Yazılar

Kötü hava etkilemedi

Kötü hava etkilemedi

Başarılı şarkıcı Murat Balcı, Ataşehir Watergarden’daki Endoff’da sahne aldı. Programına hızlı bir giriş yaparak hareketli şarkılarla başlayan Balcı, “Bu yağmurlu havada hareketli şarkılarla içinizi ısıtmak istedim” dedim. Sahnede ki enerjisiyle büyük beğeni toplayan Murat Balcı, sevilen şarkılarını kendisini dinlemeye gelen sevenleriyle birlikte hep bir ağızdan seslendirdi. Yaklaşık iki saat boyunca sahnede kalan başarılı şarkıcı, konserini “Sal Gitsin” şarkısıyla noktalayarak alkışlar eşliğinde sahneden indi.

Derya Bedavacı “Yıldız Tilbe ile düet yapmak isterim”

Derya Bedavacı “Yıldız Tilbe ile düet yapmak isterim”

Arabesk müziğin güçlü seslerinden Derya Bedavacı, Ataşehir Watergarden’daki Muamma Plus’da sahne aldı. Sevenlerinin karşısına gümüş renkli taş desenli bir elbiseyle çıkan Derya Bedavacı, güzelliğiyle göz kamaştırdı. Repertuarında kendi şarkılarının yanı sıra birçok usta sanatçının da eserine yer veren Bedavacı, ”Derdiniz varsa koşun bana gelin, sizin derdinizden ben anlarım” diyerek hayranları güldürdü. Yıldız Tilbe’nin ”Delikanlım” şarkısını okuyan Başarılı şarkıcı ”Yıldız Tilbe benim çok beğendim takdir ettiğim bir ses inşallah bir gün kendisiyle de bir düetimiz olur” dedi. Yaklaşık iki saat boyunca sahnede kalarak muhteşem bir performansına imza atan Derya Bedavacı, programını alkışlar eşliğinde noktaladı.

Güneş’den yeni şarkı “yok muydu vaktin bana”

Güneş’den yeni şarkı “yok muydu vaktin bana”

Hip-Hop ve R&B denilince Türkiye’de ilk akla gelen isimlerden biri olan Güneş, Sony Music Türkiye ile olan yolculuğuna “yok muydu vaktin bana?” isimli single’ı ile çıktı.

Yeni şarkısında Güneş, sözü ve müziği kendisine ait, düzenlemesi ise Ege Taştan, Kachi, Wonda ve Kenvy’e olan şarkı ile yeni bir maratona başlıyor.

Bir anlamda ikinci albümünün ilk single’ı olma özelliğini taşıyan “yok muydu vaktin bana?” şimdiden TikTok’ta kazandığı hype ile Atlantis’in başarısını devam ettireceğini kanıtlıyor.

Sanatçının yeni şarkıları peşi sıra gelecek ve 12 Mart’taki Volkswagen Arena konseri öncesinde dinleyiciyle buluşmuş olacak.

Divan’dan “Aşk için Aşkla”

Divan’dan “Aşk için Aşkla”

Divan Grubu, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde “Aşk İçin Aşkla” mottosuyla tüm birimlerinde misafirlerini ağırlama hazır.

Romantik bir akşam geçirmek isteyen çiftler için benzersiz bir Sevgililer Günü programı hazırlayan Divan; otel, restoran ve pastaneleri ile tüm hizmet alanlarında misafirlerine sunduğu benzersiz deneyimin yanı sıra Divan şeflerinin imzalı reçetelerine, aşktan ilham alan özel menüsünden Sevgililer günü pastasına kadar tüm detaylar düşünüldü.

Bu özel gece için hazırlanan restoran menüsü, Divan Brasserie Fuaye, Divan Brasserie Bebek, Divan Brasserie Beyoğlu ve Divan Brasserie Çankaya’da eşsiz lezzetler eşliğinde geceyi sonlandırmak isteyenler için servis ediliyor.

Sevgililer Günü’nü Divan ayrıcalığıyla yaşamak isteyenler için Divan otellerinde ayrıcalıklı konaklama paketlerinin yanı sıra özel akşam yemeği, spa hizmeti ve özel ikramlar da yer alıyor.

