Yazılar

Bayramla birlikte inşallah güzel günlerde gelir diyorum

Bayramla birlikte inşallah güzel günlerde gelir diyorum

Peş peşe yaşadığımız kötü günlerin ardından gelen “nasılsın?” sorusuna iyiyim diyorum ama hala iyileşemiyorum. Ülkemiz hızla yaralarını sarsa da geriye kalan acı ile yaşamak zor oluyor. Deprem nedeniyle Pause Dergi’nin Mart sayısını yapmadık. Hep beraber deprem bölgesinde yardımlara destek vermek için sahaya indik. Ramazan ayını yaşadığımız şu günlerde yardım elini uzatma devam ediyoruz. Bayramla birlikte inşallah güzel günlerde gelir diyorum.

Bu ay sizler için seçtiklerimi paylaşıyorum.

“Hippi” kültürü tekrar geliyor

1—-“Hippi” kültürü tekrar geliyor

“Çiçek Çocuklar” olarak anılan hippiler 1960’lara damga vurmuştu. Hippi kelimesini ilk olarak San Fransiscolu bir gazeteci olan Michael Fallon tarafından kullanılmış ve o gün bu gündür dilimize…

Vakkorama 2023 İlkbahar / Yaz sezonunun hippi esintileri ile giriyor.

Vakkorama’nın yeni sezon dışa vurumunda, ‘hippi’ kültürünün sevgi algısından yansıyan soyut tasarımlar ve çiçek desenleri dikkat çekiyor. Beraberlik hissiyle güçlenen genç zihinlere duyulan umudun, sanat yoluyla vurgulanarak yaratıcı ifadenin altının çizildiği sezonun odağında ise evren yer alıyor. Koleksiyon boyunca, renk blokları ve illüzyonist çizgilerin öne çıktığı tasarımlar dinamik bir çizgiyi ortaya koyuyor.

Lacoste moda ve sporu birleştirdi

2—–Lacoste moda ve sporu birleştirdi

Fransız moda evi Lacoste, yeni spor ayakkabısı L003 Neo’yu sunuyor.

Bu dinamik yaşam tarzı spor ayakkabısı, neopren ve file sayaya, karmaşık dantel tutturmaya, göz alıcı deliklere ve yan tarafında cesur Lacoste logosuna sahip.  Yeni sneaker çok modern, kalın bir dış tabanıyla dikkat çekiyor.

Suya dayanıklı maskara

3—–Suya dayanıklı maskara

M.A.CStack Maskara yeni özelliği ile artık suya dayanıklı formüle sahip! Suya dayanıklı olmasının yanı sıra ayırma, kaldırma ve kıvırma gücüyle kirpikleri üst seviyeye ulaştıran ve en dramatik, en derin boyutu sağlayan bu maskara, hafif formülü ile topaklanma ve bulaşma olmadan, kirpiklerinize etkileyici bir görünüm kazandırır.

Avrupa’nın en heyecanlı tekne yarışı Nisan’da

4—-Avrupa’nın en heyecanlı tekne yarışı Nisan’da

Avrupa’nın en heyecanlı yarışları arasında yer alan Oxford Cambridge Boat Race, Londra 26 Nisan’da yapılacak. İngiltere farklı etkinlik ve festivallerle hep dikkatleri üzerine çekmiştir. İngiliz Kültürü’nde bir ikon olan bu yarışma şehre canlılık getiriyor. Nisan ayında Londra’ya yolu düşenler bu heyecanı yaşamadan dönmesin.

Çeyrek milyon seyirci görmek için Thames kıyılarına akın ediyor. Nehir kıyısından izlemek istemiyorsanız, Fulham’daki Bishop’s Park’ta ve Hammersmith’teki Furnivall Gardens’ta kurulmuş büyük ekranlar var.

Hazır organik smoothie

5—-Hazır organik smoothie

Spor yapan yada sağlıklı yaşama önem verenlere bir sürpriz Metro Türkiye’den geldi.

Soğuk sıkım tekniğiyle üretildiği için besin değerleri korunan Rioba Organik Smoothie çeşitlerini lezzetli bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor.

Rioba Organik Smoothie’ler; kırmızı meyveler, tropik meyveler ve yeşil sebze suyu olmak üzere 3 farklı çeşitti var.

Kars harika bir şehir

Kars harika bir şehir

Mart ayında son bir kayak tatili için Kars’a gittim. Konaklamayı İsviçre dağ oteli konseptinde yapılmış Duja Chatlet Otel’de yaptım.  Balkonumda uçsuz bucaksız Sarıkamış manzarasını seyrettim. Sakin, sesiz ve bembeyaz bir yer burası. Odama yerleştikten hemen sonra kayak takımlarımı alıp zirveye tırmandım. Tabi ki telesiyej ile… Pisti iki aşamalı olarak kullanıyorsunuz. Pisti tanımak için ilk bölümünden deneme kayağı yaptıktan sonra, ikinci turda zirveye çıktım. Kartalkaya ve Uludağ’da zirvedeki bu sessizliği hiç yakalayamamıştım. Huzur verici…  Bu anı anlatmak ve kelimelere dökmek benim için imkansız.

