Yazılar

Deniz Akkaya’dan Sosyeteye Sert Bir Roman: Aç Kuşlar

Model, oyuncu ve medya dünyasının en çok konuşulan isimlerinden Deniz Akkaya, edebiyata iddialı bir giriş yapıyor. Yeni romanı “Aç Kuşlar”, İstanbul sosyetesinin parıltılı yüzünün ardında saklanan ikiyüzlülüğü, güç savaşlarını ve ahlak maskelerini cesur bir dille masaya yatırıyor.

Boğaz yalılarından kapalı kapılar ardında yaşanan karanlık ilişkilere, sosyete partilerinden dedikodu sofralarına uzanan roman; paranın nasıl her şeyi akladığını ve “ayıp” kavramının kime göre değiştiğini sorguluyor. Akkaya, güç, para ve statünün dokunduğu her şeyin nasıl meşrulaştığını gözler önüne sererken, sessizliğin ardındaki çürümeyi yüksek sesle ifşa ediyor.

Henüz raflara çıkmadan “cesur”, “rahatsız edici” ve “fazla gerçek” yorumlarıyla gündem olan Aç Kuşlar, Destek Yayınları etiketiyle okurlarla buluştu.

#DenizAkkaya #AçKuşlar #YeniRoman #KitapHaberi #DestekYayınları #İstanbulSosyetesİ #Edebiyat #CesurKalem #RomanTavsiyesi #KitapSeverler #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Beş Kadın Sanatçıdan Toprakla Şiirsel Bir Buluşma

Beş kadın sanatçının toprakla kurdukları güçlü ve şiirsel bağdan ilham alarak hazırladıkları eserler, “Toprak Konuşursa” sergisiyle sanatseverlerle buluşuyor. 29 Ocak’ta The Best Art Gallery’de açılacak sergi, doğa, hafıza ve aidiyet üzerine sessiz ama derin bir diyalog sunuyor.

Sanatçıların sabır, hafıza ve ateşi bir araya getirerek toprağı bir anlatı diline dönüştürdüğü eserler, izleyiciyi dönüşümün bir parçası olmaya davet ediyor. Her parça, zaman ve emeğin izlerini taşırken sessizliği anlamlı, görülmeyeni ise hissedilir hale getiriyor.

Açılış kokteyli 29 Ocak saat 18.00’de gerçekleşecek olan sergi, Atiye Sokak, Genç Apartmanı No:1 Kat:3 Daire:10, Teşvikiye adresindeki The Best Art Gallery’de sanatseverleri bekliyor.

 

#ToprakKonuşursa #SanatSergisi #KadınSanatçılar #TheBestArtGallery #İstanbulSanat #ToprakVeSanat #Sanatseverler #ÇağdaşSanat #SanatEtkinliği #29OcakSergi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Romantik Gala, Brunch ve Spa ile Sevgililer Günü Şehrin Kalbinde

Raffles İstanbul, Sevgililer Günü’nü şehrin kalbinde eşsiz deneyimlerle kutlamaya hazırlanıyor. 14 Şubat akşamı Long Bar’da gerçekleşecek özel gala yemeği, altı aşamalı menü, sınırsız premium şarap seçkisi ve Barbaros & Orkestrası’nın canlı performansı ile çiftlere unutulmaz anlar yaşatacak. Gecenin ardından DJ performansıyla devam edecek after party, kutlamayı daha da hareketlendirecek.

Raffles İstanbul

Kutlamaları hafta sonuna taşımak isteyenler için 15 Şubat’ta Raffles Teras’ta düzenlenecek romantik brunch, zengin tatlı büfesi, özel kokteyller ve canlı müzik eşliğinde keyifli bir atmosfer sunacak. Çocuklar için Mini Kulüp Atölye aktiviteleri hazırlanırken, 6 yaş altı ücretsiz, 7–12 yaş arası ise %50 indirim avantajıyla ağırlanacak.