Haliç kıyısında yer alan ve tarihi yarımadanın büyüleyici güzelliği eşliğinde misafirlerini ağırlayan Halat by Divan ise Sevgililer Gününe özel aperatif içecekleri ve özel menüsü ile misafirlerini ağırlıyor.

Kansere karşı etkili yöntemler

Kansere karşı etkili yöntemler

Kanserin görülme oranı tüm dünyada giderek artıyor. Dünyada her yıl 20 milyon, ülkemizde de yaklaşık 230 bin kişiye kanser tanısı konuyor. Üstelik kanser en sık görülen ölüm nedenleri arasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alıyor. Dünyada her yıl 10 milyon kişi kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Yaklaşık her üç kanserden 1’inden de beş önemli risk faktörü sorumlu oluyor: Fazla kilolu ya da şişman olmak, meyve ve sebzeyi az tüketmek, hareketsiz yaşam sürmek, sigara ile alkol tüketmek. Dolayısıyla yaşam alışkanlıklarında yapılacak olan değişimlerle kanser riskini azaltmak mümkün olabiliyor. Öyle ki yapılan araştırmalara göre; risk faktörlerine karşı önlem alındığında kanser gelişimi yüzde 30-40 gibi önemli bir oranda önlenebiliyor.

Acıbadem Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Engin, sigara kullanımının kanser için en önemli risk faktörü olduğuna dikkat çekerek, “Sigara içmeyen bir toplum oluşturabilirsek akciğer kanserlerinin neredeyse yüzde 90’ından daha fazlasını önleyebiliriz. Sigara içmeyen bir toplumda akciğer kanserinin yanı sıra baş boyun kanserleri, yutak borusu, mide, pankreas, böbrek, mesane, lösemi ve hatta meme kanseri gibi birçok kanser türünde azalma görülecektir” diyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Engin, kanserden korunmamız için almamız gereken önlemleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Pause Dergi

Prof. Dr. Hüseyin Engin

Haftanın 5 günü tempolu yürüyün!

Kansere karşı korunmada düzenli egzersiz yapmak büyük önem taşıyor. Zira, düzenli ve doğru uygulanan egzersizler; metabolizmayı olumlu etkiliyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, fazla kilolardan kurtulmamıza destek oluyor ve stresi azaltıyor. Yapılan çalışmalarda, haftada 5 gün 30’ar dakika tempolu yürüyenlerde; meme, kalın bağırsak, rahim ve prostat kanseri daha az görülmüş. Bu nedenle haftanın iki- üç günü günde bir saat ya da haftanın beş günü 30’ar dakika yürümeyi alışkanlık edinin. Yürüyüşün yanı sıra yüzmek, bisiklet sürmek ve tenis gibi aktiviteler de sağlığımızı olumlu etkileyen egzersizler arasında yer alıyor.

Fazla kilolarınızdan kurtulun

Yapılan çok sayıda araştırma, fazla kilo ve obezitenin pek çok kanser türünü tetiklediğini gösteriyor. Östrojen ve insülin de dahil olmak üzere, bazı hormonların kanda yüksek düzeyde olması belirli kanserlere yakalanma riskini arttırabiliyor. Araştırmalar, obezite ve fiziksel aktivite yetersizliğinin özellikle meme, kolon, yemek borusu, karaciğer ile rahim kanserlerine yakalanma riskini yüzde 20-25 oranında artırdığını gösteriyor. Bu nedenle sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktiviteyle ideal kilonuza kavuşmanız büyük önem taşıyor.

Sigarayı hemen çöpe atın

Sigara başta akciğer kanseri olmak üzere pek çok kanser türünün gelişmesine yol açan en önemli etken. Yapılan bilimsel çalışmalar, akciğer kanserinin yüzde 90’ının sigara ve tütün ürünlerinin kullanımına bağlı olarak geliştiğini ortaya koyuyor. Ayrıca sigara ve tütün kullanımı en az 10 farklı kanserin oluşmasında doğrudan ya da dolaylı olarak etkili oluyor. Zira sigara dumanında dört binden fazla kimyasal madde yer alıyor ve bunlardan en az 250’sinin zararlı olduğu ve 50’den fazlasının da kansere yol açtığı biliniyor.

