Yazılar

Böbrek sağlığı nasıl korunur?

Kanı süzerek atık maddeleri ve aşırı sıvıyı idrar aracılığıyla uzaklaştıran yani bir nevi vücudumuzun arıtma sistemi gibi çalışan böbrekler, vücut kimyasının dengesini koruyarak organların ahenk içinde çalışmasını sağlar. Böbreklerin vücudumuzun topyekûn sağlıklı bir şekilde ayakta kalabilmesi için hayati önem taşıdığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Tansiyonu düzenleyen hormonlar böbreklerde üretilir, kalsiyum ve kemik metabolizmasını etkileyen D vitamini bu organlarda aktif hale gelir ve kan şekeri seviyesini kontrol eden insülin hormonunun fazlası yine burada yıkılır” dedi.

Türkiye’de 7 buçuk milyon böbrek hastası olduğunu göz önünde bulundurarak bu organların zarar görmesinin pek çok sıkıntıyı beraberinde getirebileceğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Bu hastalarda kalp damar problemlerine de sık rastlanılır. Böbreklerin yapısal ya da işlevsel bozuklukları; kanlı idrar, yüksek tansiyon, el-ayaklarda veya yüzde şişlik ya da uyuşma, bulantı-kusma, nefes darlığı, kaşıntı, uyku bozukluğu, halsizlik-güçsüzlük, iştahsızlık, kilo kaybı ve bilinçte bozulma gibi sağlık sorunları ile kendisini gösterir” dedi.

Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu

Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu

Fazla kilo böbrekler için bir tehdit

Böbrek hastalıklarının çoğunun sinsi ilerlediğine dikkat çeken İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, “Bu hastalıklar genellikle ileri evrelerde belirti verir. O nedenle; diyabetliler, hipertansiyon gibi kronik hastalıklara sahip kişiler, ailesinde böbrek hastalığı bulunanlar, romatolojik hastalıkları olan bireyler, onkolojik sorunlar nedeniyle tedavi gören hastalar, hemen her gün ağrı kesici kullananlar, böbrek taşı bulunanlar, prostat sorunu yaşayanlar, fazla kilolular ve yaşı 65 ya da üstünde olanlar herhangi bir şikâyeti olmasa bile böbrekleriyle ilgili kontrollerini sıkı tutmalı” açıklamasında bulundu.

Diyaliz veya böbrek nakli beşinci evrede gündeme geliyor

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde böbreklerde sorun yaratan başlıca 3 hastalığın diyabet, hipertansiyon ve glomerulonefritler olarak sıralandığını açıklayan Doç. Dr. Atasoyu, “Bu hastalıkların tanısı için kan ve idrar tahlillerinin yanı sıra ultrasonografi veya bilgisayarlı tomografi gibi radyolojik incelemeler ve nadir de olsa böbrek biyopsisi yapılır” dedi.

Böbreklerin ileri derecede zarar görmesi sonucu diyaliz tedavisine başvurulduğunu söyleyen Atasoyu, “Biriken atık maddeler ve fazla sıvı bu cihaz sayesinde vücuttan atılır. Ancak bu yöntem genellikle kronik böbrek hastalığının beşinci evresinde gündeme gelir. Türkiye’de diyalize giren ya da böbrek nakliyle yaşamını sürdüren yaklaşık 62 bin, diyalize girmese de 7 buçuk milyon böbrek hastasının olduğu biliniyor. Buradaki önemli nokta pek çoğunun bu durumun farkında bile olmaması” şeklinde konuştu.

İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, böbrek sağlığı için dikkat edilmesi gerekenleri paylaştı.

  1. Hareketli bir yaşam sürümeli ve düzenli egzersiz yapılmalı.
  2. Kan şekeri ve tansiyon değerleri düzenli olarak takip edilmeli.
  3. Her gün mutlaka 2-2 buçuk litre arasında su içilmeli.
  4. Sigaradan uzak durulmalı.
  5. Fazla miktarda tuz damarlar üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği için tüketimi günde 5 gramı geçmemeli.
  6. Doktor tavsiyesi olmadan gelişi güzel ve sık ilaç kullanılmamalı.
  7. Dengeli beslenmeye özen gösterilmeli.
  8. Fazla kilolar verilmeli, obeziteden kaçınılmalı.

Glokom sinsice ilerliyor!

