Yazılar

Sağlığım elverdiği sürece benden sonraya kalıcı eserler bırakmak istiyorum

Pause Sanat ve Pause Dergi olarak sanat röportajlarımıza devam ediyoruz. Sanat denilince akla gelen ilk isimler arsasında yer alan Art Galerim sahibi ve sanat menajeri Özlem Alıcı’nın bu ayki konuğu sanatçı Özkan Elagöz oldu. Sanata dair tüm sorularımızı tüm içtenliği ile cevaplarken yeni sergisi hakkında bilgi verdi.  Keyifle okumalar…

Özkan Elagöz

Çağdaş eserlere yönelme eğiliminiz ne zaman başladı? Ve nasıl geçtiniz?

Sanat hayatıma 2000 yılında geleneksel sanatlarımızdan ebru ile başladım. Çini ve Seramik objelere ebru sanatını yapabilen dünyadaki ilk sanatçıyım. Yıllar içinde geleneksel sanatlardaki belli kurallar ve kalıplar beni kendimi daha özgür hissettiğim çağdaş sanatlara yöneltti. Bu alanda bana ait bir tekniği oluşturmam uzun yıllarımı aldı. 2018 yılından bu yana çağdaş sanat eserleri üretiyorum. Birtakım kurallara bağlı kalmaksızın özgürce yapılan eserlerden oldukça keyif aldığım için bu alanda eser vermeye devam ediyorum.

Şu anki kişisel serginiz “İZ”e gelene kadar ne tür işler yaptınız?

Eserlerimde güçlü hikayeleri olan işleri üretiyorum. Karyalılar serisinde Bodrumda yaşamış Karya halkının bitkiler ile tedavi alanında kullandıkları bitkisel tedavi yöntemlerini, yaptıkları ilaçların Koca Karya İlaçları iken günümüze nasıl KOCA KARI ilaçları olarak geldiklerini anlatmıştım. Çok keyifli bir sergiydi, unutamam… Pandemi döneminde evlere hapsolduğumuz günlerde bizlere yol arkadaşı olsun diye sahiplendiğimiz kedilerin Mısırlılar tarafından nasıl evcilleştirilip Dünyaya yayıldıklarını da Bastetler serisi ile anlatmaya çalışmıştım. Dönem dönem karma sergiler ve sanat fuarları ile de izleyiciler ile farklı hikayeleri olan eserlerimle buluşmaya devam ediyorum.

Özkan Elagöz

“İZ” bize neler anlatıyor?

İZ bize 80 li, 90 lı yıllardaki çocukların mahalle kültürünü anlatıyor. Betonlaşmanın ve çarpık kentleşmenin bu denli yaygın olmadığı o günlerde oyun alanların çokluğu ve mevsimsel oyunların oynana geldiği o yıllarda kışın kar yağdığında bir çocuğun ( o çocuk benim ) kar üzerine çişini yaparken içindeki sanat duygusunu ortaya çıkarmak için bıraktığı İZ leri anlatıyor.

Özkan Elagöz

Gelecekten beklentileriniz neler?

Sağlığım elverdiği sürece benden sonraya kalıcı eserler bırakmak, bu ve benzeri eserlerin entellektüel bakış açısının gelişerek değerlerine sahip çıkan koruyup kollayan bir Ülke olduğunu görmek en büyük arzum ve beklentim.

Anber Onar “in case…”

Sanatçı Anber Onar’ın “in case…” isimli yeni sergisi, Kıbrıs’ın önde gelen çağdaş sanat galerilerinden Art Rooms Galeri’de açıldı!

Sanatçının farklı tekniklerle ürettiği yeni çalışmalarını bir araya getiren sergide enstalasyon, fotoğraf, kolaj, video, heykel ve resim gibi çeşitli disiplinlerden eserler yer alıyor. Küratörlüğünü Oya Silbery’nin üstlendiği sergi toprak, savaş ve göç meselelerinden tanınma ve aidiyet sorunlarına; kimlik, beden ve birey temalarından özgürlükler, kısıtlamalar, hafıza, unutma, bakış ve iktidar ilişkilerine uzanan geniş bir kavramlar yelpazesinde şekilleniyor.

