Yazılar

Ailesi çektiği klip 1 günde 2 milyon izlendi

Ailesi çektiği klip 1 günde 2 milyon izlendi

Sanatçı Doğuş, sözü ve müziği kendisine ait “Mahnı” isimli şarkısını tüm dijital platformlardan müzik severlerin beğenisine sundu. Ailesine yazdığı “Mahnı” isimli şarkısını Azerbaycan’da kliplendiren Doğuş’a, eşi Hoşkedem Hidayetkızı, oğulları Arda ve Arın’da eşlik etti. Dijital platformlarda büyük ilgi gören şarkının klibi bir günde 2 milyon izlenerek bir rekora imza attı. İlk kez eşi ve çocuklarıyla kamera karşına geçip klip çeken Doğuş, ”Aile her şeyden önemli uzun zamandır bu proje aklımdaydı. Çocuklarıma da bir anı kalsın istedim. Şarkının yakaladığı başarıdan da oldukça mutluyum. Klibe renk kattıkları için eşim Hidayet Hoşkedemkızı’na oğullarım Arda ve Arın’a da çok teşekkür ederim” dedi.

 

Artweeks@Akaretler kapılarını açtı

Artweeks@Akaretler kapılarını açtı

Artweeks@Akaretler, iş, sanat ve cemiyet dünyası isimlerin katılımı ile kapılarını açtı.

Bilgili Holding ev sahipliğinde, İstanbul’un önde gelen yaşam ve kültür sanat destinasyonlarından Akaretler Sıraevler’de Artweeks@Akaretler başladı. Farklı disiplinlerden pek çok özgün ve yeni eserlerin sunulduğu bu yeni edisyon 2-13 Kasım tarihleri arasında izleyiciler ile buluşuyor.

Tema-K kadınları Edinburg’u keşfe çıktı

Tema-K kadınları Edinburg’u keşfe çıktı

“Türkiye Çöl Olmasın” sloganı ile kurulan TEMA Vakfı, çalışmalarına destek sağlamak üzere cemiyet hayatının ünlü hanımları Edinburg keşfe çıktı.

Kaynak Çalışma Grubu (TEMA-K) “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” konseptiyle her yıl bir yurtdışı seyahati düzenliyordu, Pandemiden dolayı iki yıldır erteledikleri Edinburg seyahati geçtiğimiz hafta gerçekleşti. TEMA-K gönüllü grubundan Esra Öztürk’ün yöneticiliğinde Edinburg gezisine cemiyet hayatının ünlü hanımları ilgi gösterdi.

Yaklaşık yirmi TEMA-K Gönüllüsü hanımın katıldığı gezide Georgian House, Edinburg Kalesi, Royal Mile, The Kelpiest, National Monument tarihi yerleri gezilirken son akşam yemeği Winton Castle’de yenildi.

TEMA-K Gönüllüleri adına konuşan Esra Öztürk, “TEMA-K Gönüllüleri olarak yaklaşık 20 yıldır gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla TEMA Vakfı’na destek veriyoruz. Bugün yaptığımız çalışmaların yüzlerce çocuğun hayatına olumlu etki edecek olması ve gelecek nesillerin hayatına önemli katkılar sağlaması bizim için büyük bir mutluluk kaynağıdır. Bugüne kadar TEMA-K’nın verdiği destek ile on binlerce çocuk doğa eğitim programlarına katıldı. Desteklerimizi yeni etkinliklerle sürdüreceğiz” dedi.

xKoton koleksiyon’a özel alışveriş etkinliği

xKoton koleksiyon’a özel alışveriş etkinliği

Ayşegül Afacan Köksal’ın özgün tasarımlarının Koton’la buluştuğu  Ayşegül Afacan x Koton koleksiyonu özel alışveriş etkinliğiyle tanıtıldı.

Modern stiliyle ilham veren Ayşegül Afacan Köksal, Koton ile hayata geçirdiği ilk koleksiyonunda, şehirli kadının seçkin görünümleri için klasik parçaları, sonbahar – kış trendleriyle birleştiriyor.