Sağlıklı ve dengeli beslenin

Günde en az 5 porsiyon sebze ile meyve tüketin ve kanser riskini artıran gıdalardan uzak durun. Örneğin kırmızı eti haftada en fazla yarım kilo ile sınırlandırın. Bunun yerine; balık, tavuk ve hindi gibi beyaz etleri tercih edin. Bakla, kuru fasulye, nohut, börülce ile mercimek gibi bitkisel proteinleri sofranızdan eksik etmeyin. İşlenmiş tahıl ürünleri yerine tam buğday, tam çavdar, tam yulafı tercih edin. Tuz alımınızı günde 2-3 gram ile sınırlayın. Mevsiminde olmayan sebze ve meyvelerde kanser gelişme riskini artıran hormon takviyesi ve kimyasallar daha fazla kullanılıyor. Bu nedenle sebze ile meyveleri mevsiminde tüketin.

Etleri mangalda pişirmeyin

Etleri kısa zamanda yüksek ateşte pişirmek gibi yöntemlerden kaçınmanız da önem taşıyor. Örneğin mangal yöntemini tercih etmeyin. Zira pişirme sırasında ortaya çıkan polisiklik aromatik hidrokarbonlar kanser riskini artırıyor. Yine de mangal kullanacaksanız etleri yakmamaya dikkat edin. Kanserden korunmak için en ideali yemekleri buğulama ve buharda gibi geleneksel yöntemler ile pişirmek.

İşlenmiş ürünlerden kaçının

Kanserden korunmak için işlenmiş ürünlerini mümkün olduğunca tüketmeyin. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Engin, gıdaların dayanıklılığını artırmak için besinlerin bir takım işlemlere tabi tutulabildiklerine dikkat çekerek, ”Örneğin işlenmiş balık ürünlerindeki polikloronil bifenil ve diğer besinlerde kullanılan sodyum benzoatin kanser riskini artırabildiği yapılan çalışmalarda ortaya konmuş. Ayrıca sosis, salam, sucuk ve jambon gibi işlenmiş et ürünlerini mümkün olduğunca az tüketin.” diyor.

Alkollü içecekleri bırakın

Alkol tüketimi baş-boyun bölgesi, yemek borusu, karaciğer, kalın bağırsak, pankreas ve meme kanserinin bilinen sebeplerinden. Özellikle sigara ile beraber alkol almak kanser riskini oldukça yükseltiyor. Prof. Dr. Hüseyin Engin, “Alkolün alım süresi ve günlük tüketilen miktarı arttıkça kanser riski de artıyor. Ancak alkol kullanımı ile ilgili güvenli bir eşik yok. Dolayısıyla alkollü içecekleri hiç tüketmemeniz en doğrusudur.” diyor.

Enfeksiyonlara karşı ‘önlem’ alın

Dünyada her beş kanserden biri kronik enfeksiyonlara bağlı gelişiyor. Örneğin helicobacter pylori bakterisi mide kanserine, hepatit B virüsü karaciğer kanserine, herpes grubu bazı virüsler de cilt ile rahim ağzı kanserine yol açabiliyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Engin, “Aslında enfeksiyonların çoğu önlenebiliyor veya tedavi edilebiliyorlar. Dolayısıyla enfeksiyonlardan korunmak için önlem alınmalı, hastalık geliştiyse kronikleşmemesi için zaman kaybetmeden bir hekime başvurulmalı.” diye konuşuyor.

Pause Dergi

Aşıları ihmal etmeyin

Kanserden korunmak için dikkat etmeniz gereken bir başka önemli nokta da ‘aşılarınızı düzenli yaptırmak’ olmalı. Risk altında iseniz veya Hepatit B’nin sık görüldüğü yerlerde yaşıyorsanız, Hepatit B aşısı olmanız karaciğer kanserinden korunmanız için çok önemli. Human Papilloma Virüsünün (HPV) belirli tipleri de kadınlarda rahim ağzı (serviks) kanseri gibi bazı kanser türlerinin gelişme riskini artıyor. Dünya Sağlık Örgütü; rahim ağzı kanserine karşı 9-13 yaşlarındaki kız çocuklarına aşı yapılmasını öneriyor.