Piste çıktım ve zirveden aşağı bıraktım kendimi. Pist o kadar uzundu ki sanki hiç bitmeyecek gibi geldi.  Süzüle süzüle indim. Muhteşem bir pistti.

Ani Harabeleri

Tarih ile buluşma  “Ani Harabeleri”

Kitaplarda okuduğum ve merak ettiğim Ani Harabelerine uzun bir yolculuk sonrasında ulaştık.  Ermeni, Gürcü, Selçuklu ve Bizans kültürlerinin buluştuğu muhteşem Ani Antik Kenti’ni dolaştım. Karların altında yaptığımız bu tur beni çok etkiledi. İpekyolu’ndan kalan o taşlı yoldan yürürken aklıma o çağlarda yaşayan insanlar geldi. Nasıl bir hayatları vardı. Neler yaşadılar. Neler düşündüler diye derinlere daldım.  Garip bir duyguydu.

Çıldır Gölü

“Çıldır Gölü”

Sonraki durağımız buzla kaplanmış meşhur Çıldır Gölü oldu. Gideceğimiz gün çok yoğun kar yağışı olduğu için gölün o şeffaf halini göremedim.  Karlar üstünde o soğukta bekleyen Şeker ve Nikolas ile tanıştım. Bunlar kızakları çeken atların ismiydi.  Bizim kızağı çeken at Nikolas fazla heyecanlı çıktı. Sürücünün hiçbir komutunu dinlemedi. Koşmaya bir başladı durmak bilmedi. Atın sahibine neden böyle oldu diye sorunca;  “Nikolas karda koşmayı çok sever. Serbest bıraksak akşama kadar tek başına koşar” dedi.  Nikolas ve Şeker’e bu tur için teşekkür ettikten sonra yemeğe geçtik.

Çıldır Gölü’ne has bir balık olan Sarı balık ikram edildi. Bu meşhur Sarı balıklar Eskimo usulü göl delinerek avlanıyormuş. Salata ve turşu ile ikram edilen Sarı balığın tadını beğendim. Ama yine de ben kırmızı etten şaşmam.

Peynir Müzesi

“Peynir Müzesi”

Kazı ve peyniri ile meşhur olan bu şehrin Peynir Müzesi’ne gitmesek olmazdı. Süvari Tabyası içine kurulan Peynir Müzesi, sadece yapısı ile de görülmesi gereken bir yer.  Kapıda girişi itibari ile büyüleniyorsunuz. Peynirin tarihinin anlatıldığı bu müzede, endemik bitki ve canlılarda yer alıyor. Müzeyi çok beğendim ama bir ekleme yapılması gerekiyor.

Hollanda’da minik balıkçı kasabası Volendam’a gitmiştim.  Turistler için bir mizansen hazırlamışlardı. Yerel kıyafetli kadınlar peynir yapımını canlandırıyor ve konuklarını cevaplandırıyordu.  Belki bir benzeri de bu müzede yapılır.

Rally Bodrum

Rally Bodrum’a gidiyorum

Bodrum’un hayatımda benim için önemi büyük. Çocukluğumun yaz tatillerini geçirdiğim hatta fırsat buldukça ailece kafa dinlediğimiz bir yer. Bodrum’da sosyalleşmeyi severim. Yazları sergi, lansman ve sanat etkinliklere katılmaktan büyük keyif alırım.

Bu yıl ilk defa bende Bodrum’da yapılacak “Rally Bodrum”a katılacağım. Yaşım nedeniyle İstanbul’da yapılan F1 yarışlarını seyretme şansı bulamamıştım. Ama bu ralli heyecanı kaçıramam.

14-16 Nisan tarihlerinde Karya Otomobil Spor Kulübü tarafından bu yıl üçüncü kez düzenlenen Rally Bodrum’a bende olacağım. Bu heyecanı canlı canlı yaşarken, yapılan diğer etkinliklere de katılacağım.  Önümüzdeki ay Bodrum Rally’den yaşadıklarımı sizlerle paylaşacağım.

Şimdiden herkesin Ramazan Bayramını kutlarım.

Cengiz İmren “Görsellik bir şarkıya çok büyük anlamlar yüklüyor”

Cengiz İmren “Görsellik bir şarkıya çok büyük anlamlar yüklüyor”

Aşk şarkılarının prensi Cengiz İmren yeni şarkısı “Sevsene” ile hayranları ile buluşmaya hazırlanıyor. Pause Dergi olarak ünlü sanatçı ile çekimleri Almanya’da yapılan klibi sonrası hoş bir sohbet ettik. Keyifle okumalar.    

