Yazılar

Kış aylarında ortopedik sorunlar artıyor!

Kış aylarında ortopedik sorunlar artıyor!

Günümüzde profesyonel spor yapanların yanı sıra, sağlık için spora yönelenlerin sayısı artarken, bazı kurallara dikkat edilmediğinde ise yaralanmalar kaçınılmaz oluyor. Özellikle kış soğuklarında açık havada spor yaparken çok daha dikkatli olunması gerekiyor. Soğuk havanın vücudumuza fazladan yükler getirdiğini ve bu nedenle kış aylarında spor yaralanmalarının arttığını belirten Acıbadem Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Safa Gürsoy “Soğuk hava spor sırasında kaslarımızın etkili çalışmasının azalmasına yol açar. Bu durum, kasların elastikliğini ve reaksiyon süresini yavaşlatır ve özellikle spor yaparken yaralanmaya daha yatkın hale gelmemize neden olur. Kaslarımız, bağlarımız ve tendonlarımız soğuk havada daha yüksek burkulma, gerilme, çekme ve yırtılma riski ile karşı karşıya kalır” diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Safa Gürsoy spor yaralanmalarına yol açan 5 hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Doç. Dr. Safa Gürsoy

Uygun ısınma ve soğumanın yapılmaması!

Sporda yaralanmayı önlemenin en önemli yollarının başında; spor öncesi uygun şekilde ısınmanın ve germe egzersizlerini yapmanın geldiğini vurgulayan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Safa Gürsoy “Soğuk kaslar sıcak kaslara kıyasla aşırı gerilmeye ve yırtılmaya eğilimlidir. Bu nedenle hızlı hareketleri, bükülmeleri ve sarsıntıları daha zor tolere edecektir. Spora başlarken ısınmayı zaman kaybı olarak görmemeli, bir anda kaslara yüklenmekten kaçınmalı, bunun için de mutlaka ısınma egzersizleri yapılmalıdır” uyarısında bulunuyor. Doç. Dr. Safa Gürsoy, spor sonrası da yine ısınma için uygulanan hareketleri ve germe egzersizlerini içerecek şekilde vücudun soğumasını sağlamak, bu nedenle her sporun ardından vücudu yavaş yavaş soğutmayı ihmal etmemek gerektiğini vurguluyor.

Uygun ekipman kullanılmaması!

Yapılan spora uygun koruyucu ekipmanların eksiksiz kullanılması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Safa Gürsoy, hangi spor yapılıyorsa ona uygun şekilde, başta ayakkabı olmak üzere kıyafetlerin doğru seçilmesinin spor yaralanmalarının önlenmesi için şart olduğunu belirtiyor. Doç. Dr. Safa Gürsoy “Özellikle son yıllarda toplumun ilgisinde büyük artış görülen kayak ve snowboard gibi kış sporlarında gerçeklesen yaralanmalarda uygun ekipman ve kıyafetlerin kullanılmamasının büyük etkisi oluyor” diyor.

Mevcut sakatlıkların göz ardı edilmesi!

Acıbadem Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Safa Gürsoy, birçok ciddi sakatlığın, mevcut küçük, ihmal edilen sakatlıkların sonucu ortaya çıkabildiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Sporda veya günlük aktivite sırasında hissedilen ağrı, şişlik veya eklemi kullandığınızda ses gelmesi gibi sağlık sorunları ihmal edilmemeli ve mutlaka doktora başvurarak tedavi edilmelidir. Spora veya egzersize devam edilmesi gerekiyorsa ilgili vücut bölümlerinin tedavi süresince geçici olarak korunması da değerlendirilmelidir. Aksi taktirde küçük bir yaralanma olarak deyip geçtiğiniz sorun, ileride tedavi edilmesi daha zor olan sorunlara hatta sakatlıklara yol açabilir.”

Pause Dergi

Bir anda sonuca ulaşmak istenmesi!