Klasik, güçlü ve yalın tasarımların yer aldığı koleksiyon, şehirli iş kadınını yeni sezonun trend görünümleriyle buluşturan ‘Elegan Suit’, ‘Winter Marine’ ve ‘Shiny Grey’ olmak üzere üç temadan oluşuyor.

Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz ve Ayşegül Afacan Köksal ev sahipliğinde gerçekleşen özel alışveriş etkinliğine iş, sanat, influencer, moda ve cemiyet dünyasından birçok seçkin sima katıldı.

 

 

 

 

 

 

Mustafa V. Koç Spor Ödülü’nün sahibi “Adım Adım Oluşumu” oldu

Mustafa V. Koç Spor Ödülü’nün sahibi “Adım Adım Oluşumu” oldu

Yardımseverlik koşuları ile bireylerin ve kurumların spor yoluyla harekete geçmesini sağlayarak toplumsal dayanışmaya ilham kaynağı olan “Adım Adım Oluşumu”, altıncı kez düzenlenen Mustafa V. Koç Spor Ödülü’nün sahibi oldu. Spor ve önceliklendirdiği “iyilik” odağı ile kitlelerde olumlu etki yaratan Adım Adım’ın kuruluş felsefesini oluşturan birliktelik, birlikte başarma, takım ruhu oluşturma, yardımseverliği ön plana çıkarma, dostluğu pekiştirme gibi değerler, Mustafa V. Koç Spor Ödülü Jürisi tarafından ödüle lâyık görülen ilk kurum olmasını sağladı.

Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Mustafa V. Koç Spor Ödülü Jüri Başkanı Caroline N. Koç ödül töreninde yaptığı konuşmada, “Mustafa Koç Spor Ödülü, Sevgili Mustafa’yı hep birlikte anmak, Mustafa’yı Mustafa yapan değerleri anımsamak; O’nun spora ve sporcuya verdiği kıymeti tüm kamuoyuyla paylaşmak açısından çok değerli bir fırsat. Mustafa, her zaman hayattan büyüktü ve onu her daim milyonların kalbinde yaşatacak bir hayat yaşadı. Bugün yine çok sevdiği, gücüne inandığı bir konu olan spor ile ve sahip olduğu tüm insani değerlere dokunarak adını anıyor olmak ve bunu sizlerle paylaşmak büyük mutluluk” dedi.

Doha’dan daha fazlasını keşfedin

Doha’dan daha fazlasını keşfedin

Katar, Dünya Kupası’nın ardından her biri bütçeye uygun çok çeşitli etkinlikler ve görülecek yerler ile Türk ziyaretçilerini ağırlamaya hazır.

Uzun bir çalışma yılının ardından hak edilen bir mola isteyenler için Katar gerçek misafirperverliği sunan dünyanın en güvenli ülkelerinden biri. Zengin bir yemek, macera, plaj ve kum tepeleri çeşitliliğinin yanı sıra Katar’da Doha’dan daha fazlasını bulmak mümkün.

Doha

Doha’dan Daha Fazlasını Keşfedin

Katar, çağdaşa doğru ilerlerken bile mirasına tutunan başkenti Doha’nın yanı sıra diğer küçük şehir ve kasabalarıyla da öne çıkıyor. Bu kasabaların kimisi limanlarıyla dikkat çekerken kimisi ise gelişen petrol ve gaz endüstrisini temsil ediyor.  Ziyaretçiler, bölgenin tarihine ışık tutan köyleri, arkeolojik alanları, adaları, doğal mangrovları, altın kumları, mavi-yeşil suları ve çok daha fazlasını keşfedecek.

