Yazılar

Ragga Oktay’ın “Yeniden”i, Eşref Rüya dizisiyle sosyal medyada zirveye taştı

Ragga Oktay’ın 2015 çıkışlı şarkısı “Yeniden”, “Eşref Rüya” dizisindeki Kadir karakterinin dans sahnesinde kullanılmasıyla birlikte sosyal medyada yeniden gündeme oturdu. Sahnenin viral olmasıyla parça, TikTok ve Instagram’da kısa sürede binlerce videoya konu oldu.

Türkçe Reggae ve Rap’in öncü isimlerinden Ragga Oktay, kariyerinin 1990’lardan bu yana sürdürdüğü üretimlerle tanınıyor. “Yeniden”, dizinin etkisiyle özellikle genç kullanıcılar tarafından tekrar keşfedilirken, Instagram Music, Shazam ve TikTok listelerinde zirveye yükselerek son dönemin en hızlı yayılan parçalarından biri haline geldi.

TikTok ve YouTube Shorts’ta kullanıcıların hazırladığı dans videolarıyla geniş bir etkileşim yakalayan şarkı, Ragga Oktay’ın müziğinin yıllar sonra bile güçlü bir karşılık bulduğunu bir kez daha gösterdi.

#RaggaOktay #Yeniden #EşrefRüya #ViralŞarkı #MüzikHaber #Magazin #TikTokTrend #InstagramMusic #ShazamTop #TürkçeRap #ReggaeTürkiye

“Meine Welt” Turnesi Ülker Arena’da nefes kesti

Till Lindemann, “Meine Welt” turnesi kapsamında 6 Aralık Cumartesi akşamı Ülker Sports Arena’da kapalı gişe bir konser verdi. Turnenin 19. durağı olan İstanbul konseri, yüksek prodüksiyon kalitesi, endüstriyel sahne tasarımı ve güçlü görsel diliyle izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı.

Konser tam 21.17’de “Meine Welt” introsuyla başladı ve “Fat” ile sert, mekanik ve teatral atmosfer ilk andan itibaren salona hâkim oldu. Katmanlı platformlar, lazer ağırlıklı ışık mimarisi ve dönüşen sahne yapısı, turnenin karakteristik estetiğini İstanbul’da da ortaya koydu. 90 dakikalık performans boyunca 19 şarkı seslendiren Lindemann, “Und Die Engel Singen”, “Platz Eins” ve “Ich Hasse Kinder” gibi parçalarla tempoyu yüksek tuttu.

Gecenin en dikkat çeken anlarından biri, “Tanzlehrerin” sırasında sahneye çıkan balerin ve lazer koreografisi oldu. Ardından gelen “Allesfresser” ise grotesk görselleri ve sahneye fırlatılan cheesecakelerle performansın kırılma noktası hâline geldi. Davulda Joe Letz ve klavyede Constance Antoinette, enerjileriyle sahneye ayrı bir dinamizm kattı.

Konserin ilerleyen bölümünde Lindemann’ın “Platz Eins” sırasında sahneden inerek seyircilerin arasına karışması salonu coşturdu. Bis bölümünde “Übers Meer”, “Knebel”, “Fish On” ve “Ich Hasse Kinder” ile final yapan sanatçı, “Fish On” sırasında seyirciye fırlatılan balıklarla performatif anlatıyı zirveye taşıdı.

NTRteam organizasyonuyla gerçekleşen İstanbul konseri, turnenin en akıcı ve sorunsuz duraklarından biri olarak öne çıktı. Sahne geçişleri, ışık–ses dengesi ve dakik akışıyla uluslararası standartlarda bir prodüksiyon sunuldu. Biletlerin mticket üzerinden satışa çıktıktan kısa süre sonra tükenmesi, Lindemann’ın Türkiye’deki güçlü etkisini bir kez daha gösterdi.

