Yazılar

JOLLY, Turizm Medya Grubu’nun büyük ortağı oldu

JOLLY, Turizm Medya Grubu’nun büyük ortağı oldu

Türkiye’de MICE sektörünün gelişmesi, büyümesi, kendi içerisinde birlik ve komünikasyonunun sağlanması amacıyla 2007 yılından bugüne faaliyetlerini sürdüren Turizm Medya Grubu’na JOLLY büyük hissedar olarak yatırım yaptı.

Dream Project ismi ile faaliyete geçen firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Yönetim Kurulu Üyesi Mert Vardar, Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Volkan Ataman oldu.

Türkiye’de MICE, turizm ve fuarcılık sektöründe ses getirecek yepyeni daha büyük projeleri hayata geçirmesine imkan sağlaması hedefleniyor.

Sadece mice sektörünü bir araya getiren bir yapıdan Türkiye’nin MICE, turizm ve fuarcılık gibi daha geniş bir platformda tüm sektörlerini bir araya getiren bir organizasyon yapısına dönmesi amaçlanıyor.

Adriana Lima, Angel Gold ile geri döndü

Adriana Lima, Angel Gold ile geri döndü

Victoria’s Secret küresel moda ikonu, Adriana Lima’nın dönüşünü Angel Gold Eau de Parfum ile kutluyor.

Angel Gold’un kendine özgü sıcaklığı ve göz alıcı şişesinin parlaklığıyla, bir kadının benzersiz ışıltısını yansıtıyor. Teninize ilk değdiği andan itibaren zarif bir ferahlık veren Angel Gold, hoş ve büyüleyici kokusunu turunçgil esintili bergamottan alıyor. Taze gardenya narin bir yumuşaklık eklerken, miskin sağladığı hafif bir sıcaklık ile kokuyu dengeleyerek tüm bedeninizi saracak.

Seamlesstance spor ve şık

Seamlesstance spor ve şık

Seamlesstance’ın, son yıllarda her yaşta kadının çok tercih ettiği “Spor şık tarz” anlayışını benimseyerek çıkardığı koleksiyonları sizlerle buluşuyor!

Adını özel bir dokuya sahip olan ve ‘’Seamless’’ adı verilen teknikle örme kumaşın ilmeklerinden oluşarak alan Seamlesstance, etkileyici dokusunun yanında büyüleyici tasarımlar da ortaya çıkarıyor. Spor-şık anlayışını merkeze alan Seamlesstance, zarif, göz alıcı, sportif, dingin ve ikinci ten hissi veren ürünleriyle kadınların özgürlüğüne özgürlük katarak sonsuz hareket alanı ve rahatlık sunuyor.

Ekstra yüksek bel taytlar, tayt-crop top takımlar, alttan veya üstten ayarlanabilen dekolteli croplar, spor tulum modelleri ile sağladığı rahatlık ve tasarım özellikleri sayesinde kadınların vazgeçilmezi oluyor.

Bayramı İstanbul’da geçirmek isteyenlere özel teklif

Bayramı İstanbul’da geçirmek isteyenlere özel teklif

Türkiye’nin ilk beş yıldızlı oteli unvanına sahip Hilton İstanbul Bosphorus, bayram tatili için sizleri bekliyor.

Şehrin kalbinde huzurlu bir tatil sunan otel, Nişantaşı ve Taksim’e yürüme mesafesinde yer alan konumu, Türk ve Dünya mutfaklarından lezzetler sunan seçkin restoranlarıyla İstanbul’un keyfini çıkarmak isteyenlere hitap ediyor.

Hilton İstanbul Bosphorus’un Hilton Honors üyelerine özel kampanyası sayesinde bayram tatiliniz iki kat daha güzel hale geliyor. Hilton İstanbul Bosphorus’un ayrıcalıklı kampanyasıyla 30 Nisan 2023 tarihine kadar her konaklamada iki kat puan kazanma fırsatı sizleri bekliyor.

Prof. Dr. Ali Akay “Savaş Ontolojisi”

Prof. Dr. Ali Akay “Savaş Ontolojisi”

Sosyolog, yazar ve küratör Prof. Dr. Ali Akay’ın Savaş Ontolojisi adlı kitabını yeni baskısıyla okurlara ulaştırıyor!