Başınız ve gözlerinizin çevresi ağrıyor, zaman zaman bulanık görüyor, ışıklar etrafında halkalar beliriyor ve gözlerinizde dolgunluk hissediyorsanız dikkat! Genellikle sinsice ilerleyen ve günümüzde görülme sıklığı giderek yaygınlaşan glokom (göz tansiyonu) ileri evrelerde ise bu tür belirtilerle kendini gösteriyor! Acıbadem Kartal Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Feride Pınar Doğru dünya genelinde glokom tanısı alan hasta sayısının 70 milyon, ülkemizde de 550 bin kişi olduğunu belirterek “Ancak ülkemizde bu sayının, tüm hastaların sadece dörtte birini oluşturduğu düşünülmektedir. Bunun nedeni hiçbir öncü belirtisinin olmaması ve ileri evrelere varmadıkça hastanın hissedebileceği belirtilerin bulunmamasıdır” diyor. Glokomun önlenebilir ve tedavi edilebilir körlüğün başlıca nedenlerinden biri olduğunu vurgulayan Dr. Doğru “Göz tansiyonu yükseldikçe gözde önce kör noktalar oluşur, tedavide gecikilirse görme alanı daralır, ileri dönemde tünel görme (boru içinden) dediğimiz çevre görmenin tamamen kaybı ortaya çıkar ve son evrede ise kalıcı hasarlar bırakarak körlüğe neden olur” diye konuşuyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Feride Pınar Doğru, 9-15 Mart Dünya Glokom Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, glokom (göz tansiyonu) riskine karşı alınabilecek 7 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Feride Pınar Doğr

Dr. Feride Pınar Doğru

Yıllık göz muayenesi yaptırın

Glokom sinsi seyirli bir hastalıktır. Genellikle hastalar çok ileri hasara kadar hiçbir belirti fark etmediğinden glokoma karşı en etkili yöntem düzenli yıllık göz muayenesi yapılmasıdır. Aile bireyleri arasında glokom hastasının bulunması, riski artırıcı bir diğer faktördür. Bu nedenle özellikle anne, baba, kardeş gibi birinci derece yakın akrabalarında glokom hastalığı olanların daha yakın takipte olmaları ve sadece göz tansiyonu değil görme alanı muayenesi, göz sinir taraması gibi erken teşhis yöntemleri ile de izlenmesi gereklidir. Hastalığın neden olduğu görme kayıplarının geri dönüşü olmadığı akılda tutularak rutin göz muayeneleri ihmal edilmemelidir.

Sigaradan uzak durun

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Feride Pınar Doğru “Yapılan çalışmalar, özellikle sigaranın damar sertliğine neden olarak göze gelen kan akımını azaltıp gözün beslenmesini bozduğunu, bunun da glokoma yol açabildiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle sigara kullanmaktan kaçının ve kan kolesterol seviyelerinizin düzenlenmesine özen gösterin” diyor.

Tansiyonunuzu düzenli takip edin

Yüksek (hipertansiyon) veya düşük vücut tansiyonu (hipotansiyon) göz sinirinin beslenmesini bozarak glokomun kötüleşme hızını artırabilirler, bu yüzden glokomlu hastaların vücut tansiyonlarının normal değerlerde olması istenmektedir. Vazospazma (damar büzüşmesi) neden olan soğuk, stres gibi faktörler optik sinir dolaşımını bozarak glokom değişikliklerinin ortaya çıkışına neden olabilir. Özellikle soğuk eller, migren ataklarının mevcudiyeti bu yönden dikkate alınması gerekli ipuçlarıdır.

Kortizonlu ilaç kullanırken dikkat edin

Özellikle kortizon içeren hap ve damlaların kontrollü kullanılması büyük önem taşımaktadır. Çünkü bu ilaçlar göz tansiyonunda artışa neden olabilmektedir. Bu nedenle bu tarz ilaçlar kullanılırken mutlaka bir göz doktoruna danışılmalıdır. Ayrıca glokom hastaları kendilerine verilen tedavileri saatlerine dikkat ederek uygulamalı, ilaçlarını damlatmayı unutmamalı ve sıkıntıları olduğunda doktorlarına sormadan ilaç kesmemelidirler.

Sağlıklı beslenin

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Feride Pınar Doğru “Vitamin ve mineraller glokomun tedavisinde kullanılan temel ilaçlar değildir. Serbest radikal giderici vitaminlerin ve magnezyumun yardımcı tedavi olarak kullanılması ile fayda sağladığını bildiren çalışmalar vardır ancak henüz bir kural oluşmamıştır. Glokom hastalığında sağlıklı beslenme önemlidir. Çay kahve gibi içecekler normal dozlarda göz tansiyonuna büyük bir etki yapmazken çok içilmesi durumunda göz tansiyonu yükselebilmektedir” diyor.

