Yazılar

Sağlıklı kişilerin grip aşısı yaptırması gerekmez: Yanlış!

Son günlerde görülme sıklığı artan hızla influenza (grip), her yıl dünya genelinde binlerce kişinin ölümüne neden oluyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cemal Üstün, influenzanın yüksek ateş, boğaz ve baş ağrısı, burun akıntısı, kas-eklem ağrısı, halsizlik ve öksürükle seyreden bir solunum yolu hastalığı olduğunu belirterek “Oysa influenza başta olmak üzere enfeksiyon hastalıklarının önemli bir kısmı aşılama ile önlenebilir. İnfluenzaya bağlı ölümler çoğunlukla 5 yaş altı ve 65 yaş üstü kişiler ile hamileler ve kronik hastalığı olanlardan oluşmaktadır. İnfluenza virüsü zatürreye yol açabilirken, kalp ve beyin enfeksiyonlarına da zemin hazırlayarak sakatlığa hatta ölüme neden olmaktadır. Bu nedenle her yıl grip aşısının yaptırılması büyük önem taşımaktadır” diyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cemal Üstün, toplumda grip aşısı hakkında doğru bilinen 7 yanlışı sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Cemal Üstün

Prof. Dr. Cemal Üstün

  • Influenza için aşıya gerek yoktur çünkü ciddi bir hastalık değildir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Influenza (grip) ölümle sonuçlanan ciddi hastalıklara ve ölüme yol açabilen bir hastalıktır. Dünya genelinde her yıl milyonlarca kişiyi etkilemekte ve 300 bin-650 bin arası kişinin ölümüne neden olmaktadır. Bu hastalığa bağlı, ölüm dışı gelişen sakatlık ve insan iş gücü kaybı ise çok daha fazladır. Influenzaya bağlı ölümlerin çoğu 5 yaş altı ve 65 yaş üstü kişiler ile hamileler ve kronik hastalığı olanlardan (diyabet, kanser, obezite, kalp- damar hastalığı vb) oluşmaktadır.

  • “Aşılandım ama yine grip oldum.” Aşı enfeksiyonlardan korumaz: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Her yıl, bir önceki yılda görülen influenza virüsünden elde edilen cansız aşı (öldürülmüş virüs aşısı) uygulanmakta ve yüzde 80’lere kadar koruyuculuk sağlamaktadır.

Aşı sonrası grip benzeri hastalık belirtileri olabilir. Bu durum bağışıklık sisteminin virüse karşı çalıştığının göstergesidir. Ayrıca influenza aşısı sadece influenza virüsüne bağlı en sık görülen mevsimsel gribi engeller. Diğer virüslerle oluşan solunum yolu hastalıklarını etkilemez ki bu hastalıklar daha nadir görülür.

  • Aşının ciddi yan etkileri vardır: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Aşı, hafif grip bulguları ile seyreden belirtilere nadiren neden olabilir. Bu iki-üç gün süren nadir bir durumdur. İnfluenza aşısı cansız aşı olduğundan aşı ile ilgili yan etkiler çok düşük ve önemsizdir. Yan etkiler hastaların ortalama yüzde 3-5’inde görülmektedir. Başlıca yan etkiler; grip benzeri hafif hastalık (kas ağrısı, halsizlik), aşı yapılan yerde ağrı, kızarıklık ve hafif ateştir.

  • Influenza aşısı hamilelikte yapılmaz: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Hamilelikte tüm cansız (inaktif) virüs aşıları güvenle uygulanabilir. Hamilelikte bağışıklık sistemi zayıfladığı için, anne adayları enfeksiyonlara karşı daha hassas hale gelir. Bu nedenle hem anne adayının hem de bebeğin sağlığını korumak açısından grip aşısı yaptırmak elzemdir. Özellikle gebeliğin ikinci ya da son üç aylık dönemlerinde olan anne adaylarının grip aşılarını doktor önerisiyle yaptırmaları, olası komplikasyonların önlenmesi açısından son derece önemlidir. Aşı yalnızca anne adayını değil, doğumdan sonra ilk aylarda bebeği de koruyucu bir bağışıklık sağlar.