Savaş Ontolojisi, sosyoloji ve felsefe literatürünün en önemli kalemlerinden Akay’ın Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde 2018-2019’da verdiği aynı başlıklı dersin notlarından oluşuyor. Teorik olarak tarihin verdiği anlatılardan yola çıkarak savaş meselesini ele alan ve günümüzdeki haliyle kıyaslayan Prof. Dr. Ali Akay, kitapta kullandığı konuşma diliyle de okurlara masalsı bir anlatı sunuyor.

GANT nostaljiden ilham alıyor

GANT nostaljiden ilham alıyor

GANT İlkbahar/Yaz 2023 Koleksiyonu, marin baskılardan ve pastel renklerden yola çıkarak ilkbahardan sıcak yaza yumuşak bir geçiş sağlıyor.

Kadın Koleksiyonu’nda yazın hafifliğini yansıtan katmanlı silüetler ve çizgiler ön planda. Modern gardıropların kilit parçaları olmaya aday koton trençkot, bol kesim chino pantolonlar ve cropped ceketler ise koleksiyonun favori parçaları arasında. Yazın enerjisini yansıtan beyaz ve mavi tonlar, sulu boya baskılarla ve yelkenli desenleriyle buluşuyor.

Atlantik’in göz alıcı pastel renklerinden ilhamını alan ve çarpıcı çiçek baskılarla harmanlanan eforsuz formlar, sıcak yaz aylarının vazgeçilmezi olmaya aday. Bol dökümlü kaftanlar, uçuşan keten parçalar ve örme elbiselerin yanı sıra, rattan aksesuarlar da plaj giyimine hareket katıyor. Yaz aylarında, 1970’li yılların sonlarından ve 1980’lerden referans alan pembe, kayısı ve sarı tonlar renkli çiçek baskıları, ekoseyle zenginleştirilmiş elbiselerde ve takımlarda hayat bulurken, 1970’lerden ilham alan büyük güneş gözlükleri ve baskılı ipek eşarplar ise yaz stilinin tamamlayıcısı.

Desa renklendi

Desa renklendi

DESA, 2023 ilkbahar – yaz deri giyim koleksiyonu için hazırladığı birbirinden renkli parçalar ile deri modasına yön vermeye devam ediyor.

DESA’nın mimariyi anımsatan deri kareli ve tüllü elbisesi, floral el işçiliği ile tasarlanan askılı süet elbisesi ve sanat eseri niteliğindeki trenchleri yeni koleksiyonun vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.

Siyah ve kahve tonların ihtişamını da pas geçmeyen DESA klasik deri sevenleri de her zamanki gibi unutmuyor.

Davetlerin vazgeçilmez rengi siyah, DESA’nın tasarım ekibinin ellerinde deri ile birleşerek muntazam yırtmaçlı bir kalem etek ve onu tamamlayan crop tül panelli büstiyer ortaya çıkarıyor. Gecenin esintisine gizemli bir hava katan ve bel oyuntusunu odak noktası haline getiren siyah blazer ceket ile de kombininizi tamamlayarak tüm dikkatleri üzerinize çekip klasik şıklığı yakalayabilirsiniz.

Aynı zamanda ayna yansımasından ilham alan küçük kare panellerden oluşturulmuş zanaatkarlık eseri vintage elbiseler ve kısa deri ceketlerle oluşturulmuş kombinleri moda severlere sunuyor.

Tatlı isteğini önlemek elinizde!

Tatlı isteğini önlemek elinizde!

Ramazanda tatlı tüketme isteğinin altında çoğunlukla iftar ve sahurda doğru besinler tüketilmemesinin yattığını biliyor muydunuz? Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman “Uzun süren açlık sonrası doğru besinlerle iftar yapılmadığında ya da sahurda kan şekerini dengede tutacak besinler tüketilmediğinde tatlı isteği kaçınılmaz oluyor. Üstelik iftarda tercih edilen tatlıların çoğunu da şerbetli ve hamurlu tatlılar gibi boş kalori içerenler yani hiçbir besin değeri bulunmayanlar oluşturuyor. Oysa Ramazanda sıklıkla şerbetli tatlılara yönelmek çok ciddi bir tehlike; çünkü bunlar çok daha yoğun şeker ve kalori içeriyor” diyor. Araştırmalara göre fazla şeker tüketiminin obeziteden diyabete, kalpten kansere dek birçok hastalığa zemin hazırladığını belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, Ramazanda tatlı tüketmenin 8 kuralını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman

Tüketim miktarı ve sıklığına dikkat edin

İftar yemeğinde hali hazırda yükselen kan şekerinizi tüketeceğiniz bir tatlıyla daha da yükseltebilirsiniz. Bu da hem Ramazan ayında kilo almanıza hem de şekerinizin hızlıca yükselmesine veya sonrasında hızlıca düşmesine neden olabilir. İftar saatinin geç bir saatte olması nedeni ile iftardan sonra bir süre beklense bile tatlı tüketimi çok geç bir saate kalabildiğinden metabolizmayı yorucu bir etki yaratır. Bu nedenle tatlı tüketim miktarına ve sıklığının haftada bir-iki porsiyondan fazla olmamasına dikkat edin.

