla buluştu 

Varol Yaşaroğlu çocuklarla buluştu 

Ünlü karikatürist Kral Şakir’in yaratıcısı Varol Yaşaroğlu kanser ile mücadele veren babalar için yapılan etkinlikte çocuklarla buluştu. Kanser hastası olan babaları için moral ve motivasyon sağlamak için yardım severler bir araya geldi.

Simple Dükkan’nın sosyal sorumluluk temalı ilk konsept mağazası Acıbadem Ataşehir Hastanesi’nde hizmete girdi.

Simple Dükkan’da yapılan tüm alışverişlerin gelirinin büyük kısmı Kerem Aydınlar Vakfı Hasta Tedavi Fonu’na bağışlanacak. Sanatçı Varol Yaşaroğlu’nun Simple Dükkan’a bağışladığı Kral Şakir Ailesi’nin MİRKET karakteri oyuncağının tüm satış geliri ise Kerem Aydınlar Vakfı’nın yanı sıra ‘Kansersiz Yaşam Derneği’ne kanserli hastaların tedavisi için bağışlanacak.

Buray Madagaskar yolcusu

Buray Madagaskar yolcusu

Başarılı sanatçı Buray Madagaskar ve Mauritius tatili öncesinde İstanbullu sevenlerine eşsiz bir müzik ziyafeti çekti.

Performansının ilk bölümünde ilk albümünden seslendirdiği şarkılarlarla sevenlerini selamlayan Buray ”Çocukluğumu saymazsak hayatımda ilk kez saçlarıma kuaför eli değdi. Normalde kendi saçlarımı kendim kesmeyi tercih ederim ancak bu sefer böyle olması gerekiyordu. Muhtemelen siz fark etmeyeceksiniz ama insanlık için küçük benim için büyük bir adım.” sözleriyle herkesi tebessüm ettirdi.

Performansının ikinci yarısına elektrogitar ve zilli tefi ile yaptığı şovla başlayan genç sanatçı, bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle herkesi kendine hayran bıraktı.

Finalde yaz aylarına damgasını vuran Girdap şarkısını müzikseverlerle birlikte koro halinde seslendiren Buray sahneden alkış ve tezahüratlar eşliğinde ayrıldı.

Zen Pırlanta’dan yepyeni kadın ve erkek parfümleri

Zen Pırlanta’dan yepyeni kadın ve erkek parfümleri

Zen Pırlanta, kadın ve erkekler için isimlerini değerli mücevher taşlarından alan yeni parfümler tasarladı.

Yeni Zen parfümleri Diamond, Ruby ve Emerald, kadın ve erkekler için farklı kokularıyla dikkat çekiyor. Hediye edeceğiniz Zen mücevherini, seçtiğiniz Zen parfümü ile birlikte özel kutusunda sunarak sevdiğiniz kişiye sürpriz yapabilirsiniz. Zen Parfüm koleksiyonuna tüm Zen Pırlanta mağazaları ve www.zenpirlanta.com’dan ulaşabilirsiniz.

4 kat daha güçlü güneş koruması sağlar…

4 kat daha güçlü güneş koruması sağlar…

Her mevsim cildinizi güneşten korumayı hedefleyen Sinoz Kozmetik’in yeni ürünü Pink Touch, anında daha canlı, parlak ve sağlıklı görünen bir cilde sahip olmanızı sağlıyor.

Nemlendirme, güneşten koruma ve makyaj bazı olmak üzere tek ürünle birçok ihtiyacınıza yanıt verebilen pembe güneş kremi Sinoz Pink Touch, anında daha canlı ve sağlıklı bir cilde kavuşmak isteyenlerin favorisi oluyor!

Formülünde bulunan %2 kalamin, cilde pembelik vererek makyaj bazı oluşturuyor, aynı zamanda ipeksi ve daha ışıltılı bir cilde kavuşmanıza yardımcı oluyor. SPF 50+ güneş koruma faktörüyle 4 kata kadar cildinizi güneşin zararlı etkilerinden koruyabilen ürün, içeriğindeki Provitamin B5, Shea yağı, zerdeçal özü ve E vitamini ile cildinizi besliyor.

Kalıcı görme kaybının en önemli 3. nedeni!

Kalıcı görme kaybının en önemli 3. nedeni!