Düzenli ve kaliteli uyku şart

Uykusuzluk da kanser riskini artıran önemli etkenler arasında yer alıyor. Uyku sırasında bağışıklık sisteminin güçlü olmasında rol oynayan birçok hormon salgılanıyor. Ayrıca vücutta gelişen kanser hücrelerinin önemli bir bölümü bağışıklık hücreleri tarafından uyku sırasında yok ediliyor.  Dolayısıyla düzensiz ve kalitesiz uyuduğumuzda hormonlar ile metabolizmamız işlevlerini yerine getiremeyince, kanserin gelişme riski artıyor.

Tarama programlarını aksatmayın

Herhangi bir yakınma olmasa bile tarama testlerinin düzenli olarak yaptırılması yaşamsal önem taşıyor. Bu amaçla 50 yaşından sonra, kansere dönüşebilen poliplerin saptanması ve tedavisi için 5-10 yılda bir kolonoskopi yapılması, 30 yaşından sonra 5 yılda bir PAP Smear ve HPV DNA testi ile rahim ağzı kanseri oluşumu için risk oluşturan CIN lezyonlarının saptanması ve tedavisi son derece önemli. Yine 40 yaşından sonra 2 yılda bir yapılacak olan mamografi tarama ile meme kanseri için öncül lezyonların saptanması mümkün oluyor.

Kış güneşine dikkat!

Son yıllarda, yetersiz D vitamini alımı ile bazı kanser türleri dahil pek çok hastalığın gelişme riski arasında ilişki olduğu biliniyor. Prof. Dr. Hüseyin Engin, “D vitamininin en iyi kaynağı ise güneşten sağlanan ultraviyole ışınlarıdır. Gereksinimin yüzde 90’ı bu şekilde karşılanabiliyor. Deride D vitamini oluşabilmesi için vücudun eller, kollar, bacaklar ve yüz gibi en az yüzde 25’lik kısmının 15-20 dakika süre ile güneş ışınlarının dik olarak gelmediği sabah saat 10:00’dan önce, öğleden sonra 16:00’dan sonra güneş ışınlarıyla temas edilmesi gerekiyor” diyor.

Ancak vitamin D’nin temel kaynağı olan güneşin kış ayları da dahil olmak üzere fazlası ve özellikle UV ışınlarının güçlü geldiği 10:00 – 16:00 saatleri arasında maruz kalınması zararlı oluyor. “Çünkü UV ışınlarının deri kanseri ve malign (kötü huylu) melanom gibi insan sağlığı üzerine ciddi zararları vardır” uyarısında bulunan Prof. Dr.Hüseyin Engin, “Bu saatler arasında güneşin altında kalınmamalı, kalınması gerekiyorsa da gerekli önlemler alınmalı. Güneşten korunma en iyi şekilde gölgelik yerler, güneş gözlüğü, uygun giysi ve şapka ile sağlanıyor. Güneş kremi de yüz ve eller gibi vücudun güneşe maruz kalan kısımları için gerekli oluyor.” diye konuşuyor. Ayrıca kozmetik amaçlı ultraviyole (örneğin solaryum) ışınlarına uzun süre maruz kalmak da tehlikeli oluyor.

Çocuklar bu saatte mutlaka uykuda olmalılar!

Çocuklar bu saatte mutlaka uykuda olmalılar!

Günümüzde televizyon, tablet, akıllı telefon gibi iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla pek çok anne baba çocuklarının geç yatmasından şikayet ediyor. Yapılan çalışmalar; çocuklarda yeterli ve kaliteli uykunun bağışıklığın güçlenmesinden zihinsel, fiziksel ve ruhsal gelişimlerine dek çok önemli rol oynadığını ortaya koyduğundan anne babalar çocuklarının hem sağlığı hem de okul başarısı açısından endişe duyuyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar, çocukların saat 22:00’den önce mutlaka uykuya dalması gerektiğini belirterek “Aksi durumda çocuğun büyümesi yavaşlar ve vücut direnci düşer. Bu da zaman içinde birçok hastalığa davetiye çıkarır. Bebeklerde ve çocuklarda yeterli ve kaliteli bir uyku en az iyi beslenmek kadar önemlidir” diyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar, çocuklarda sağlıklı uykunun önemini anlattı, yeterli ve kaliteli uyku için 7 ipucu verdi, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