Spor yaparken dikkat edin

Glokom riskini azaltan en önemli önlemlerden biri de düzenli spor yapılmasıdır. Sağlıklı vücutta glokomun kötüleşme hızı yavaşlayacağından spor yapılması önerilmektedir. Ancak hasta glokom çeşidini spor yapmadan önce doktoruna mutlaka sormalıdır. Pigment dispersiyonu sendromu ve bunun sonucu gelişecek pigment glokomu adı verilen özel bir glokom tipinde hastaların ağır sporlardan kaçınması gerekmektedir. Ayrıca dalma sporu ve bazı yoga hareketleri göz içi basıncını artırarak glokoma olumsuz etki edebilir, kaçınılmalıdır.

Bu hastalıklarınız var mı? Mutlaka öğrenin!

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Feride Pınar Doğru “Özellikle diyabet hastalarında glokom görülme sıklığı  daha yüksek olduğundan kan şekeri düzeylerinin düzenlenmesi önemlidir. Şeker hastalığı (diyabet) dışında otoimmün hastalıklar, tiroid bezi hastalıkları, damar iltihapları (vaskülitler) ve nörolojik bazı sistemik hastalıklar da glokom oluşumunda rol oynayan diğer risk faktörleridir. Bu nedenle bu tür hastalıklarınızın olup olmadığını öğrenmek için mutlaka doktor muayenesi olun ve tedavi gerekirse ihmal etmeyin” diyor.

Yaş alırken yaşlanmamak için altın öneriler!

Günümüzde teknolojinin hızla ilerlemesi ve tıbbi imkanların artmasıyla yaşam süresi uzadığından yaşlılık dönemini fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak sağlıklı ve dinç geçirmek şüphesiz büyük önem taşıyor. Kimileri bu amaçla sağlıklı yaşam tarzı benimseyip kişisel ve çevresel olumsuz etkenleri olabildiğince azaltmaya çalışırken, kimileri ise internetten ve sosyal medyadan gördüklerini doktora danışmadan bilinçsizce uygulama yoluna gidebiliyor! Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi İç Hastalıkları, Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ “Yapılan araştırmalar; biyolojik yaşınızı genç tutmanın mümkün olabildiğini gösteriyor ama bunu yaşam tarzınızda yapacağınız olumlu değişikliklerle gerçekleştirmeye çalışmalısınız. Sosyal medyanın ve yapay zeka kullanımlarının yaygınlaştığı son yıllarda, sağlıklı yaşlanmak adına faydalı olabildiği gibi zararlı da olabilecek pek çok bilgiler sunulduğunu görüyoruz. Reklam amaçlı ilaçlar ile vitamin ve mineral takviyeleri ya da ‘gençlik iksiri’ olarak gösterilen pek çok ürün bilinçsiz kullanıldığında sağlığınızda geri dönüşü olmayan çok ciddi zararlara yol açabilir” diyor. Prof. Dr. Berrin Karadağ, yaşlılıkta genç kalmanın anahtar kelimelerini içeren 10 etkili yöntemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Berrin Karadağ

Prof. Dr. Berrin Karadağ

  • Hareketsizlikten kaçının, dik durun!

Modern çağın yol açtığı en önemli tehlikelerden birini hareketsizlik ve yanlış duruş bozukluğu oluşturuyor. Özellikle bilgisayar ve cep telefonunda geçirilen uzun saatler, pek çok işin bir tuş ile oturduğumuz yerden halledilebiliyor olması, düzenli egzersiz ya da yürüyüş yapmamak  gerek iç organlarımıza gerekse fiziksel yapımıza son derece zarar veriyor. Bu nedenle çağımızın hareketsiz (sedanter) yaşam tuzağına düşmeyerek, gün içerisinde her fırsatta mutlaka hareket etmek, otururken ve yürürken de dik durmaya özen göstermek gerekiyor. Prof. Dr. Berrin Karadağ “Vücudumuzun genetik yapısı, 100-200 yıl önceki gibi daha az yemek, daha çok hareket etmek isterken, teknoloji ise bize oturduğumuz yerden yaşamayı getirdiğinden hareketsiz kaldık. Ama aslında genetik yapımız halen daha çok hareket etmeyi ve daha az yemek yemeyi istiyor. Bu nedenle daha çok hareket edip, paketli gıdalardan da uzak kalırsak sağlıklı yaş almanın ana hedefini tutturmuş oluruz” diyor.

  • Düzenli egzersiz yapın

Yapılan sayısız çalışmalar; düzenli yürüyüş yapmanın kalp ve damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon ve kemik erimesi gibi hastalıklardan korunmada kritik rol oynadığını, başta kas ve iskelet sistemi olmak üzere tüm hücrelerimizin daha etkin çalışmasını sağlamaya katkı sağladığını, ruh sağlığımızı ve sağlıklı yaş almamızı desteklediğini açıkça ortaya koyuyor. Bu nedenle mutlaka düzenli egzersiz yapmayı yaşam alışkanlıklarınız arasına katın. Yaşınıza/kapasitenize göre haftada en az 3 gün bir saat yürüyüşü/egzersizi alışkanlık haline getirin.