Doha

 Al Khor 

Katar’ın kuzeyinde bulunan Al Khor, Katar’ın doğa harikalarından antik Ain Hleetan Kuyusu ve Al Khor Kuleleri, Thakira Mangrovları, Mor Ada, Al Farkiah Plajına ev sahipliği yapıyor. Al Khor Parkı, Hayvanat Bahçesi ve İlk FIFA Dünya Kupası Katar 2022 maçının oynanacağı Bayt Stadyumu da bu şehirde görülmeye değer yerler arasında…

Al Khor Park ve Hayvanat Bahçesi: Bakımlı çimenler, taze çiçekler, gölgeli ağaçlar, taze ve yeşil bir ortamda eğlenmek için birçok eğlenceli aktivite sunuyor.  Herkes yaş grubuna hitap eden etkinlikler olması nedeniyle tüm aile bireyleri için harika bir cazibe merkezi konumunda. Parka eklenen yeni ve heyecan verici bir hayvanat bahçesi, müze, kaykay alanı, biri büyük çocuklar için, diğeri küçük çocuklar için olmak üzere iki ayrı çocuk oyun alanı dikkat çekiyor. Parkta tavus kuşlarını ve diğer kuşları barındıran devasa bir kuş kafesi, bir Amfitiyatro, çocukların gözdesi olan pille çalışan bir tren ve çok daha fazlası var.

  • Al Thakira Mangrovları: Al Thakira Mangrovları, Katar’daki en eski ve en büyük mangrov rezervi olarak kabul ediliyor. Ziyaret etmek için güzel bir yer ve çok sakin; plaj alanı yüzmek, güneşlenmek veya sadece uzanıp dinlenmek için ideal. Kayık ve kuş gözlemciliği için harika bir lokasyon.
  • Mor Ada: Al Khor bölgesinde mutlaka görülmesi gereken bir doğa harikası Mor Ada veya Bin Ghannam Adası, Al Thakira Mangrovlarına yakın mesafede bulunuyor. Adanın adı, bölgenin MÖ 2. bin yılda Kassit kontrollü mor boya endüstrisinin ana bölgesi olduğu eski zamanlardan geliyor. Bugün, ziyaretçiler adanın etrafında kanoyla dolaşabilir, yürüyüş yapabilir ve doğal güzellikler, egzotik flora ve fauna ile çevrili rustik bir deneyim sunan tesis bünyesinde kamp yapabilir.

Katar’da havanın daha serin olduğu Kasım ve Şubat ayları arasında Al Thakira Mangroves ve Purple Island’ı ziyaret etmek için en iyi zaman olduğunu söylemek mümkün.

Doha

Madinat Ash Shamal 

Madinat Al Shamal, Katar’ın en kuzeyinde, 1970’lerde ortaya çıktığı ucun hemen yakınında yer alıyor. Bugün muhtemelen Katar’ın en az nüfuslu bölgesi olmasına rağmen, terk edilmiş balıkçı köyleriyle çevrili.  Ziyaretçiler dinlenmek, güneşin ve deneyimin tadını çıkarmak için bir dizi plaj ve Madinat Ash Shamal’ın yıl boyunca sundukları doğa için için bölgeye akın ediyor.

  • Plajlar: Fuwairit Plajı, Hawksbill deniz kaplumbağalarının kuluçka yeridir ve her yıl Nisandan Temmuza kadar, kaplumbağaların rahatsız edilmemesi ve doğal ortamlarında özgür hissedebilmeleri için kuluçka mevsiminde ziyarete kapatılıyor. Fuwairit Plajı, Shamal Plajı, Maroona Plajı, Azerbaycan Plajı ve Al Ghariyah Plajı, hepsi Shamal bölgesinde yer alıyor ve her plaj kumlu plajları, berrak suları ve doğayla iç içe olabileceğiniz sakin bir ortam ile kendi tarzında benzersiz.

Al Ruwais

Al Ruwais, Madinat Ash Shamal’ın doğusunda yer alıyor ve bazı harika simge yapılara sahip küçük bir sahil kasabası.

  • Al Ruwais Plajı: Güneşin doğuşunu veya batışını tüm ihtişamıyla izlemek istiyorsanız mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden biri… Al Ruwais’in sessiz bir köşesinde yer alan bu plajdaki yeşil-mavi su berrak ve sığdır, bu nedenle suyun ayaklarınızın üzerinden akmasına izin vermek ve kumda çıplak ayak yürümek, bu güzel, katkısız kumsala aşık olacaksınız.

