Yazılar

Édouard Louis’ten Sarsıcı Roman: Monique Kaçıyor

Fransız edebiyatının en etkili genç yazarlarından Édouard Louis, annesinin hayatından ilham aldığı yeni romanı “Monique Kaçıyor” ile okurları özgürlük ve kimlik mücadelesine davet ediyor. Can Yayınları etiketiyle Mayıs ayında raflarda yerini alan eser, şiddet ve yoksullukla dolu bir yaşamdan kaçmaya cesaret eden bir kadının hikâyesini anlatıyor.

Roman, Édouard Louis’in annesi Monique’in geçmişin ağırlığına rağmen özgürlüğe yönelişini ve oğluyla kurduğu kader ortaklığını gözler önüne seriyor. Fiziksel bir kaçışın ötesinde, korku ile özgürlük arasındaki ince çizgide verilen bu mücadele, bir kadının kendini yeniden keşfetme cesaretini ve anne-oğul bağının gücünü derin bir anlatıyla aktarıyor.

 

#ÉdouardLouis #MoniqueKaçıyor #CanYayınları #YeniRoman #EdebiyatHaberleri #FransızEdebiyatı #KitapÖnerisi #ÖzgürlükVeKimlik #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Albert Camus’den Ölüm Cezasına Sert İtiraz

Fransız edebiyatının ve düşünce dünyasının önemli isimlerinden Albert Camus, ölüm cezasına karşı kaleme aldığı “Giyotin Üzerine Düşünceler” ile adaletin karanlık eşiğinde okuru etik bir hesaplaşmaya davet ediyor.

Camus, bu kısa ama çarpıcı metinde idamın caydırıcılık iddiasını, adaletin yanılmazlığı mitini ve “suça karşı suç”u meşrulaştıran intikam mantığını sorguluyor. Ona göre idam cezası toplumu korumaz; aksine şiddeti yasallaştırır. Hukukun görevi doğayı taklit etmek değil, onu düzeltmektir.

“Giyotin Üzerine Düşünceler”, yalnızca ölüm cezasına karşı bir itiraz değil; aynı zamanda adalet adına öldürmenin mümkün olup olmadığını sorgulayan derin bir etik metin olarak öne çıkıyor.

 

#AlbertCamus #GiyotinÜzerineDüşünceler #CanYayınları #ÖlümCezası #Adalet #EtikHesaplaşma #Felsefe #EdebiyatHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Gökçe Bahadır’dan Yeni Şarkı: “Papatya”

Başarılı oyunculuğunun yanı sıra müzik kariyerinde de özgün işlere imza atan Gökçe Bahadır, yeni şarkısı “Papatya” ile müzikseverlerin karşısına çıktı. Ers Recordz ve Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlanan şarkının söz, müzik ve düzenlemesi Emir Ersoy imzası taşıyor.
tüm dijital platformlarda yerini alan şarkının video klibi de eş zamanlı olarak YouTube’da yayınlandı. Görsel dünyası Gökçe Bahadır’ın creative direktörlüğünde kurgulanan klibin yönetmen koltuğunda ise Emre Abi oturuyor.

#GökçeBahadır #Papatya #YeniŞarkı #SonyMusicTürkiye #ErsRecordz #EmirErsoy #MüzikHaberleri #VideoKlip #YouTube #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Senfonik Live Serisi Yeni Durağında

Türk pop müziğinin güçlü isimlerinden Fettah Can, 30. sanat yılını kutladığı “Senfonik Live” serisine yeni bir durak ekledi. Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde kaydedilen konser serisinin bu bölümünde sanatçı, “Sen En Çok Aşksın” şarkısıyla dinleyicilerle buluşuyor.

Söz ve müziği Cansu Kurtcu ve Fettah Can imzası taşıyan eser, senfonik düzenlemesiyle aşk temasını daha derin ve güçlü bir duygusal noktaya taşıyor. Her performansıyla farklı bir hissi sahneye yansıtan “Senfonik Live” serisi, dinleyiciyi içine çeken bir müzikal anlatıya dönüşmeye devam ediyor. “Sen En Çok Aşksın”, YouTube ve tüm dijital müzik platformlarında yayında.