Yeni şarkınızdan biraz bahseder misiniz?

Yeni çalışmam “Sevsene” benim için çok özel bir şarkı. Benim bütün şarkılarım bana göre çok özel çünkü hepsini yaşayarak büyük duygularla yazıyorum. “Sevsene” şarkısı da benim için son yılların en iyisi diyebilirim.

Klip çekimleri tamamlandı. Hayranlarınızı nasıl bir klip bekliyor?

Çok emek verdik. Tüm ekip arkadaşlarım elinden gelenin en iyisini yaptı. Yapımcım ve aynı zamanda bu klibin yönetmeni Hayrettin Güneş sağ olsun hiç bir masraftan kaçınmadı. Senaryo gereği çok iyi bir iş ortaya çıktı. Şöyle söyleyeyim bu işin Nirvana’sını yaptık. İzleyenlerde mutlaka benimle aynı fikirde olacaklardır.

Cengiz İmren

Klip çekimleri nerede gerçekleşti?

Klibi Almanya’da çektik. Ben ilk kez Almanya’ya gittim. Nasip o da klip çekimlerim için oldu. Bu güne kadar hep Türkiye’de çektim kliplerimi değişiklik olsun istedik.

Şarkı için klip ne kadar önemli?

Ben çok önemli olduğunu düşünüyorum. Görsellik bir şarkıya çok büyük anlamlar yüklüyor. Şarkının hikayesini en iyi kliplerle anlatabilirsiniz.

Müzik sizin için ne ifade ediyor?

Müzik benim hayatım. Her dakikam her anım müzik ve şarkılarla geçiyor. Şarkı, beste ve söz benim işim diyorum hep. Böyle diyen bir insanın müzik olmadan yaşaması çok zor.

Cengiz İmren

Yeni nesil şarkıları nasıl buluyorsunuz? Kimleri dinliyorsunuz?

Ben müziğe ve şarkıların her türüne saygı duyarım. Yeni nesil şarkılarda gayet başarılı. Başarılı olan her şey mükafatı hakkediyor. Boşuna demiyorlar müzik birleştiricidir, evrenseldir diye. Öyle sürekli dinlediğim birileri yok. Kulağıma hoş gelen herkesi dinliyorum.

Müzik dışında hobileriniz nelerdir?

Müzik aslında bir hobi. Her ne kadar bizim işimiz olsa da benim için vazgeçilmez bir hobidir. Müziğin dışında en büyük keyif aldığım şey film izlemektir.

Müziği bırakmayı hiç düşündünüz mü?

Müzik benim hayatım. Bırakmayı düşünür müyüm? Zor gibi gözlüyor. Fakat aklımdan bir kere geçirmedim desem yalan olur. O da rahmetli annemi kaybettiğim gün öyle bir düşünce geldi aklıma söylerken bile tüylerim diken diken oluyor. Sevgili annem nur içinde yatsın.

Cengiz İmren

Bundan sonraki müzikal yolculuğunuzda ki haritanız nedir?

Durmak yok. Sürekli üretmeye devam ediyorum. Birçok projem sırasını bekliyor. Ama en önemlisi Dubai’ye açılacağım. Çok yakında önemli bir projemle Dubai’de olacağım.

Hayranlarınıza bir mesajınız var mı? Son olarak neler söylemek istersiniz?

Hayranlarımın sabırsızlıkla benden yeni şarkılar beklediğini biliyorum. Merak etmesinler “Sevsene” şarkımdan sonra yine bomba çalışmalarla yine onların karşısında olacağım.

Hepsini çok seviyorum. Buradan yapım şirketim Grand Müzik, yapımcım ve yönetmenim Hayrettin Güneş başta olmak üzere tüm çalışma arkadaşlarıma emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Cengiz İmren’e yakışır muhteşem bir iş ortaya çıkardık. Herkese sevgi ve saygılarımı yolluyorum. Beni takip etmeye devam etsinler.

Endülüs bölgesinin mücevheri “Sevilla”

Endülüs bölgesinin mücevheri “Sevilla”

Hazırlayan: Ferhat Kaan Şahin

Sevilla, ilginç parke taşı yollarına adım attıkları ve palmiye ağaçlarıyla kaplı gezinti yollarında yürüdükleri andan itibaren ziyaretçilerin üzerinde bir büyü büyüsü yaratıyor. Zarif yapılar, eski moda sokak lambaları ve at arabaları büyülü bir ortam yaratır ve manzaralar, ünlü flamenko performansları ve gösterişli festivaller kadar büyüleyicidir.

Şehir, bir zamanlar büyük bir caminin minaresi olan görkemli kulesiyle Hıristiyan âleminin en büyük Gotik kilisesine sahiptir. Mağribi geçmişinin bir başka kalıntısı olan Alcázar, gösterişli Mudéjar dekoru ve yemyeşil bahçeleriyle göz kamaştırıyor.