Tatlıyı proteinle tüketin

Tatlılara ekleyeceğiniz veya birlikte tüketeceğiniz ceviz, fındık, süt gibi protein içerikli besinler tatlıdaki şekerin kanınıza çok daha yavaş karışmasına ve dolayısıyla kan şekerinizin dengede kalmasına yardımcı olur. Kan şekerinizi dengede tutmak da Ramazanda hem kilo alımının hem de şeker sorunlarının önüne geçmeye katkı sağlar.

Şerbetli tatlılar yerine sütlü ya da meyveli tatlıları tercih edin

Şerbetli tatlılar kan şekerinizi çok daha hızlı yükseltir ve bu da gerek o gün gerekse ertesi gün kan şekerinizde dengesizliklere ve çabuk acıkmanıza yol açabilir. Sütlü tatlılar ise içeriğindeki protein sayesinde kan şekerinizi olumsuz etkilemez. Sütlü tatlılarınızı ceviz veya nar gibi posalı besinlerle tüketmeniz durumunda da tatlının kana karışma hızı azalır ve kan şekerinizi dengede tutar.

Tatlıyı farkındalıkla tüketin

“Bir tatlı ya da yiyeceği hızla tükettiğinizde belli bir haz noktasına ulaşmak için daha fazla miktarda o tatlıdan ya da besinden tüketirsiniz” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, tatlıyı  yavaşça ve farkında olarak tükettiğinizde ise tüketeceğiniz miktarların azalacağını söylüyor.

En az iki litre su için

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman “Tatlı tüketme isteğinizin altında; stresli olmanız, iftarda ve sahurda sağlıklı beslenmemeniz, bu nedenle kan şekerinizdeki dengenin bozulması gibi yetersiz su tüketimi de yatıyor olabilir. Zaman zaman susama ve açlık hissi birbirine karışmaktadır. Bu nedenle susuzluğun açlık veya tatlı isteği ile karışmaması için yeterli miktarda su içtiğinizden emin olun. İftar ile sahur arasında mutlaka en az iki litre su tüketmeye özen gösterin” diyor.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman

Tatlı tüketeceğinizde bu besinlere dikkat!

Tatlı tükettiğiniz gün diğer kaynaklardan gelen şeker veya unlu besinler ve şeker içeren komposto vb içecekler gibi basit karbonhidratları tüketmemek gerektiğini belirten Nur Ecem Baydı Ozman “Şekeri sadece tatlıdan değil hazır soslar, hazır gıdalardan da sıklıkla farkında olmadan aldığınızı unutmayın. Nur Ecem Baydı Ozman, sebzeli yemekler ve salataların ise posa içeriği sayesinde, beraberinde yenilen besinlerin kana daha yavaşça karışmasına yardımcı olabildiğinden, iftarda tatlı tüketmek istiyorsanız mutlaka sebze tüketmeniz gerektiğini vurguluyor.

Diyabetiniz varsa!

Eğer hekim kontrolünde ilaç ya da insülin kullanan, genel olarak beslenmesine dikkat eden biri iseniz siz de sağlıklı bireyler gibi tatlı tüketebilirsiniz. Hem diyabetli hem de sağlıklı kişiler şeker oranı düşük tatlıları küçük miktarda ve sık olmayan örüntülerde tükettiklerinde bir sorun olmayacaktır. Diyabet olduğunu bilmeyen kişiler için ya da kontrolsüz diyabet hastaları için kontrolsüz tatlı tüketimi daha yıkıcı etkiler yapabilir, hiperglisemi koması ile sonuçlanabilir.

Tat eşiğinizi düşürün

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, şeker içeren tatlıların verdikleri haz sayesinde o tada bir bağımlılık oluşturabildiğini belirterek “Tatlı isteği olduğunda bir-iki porsiyon meyve tüketerek daha düşük yoğunlukta bir tattan keyif almaya başlayabilirsiniz. Düzenli ama ölçülü meyve tüketmek zamanla tatlı isteğinizi azaltabilir” diyor.