 

#FettahCan #SenEnÇokAşksın #SenfonikLive #TürkçePop #MüzikHaberleri #YeniŞarkı #CansuKurtcu #DijitalPlatformlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Türkçe Pop Globalde Yükseliyor

Türk pop müziğinin güçlü sesi Hadise, merakla beklenen yeni albümü “H.” ile dinleyicilerin karşısına çıktı. Pasaj Müzik etiketiyle yayınlanan albüm, tamamı Türkçe şarkılardan oluşuyor ve ilk günden itibaren yalnızca Türkiye’de değil; Avrupa ve Orta Doğu’da da dijital platformlarda öne çıkarılarak geniş bir görünürlük elde etti.

Albümde Aleyna Tilki, Motive, Ersay Üner, Murda gibi isimlerle yapılan iş birlikleri dikkat çekiyor. 14 şarkılık albümün açılış parçası “Ara Beni”, güçlü yorumuyla öne çıkarken, geçtiğimiz haftalarda yayımlanan “Labirent” albümün ayak seslerini duyurmuştu.

Hadise’nin “H.” albümü, Türkçe müziğin global ölçekte ulaştığı yeni noktayı temsil ediyor ve şimdi tüm dijital platformlarda yayında.

#Hadise #YeniAlbüm #HAlbümü #TürkçePop #PasajMüzik #MüzikHaberleri #Labirent #AraBeni #GlobalTürkMüziği #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Yüzüstü uyamak keratokonusu tetikleyebiliyor!

Pek çoğumuzun adını bile duymadığı, geçmişte ‘nadir hastalık’ olarak kabul edilen Keratokonus, günümüzde gelişen teknoloji sayesinde çok sık tanı konulan ilerleyici bir göz hastalığı olarak öne çıkıyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Semra Akkaya Turhan, korneanın incelerek öne doğru sivri (konik) bir şekil almasına yol açan Kerakotonusa yönelik hastaların şikayetlerini şu sözlerle ifade ediyor: “Gözlük numaram çok sık değişiyor”, “Tek gözümle baktığımda harflerin gölgesi var, çift görüyorum”, “Geceleri farların etrafında haleler ve parıltılar oluşuyor, araba kullanmakta zorlanıyorum”, “Parlak ışıkta gözlerim kamaşıyor, sisli görüyorum”, “Astigmatım her kontrolde artıyor, gözlük işe yaramıyor.”

Son yıllarda ekran kullanımının artması, alerjik göz hastalıklarının yaygınlaşması ve kornea topografisiyle erken tanı konulabilmesi dolayısıyla keratokonus hastalarının sayısının ciddi ölçüde arttığını belirten Prof. Dr. Turhan, keratokonusa zemin hazırlayan 6 hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Semra Akkaya Turhan

Prof. Dr. Semra Akkaya Turhan

  •  Gözleri sık ve sert ovuşturmak

Gözleri kaşımak ya da bastırarak ovuşturmak, gözün önündeki saydam tabakayı (kornea) zamanla inceltir ve zayıflatır. Araştırmalar; gözleri ovuşturmanın sağlıklı kişilerde bile hastalığın gelişmesini kolaylaştırdığını göstermektedir. Kaşıntı hissinde gözü ovuşturmak yerine soğuk kompres yapılmalı ve hekime başvurulmalıdır.

  • Göz alerjisini ve atopik hastalıkları tedavisiz bırakmak

Polen alerjisi, atopik dermatit, egzama, astım ve kronik alerjik konjonktivit, gözde kaşıntıya neden olur ve bu da kişiyi sürekli gözünü ovuşturmaya iter. Bu kısır döngü korneaya zarar verir.  Keratokonus hastalarının önemli bir bölümünde atopi öyküsü mevcuttur. Alerjinin doğru ilaç ve çevresel önlemlerle kontrol altına alınması ovuşturma isteğini keser ve ilerlemeyi yavaşlatır.

  • Yüzüstü veya göze baskı yaparak uyumak

Yüzüstü uyumak ya da uyurken eli göze bastırmak, korneaya sürekli baskı uygulanmasına neden olur. Bu durum zamanla göz yapısını zayıflatabilir ve hastalığın ilerlemesine yol açar.

  • Gözleri güneşten korumamak

Güneşin zararlı UV ışınları, gözün ön tabakasına (kornea) zarar verebilir ve yapısını zayıflatabilir. Genetik yatkınlığı olanlarda ise kornea biyomekaniğini hızla zayıflatabilir. Bu nedenle sadece yazın değil, yıl boyunca UV400 ve CE sertifikalı kaliteli bir güneş gözlüğü kullanmak önemlidir. Çocuklara da küçük yaştan itibaren bu alışkanlık kazandırılmalıdır.