“Bizim yanımızda yatmazsa uykuya dalamıyor!”, “Cep telefonunda oyun oynamaktan geç yatıyor!”, “Erken yatarsa uyuyamıyor!”… Bir çok anne baba, çocuklarında bu ve benzeri sorunlar nedeniyle uzmanlara başvurarak çözüm arıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar, çocuklarda uyku bozukluklarının büyük çoğunluğunun davranışsal olduğunu belirterek “Özellikle günümüzde televizyon, tablet, akıllı telefon ve yoğun çalışan ebeveynler nedeni ile çocukların yatağa gidiş saati gecikmekte ve bu da uyku döngüsünü bozmaktadır. Uyku döngüsünün bozulması geciken uykuya veya bölünen uykuya neden olarak hem sağlık açısından hem de günlük yaşamdaki aktiviteleri açısından olumsuz etkilere yol açmaktadır” diyor. Dr. İmre Gökyar uykusuzluğun yol açacağı sıkıntıları şöyle anlatıyor: “Yeterli ve kaliteli uyumayan çocuk sürekli bitkin hisseder, bağışıklığı zayıflayarak hastalıklara çok açık hale gelir, okulda iyi bir performans gösteremez ve başarısı düşer, unutkanlık, sinirlilik ve dikkat dağınıklığı sorunu yaşar, depresyona girme riski artar. Fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak gelişimi sağlıklı olamayacağından hem kısa hem de uzun vadede pek çok sorunla karşılaşır. Bu nedenle çocuklardaki uyku bozuklukları doğru tespit edilerek, bu nedenleri ortadan kaldıracak önlemlerle sorun ivedilikle çözülmelidir.”

Pause Dergi

Dr. İmre Gökyar

Bu nedenlere dikkat!

Uyku döngüsünün yaşamın ilk üç ayından sonra oluştuğunu, 4-5 yaş arasında erişkin tip uykuya dönüştüğünü belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar “Uyku insan ömrünün en az üçte birini oluşturur. Vücudun dinlenmesini ve beynin gün içinde aldığı bilgileri beyne yerleştirmesini sağlar. Çocuklarda gece uyanmalarında ailenin mümkünse müdahale etmemesi ve çocuğun kendi kendine tekrar uykuya dönmesinin sağlanması önemlidir” diyor. Uykusuzluğun nedenleri arasında iki faktörün öne çıktığını kaydeden Dr. İmre Gökyar şöyle konuşuyor: “Zayıf uyku alışkanlığında; uykunun başlaması ve uykuda kalabilme beceresi bir seri biyolojik koşullar ve öğrenilmiş davranışlara bağlıdır. Organizma uykuya hazır olmalıdır. Bu nedenle alışkanlıklar oluşturarak vücudu dinlendirmesini ve uykuya hazırlanmasını sağlamak gerekir. Diğer bir faktör de stres ve kaygıya dayalı çocuk uykusuzluğudur. Çocukların rutine ihtiyacı vardır. Çocuklar aile sorunları, çocukluk korkuları veya ayrılık kaygısı nedeni ile huzursuz hissedebilirler. Bu tür uyku sorunları aniden ortaya çıkar. Genellikle neden kişisel, ailesel ve sosyal faktörlerden kaynaklanır. Bunlar geçici olabilir. Bu nedenle onları desteklemek ve korkuları hakkında konuşmak önemlidir.”

Hangi yaşta, kaç saat uyku?

Gelişim çağındaki çocukların saat 22.00’den önce mutlaka uykuya dalması gerektiğini vurgulayan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar, aksi taktirde çocuğun büyümesinin yavaşlayacağını, vücut direncinin düşeceğini, bunun da zaman içinde birçok hastalığa davetiye çıkaracağını vurguluyor. Dr. İmre Gökyar, uyku süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte, sağlık için yaş gruplarına göre uyku saatlerini şöyle özetliyor;

0-1 aylık bebekler 16.5 saat,

1-8 ay arası bebekler gündüz 3-3.5 saat ve gece 10-11 saat,

9-14 ay arası bebekler 2-2.5 saat gündüz ve 10-11 saat gece,

15-24 ay arası gündüz tek uykuya geçiş zamanı olup 2-2.5 saat gündüz ve 10-11 saat gece,

3-5 yaş arası uyku ihtiyacı 11-13 saat,

6-13 yaş arası 9-11 saat,

Gençlikte 8-10 saat.

Gelişigüzel bitkisel ilaçlardan kaçının!