Özellikle spora ya da egzersize yeni başlayanların düştüğü önemli hatalardan birinin de; yapılan spordan bir anda yüksek verim almayı beklemek olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Safa Gürsoy, dizlerimiz ya da omuzlarımız gibi vücut bölümlerinin, dayanabilecekleri yükten fazlası altında kalmasına bağlı olarak ciddi sakatlanmalar yaşanabildiğini söylüyor. Özellikle son üç yıldır devam eden pandemi sürecinde hareketlerimizin büyük ölçüde kısıtlandığını, bu nedenle fiziksel aktivitelerin, egzersizin ve sporun faydalarından bir anda sonuç almak için aşırı yüklenilmesi sonucu spor yaralanmaları ile çok sık karşılaşıldığını belirten Doç. Dr. Safa Gürsoy “Son dönemde en sık görülen yaralanmaların başında; kemikleri birbirine bağlayan doku bantlarının gerilmesi veya yırtıkları, kasların veya tendonların zorlanması veya kopması gelmektedir. Bunların dışında diz, ayak bileği, omuz ve kalça gibi eklemlerde spesifik yaralanmalar, kırıklar ve çıkıklar da sık görülen ortopedi hastalıklar arasında yer alıyor. Bu sorunlarla karşılaşmamak için kişi kendine gerçekçi hedefler koymalı, hedeflerini kısa değil uzun vadeye yaymalıdır.” diyor.

Soğuk havanın risklerini dikkate almamak!

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Safa Gürsoy, soğuk havanın vücudumuza fazladan yükler bindirdiğine dikkat çekerek şu uyarıda bulunuyor: “Soğuk hava, spor sırasında kaslarımızın daha az etkili çalışmasına neden olarak kasların elastikliğini ve reaksiyon süresini yavaşlatır. Bu nedenle kış aylarında vücudumuz özellikle spor yaparken yaralanmaya daha yatkın hale gelir. Kaslarımız, bağlarımız ve tendonlarımız soğuk havada daha yüksek burkulma, gerilme, çekme ve yırtılma riski altında olur. Bunları önlemek için, kış aylarında spor yaparken çok daha dikkatli olunması gerekir.”

Revart “Aşka Dair” ile geri döndü

Revart “Aşka Dair” ile geri döndü

Revart altı aylık sessizliğini “Aşka Dair” ile bozuyor. Revart’ın yeni şarkısı “Aşka Dair” 20 Ocak’ta Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanıyor.

“hatırla” ve “üzülme” gibi single’larıyla büyük bir dinleyici kitlesine ulaşan, Sefo ile yayınladıkları “yarım kalır”la da milyonlarca dinlenmeye ulaşan Revart bu yeni şarkıyla da geleneği bozmayacak gibi görünüyor.

Sözleri ve müziği kendisine, prodüksiyonu Aerro’ya ait olan şarkı Revart’ın düşünülmüş sözleri ve ritmik müziğiyle dikkatleri üzerine çekmeye hazırlanıyor.

Sevgililer Günü’ne özel koleksiyon

Sevgililer Günü’ne özel koleksiyon

GODIVA, aşkla tasarladığı Sevgililer Günü’ne özel koleksiyonuyla sevdiklerinizi mutlu edecek harika hediye seçenekleri sunuyor.

GODIVA lezzetleri özel hediye kutularının ve şık sunumlarıyla bir araya geldi.

GODIVA’nın ikonik lezzetlerinden olan Belçika pralinlerini içeren özel kalp kutular, sezona özel kırmızı ve fildişi renklerindeki şık kadife kumaşıyla Sevgililer Günü için mükemmel bir hediye alternatifi sunuyor.

Çikolataya batırılmış taze çilekler ise bu özel günde mutluluğu paylaşmanın en vazgeçilmez alternatifi oluyor.

Sevgililer Günü’ne özel tüm ürünlere, 1-14 Şubat tarihleri arasında GODIVA mağazalarından ulaşılabilir.