  • Sigara ve alkolden mutlaka uzak durun!

Baş edemediğiniz sorunlarınızdan uzaklaşmak ya da kaçmak gibi sağlıksız gerekçelerle sigara, alkol vb. zehirlere tutsak olmayın. Gerek hücrelerinizin ve organlarınızın, gerek bilişsel ve zihinsel sağlığınızın gerekse cildinizin genç kalabilmesi için, zararları sayısız araştırmalarla kanıtlanmış olan sigara ve alkolden uzak durun.

  • Stresi yönetmeyi öğrenin

Çevremizde şüphesiz strese yol açan pek çok etken var. Ancak unutmayın ki; stresin azı karar, çoğu zarar! Yapılan araştırmalar, dozunda stresin kişiyi çeşitli tehlikelerden ve risklerden koruduğunu gösterirken, aşırı stresin ise pek çok hastalığa zemin hazırlayabildiğini, vücuda hem fiziksel hem de ruhsal açıdan zarar vererek hastalık sürecine de çok büyük etkileri olduğunu gösteriyor. Bu nedenle stresi yönetmeyi öğrenmek, gerekirse uzman desteği almak son derece önemli.

  • Erken yaşlandıran besinlerden uzak durun

Çağımızın yoğun koşuşturmacasında fast-food türü besinlere yönelim hızla artıyor ancak aşırı yağlı, defalarca aynı yağda kızartılmış, katkı maddeli ve lezzet verici tatlandırıcıların katıldığı hazır besinlerden mutlaka uzak durmak gerekiyor. Basit karbonhidratlar olarak adlandırılan beyaz ekmek, unlu ve nişastalı yiyecekler, şekerli besinler ve içecekler ile aşırı tuzdan kaçınmak şart. Abur-cubur tüketmeyi sevenlerin mutlaka sağlıklı atıştırmalıklara yönelmesi, zengin lif içeriğine sahip kurubaklagiller ile vitamin ve mineral değerleri yüksek olan mevsim sebze ve meyvelerinin tüketilmesi gerekiyor.

  • Her gün mutlaka yeterli su tüketin

Hücrelerimizin ve organlarımızın sağlıklı çalışması, cildimizin erken kırışmasını önlemesi için, beslenmemizin vazgeçilmez bir unsuru olan su, insan yaşamında oksijenden sonra gelen en önemli öğeyi oluşturuyor. Her gün yeterince su içilmediğinde toksinler kanda birikirken, böbreklerimiz zamanla işlevlerini yerine getirememeye başlıyor ve böbrek yetmezliği gibi hayati riske yol açabiliyor. Bu nedenle her gün mutlaka yeterli su tüketmeye çok özen gösterin. Prof. Dr. Karadağ “Böbrekler birer duş başlığı gibi çalışır. Eğer az su alırsak böbrekler tıkanır, ama yeterli su alırsak böbreği tıkayacak maddeler uzaklaştırılır. O nedenle günde 2 litre su içmek gerekir” diyor.

  • Uyku düzeninize çok dikkat edin

Yapılan bilimsel çalışmalar; yeterli ve kaliteli uykunun hayatın her döneminde sağlık açısından kritik rol oynadığını gösteriyor. Uyku esnasında hücreler yenilenirken, bağışıklık sistemi güçleniyor ve vücut kendini tamir ediyor. Bu nedenle geceleri uykusuz kalmamaya, kaliteli uyku için yatağınızın rahat, odanızın karanlık, serin ve sessiz olmasına özen gösterin.

  • Teknolojiden uzak kalmayın

Prof. Dr. Berrin Karadağ, genç yaşamanın altın kurallarından birinin, teknolojiye ayak uydurmak  olduğunu belirterek, dijital teknolojinin yaşlıların sosyalleşmesinde önemli bir rolü olduğunu vurguluyor. Prof. Dr. Karadağ sözlerine şöyle devam ediyor: “Yaşlı bireyler her ne kadar teknoloji kullanımı konusunda endişe duysalar da, dijital teknoloji iletişimden sağlık sorunlarına kadar her alanda onların günlük yaşam kalitelerinin artmasına, bağımsız bir yaşam sürmelerine ve aktif bir yaşlanma dönemi geçirmelerine yardımcı olmaktadır. Bu nedenle dijital teknolojiyi öğrenmekten çekinmeyip, onu hayatlarına katmaları, önlerinde yepyeni ve kolaylaştırıcı bir yol açacaktır. Bu sayede kendine güvenli, hayattan keyif almaya devam eden ve toplumdaki yerini kaybetmekten korkmayan sağlıklı ve güçlü yaş almaya devam eden mutlu bir yaşlılık hedeflenmelidir.”