  • Geçen yıl aşılandım, bu yıl gerek yok: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Influenza virüsü her yıl yapısını değiştirmekte ve bağışıklık sisteminden kaçmaktadır. Bu nedenle her yıl, bir önceki yıl sık görülen virüs tiplerine göre yeni aşı geliştirilmektedir. Her yıl influenza aşısı yapılmalıdır. Aşı yapıldıktan 7-15 gün sonra etkinliği başlar ve etkinliğinin yüksek olduğu dönem üç aydır. Üç aydan sonra etkinliği önemli derecede düşer. Bu nedenle ülkemizde aşıyı Kasım ayı başında veya ortasında yapmak etkinliği açısından daha faydalıdır.

  • Sağlıklı kişilerin aşıya ihtiyacı yoktur: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Sağlıklı kişiler de risk grubundakilere göre daha az olmakla birlikte hastalığı şiddetli geçirebilir. Çünkü grip virüsü her yıl değişim gösterir ve bağışıklık sistemi bu yeni virüslere karşı savunmasız kalabilir. Kişi genel olarak sağlıklı olsa bile, virüs bulaştığında ciddi hastalık tablosu gelişebilir veya çevresinde risk grubundaki bireylere hastalığı bulaştırabilir. Bu nedenle grip aşısı, sadece kronik hastalığı olanlar için değil, toplum genelinde bulaş zincirini kırmak için de önemlidir.

  • Aşılar zararlı maddeler içerir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanan tüm aşılar güveli olup, insan sağlığına zarar veren maddeler içermezler. İnfluenza aşıları da yıllardır milyonlarca kişiye her yıl güvenle uygulanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü her yıl influenza mevsimi öncesinde özellikle risk grubundaki bireylerin aşılanmasını önermektedir. Bu aşılar ciddi hastalık, hastaneye yatış ve ölüm riskini azaltarak toplum sağlığının korunmasında önemli bir rol oynar.

Boğaz manzarasında brunch keyfi

Artisan MGallery İstanbul, 9 Kasım itibarıyla başlattığı pazar “brunch”larıyla misafirlerine şehrin kalbinde keyifli bir hafta sonu deneyimi sunuyor. Her pazar 12:00–15:00 saatleri arasında Tarihi Yarımada ve Boğaz manzaralı teras katında gerçekleşen brunch, zengin menüsü ve canlı müzik performanslarıyla öne çıkıyor.

İlk etkinlik yoğun ilgi görürken, şefin spesiyalleri arasında sanayi sandviçi istasyonu, el yapımı fettuccine ve noodle, ağır ateşte pişmiş dana kaburga ve portakallı krep flambe gibi lezzetler yer aldı.

Brunch deneyimi, her hafta değişen müzik programıyla daha da renkleniyor. İlk buluşmada Doğan Karaca’nın handpan performansı ve Okan Topçu’nun klasik gitarı misafirlere unutulmaz anlar yaşattı. Saksafon, DJ setleri ve farklı enstrümanlarla zenginleşen program, her pazar farklı bir enerji yaratıyor.

Artisan MGallery İstanbul, brunchlarıyla hem yerel hem de uluslararası misafirler için yeni bir buluşma noktası olmayı hedefliyor. Sanat, müzik ve lezzetin buluştuğu bu özel deneyim, otopark imkânıyla da konforlu bir hafta sonu kaçamağı sunuyor.

#ArtisanMGallery #İstanbulBrunch #PazarKeyfi #BoğazManzarası #HaftaSonuLezzeti #CanlıMüzik #Brunchİstanbul

Sushi By The Sky başlıyor

Fairmont Quasar İstanbul, Genel Müdür Cem Akşahin liderliğinde yeni dönemde misafirlerine şehrin dinamizmini lüks ve özenle harmanlayan özel etkinlikler sunuyor. Gastronomi vizyonunu güçlendiren otel; “Fairmont Sundays”, “Sushi By The Sky” ve “Meyhane Night” konseptleriyle hafta sonlarına ve hafta içi akşamlarına farklı bir soluk getiriyor.

Fairmont Sundays: Her pazar 07:30–15:00 arasında Aila ve Ukiyo’nun canlı istasyonlarıyla zenginleşen late breakfast konsepti, Türk ve Uzak Doğu mutfağını buluşturarak misafirlere görsel ve lezzet şöleni sunuyor.

Sushi By The Sky: Çarşamba akşamları 18:00–22:00 arasında Ukiyo Restoran’da boğaz manzarası eşliğinde sushi çeşitleri ve şefin özel maki kreasyonlarıyla Uzak Doğu mutfağının incelikleri deneyimleniyor.