Doha

Abu Dhalouf

Abu Dhalouf, Madinat Ash Shamal’ın batısında yer alan ve neredeyse onun bir parçası gibi görünüyor. Sakin bir kasaba olmasının yanı sıra Katar’ın en güzel parklarından biri olan Abu Dhalouf Park’a sahip.

  • Abu Dhalouf Park, Katar’ın en güzel parklarından biridir. Küçüğünden büyüğüne herkese hitap ediyor. Park gür ağaçlar, çitler ve rengarenk çiçeklerle dolu. Büyükler piknik yaparken, çocukların eğlenip oyun oynayabileceği iki oyun alanı bulunuyor. Küçük çocukların da suyun tadını çıkarabilmesi için sığ suları olan bir plaja açılan hoş bir mekan. Buradaki manzaralar harika ve Madinat Ash Shamal’daysanız, bu park kaçırılmamalı.

Doha’dan daha fazlasını keşfedin

Mesaieed 

Mesaieed, Katar’daki bir başka petrol ve gaz merkezi ve 20. yüzyılda birinci derecede önemli bir alan olarak kabul edildi.  Katar’ın güneydoğusunda yer alan, Qatar Petroleum çalışanlarına ev sahipliği yapmasının yanı sıragüzel plajlar ve altın kum tepeleri ile çevrili.

  • Sealine Plajı: Mesaieed’deki en popüler plajlardan biri. Aileler ve arkadaş grupları için ideal aktiviteler sunuyor. Yüzme, deveye binme, safari turları, kampçılık, kum tepeleri ve kum tepelerinde yarıştığını göreceğiniz tüm arazi araçlarını içeren ancak bunlarla sınırlı olmayan çok çeşitli aktiviteler sunuyor. Katar’da gün doğumunu veya gün batımını yakalamak için harika bir kumsaldır ve bölgede kamp yapmak harika bir deneyim vadediyor.
  • Şarkı Söyleyen Kum Tepeleri: Adından da anlaşılacağı gibi, müzik yapan ya da sesler gibi şarkı söyleyen Şarkı Söyleyen Kum Tepeleri’ni bu alanda, hilal şeklindeki kum tepeleri grubunda da bulabilirsiniz. Bu “şarkı”, kum tepelerinde koşma, yürüme veya kaymanın neden olduğu sürtünme veya rüzgardan kaynaklanıyor.

Dice Kayek şimdi Doha’da

Dice Kayek şimdi Doha’da

 İstanbul ve Paris merkezli moda markası Dice Kayek, Harvey Nichols Doha’nın içindeki ilk pop-up mağazasını açtı.

Katar’ın başkentinde bulunan Harvey Nichols Doha’da açılan Dice Kayek pop-up mağazası 3 Aralık’a kadar moda severlerle buluşacak.

Pop-up mağazada, Dice Kayek’in Sonbahar-Kış 2022 koleksiyonunun yanı sıra bu mağaza için özel olarak tasarlanan aksesuar ve elbise koleksiyonu satışa sunuluyor. Markanın el işlemesi ve Swarovski kristal taşlı elbiseleri, Harvey Nichols Doha’nın içinde yer alan pop-up mağazada sunulan heyecan verici seçkinin bir parçası olarak öne çıkıyor.

 

Miniklere özel Halloween partisi

Miniklere özel Halloween partisi

Dünyanın her yerinde kutlanan Halloween yani Cadılar Bayramı ülkemizde de kutlanmaya başlandı. Özellikle çocukların çok sevdiği Cadılar Bayramı geçtiğimiz gün Tarabya’da bulunan HOP (House Of Play)’de muhteşem bir etkinlikle kutlandı.

Seda Sakarya, Begüm Aydemir ve Damla Özsırkıntı’nın organize ettiği Halloween Partiye yaklaşık 250 çocuk aileleri ile birlikte katıldı.

