Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

Müjde Ar’ın Bodrum’da ses isyanı

Müjde Ar’ın Bodrum’da ses isyanı

Sanatçı Müjde Ar’dan Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’a açık mektup

Sayın Başkan,

Bu mektubu yaklaşık iki aydır Bodrum Gündoğan / Kızılburun Mevkii’ndeki BVS Bosphorus Resort Hotel ve Günay Restoran tarafından düzenlenen gündüz plaj konserleri, akşam ise canlı müzik konserlerinin yarattığı dayanılmaz gürültü kirliliği sorunu üzerine şahsım ve komşularım adına yazıyorum.

Onlarca yıllık Bodrum ve Gündoğan sakini olarak şimdiye kadar rastlamadığımız türden bir gürültü terörüne dönüşen bu meseleyle ilgili size, yardımcılarınıza ve belediyenize defalarca şikayette bulunduk. Keza defalarca bu meseleyle ilgili yasa ve yönetmelikleri işaret ederek hukuki işlem yapmanız için zatıalinizden talepte bulundum. Ayrıca oturduğum siteden 30’u aşkın sakini, Belediyeniz web sitesine online şikayette bulundu. Ancak bu şikayetlerin hiçbirine resmi bir cevap verilmedi.

Sayın Aras,

Mevzuata göre canlı müzik yayını yapılabilmesi için belediyeden veya il özel idaresinden “canlı müzik izni” alınması zorunludur. İşletmenin canlı müzik izni olsa bile belirlenen saatlerin ve ses seviyelerinin dışında halkın huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültü yapılması halinde canlı müzik belgesinin belediye tarafından iptal edileceği de bilginiz dahilindedir.

Öte yandan, Kızılburun mevkii tamamile bir meskun mahal olduğu için, geçmişte belediyeniz meclisi tarafından “SESSİZ BÖLGE” ilan edilmiştir. Böylesi bir bölgede canlı müzik ruhsatı ve izni olmayan bir işletmenin yaşattığı gürültü terörünü durdurmak için harekete geçmemenizi anlamak mümkün değildir.

İki aya yakın bir süredir ben ve komşularım, yasa ve yönetmeliklerin size ve belediyenize emrettiği kamu görevini yapmanız için çeşitli kanalları kullanarak ısrarcı oluyoruz. Önce insan ve insan hakları diyen sosyal demokrat bir partinin belediye başkanı olarak; sizin tarafınız kanun ve kural tanımaz işletmelerin yanı değil; mağdur edilen binlerce insanın, yani halkın yanıdır.

Hatırlatmak isteriz ki 5237 sayılı TCK’nun “Gürültüye Sebep Olma” başlıklı 183. Maddesi gürültüye sebep olan kişiler için iki aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmedileceğini öngörmektedir.

Bu açık mektupla son bir kez ikaz ediyoruz ki, yasaların tarafınıza emrettiği görevleri yerine getirmez ve mevcut hukuksuzluğun anlayamadığımız şekilde devam etmesine göz yumarsanız, veya bütün bu şikayetlere rağmen ilgili işletmeye usulsüz bir biçimde canlı müzik ruhsatı verirseniz çevre sakinleri olarak, sadece adı geçen kanunsuz işletmenin karşısında olmayacağız, hukuk yoluyla sizin ve belediyenizin de karşısında olacağız.

Gündoğan, Kızılburun mevkii gürültü mağdurları adına

MÜJDE AR

Bodrum, 27 Temmuz 2020

İsmail YK’nın  Emma Watson’a benzerliği sosyal medyada trend topik oldu

İsmail YK’nın  Emma Watson’a benzerliği sosyal medyada trend topik oldu

Sosyal medya hesabından küçüklük fotoğrafını paylaşan İsmail YK’nın, ünlü oyuncu Emma Watson’a benzetilmesi sosyal medyaya damgasını vurdu…

Ünlü şarkıcı İsmail YK,  Instagram hesabından küçüklüğüne dair bir fotoğraf paylaştı. Paylaşımı görenler önce fark etmese de, aradan geçen süre içinde şarkıcının kime benzediğini buldu. Şarkıcının küçüklüğü, ünlü oyuncu Emma Watson ile neredeyse birebir aynı. Bu benzerlik karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen kullanıcılar, sosyal medyada yüzlerce kez ikilinin fotoğraflarını yan yana koyarak paylaşım yaptı.