  • Göz numarasındaki değişiklikleri önemsememek

Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Semra Akkaya Turhan “10–25 yaş aralığında her kontrolde artan miyopi-astigmat, düzensiz astigmat ya da gözlüklü görme keskinliğinin düşmesi keratokonusun en erken işaretidirGözlük numaraları sık değişen ve astigmatizma artışı olan ergen ve genç erişkinlerde yılda bir kornea topografisi içeren tam muayene şarttır; erken tanı sayesinde hastalığın ilerlemesi durdurulabilir” diyor.

  • Aile öyküsünü göz ardı etmek

Birinci derece akrabalarında keratokonus olanlarda risk kat kat artar. Bu nedenle ailede böyle bir durum varsa, gözle ilgili herhangi bir şikayet olmasa bile düzenli göz kontrolleri yaptırmak çok önemlidir. Bu sayede erken tanı mümkün olur ve tedavi edilebilir.

Keratokonus’un tanı ve tedavisinde heyecan verici gelişmeler!

Günümüzde teknoloji ve tıp alanında ilerlemeler sayesinde keratokonus artık belirtiler ortaya çıkmadan, çok erken dönemde tespit edilebiliyor.  Prof. Dr. Turhan, tedavideki yenilikleri şöyle özetliyor: “Tedavide kornea çapraz bağlama (CXL) ilerlemeyi durdurmada altın standart haline geldi. Bu yöntemin daha hızlı ve farklı tekniklerle uygulanan çeşitleri sayesinde çocuklarda da güvenle uygulanabilir. Ayrıca kornea içine yerleştirilen halkalar, özel lazer tedavileri, göz içine yerleştirilen lensler ve gelişmiş kontakt lensler sayesinde hastaların büyük çoğunluğu kornea nakline ihtiyaç duymadan iyi bir görme seviyesine ulaşabiliyor. Gerekli durumlarda yapılan yarım kat kornea nakli yöntemi ise klasik nakillere göre daha güvenli ve daha uzun ömürlü sonuçlar sunuyor.”

 

#Keratokonus #GözSağlığı #Astigmat #AcıbademAltunizade #ProfSemraAkkayaTurhan #GözHastalıkları #ErkenTanı #SağlıkHaberleri #GözlükNumarası #GözKamaşması #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Gerçek Bir Hikâyeden İlham: Destina

Türk müziğinin sevilen isimlerinden Bora Duran, gerçek bir hikâyeden ilham alınarak yazılan “Destina” adlı şarkısını müzikseverlerle buluşturdu. Şarkının sözleri Sedat Kunduracı imzası taşıyor ve denize açıldığı sırada yelken yaparken yaşanan trajik bir kazada hayatını kaybeden Destina Beyza Bulut anısına kaleme alındı.

Klip çekimleri İstanbul’un sahil semtlerinden Dragos’ta gerçekleştirilen şarkı, tüm dijital platformlarda yerini aldı. Bora Duran, şarkının hikâyesine dair yaptığı açıklamada, “Gerçek bir hikâye olması insanı derinden etkiliyor. Ben de seslendirirken çok etkilendim. Dinleyen herkesin bu şarkıdan aynı duyguyu alacağını düşünüyorum” dedi.

“Destina”, yalnızca bir şarkı değil; aynı zamanda bir anının, bir hayatın ve bir kaybın müzikal yansıması olarak öne çıkıyor. Bora Duran’ın güçlü yorumuyla birleşen eser, hem müzik hem de duygusal anlamda dinleyicilerde derin bir iz bırakmayı hedefliyor.

#BoraDuran #Destina #SedatKunduracı #MüzikHaberleri #Magazin #YeniŞarkı #TürkMüziği #Dragos #DuygusalŞarkılar #DijitalPlatformlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Yaz Konserleri Gurme Tatlarla İstanbul’da

İstanbul, 2026 yazında yalnızca dünya müzik sahnesinin değil, aynı zamanda gastronomi kültürünün de merkezine dönüşüyor. Şehir, uluslararası sanatçıların konserleriyle müzikseverleri ağırlarken, aynı zamanda İstanbul’un zengin mutfak kültürünü de öne çıkarıyor. Stadyum konserleri ve açık hava etkinlikleriyle birleşen bu sezon, hem müzik hem de lezzet tutkunları için unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Tüpraş Stadyumu ve LifePark İstanbul gibi büyük konser alanlarında, etkinlik günlerine özel hazırlanan menüler ve sokak lezzetleri dikkat çekiyor. Konser öncesi ve sonrası sunulan yerel tatlar, İstanbul’un gastronomi mirasını uluslararası izleyicilerle buluşturuyor.