Türk mutfağı ve eğlencesi ABD’de

Türk mutfağı ve eğlencesi ABD’de

Amerika’da yaşayan iş insanı Mehmet Akçetin, yatırımlarına devam ediyor. New Jersey’de Acoustic isimli mekânıyla Amerika’nın en iyi gece kulüpleri arasında gösterilen Akçetin, ikinci mekânını Manhattan’da açtı.

Mekânında Türk mutfağından Güneydoğu lezzetlerini sunan hem de görkemli sahne eğlencesiyle misafirlerine unutulmaz bir deneyim yaşatan iş insanı, sektörün gözde işletmecileri arasına girdi.

Sadece hafta sonları açtığı Acoustic’te farklı türde sanatçıları sahnesinde misafir eden Akçetin, “Türkiye’den sanatçıları buraya davet ediyoruz. Amerika’da birçok milletten insan yaşıyor. Türk lezzetlerine hayrandılar şimdi bizim müziğimiz, eğlencemiz için geliyorlar. Bağlamamızı, ud, cümbüş, kanunu dinlemek için gelen birçok yabancı misafirimiz var. Ayrıca sahne şovlarımız da büyük ilgi görüyor” diye konuştu.

Türk sanatçılarını ve kültürünü dünyaya açmaya çalıştıklarını vurgulayan Akçetin, “Misafirlerimiz arasında Türkler dışında Amerikalılar, Azerbaycanlılar, Özbekistanlılar, Kırgızistanlılar, Ukraynalılar ve Ruslar bulunuyor. Türk müziği ile eğlenmeye geliyorlar. Kısa sürede büyük ilgi görmeye başladık ve uluslararası bir işletme olduk. Deneyimli çalışanlarımla misafirlerimize kusursuz bir hizmet veriyoruz” dedi

Vefa örneği

Vefa örneği

Mahsun Kırmızıgül, 3 Şubat’ta vizyona girecek olan Prestij Meselesi filminde, öğretmenlerini de unutmayarak büyük bir vefa örneği gösterdi.

Mahsun Kırmızıgül, merakla beklenen iddialı filmi Prestij Meselesi’nde İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarındaki öğretmenlerini de unutmadı.

Filmde öğretmenlerine de yer veren Kırmızıgül, çekimler sırasında duygulu anlar yaşadı. Her biriyle tek tek sohbet edip hasret gideren Mahsun Kırmızıgül, onlardan duyduğu övgü dolu sözler ve ‘Seninle gurur duyuyoruz’ cümlelerinin ardından gözyaşlarına hakim olamadı.

Yılın filmi Prestij Meselesi’nde usta oyuncu Meral Çetinkaya da konservatuvar öğretmeni olarak rol aldı.

Fezile Olkanlı “Sonsuz”

Fezile Olkanlı “Sonsuz”

Kurgusu ile okuyucuyu sürükleyici bir yolculuğa çıkaran Sonsuz, başarılı dil kullanımıyla Türk edebiyatına yadsınamaz bir katkı olarak İnkılâp Kitabevi etiketiyle raflardaki yerini aldı.

Fezile Olkanlı’ nın zamana, geçmişe ve gerçekliğe ilişkin arayış peşinde olan kitabı; Sonsuz kahraman bakış açısı ile kaleme alınan her sayfasında heyecanlandıran ve İnsan gerçekten geçmişe gidebilseydi, yaptığı hataları veya kaybettiği insanları geri getirebilseydi, bunun bugüne etkisi ne olurdu? Kişi gerçekten bundan mutluluk duyar mıydı, yoksa getirdiği etkinin hayatına yansımalarıyla başa çıkamama ihtimali her şeyi altüst mü ederdi?

Yeni yılda fiyat artışları ne durum da?

Yeni yılda fiyat artışları ne durum da?