Sergi, 16 Mayıs 2025 tarihine kadar pazar hariç her gün 13.30 – 20.30 saatleri arasında Art Rooms Galeri’de ziyaret edilebilir.

Zeynep Öztürk’ten “Geçiş Serisinin” İkinci Sergisi

Sanatçı Dr. Zeynep Öztürk, “Geçiş” adını verdiği dördüncü kişisel sergisinin devamı niteliğinde olan “Geçiş II” ile sanatseverlerle yeniden buluştu. G&G Sanat Merkezi ev sahipliğinde kapılarını açan sergide sanatçı, Osmanlı kaftanlarının üzerindeki bitkisel motiflerin doğal ipliklerle dokunarak yeniden yorumlandığı eserleriyle geleneksel kimliği modern sanat anlayışıyla buluştu.

Yıllardır yağlı boya tekniğiyle Anadolu’nun kilim motiflerini stilize eden Dr. Zeynep Öztürk, “Geçiş” serisinin ikinci sergisinde geleneksel desenleri yeniden yorumlayarak tekstilin doğal kumaşlarını ve materyallerini sanatsal bir anlatım diline dönüştürüyor. Bu sergide, klasik tuvaller yerini doğal ipliklerle dokunmuş kumaşlara bırakırken, boyalar ise doğal ipler ve farklı materyallere dönüşerek yeni bir form kazanıyor.

Anadolu’nun zengin kültürel mirasından aldığı ilham ile benzersiz ve yeni bir dönüşümün temsili olan eserler, deformasyona uğratılan bitkisel motifleri ile de günümüz tekstilinde önemli bir konu olan sürdürülebilirlik kavramıyla buluşuyor. Geleneksel ile modernin harmanlandığı bu yolculuk, izleyiciyi sanat ve tasarımın kesif noktasında yeni bir bakış açısına davet ediyor. Bitkisel motifleri deformasyona uğratan Öztürk; günümüz sanatında ve tekstil endüstrisinde giderek daha fazla öne çıkan doğal malzemeler ve el işçiliği ile de geçmiş ve gelecek arasında bir köprü kuruyor.

22 Mart – 14 Nisan tarihleri arasında G&G Sanat Merkezi’nde ziyaretçilere açık olan sergi, yalnızca estetik bir deneyim sunmakla kalmıyor aynı zamanda geleneksel tekniklerin modern sanat ile nasıl yeniden anlam kazandığını da gözler önüne seriyor.

Naz Şeker’le Sanat Dolu Serüven

Çağdaş Sanatın genç yeteneklerinden Naz Şeker üretim yaptığı Beşiktaş Nispetiye, My Charmy Studiıo’da sanat tutkunlarını ağırlıyor.  Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi yetenek sınavını birincilik ile kazanan Naz Şeker seramik ve cam bölümünden yine dereceyle mezun olduktan kısa bir süre sonra kendi atölyesini kurdu. 7’ den 70’ e herkesin seramik, resim ve heykel gibi sanat dallarını deneyimlediği atölyesi My Charmy Studiıo’da Şeker ‘insanların tutku dolu bir sanat serüvenine çıktığı, hayal gücünün gerçeğe dönüştüğü sihirli dokunuşlarla kendini keşfettiği ve buna şahit olmanın mutluluğu eserlerin en güzeli’’ dedi.

“Karşıtlıkların Uyumu”

Trump Art Gallery, ‘Karşıtlıkların Uyumu’ adlı karma sergiye ev sahipliği yapıyor. Betül Odabaşı, Beyza İmralı, Delal Tekin, Gökçe Sarıta, Kübra Duya, Naif Saçan, Rabia Hazar, Sena Takeş, Serra Petek Bal ve Yağmur Öğülmüş gibi 10 değerli sanatçının eserleri bu sergide sanatseverlerle buluşuyor.

Farklı malzemeler, renkler ve formlar arasındaki etkileşimi gözler önüne seren sergi, karşıtlıkların sanattaki dönüştürücü gücünü ortaya koyuyor. Zıtlıkların iç içe geçtiği bu görsel yolculuk, izleyicileri dengeyi ve uyumu yeniden düşünmeye davet ediyor.

Küratörlüğünü Kenan Bahadır Derre’nin üstlendiği sergi, 31 Mart’a kadar Trump Alışveriş Merkezi B2 katında bulunan Trump Art Gallery’de ziyaret edilebilir.