Vücut kanseri kendi gücü ile yeniyor

Vücut kanseri kendi gücü ile yeniyor

Son yıllarda tüm dünya ile birlikte ülkemizde de kanser vakalarında önemli artış yaşanıyor. Bu artış oranları arasında erkeklerde akciğer, kadınlarda ise meme kanseri başı çekiyor. Çağımızın tıbbi ve teknolojik gelişmeleri doğrultusunda geliştirilen yeni nesil tedavi yöntemleri ise hayati risklere neden olabilen tüm kanser türlerinin tanı ve tedavisinde önemli avantajlar sağlıyor. Bu yeni nesil tedavilerin başında gelen immünoterapi, kanser hücreleri tarafından çeşitli yollarla baskılanmış olan bağışıklık sistemimizi yeniden harekete geçirerek kanser ile savaşma kapasitesini arttırıyor. İmmünoterapi, başta akciğer, cilt (malign melanom) ve böbrek kanserleri olmak üzere; baş-boyun, üçlü negatif meme, mesane, karaciğer ve özefagus-mide kanser hastalarının tedavisinde kullanılarak hastanın yaşam kalitesi ve süresini önemli ölçüde artırabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Tuğba Akın Telli, 1-7 Nisan Kanser Haftası nedeniyle inmünoterapi tedavi yönteminin avantajları hakkında bilgi verdi.

Memorial Şişli Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Tuğba Akın

Doç. Dr. Tuğba Akın

Kanserli hücreler asker hücreleri atlatarak bağışıklık sistemine saldırıyor

Sağlıklı bir insanın vücudunda bulunan ve kansere karşı savaşan T lenfositler asker hücre olarak adlandırılmaktadır. Bağışıklık sisteminde bulunan bu hücreler kanserli hücreleri çoğunlukla vücuttan temizlemektedir. Ancak bazen bir grup kanser hücresi T lenfositlerden kaçarak çoğalmaya devam eder. Aynı zamanda kanser hücreleri T lenfositlere vücuda yabancı olmadığı mesajını vererek bu hücrelerin savunmasından kurtulur ve insan bağışıklık sistemini baskılamaya başlar.

Yeni nesil tedavi yöntemi immünoterapi, kanser tedavisinde çığır açtı

Yeni nesil tedavi yaklaşımlarının başında gelen ve 2011 yılından beri kanser tedavisinde kullanılmaya başlanan immünoterapi, kişinin kendi bağışıklık sistemini aktive ederek kanser hücreleriyle daha etkili savaşmasını sağlamaktadır. Bağışıklık sistemi bir takım hücre ve proteinlerin etkileşimi ve ortak çalışması sonucu kişiyi enfeksiyonlardan koruyan bir savunma sistemidir. Esasında bazı açılardan kanserden de korumaya yardımcı olur. Bağışıklık sisteminin temelini “kendinden olmayan” her şeyin ayırt edilmesi oluşturmaktadır. Bu sistem, vücutta normalde bulunan tüm maddelerin kaydını tutar. Bağışıklık sisteminin tanımadığı herhangi bir yeni protein alarm vererek bağışıklık sisteminin ona saldırmasına neden olur. Örneğin mikroplar, normalde insan vücudunda bulunmayan belirli proteinleri içerir. Bağışıklık sistemi bunları “yabancı” olarak görür ve saldırır. İmmün yanıt, mikrop veya kanser hücreleri gibi yabancı madde içeren her şeyi yok edebilir. Bununla birlikte, kanserde bu yanıt her zaman istediğimiz düzeyde olmayabilir. Bazen bağışıklık sistemi kanser hücrelerini yabancı olarak görmez çünkü hücreler normal hücrelerden yeterince farklı değildir veya çeşitli değişimler göstererek bağışıklık sisteminden kaçabilirler. Bazen de bağışıklık sistemi kanser hücrelerini tanır. Ancak immün yanıt kanseri yok edecek kadar güçlü olmayabilir. Yine kanser hücrelerinin kendileri de bağışıklık sisteminin onları bulup saldırmasını engelleyen bazı proteinler salgılayabilir. İmmünoterapiler tam olarak da bu durumların üstesinden gelebilmek amacıyla son yıllarda artan sayıda preklinik ve klinik çalışmayla kullanılmaya başlandı.