Pandemi sürecinde çocukların özlediği sınırsız eğlence gün boyunca sürerken çocuklar gönüllerince eğlenip coştular. Açık ve kapalı alanlarda 0-12 yaş aralığında çocuklar çeşitli atölyeler ve oyun alanlarında arkadaşları ve aileleri ile güzel vakit geçirdi. Çocukları şimdiden yılbaşı heyecanı sardı, HOP’da yılbaşı etkinlikleri 1 hafta süreceğinden çocuklar heyecanla bu etkinliği bekliyorlar.

Atiye “Yeniliklere ayak uyduran ayakta Kalacak”

Atiye “Yeniliklere ayak uyduran ayakta Kalacak”

Hayatın ritmini yakalayabilenlerden… Üç yıldır yoktu. Bu dönemi; “Planlı bir ayrılık değildi. Pandemi hiç birimizin öngöremediği bir şeydi. Hiç ara vermedim, üretmeye devam ettim işte yeni çalışmalarımla buradayım” dedi. Süreci üreterek geçirdi, çalıştı, zamanın ruhuna, ritmine içindeki bitmeyen enerjisi ile her zaman yetişmeyi bildi.  Bu süreçte ayrı boyuta geçerek anneliği de öğrendi. Ve şimdi yine yeniden başarılarına yenilerini eklemek için yola koyuldu.  Müzikleriyle, sözleriyle, danslarıyla kısaca Türk Pop müziğinde kendi ritmini başarıyla sürdüren genç sanatçı Atiye bu ayki kapak söyleşi konuğumuz. Son dönemlerde ekranlarda, sahnelerde eskisi kadar bulunmayan sanatçı ile sanatında geldiği noktayı, neler yaptığını, kazanımlarını, yeni çalışmalarını sizler için konuştuk. Keyifle okumalar dileriz.

Atiye

Atiye nerelerdeydi? Neler oldu hayatınızda? 

Atiye hep buradaydı. Müzik, dans ve ben bir aradaydık. Bunlar benim vazgeçilmez tutkularım. Pandeminin ilan edildiği gün klip çekimindeydik. Her şey hazırdı. Çıkış tarihimiz bile belliydi. Bir anda her şey değişti. Psikolojik olarak zor bir süreçten geçtik dünya genelinde… Böyle bir dönemde çıkış yapmak yerine enerjisi daha güzel bir zamanda harekete geçelim istedik. Ama sürecin bu kadar uzayacağını biz de ön görememiştik. Bu arada annelik ve pandemi sonrası uyum süreci ve dünyanın çeşitli yerlerinde kayıtlarını yaptığımız çalışmalar, gel gitler, şarkılar

derken tüm bu işlerin sonunda albümün çıkması 3 yılı buldu. Albümü Ses Seda Yok ile başladık tanıtmaya… Allem Kallem, Dalgana Bak ile yola devam ettik. Şimdi de Z kuşağının çok sevdiği ‘Kendime Not’ ile devam ediyoruz.

 Artık bir anne Atiye var karşımızda… Annelik size ne kattı?

Ben açıkçası bu konularda ballandıra ballandıra duygularımı anlatmaktan hoşlanmıyorum. Çünkü çok özel duygular. Çocuk İsteyen var, istemeyen var, isteyip bir sebepten sahip olamayan var. Böyle bir hassasiyetim var. Tek diyebileceğim isteyen herkese Allah nasip etsin. Ferah Feza benim dünyam, her şeyim. Daha duygusal, sabırlı, kızı için fazlaca hayalleri olan bir anne oldum. Kızımla vakit geçirmeye bayılıyorum. Ondan bir sürü şey öğreniyorum.

Müzik dünyasına ara verdiğiniz hep konuşuldu? Bu doğru bir yakıştırma mı? Müziğe ara verdiniz mi?

Hayır… Hiç ara vermedim. Sadece hazırlığını yaptığımız işi Pandemi nedeniyle doğru zamanı bekleyerek geç sumak zorunda kaldık. Koca bir albümü bitirdik. Bol bol beste yaptık. Kızımı dünyaya getirdim. Ona bol bol gönlümce vakti ayırdım. Film izledim. Kitap okudum, yeni döneme hazırlandım. Bahçede vakit geçirdim. Ağaçlar ve bitkiler hakkında daha fazla bilgiye sahip oldum. Eskiden beri doğayı severim. Aramızda güçlü bir bağ oluştu. Doğum andan itibaren müzikle nefes alıp vermeye ve yaşamaya başladım. Baştan aşağı arınma gibi bir süreç geçirdik.