Ipsos tarafından gerçekleştirilen IPSOS HANE PANELİ araştırma verilerinden derlenen bu haftaki bülten içeriğinde;

2022’de hanelerin Hızlı Tüketim Ürünleri (HTÜ) harcamaları geçen yıla kıyasla durumu nasıl?

  • Ortalama bir hane yaklaşık olarak kaç günde bir HTÜ alışverişi yaptı?
  • Bir alışveriş sepetine ne kadar ödedi? Önceki yıla oranla alışveriş sıklığı azaldı mı, çoğaldı mı?
  • 2022’de haneler her dört Hızlı Tüketim Ürünleri alışverişlerinden üçünde sepetlerine farklı ürün eklediler mi?
  • Çoğunlukla ne boy sepet yapıldı?
  • Büyük, orta ve küçük boy sepetlerden en çok hangisi tercih edildi ? Bireylerin bu başlıklarda ifade, tutum ve davranışları incelenmiştir.

 

ULUSAL ZİNCİRLER VE İNDİRİM MARKETLERİ DIŞINDA TÜM SATIŞ

KANALLARINDA VE ANA ÜRÜN GRUPLARINDA ALIŞVERİŞ SIKLIĞI AZALDI. 2022’de hanelerin Hızlı Tüketim Ürünleri (HTÜ) harcamaları geçen yıla kıyasla %80 artış gösterdi.  Ortalama bir hane yaklaşık olarak 2 günde bir kez HTÜ alışverişi yaptı ve bir alışveriş sepetine 85 TL ödedi. Geçen yıla kıyasla alışveriş sıklığı azaldı. Haneler Ocak-Kasım 2022 döneminde 204 kez alışverişe gidip her alışverişte 85 TL harcama yaptı. Ulusal zincirler ve indirim marketleri dışında tüm satış kanallarında ve ana ürün gruplarında alışveriş sıklığı azaldı.

 MARKET MARKALI ÜRÜNLERİN PAYI ARTTI… Ortalama bir hane her 100 TL’lik harcamasının yaklaşık 54 TL’sini markalı, 24 TL’sini açık, 22 TL’sini ise market markalı ürünlere ayırdı. Geçen yıl ile kıyasladığımızda Market Markalı ürünlerin payı arttı. Geçtiğimiz yıla göre indirim marketlerinin daha çok tercih edilmesinin de etkisiyle özellikle et, peynir, sıvı yağ gibi genel gıda ürünlerinde market markalı ürünlerin harcama payı arttı. Market markalı ürünlerin ulusal zincirlerdeki payı da kademeli olarak artmaya devam ediyor; özellikle yumurta, toz şeker, makarna, un gibi genel gıda ürünlerinde, kişisel bakım ve temizlik ürünlerinde ulusal zincirlerdeki market markalarına yönelimin arttığı görülüyor.

ÇOĞUNLUKLA HANGİ SEPETLER TERCİH EDİLDİ. 2022’de haneler her dört Hızlı Tüketim Ürünleri alışverişlerinden üçünde sepetlerine 1-3 adet farklı ürün attılar, yani çoğunlukla küçük boy sepet yaptılar. Küçük boy sepetlerin oranı %76, Orta boy sepetlerin oranı %15, büyük boy sepetlerin ise %9 olduğu görüldü.

GEÇEN YILLA KIYASLANDIĞINDA GIDA VE İÇEÇECEKLERİN PAYI ARTTI Ortalama bir hane her 100 TL’sinin 84’ünü Gıda & İçecek, 9’unu Kişisel Bakım, 7’sini ise Ev Bakım Ürünleri için harcadı. Geçen yılla kıyaslandığında Gıda & İçeceklerin payı arttı. Sağlıklı bir yaşam için alınması gereken önlemlerin pek çoğu günlük hayatımızda uygulan küçük ve kolay çabalardan oluşur. Burada kişisel bakımla ilgili olan oranın da % 7 olduğunu görüyoruz.

2022’DE HIZLI TÜKETİM HARCAMALRINDA ÖNE ÇIKAN KANALLAR, İNDİRİM MARKETLERİ VE E-TİCARET ….