Çocuklarda uykusuzluk için bir tedaviye başlamadan önce, ciddi bir nörolojik hastalığının olup olmadığının mutlaka belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Dr. İmre Gökyar şöyle konuşuyor: Bunu da yapacak kişi çocuk hekimi ve çocuk nöroloji uzmanıdır. Çocuk uyku bozukluğunun nedeni; zayıf uyku alışkanlığı, stres, aşırı heyecan, kaygı ya da davranışsal olsa bile tedavisi maalesef çok kolay değildir. Çocuk uykusuzluğunun üstesinden gelmek ve uyku düzeni sağlamak istiyorsanız; beyni yeniden eğitmeniz ve çocuğa uyku alışkanlığını yeniden öğretmeniz gereklidir. Hekiminiz önermedikçe bitkisel ilaçları asla kullanmayınız.”

Pause Dergi

Çocuklarda sağlıklı ve kaliteli uyku için 7 öneri!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar, çocuklarda sağlıklı ve kaliteli uyku için şu önerilerde bulunuyor;

  1. Uyku vakti değişmemeli. Bir uyanma saati belirleyin ve buna en başta siz uyarak başlayın.
  2. Uyku öncesi rutini hazırlayın. Akşam yemeğinden sonra hafif oyun zamanı, banyo, diş fırçalama, bir masal veya kitap saati ve yatağa gidiş planını birlikte oluşturun.
  3. Ekranları yatmadan en az 2 saat önce kapatın. Araştırmalara göre, yatmadan hemen önce televizyon ekranı, telefon veya tabletten gelen mavi ışığa maruz kalmak, çocuğunuzun uykusunu en az 30-60 dakika geciktirir. Yatak odasını ekransız bir bölge haline getirin.
  4. Uykudan önce stresi azaltın. Stresli çocuk uyuyamaz. Bu nedenle yatmadan önceki aktiviteleri sakin tutun.
  5. Çocuğunuzun odasının çok sıcak değil, serin olmasına dikkat edin. Uyku döngüsü sadece ışığa değil ısıya da duyarlıdır. Oda sıcaklığı 18-21 derece aralığında olmalıdır.
  6. Uykuyu getiren ortam hazırlayın. Yumuşak çarşaflar, loş ışık, sessizlik çocuğun gündüzle geceyi ayırt etmesinde yardımcı olur.
  7. Uyku bozuklukları için tetikte olun. Bazen en iyi şekilde hazırlanmış planlar da iyi sonuç vermeyebilir. Çocuğunuz uykuya dalmakta güçlük çekiyorsa, sürekli ağzı açık nefes alıyorsa ya da kabus görüyorsa uyku bozukluğu olabilir. Böyle bir durumda mutlaka uzmandan yardım alın.

Kibariye, Çağlar Alkaç düet “Hani Benim Gençliğim”

Kibariye, Çağlar Alkaç düet “Hani Benim Gençliğim”

Ses tonunun Ahmet Kaya’ya benzetilmesiyle de dikkatleri üzerine çeken, Çağlar Alkaç ve arabesk müziğin divası Kibariye’nin sürpriz düeti “Hani Benim Gençliğim” Sony Music Türkiye etiketiyle müzikseverlerle buluşuyor.

Sözleri Yusuf Hayaloğlu’na, bestesi Ahmet Kaya’ya ait olan şarkının aranjesinde ise Kadir Okyay’ın imzası bulunuyor.

Ahmet Kaya klasikleri arasında yer alan şarkı; Çağlar Alkaç ve Kibariye’nin eşsiz yorumuyla yılın unutulmaz düetleri arasına ismini yazdırmaya aday.

Merhum sanatçı Ahmet Kaya’ya olan hayranlığıyla da tanınan Çağlar Alkaç; daha önce “Söyle” şarkısını da seslendirmişti.

Merakla beklenen Çok Aşk’ın fragmanı yayınlandı

Merakla beklenen Çok Aşk’ın fragmanı yayınlandı

Filmin senaristi ve başrol oyuncusu Hasan Can Kaya’nın yılın en kahkahalı, eğlence dolu filmi Çok Aşk’ın fragmanı yayınlandı.