“EKOL TATBİKİ 4″

Ekol Tatbiki Sanat Topluluğu’nun “EKOL TATBİKİ 4″ Karma Sergisi 7 Nisan’da açılıyor.

Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu mezunu ve öğretim üyelerinden oluşan Ekol Tatbiki Sanat Topluluğu’nun dördüncü Karma Sergisi, 7 Nisan 2025’te Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Sanat Evi’nde açılıyor.

Mezunlarını ve öğretim üyelerini bir araya getiren, “Ekol Tatbiki Sanat Topluluğu”nun kurucusu Berrin Aksu’nun küratörlüğünde, “Ekol Tatbiki” temasındaki sergide birbirinden farklı disiplinlerle çalışmış 99 mezun ve öğretim üyesinin eserleri yer alıyor.

Serginin küratörü Berrin Aksu yaptığı açıklamada: “Sergimizin esas amacı, bugün adı Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi olan okulumuzun eğitiminde devam eden Bauhaus ekolünü anlatmaktır.

7 Nisan 2025, pazartesi günü saat 18.30’da İstanbul, Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Sanat Evi, giriş katında açılacak “Ekol Tatbiki 4” Karma Sergisi, 21 Nisan’a kadar görülebilir.

Sergiye katılan Sanatçılar

Erol Eti, Ali İsmail Türemen, Berna Türemen, Sema Arıgil, Atilla Ergür, Cevat Demir, Atıf Atalayer, Günay Aykaç Atalayer, Ayşe Seda Meral, İsmail Hakkı Aksu, Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Özcan Uzkur, Sumru Ekşioğlu, Fatma Gülnar Mccann, Figen Işıktan, Faruk Manici, Bilgihan Uzuner, Sabriye Kasım Delioğlu, Özlem Ataoğuz Çal, Berna Karaçalı, İlhami Turan, Selahattin Ganiz, Habip Aydoğdu, Hamparsum Demircioğlu, Mahmut Celayir, Nuran Say, Adnan Doğan, Ali Atilla Arısoy, Ali Sinan Aslan, Arif Özden, Arzu Adlim, Atilla Kuzu, Atilla Uzkur, Ayda Ataman, Aydemir Türedi, Aynur İşler, Ayşe Berrin Eroğlu, Barış Sarıbaş, Battal Etlik, Berrin Aksu, Burak Bayburtlu, Damla Yeşiloğlu, Dilek Sert, Emine Nurdan Gürel Ersoy, Emine Zoraloğlu Gönüllü, Emre Ulaş, Erdoğan Karayel, Ertürk Özkaragöz, Esen Erdoğru Baykal, Esra İnce Turan, Evin Bayer, F.R.Nilgün Karatopraklı, Fatma Kurt Değer, Gülser Kemik, Hafize Elibollar Ortaç, Hale Şakar Ürkmezgil, Hayat Aslı Doğan, Hüseyin Emre Birinci, Hüsnü İyidoğan, Kemal Ozan Halat, Kenan Akca, Korkut Sönmez, Lalehan Uysal, Mebruke Tuncel, Metin Ateş, Mine Soral, Mustafa Kemik, Mustafa Vural, Nergis Kul, Neslihan Gökgöz, Nihal Özbek, Nihat Demir, Nilay Osman İzmirli, Nilüfer Dericioğlu Ulaş, Nural Birden Akca, Nursema Öztürk, Nurten Ertemur Özel, Oya Şener, Ozan Çelebi, Ramazan Demirtaş, Ramazan Yücel, Rezan Ganiz, Rozita Kasuto, Ruhi İdacıtürk, Serdar Şencan, Seval Keleş, Sevil Bağdatlı Öztürk, Seyhan Demir, Suat Güller, Süha Semerci, Şekip Oğuz, Şener Demirkol, Şenol Podayva, Şule Üzün, Tanju Özelgin, Uğurtan Gürkaner,  Yavuz Ergün, Yeşim Balaban, Zerrin Gürdal

 ADRES:  Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi

Halide Edip Adıvar Darülaceze Cad. No: 9/1-1 Şişli İstanbul

“My Fairy Tale”

Kurucusu Esra Çevik’in olduğu Ruzy Gallery ‘My Fairy Tale’ başlıklı grup sergisi ile sanatseverleri ve koleksiyonerleri Etiler’ deki adresinde ağırladı.