 “KADIN DÖVENLER ETEK GİYSİN”

MUSTAFA YILMAZ VE DOĞUŞ DUY KLİBİ İÇİN BİR ARAYA GELDİ

Mustafa Yılmaz ve Doğuş “Duy” isimli şarkının klip çekimleri için kamera karşısına geçti.. Doğuş, sözleri müziği kendisine ait şarkının klip çekimlerin de Mustafa Yılmaz’ı yalnız bırakmayarak partneri oldu. Tekne içerisinde gerçekleşen çekimler öncesi kameraların karşısına geçen ikili, soruları yanıtladı.

Doğuş,”klib’in bugün ikinci günü, dün biraz tehlikeli geçti. Kardeşimin vücudu Can Yaman, ama içi ne diyeyim içi şamyel mi diyelim. Boğuluyordu dün zor geçti. Bugün yine tekne sahnelerimiz var atacağım ölecek,  ‘Duy’ ses getirsin diye” konuştu.  Sağlık sorunları yaşadığını söyleyen Doğuş,”Ben sudayken yardım ettim ama birde ameliyatlıyım, öyle çektim ama nasıl oldu bilmiyorum. İnsanlar yardım etti, ekipten arkadaşlar, geçmiş olsun” dedi. Çekimlerin iyi geçtiğini belirten Doğuş,”Çok böyle helikopterin içerisinden tavşan çıkartıp atmadık aşağıya ama güzel seyirlik, eğlenceli hepimizin keyif alabileceği bir iş oldu diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“UTANDIM ÖLÜMDEN DÖNDÜM

Çekimlerde boğulma tehlikesi geçiren Mustafa Yılmaz,”Küçükken geçirmiş olduğum bir olaydan dolayı, yüzme bilmiyorum. Fobi oluştu bende. İnşallah öğrenirim diye ümit ediyorum. Ekip arkadaşlarıma da söylemedim, utandım. Utandığım için söyleyemedim, keşke söyleseymişim daha kötü sonuçlar doğurabilirdi. Bugün için önlem aldık, artık yüzmeyi bilmediğimi biliyorlar. Gerçekten güzel bir klip oldu, Doğuş ağabeyime çok teşekkür ediyorum. Ümit ediyorum ki kalplere dokunacak bir şarkı oldu” şeklinde konuştu.

 “Kasıklarım Da Kist vardı”

Ameliyatıyla alakalı konuşan Doğuş,”İnsanların bilmesini istemiyordum ama paylaşıyorum sizinle, bel fıtığı ve kasıklarımdan oldum. Kasıklarımda kist vardı,  6 saat ameliyatta kaldım. Hatta Mustafa’ya dedim ki, öleydim bu klip’te  baya yürürdün diye takıldım. Benim kis iyi huylu çok şükür, atlattık” diye konuştu.

 

 “KADIN DÖVENLER ETEK GİYSİN”

Son dönemdeki kadına şiddet olaylarına da değinen Doğuş,”Ben bu mevzulara çok gıcığım, hiçbir kazanç elde etmeksiniz, iki gün stüdyoya kapanıp onlarla alakalı bir şarkı yapıp kendi kanalıma atmıştım, hiçbir paylaşımda yapmadım, kendi kendine dinleniyor. Kadına olan şiddete aşırı derecede gıcığım. Ben şimdi yolda giderken bir kadının dayak yediğini görürsem arabadan inerim, Allah o adamı korusun yani, net diyorum. Çocuğa vurmak kadına vurmak, hayvana vurmak, yaşlı insanlara vurmak, bunlar en son kırmızı çizgilerim bunlar. İnsan değil bunlar, bunu yapan insan olamaz. Kadına vurmak ne öldürmek ne delikanlımısınsen adam mısın sen, etek giy daha güzel durur sende. Hiçbir delikanlı kadına vurmaz, ceza evlerinde bile o adamın suratına tükürürler” diye sitem dolu sözler sarf etti.