#TillLindemann #MeineWeltTour #ÜlkerSportsArena #NTRteam #KonserGecesi #İstanbulEtkinlik #KapalıGişe #RockKonseri #LindemannLive #MüzikGündemi

Mustafa Erol: “Ünlü Oyuncuyla Anlaştık, İstekleri Bitmeyince İptal Ettik”

 

“Esme” adlı şarkıda Sinan Akçıl ile yaptığı düetle adını geniş kitlelere duyuran Mustafa Erol, bu kez yine bir Sinan Akçıl imzası taşıyan yeni şarkısı “Nasip Değilmiş” ile müzikseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Genç şarkıcı, geçtiğimiz günlerde Talat Oflaz yönetmenliğinde İstanbul’da çekilen klipte basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Yeni projesiyle ilgili konuşan Erol, klip sürecinde yaşanan dikkat çekici bir detayı da paylaştı: “Yakaladığımız ivmeyi yine bir Sinan Akçıl şarkısıyla taçlandırıyoruz. Aslında klipte bana çok ünlü bir kadın oyuncu eşlik edecekti. Tüm anlaşmalar yapılmıştı ama klip gününe kadar istekleri bitmeyince iptal etmek zorunda kaldık. Bu kadar sorun çıkaracaklarını tahmin etmemiştim, o yüzden klipte tek başıma kaldım.”

Tarzının Kenan Doğulu ve Yalın’a benzetilmesiyle ilgili soruları da yanıtlayan Mustafa Erol, “Herkesin kendine ait bir tarzı var. Ben kendimi çok benzetmiyorum ama benzetenlere teşekkür ederim” diyerek mütevazı tavrını sürdürdü.

#MustafaErol #NasipDeğilmiş #SinanAkçıl #YeniKlip #MüzikGündemi #Magazin #TürkPop #KlipÇekimi

Harun Karagöz, duygusal yeni şarkısıyla feri döndü

Alternatif rock ve pop tınılarını kendine özgü yorumuyla birleştiren Harun Karagöz, yeni single’ı “İçimde Bir Deli”yi dinleyicilerle buluşturdu. Geçtiğimiz haziran ayında yayımladığı “Dünya Oyuncak” ile dikkatleri üzerine çeken sanatçı, müzikal yolculuğunu bu kez daha yoğun ve duygusal bir anlatımla sürdürüyor.
Sözü ve müziği Karagöz’e ait olan parça, güçlü rock–alternatif altyapısı ve etkileyici melodisiyle öne çıkarken, sanatçının içsel dünyasını ve duygusal derinliğini dinleyiciye yeniden hissettiriyor. “İçimde Bir Deli”, Avrupa Müzik etiketiyle tüm dijital platformlarda yerini aldı.
Harun Karagöz, yeni single’ıyla hem müzikal olgunluğunu hem de hikâye anlatıcılığındaki gücünü bir kez daha ortaya koyuyor.
#HarunKaragöz #İçimdeBirDeli #YeniSingle #AvrupaMüzik #MüzikGündemi #YeniÇıkış #AlternatifMüzik #AşkŞarkıları #RockAlternatif

Ege’den 30. yıla özel sürpriz: “Yansın Dünya” yayında

90’ların unutulmaz sesi Ege, müzik kariyerinin 30. yılını özel bir projeyle kutluyor. Akdeniz’in sıcaklığını, tutkusunu ve duygusunu yıllardır Türk pop müziğine taşıyan sanatçı, yeni şarkısı “Yansın Dünya” ile hem yerel hem de global dinleyiciye sesleniyor.

Sözü ve müziği Ege’ye ait olan şarkı, başarılı aranjör Erol Temizel tarafından modern bir sound’la yeniden yorumlandı. Yönetmenliğini Kayhan Ok’un üstlendiği video klip ise yapay zekâ teknolojileriyle hazırlanarak çağdaş müzik video anlayışına yenilikçi bir dokunuş getiriyor.