Toplumda ‘göz tansiyonu’ olarak bilinen ve gelişmekte olan ülkelerde kalıcı görme kaybının en önemli 3. nedeni olan glokom, görme sinirinin ilerleyici hasarıyla karakterize bir hastalık. Dünyada yaklaşık 70 milyon glokom hastası olduğu belirtiliyor. Ülkemizde 500 bin kişiye glokom tanısı konulsa da, aslında bu sayının 2 milyon civarında olduğu ifade ediliyor. Yani, ülkemizde her 4 hastadan sadece 1’ine tanı konulabiliyor. Bunun nedeni ise glokomun çoğunlukla kalıcı görme kaybı gelişinceye dek belirti vermemesi sonucu hekime başvurulmaması ve rutin muayenelerin ihmal edilmesi. Genellikle 40 yaş üzerindeki kişilerde görülse de yenidoğan döneminden itibaren her yaş grubunu etkileyebilen glokom başlıca açık açılı ve kapalı açılı olmak üzere iki tipte gelişiyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Muhsin Eraslan, glokomun en sık görülen tipi olan açık açılı glokomun çoğunlukla görme alanında belirgin bir hasar gelişinceye dek sinsice ilerlediğine dikkat çekerek, “Bu nedenle hastalar hekime ancak görme kaybı ileri boyutlara ulaştığında başvuruyorlar. Ne yazık ki kaybedilen görme alanı ve sinir hücreleri geri döndürülemiyor. Bu nedenle hiçbir yakınması olmasa dahi herkesin yılda bir kez göz muayenesi olması, erken tanı için çok önemli.” diyor.

Pause Dergi

Doç. Dr. Muhsin Eraslan 

Bu etkenler riski artırıyor!

Glokom teşhis edilen hastaların yüzde 90 gibi oldukça yüksek bir oranında hiçbir neden tespit edilemiyor. Ailesinde göz tansiyonu hikayesi olan kişilerde glokom riskinin 7-10 kat arttığı biliniyor. Bunun yanı sıra 40 yaş üzerinde olmak, herhangi bir hastalık nedeniyle kortizon kullanımı ve göze gelen travmalar gibi gözün anatomik yapısını bozan etkenler, göz içi darlıkları, katarakt nedeniyle göz içindeki akım yollarının daralması, geçirilen göz ameliyatları ve tansiyon yükselmesi gibi faktörler glokom riskini artırıyor.

Son aşamaya kadar belirti vermiyor

Açık açılı glokom, hastaların yüzde 90 gibi oldukça yüksek bir oranında, son aşamaya kadar belirti vermiyor. Görme alanında daralma ise en tipik belirtisini oluşturuyor. Ancak görme alanı çevreden merkeze doğru yavaş yavaş daraldığı için hasta tarafından ancak geç dönemde fark ediliyor. Daha çok semptom veren kapalı açılı tipteki glokomda ise gözde ağrı, kızarıklık, bulanık görme ve ışığa karşı hassasiyet, en önemli bulgulardan. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Muhsin Eraslan, bu belirtiler erken dönemde görülmese de, zaman kaybetmeden göz hekimine başvurmanın görme kaybının daha fazla ilerlememesi açısından büyük önem taşıdığına işaret ediyor.

Göz içi sıvısının dengesi bozulunca…

Glokom, gözün içerisinde üretilen ve küçük kanalcıklar aracılığıyla gözü terk eden aköz sıvısının dengesinin bozulması soncu gelişiyor. Gözümüzde göz yapılarını besleyen ve rutin olarak dakikada 0.2 mikrolitre kadar üretilen aköz sıvısı yer alıyor. Bu sıvı normal şartlarda eş zamanlı olarak gözden dışarı atılıyor. Glokom hastalığında ise göz içi sıvısının dışa akım yollarında doğumsal veya sonradan gelişen bazı sebeplerden dolayı tıkanıklık oluşuyor. Dolayısıyla üretilen sıvı ile dışarı atılan sıvıda hacim farkı gelişiyor. Bu tablo da gözün içindeki sıvı hacminin artması, bunun sonucunda da gözün içindeki basıncın yükselmesiyle sonuçlanıyor. Gözlerde yükselen basınç da göz sinirlerinin geri dönüşümsüz hasar görmesine yol açabiliyor.

Hedef göz tansiyonu çok önemli!

Glokom tanısı detaylı bir göz muayenesiyle konuyor. Muayenede görme keskinliği ile gözün anatomik durumu kontrol edildikten sonra tonometre cihazıyla göz tansiyonu ölçülüyor. Ardından OCT testi ile gözün içindeki sinir yapısının kayba uğrayıp uğramadığı tespit ediliyor. Glokom teşhisi konulduysa erken-orta –ileri evre olarak sınıflandırılıp hedef göz tansiyonu belirleniyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Muhsin Eraslan, tedaviden etkin sonuç alınmasında her hasta için ayrı bir hedef göz tansiyonu oluşturmanın son derece önemli olduğunu belirterek, “Zira her hastaya rutin olarak aynı hedef rakam belirlemek glokom bulgularında kötüleşmeye yol açabiliyor. Bu nedenle, örneğin erken evre hasta için hedef tansiyonu 18 mmHg olarak belirlerken, ileri evre bir glokom için 12 mmHg’nin altını hedefliyoruz.” diyor. Pause Dergi

Her yıl göz muayenesi şart!