Türkiye’de pandemi başladığından beri iki perakendeciyi sıkça konuştuk: indirim marketleri ve e-ticaret. Değişen ekonomik koşullar bu trendi değiştirmese de bazı başka değişiklikler getirdi: Hanelerin hesaplı ürün arayışı indirim marketlerinin büyüme hızını artırdı ve genel olarak haneye giren ürün sayısındaki düşüşe karşın indirim marketlerinden alınan ürün sayısı artış gösterdi (%4). Böylelikle indirim marketlerinin hane harcamalarındaki payı belirgin artış gösterdi. E-ticaret büyüme hızını korusa da bu kanaldaki trendlere de daha fazla indirim ve fiyat avantajı damga vurdu.

 Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar GEDİK verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:  2022 yılı, enflasyonun hızla yükseldiği ve maalesef 90lı yıllar seviyesine döndüğü bir yıl olarak kayıtlara geçti. Vatandaşların bütçesindeki elektrik, ısınma, ulaşım, giyim gibi kalemler ile birlikte hane içindeki tüketim harcamaları da fiyatların hızla yükselmesinden etkilendi.

Pahalılık ile mücadele etmeye çalışan tüketicilerin başvurduğu çözümlerden biri indirim marketlerini daha fazla kullanmak oldu. İndirim marketlerinin hanelerin market harcamalarından aldıkları pay %3’ten fazla artış gösterdi. Haneye giren ürün adedinde azalma varken indirim marketlerinden yapılan alışverişlerde ürün adedi %4 arttı. Geçtiğimiz yıla göre indirim marketlerinin daha çok tercih edilmesinin de etkisiyle özellikle et, peynir, sıvı yağ gibi genel gıda ürünlerinde market markalı ürünlerin harcama payı arttı. Market markalı ürünlerin ulusal zincirlerdeki payı da kademeli olarak artmaya devam ediyor; özellikle yumurta, toz şeker, makarna, un gibi genel gıda ürünlerinde, kişisel bakım ve temizlik ürünlerinde ulusal zincirlerdeki market markalarına yönelimin arttığı görülüyor. Ortalama bir hane her 100 TL’sinin 84’ünü Gıda & İçecek, 9’unu Kişisel Bakım, 7’sini ise Ev Bakım Ürünleri için harcadı. Yönetilmesi zora giren hane bütçesinde öncelikli olmayan bazı ürünlerden tasarruf edilmesi nedeni ile Gıda & İçeceklerin payı arttı. Haneler Ocak-Kasım 2022 döneminde 204 kez alışverişe gidip her alışverişte 85 TL harcama yaptı. Enflasyonun etkisiyle bir sepete ödenen tutar geçen yıla kıyasla %85 artış gösterdi. Ulusal zincirler ve indirim marketleri dışında tüm satış kanallarında ve ana ürün gruplarında alışveriş sıklığı azaldı. Yapılan alışverişlerde her dört sepetin üçünde 1 ile 3 arasında adette ürün oldu. Aralık ayında yaşanan ve Ocak’ta da devam edeceği beklenen enflasyon düşüşünün ve arkasından açıklanan asgari ücret artışının Şubat’tan itibaren hane harcamalarına nasıl bir etki yapacağını göreceğiz.

Hamileliğin ilk üç ayında aşı yaptırmak riskli mi?

Hamileliğin ilk üç ayında aşı yaptırmak riskli mi?

Hamilelik, bağışıklık sisteminin zayıfladığı bir dönem olduğu için bulaşıcı hastalıklara karşı hassasiyet artıyor. Anne adaylarının aşılanmaları anne karnındaki fetüsün ve doğumdan sonra yenidoğanın önlenebilir olan enfeksiyonlara karşı bağışıklık kazanmalarında önemli rol oynuyor.