Ege, 30. yıl projesi kapsamında şarkılarının Yunanca, Arapça ve İspanyolca gibi dillere kolayca uyarlanabilen fonetik yapısı sayesinde Akdeniz coğrafyasında yeniden hayat bulacağını belirtiyor. “Ege’nin 30 Yılı” projesi, sanatçının hem geçmişine saygı duruşu niteliği taşıyor hem de geleceğe uzanan müzikal vizyonunu ortaya koyuyor.

#Ege #YansınDünya #YeniŞarkı #30Yıl #AkdenizSoundu #TürkPopMüziği #ErolTemizel #KayhanOk

Haydar Aksoy “Kemalizm ve Yaşam”

Yazar Haydar Aksoy, 1980 darbesinin toplumsal kırılmalarını ve Cumhuriyet’in mirasını ele aldığı yeni kitabı “Kemalizm ve Yaşam” ile okurla buluştu. Raflardaki yerini alan eser, Cumhuriyet’in tarihsel birikimini güncel sorunlarla ilişkilendirerek Türkiye’nin siyasal ve toplumsal dönüşümüne kapsamlı bir perspektiften bakıyor.

Aksoy, “Bugün hâlâ bir parça demokrasi, özgürlük, eşitlik nefesi alabiliyorsak; Cumhuriyet’in yarattığı atmosfer sayesindedir” sözleriyle Cumhuriyet’in yeni yüzyılında sorumlulukların arttığını vurguluyor. Kitapta toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi, laikliğin kamusal yaşamda korunması ve “çoban ateşlerinin” yeniden yakılması gerektiğine dikkat çekiliyor.

Kemalizm ve Yaşam, Kemalizmin yalnızca bir bağımsızlık ideolojisi olmadığını; Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dokusunu belirleyen kurucu bir güç olarak varlığını sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Aksoy, uluslararası müdahalelerden 1980 darbesine, güncel jeopolitik gelişmelerden Filistin meselesine kadar geniş bir çerçevede Cumhuriyet’i savunmanın anlamını yeniden yorumluyor.

Geçmiş ile bugünün kesiştiği noktada akıl ve bilimin önemini öne çıkaran eser, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak ve aydınlanmacı toplum idealini yaşatmak isteyen okurlar için güçlü bir kaynak niteliği taşıyor.

#KemalizmVeYaşam #HaydarAksoy #YeniKitap #KitapGündemi #Cumhuriyet #Edebiyat #OkumaÖnerisi #LibrumKitap

Çırağan Palace Kempinski’de yeni gurme deneyim

Anadolu mutfağını modern bir bakışla yorumlayan Rüya, Dubai, Cannes ve Riyad’dan sonra İstanbul’da kapılarını açtı. Boğaz kıyısında, Çırağan Palace Kempinski’nin zarif atmosferinde konumlanan Rüya İstanbul; geleneksel tarifleri çağdaş tekniklerle yeniden yorumlayarak unutulmaz bir gastronomi deneyimi sunuyor.

Rüya İstanbul

Çırağan Sarayı’nın tarihi dokusu ile bütünleşen restoran, paylaşım kültürünü odağına alan menüsüyle kalabalık sofraların sıcaklığını öne çıkarıyor. 24 saat kısık ateşte pişmiş dana kaburga, mantarlı keşkek, “Simit Havyar” ve üç gün fermente edilen Karadeniz pidesi gibi imza tabaklar kültürel mirası modern sunumlarla buluşturuyor. Deniz ürünlerinde özgün teknikler, tatlılarda ise “Çikolata ve Türk Kahvesi” gibi sofistike lezzetler öne çıkıyor.

Rüya İstanbul

Bar menüsü de Türkiye’nin yedi bölgesinden ilham alıyor. Kakule, nar, gül ve baharatlarla hazırlanan imza kokteyller; “Nazar Sour” ve “Anatolian Fizz” gibi yaratıcı tatlarla misafirlere hem görsel hem damak zevki sunuyor.