Bu eşsiz Endülüs şehrinin cazibesi, Orta Çağ’dan kalma Barrio de Santa Cruz’un sessiz avlularında ve dolambaçlı sokaklarında olduğu kadar Parque de María Luisa’nın ve Sevilla’nın en zarif meydanı olan Plaza de España’nın güzel açık alanlarında bulunur.

Kültürel cazibe merkezleriyle dolup taşan Sevilla, Güney İspanya’nın Endülüs bölgesinin bir mücevheridir. Sevilla bölgesindeki en iyi gezilecek yerler ve yapılacak şeyler listemizle ziyaret edilecek en iyi yerleri bulun.

Sevilla

Sevilla Katedrali

Catedral de Sevilla, ziyaretçiler üzerinde unutulmaz bir izlenim bırakıyor. Dünyanın en büyük Gotik katedrali olan bu anıt, etkileyici ölçeği ve zengin sanat hazineleriyle eşsizdir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu görkemli ibadethane, 1402 ile 1506 yılları arasında şehrin ana camisinin yerine inşa edilmiştir.

Katedralin çan kulesi La Giralda, orijinal olarak 12. yüzyılda Almohad hanedanının Mağribi hükümdarları tarafından yaptırılan caminin minaresiydi. 93 metre yüksekliğindeki bu kule, halen Sevilla’nın amblemidir.

Katedrale giren ziyaretçiler, nefin muazzam boyutları karşısında şaşırırlar. Beş koridorlu iç mekan 117 metre uzunluğunda ve 76 metre genişliğinde ve 40 metre yüksekliğe kadar yükseliyor. Bu ezici alan, İspanya’daki en görkemli Gotik iç mekandır.

Capilla Mayor’un arkasında Capilla Real (Kraliyet Şapeli) bulunur. 1551 ile 1575 yılları arasında inşa edilen bu kubbeli Rönesans şapeli, kraliyet mezarlarını içerir.

Adres: Catedral de Seville, Plaza del Triunfo, Avenida de la Constitución, Sevilla

Sevilla

Real Alcazar

Real Alcázar, gezginleri kesinlikle hayal gücüne ilham verecek egzotik bir yer olan başka bir dünyaya adım atmaya davet ediyor. Büyüleyici bir tarih ve nefes kesen bir iç dekor ziyaretçileri bekliyor.

Bu UNESCO Dünya Mirası Alanı, 10. yüzyılda Kurtuba Halifesi için bir kale olarak inşa edilmiştir. 11. yüzyılda Alcázar, efsanevi Mağribi hükümdarı ve şair el-Mu’tamid’in oturduğu yerdi. Sonraki Mağribi hükümdarları siteyi genişletti ve bina grubuna ekledi.

Hristiyanlığın Yeniden Fethi’nden sonra saray, 14. yüzyılda I. Pedro için Mudéjar tarzında (Gotik detayların ve Arap unsurların bir karışımı) yenilenmiştir. Renkli karo zeminler ( azulejos ) ve desenli duvarlar ve tavanlar gibi sarayın her yerindeki ayrıntılı süslemeler, hayali yeni mimari estetiği ortaya koyuyor.

Adres: Patio de Banderas, Sevilla

Sevilla

Parque de María Luisa ve Plaza de España

Parque de María Luisa’nın içinde yer alan Plaza de Espasa, ölçeği ve ihtişamıyla ziyaretçilerin gözlerini kamaştırıyor. Muazzam 50.000 metrekarelik meydan, meydanın içinden geçen kanalın şeklini takip ederek etrafında kıvrılan Neo-Mağribi bir binanın korkuluklu balkonlarıyla çevrilidir.

Meydanın ortasını anıtsal bir çeşme süslerken, huzurlu kanaldan dört yaya köprüsü geçmektedir. Turistler öğleden sonra ” Sevilla’nın Venedik’ini ” deneyimlemek için bir kayık kiralayabilir veya parkta eşit derecede romantik bir at arabasıyla gezintiyi tercih edebilirler.

Merkezinde Plaza de España bulunan Parque de María Luisa , 1929’da Exposición Iberoamericana’nın yeriydi . Bu geniş yeşil alan, burayı 1893’te Sevilla şehrine bağışlayan Infanta María Luisa Fernanda de Borbón için yaratıldı. .

Adres: Parque de María Luisa, Avenida de la Palmera, Sevilla

Sevilla

Barrio de Santa Cruz: Sevilla’nın En Büyüleyici Semti

Catedral de Sevilla ve Real Alcázar arasında bulunan Barrio de Santa Cruz, Sevilla’da keşfedilecek en büyüleyici yerlerden biridir. Mağribi yönetimi altındaki orta çağda, mahalledeki kiliselerin çoğunun aslen sinagog olduğu Judería ( Yahudi mahallesi) idi.