SAĞLIKLI ESTETİĞİN SİHİRLİ ELİ

SAĞLIKLI ESTETİĞİN SİHİRLİ ELİ

Türkiye’nin önde gelen doktorlarından Doç. Dr. Tayfun Türkaslan ülkemizde ilk Badem Göz uygulamasını yapan cerrah olarak estetik dünyasına imza atmıştır. Yeni operasyon teknikleri ile alanında fark yaratmaya devam eden cerrah, dünyada en çok yapılan estetik cerrahi girişimi olan liposuction uygulamasına üzerinde çalışmış olduğu teknik ile savaş açmış ve yağ hücrelerini vücuttan silip atmıştır.

Liposuction göğüs bölgesi, kalça, bel ve basen gibi yağlanmanın en fazla görülen bölgelerine yapılan yağ hücrelerini aldırma uygulamasıdır. Dr. Tayfun Türkaslan yağ aldırma operasyonunda kullanmış olduğu teknik bir yöntem olan nokta atış uygulaması ile hastalarına ağrısız, konforlu ve hızlı iyileşme süreci sağlıyor. Herkesin merak ettiği ameliyat sonrasındaki izler ise doktorun sihirli ellerinin yöntemi ile kısa zamanda yok oluyor. Uygulamanın kalıcılığı hastanın yaşam tarzına, beslenme alışkanlıklarına göre şekillenmektedir. Bundan böyle de çalışmalarını sürdürdüğü ve geliştirdiği teknikleriyle adından sıkça söz ettirecek olan Dr. Türkaslan sihirli elleriyle her daim Plastik ve Estetik Cerrahi dünyasında çalışmalarıyla öncü olarak farkını hissettirecek.

Sinek ve Böcek Sokmaları Enfeksiyonlara Yol Açabilir

Sinek ve Böcek Sokmaları Enfeksiyonlara Yol Açabilir

Yaz aylarında sıkça görülen sorunların başında sinek ve böcek sokmaları geliyor. Kaşıntı ve alerjik reaksiyonların yanı sıra sinek ve böceklerin taşıdığı mikroplar nedeniyle farklı enfeksiyonlara neden olabileceğinin altını çizen DoktorTakvimi.com uzmanlarından İç hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, ısırık alanında ağrı, kanama, büyük şişlikler, ateş yükselmesi, baş ağrısı, deride döküntüler, bilinç değişiklikleri gibi belirtiler varsa mutlaka bir hastaneye başvurulması gerektiğini söylüyor.

Yaz günlerinde vaktimizi açık alanlarda geçirmekten hepimiz keyif alıyoruz. Ancak bahçede dolaşırken, spor yaparken, akşam saatlerinde sevdiklerimizle balkonda, terasta otururken genellikle kendini kaşıntıyla belli eden sinek ve böcek sokmaları bu keyfi kaçırabiliyor. Ülkemizde kimi sadece bizim coğrafyamıza has, kimi ise dünya çapında yaygın birçok böcek ve sinek türünün bulunduğunu hatırlatan DoktorTakvimi.com uzmanlarından İç hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, yaz aylarındaki sıcak iklimin bu canlıların yaşam döngüsünde üreme ve yayılma dönemini beraberinde getirdiğini, bu nedenle sinek ve böcek sokmalarının bu dönemde daha sık görüldüğünün altını çiziyor.