Rüya İstanbul

Rüya İstanbul, Ralph Radtke ve Umut Özkanca’nın titiz çalışmalarıyla hayata geçirildi. Çırağan Palace Kempinski’nin gastronomi seçkisine yeni bir soluk getiren mekan, akşamları DJ performansları ve canlı ritimlerle şehrin yeni buluşma noktası olmaya hazırlanıyor.

Rüya İstanbul

Adres: Çırağan Palace Kempinski, Çırağan Caddesi 32

Rezervasyon: +90 212 326 46 20 / ruya@ciraganpalace.com

Web sitesi: Rüya Istanbul

Umut Özkanca, Ralph Radtke

Doğuş Yeme-İçme, Turizm ve Perakende Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Umut Özkanca, Çırağan Palace Kempinski İstanbul Genel Müdürü ve Kempinski Residences Türkiye Bölge Direktörü Ralph Radtke

#Rüyaİstanbul #ÇırağanPalaceKempinski #AnadoluMutfağı #GurmeDeneyim #İstanbulYemeİçme #FineDining #BoğazdaLezzet #Gastronomi #MekanHaberleri #FoodNews

Soğuk kahve satın alımında rekor artış

Dünyanın önde gelen lider araştırma şirketlerinden Ipsos’un, Türkiye’yi temsil edecek şekilde seçilmiş 14.000 haneden oluşan ve yıllardır haftalık olarak izlediği benzersiz Ipsos Hane Tüketim Paneli (Eylül 2024–Ağustos 2025 dönemi) ve Ipsos Dayanıklı Ev Aletleri Raporu sonuçların açıklandı.

Ipsos Türkiye

Çay ülkesi olmakla özdeşleşmiş ülkemiz Türkiye’de, uzun yıllardır devam eden kahvenin yükselişine artık bir trendden öte, yerleşik bir kültürel dönüşüm olarak bakmak gerekiyor. Bu dönüşüm, sadece sokaklardaki kafe zincirlerinin sayısındaki yükseliş ile değil, hanelerin içinde edindiği güçlü tercih edilir konumlamasını da öne çıkıyor. Evlerdeki kahve makinesi sahipliğindeki artış, bu içeceğe olan tutumun lüks değil bir ihtiyaç olduğunu, değişen tüketim kodlarının bir göstergesi olarak kahvenin gücünü ortaya araştırma verilerindeki rakamlarla ön plana çıkarıyor. Bunu sadece bir içeceğin popülerleşmesi olarak okumak değil, yeni tüketim tarzını, gün boyu eşlik eden yan yiyeceklerin ve yerinden edilen öğün alışkanlıklarının yeniden şekillenmesi olarak değerlendirmek gerekiyor. Eylül ile biten son 12 aylık dönemdeki verilere baktığımızda, Türk hanelerinin kahve ile kurduğu güçlü ilişki, çarpıcı satın alma sıklığı ve rekor kıran kategorilerle özellikle soğuk kahve bu köklü değişimin boyutlarını gözler önüne seriyor.

  • Türkiye’de hanelerin % kaçında kahve makinesi var?
  • Her ev ortalama kaç farklı kahve alıyor?
  • Yılda kaç kez markete kahve için gidiliyor?
  • Soğuk kahve alanların oranı 1 yılda tam kaç puan birden arttı?
  • Soğuk kahve alanlar 1 yılda % kaç oldu?
  • Çay hâlâ lider ama kahve arayı çok hızlı kapatıyor neden?