Türkiye’deki genç sanatçılar ile yurtdışındaki sanatçıları bir araya getirerek “masal”ı kişisel ve toplumsal peyzajların bir metaforu olarak tasvir etmeyi amaçlayan sergide Abrahamm Yıldızbaş, Simay Bahçıvan, Pamir Yıldıran, Kemal Özen, Vildan Hoşbak, Sinan Çınar, Gülin Karabacak, Nina Murashkina ve Xavier Escala’nın eserlerine yer aldı.

Serginin küratörlüğünü üstlenen galeri, sanatçılara kendi “Fairy Tales” hikayelerini anlatma fırsatı sunuyor. Anlatım ve ifade biçimi olarak eserlerini kullanan sanatçılar, gerçeği “Fairy Tale”ın parlak ve hayalci dünyası üzerinden algılamamıza yardımcı olmayı amaçlıyor.

Çağla Cabaoğlu “Yankı / Echo” ve “Rezonans / Resonance”

Çağla Cabaoğlu Galeri, 25. yılını iki mekâna yayılan iki çok özel karma sergi ile kutluyor. Sergilerin ana mekanı olan Nişantaşı’ndaki Çağla Cabaoğlu Galeri’de düzenlenen açılışa sanatseverler katıldı.

Galeri, 25. yılını, sanatsal üretimin geçmiş ve gelecek arasındaki etkileşimini görünür kılan “Yankı / Echo” ve “Rezonans / Resonance” adlı iki sergiyle kutluyor.

“Yankı / Echo”, galerinin ana mekanında gerçekleşirken, “Rezonans / Resonance” sergisi İDEALİST İç Mimarlık Derneği merkezinde sanatseverlerle buluşacak.

“Yankı / Echo”, 1929 doğumlu Burhan Doğançay’dan 1994 doğumlu Ozan Dursun’a uzanan 33 sanatçıyı bir araya getiriyor.

“Rezonans / Resonance” ise sanat tarihine referans veren, geçmişle bugün arasında bağ kuran 42 sanatçının eserlerinden oluşuyor.

Zuhal Baysar “Ana Mesele”

Zuhal Baysar’ın “Ana Mesele” adlı kişisel sergisi Ankara’da Baştüzel Sanat Galerisinde 5 Mart 2025 tarihinde sanatseverlerle buluşuyor.

Zuhal Baysar’ın bu sergisi son dönem yapmış olduğu eserlerini merkeze alarak geriye doğru bir bakış sergiliyor. Sanatçının peşinden gittiği sanatsal bir meselenin son on yıllık serüveni bu serginin odağını oluşturuyor. Üst üste bindirilmiş görüntülerden oluşan “Bilinç Katmanları” serisinden “Av Mevsimi” sergisindeki resim ve heykellere, iç dünyaya odaklandığı ve doğanın döngüsünü insanın içinde aradığı resimlerden beden manzaralarına kadar temelinde insan denen karmaşık ikircikli varlığı anlamaya çalışan eserler bunlar. Bu sergi plastik boyutuyla sanatçı için son on yılın bir hesaplaşmasını içerdiği gibi aynı zamanda sanatçının son çalışmalarını, katmanlı görüntüler halinde kurguladığı doğa ve beden formları ile oluşan “beden manzaralarını” da izleyiciyle buluşturuyor.

 

Ramazan Can sergisi Gustav-Lübcke ve Villa Merkel’de

Ramazan Can’ın heykel, neon, resim ve yerleştirme gibi farklı tekniklerde üretilmiş eserlerinden geniş bir seçki Almanya’daki Gustav-Lübcke ve Villa Merkel müzelerinde izleyici ile buluşuyor.

Sanatçının dünya çapında ilk solo müze sergisi “Home”, 21 Şubat – 27 Temmuz 2025 tarihleri arasında Hamm şehrindeki Gustav-Lübcke Müzesi’nde gerçekleşecek. Ardından açılacak “Where is my Place in this World?” sergisi ise 1 Mart – 9 Haziran 2025 tarihleri arasında Esslingen’deki Villa Merkel Müzesi’nde görülebilecek.