Meyhane Night: Michelin tavsiyeli Aila Restoran’da her cuma 18:00–22:00 arasında mevsimlik mezeler, ızgara çeşitleri ve tatlılarla geleneksel meyhane kültürü modern bir yorumla sunuluyor.

Fairmont Quasar İstanbul, bu özel etkinliklerle misafirlerine şehrin merkezinde lüks, lezzet ve unutulmaz anlar yaşatmayı hedefliyor.

#FairmontQuasarİstanbul #FairmontSundays #SushiByTheSky #MeyhaneNight #İstanbulEtkinlikleri #Gastronomi #LüksDeneyim

Rezervasyon ve bilgi için: 0536 288 41 42

Fairmont Sundays kişi başı ücreti 1.500 TL

Sushi By The Sky kişi başı ücreti 3.250 TL (Bu ücrete soft içecekler dahildir)

Meyhane Night kişi başı ücreti 3.250 TL (2 kişilik gruplara 35 cl, 4 kişilik gruplara ise 70 cl rakı verilmektedir)

 

Yarım asırlık rock yolculuğu yeni albümde

Türkiye’nin en köklü rock gruplarından 21.Peron, yarım asrı aşan müzikal yolculuğunu yeni albümü “Yeni 1973” ile bugünün dinleyicisine taşıyor. Albüm, çift 33’lük uzunçalar formatında ve tüm dijital platformlarda On Air Music Co. etiketiyle yayımlandı.

1973’te kurulan grup; saykodelik ve progresif rock’ı klasik müzik unsurları ve Anadolu ezgileriyle birleştiren özgün tarzıyla tanınıyor. 1975’te “Ümit Veren Grup” ödülünü alan, 1977’de Petruşka balesini senfonik rock formunda sahneleyen ve 1979 Eurovision Türkiye elemelerinde halk jürisinin birincisi olan 21.Peron, Türkiye rock tarihine damga vurmuş bir grup olarak öne çıkıyor.

Yeni albüm, daha belirgin saykodelik-progresif motifler, çok sesli vokaller ve organik tınılarla dikkat çekiyor. Kapak tasarımı grubun basçısı Cenk Dereli tarafından hazırlandı. Parçalar 2016–2023 yılları arasında İzmir’de kaydedildi, vinil baskı için özel mastering uygulanarak dinamik aralık korundu.

#21Peron #Yeni1973 #TürkRock #SaykodelikRock #ProgresifRock #VinilAlbüm #OnAirMusic

Four Seasons’ta 2026’ya zarif başlangıç

Four Seasons Hotels Istanbul, yılın en büyüleyici günlerinde misafirlerini iki farklı atmosferde ağırlıyor. Tarihi zarafet ve Boğaz’ın büyüsü, yeni yılı unutulmaz kılarken oteller, özel dekorasyonları ve sürprizleriyle misafirlerine eşsiz bir deneyim sunuyor.

Four Seasons Hotel Bosphorus, 31 Aralık’ta Şevval Sam’ın sahne alacağı “Yeni Yıl Galası” ile misafirlerini karşılıyor. Aynı gece AQUA Restaurant’ta “Moonlight Soiree” menüsü eşliğinde Boğaz manzarasında kutlama yapılacak. Özel igloo’lar, buz temalı bar alanları, lazer şovları ve DJ performanslarıyla eğlence zirveye taşınacak. Ayrıca Aralık boyunca Raclette akşamları, “Festive Pop-Up” mağazası ve “Gingerbread House Yapımı” etkinlikleriyle misafirler için farklı deneyimler sunulacak.

Four Seasons Hotel Sultanahmet ise “Silver Spark” konseptiyle düzenlenecek gala yemeğinde seçkin menüsü ve canlı performanslarla yılın son gecesini unutulmaz kılacak. Lingo Lingo Lounge & Bar’daki geri sayım etkinliği ve yılın ilk gününde AVLU Restaurant’ın ikonik brunch’ı misafirlere keyifli bir başlangıç sunacak. Aralık boyunca “Royal Festive Tea Time” ve Noel yemekleri de tarihi atmosferde özel bir deneyim yaşatacak.