Ipsos Türkiye

Türkiye’deki hanelerin hemen hemen hepsi en azından bir çeşit kahveyi satın alıyor. Ortalama alınan kahve çeşidi hane başına iki çeşit olarak kaydedildi. Makine sahipliğine bakılınca hanelerin %79’unda (Ipsos Dayanıklı Ev Aletleri Raporu verisi) Türk kahvesi ve veya diğer kahveleri hazırlamak üzere en az bir kahve makinesi bulunduğu ölçümleniyor. Kahvenin satın alma sıklığına bakıldığında ve bütçe ölçümlendiğinde verilen ifadeler ve satın alam göstergelerindeki kayıtlar incelendiğinde haneler yılda ortalama 14 kere kahve satın alıyor.  Toplamda ise yılda ortalama 1215 TL gibi bir bütçeyi hane içi kahve tüketimine ayırmış oluyor.

Ipsos Türkiye

Yükselen trend soğuk kahveler; Türkiye’de özellikle gençler arasında hızla ilerliyor. Lider araştırma şirketi Ipsos verilerine göre, hazır ve paketli soğuk kahveler yıl içinde hanelerin %39’u tarafından satın alındı. Geçen seneye göre 10 puanlık rekor artışla gerçekleşen bu sıçrama, kanıksanmış ürün gruplarında dahi yeniliğin kendi yolunu açabildiğini gösteriyor. Evlerde kapsül ve toz soğuk kahve tercihini artıran bir başka cazibe ise, bazı markaların soğuk tarifleri çeşitlendiren makinelerle rekabet ortamını güçlendirmesi ile tüketiciye neredeyse bu makinalarla evde barista hizmeti sunması denilebilir.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye

Her beş hanenin dördünde kahve makinesi bulunuyor. Çalışma hayatının yoğunluğu ve artan ya da esnekleşen çalışma saatleri ; bireylerin hızlı olduğu kadar da düşük maliyetli, etkin çözümlere doğru evrilen davranışları görülüyor.

Ipsos Türkiye

 Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik, araştırma verilerini şöyle yorumladı;  « Çay ülkesi olmakla özdeşleşmiş Türkiye’de uzun yıllardır kahvenin yükselişine tanık oluyoruz. Bunu görmenin en kolay yolu her sokakta rastlanan ufak kafeler ya da büyük kahve zincirlerini dolduran kahve tüketicilerine bakmak ama bu görüntünün arkasında, evlerin içinde de yükselen çok güçlü bir kahve trendi var. Kahve dünyasında öncelikle önemli bir çeşitlilik var: Türk kahvesi, hazır ve filtre kahve çok eskiden beri hanelerde ön plandayken uzun yıllardır bunlara eklenen çekirdek kahve, kapsül kahve ve soğuk kahve, bu dünyadaki çeşitliliği oldukça arttırdı. Eylül ile biten son 12 aylık dönemdeki verilere baktığımızda,

  • Türkiye’deki hanelerin hemen hemen hepsi en azından bir çeşit kahveyi satın alıyor, ortalamada alınan kahve çeşidi hane başına iki çeşit.
  • Ayda birden biraz daha sık bir alımımız var, haneler yılda ortalama 14 kere kahve alıyor ve toplamda 1215 TL gibi bir bütçeyi hane içi kahve tüketimine ayırmış oluyor.
  • Hanelerin %79’unda Türk kahvesi ve/veya diğer kahveleri hazırlamak üzere en az bir kahve makinesi bulunuyor.
  • Soğuk kahveler yıl içinde hanelerin %39’u tarafından hanede tüketilmek üzere satın alınıyor, bu oranda geçen seneye göre 10 puan artış oldu. Bu çok büyük bir sıçrama ve de kanıksanmış ürün gruplarında dahi yeniliğin kendi yol açabildiğini gösteriyor.