24 Şubat’ta sadece sinemalarda vizyona girecek olan filmin fragmanında zengin oyuncu kadrosu; Hasan Can Kaya, Büşra Pekin, Şebnem Sönmez, Barış Yıldız, Ege Aydan, Bahtiyar Engin, Berkan Şal ve Uğur Yücel yer aldı.

Korsan film satıcısı Coşkun’un bir yandan aşkı Ayla’nın, diğer yandan sinema tutkusunun peşinden koştuğu filmin fragmanı renkli görüntülerden oluşuyor. 100 kişilik bir teknik ekiple ve 1200’ü aşkın yardımcı oyuncu kadrosuyla tamamlanan çekimlerin ardından filmin post prodüksiyon çalışmaları da hız kesmeden devam ediyor.

Aysu Altay “Aristo’nun Rüyası”

Aysu Altay “Aristo’nun Rüyası”

Aristo’nun Rüyası, sürükleyici kurgusu ve başarılı dil kullanımıyla Türk edebiyatına değeri yadsınamaz bir katkı olarak; İnkılâp Kitabevi etiketiyle raflardaki yerini alıyor.

Adeta bir tiyatro oyunu akışında kaleme alınan Aristo’nun Rüyası kitabı Aysu Altay’ın hayata dair metaforlarıyla harmanladığı özgün bir eser olarak okurların beğenisine sunuluyor. Kahramanımız Aristo’nun varoluş sancılarını ve çaresizliğini her satırında okuyucunun iliklerine kadar işleyen Altunay, kitabın şaşırtıcı sonu ile edebiyatseverleri Aristo’nun yerine koyarak iç dünyasının bitmeyen hesaplaşmalarına dâhil ediyor.

İzmir’in kalbinde Sevgililer Günü kutlaması

İzmir’in kalbinde Sevgililer Günü kutlaması

İzmir Marriott, Sevgililer Günü’ne yakışır Valentine Getaway paketi ile sevgililere romantizm dolu bir konaklama deneyimi yaşatacak.

Alternatif bir konaklama paketi

Tamamen yenilenen konsepti ile rüya gibi bir deniz manzarasına sahip Lima Restaurant’taki unutulmaz bir akşam yemeğinin dâhil olduğu bir gece çift kişilik konaklama paketi, Sevgililer Günü ruhunu uzun uzun yaşamak isteyenler için 245 EUR + KDV’den başlayan fiyatlarla sunulacak.

Sevgililer Günü büyüsünü hafta sonunda yaşamak isteyenler için, 11 Şubat akşamında gerçekleşecek Sevgililer Günü’ne özel bir gece çift kişilik konaklama ve Red Wear Party katılımının dahil olduğu Sevgililer Günü paketi 185 EUR + KDV’den başlayan fiyatlarla sunulacak.

Lima Restaurant’ta Sevgililer Günü yemeği

Deniz manzarasına sahip Lima Restaurant’ta gerçekleştireceği Sevgililer Günü yemeğiyle konuklarını adeta büyüleyecek.  İmza lezzetler oluşan Sevgililer Günü menüsü, birer kadeh şampanya ve çikolata ikramı ile başlayacak. Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan ve bir şişe şarabın menüye dahil olacağı canlı müzik eşliğinde gerçekleşecek romantik akşam yemeğinin ücreti ise iki kişi için 1.800 TL.

Pagos Roof Top’ta DJ Parti

İzmir Marriott’ın terasında konuklarını ağırlayan Pagos Roof Top, 11 Şubat tarihinde canlı DJ performansın eşlik ettiği Red Wear Party ile eğlenceli anlara ev sahipliği yapacak. Bir kadeh kokteyl ve bistroda cips/çerezin dâhil olduğu eğlencenin giriş ücreti 340 TL olarak fiyatlandırılacak. Partiye katılım şartlarından biri de davetlilerin kostüm seçimlerini kırmızıdan yana kullanması olacak.

Quan Spa’da çift masajı

Quan Spa’da aşklarını da şımartma fırsatı bulacaklar. Çünkü İzmir Marriott, Sevgililer Günü kokteylinin dahil olduğu çift kişilik masaj paketi Quan Spa Romance ile çiftlere unutulmaz bir deneyim yaşatacak. Sevgililere özel hazırlanan bu arındırıcı paket iki kişi için 2.750 TL olarak fiyatlandırılacak.

Bilgi: +90 232 497 00 00