Aşıların temel amacı, anne adaylarının yüksek risk altında oldukları bulaşıcı hastalıklara karşı korunmalarını sağlamak. Aşılama sayesinde aynı zamanda düşük, bebekte gelişme geriliği ve zekâ geriliği gibi ağır tablolar da önlenebiliyor. İdeali, aşıların hamilelik öncesinde tamamlanması olsa da, hamilelik sırasında da aşı uygulamaları yapılıyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, her aşının kendine özel bir uygulama takvimi olduğunu belirterek, “Canlı aşılar haricinde hamilelikte uygulanabilen tüm aşılar, hamileliğin ilk 3 aylık dönemi de dahi olmak üzere herhangi bir hamilelik haftasında yapılabiliyor. Ancak yine de, hamileliğin ilk 3 ayı organ gelişimi olan dönemi kapsadığı için aşıların mümkünse 3 aydan sonra uygulanması tercih ediliyor” diyor. Hamilelikte standart aşı takvimine göre yapılması gereken aşıların yetersiz dozda ve sürede uygulandıklarında etkinliklerinin azalacağına dikkat çeken Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, “Örneğin tetanoz aşısında, doğumdan en geç 2 hafta önce aşı dozunun tamamlanmış olması gerekiyor. Yeterli süre sağlanmadıysa tek doz tetanoz aşısı olan anne ve bebek bu hastalık açısından risk altında oluyor.” bilgisini veriyor.

Pause Dergi

Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran

HANGİ AŞI NE ZAMAN YAPILMALI?

Amerikan Obstetrik ve Jinekoloji Derneği (ACOG) tüm hamileler için rutin olarak tetanoz, difteri, boğmaca, hepatit B ve influenza aşılarını öneriyor. Hamilelikte iyi bir güvenlik profiline sahip olan bu aşılar yenidoğana pasif koruma sağlayabiliyor ve düşüğe neden olmuyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, hamilelik döneminde yaptırılması yaşamsal öneme sahip olan aşıları şöyle anlatıyor:

İNFLUENZA

İnfluenza aşısı, hamilelikte önerilen bir diğer önemli aşılardan. Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, influenza enfeksiyonunun hamilelikte daha ağır seyredebildiği için hepatit B enfeksiyonundan daha farklı bir özellik taşıdığına dikkat çekerek, “Zira influenza annede akciğer ile kalp sorunlarında, hastanede yatışta ve düşükte artışa neden olabiliyor” diyor. Bunların yanı sıra hamilelikte influenza aşısının antikorları plasentadan geçerek bebeği koruyor. Bu sayede influenza aşısı anne adaylarının yanı sıra 6 aydan küçük yenidoğanlarda da koruma sağlıyor.

Ne zaman yapılmalı?

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 14. hamilelik haftasından sonra, influenza mevsimi boyunca, (Eylül-Nisan aylarında) hamilelere influenza aşısını öneriyor.

COVID – 19 AŞISI

Covid-19 pandemisinde yapılan çalışmalarda, anne adaylarında, hamile olmayanlara göre bu enfeksiyonun daha ağır seyrettiği izlenmiş. Çalışmalar sonucunda; inaktif Covid-19 aşı uygulamalarının anne adayları ve yenidoğan için hamileliğin her aşamasında etkin ve güvenli olduğu tespit edilmiş. Bu nedenle anne adaylarına T.C. Sağlık Bakanlığı’nın ve Kadın Doğum Derneklerinin önerisi doğrultusunda Covid-19 aşısı tavsiye ediliyor.

Ne zaman yapılmalı?

Covid – 19 aşısını, hamileliğin ilk 12. hafta sonrasına kadar ertelemenin gerekli olduğuna dair bir kanıt mevcut değil. Bu nedenle aşı hamileliğin her döneminde uygulanabiliyor. Bir doz Covid-19 aşısı orijinal alfa varyantına karşı iyi bir koruma sağlıyor, ancak virüsün delta varyantı ile iyi bir bağışıklık seviyesi sağlamak için iki doz gerekiyor. İkinci doz, ilk dozdan 8 hafta sonra uygulanıyor. Omicron varyantına karşı en iyi korumayı sağlamak için bir doz güçlendirici (üçüncü doz) öneriliyor.