Koyu renk elbiseler giymek sivrisinek tarafından ısırılma riskini artırıyor

Uzm. Dr. Ferhat Çetin, bilimsel açıdan kesin olarak kanıtlanmasa da yapılan gözlemlerde, özellikle açık ten renkli kişilerin, gebelerin ve 0 kan grubu olanların böcekler tarafından daha sık ısırıldığın saptandığını ifade ediyor. Ayrıca aşırı terleyen kişilerde, egzersiz sonrası saatlerde, aşırı kilo veya obezite varlığında ve kanda yüksek ürik asit, laktik asit, amonyak ve alkol bulunan durumlarda da kişilere böceklerin daha çok ilgi gösterdiğinin bilindiğini belirten Çetin, sivrisineklerin sıcağa hassasiyetleri nedeniyle koyu renk elbise giymenin ısırılma riskini artırdığının altını çiziyor.

Sivrisinekler başta olmak üzere birçok böcek türünün insana bulaşması durumunda hastalık yapan virüs ve mikroplar taşıyabildiğini anlatan Uzm. Dr. Çetin, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Örneğin sivrisinekle sıtma, zika ateşi, dang humması gibi hastalıklar bulaşabiliyor. Ayrıca böcek sokması sonucu açılan deriden kapılacak ikincil enfeksiyonlar da olabilir. Kaşıma gibi travmalar ya da zamanında müdahale edilmeyerek kirli bırakılan yaralar, selülit, fronkulit, cilt altı apsesi, erizipel, yılancık, flebit gibi isimlerle anılan cilt enfeksiyonlarına yol açabiliyor.

Keneyi kendiniz çıkarmaya çalışmayın

Yaz aylarıyla birlikte kene vakalarında da artış yaşanıyor. Kenenin uzun süredir bu topraklarda var olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Çetin, kötü ününü ise salyasında taşıdığı çeşitli mikroplara bağlı oluşan, kırım kongo kanamalı ateşi, tularemi, lyme hastalığı, kayalık dağlar ateşli humması, babesiozis, ehrlichiozis gibi isimleri çok havalı bir grup hastalığın medyada yer bulmasına borçlu olduğunu söylüyor. Bu hastalıkların direkt kene kaynaklı bir zehirlenme değil, kenenin taşıdığı çeşitli mikrop ve virüslere bağlı oluşan sistemik hastalıklar olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çetin, keneye karşı alınması gereken önlemleri ise şöyle anlatıyor: “Öncelikle alınması gereken temel önlem uzun konçlu çorap ve uzun pantolon giyilmesi, kene üzerinde etkin olan böcek kovucu spreyler kullanılması olacaktır. Bu geziler sonrası eve dönüldüğünde, aile bireyleri karşılıklı olarak birbirlerini gözle muayene etmeli, özellikle sırt, koltuk altı, bacak arası gibi kişinin kendi görmekte zorlanacağı bölgeler kontrol edilmelidir. Kafası cilt içine gömülü olarak duran her böcek, aksi ispat edilene kadar kene kabul edilmelidir. Kene ısırması durumunda altın kural, hastaneye başvurmak olmalıdır. Baş kısmındaki anatomik özellik nedeniyle, keneyi bilinçsizce çıkarmaya çalışırken cilt altında bazı parçalarının kalması ihtimali vardır. Oysaki kene çıkarma konusunda deneyimli bir sağlık personeli tarafından bu işlem kolay ve ağrısız bir şekilde saniyeler içinde yapılır. Kene ısırığı sonrası kan sayımı ile takip yapılarak, bu etkenlere bağlı erken bulgulardan olan kan hücre bozuklukları saptanabilir. Isırık sonrası ateş yükselmesi, baş ağrısı, deride döküntüler, bilinç değişiklikleri gibi bulgular açısından da kişi sıkı takip edilmelidir.”