  • Gelişigüzel takviyeler kullanmayın!

Vitamin ve mineral değerlerini ölçtürerek özellikle D vitamini başta olmak üzere, eksiklikleri gidermek gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Karadağ, “Ancak gençlik sağlayacağı, sağlıklı yaşam vaadettiği gibi söylemlerle sosyal medyada ve internette çok sık karşımıza çıkan birtakım besinlere, reklam amaçlı ilanlara, vitamin ve mineral takviyelerine, hatta ‘gençlik iksiri’ adı altında karışımlara rastlıyoruz. Oysa bu tür ürünlerin doktora danışılmadan ve gerekli vitamin/mineral değerleriniz ölçülmeden kullanılması sağlık açısından son derece yüksek riskleri ve tehlikeleri beraberinde getirebiliyor” diyor.

  • Güneşin zararlı ışınlarından korunun!

Yapılan sayısız araştırma; güneşin zararlı ışınlarının cilt kanserine yol açabildiğini, erken kırışıklıklar, cilt lekeleri ve cilt kuruluğuna neden olarak cildi erken yaşlandırdığını ortaya koyuyor. Bu nedenle özellikle yaz mevsiminde güneşin zararlı ışınlarından çok iyi korunmak gerektiğini belirten Prof. Dr. Berrin Karadağ, güneş ışınlarının dik gelmediği saatlerde ise her gün 15 dakika kolların iç kısımlarının ve bacakların güneşlendirilmesi gerektiğini söylüyor.

“Futbol, Benim Tutkum”

Bugün, futbol tutkusuyla dolu, kültürel kökleriyle zengin bir yaşam hikayesine sahip olan çok sevdiğim arkadaşım Milenne Müller ile bir araya geldik. Brezilya’nın sıcak atmosferinden İstanbul’un dinamik yaşamına uzanan bu yolculuk, onun hayata bakış açısını ve ilham verici deneyimlerini şekillendirdi. Futbolun sadece bir spor değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı olduğuna inanan Müller, sosyal medya platformlarında gençlerin ilgi alanında olan bir rol model influencer. Kadınların da futbol tutkusu vardır. Bu duyguyu anlatabilmek için gösterdiği çaba ve çeşit çeşit formaları ile dikkat çekiyor. Röportajımızda, onun hayatındaki önemli anları, tutkularını ve hayallerini konuştuk. Ben de bu röportajda ve fotoğraf çekimlerinde çok keyif aldım. Sizlerin de severek okuyacağınızı düşünüyorum. Keyifli okumalar dilerim.

Röportaj: Ahu Çağdaş

Fotoğraflar :Barış Acarlı

Mekan: Renaissance Istanbul Polat Bosphorus Hotel

Ahu Çağdaş, Milenne Müller

Üvey baban bir futbolcu, futbola bu kadar ilgi duymanın sebebi o mu yoksa futbolu hep sevdin mi?

Futbolu hep sevdim, bebekliğimden beri annem beni Brezilya’daki en sevdiğim takım olan “Internacional”in maçlarına götürürdü, ancak üvey babam hayatımıza girdikten sonra spora çok daha yakın oldum.

Seni Türkiye’ye çeken şeyler neler, Türkiye’de sevdiğin şeyler neler?

Türk kültürünü seviyorum ve ayrıca İstanbul’un koşuşturmacasını da seviyorum.

Yapmadığın için pişman olduğun bir şey var mı? Ve bunlar neler?

Her zaman dürtüsel bir insan oldum ve her zaman istediğimi yaptım, her zaman hayat birdir. Bir kez yaşanır mottosuyla yaşadım

Milenne Müller

İnsanları nasıl etkilediğini düşünüyorsun?

İnternetle çalışmama rağmen tamamen utangaç bir insanım, beni futbol yüzünden takip eden birçok kız var ve en büyük etkimin onlara o kadar çok paylaşım yapma cesareti vermek olduğuna inanıyorum ki birçok kız benim sayemde futbol içeriği oluşturmaya başladı.

Garip bulduğun tuhaf bir özelliğin var mı?

Tuhaf bir özelliğim olduğunu bilmiyorum ama evi gürültü olmadan, müzik olmadan, sessiz bir şekilde temizleme gibi garip bir alışkanlığım var ve bunun için yalnız kalmayı seviyorum.

Neyi romantik buluyorsun?

Sokaktan bir çiçek almak gibi basit bir eylemi bile hareketlerle ve sözlerle göstermenin romantik olduğunu düşünüyorum.