#FourSeasonsIstanbul #YeniYıl2026 #Bosphorus #Sultanahmet #ŞevvalSam #YılbaşıGalası #MoonlightSoiree #FestiveSeason #İstanbulEtkinlikleri #LuxuryLifestyle

Hüseyin Tatlı “Artık Şarkılarım Konuşacak”

Arabesk müziğin efsane ismi İbrahim Tatlıses’in kardeşi Hüseyin Tatlı, müzik piyasasına hızlı bir geri dönüş yaptı. “Ah Ulan Ah” ile büyük yankı uyandıran genç sanatçı, Kasım ayının ilk haftasında yayımladığı Kürtçe şarkı “SEV” ile müzikal yolculuğunda yeni bir sayfa açtı.

“Artık konuşan ben değil, şarkılarım olacak” diyerek iddialı bir çıkış yapan Tatlı, arka arkaya gelen projeleriyle müzik camiasında “Yeni bir Tatlıses rüzgârı mı esiyor?” sorularını gündeme taşıdı. Görünen o ki Hüseyin Tatlı, önümüzdeki dönemde magazin dünyasında adından daha çok söz ettirecek.

#HüseyinTatlı #AhUlanAh #SEV #YeniŞarkı #MüzikDünyası #TatlısesRüzgarı #Arabesk #KürtçeŞarkı #Magazin

Ülkemizde her yıl yaklaşık 150 bin bebek prematüre doğuyor!

Prematüre doğum dünya genelinde ve ülkemizde çok önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Yenidoğan bebek ölümlerinin yanı sıra uzun vadeli sağlık sorunlarının başlıca nedenlerinden biri olan prematüre doğumlar, aynı zamanda aileleri, toplumu ve ekonomiyi etkileyen çok yönlü sonuçlara neden olabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre; dünyada tüm doğumların yaklaşık yüzde 10’u preterm doğum olarak gerçekleşiyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi Sorumlu Neonatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Korkmaz Toygar, dünyada her yıl yaklaşık 15 milyon bebeğin vaktinden önce dünyaya geldiğine dikkat çekerek, “Türkiye İstatistik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı verileri de ülkemizde prematüre doğum oranının yüzde 10-12 arasında seyrettiğini ortaya koymaktadır. Buna göre, Türkiye’de her yıl 130-150 bin bebek prematüre olarak dünyaya gözlerini açmaktadır” diyor. Yürekleri ferahlatan haber ise geçmişte yaşama şansı çok düşük kabul edilen prematüre bebeklerin artık çok daha yüksek bir oranda hayata tutunabilmeleri.  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ve Neonatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Korkmaz Toygar, prematüre bebeğin sağlıklı bir şekilde yaşatılmasının çok büyük bir emek, sabır ve incelik isteyen oldukça uzun bir süreç olduğunu belirterek, “Bu süreçte en önemli kilometre taşları gelişmiş bir yenidoğan yoğun bakım ünitesinin yanı sıra bilgili, tecrübeli, kalplerinde insan ve bebek sevgisi, şefkat, merhamet, sabır, dikkat, özen ve fedakarlık hissi olan hekimler, hemşireler ve yardımcı sağlık personelidir. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinden taburcu olduktan sonra özellikle 3 yaşına kadar olan dönem çok önemli olup, anne ve babanın işbirliği, bakımı, ilgisi ve sevgisi prematüre bebeklerin sağlıklı çocuklar olarak büyümeleri için çok önemlidir” diyor.

Prof. Dr. Ayşe Korkmaz Toygar

Prof. Dr. Ayşe Korkmaz Toygar

En önemli nedeni riskli gebelik!

Normal gebelik süresi 37-42 hafta arasında oluyor. Gebeliğin 22. haftası ile 37. haftasından önce doğan bebekler “prematüre bebek” olarak adlandırılıyor. Prematüre doğumların en önemli nedeni ise yüksek riskli gebelikler. Annenin küçük ya da ileri yaşta olması, sık gebelik ve doğum, yetersiz beslenme, yetersiz gebelik izlemi, çoğul gebelikler, enfeksiyonlar, kronik veya gebelikte ortaya çıkan hastalıklar (hipertansiyon, preeklampsi, diyabet vb.) tütün ve bağımlılık yapıcı madde kullanımı gibi etkenler de prematüre doğum riskini arttırıyor.