Eski dünya atmosferiyle dolu bu büyüleyici orta çağ mahallesi, parke taşı döşeli yaya yollarından oluşan labirenti (arabalar için çok dar), çekici verandalı beyaz badanalı evleri ve açık hava kafeleri olan pitoresk plazalarıyla karakterize edilir.

Plaza de Doña Elvira gibi sakin avluların çoğu mis kokulu portakal ağaçları ile dikilmiştir. Plaza de Santa Cruz’un merkezinde gül yatakları ve 17. yüzyıldan kalma dövme demir haç bulunmaktadır. Plaza de los Refinadores’te ziyaretçiler yerel bir edebi karakter olan Don Juan Tenorio’nun bir heykelini bulacaklar.

Sevilla

Güzel Sanatlar Müzesi (Museo de Bellas Artes)

Sevilla, 17. yüzyıldan kalma görkemli Convento de la Merced Calzada’da yer alan olağanüstü bir Güzel Sanatlar Müzesi’ne sahiptir. Bu müze, Madrid’deki Prado’dan sonra İspanya’daki en iyi resim koleksiyonuna sahip olarak kabul edilir. Koleksiyon, Gotik dönemden 20. yüzyıla kadar uzanan sanat eserlerini kapsıyor.

17. yüzyıl İspanyol ressamlarının eserlerinin temsili özellikle dikkat çekicidir. Ziyaretçiler, El Greco, Francisco Pacheco, Diego Velázquez ve Alonso Cano gibi ünlü İspanyol sanatçıların şaheserlerini görecek.

Müze, Bartolomé Esteban Murillo’nun başyapıtlarının yanı sıra 17. yüzyıl Seville okulunun eserlerine özel olarak odaklanmaktadır. Francisco de Zurbarán’ın dini resimleri de mükemmel.

Adres: 9 Plaza del Museo, Sevilla

Sevilla

Iglesia Colegial del Divino Salvador

Katedralden kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan Iglesia Colegial del Divino Salvador, şaşırtıcı derecede güzel bir Barok kilisesidir. Bir zamanlar Sevilla’nın eski camisi olan La Mezquita Aljama de Ibn Adabbás’ın bulunduğu yerde inşaat 17. yüzyılın sonlarında başladı ve bu zamandan beri birçok ekleme yapıldı.

Öğleden sonraki ışıkta pembe parlayan gösterişli cephe, Mannerist tarzdan etkilenmiştir. Aynı derecede görkemli ve şaşırtıcı derecede görkemli olan abartılı yaldızlı iç mekan, Sevilla Barok detayları ve gösterişli sanat eserlerinden oluşan bir hazinedir.

Kutsal alanı iki muhteşem sunak süslüyor: Juan de Mesa’nın Kutsal Aşk Mesih’i ve Juan Martínez Montañés’in İsa’nın Tutkusu . Diğer önemli noktalar arasında yükselen kubbe, 18. yüzyıldan kalma org ve 16. yüzyıldan kalma Sacristy yer alır.

Adres: Plaza del Salvador, S/N, 41004 Sevilla

Sevilla

Santa Semana (Kutsal Hafta Festivali)

Sevilla’daki Semana Santa kutlaması, İspanya’nın en heyecan verici festivallerinden biridir. Yüzyıllık geleneklerin ardından, şehrin farklı mahallelerinden Katolik kardeşlikler ( cofradías ve hermandades ) ayrıntılı geçit törenlerine katılırlar. Tövbe edenlerin kıyafetlerine bürünmüş olarak, aziz heykellerinin sergilendiği süslü bir şekilde dekore edilmiş şamandıralar taşırlar.

Ana alay, Kutsal Cuma arifesinde ve Kutsal Cuma sabahıdır ve Kutsal Hafta boyunca katedralde muhteşem törenler yapılır.

Yılın geri kalanında ziyaretçiler, Basílica Menor de la Santísima María de la Esperanza Macarena’da (1 Calle Bécquer) Kutsal Hafta alayının ünlü ikonunu hâlâ görebilirler. Bu kilisenin sahibi Virgen de la Esperanza (“La Macarena” olarak da bilinir), Kutsal Hafta boyunca gösterişli bir şamandırada şehirde tur atar. Şefkatli bir ifade ve yanaklarından aşağı akan gözyaşlarıyla bu Bakire figürü, duygusal bir tepki uyandırıyor.

Sevilla

Museo del Baile Flamenco (Flamenko Dansı Müzesi)

Sevilla, kökleri Çingene kültürüne dayanan gösterişli bir sanat formu olan flamenko ile ünlüdür. Flamenko hem dans etmeyi hem de şarkı söylemeyi içerir ama en önemlisi ruhun bir ifadesidir. En iyi flamenko dansçıları teknik hünerlerinin yanı sıra duyguları yönlendirme konusunda özel bir yeteneğe sahiptir.