Kahve tüketiminin hayatın içinde edindiği daha fazla yer, hane içinde de kahvenin gücünü ön plana çıkarıyor. Bunu sadece bir içeceğin yükselişi olarak okumamak gerek, bu aslında yeni tüketim anları, buna eşlik eden yeni yan yiyecekler ya da belki de bu tüketimin yerinden ettiği başka öğünler demek! Belki yemek sonrası çay, meyve saati bazı evlerde kahve ve çikolataya bırakıyor ya da belki bazı öğle yemekleri kahve ve yanında ufak bir tatlıyla geçiştirilir hale geliyor. Değişen yaşam koşulları ve zorlaşan ekonomik koşullar tüketimi mutlaka yeniden şekillendiriyor ve her yeni şekil kendi yeniliklerini de beraberinde getiriyor. Bunları yakalayabilen, özellikle de erken yakalayabilen kategori ve markalar şüphesiz bu sıçramanın bir parçası olacak. “ dedi.

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik

#KahveKültürü #IpsosRaporu #TürkiyeKahve #KahveMakinesi #SoğukKahve #TüketimTrendleri #ÇayVeKahve #YeniYaşamTarzı #KahveSeverler #IpsosTürkiye

Tankut Karakurt “Türkiye’de müzik kültürü uzun yıllardır çok ileri seviyede”

DJ Tankut Karakurt ile Müzik ve Hayat Üzerine Türkiye elektronik müzik sahnesinin dikkat çeken isimlerinden DJ Tankut Karakurt, kariyer yolculuğunu, sahne deneyimlerini ve müziğe dair vizyonunu Pause okurlarıyla paylaştı. Kuruçeşme Pasha Disco’da başlayan DJ’lik serüveninden New York Public Hotel performansına uzanan hikâyesi, hem genç DJ’lere ilham veriyor hem de müzikseverlere sahne arkasındaki dünyayı gösteriyor.

Röportaj: Ahu Çağdaş

DJ Tankut Karakurt

DJ’liğe nasıl başladın?

Bu yolculuk senin için nasıl gelişti? 18 yaşımda Kuruçeşme Pasha Disco’nun kapısından girmemle başladı diyebilirim. DJ kabinine ve içerideki aletlere olan merakım, çoğu zaman sadece sessizce izleyerek ilerledi.

Müzik yaparken seni en çok motive eden duygu ya da an nedir?

Kalabalığın eğlendiğini görmek. Performans sonrası aldığım teşekkür mesajları da benim için çok değerli.

Müzik tarzını nasıl tanımlarsın?

Etkilendiğin isimler var mı? Başlangıçta House ve Techno üzerine yoğunlaştım. Ancak bir ev davetinde farklı türlerle insanları eğlendirebildiğimi fark edince dans ettiren her müzik tarzına ilgi duydum. Hocam Can Hatipoğlu, Murat Uncuoğlu, Tangun, Macit ve Salih Saka takip ettiğim isimler arasında.

DJ Tankut Karakurt

Setlerini hazırlarken en çok neye dikkat ediyorsun?

Önceden hazırlık yapmıyorum. Ortamın anlık durumuna göre tarzı belirliyor ve yön değiştiriyorum.

Dinleyicilerle enerjiyi yakalamak için sahnede nelere dikkat ediyorsun?

Dinleyicilerle iç içe olmayı seviyorum. Gelen istekleri dikkate alıyor, mümkün olduğunca çok kişiyi mutlu etmeye çalışıyorum.

Sahnede parçaları seçerken hangi kriterlere göre karar veriyorsun?

Tamamen anlık gelişiyor. Kalabalığın tepkilerine göre hareket ediyorum.

DJ Tankut Karakurt

Unutulmaz etkinliklerin hangileri oldu?

2023 Contemporary Istanbul ve 2024 New York Public Hotel performansları benim için unutulmazdı.

Kendi tarzını oluştururken teknik olarak en çok zorlandığın konu neydi?

Zorlanmadım. Çalmasam bile tüm müzik tarzlarına hâkim olmak benim için anahtardı.

Bir DJ olarak karşılaştığın en büyük zorluk neydi?

DJ’liğin bir meslek olarak görülmesi uzun zaman aldı. Profesyonel bir meslek olduğumuzu anlatmak zordu.