Yaşam oranlarında belirgin artış görülüyor

Dünyada ve ülkemizde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nın bir yandalı olan Neonatoloji (yenidoğan sağlığı ve hastalıkları) alanında yaşanan bilimsel ve teknolojik gelişmeler prematüre bebeklerin yaşama şansını belirgin şekilde artırıyor.  Neonatologların sayılarının artması, ülke genelinde fizik-teknik ve personel altyapısının çoğalması, gelişmiş yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin kurulması ve daha pek çok etken, prematüre bebeklerde yaşama şansını yükselten etkenleri oluşturuyor. Türk Neonatoloji Derneği’nin her yıl ülkemizde yaklaşık 60 hastanenin yenidoğan yoğun bakım ünitesi verileriyle yaptığı istatistiklere göre; 2024 yılında  prematüre bebeklerde yaşama oranlarında dikkat çeken artışlar kaydedildi.

Gebelik haftasına göre yaşama oranları

Aşağıdaki veriler, gebelik haftası arttıkça yaşam şansının oldukça yükseldiğini ortaya koyuyor.

  • 22-24 hafta: Yüzde 31
  • 25-26 hafta: Yüzde 64
  • 27-28 hafta: Yüzde 82

Doğum ağırlığına göre yaşama oranları

Özellikle 1000 gram üzerindeki bebeklerde yaşama oranlarının yüzde 94’e ulaşması, yenidoğan bakımındaki ilerlemelerin ne kadar etkili olduğunu gösteriyor.

  • <500 gr : Yüzde 19
  • 500-749 gr: Yüzde 47
  • 750-999 gr: Yüzde 74
  • 1000-2499 gr: Yüzde 94

En etkili önlem sağlıklı bir gebelik sağlamak

Prof. Dr. Ayşe Korkmaz Toygar, prematüre bir bebekte gelişebilecek komplikasyonları önlemek veya azaltmak için en önemli önlemin öncelikle sağlıklı bir gebelik sürecini sağlamak olduğunu belirtiyor. Annenin gebelik öncesinde, sırasında ve sonrasında Kadın Hastalıkları ve Doğum hekimi tarafından düzenli aralıklarla tıbbi izleminin yapılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Ayşe Korkmaz Toygar, alınması gereken diğer önlemleri şöyle özetliyor: “Anne adayının doğru beslenmesi, alkol ve sigaradan uzak durması, hipertansiyon, enfeksiyon ve diğer tıbbi durumların erken tedavi edilmesi, erken doğum riskinin ortaya çıkması halinde doğumun geciktirilmesi için ilaç tedavisi, olası enfeksiyon varlığında antibiyotik tedavisi, anneye prematüre bebekte gelişebilecek akciğer hastalıklarının riskini azaltan steroid iğnesinin yapılması gibi  yaklaşımlar önem taşımaktadır.”

3 yaşına kadar yaşıtlarına ulaşabiliyor, ancak…

Prematüre bebeklerin büyük çoğunluğu üç yaşına kadar, bir bölümü de ergenlik çağında kendi yaşıtlarının fiziksel ve nörogelişimsel durumuna ulaşabiliyorlar. Prof. Dr. Ayşe Korkmaz Toygar, ancak anne karnındaki dönemde ve yenidoğan döneminde ciddi solunum, nörolojik ve enfeksiyon hastalıklarından etkilenen prematüre  bebeklerde yaşam boyu sürebilecek sorunların görülebileceğini anlatarak, “Bu nedenle, özellikle yüksek riskli prematüre bebeklerin yenidoğan yoğun bakım ünitesinden taburcu edildikten sonra birçok  açıdan multidisipliner bir uzman grubu tarafından düzenli olarak izlenmeleri ve fizik tedavi, beslenme güçlüklerine yönelik tedaviler,  nörogelişimsel tedaviler, görme ve işitme sorunlarına yönelik tedaviler ile özel eğitim gibi gerekli tedavi yaklaşımlarının erkenden başlatılması gerekmektedir” bilgisini veriyor.

Hayati önem taşıyan 7 kural!

Prematüre bebeklerde hastaneden taburculuğun ardından ebeveynlerin dikkat etmeleri gereken pek çok önemli nokta var. Prof. Dr. Ayşe Korkmaz Toygar, hayati önem taşıyan önerilerini şöyle sıralıyor:

  • Bebeğin günlük bakımında el temizliğine çok dikkat edilmesi.
  • Özellikle üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarından korunması için gerektiğinde maske takılması.
  • Bebeğin öpülmemesi, hasta olan kardeşlerden ve kişilerden uzak tutulması.
  • Bağışıklığın güçlenmesi ve nöropsikolojik gelişimi için mümkünse özellikle anne sütü ile beslenmesi.
  • Düzeltilmiş yaşına uygun şekilde ek gıdalara geçildikten sonra aşırıya kaçmadan temel besin öğelerini alacak şekilde beslenmesi.
  • Evde anne ve babanın birlikte sıcak bir ilgi ve sevgi ortamı oluşturmaları.
  • Taburculuk sonrasında tıbbi izleminin düzenli ve doğru bir şekilde yaptırılması, motor, nörolojik ve gelişimsel fonksiyonların iyileştirilmesine yönelik uygulamaların erkenden başlatılması.