TETANOZ – DİFTERİ AŞISI

Tetanoz enfeksiyonu; hamilelikte yaralanma, ısırık, trafik kazası ve yanık gibi durumlarda veya doğum esnasında bebeğin göbek kordonunun (özellikle evde yapılan doğumlarda) hijyenik olmayan bıçak gibi alet ile kesilmesi ya da pansuman edilmesi sonucu gelişebiliyor. Aşılama sayesinde hem hamilelikte ortaya çıkabilecek tetanoz enfeksiyonunun şiddeti azalıyor, hem de buna bağlı gelişebilecek olan erken doğum ve ölü doğum riski düşüyor. Bunların yanı sıra bebekte gelişebilecek olan nörolojik sorunlar da önlenebiliyor.

Difteri hastalığı da solunum yollarında ölümcül sonuçlara yol açabilen bir hastalık. Difteri toksoid aşısı çocukluk çağından itibaren aşı takviminde tetanoz aşısı ile birlikte uygulanıyor. Yaygın aşılama programı ile de dünya genelinde oldukça az görülmeye başlandı. Ancak çocukluk çağında aşılamayla ömür boyu bağışıklık sağlanamadığı için hamilelik durumunda tetanoz aşısı ile birlikte uygulama tekrarı yapılıyor.

Ne zaman yapılmalı?

Tetanoz- Difteri aşı takvimine göre; aşının ilk dozu hamileliğin 4. ayında veya henüz yapılmadıysa 4. aydan sonra ilk muayenede uygulanıyor. İkinci doz, ilk dozdan en az 4 hafta sonra yapılıyor, bu sayede 1-3 yıl koruma sağlanmış oluyor. Bununla birlikte; 2. dozdan en az 6 ay sonra yapılan 3. doz uygulaması ile 5 yıl ve 3. dozdan en az bir yıl sonra ya da bir sonraki hamilelikte uygulanan aşı ile 10 yıl bağışıklık sağlanıyor. Yine aşı takvimine göre; 4. dozdan en az bir yıl sonra ya da bir sonraki hamilelikte uygulanan aşı ile doğurganlık çağı boyunca koruma sağlanıyor. Daha önce beş tam doz ile aşılanan kadınlarda, son 10 yılda ek doz yapılmamışsa, hamilelikte tercihen 20-36 haftalar arasında tek doz aşılama yeterli oluyor.

Pause Dergi

HEPATİT B AŞISI

Hepatit B aşısı, anne adayının daha önceden bağışıklığı yoksa yapılabiliyor. Hamilelikte geçirilen hepatit B enfeksiyonunun normal popülasyona göre daha ciddi seyretmesi beklenmiyor. Ancak yenidoğana enfeksiyonun aktarılması riski oluyor. Dolayısıyla daha önceden hepatit B enfeksiyonuna bağışıklık kazanmamış olan anne adaylarının hamilelik döneminde aşılanmaları, yenidoğanda ciddi sorunlar oluşturabilen hepatit B virüsünün bulaşma riskini azaltıyor.

Ne zaman yapılmalı?

Hamileliğin 0, 1 ve 6. aylarında uygulanan aşı hem anneyi hem doğumdan sonra bebeği koruyor.

BOĞMACA AŞISI

Boğmaca aşısı çocukluk çağında aşı takviminde yer alıyor, ancak ömür boyu bağışıklık sağlamıyor. Bu nedenle yüksek riskli hasta grubuna (sağlık çalışanları, bağışıklığı baskılanmış kişilerle yaşayan, küçük çocuklarla yaşayan veya çalışan kişiler) ek doz uygulamaları öneriliyor.

Ne zaman yapılmalı?