Böceğin ısırdığı alanı ve vücuttaki değişiklikleri mutlaka inceleyin

Uzm. Dr. Çetin, zehirli böcekler denildiğinde akla televizyonda gördüğümüz Amazon havzası ya da Güneydoğu Asya bataklıkları gelse de ülkemizde nadir de olsa uzuv kaybı ve hatta ölümle sonuçlanabilecek ağır tablolara yol açan zehirli böcek türlerinin bulunduğunu hatırlatıyor. Çetin, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Kendinden zehirli olan Ege bölgesindeki sarı akrep, Güneydoğu Anadolu’da bulunan kara akrep, İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da rastlanan karadul ve keşiş örümcekleri haricinde ülkemizdeki böcek sokmalarında genel olarak zehirlenme görülmez. Asıl problem alerjik yanıtlara bağlı şikayetler ve yara yerinde oluşabilecek ikincil enfeksiyonlardır. Bir örümcek ya da akrebin zehirli olup olmadığını anlamaya çalışmak yerine ısırık alanında ve vücutta meydana gelen değişiklikleri incelemek daha önemlidir. Isırık alanında, böceğin türü ne olursa olsun hafif bir ağrı, kızarıklık, kaşıntı ve mercimek büyüklüğünü geçmeyen bir şişlik olabilir. Eğer bu bulgular abartılı şekilde artıyorsa; dayanılmaz ağrı, mora doğru kayan koyu kırmızı renk değişikliği, ısırık alanında durdurulamayan kanama, bozuk para boyutundan büyük şişlik gibi bulgular varsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir. Isırık sonrası ateş yükselmesi, çarpıntı, baygınlık hissi yapacak tansiyon düşüklüğü, gözde kararma, görme güçlüğü, başka yerden ısırılmaya rağmen dudak ve göz altlarında şişme olması, baş ağrısı, çift görme gibi nörolojik şikayetler, her türden solunum sıkıntısı ve nefes darlığı da hastaneye başvurmak için alarm bulgulardır.”

NEDEN BAZI ŞEKER HASTALARININ AĞIZ KURULUĞU SORUNLARI VAR?

NEDEN BAZI ŞEKER HASTALARININ AĞIZ KURULUĞU SORUNLARI VAR?

Uluslararası Diyabet Vakfı’na göre dünyada 463 milyon insan diyabet hastalığı ile mücadele etmektedir. Ve diyabetin ağız kuruluğu da dahil olmak üzere bazı diş sağlığı sorunları riskini arttırdığı bilinmektedir. Ağız kuruluğu, konuşmayı zorlaştırabilecek bir sıkıntıdan çok daha fazlasıdır. Diş çürüğü riskini arttıran ve mantar enfeksiyonlarının gelişmesini kolaylaştıran bir sorundur. Diyabetli insanlar ağız kuruluğu için ne yapmaları gerektiğini öğrendiklerinde hem diş sağlığı hem de genel sağlıklarını daha iyi koruyacaklardır. Çünkü ağız kuruluğunu hafifletmek veya ortadan kaldırmak için etkili yöntemler mevcuttur.

Periodontoloji Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre, kuruluğun sebebi şeker hastalarının daha az tükürük üretmesidir. Her diyabetli hastada kuru ağız problemi gelişmeyebilir.

Ağız kuruluğunun belirtileri nelerdir?

Diyabet hastalarında yaygın olan ancak diyabet hastalarına özgü olmayan ağız kuruluğu problemleriniz varsa, ağzınızın yapışkan olduğunu fark edebilirsiniz. Farkında olsanız da olmasanız da, ağız kokunuz olabilir. Ağız yaraları, çatlamış dudaklar (özellikle köşelerde) ve kuru boğaz da oluşabilir. Ayrıca, konuşma zor olabilir. Ağız kuruluğu olan bazı insanlar çok sık su içme ihtiyacı duyarlar.

Diş problemleri nasıl tedavi edilir?