#PrematüreDoğum #HalkSağlığı #Yenidoğan #Neonatoloji #AcıbademÜniversitesi #PrematüreBebek #Sağlık #TürkiyeSağlık #YoğunBakım #AnneBabaDesteği #ÇocukSağlığı #SağlıkHaberleri #ToplumSağlığı #BebekSağlığı

Elif Onay’dan yeni şarkı: “İnatla”

Alternatif pop sahnesinin dikkat çeken isimlerinden Elif Onay, yeni teklisi “İnatla” ile müzikseverlerle buluştu. Söz ve müziği Ateş Atilla, düzenlemesi ise Nurettin Çolak imzası taşıyan şarkı; duygusal pop ve R&B arasında zarif bir denge kuruyor.

Bir ayrılığın ardından gelen kabullenemeyişi, yarım kalmış duyguları ve özlemi işleyen “İnatla”, geçmişin yankılarını bugünün sessizliğiyle buluşturarak kırılgan ama güçlü bir duygu dünyası sunuyor. Elif Onay, özgün vokali ve samimi anlatımıyla alternatif müzik sahnesindeki yükselişini sürdürüyor.

#ElifOnay #İnatla #YeniŞarkı #AlternatifPop #TürkMüziği #RNB #MüzikHaber #YeniTekli #AteşAtilla #NurettinÇolak

Alança’dan güçlü bir dönüş: “Tutuşursa” yayında

Başarılı şarkıları “Haberin Yok”, “Tek Yol Senmişsin” ve “Başka Bir Dünya” ile müzik dünyasında kendine sağlam bir yer edinen Alança, yeni single’ı “Tutuşursa” ile dinleyicilerle buluştu.

Sözü ve müziği sanatçının kendisine ait olan parça; acı, öfke ve kabullenişi aynı potada eriterek aşkın en yanıcı hâlini anlatıyor. Rock müziğinde özlenen duygusal samimiyeti yeniden hatırlatan şarkı, dinleyiciyi içsel bir yüzleşmeye davet ediyor.

Prodüksiyon, kayıt ve düzenlemede Güney Marlen imzası bulunurken; mix & mastering sürecinde Evren Arkman, davullarda Cemil Can Çolak, gitarda Güney Marlen ve kemanda Alança yer aldı. “Tutuşursa”, Avrupa Müzik etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında.

#Alança #Tutuşursa #YeniSingle #RockMüzik #AvrupaMüzik #MüzikHaber #YeniŞarkı #AlternatifRock #TürkMüziği

Nevzat Sayın “Nasıl Yapmalı?”

Usta mimar Nevzat Sayın, Kastamonu Entegre ve Yapı Kredi Yayınları iş birliğiyle yayımlanan “Nasıl Yapmalı?” kitabını dört haftalık bir ders serisine taşıyor. Kasım ayı boyunca her pazartesi düzenlenen buluşmalarda, mimarlık öğrenimi ile yapma bilgisi arasındaki bağ yeniden ele alınıyor.

Kitapta yer alan Silahtarağa Termik Santrali’nin dönüşüm süreci, derslerin çıkış noktasını oluşturuyor. Sayın, mimarlığın yalnızca çizimlerden ibaret olmadığını; inşa etme bilgisinin ve üretim sürecinin eğitimin merkezinde olması gerektiğini vurguluyor.

Serinin üçüncü oturumu 17 Kasım’da Yapı Kredi Kültür Sanat Loca’da, final dersi ise 24 Kasım’da Kastamonu Entegre Genel Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Modernle geleneği buluşturan bu özel mekân, mimarlık düşüncesi ile miras arasındaki bağı görünür kılacak.

#NevzatSayın #NasılYapmalı #MimarlıkDersleri #KastamonuEntegre #YapıKrediYayınları #MimarlıkEğitimi #İstanbulEtkinlik #KültürSanat