  • Andrea Bocelli konseri öncesinde Boğaz’ın klasikleşmiş tatlarıyla özel menüler hazırlanıyor.
  • Max Korzh konserinde genç kitleye yönelik sokak lezzetleri ve ferah içecekler öne çıkıyor.
  • Alice Cooper ve The Offspring konserlerinde burgerler, craft içecekler ve açık hava barları rock kültürüne eşlik ediyor.
  • BABYMETAL performansında Japon mutfağından esinlenen özel atıştırmalıklar İstanbul sahnesine taşınıyor.

Bu yaz, İstanbul konserleri yalnızca müzik değil; tatların, kültürlerin ve atmosferin birleştiği çok boyutlu bir festival ruhu yaratıyor. Şehir, hem müzik hem gastronomi turizmi açısından küresel bir cazibe merkezi haline geliyor. Yerli ve yabancı ziyaretçiler, konserlerin enerjisini İstanbul’un eşsiz mutfak deneyimiyle birleştirerek yaz boyunca şehrin ritmini yaşayacak.

 

#İstanbul2026 #YazKonserleri #GurmeDeneyim #MüzikVeLezzet #AndreaBocelli #MaxKorzh #AliceCooper #BABYMETAL #TheOffspring #İstanbulGastronomi #FestivalRuhu #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Bahar aylarında en sık görülen nedeni polenler olsa da…

Bahar ayları özellikle astım hastaları için riskli bir dönemi de beraberinde getiriyor. Artan polen yoğunluğu ve hava değişimleri başta olmak üzere pek çok etken astım ataklarını tetikleyerek hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor, hatta ölümcül olabiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, bu dönemde acil servise başvurularda ve hastane yatışlarında belirgin artış görüldüğüne dikkat çekerek, “Bahar, astım hastaları için en riskli mevsimlerden birini oluşturmaktadır. Bu dönemde yoğun polen, ani sıcaklık değişimleri, artan nem ve hava kirliliği gibi çevresel faktörlerin bir araya gelmesi hava yollarındaki hassasiyeti belirgin şekilde artırmaktadır. İngiltere’de yürütülen bir araştırma, nisan-mayıs döneminde astım kaynaklı ölümlerde anlamlı bir artış saptamıştır. Ülkemizde de benzer tablo yaşanmakta; ilkbahar aylarında astım nedeniyle poliklinik başvuruları yüzde 30 – 40 oranında artış göstermektedir” diyor.

Dr. Burcu Babaoğlu Karan

Dr. Burcu Babaoğlu Karan

Dünya genelinde 300 milyon kişi astım hastası

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, astım dünya genelinde 300 milyon kişiyi etkilerken, ülkemizde de yaklaşık 6 milyon kişinin bu hastalıkla mücadele ettiği belirtiliyor. Tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini düşüren astım özellikle bahar aylarında hastalar için ciddi bir tehdit oluşturabiliyor. Ancak önemli bir sağlık sorunu olsa da doğru tedavi ve önlemlerle kontrol altına alınabiliyor. Düzenli ilaç kullanımı, bireysel tetikleyicilerden kaçınma ve hekim takibinin bu süreçte kritik rol oynadığını belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bahar aylarında astım ataklarının önlenmesi; tetikleyicilerden korunmak ve uygun ilaç tedavisini sürdürmek olmak üzere iki temel stratejiye dayanmaktadır. Hekim tarafından önerilen ilaç tedavisinin düzenli kullanımı acil servislere başvuruları önemli oranda azaltmaktadır. Uluslararası GINA (Global Initiative for Asthma) kılavuzuna göre astımı iyi kontrol altındaki hastaların yüzde 80’inden fazlası, doğru tedavi ve korunma stratejileriyle öksürük ve nefes almakta güçlük gibi semptomlardan büyük ölçüde kurtulabilmektedir.”  Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, bahar aylarında astım ataklarını tetikleyen 7 önemli etkeni anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. 