Raffles İstanbul

Çiftlere özel Raffles Spa deneyimleri ise 13–15 Şubat tarihleri arasında sunulacak. Royal Hamam, jakuzi ve masajı bir araya getiren özel bakım paketleri, romantik bir atmosferde yenilenme fırsatı sağlıyor. Sevgililer Günü’ne özel tasarlanan spa programları çiftlere %15 indirim avantajıyla sunuluyor.

Raffles İstanbul

Bilgi; spa.istanbul@raffles.com | +90 530 688 4408

Raffles İstanbul

#Rafflesİstanbul #SevgililerGünü #RomantikKutlama #GalaYemeği #RomantikBrunch #RafflesSpa #İstanbulEtkinlik #GurmeDeneyim #AşkınŞehri #LuxuryLifestyle #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Nissan Ariya Konsepti: Güneş Enerjisiyle Ekstra Menzil

Nissan, Temiz Enerji Günü kapsamında tanıttığı güneş enerjisiyle çalışan Ariya konsepti ile elektrikli mobilitenin geleceğine dair vizyonunu ortaya koydu. Kaput, tavan ve bagaj kapağına entegre edilen 3,8 m²’lik yüksek verimli fotovoltaik paneller, güneş ışığını doğru akıma çevirerek aracın menzilini artırıyor. Gerçek koşullarda yapılan testlerde, sistemin güneşli bir günde 23 kilometreye kadar ek menzil sağladığı açıklandı.

Nissan Ariya

Dubai ve Barselona’daki mühendislik ekiplerinin geliştirdiği bu yenilikçi sistem, sürücülere şarj altyapısına daha az bağımlı bir deneyim sunuyor. Test sonuçlarına göre Barselona’da günlük ortalama 17,6 km, Londra’da 10,2 km, Yeni Delhi’de 18,9 km ve Dubai’de 21,2 km ek menzil elde edilebiliyor. Bu performans, sürücülerin şarj sıklığını %35–65 oranında azaltarak maliyet avantajı sağlıyor.

Proje, Nissan’ın Hollandalı güneş enerjisi mobilite girişimi Lightyear ile yaptığı işbirliği sonucu hayata geçirildi. Hollanda–Barselona arasında gerçekleştirilen 1.550 km’lik test sürüşü, güneş enerjisi entegrasyonunun yıllık şarj istasyonu ziyaretlerini 23’ten 8’e düşürebileceğini gösterdi.

Nissan AMIEO ePowertrain Başkan Yardımcısı Shunsuke Shigemoto, “Güneş enerjisiyle çalışan Ariya konsepti, inovasyon ve sürdürülebilirliğin el ele ilerlemesi gerektiğini somutlaştırıyor. Bu teknoloji, müşterilerimize daha fazla özgürlük, daha az şarj bağımlılığı ve daha temiz bir gelecek sunuyor” dedi.

Nissan, bu konsepti 2050 yılına kadar karbon nötrlüğü hedefine ulaşma yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Güneş enerjisiyle şarj teknolojisi, elektrikli araçların kendi enerjilerini üretmesini sağlayarak mobilitenin geleceğini yeniden tanımlıyor.

Nissan Ariya

#Nissan #Ariya #GüneşEnerjisi #ElektrikliAraçlar #TemizEnerji #Sürdürülebilirlik #OtomotivTeknolojisi #KarbonNötr #Mobilite #GeleceğinAraçları #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Ebru Feza Yeğengil “Yeterince İyi Değilim Sandım”

Modern iş hayatında pek çok profesyonelin karşılaştığı ancak çoğu zaman dile getirilmeyen bir psikolojik engel olan İmpostor olgusu, yeni bir kitapla gündeme taşınıyor. Ebru Feza Yeğengil tarafından kaleme alınan “Yeterince İyi Değilim Sandım”, Ceres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı.