Atiye

 Yeni parçanız ve albümünüzden bahseder misiniz?

Albüm adı gibi tam deli işi oldu. Sürekli farklı ülkelerde yeni insanlarla tanışarak ve çalışarak. Kendimize özgü melodileri, farklı kültürlerin motifleriyle harmanlayarak başka ve sound olarak güçlü bir albüm yapmak istedik. Kendimizi tekrar ederek kolaya kaçmak yerine yenilikleri takip edip onları uyguladık. Müzikal olarak Türkiye’de yapılan pop müziğin üzerinde güçlü soundu ve lirikleri olan bir albüm oldu. Rap şu anda çok revaçta. Bizim gibi müzik yapanlar son dönemde iyi işler ortaya çıkarmaya başladı. Pop müzikteki duraklama döneminin yeniden yükselişe geçmesine katkı sağlayacak bir albüm oldu. Kocaman bir ekiple, dünya işi yaptık.

Bu albümde süreç nasıldı anlatır mısınız kimlerle çalıştınız?

Çok uzun süren bir çalışma sürecinden geçtik.  Üç ay Hindistan’da kaldım.. Hem onların danslarını öğrendim, hem de yerel ve dünyaca ünlü Hintli müzisyenlerle kayıtlarda çalıştık.

Yunanistan’a gittik. Orada a dünyaca ünlü darbukacı benim için özel ürettiği bir enstürman aldım. Tam dünya işi olan, her notasında büyük emeğin olduğu bir albüm oldu.

Albüm ya da single hikâyesinden bahseder misiniz? Ne tür parçalar var? 

Nitelikli ve kimlik, etnik ögelerin fazlaca yer aldığı ama günümüz dünyasının soundlarının bulunduğu fusion pop bir albüm yaptık.

Çok genç yaşat sizi tanıdık. O günkü Atiye ile bugün atiye arasında annelik dışında nasıl bir fark var?

Okuyan, dinleyen kendini hep bir adım öteye taşıyan bir Atiye oldum. Çok çalıştım. Var olduğum yeri çalışarak emeğimle elde ettim. Yıllar içinde ne istediğini bilen kendinden çok emin bir noktadayım.

Atiye

Size ilham olan isimler oldu mu? Kimler?

Sadece bir kişiyi örnek gösteremem ama birçok farklı müzik stillerini dinliyorum. Çoğunun adını bile bilmezsiniz. Ama Madonna, Michael Jackson, Sting, George Michael, Prince de severim.

Pop müzik genel anlamda sizce durakladı mı? 

Her şey de olduğu gibi… Aslında bir duraklama dönemi değil de üretim azlığı oldu diyebiliriz. Müzik zevkleri ve eğilimleri değişti. Bu yeniliklere ayak uyduran ayakta kalacak.

Siz çok sevilen, çok yerde parçaları çok çalınan, dinlenilen bir isim oldunuz… Olmadığınız dönemler merak uyandırdı doğal olarak. Dinleyicilerinin bu sadakatini nasıl yorumluyorsunuz?

Gerçek sanatçı sanatıyla her zaman anılır. Bizi var eden üretimlerimiz. E sosyal medya gerçeği de var.  Sekiz yıl önce söylediğim bir şarkı yeniden Tik Tok’ta viral oldu. Ya da birinin dans videosunda benim söylediğim bir şarkıyı kullanıp onun popüler yapması gibi konularda aktif olarak sahnede olmasam da var olmamı desteklediler. Dinleyicimle aramda kurulan saf, temiz, çıkarsız sadece sevgiye dayalı bağ bizi ayakta tuttu.

Sahne size ne ifade ediyor? Sahnedeki Atiye ‘den de bahseder misiniz? 