Yapmadığın için pişman olduğun bir şey var mı? Ve bunlar neler? Her zaman dürtüsel bir insan oldum ve her zaman istediğimi yaptım, her zaman hayat birdir. Bir kez yaşanır mottosuyla yaşadım

Paranı en çok neye harcıyorsun?

Tüm paramı futbol formalarına harcıyorum

En büyük korkun nedir?

Ailemi kaybetmek

Instagram’ından moda tutkunu olduğunu görebiliyoruz, bize stilinden bahsedebilir misin?

Günlük ruh halime bağlı olarak biraz karışık bir tarzım var, bazen daha modacı, bazen de biraz daha sokak tarzı.

Tanınmak nasıl bir şey?

Bazen garip geliyor çünkü Instagram’daki herkesin arkadaşımmış gibi davranıyorum ve insanlar sokakta fotoğraf çektirmemi istediklerinde mutlu oluyorum çünkü işimin değerli olduğunu hissediyorum.

Ünlülerin etkili olduğunu düşünüyor musun?

Birçok ünlünün insanlar üzerinde iyi bir etkisi var, ancak takip ettiğimiz ünlülerin türüne de dikkat etmeliyiz. Birçoğu var olmayan bir hayat gösteriyor ve bu bizi takip eden birçok kişide hayal kırıklığına neden olabilir, ancak gerçek olduğumuzda insanlara çok yardımcı oluyorlar.

Hobilerin neler?

Video oyunları oynamayı, spor salonuna gitmeyi seviyorum ve en sevdiğim hobilerimden biri de özellikle alışveriş merkezlerinde yürümek.

Milenne Müller

Hayatta yedek bir planın var mı?

Hayatta gerçekten tek bir B planım yok, bir sonraki yolu Tanrı’nın seçimine bırakıyorum.

Türkiye’deki en sevdiğiniz yer neresi?

İstanbul’da Boğaz’ı seviyorum.

Bir süper gücünüz olsaydı bu ne olurdu?

Zihin okumak gibi olurdu, insanların ne düşündüğünü bilmek isterdim.

Hayatınızda hayran olduğunuz kahramanlar var mı?

Hayran olduğum bir kahramanım var, annem. Hiçbir çizgi romanda yok ama bugün olduğum her şey onun sayesinde. Bana Wonder Woman’ı çok hatırlatıyor.

Hayatınızda altın kuralınız nedir?

Altın kuralım, Tanrı için hiçbir şeyin imkânsız olmadığıdır.

Milenne Müller

Yemek yapmayı sever misiniz? En çok ne pişirirsiniz?

Aslında yemek yapmayı sevmiyorum ve evde mutfağın sorumlusu harika pilav ve bonfile yapan erkek arkadaşım.

En çok hangi şehri seviyorsunuz ve yaşamak istiyorsunuz? Neden?

İngiltere’de, özellikle Londra’da yaşamak isterdim, bence kışın harika bir şehir.

Şimdiye kadar geçirdiğiniz en sevdiğiniz veya en macera dolu tatil hangisidir?

En sevdiğim tatil, ülkemin güzelliğini Türk erkek arkadaşıma gösterme fırsatı bulduğum Brezilya’ydı.

Nişantaşı’nda Sevdiğim Bir Marka Daha; Roberto Bravo

El yapımı ürünleri ve özgün tasarımlarıyla öne çıkan mücevher markası Roberto Bravo, İstanbul Nişantaşı’nda yeni mağazasını açtı. Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar, markanın koleksiyonlarını İtalya ve Türkiye’de tasarladıklarını, Moskova’dan Çin’e kadar 50’den fazla ülkeye ihraç ettiklerini belirtti. Ünlü oyuncu ve benim de çok sevdiğim Gökçe Bahadır’ın marka yüzünü sürdürdüğü Roberto Bravo, Türkiye’deki ikinci mağazasını Antalya’daki The Land of Legends’te açılmıştı. Yeni mağaza, Nişantaşı’nın en değerli lokasyonlarından biri olan Abdi İpekçi Caddesinde yer alıyor. Açılışta Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar ile açılışta gerçekleştirdiğim sohbet sırasında, ülkemizi başarıyla temsil eden bu tarz markalara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde olduğunu konuştuk. İstanbul’da böyle bir mağazanın açılmasının markanın büyüme stratejisi açısından yerinde bir adım olduğunu ifade etti. Ürünlerin somut bir şekilde sergilenmesi ve erişime sunulması, ziyaretçiler tarafından da beğeni le karşılandı.

Semtimize hayırlı uğurlu olsun…

Roberto Bravo

Okan Buruk’a Teşekkürler…

Ülker Stadyumu’nda gerçekleşen mücadelede Galatasaray, rakibini 3-1’lik skorla mağlup ederek önemli bir galibiyet elde etmiş olması taraftarlar olarak bizleri mutlu etti. Bizleri gururlandıran futbolcularımızı tebrik ediyorum. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk hocamı buradan da tebrik etmek istiyorum. Maç sırasında ve sonrasında sergilediği tutum ve davranışlarıyla maçın skoru kadar dikkat çekti…  Okan Buruk’un beden dili ve konuşma tarzı, söylediklerini destekler nitelikteydi.  Buruk, basın açıklamasında gösterdiği mütevazı ve samimi yaklaşımıyla futbolseverlere örnek bir tutum sergiledi. Futbolda görmek istediğimiz ve duymak istediğimiz üslup bu olmalı. Teşekkürler…

okan buruk, jose mourinho

Yeni NIVEA Q10 Çift Etkili Serum

NIVEA Türkiye, Akaretler’de düzenlediği özel etkinlikle yeni ürünlerini tanıttı… Cilt bakımındaki inovatif yaklaşımını yansıtan çeşitlilikte ürünler davetliler tarafından deneyimlendi. Mert Vidinli’nin ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, makyaj sanatçıları Fezi Altun ve Seçkin Sunguç, sağlıklı ve ışıltılı bir cildin makyajın kalıcılığı üzerindeki etkilerini anlattı. Dermatolog Seçil Demirci Thiamidol içeriğinin leke karşıtı özelliklerini detaylandırırken, Beslenme Uzmanı Nazlı Yüksel Dönmez şekerin sebep olduğu kırışıklardan bahsederek daha sıkı ve sağlıklı bir cilt için uygulanabilecek pratik öneriler sundu.  Yeni NIVEA Q10 Çift Etkili Serum, içeriğindeki saf Q10 ve NIVEA tarafından geliştirilen GLYCOSTOP teknolojisi ile şekerin sebep olduğu kırışıklık görünümü azaltıyor ve yeni kırışıklık görünümüne karşı savaşıyor. Sadece 1 haftada daha sıkı bir cilt sağlıyor. Ben denemeye başladım, hoş… Tavsiye ederim.

Nivea

Galatasaray Adası

Galatasaray adası konumu itibariyle muhteşem bir güzelliğin ortasında. Dünya eşi benzeri olmayan İstanbul Boğaz’ının en göz alıcı yerinde. O zaman beklentimiz de; kapısı açık olduğu sürece yakışır bir standartta bir düzenlemenin, işletmenin olması. Yemek yedik masa da ışık yok. Işık rica ettik varsa getirelim denildi. Yemek siparişi bir kişinin yanlış geldi.  Değiştirelim denildi ama zaten taş fırın siparişleri geldi. İki arkadaşımızın yemekleri bitti. Beni ve diğer arkadaşımın yemekleri geldi. Birlikte başlayamadık. Evet hepsi aynı anda gelmeyebilir ama ona göre hızına göre bir menü planlanabilir.  O güzelim yerin hak ettiği şekilde hizmet vermesi sağlanabilir. Galatsaray2ın adının geçtiği her yer, her şey en iyisini hak eder.

Caviar Kaspia Bodrum’da!

Caviar Kaspia Bodrum’da!

Paris’in en lüks, ikonik ve dünyaca ünlü restoranı olan Caviar Kaspia, şimdi de Bodrum’da. Los Angeles, Londra ve New York’taki açılışlarıyla yakaladığı uluslararası başarının ardından dünyada ilk resort restoranını  Maxx Royal Bodrum Resort’da “Kaspia by the Sea” konsepti adı altında açtı.

Kaspia by the Sea

Denizin mücevheri

Dünyaca ünlü Caviar Kaspia, başrolüne havyarı koyduğu lezzetleriyle Paris’te yarattığı benzersiz deneyimleri Bodrum’a taşıyor. Caviar Kaspia şefleri havyarın kendine has, siyahtan kırmızıya uzanan renkleriyle dolu bir sofraya davet ediyor. Caviar Kaspia’nın imza yemekleri niteliğinde olan “Geleneksel Norveç Somon Fümesi”, “Kraliyet Yengeç” ve “Fırın Patates Üstü Havyar”, misafirlerine ayrıcalıklı bir deneyim yaşama imkanı sunuyor.

Kaspia by the Sea

Yat/tekne sahipleri için ayrıcalıklı bir deneyim

Hem otel misafirleri hem de yatla gelen ziyaretçileri için titizlikle düzenledi.

Yat/tekne sahipleri de özel bir iskele aracılığıyla deniz üzerinden restorana ayrıcalıklı erişimin keyfini çıkarabilecek ve bu keyif anını kendi teknelerinde de yaşayabilecekler.

Kaspia by the Sea

Caviar Kaspia, Kaspia by the Sea

Maxx Royal Bodrum Resort, Gölköy/Bodrum

Rezervasyon : caviarkaspia.bodrum@maxxroyal.com

Makyaj sabitleyici spreyi yenilendi

Makyaj sabitleyici spreyi yenilendi

Makyaj sanatçıları ve güzellik tutkunları tarafından çok sevilen bu efsanevi sabitleyici sprey, her zamankinden daha eşit ve hafif bir şekilde uygulamak üzere geliştirildi.

M·A·C Fix+ yenilenmiş ince sprey ile mükemmelliğini bir adım öteye taşıyor. Bu çok yönlü mucizevi sprey, uygulandığında cildini nemlendirir, makyaja hazırlar, sabitler ve ışıltı sağlar. Makyajın kalitesini ve kalıcılığını 12 saate kadar arttıran Fix+, tüm cilt tiplerine uyum sağlayarak en çok tercih edilen sabitleyici sprey haline gelmiştir.

Makyaj uygulamadan önce cildi hazırlamak, nemlendirmek ve anında yatıştırmak için kullanılabiliyor. Aynı zamanda makyaj sırasında pigmentleri ortaya çıkarmak, makyaj hatalarını düzeltmek ve fondöteni inceltmek gibi yenilikçi yollarla da kullanılabiliyor.

Fix+, vitaminler ve mineraller, yeşil çay, papatya ve salatalık özleri gibi cilt dostu bileşenler içeren alkolsüz formülüyle de dikkat çekiyor.

Sky Karaköy’de gün batımı sezonu başladı

Sky Karaköy’de gün batımı sezonu başladı

İstanbul’un en etkileyici teraslarından birine sahip olan JW Marriott Istanbul Bosphorus’un konumlanan Sky Karaköy, yaptığı etkinlikle yaz sezonunu açtı.

Boğaz ve Galata manzarası eşliğinde gün batımı ile başlayan parti gece boyunca devam etti.

Terasın büyüleyici manzarasında Aymila Taşçı ve ekibinin canlı müzik performansları, Konuralp ve Görkem Çay’ın yüksek enerjili DJ setleri ile konuklar; sofistike ve heyecan verici bir deneyim yaşarken Şef Şafak Erten’in hazırladığı özel ikramlar eşliğinde büyüleyici bir gece geçirdiler.

Genç popçu Ege Can Sal’dan “Bu Gece Son”

Genç popçu Ege Can Sal’dan “Bu Gece Son”

Son dönemde yayınladığı sözü ve müziği kendisine ait olan şarkıları ile Türk pop müziğine yeni bir soluk getiren Ege Can Sal; yepyeni çalışması “Bu Gece Son” ile hitlerine bir yenisini daha ekliyor.

Ege Can Sal’ın kendine özgü güçlü yorumu, söz yazarı ve besteci kimliği ve aranjesiyle dikkatleri üzerine topladığı “Bu Gece Son”, Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlanıyor.

Şarkının sözü Ege Can Sal’a, bestesi Ege Can Sal ve GOKO!’ya, aranjesi ve mixi GOKO!’ya ait. Masteringini ise Jagerstereo üstlendi.

Ege Can Sal – “Bu Gece Son” 7 Haziran’da tüm dijital müzik platformlarında!..

Kanada’da vahşi batı esintisi

Kanada’da vahşi batı esintisi

Calgary, Kanada 5 – 14 Temmuz

‘Dünyanın En Harika Açık Hava Gösterisi’ olarak lanse edilen Calgary Stampede , Calgary, Alberta’da düzenlenen on günlük bir etkinliktir.

Calgary Stampede, Kuzey Amerika’nın kovboy mirası ve kültürünün bir kutlamasıdır. İlk kez 1912’de düzenlendi ve 100 yılı aşkın süredir büyük bir etkinlik oldu. Etkinliğe her yıl dünyanın her yerinden bir milyondan fazla insan katılıyor ve bu da onu Kanada’nın en büyük festivallerinden biri yapıyor.

Stampede’nin ana cazibesi rodeo yarışmasıdır. Bunlardan birkaçını saymak gerekirse dümen güreşi, eyerde bronk sürme ve eyersiz binicilik yarışmalarını içerir. Diğer çeşitli etkinlik ve aktiviteler arasında boğa binme, araba yarışı, buzağı halat çekme, fıçı yarışı, akrobasi gösterileri, konserler, tarımsal yarışmalar ve tarım ekipmanlarına yönelik ticari gösteriler, hayvancılık ve at gösterisi etkinlikleri yer almaktadır.