İş dünyasında başarıya ulaşan bireylerin, elde ettikleri sonuçları kendi yetkinlikleri yerine “şans eseri oldu” ya da “doğru zamanda doğru yerdeydim” gibi ifadelerle açıklama eğilimine dikkat çeken kitap, bu görünmez engelin kökenine iniyor. İmpostor Sendromu olarak bilinen bu süreç, bireylerin başarılarını sahiplenmesine engel olurken, profesyonel gelişimde aşılması gereken en büyük zihinsel bariyerlerden biri olarak öne çıkıyor.

Yeğengil, bu olguyu klinik bir etiketin ötesine taşıyarak “İmpostor hissi” kavramıyla yeniden tanımlıyor ve okurlarını derin bir keşfe davet ediyor. Kitap, mükemmeliyetçilik ve yetersizlik döngüsünü kırmayı hedefleyen farkındalık egzersizleriyle, başarının şans değil emek ve yetkinlik sonucu olduğuna dair güçlü bir perspektif sunuyor.

“Yeterince İyi Değilim Sandım”, hataları öğrenme sürecinin bir parçası olarak gören Gelişim Odaklı Zihniyet (Growth Mindset) yaklaşımını rehber edinerek okura kritik bir soru yöneltiyor: “Bu ses gerçekten bana mı ait yoksa bana öğretilmiş bir kod mu?” Yazar, içsel yetersizlik hissine karşı “kanıt temelli düşünme” yöntemini önererek, bireylerin bugüne kadar elde ettikleri başarıları ve tamamladıkları projeleri görünür kılmalarını teşvik ediyor.

#YeterinceİyiDeğilimSandım #EbruFezaYeğengil #CeresYayınları #İmpostorSendromu #KitapÖnerisi #YeniKitap #KişiselGelişim #Başarı #GrowthMindset #OkumaÖnerisi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Sefo ve Sena Şahin’den Duygusal Düet: Bi’ Bilsen

Türk rap sahnesinin en çok konuşulan isimlerinden Sefo, 200 milyondan fazla dinlenmeye ulaşan “Bilmem Mi”nin ardından yeni şarkısı “Bi’ Bilsen” ile dinleyicilerle buluştu. Bu kez Sena Şahin ile yaptığı ilk düet çalışmasıyla dikkat çeken Sefo, güçlü sözleri ve etkileyici melodisiyle müzikseverlere yeni bir deneyim sunuyor.

Söz ve müziği Sefo ile Sena Şahin’e ait olan “Bi’ Bilsen”, “Bilmem Mi”ye göndermede bulunan sözleriyle iki sanatçının müzikal dünyasını aynı parçada birleştiriyor. Düzenlemesi Can VS ve Mehmet Erden tarafından yapılan parçanın mix ve mastering süreci Can VS imzası taşırken, gitarlarda Caner Güneysu yer alıyor. Şarkının klibi ise Rize’nin karlar altındaki yaylalarında çekilerek parçanın atmosferini görsel olarak güçlendiriyor. “Bi’ Bilsen”, 23 Ocak itibarıyla tüm dijital platformlarda yayında.

#Sefo #SenaŞahin #BiBilsen #BilmemMi #YeniŞarkı #Düet #TürkRap #MüzikHaberleri #Magazin #RizeKlibi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Teoman’ın Kült Şarkısı Serdar Ortaç Yorumu ile Yayında

Türk müziğinin kült isimlerinden Teoman’ın unutulmaz şarkısı “N’apim Tabiatım Böyle”, Serdar Ortaç’ın sesinden yeniden hayat buldu. Teoman’ın “Bu şarkı temasıyla, sözleriyle Serdar’a benden daha uygun” sözleriyle duyurduğu proje, “Teoman Şarkıları” albümünün ilk teklisi olarak Bayhan Müzik ve Avrupa Müzik iş birliğiyle tüm dijital platformlarda yayınlandı.

Bu özel çalışma, Teoman’ın klasikleşmiş eserlerini farklı yorumlarla yeniden keşfetmek isteyen müzikseverlere yeni bir deneyim sunuyor.