Ağız kuruluğu söz konusu olduğunda, tedavi seçenekleri de mevcuttur. Bol miktarda su içmek yardımcı olmalıdır. Tükürük üretimini teşvik etmek için şekersiz ağız gargaraları, nane ve sakızlar işe yarayabilir. Alkol, tütün ürünleri ve kafeinden kaçınmalısınız çünkü ağız kuruluğu problemlerini daha da kötüleştirebilirler. Bu gibi bazı basit yaşam tarzı değişiklikleri genellikle sorunu en aza indirmek veya ortadan kaldırmak için yeterlidir.

Diş hekiminizi yılda iki kez muayene ve temizlik için ziyaret etmek de önemlidir.

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, özellikle diş kaybı olan şeker hastaları için özel implant sistemlerinin başarısından bahsetti. ‘‘Normal şartlarda implant tedavilerinde başarı oranının düşük olduğu diyabet hastalarında Akıllı Hidrofilik İmplantlarla kısa sürede sabit dişlere kavuşulabileceğini açıkladı.

Epique Island, The Ritz-Carlton Residences oluyor

Epique Island, The Ritz-Carlton Residences oluyor

Aksoy Holding, 126 dönümlük müstakil bir yarımadada konumlanan gayrimenkul projesi Epique Island’ı, The Ritz-Carlton Residences bünyesine katacak sözleşmeyi Marriott International ile birlikte imzaladı.

Aksoy Holding, 126 dönümlük müstakil bir yarımadada konumlanan gayrimenkul projesi Epique Island’ı, The Ritz-Carlton Residences bünyesine katacak sözleşmeyi Marriott International ile birlikte imzaladı.

74 villadan oluşan ve 200 milyon euroluk yatırımla Epique Island ismiyle 2014’de inşaatına başlanan proje, bugüne kadar 6.000 kişiye istihdam sağladı. Marriott’un Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgelerindeki ilk bağımsız (herhangi bir otele bağlı olmayan) rezidans projesi olan ve 2021’in 2. çeyreğinde faaliyete geçecek The Ritz-Carlton Residences, Bodrum’un, lüks segment gayrimenkul sektöründe yeni bir dönem açması bekleniyor.

Aksoy Holding CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Batu Aksoy ve Marriott International Doğu Avrupa, Körfez, Doğu Akdeniz ve Pakistan Bölgeleri Lüks Grubu Kıdemli Başkan Yardımcısı Şafak Güvenç, Türkiye turizmine önemli bir katkı sağlayacak işbirliğini düzenledikleri basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu.

Batu Aksoy yaptığı açıklamada “Aksoy Holding bünyesinde ülkemizin nitelikli turizminde yepyeni bir sayfa açan Epique Island, altı yıldır üzerinde çalıştığımız, her detayına büyük özen gösterdiğimiz yüksek katma değerli bir turizm ve gayrimenkul projesi oldu. Bodrum’un mimari kimliğine ve çevreye duyarlı bir proje olarak hayata geçirdiğimiz Epique Island, The Ritz-Carlton Residences tarafından da benzersiz bir konsept ve sosyo-ekonomik dönüşümün dünya üzerindeki örnek projelerinden biri olarak beğeni kazandı”dedi.

“Marriott International Doğu Avrupa, Körfez, Doğu Akdeniz ve Pakistan Bölgeleri Lüks Grup Kıdemli Başkan Yardımcısı Şafak Güvenç yaptığı açıklamada “Aksoy Holding ile birlikte Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’da ilk bağımsız rezidans projemizi açıyor olmanın heyecanını yaşıyoruz. The Ritz-Carlton Residences marka olarak lüks yaşamın diğer adı ve böyle eşsiz bir projeye mükemmel uyuyor. Bu anlaşma ayrıca Türkiye’ye olan sorumluluğumuzu göstermek ve portföyümüzü çeşitlendirmek açısından önemli bir yere sahip” dedi

Süper Star Bodrum’u yıktı geçti

Süper Star Bodrum’u yıktı geçti

Türk Pop Müziğinin Süperstarı Ajda Pekkan uzun bir aradan sonra Bodrum Gündoğan’daki Bvs Bosphorus Otel içerisinde yer alan Günay Restaurant’da sahne aldı.