Büyülü. Bulutların üstünde. Şarkı söylerken ve dans ederken en yalın halinizle binlerce göz tarafından takip ediliyorsunuz. Bilinçli bir transa geçme hali. Seyircim ile hiperaktif ve interaktif bir iletişim kurmayı seviyorum. Yorulmak nedir bilmem.

Atiye

Yaşadığınız zorluklar oldu mu bu sektörde?

Sağlam adımlarla ilk günden beri kendi kararlarımla ilerledim. Çocukluğumdan beri ne istediğimi biliyordum. Ve ona doğru ilerlerken donanımlarımı da öyle oluşturdum. O yüzden taviz vermem gereken olaylarla hiç karşılaşmadım.

Kararlı bir insan mısınız? Çok sık fikir değiştirdiğiniz olur mu? Çıkış şarkınıza nasıl karar veriyorsunuz ya da albümdekilere?…

Duygusal olarak sürekli dalgalanmalar yaşıyoruz. Hep iyi olmak, hep güzel olmak ve başarıyı devam ettirmek zorunda olmak stresli bir hal içinde olmanızı sağlıyor. Alkış, şarkının sevilmesi, hep bir ağızdan söylenmesi. İşte bunlar tüm yorgunluğunuza değiyor. Bir maç bitiyor ve sonra diğer maç için hazırlıklar başlıyor.

Sosyal medya kullanıyor musunuz? Nasıl yönetiyorsunuz? 

Evet kullanıyorum. Anlık olarak yaptığım işle ilgili tüm duyurularımı paylaşıyorum. Bazen canlı yayınlarda buluşuyoruz. İnteraktif ve güncel bir şekilde yönetiyorum

 Dünyada haksız bir rekabet söz konusu… Satın alma yaparak elde edilen beğeniler var. Gerçek olmayan görüntülenme ve tıklamalar…  Trende videolar ve müzik listelerine girmek, Platformların üst sıralarda bulunmak gibi yapay süreçler de hayatta var oldular. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Dünyanın her yerinde olan olaylar. Yapay ve doğal olan artık dinleyici tarafından ayrıştırılıyor. Er meydanı sahnedir. Konser vermeye kalkınca hepsi dökülmeye başlıyor. Gerçek sanat yapanla ticaret yapanlar her zaman elemilasyondan geçer. Üst sıralarda olmak, çok çalınmak bir kriter değil artık. Konser verdiğinizde gerçekler ortaya dökülür. Sistemin buna izin vermemesi, böyle yapanları tespit edip otomatik olarak silmesi gerekiyor.

Atiye

Size göre sektörün eksikleri neler?

Üretim eskisi kadar olmuyor. Şimdi rap revaçta ve bir dönem gelecek başka akımlar ve soundlar ön planda olacak.

Hızlı tüketim çağında sıkışıp kaldık. Bu çağ sizi korkutuyor mu? Ne gibi korkular?

Çağın gerisinde kalmak ve demode olmak sadece. O yüzden dünyayı ve çevremi sıkı bir şekilde takip ediyorum.

Sizin verdiğiniz görüntü; her zaman çok dinamik ve enerjik… Bunun için bir şeyler yapıyor musunuz?

Az yemek, düzenli hayat, kaliteli uyku ve spor. Sigara hiç içmem. Yediğimiz her şey organik. Az et, balık ve bolca yeşil ve renkli besinleri tüketiyorum. Tatlı ve süt ürünlerini tüketmiyorum. Bol su içerim. Bitki çayları içiyorum. Dengeli ve kararında yiyerek yaşıyorum. Uzun uzun yürüyüşler yaparım. Sporda hayatımın bir parçası.

Peki sizce bir şarkının, bir klibin ömrü içinde bulunduğumuz “hızlı tüketim” çağında ne kadar?

Rap yapanların hızı ve dinleyicinin hızla tüketmesi 1 ay. Ama tutan bir şarkı için süre daha da uzuyor. Kendi şarkınızı yazan biriyseniz zaten onu yazma ve kaydetme süreçleri var. Klip sadece sosyal medya platformlarında bir etiket oldu. Müzik kanalları sayısı tv izlenme oranları gibi hızla düştüğü için diyebilirlim.