#Teoman #SerdarOrtaç #NapimTabiatımBöyle #TeomanŞarkıları #BayhanMüzik #AvrupaMüzik #TürkMüziği #YeniTekli #MüzikHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Aysun Öztekin’den Güçlü Bir Yüzleşme: Bu Kadarmış

Aysun Öztekin, sözü ve müziği kendisine ait olan yeni şarkısı “Bu Kadarmış” ile dinleyicilerle buluştu. Vazgeçişin ve yüzleşmenin hikâyesini yalın ama güçlü bir anlatımla aktaran eser, Göksun Çavdar düzenlemesiyle dengeli bir müzikal yapı sunuyor.

Şarkının video klibi, yönetmen İzzet Başlak tarafından Kılıçlı Film Platosu’nda çekildi ve parçanın duygusal atmosferini görsel olarak da destekledi. Avrupa Müzik etiketiyle yayımlanan “Bu Kadarmış”, tüm dijital platformlarda dinlenebiliyor.

#AysunÖztekin #BuKadarmış #YeniŞarkı #AvrupaMüzik #MüzikHaberleri #Magazin #GöksunÇavdar #İzzetBaşlak #DijitalPlatformlarda #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Bir anda tetikleniyor, hayatı felç ediyor!

Trigeminal nevralji, yüzün duyusunu sağlayan trigeminal sinirin tutulmasıyla oluşan ve literatürde ‘dünyanın en şiddetli ağrısı’ şeklinde tanımlanan kronik bir ağrı olarak dikkat çekiyor. Hastalar tarafından yüzde ‘şimşek çakması’ veya ‘elektrik çarpması’ olarak tarif edilen trigeminal nevralji; genellikle yüzün tek tarafında, tekrarlayıcı ve şiddetli ağrı ataklarıyla kendini gösteriyor. Kısa sürmesine rağmen tekrarlayan ataklar nedeniyle hastaların günlük yaşamı adeta kabusa dönüşebiliyor. Öyle ki hastalar ağrıyı tetikleyebildiği için yemek yeme, su içme ve konuşma gibi en temel ihtiyaçlarından kaçınabiliyor, yüzlerini yıkayamaz ve dişlerini fırçalayamaz hale gelebiliyorlar.  Acıbadem International Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, yaygın inanışın aksine trigeminal nevraljinin çözümsüz bir hastalık olmadığına dikkat çekerek, “Günümüzde, uygun hastalarda, modern tıbbın sunduğu balon kompresyon gibi girişimsel yöntemlerle bu şiddetli ağrıdan kurtulmak mümkündür” diyor.

Dr. Barış Peker

Dr. Barış Peker

Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu

Trigeminal nevralji, dünya genelinde her 100 bin kişinin yaklaşık 4 ila 13’ünde görülürken, Türkiye’de bu oranın çok daha yüksek olduğu belirtiliyor. Yapılan güncel çalışmalara göre, ülkemizde trigeminal nevralji görülme sıklığı 100 bin kişide 98’e ulaşıyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 4 bin kişiye trigeminal nevralji tanısı konulurken, bu veriler hastalığın önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu gösteriyor. En sık 50-70 yaş aralığında gelişen bu hastalığa kadınlarda erkeklere oranla daha yaygın rastlanıyor. Trigeminal nevraljinin en yaygın nedeni ise beyin sapındaki bir damarın (genellikle üst serebellar arter) trigeminal sinire bası yaparak siniri rahatsız etmesi veya koruyucu kılıfına (myelin zarı) zarar vermesi.

Günlük hayat durma noktasına geliyor!