Bir hafta öncesinden rezervasyonları dolduran Ajda Pekkan Gülşah Saraçoğlu imzalı pullarla bezeli krem elbisesiyle sahneye çıkarken, konserine Fikret Şenes’in “Sihirli Aşk” şarkısı ile başladı. Pekkan geçmişten günümüze dillere pelesenk olmuş şarkılarını sevenleriyle birlikte seslendirdi. Hem kulağa hem göze hitap eden Pekkan, dansçılarıyla birlikte harika bir sahne şovu sergiledi. Muhteşem performansıyla Bodrum’u sallayan Süperstar, sahne enerjisiyle de kendisini dinlemeye gelen beş yüz misafiri ayağa kaldırdı. 2,5 saat sahnede kalan süperstar kendi şarkılarının yanı sıra Türk müziği şarkılarına da yer verdi. Enerjisiyle hayranlarına unutulmaz bir Bodrum gecesi yaşatan Ajda Pekkan programını “Yakar Geçerim”  şarkısıyla noktaladı.

Düğün İstanbul’da balayı Bodrum’da

Düğün İstanbul’da balayı Bodrum’da

Flash Model Ajans’ın Sahibi Cemal Dindar ile Event Tree ve Think’n Talk şirketinin sahibesi Şebnem Celepoğlu, Büyük Kulüp’te evlendiler…

Dünyaca ünlü birçok modelin bağlı olduğu Flash Model Ajans’ın Sahibi Cemal Dindar, uzun bir süredir birlikte olduğu Event Tree ve Think’n Talk şirketlerinin sahibi Şebnem Celepoğlu ile Caddebostan Büyük Kulüp’te evlenerek dünyaevine girdi. Cemal Dindar’ın nikah şahitliklerini Türkiye Cumhuriyeti Bern Büyükelçisi İlhan Saygılı ile İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hakim Fatih Çınar yaptı. Grup Suit Up’ın sahne aldığı düğüne pandemi dolayısıyla az sayıda davetli ve çiftin akrabaları katıldı. Çift, düğünden sonra balayı için Bodrum’a uçtular. Pandemi dolayısıyla sınırlı sayıda davetlinin katıldığı nikahta, Ediz Hun’un kızı Bengü Hun Saygılı ile evli olan Bern Büyükelçisi İlhan Saygılı, nikah şahitliği için eşi Bengü Hanım ile İsviçre’den geldi. Flash Model’e bağlı olarak çalışan Mariana-Arın Kahyaoğlu ile Ksenia-Tan Kesler de patronları Cemal Dindar’ın bu mutlu günlerinde yalnız bırakmadılar.

Huysuz Virjin hayatını kaybetti

Huysuz Virjin karakteriyle tanınan Seyfi Dursunoğlu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
15 gündür tedavi altında olan Dursunoğlu’nun son üç gündür yoğun bakımda olduğu öğrenildi.
SEYFİ DURSUNOĞLU KİMDİR?
Seyfi Dursunoğlu, 1 Ekim 1932 tarihinde Trabzon’da doğdu. Aslen Bayburtludur. Küçük yaşta 1938’de İstanbul’a gelmişler. Önce Vefa’da bir eve yerleşmişler oradan Karagümrük’e, sonra Beylerbeyi’ne geçmişler. Babası Eminönü’nde manifaturacıydı. Annesinin adı da Selvi hanım. 7 kardeşlerdi. Atikali’de başladığı ilkokulu Beylerbeyi’nde bitirdi. İlkokuldan sonra hep yatılı okudu.
Deniz Lisesi’ni bitirdikten sonra İngiliz Filolojisi bölümünde gördüğü eğitimi yarıda bırakarak Sosyal Sigortalar Kurumu’nda memur olarak çalışmaya başladı. 18 yıl SSK’da devlet memurluğu yaptıktan sonra işinden ayrıldı ve 1970’te Huysuz Virjin olarak sahneye çıkmaya başlamıştı.