Atiye

Yalnızlıktan korkar mısınız? Ya da yalnızlığı sever misiniz?

Yok korkmam. Çok da severim. Bizim işimizle uğraşan insanların üretim açısından en çok ihtiyaç duyduğu şey.  O yüzden akşamları daha rahat çalışırız.

Kolay sinirlenir misiniz? En çok neye kızarsınız?

Anlıktır sinirlenmem. Plansız programsız hareket etmeyi severim. İşle ilgili mükemmeliyetçiyim. Tembelliği ve yalan söylenmesini sevmem.

 Kendinizi nasıl yenilersiniz? Şehirden uzaklaşan doğaya bir süre kapanan insanlar var, spor yaparak zihnini yenileyen var… Siz hangi gruptasınız?

Evim doğanın içinde sayılır. Sabah ve akşam kızım ve köpeğimle uzun uzun yürüyüşlere çıkarım. Bisiklete binmeyi çok severim. Spor hayatımda hep bir yerde duruyor. Düzenli olarak spor yapıyorum. Bir de ailemin olduğu Almanya Bremen’e gitmek bana güç veriyor. Orada özgür bir şekilde kendimle baş başa kalarak yenileniyorum.

 Sosyal medyayı aktif kullanır mısınız?

Gerektiği kadar kullanıyorum. Kendiişlerimi, kişisel dünyamı ve yaptıklarımı paylaşmak hoşuma gidiyor. İnteraktif bir şekilde dinleyicim ile olan ilişkimizi devam ettiriyoruz. Organik olarak büyüme de devam ediyor.

Kimleri takip edersiniz?

Sosyal medya hesaplarım herkese açık. Oraya bakarlarsa görürler.

Yeni projeler var mı ya da bu soruyu şöyle soralım gelecek planlarınızdan bahseder misiniz?

Yeni şarkılar var. Birikti cepte. Albümden 4 video klip yayınladık. Şimdi bir yeni şarkıyı single olarak yayınlamak için kolları sıvadık.

Sizce başarının sırrı nedir?

Çok çalışmak, dünyayla aynı frekansta olmak. Her gün bir öncekinin bir adım önünde başlamak zorundasınız. Üreten, okuyan, yazan çizen insan her zaman ayakta durmayı başarır.

Ertuğrul Köyü Cumhuriyet Kadınları Korosu ile sahne aldı

Ertuğrul Köyü Cumhuriyet Kadınları Korosu ile sahne aldı

Başarılı sanatçı Buray 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlamaları kapsamında Lüleburgaz Kongre Meydanında muhteşem bir konsere imza attı.

Saatler öncesinden alanı tıklım tıklım dolduran hayranlarına muhteşem bir konser deneyiminin yanı sıra çok özel sahne şovlarıyla sürprizlerle dolu bir bayram akşamı yaşatan Buray, en büyük sürprizini ise konser sonuna sakladı.

Kongre Meydanını şölen alanına çeviren hayranlarına teşekkür ettikten sonra 2016 yılında Emekli Müzik Öğretmeni Şükran Akdeniz tarafından kurulan ve Cumhuriyetin aydın köy kadınlarından oluşan ”Lüleburgaz Ertuğrul Köyü Cumhuriyet Kadınları Korosu”nu sahnesine davet eden genç sanatçı Buray, ”Bu Cumhuriyet emekçi, aydın, cefakar ve vefalı Türk kadının omuzlarında yükseldi. Onların sayesinde fikri hür vicdanı hür nesiller yetiştirebildik. Sizlerin huzurunda önce Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, daha sonrada genç Cumhuriyetimizin aydınlık yüzü olan kadınlarımıza, annelerimize şükranlarımı sunmak istiyorum.” diyerek dakikalarca dinmeyen bir alkış fırtınası kopardı.

Konserin finalinde Lüleburgaz Ertuğrul Köyü Cumhuriyet Kadınları Korosu ile birlikte Onuncu Yıl marşını seslendiren Buray, performansı ve sürprizleriyle unutulmaz bir geceye imza atmış oldu.