Trigeminal nevralji, hastaların günlük yaşamlarını ‘durma’ noktasına getirebilecek kadar ciddi sorunlar oluşturabiliyor. En temel insani ihtiyaçlar olan yemek yemek, su içmek veya konuşmak ağrıyı tetikleyebildiği için hastalar bu gereksinimlerinden kaçınmaya başlıyor.  Zamanla ciddi kilo kayıpları oluşabiliyor. Ayrıca, hastalar toplum içinde aniden bir atak geçirme korkusuyla sosyal ortamlardan uzaklaşıyor; ağrı tetiklenmesin diye yüz kaslarını donduruyor ve gülümsemekten dahi kaçınıyorlar. Uzmanlar bu durumu, ‘yüz donması’ olarak tanımlıyor. Sosyal izolasyonun yanı sıra hijyen ve kişisel bakım da önemli bir sorun haline gelebiliyor. Öyle ki yüze dokunmanın oluşturduğu şiddetli ağrı nedeniyle erkekler tıraş olamıyor, kadınlar makyaj yapamıyorlar. Dahası, yüz yıkama ve diş fırçalama gibi hijyen alışkanlıkları da imkansız hale gelebiliyor.

Literatürde “intihar hastalığı” olarak tanımlanıyor!

Trigeminal nevralji, tıbbi literatürde ‘intihar hastalığı’ olarak tanımlanacak kadar ağır bir psikolojik ve sosyal yükü beraberinde getirebiliyor.  Zira, ağrının ne zaman geleceğinin bilinmemesi sebebiyle hastalar sürekli bir ‘beklenti anksiyetesi’ içine giriyor. Bu kronik stres hali zamanla çaresizlik hissine, derin depresyona ve uyku bozukluklarına neden olarak hastaların yaşam kalitesini dramatik şekilde düşürüyor. Ayrıca, şiddetli ataklar sırasında hastaların konsantrasyonu tamamen dağılıyor; bu durum iş hayatında verimsizliğe veya profesyonel yaşamın tamamen sonlanmasına da yol açabiliyor.

Yanlış tanı, gereksiz yere çekilen sağlıklı dişler!

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, ağrı genellikle üst veya alt çene bölgesinde hissedildiği için hastaların büyük bir çoğunluğunun ilk olarak diş hekimine başvurduğuna işaret ederek, “Maalesef, doğru tanı konulana kadar birçok hasta gereksiz yere sağlıklı dişlerini çektiriyor. Dolayısıyla, eğer yüzünüzde yemek yerken, konuşurken veya rüzgar estiğinde tetiklenen ani, kısa süreli ve şok benzeri ağrılar varsa beyin cerrahisi uzmanına başvurmanız son derece önemlidir” uyarısında bulunuyor.

Amaç hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak

Trigeminal nevraljinin tanısı klinik öykü ve nörolojik muayene ile konuluyor. Damar basısını veya ikincil nedenleri (tümör, multiple skleroz vb.) dışlamak için manyetik rezonans görüntüleme (MR) tetkikine başvuruluyor. Tedavinin birincil amacı ise hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak. İlaç tedavisi trigeminal nevraljide ilk adımı oluşturuyor. İlacın yetersiz kaldığı veya sersemlik ile dengesizlik gibi yan etkilerin arttığı durumlarda açık cerrahi (Mikrovasküler dekompresyon) veya kapalı cerrahi yöntemler (Balon kompresyon ve radyofrekans gibi yöntemler) gündeme geliyor.  Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, trigeminal nevraljinin tedavisinde uzun yıllardır mikrovasküler dekompresyon (MVD) cerrahisinin altın standart olarak kabul edildiğini söyleyerek, “Bu operasyon, hemen kulak arkasından kafatasına bir kemik pencere açılıp,  mikroskop altında, trigeminal sinirinin beyin sapından çıktığı noktaya müdahale edilen büyük bir cerrahi girişimdir. Ancak, her hasta için uygun olmayabiliyor ve çeşitli riskler barındırabiliyor. Bu nedenle alternatif olarak, daha az girişimsel (minimal invaziv ya da kapalı cerrahi) yöntemlere de başvuruluyor” bilgisini veriyor.