Vücudun kanseri kendi kendine yenmesini sağlayabiliyor

İmmünoterapi tedavisinde bağışıklık sistemi üzerindeki kanserli hücrelerin oluşturduğu baskıyı ortadan kaldırmak ve kanser savaşçısı T hücrelerini kanser dokusuna yönlendirmek amaçlanmaktadır. İmmünoterapi ile kemoterapi ve hedefe yönelik akıllı tedavilere göre daha uzun süreli yanıtlar alınabilmektedir. İmmünoterapi vücutta bulunan T hücrelerinde bir hafıza oluşturarak bağışıklık sisteminin kanserli hücrelere karşı daha aktif rol oynamasını sağlamaktadır. Böylece hedef bağışıklık sistemini yeniden organize ederek vücudun kanseri kendi kendine yenmesini sağlamaktır.

Hastaya özel immünoterapi ameliyat öncesi ya da ameliyat sonrası kullanılabiliyor

Her geçen gün yeni bir kanser türünde farklı evrelerde kullanılan ve hastaya özel uygulanan immünoterapilerin klinik çalışmaları yapılmakta ve kılavuzlar buna uygun değişmektedir. İlk çalışmalar daha çok ileri evre kanserlerde tek başına immünoterapi verilmesi şeklinde yapılmışken, etkinlik verileri sonrasında daha erken evrelerde de hem ameliyat sonrası hem de ameliyat öncesi tedavi döneminde ve bazen de kemoterapi ile kombinasyon şeklinde kullanımı öne çıkmaktadır.

İleri evre akciğer kanserinde sonuç alınabiliyor

İmmünoterapi ile; akciğer, cilt (malign melanom) ve böbrek kanserleri başta olmak üzere baş-boyun, üçlü negatif meme, mesane, özefagus-mide, karaciğer, serviks (rahim ağzı), endometriyum (rahim) ve bazı kolon kanserlerinin tedavisinde başarılı sonuçlar alınmaktadır. İmmünoterapi ile akciğer kanseri tedavisinde de çok önemli başarılar sağlanabilmektedir. Öyle ki immünoterapi tedavisinden önce ileri evre akciğer kanserinde uzun süreli kontrol neredeyse mümkün değildi. Oysaki artık ileri evre akciğer kanserinde bile immünoterapi ile hastalığın tamamen kontrol altına alınması sağlanabilmekte hatta bu yanıtın uzun süreli olması mümkün görünmektedir.

İmmünoterapi tedavisinde saçlar nadiren dökülür

Kemoterapilerden farklı olan etki mekanizmaları sonucunda immünoterapilerin farklı bir yan etki profili bulunmaktadır.  Kemoterapide sık görülen bulantı, kusma, halsizlik, saç dökülmesi, kan değerlerinin düşmesi gibi yan etkiler, immünoterapide nadiren görülmektedir. Ancak inmünoterapinin, bağışıklık sisteminin aşırı aktive olmasına bağlı başka yan etkileri olabilir. Bu yan etkilere erken ve zamanında müdahale etmek hayati önem taşımaktadır ve mutlaka multidisipliner bir ekiple süreci yönetmek gerekmektedir.

Ashley Joy’dan el ve ayak bakımı

Ashley Joy’dan el ve ayak bakımı

Ashley Joy, bitkisel içeriklerin yer aldığı özel formüllü, %100 yerli üretim bakım ürünleri ile ilgi görmeye devam ediyor.

Doğadan gelen değerli yağ ve içeriklerin yer aldığı özel bir formüle sahip olan Ashley Joy Manikür & Pedikür Peeling ürünü ilk kullanıldığı an itibariyle etkisini gösteriyor. İçeriğinde yer alan Jojoba yağı, el ve ayaklardaki tırnak etlerinin en hızlı ve en kolay şekilde yumuşamasını sağlıyor. Tuz özü ise el ve ayaktaki cildi ölü derilerden arındırıyor. Kayısı ve susam yağı elleri ve ayakları derinlemesine nemlendiriyor. Cildi güçlendirerek, sağlıklı bir ışıltı katıyor. Formülü sayesinde ojeden sararan tırnakları da sağlıklı rengine kavuşturan Ashley Joy Manikür & Pedikür Peeling ürünü el ve ayak bakımında ihtiyaç duyulanların hepsini bir arada sunan kusursuz bir bakım yaşatıyor.

Ashley Joy Manikür & Pedikür Peeling (250 ml.) – 169,90 TL