Museo del Baile Flamenko, Flamenko’nun güzelliğini sanatın tüm yönleriyle ilgili sergilerle kutluyor: dans, şarkı söyleme ve gitar. Bu yenilikçi müzede flamenko kostümleri, yaratıcı video gösterileri ve diğer eğitici sergiler bulunur.

Müzede ayrıca bir Flamenko Okulu vardır ve yıl boyunca her gün profesyonel Flamenko Gösterilerine ev sahipliği yapmaktadır. Gösteriler saat 19:00’da başlar ve bir saat sürer.

Fatih Sökük; “Türkiye’de her yörenin kendine özgü yemek kültürü var”

Fatih Sökük; “Türkiye’de her yörenin kendine özgü yemek kültürü var”

Bir Pause Dergi klasiği olan Tolga Atalay ile Chef&Chef konuğu La Mia Luce Şefi Fatih Sökük oldu. Şef Fatih Sökük ile kariyerini ve gelecek planlarını konuştuk

Fatih Sökük

 Pause Dergi okurlarına biraz kendinden bahseder misin?

Kastamonu ili Tosya ilçesi 1981 doğumluyum. 16 yaşında bu mesleğe başladım ve 27 yıldır bu mesleği icra ediyorum. Mutfakta olması gereken her şeyi ve hangi konseptle hitap edilmesi gerektiği konularında uzmanım. 26 yıl Borsa Restorant zincirlerinde pastacı olarak çalıştım. 1996 yılında başlamış ve bütün açtıkları restoranlarda görev aldım. Lütfü Kırdar Uluslararası Kongre merkezinde pastacı olarak görev aldım. Loft Restoran’ ta deneyim edinerek İstanbul Modern’ de mesleğime devam ettim. İstinye park Masa Restoran’ta Sous Şef olarak ve Zorlu Center ‘da La Vina restoranlarında şeflik yapayım. Şimdi La Mia Luce İtalyan Restoran’ında Baş Şef olarak görevime devam ediyorum.

Meslekte birinci nesil misin yoksa ailenden gelen bilgi birikim var mı?

Bu meslekte alaylı diye hitap edilen birinci nesilim.

Kariyerini ve ilk iş tecrübeni doğru kronolojide paylaşır mısın?

Bu mesleğe 1996 yılında Boğaziçi borsa lokantalarında başlayıp 26 yıl hizmet verdim. Bu süre zarfında borsa adı altında Fenerbahçe borsada pastacı olarak çıraklığım başladı.

-Lütfü Kırdar Boğaz içi borsada pastacı olarak devam ettim.

-2001 yılında askerlik görevimi yapmak için ayrıldım. 2003 yılında tekrar borsa lokantaları adı altında Loft restorant da görevime devam ettim.

– İstanbul modern cafe restorantta patiseri şef ligini aldım.

-2007 yılında istinye park masa restoran açılışını yapmak üzere atandım ve pastane şef ligini üstlendim. Yaklaşık 1 yıl sonra loft restoran kapanınca oradaki ustam masaya pastane bölümüne başladı.

-1 koltuğa 2 karpuz sığmaz deyip ben kendimi mutfak geneline yaydım. Çıraklığım yeniden başladı.  Masa restorantta sous şef olarak 11 sene görev yaptım. Yurt dışında 2 ay,  İspanya Madrid’de Vilamagne otelinde tecrübe kazandıktan sonra Zorlu Center’da La Vina İspanyol mutfağını açtık.  Görevimi orda icra etmeye başladım. 5 sene devam ettik ve ünlü bir markaya satıldı restoran. Şimdi görevimizi icra etmek için la Mia luce İtalyan restorantında 7 aydır devam ediyorum.

Fatih Sökük

Türk mutfağına dair düşünceleriniz nedir ve nasıl bakıyorsun?

Türk mutfağı çok zengin ve başarılı bir mutfak. Çok çeşitli ve her yörenin kendine özgü yemek kültürü var. Bu yüzden çok kıymetli buluyorum. Asla yok edilmemelidir.

Hangi mutfakta daha iyisin?

Dünya mutfaklarında iyiyim.

Yeni bir lezzet yaratırken nerelerden esinlenirsin ya da bu lezzet nasıl ortaya çıkar?

Bir şef için lezzet çok önemlidir. Mekan ve malzeme fark etmeksizin bir şef elindeki ürünlerden esinlenip ortaya güzel bir lezzet ve güzel bir sunum çıkartabilir. Ben de elimdeki malzemeleri kullanıp en güzel ve özel tarifleri çıkartmaya çalışırım.

Fatih Sökük

Genç şeflere nasıl bir tavsiyede bulunursun?

Genç şefler bu meslek asla ölmeyecek bir meslektir. Yaratıcı olmak sizin elinizde asla geriye bakmayınız hedefiniz daima ileri olsun. Kendinizi geliştirin ve yenileri denemekten çekinmeyin. Yeni tatlar denedikçe ilhamınız artacak. Kendinizin en iyi versiyonuna ulaşana kadar dünya mutfaklarında deneyim kazanmaya bakın.