Glokom hastalığında görme sinirindeki hasarı geriye döndürmek mümkün olmuyor. Dolayısıyla glokom nedeniyle gelişen kalıcı görme kaybını önlemenin tek yolu, hastalığa erken tanı konulması! Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Muhsin Eraslan, erken teşhis için yenidoğan döneminden itibaren rutin göz muayenelerinin asla aksatılmaması gerektiğine dikkat çekerek, bu süreci şöyle anlatıyor: “Glokom sadece yetişkinlerde değil, çocuklarda da görülebiliyor. Dolayısıyla doğumun ardından 1. ve 6. ayların yanı sıra 1.5 ile 3 yaşlarında rutin göz muayenesi mutlaka yapılmalı. 3 yaşından itibaren yetişkinlik dönemine dek muayenelere her yıl devam edilmeli. Özellikle 40 yaş üzerindeki kişilerde her yapılan göz içi basıncı yüksekliğine ve glokomun yarattığı görme alanı defektlerine yönelik testlerin yapılması da erken teşhis açısından büyük avantaj sağlıyor.”

Hasarın ilerlemesi önlenebiliyor!

Glokom tedavisi tam iyileşme sağlayamasa da, görme sinirinde gelişecek olan hasar durdurulabiliyor, böylelikle gözün mevcut durumu korunabiliyor. Tedavide göz içi basıncının belirli bir seviyenin altında tutulması hedefleniyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Muhsin Eraslan, ilk aşamada başvurulan göz içi damlalarının hastaların çoğunda etkili olduklarını belirterek, “Ancak bazı hastalarda damla tedavisiyle göz içi basıncında yeterince düşüş elde edilemiyor ve görme alanı kaybı artıyor. Bu tür durumlarda seçenek lazer girişimi, bu yöntemin etkili olmadığı durumlarda ise cerrahi yöntemler oluyor.” diyor.

‘Minimal temaslı’ ameliyat!

Günümüzde erken ve orta evre glokomlarda, sağladığı önemli avantajlar nedeniyle, ‘minimal temaslı’ cerrahiler uygulandığını belirten Doç. Dr. Muhsin Eraslan, şöyle devam ediyor: “Cerrahi girişimlerle fazla sıvının tahliye edilmesi sayesinde göz içindeki basınç düşürülüyor. Böylece basıncın görme siniri üzerinde hasar veren etkisi ortadan kaldırılıyor. Minimal invaziv glokom cerrahisi göz içi basıncını yüzde 25-35 oranında düşürse de bazı hastalarda bu yeterli olmuyor. Böyle durumlarda trabekülektomi veya glokom drenaj implantı cerrahilerine başvuruluyor. Günümüzde lazer ve cerrahi yöntemlerden oldukça başarılı sonuçlar alınıyor; hastalar yaşam boyu kullanmaları gereken göz damlalarından kurtulabiliyor. Yeter ki tedavi için geç kalınmasın.”

Mutsuz kalabalıkların şarkısı

Mutsuz kalabalıkların şarkısı

Anıl Bayraktar dördüncü single’ı “Bedenimden De Ağır” ile yaklaşık bir yıllık suskunluğuna son veriyor. “Bedenimden de Ağır” 11 Kasım’da Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanıyor.

Sözü ve müziği Bayraktar’a ait olan şarkının düzenlemesinde ise Çağahan Öztürk ve Mete Han Tokuşoğlu imzası bulunuyor. Indie müzik alanında kendine bir yer oluşturmaya başlayan Bayraktar yeni şarkısında şehir hayatının ve ilişkilerinin kaosu üzerine tespitlerde bulunuyor.

Bayraktar şarkıyı şu sözlerle anlatıyor: “Modern dünyanın duygusuzluğu içerisinde sıkılan, kendini yalnız ve yorgun hisseden, söyleyecek çok sözü olan ama asla ‘duyulmayan’ ve sonucunda da sessizliğe bürünen mutsuz kalabalıkların şarkısını yapmak istedim.”

Anıl Bayraktar’ın yeni şarkısı  ‘’Bedenimden De Ağır’’ Sony Music Türkiye etiketiyle 11 Kasım’da tüm müzik platformlarında yayında.

Aşk bacayı sardı

Aşk bacayı sardı

Murat Boz ve Ayça Ayşin Turan’ın 10 gün önce başlayan arkadaşlıkları aşka dönüştü. Çiftin bu aşkı bir süre gözlerden uzak yaşamayı tercih ediyorlar.

Birlikte rol aldıkları dizide aşkları başlayan Ayça Ayşin Turan ve Alp Navruz bir yıldır beraberdi. Oyuncu Ayça Ayşin Turan, aldatıldığını öğrenince Alp Navruz ile olan bir yıllık ilişkisine son vermişti. Hatta öyle ki, 3 milyon TL’lik reklam teklifini kaçırmak istemeyen Alp Navruz’un, Turan’la barışmak için yakın arkadaşlarını araya soktuğu bile söylenmişti. Ama Ayça Ayşin Turan ihaneti affetmedi.