Hamilelik döneminde 6. aydan sonra, doğacak bebeği korumaya yönelik, boğmaca aşısının uygulanması tavsiye ediliyor. Bu sayede bebeğe erken dönemlerinde pasif koruma imkânı sağlanabiliyor.

Hamilelikte bu aşılara dikkat!

  • Hamilelik döneminde önerilmiyor: Canlı aşıların anne karnında fetüsü enfekte etme riski oluyor. Bu nedenle oral polio, kızamık- kızamıkçık- kabakulak, zona, suçiçeği ve verem aşıları, canlı aşılar oldukları için hamilelikte önerilmiyorlar. Hamilelik döneminde tavsiye edilmeyen diğer bir aşı ise Human Papilloma Virus (HPV) aşısı. HPV aşısıyla ilgili yapılmış çalışmaların az olması nedeniyle, güvenli olduğu kısıtlı çalışmada gösterilmiş olsa da, hamilelik döneminde uygulanması tavsiye edilmiyor.
  • Zorunluluk halinde uygulanıyor: Pnömokok, hepatit A, meningokok, inaktif polio ve hemafilus influenza aşıları; çeşitli risk faktörleri, gereklilik durumları ve yaş faktörüne göre uygulanması önerilen aşılardan. Ancak bu aşıların fetüs açısından güvenilirlikleri net değil. Örneğin pnömokok aşısı ile hemafilus influenza, kronik hastalıklara sahip ve bağışıklık sistemi zayıflamış hastalar gibi yüksek riskli kişilerde zorunluluk halinde uygulanabiliyor.
  • Hamilelik öncesi tamamlanıyor: Anne olmak isteyen kadınlarda kızamık, kabakulak, kızamıkçık ve suçiçeği gibi enfeksiyonlar açısından bağışıklığın olup olmadığı kontrol ediliyor. Bağışıklığı yoksa hamilelik öncesi aşılarının tamamlanması sağlanıyor. Zira, daha önceden bu enfeksiyonlarla karşılaşmamış veya bağışıklığı olmayan anne adaylarında bu hastalıkların gelişmesi halinde hamilelik ve doğacak bebek olumsuz etkilenebiliyor.

Jeanine Cummins “Amerikan Toprağı”

Jeanine Cummins “Amerikan Toprağı”

Jeanine Cummins’in yürek burkan, heyecan veren ve baş döndüren romanı Amerikan Toprağı, Epsilon logosuyla Türkiye’deki edebiyatseverlerle buluşuyor!

Oprah Book Club seçkisinde ve New York Times çoksatanlar listesinde yer alan roman, oğlu dışında tüm ailesini bir kartel saldırısında kaybeden Lydia’nın hem kendisinin hem de oğlunun hayatını kurtarmak için Meksika’dan Amerika’ya uzanan yolculuğu üzerinden korku ve umudun gücünü anlatıyor. Cummins’in ustalıklı bir anlatımla kaleme aldığı Amerikan Toprağı, kayıplarıyla birlikte yola çıkmayı göze alanların hikâyesi…

Önce konser sonra hamsi

Önce konser sonra hamsi

Hamsi Festivalinde sahne alan Oğuzhan Koç konser sonrası soluğu hamsi masasında aldı.

Rize Belediyesi tarafından bu yıl 7.’si düzenlenen Hamsi Festivali kapsamında Rize sahilinde kurulan dev sahnede konser veren Oğuzhan Koç, şarkıları ve enerjisiyle Karadenizlilere unutulmaz bir gece yaşattı. Konser sonrasında tüm ekip arkadaşlarıyla mangalda pişirilen hamsileri yiyen Oğuzhan Koç, ‘Memleketimin her yeri cennet. Sadece İstanbul değil ülkemin her yerinde konser vermek, o yöreyi, yemeklerini yakından tanımak çok büyük zenginlik. Rizelilere gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkür ederim. En kısa sürede tekrar geleceğim’ dedi.