Yeni bir proje var mı? Yoksa ben yapacağım her şeyi yaptım mı diyorsun?

La Mia luce adı altında tabi ki ileriye dönük projelerimiz var. Restorant nedir?  Restorant yeme içme yeri diye bilinir. Aslında insanların bütün hafta veya bütün günün yorgunluğunu tekrar restore ettiği huzur bulduğu bir yerdir. Ben yaşım yettikçe mutfakta olmaya devam edeceğim. Mutfakta oldukça da yenilenmeye ve denemediğimi denemeye devam edeceğim.

Emre Alkin “Hayatına Değer Kat”

Emre Alkin “Hayatına Değer Kat”

Emre Alkin yeni kitabı Hayatına Değer Kat ile okurlarının bazen gönüllerine, bazen zihinlerine, bazen de ekonomist olması gereği ceplerine hitap ediyor.

Bir dost tavsiyesi dinler gibi okuyacağınız yeni kitabı Hayatına Değer Kat Destek Yayınları’ndan çıktı.

Emre Alkin;

Bu kitap asla kimseye öğüt vermiyor. Sadece kendi yaptığı hatalardan ders alan, başkalarının hatalarından da feyiz alan bir dostunuzum. O kadar. İsteyen keyifle okur, isteyen altını çizer, kızan olursa üstünü çizsin. Özgür iradeye saygımız sonsuz.

Bizden sonraki nesle de bir mesajım var: “Bizim yaptığımız hataları sakın tekrarlamayın, kendi hatalarınızı elbette yapacaksınız.”

Sizlere güzel anların hep aklınızda kaldığı bir hayat diliyorum. Böyle bir hayat, kötü anların da hikmetine varmış bir hayattır mutlaka.

Hayatınıza değer katın Dostlar…

Bir yıllık sesziliğin ardından “Drama Queen”

Bir yıllık sesziliğin ardından “Drama Queen”

Son iki teklisi “Gökyüzü Çağırdı Aşkı” ve “Birbirimize İyi Gelmiyoruz” ile adından çokça söz ettiren Pop ve R&B müziğin sevilen ismi Gülçin Ergül, “Drama Queen” isimli yeni teklisini DMC etiketiyle müzikseverlerle buluşturuyor.

Gülçin Ergül’ün “Drama Queen” adlı yeni single çalışmasının sözü ve müziği Gülçin Ergül ile Emre Bayar’a, düzenlemesi ise yurtdışında büyük başarılara imza atmış olan Türk asıllı Alman prodüktör Paix ve LoLo79’a ait.

Aşkla hayatta kalmaya ant içmiş ve “Drama Queen” olmamayı seçen bir kadının hikayesinin anlatıldığı şarkının, klibinin yönetmen koltuğunda ise başarılı yönetmen Murat Joker oturuyor.

Ankara Müzik Festivali başlıyor

Ankara Müzik Festivali başlıyor

Uluslararası Ankara Müzik Festivali’nin 37.si üç yıllık bir aradan sonra 4-28 Nisan 2023 tarihleri arasında sanatseverlerle, buluşacak.

Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’nın 36 yıldır düzenlediği, başkentin en uzun soluklu etkinliği olan Uluslararası Ankara Müzik Festivali bu yıl depremzedeler yararın yapılacak.

Ankara Müzik Festivali’nde, başta Türkiye’nin yetiştirdiği güzide sanatçıların yanı sıra Azerbaycan, İtalya, İspanya, İngiltere, Endonezya, Tayvan, Çekya, ABD, Makedonya, Hırvatistan, Çin gibi 13 ülkeden klasik müzik ve cazın seçkin örneklerini sunacak 355’e yakın sanatçı ve topluluk yer alacak.

www.ankarafestival.com

 

TARİH PROGRAM SALON
4 Nisan 2023

Salı, 20.00

Azerbaycan Devlet Senfoni Orkestrası

Fuad İbrahimov, şef

Elvin Hoxha Ganiyev, keman

Murat Adıgüzelzade, piyano

CSO Ada Ankara

Ana Salon

6 Nisan 2023

Perşembe, 20.00

Karşıyaka Oda Orkestrası

İbrahim Yazıcı, şef

Nil Kocamangil, çello

CSO  Ada Ankara

Tarihi Salon

7 Nisan 2023

Cuma, 20.00

La Mov Compania de Danza MEB
8 Nisan 2023

Cumartesi, 20.00

İsmail Lumanovski

Balkan Band

MEB
9 Nisan 2023

Pazar 17.30

Özberk Miraç Sarıgül- Eren Süalp

Gitar Resitali

Bilkent
9 Nisan 2023

Pazar, 20.00

Aniello Desiderio & Zoran Dukic

Gitar Resitali

Bilkent
13 Nisan 2023
Perşembe, 20.00
Belfiato Nefesli Beşlisi Çankaya Sahne
14 Nisan 2023