Balon kompresyon yöntemi öne çıkıyor

Geçmişten günümüze uygulanan alkol enjeksiyonu veya radyofrekans gibi kapalı yöntemlerde, ağrının kesilip kesilmediğini test etmek için hastanın işlem sırasında uyanık kalması gerekebiliyor. Ancak, bu durumun şiddetli ağrı çeken hastaları hem fiziksel hem de psikolojik olarak oldukça zorladığını vurgulayan Dr. Barış Peker, “Ayrıca, söz konusu her iki yöntemde de “anesthesia dolorosa” olarak adlandırılan bir yan etki görülebiliyor. Şiddetli ve  sürekli devam eden bu ağrı durumu trigeminal nevraljiden çok daha ağır bir klinik tabloya neden olabiliyor. Dolayısıyla, cerrahi riskleri minimize eden, hastayı uyanık tutma zorunluluğunu ortadan kaldıran ‘Balon kompresyon’ yöntemi, günümüzde trigeminal nevraljiye bağlı yüz ağrısından kurtulmak isteyen hastalar için en çok tercih ettiğimiz yöntem olarak öne çıkıyor” diye konuşuyor.

İşlem hasta ağrı hissetmeden tamamlanıyor!

Balon kompresyon yöntemi ameliyathanede ve genel anestezi altında uygulanıyor. Bu sayede işlemin hastaların hiçbir ağrı veya sıkıntı hissetmeden tamamlandığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker,  sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu yöntemde, skopi (röntgen) eşliğinde ve bir iğne (katater) yardımıyla ağız kenarından girilerek, kafa tabanında yer alan ‘foramen ovale’ isimli delikten trigeminal sinirinin bulunduğu bölgeye ulaşılıyor. Ardından, katater aracılığıyla, küçük bir balon,  şişirilmeden bu bölgeye iletiliyor. Balon burada 1-2 dakika süreyle şişirilerek, sinir liflerine kontrollü bir basınç uyguluyor. Yüksek çözünürlüklü skopi (röntgen) sayesinde, hedeflenen “armut” veya “üçgen” şeklindeki  baskı formu, sinir üzerinde tam istenilen noktada oluşturuluyor. Şiddetli ağrıya neden olan sinir liflerine yapılan bu baskı ağrının kesilmesini sağlıyor” diyor. Balon kompresyon ameliyatında anesthesia dolorosa riskinin yaşanmadığını anlatan  Dr. Barış Peker, bu faydasının yöntemin seçilmesindeki en önemli nedenlerden biri olduğunu vurguluyor.

#TrigeminalNevralji #ŞimşekÇaktıranAğrı #DünyanınEnŞiddetliAğrısı #Nöroloji #BeyinCerrahisi #SağlıkHaberleri #KronikAğrı #BalonKompresyon #Acıbadem #YaşamKalitesi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Urla’da Sanatın Gizli Yüzü: HIDDEN

Galeri Binyıl, özel projesi Binyilart Project kapsamında sanatçı Tuğçe Çalımbay’ın “HIDDEN” başlıklı kişisel sergisini Urla’da sanatseverlerle buluşturuyor. 8 Şubat – 31 Mart 2026 tarihleri arasında Galeri Binyıl & Urla Statera Vineyards’da ziyaret edilebilecek sergi, izleyiciyi yalnızca görmeye değil; bakmaya, hissetmeye ve kendi iç dünyasıyla yüzleşmeye davet ediyor.

Çalımbay’ın doğa ve içsel yolculuk temalarını işlediği eserleri, tuz kristalleri ve taş dokularıyla korku, çaresizlik ve dönüşüm arasındaki ince çizgiyi yansıtıyor. Sanatçı, estetik kaygıdan çok içsel bir yüzleşmeyi merkeze alarak, bastırılmış duygularla kurduğu güçlü birlikteliği resimlerine aktarıyor.

#TuğçeÇalımbay #HIDDEN #GaleriBinyıl #BinyilartProject #UrlaSanat #ÇağdaşSanat #SanatHaberi #ResimSergisi #İçselYolculuk #StateraVineyards #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity