Yazılar

Bodrum’un tozu “Duman”a katıldı

Bodrum’un tozu “Duman”a katıldı

Rock müziğin Türkiye’deki en önemli temsilcilerinden Duman, Kerkisolfej Organizasyonun düzenlediği BtcTurk 10.Yıl Konserleri kapsamında Bodrum Antik Tiyatrosu’nda sahne aldı. Sevilen şarkılarını konser alanını hınca hınç dolduran müzikseverler için söyleyen grup, repertuarlarıyla da geçmişten bugüne  tam anlamıyla bir müzik köprüsü kurdu.

Kendilerine özgü yorumlarıyla seslendirdikleri türkülerle hemen her şarkıya eşlik eden coşkulu kalabalıkla ”Beni Yak” şarkısını koro halinde seslendiren Duman Grubu, dinleyicilerine unutulmaz bir akşam yaşattı. Muhteşem performanslarının yanı sura enerjileriyle de bir an olsun eğlenceyi düşürmeyen Duman Grubu, İki saat süren harika performansları esnasında dillere dolanan şarkılarıyla Bodrum Antik Tiyatrosu’nda iz bıraktı.

Sıla, Bodrum’u sevdi

Sıla, Bodrum’u sevdi
Sıla, Kerkisolfej’in düzenlediği BtcTurk 10.Yıl konserleri kapsamında Bodrum Antik Tiyatro’da bu yaz ikinci kez sahne aldı.
Yaz turnesine yoğun bir tempo ile devam eden Sıla, yoğun istek üzerine Bodrumlu sevenleriyle bir kez daha buluştu. Besteleriyle ve söylediği şarkılarla milyonların gönlünde taht kuran ünlü sanatçı, sahneye çıktığı leopar desenli gömleği ve yırtık kot pantolonu ile oluşturduğu sahne tarzıyla da çok beğenildi.
Bodrum Antik Tiyatro’da konser verdiğinde çok mutlu olduğunu dile getiren Sıla “Artık ben de Bodrumlu sayılırım buranın tarihi açısından ayrı bir keyif.” dedi. Eşsiz performansının yanı sıra sahnesine kurduğu dijital ekranlar ve muhteşem ışık şovlarıyla da hayranlarına unutulmaz gece yaşatan Sıla, dillere marş olmuş şarkılarını binlerce hayranıyla hep bir ağızdan seslendirdi.

Dolu Kadehi Ters Tut gün sayıyor

Dolu Kadehi Ters Tut gün sayıyor

Dolu Kadehi Ters Tut, 2 yıldır hazırlandıkları ve 2022’nin Ağustos ayında resmen çalışmalarına başladıkları beşinci albümleri “Ölüm Dansı”nın ilk kısmını 7 Nisan’da dinleyicileriyle paylaştı.

”Ölüm Dansı: Kısım 1” lansman konseri 17 Temmuz’da Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşti. 13 şarkılık albümün tamamı ise 4 Ağustos’ta yayında olacak.

“Ölüm Dansı”, Uğurhan Özay ve Oğulcan Ava’nın kendilerini içinde buldukları çağın olaylarını, 13. yüzyılın karanlık günlerinde ortaya çıkan “danse macabre” akımına atıfta bulunarak yorumlama çabasıyla ortaya çıktı. Her geçen gün daha da ciddileşen yerel ve küresel sorunlarla ilgili oldukça protest şarkıları da içinde barındıran albüm, 13 şarkıdan oluşuyor.

Davulda Berke Köymen, bas gitarda Şener Engin, gitarda Bahadır Kartal, trompet, klavye ve geri vokallerde Dilan Balkay ve yine geri vokallerde Billur Battal ile çalıştı. Vokalleri Uğurhan Özay’a ait olan albümün prodüktörlüğünü de gitarlarına ve geri vokallerine ek olarak Oğulcan Ava üstlendi.

“Dolu Kadehi Ters Tut – Ölüm Dansı” albümünün tamamı 4 Ağustosta yayında

Herkes konuşur biz iş yaparız

Herkes konuşur biz iş yaparız

Deha Bilimlier Türkbükü’ndeki Üzüm Kızı’nda sevenleriyle buluştu. Sahneye öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Deha Bilimlier, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Nazara inandığını söyleyen Bilimlier, “Nazara inanıyorum. Geçenlerde bir beach de şarkı söylerken birden sol gözümün açamadım. Konjonktivite diye bir hastalığa yakalanmışım. Bir süre konserlere gözlükle çıkma zorunda kaldım. Nazar için Arada bir kurşun döktürüyorum ama şu an Bodrum’da kurşun bulamıyoruz” dedi.  Röportajın ardından sahnenin yolunu tutan Deha Bilimlier, söylediği şarkılarla ve muhteşem performansıyla sevenlerine unutulmaz bir gece yaşattı. Her yaz olduğu gibi bu yazda ben damga vuruyorum diyen Deha Bilimlier “Herkes konuşur biz çalışırız” dedi.

Özel playlist’ini hayranları ile paylaştı

Özel playlist’ini hayranları ile paylaştı

Müziğe olan aşkı ve özgün performansıyla tanınan Ünlü DJ Mahmut Orhan, İtza Beach’te Dj kabinin başına geçti.

Her etkinliğinde binlerce müzikseverin coşkusunu yakalayan Mahmut Orhan,  deniz kenarında bulunan mekanda kendisini dinlemeye gelen hayranlarına unutulmaz bir akşam yaşattı. Playlistinde yer verdiği parçalarla eğlencenin dozunu biran olsun düşürmeyen Orhan, muhteşem performansıyla büyük alkış aldı.

Azka’da nostalji gecesi

Azka’da nostalji gecesi

Azka yaz konserlerinde önceki akşam sahnede genç şarkıcı Koray Güler vardı.

Söylediği aşk şarkıları ve yumuşak ses tonuyla konuklarına duygusal anlar yaşatan Güler ” Bu gece önce sizleri biraz hüzünlendirip sonra da yerinizde oturtmayacağız” diyerek doksanlı yıllardan günümüze nostaljik şarkılarıyla programının ilk yarısını bitiren genç şarkıcı ikinci bölümdeyse hareketli şarkılarıyla konuklarına eğlence dolu bir gece yaşattı.

Aşırı sıcaklar beyin damarlarını tıkayabiliyor!

Aşırı sıcaklar beyin damarlarını tıkayabiliyor!

Yazın kavurucu sıcakları tüm hızıyla sürerken özellikle kronik hastalığı olanlar, hamileler, yaşlılar ve çocukların mümkün olduğunca evden çıkmamaları konusunda uzmanların uyarıları devam ediyor. Aşırı sıcakların en çok etkilediği organlardan biri de beynimiz. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Akdemir, vücudumuzdaki tüm fonksiyonları kontrol eden hayati organımız olan beynimizin yüzde 80’inin sudan oluştuğunu belirterek “Sıcaklığın artması ile birlikte ölüm oranlarında artış görülmektedir. Dünyamızın ısınması ile ilgili insan bedeni gerekli uyumu sağlayamazsa 2030-2070 yılları arasında sıcaktan ölümlerin 3 kat artacağı tahmin edilmektedir” diyor. Aşırı sıcakların beynimize birçok olumsuz etkisi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gökhan Akdemir, bu olumsuz etkileri ve alınması gereken önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Aşırı sıcaklarda birçok kişi ‘beynime güneş geçti’, ‘sıcak çarptı’, ‘başım çok ağrıyor’ şeklinde yakınmalarla hastanelerin acil servislerine başvuruyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Akdemir, özellikle güneş çarpması nedeniyle bilinç bulanıklığı ve sara nöbeti geçirebildiğini hatta beyin fonksiyonlarında ciddi bozulma nedeniyle komaya girebildiğini belirterek “Yazın aşırı sıcaklarıyla mücadele ettiğimiz bugünlerde özellikle kronik solunum yolları hastalığı olanlarda artış, kalp hastalıkları, inme ve felçler, erken doğum, depresyon ve anksiyete gibi psikiyatrik hastalıklarda artış, öğrenmede ve verimlilikte düşüş, hafızada zayıflama, çevre ve su kirliliği nedeniyle enfeksiyon hastalıklarında hızlı artış beklenmektedir” diyor.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi

Prof. Dr. Gökhan Akdemir

Yılda 500 bin kişi sıcaktan hayatını kaybediyor!

  1. yüzyılda dünyada genel olarak ısı artacağı için bu konudaki araştırmaların giderek çoğaldığını söyleyen Prof. Dr. Akdemir şöyle konuşuyor: “Araştırmacılar dünyanın ısınmasının canlıları nasıl etkileyeceğine yönelik çalışmalarını devam ettirmekteler. Birleşmiş Milletler Örgütü’nün çevre ve iklim değişiklikliğiyle ilgili yaptığı panelde de; 1850-1900 yılları arasındaki sıcaklık ortalamasına göre 21. yüzyılın sonuna doğru 2.4-4.4 santigrat derece artış olabileceğini öngörmektedirler. Sıcaklığın artması ile birlikte ölüm oranlarında artış görülmektedir. ABD’de her yıl yaklaşık 500 bin ölüm artan sıcaklıkla ilişkili bulunmuştur. Dünyamızın ısınması ile ilgili insan bedeni gerekli uyumu sağlayamaz ise 2030-2070 yılları arasında sıcaktan ölümlerin 3 kat artacağı tahmin edilmektedir.”

Beyin damarlarını tıkayabiliyor!

Hava sıcaklığındaki her 1 santigrat derece artışlarda kalp-damar hastalıklarında yüzde 10’un üzerinde artış görüldüğünü, bu oranın özellikle 65 yaşından büyüklerde çok daha fazla olduğunu belirten Prof. Dr. Gökhan Akdemir, kandaki yoğunlaşma sonucu pıhtılaşan faktörlerin artmasının kalp damarlarının yanı sıra beyin damarlarında da tıkanmalara neden olduğunu söylüyor. “Sıcaklıkla birlikte derimizin soğutma mekanizmaları devreye giriyor, metabolizma artışı ile birlikte deride kan akımını artırarak ısıyı dışarı vermek için terleme artıyor, su ve elektrolit kaybı oluyor. Sıcaklığa bağlı dehidratasyon (su kaybı) sonucu kanda yoğunlaşma, pıhtılaşmada artış, sempatik sinir sisteminde aktivite artışı ve inflamatuar faktörlerde artış gözleniyor. Elektrolit bozuklukları kalp ritim bozukluklarına neden oluyor” diyen Prof. Dr. Akdemir sözlerine şöyle devam ediyor: “İnme veya felç dünyadaki ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer almaktadır. 2 milyon insan üzerinde yapılan araştırmada her 1 santigrat derece artışlarda inme veya felç oranı yüzde 1.13, ölüm oranı ise yüzde 1.5 oranında artış göstermiştir.”

Acıbadem Bakırköy Hastanesi

Beynimiz vücudumuzdan daha sıcak!

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Akdemir, Brain Dergisi’nde 2022 yılında yayınlanan çalışmaya göre beynimizin vücudumuzdan daha sıcak olduğunu belirterek “Ağızdan ölçülen sıcaklık 37 santigrat dereceden az iken, ortalama beyin sıcaklığı 38.5 santigrat derece, daha derin bazı özel bölgelerde 40 santigrat dereceyi bulabiliyor. Öğleden sonra 1 santigrat derece artar iken, gece yarısı en düşük seviyesine iniyor. Kadınların beyni erkeklerden 0.4 santigrat derece daha sıcak bulunmuş” diyor.

Aşırı sıcaklardan beynimizi korumanın 5 püf noktası!

Prof. Dr. Gökhan Akdemir aşırı sıcaklardan beynimizi korumanın yollarını şöyle sıralıyor;

  1. Öncelikle sıcak havalarda zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın
  2. Bol miktarda su tüketin
  3. Açık havada çalışıyorsanız ya da sporcuysanız mümkünse çalışma saatlerini yeniden düzenleyin
  4. Açık renk giysi giyinin
  5. Şapka takmadan dışarı çıkmayın.

Artvin Kemalpaşa’da bir lezzet durağı

Artvin Kemalpaşa’da bir lezzet durağı

Denize sıfır konumuyla, hem deniz hem doğaseverlere pek çok imkan sunan RISUS Park Restaurant, Artvin Kemalpaşa’da bir lezzet durağı.

RISUS Park’ın eşsiz gün batımı manzarasıyla misafirler yerel lezzetlerin tadını çıkarabilir. Arzu edenler yemek esnasında Karadeniz dalgalarının sesine ya da her akşam farklı bir grubun icra ettiği müziğin ritmine kendini bırakabilir.

Mitolojik kahraman Kahkaha Tanrısından ismini alan RISUS Park, yerel yemeklerinin yanı sıra, geleneksel Türk mutfağının gurme lezzetleriyle ile de misafirlerine keyifli bir Karadeniz deneyimi sunuyor.

RISUS Park Restaurant

Çay tarlaları arasında doğa yürüyüşü

RISUS Park misafirleri, lezzet deneyimlerinin ardından arzu ederlerse restoranın önündeki sahilden Karadeniz’in meşhur sularında yüzebilir.

Doğu Karadeniz’in ruhunu yaşamak isteyenler ayrıca eşsiz çay tarlaları arasında doğa yürüyüşü yapabilir ya da sadece 45 dakika mesafede bulunan Türkiye’nin ilk ve tek biyosfer rezerv alanı Macahel’i ziyaret edebilirler.

Artvin Kafkasör, Rize Ayder Yaylası’nda unutulmaz bir gün yaşamak da alternatif aktiviteler arasında yer alıyor.

Premium restoran hizmeti veren RISUS Park’tan ve Gürcistan’ın en güzel şehir Batum’u da ziyaret edebilirsiniz.

 

Sağlıksız beslenme uyku apnesine davetiye çıkarıyor

Sağlıksız beslenme uyku apnesine davetiye çıkarıyor

Sağlıksız beslenme alışkanlıklarının tetiklediği obezite, birçok ciddi hastalığın yanı sıra uyku apnesine de zemin hazırlıyor. Uyku sırasında nefesin 10 saniyeden uzun bir süre kesilmesi, yeterli şekilde alınamaması ve bu sorunun uyku boyunca saat başına 5 defadan fazla yaşanması olarak tanımlanan uyku apne sendromu, çeşitli sebeplerle görülebilse de sıklıkla kilolu kişilerde görülüyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Sinem İliaz, uyku apnesi ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Memorial Bahçelievler Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Sinem İliaz

Doç. Dr. Sinem İliaz

Kalp, kas/sinir ve beyin hastalıkları da uyku apnesine yol açabiliyor

Yüksek karbonhidrat ve yağlı beslenme gibi kötü beslenme alışkanlıkları ve çağımızın getirdiği hareketsizlikle birlikte obezite/aşırı kiloluluk giderek yaygınlaşmaktadır. Uyku apne sendromu da obezite veya aşırı kilolu kişilerde daha sık görülmektedir. Elbette uyku apne sendromunun tek nedeni aşırı kilo değildir. Bazen kullanılan ilaçlar, kalp hastalığı, kas-sinir hastalığı veya bazı beyin rahatsızlıkları da uyku apne sendromuna neden olmaktadır. Bazı durumlarda çok zayıf olanlarda ya da bu sayılan hastalıkların görülmediği kişilerde bile bireysel başka nedenlerle derin uyku evresinde veya sırtüstü yatarken uyku apnesi ortaya çıkabilmektedir.

Uyku apne sendromu kalbe zarar verebilir

Uyku apne sendromunun özellikle kalbe olumsuz etkilerden dolayı tedavi edilmesi gerekmektedir. Uyku apne sendromu nabız hızlanması, düzensiz nabız, ilaçlara dirençli yüksek tansiyon, kalp kasında kalınlaşma, kalp krizinde artışa neden olabilmektedir. Bu olumsuz etkilerinden dolayı mutlaka tedavi edilmesi önerilir.

Tanı uyku testi ile konuluyor

Uyku apne sendromu hafif, orta ve ağır olmak üzere 3 şiddette olabilir. Hastalığın tanısı uyku laboratuvarında hastanın bir gece uyuması ile konulur. Bu uyku sırasında; kalp atışı, göğüs, karın, bacak hareketleri ve beyin dalgaları bağlanan elektrotlarla gece boyu takip edilir. Uyku apne sendromu teşhisine yarayan bu teste polisomnografi adı verilir ve tanı için altın standarttır. Bu gecenin sonunda, uyku uzmanı hastanın gecenin ne kadarını uykuda geçirdiğini ve bu uyku sırasında gelişen solunumsal, kardiyak olayları skorlar. Hastanın uyku testi değerlendirilerek ayrıntılı bir rapor hazırlanır ve hastanın uyku apne sendromu tedavisine ihtiyacı olup olmadığına bu şekilde karar verilir. Obezite hastası olup, horlama, gündüz aşırı uyku hali ve gece uykuda nefes durmaları olan, uyku apne sendromu açısından yüksek riskli kişilerde daha ağır uyku apne sendromu olması beklenir. Bu bireylerde uyku laboratuvarında polisomnografi yerine, hastanın kendi evinde, yatağında uygulanan daha basit bir test olan poligrafiden yararlanılır. Poligrafi uykunun evrelerini göstermediğinden, uykunun tanısının konulması için yeterli olup olmadığını veya derin uyku ile ilişkili uyku apne sendromu görülüp görülmediğini anlamak mümkün değildir. Yani normal bir poligrafi uyku apne sendromunu ekarte ettirmez, ancak uyku apne sendromu düşündüren bir poligrafi tanı koymak için yeterli olur.

Tedavi kişiye özel belirleniyor

Polisomnografi/poligrafi sonucu değerlendirildikten sonra hastanın uyku apne sendromu için tedavi alması gerekiyorsa bu tedavi alternatifleri hastayla görüşülür. En sık uygulanan tedavi CPAP (sürekli pozitif havayolu basıncı) tedavisidir. Bunun için özel bir cihazdan çıkan basınçlı hava, bir solunum devresi (hortum) ve bir yüz maskesi aracılığıyla hastaya ulaştırılır. Buradaki basınçlı havanın amacı, solunum durması veya yüzeyelleşmesine izin vermeden soluk alıp verişi belirli bir derinlikte ve süreklilik halinde tutmaktır. Bu şekilde uyku apne sendromu tedavi edilmiş olur. CPAP cihazı ile tedaviye karar verildiğinde hastanın ikinci bir gece uykusu, bu kez cihaz kullanırken gözlenir. Bu şekilde CPAP cihazında kullanılması gereken uygun basınçlar bulunur. Bu basınç ayarlama testi halk arasında 2. gece testi olarak da bilinir. Bu test hastanın ağırlığına ve ek hastalıklarına göre hastanede veya kendi evinde yapılabilir. Bu testin nerede yapılması gerektiğine uyku uzmanının karar vermesi uygun olur. CPAP tedavisine bire bir alternatif olmamakla birlikte, ağız içi alt çeneyi öne çeken bir aparat kullanımı, belirgin kilo kaybı, üst havayolu darlığı olanlarda operasyon, pozisyonel uyku apne sendromu yan yatmayı sağlayacak önlemler uyku apne sendromuna alternatif olabilir.

Rehabilitasyonu tamamlanan Caretta 3 bin km yol yaptı

Rehabilitasyonu tamamlanan Caretta 3 bin km yol yaptı
Yaklaşık 2,5 yıl önce sahilde halsiz bir şekilde bulunan Caretta Caretta, sağlığına kavuştuktan sonra bir yıl içinde 3 bin km yol yaptı.

Caretta, Çevre ile ilgili sürdürdüğü projeleriyle farklı kurum ve kuruluşlardan birçok çevre ödülü alan Lara Barut Collection’ın destekleri ile 20 Temmuz 2022’de Dekamer ile birlikte düzenlenen etkinlikle, otelin sahilinden kalabalık bir misafir grubunun da katılımıyla denize uğurlanmıştı. Günümüze kadar bir yıl içerisinde yaklaşık 3000 km yol yaptı.
Lara’ya su perisi ve kum anlamlarını taşıyan “Lara” ismini verdiklerini hatırlatan Lara Barut Collection Genel Müdürü Cem Karacan ise “Yıllardır sahilimizde bulunan nadir kum zambaklarını ve Caretta Caretta yuvalarını koruyoruz. Çünkü bu canlılar bulunduğumuz bölgenin önemli ev sahipleri arasında yer alıyorlar. Bilinçli olmak zorundayız. Bu projenin ortağı olduğumuz için çok mutluyuz. Misafirlerimiz de  Lara’yı web sitemizde yer alan haritadan takip ediyorlar, bize Lara’yı soruyorlar. Lara’dan sinyal alamadığımız yaklaşık iki aylık bir süre olmuştu, onu kaybettiğimizi düşünerek üzülmüştük. Yeniden sinyal almaya başladığımızda grubumuzda büyük bir sevinç yaşandı. Lara bizim bir parçamız oldu, uzun yıllar ondan haber almayı diliyoruz’’ dedi.