Cuma, 20.00

Barcelona Flamenco Ballet MEB
15 Nisan 2023

Cumartesi, 20.00

Zagrep Soloists CSO Ada Ankara

Mavi Salon

17 Nisan 2023 Pazartesi, 20.00 Gülsin Onay ve

 Cumhuriyetin Gelecek Solistleri

Adil Kerem Ünal, piyano

Peren Alan-Nehir Kıran, keman

H.Ü. ADK  Bale Ana Sanat Dalı,

H.Ü. ADK Müzik ve Bale Ortaokul Müzik Bölümü 5. Sınıflar Korosu

Uzay Kurtaran, piyano

MEB
18 Nisan 2023 Salı, 20.00 Prag Chamber Ballet &

Zemlinsky Quartet

MEB
19 Nisan 2023

Çarşamba, 20.00

Kenny Barron Trio CSO Ada Ankara

Ana Salon

20 Nisan 2023

Perşembe, 20.00

Çağatay Akyol, arp

Wei Wu, sheng

Çankaya Sahne
25 Nisan 2023

Salı, 20.00

Taipei Filarmoni Oda Korosu

Yu-Chung Johnny Ku, koro şefi

Sofia Vokalensemble

Bengt Ollén, koro şefi

(Dünya Koro Sempozyumu ortak etkinliği)

CSO Ada Ankara          Ana Salon
26 Nisan 2023

Çarşamba, 20.00

Trio Vecando

Veriko Tchumburidze,

Dorukhan Doruk,

Can Çakmur

MEB
27 Nisan 2023

Perşembe, 20.00

EU Chamber Orchestra

Hande Küden, keman

CSO Ada Ankara

Ana Salon

28 Nisan 2023

Cuma, 20.00

Batavia Madrigal Singers

Avip Priatna, koro şefi

(Dünya Koro Sempozyumu ortak etkinliği)

CSO Ada Ankara

Tarihi Salonu

 

Vakfımız Festival programında değişiklik yapma hakkını saklı tutar.

 

Buray, Melekler Takımına seçildi

Buray, Melekler Takımına seçildi

Dasdas ve Zorlu PSM’nin deprem bölgesindeki öğrencilerin eğitimi için ortak düzenledikleri gecede sahneye çıkan sanatçılar arasında Buray da vardı.

Adıyaman İsias Otel’de hayatını kaybeden Kıbrıs Türk Maarif Koleji’nin Melekler Takımı sporcularının isimlerinin yazıldığı forma ile sahneye çıkan Buray, Mağusa Limanı türküsünü seslendirdi. Asrın felaketinden dolayı çok üzgün olduğunu söyleyen Buray: “Depremde hayatını kaybeden 5O binin üstündeki vatandaşımızı ve doğup büyüdüğüm memleketimin sporcularını saygı ve minnetle anıyorum” dedi.

Erol Evgin’den “100 Yılda Yüz Akıyla”

Erol Evgin’den “100 Yılda Yüz Akıyla”

Türk pop müziğinin duayeni Erol Evgin, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılına özel bir marş besteledi: “100 Yılda Yüz Akıyla”.

Sözleri Dr. Selma Çuhacı’ya, düzenlemesi Firuz İsmailov’a ait olan 100. Yıl Marşını sanatçı, marşla aynı adı taşıyan konser turnesinde müzikseverlerle buluşturuyor.

Kerki Solfej’in düzenlediği “100 Yılda Yüz Akıyla” isimli temalı konser turnesiyle katılan Erol Evgin, turnesinin startını 14 Nisan Cuma günü İstanbul TİM Show Center’da verecek. Evgin, Ankara, Adana, İzmir, Antalya illerinde devam edecek olan turnenin ilk beş konserinden elde edilecek geliri, dernekler aracılığıyla, depremden etkilenen 11 şehirdeki öğrencilere bağışlayacak.

EROL EVGİN “100 YILDA YÜZ AKIYLA” KONSERLERİ

14 Nisan 2023 Cuma – İstanbul TİM Show Center

(İBB İstanbul Vakfı aracılığıyla bağışlanacaktır.)

23 Nisan 2023 Pazar – TED Ankara Koleji Sahne Sanatları ve Gösteri Merkezi

(Türk Eğitim Derneği aracılığıyla bağışlanacaktır.)

26 Nisan 2023 Çarşamba – Adana 01 Burda PGM Sahne

(YEKÜV ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği aracılığıyla bağışlanacaktır.)

29 Nisan 2023 Cumartesi – İzmir Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi

(İzmir Büyükşehir Belediyesi Bir Kira Bir Yuva kampanyasına bağışlanacaktır.)

4 Mayıs 2023 Perşembe – Antalya Açıkhava

(YEKÜV ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği aracılığıyla bağışlanacaktır.)