DJ Tankut Karakurt

Türkiye’de DJ’ler yeterince destekleniyor mu?

Teknolojinin ilerlemesiyle DJ’liğe merak arttı. Destek giderek artıyor, bazı isimler yurt dışında da başarıyla tanınıyor.

Yurt dışı sahne deneyimlerini Türkiye ile kıyaslar mısın?

Türkiye’de müzik kültürü uzun yıllardır çok ileri seviyede. 90’lı yılların İstanbul gece hayatı bunun en iyi örneği.

Kalabalığın enerjisi kötü olduğunda ne yaparsın?

Parçanın tutmadığını kısa sürede anlarsın. O anda vereceğin tepki çok önemlidir.

Favori 3 parçan şu an hangileri?

Toman – Verano En NY

Robin Tordjman – Deee – Life

Miguel Bastida – The Specialist (Hollen Remix)

DJ Tankut Karakurt

DJ’lik dışında ilgilendiğin sanat dalları ya da hobilerin var mı?

Seramikle amatör olarak ilgileniyorum. Ayrıca BİFO’nun klasik müzik konserlerine düzenli olarak gidiyorum.

Kariyerinde dönüm noktası neydi?

Pandemi dönemi. Ne yapabileceğimizi çok düşündük, mesleğimiz açısından ikilemde kaldığımız bir dönemdi.

Yeni başlayan DJ’lere tavsiyen ne olurdu?

DJ’liği sadece para için yapmasınlar. Eğitimlerini ihmal etmesinler, önce hobi olarak başlayıp profesyonelliğe geçişte acele etmesinler.

Gelecekte hayalin ya da hedeflediğin sahne var mı?

Dostlarımla ve insanlarla iç içe eğlendiğim her sahne benim için vazgeçilmez.

Müziğini daha geniş kitlelere ulaştırmak için ne yapıyorsun?

Birçok otel, restoran, AVM ve firmaya müzik danışmanlığı yapıyorum. Müziğimle farklı mekânlarda karşılaşmanız çok olası.

Sosyal medyanın kariyerindeki yeri nedir?

Çok aktifim. Hem müziğimi hem de hayatımdan kesitleri paylaşıyorum. Kendi dilim var ve bence komiğim.

Çalma listenden gizli bir favorini söyler misin?

Tangun – Leave This House (Original Mix). Yakın zamanda kaybettiğimiz hocamız Tangun’a saygıyla…

#TankutKarakurt #DJRöportaj #ElektronikMüzik #House #Techno #ContemporaryIstanbul #NewYorkPublicHotel #MüzikKültürü #DJLife #PauseMag #AhuCagdas

Cengiz İmren klipte ayak yıkadı

Sanatçı Cengiz İmren, Ulus’taki stüdyosunda yeni şarkısı “Ağa Mısın Paşa Mısın?” hakkında konuştu. İmren, “Şarkılarımda genelde gönderme olur, üzerine alınmak isteyen alınabilir ama ben halka yazıyorum. Göz önünde olmayı yıllardır istemedim, artık varız” dedi.

Yoğun sahne çalışmalarına başladığını belirten İmren, Almanya’da çekilen klipte dikkat çeken bir sahneyi anlattı: “Klipte sevgili yönetmenim bana hanımefendinin ayağını yıkayacaksın dedi. Anneme olan saygımdan dolayı Türkiye’de ilk defa belki de ben bir kadının ayağını yıkadım.”

Rap müziğe dair düşüncelerini de paylaşan sanatçı, genç isimleri başarılı bulduğunu belirterek, “Blok3 ile düet düşünüyorum. Semicenk de benim şarkılarımı söyler, onlar da beni sever” ifadelerini kullandı.

#Cengizİmren #AğaMısınPaşaMısın #YeniŞarkı #Klip #Magazin #RapMüzik #Semicenk #Blok3