POLENLER

Dr. Burcu Babaoğlu Karan, bahar aylarında astımı tetikleyen faktörlerin başında polenlerin geldiğine işaret ediyor. Mart ayından itibaren fındık ve kavak gibi ağaçlar, mayıs-haziran döneminde çimen ve yabani otlar yoğun miktarda spor, yani havada uçuşan mikroskobik toz taneciklerini salmaya başlıyor. Polenler solunum yoluyla bronşlara ulaştığında bağışıklık sistemini tetikleyerek IgE aracılı alerjik inflamasyonu başlatıyor; bu da hava yollarının şişmesine (bronkospazm) ve  mukus (balgam) artışına yol açıyor. Türkiye Astım ve Alerji Derneği verilerine göre; alerjik astımlı hastaların yüzde 70’inden fazlası ilkbahar polenlerine duyarlı oluyor. Avrupa’da yapılan geniş çaplı araştırmalar; yüksek polen yoğunluğu olan günlerde acil servislere astım kaynaklı başvuruların yüzde 30 – 50  oranında arttığını gösteriyor.

Nasıl önlem almalı?

  • Günlük hava durumu tahminleriyle birlikte ulusal veya bölgesel polen takvimlerini takip edin; yüksek riskli günlerde dışarı çıkmaktan kaçının.
  • Polen yoğunluğu sabah 08:00-11:00 saatlerinde ve rüzgarlı havalarda en üst düzeye ulaşıyor; bu saatler dışında sokağa çıkmayı tercih edin.
  • Dışarıdan eve geldiğinizde mutlaka duş alın ve giysilerinizi değiştirin; kıyafetleri balkona sermeyin.
  • Ev pencerelerini kapalı tutun, HEPA filtreli hava temizleyicisi kullanın.
  • Alerji testleriyle duyarlı olduğunuz polenleri saptayın; doktorunuzla birlikte alerjen immünoterapisi seçeneğini değerlendirin.

ANİ HAVA DEĞİŞİMLERİ

Bahar ayları sabah saatlerinde 8-10 dereceye kadar düşen, öğleden sonra ise 20-25 dereceye yükselen hava sıcaklığıyla günlük ısı farklarının en belirgin yaşandığı bir dönem. Bu ani değişimler, bronşiyal hiperreaktiviteye, bir başka deyişle solunum yollarının normalden çok daha kolay tahriş olabilir hale gelmesine yol açabiliyor. Soğuk hava bronş mukozasında kuruma ve sekresyon değişikliğine yol açarken, ani ısı yükselişi hava yolu ödemini kötüleştiriyor. Bu iki etken birlikte devreye girdiğinde bronkospazm kaçınılmaz hale geliyor. Araştırmalar, 10 dereceyi aşan günlük ısı farklarında astım ataklarının yüzde 20 – 25 oranında arttığını gösteriyor.

Nasıl önlem alınmalı?

  • Hava durumu uygulamalarını düzenli takip edin; günlük ısı farkının yüksek olduğu günlerde katmanlı giyinin.
  • Sabah ve akşam saatlerinde soğuk hava maruziyetini azaltmak için ince bir bere veya atkı kullanarak ağız ile burun bölgenizi koruyun.

AÇIK HAVADA EGZERSİZ YAPMAK

Egzersiz sırasında artan solunum hızı, soğuk ve kuru havanın bronşlara nüfuz etmesine zemin hazırlıyor. Bu durum inflamasyon mediatörlerinin, yani histamin ve lökotrien gibi maddelerin salınımını tetikleyerek egzersize bağlı bronkospazma yol açabiliyor. Bahar aylarında açık havada yapılan koşu, bisiklet ve futbol gibi aktiviteler; yoğun polen maruziyetiyle eş zamanlı gerçekleştiğinde risk artıyor. Astım hastalarının yüzde 80’inde görülen bronkospazmın nefes darlığı ve göğüste sıkışma gibi semptomları genellikle egzersiz başlangıcından 5-10 dakika sonra belirginleşiyor.

Nasıl önlem almalı?

  • Açık hava aktivitelerini mümkünse polen yoğunluğunun daha düşük olduğu öğle saatlerinde planlayın.
  • Egzersizden 15-20 dakika önce doktorunuzun önerdiği kısa etkili bronkodilatör (kurtarıcı inhaler) kullanın.
  • Aktiviteden 5-10 dakika önce yürüyüş gibi hafif tempolu bir ısınma yapın; bu uygulama hava yollarını kademeli olarak genişleterek ani bronkospazm riskini azaltır ve solunum kaslarını yoğun egzersize hazırlar.
  • Havuz ortamındaki nem bronşları koruduğu için koşu yerine yüzme gibi kapalı mekân sporlarını tercih edin.
  • Egzersiz sırasında ve sonrasında nefes almakta güçlük ve öksürük gibi semptomlar gelişirse hemen durun ve kurtarıcı inhalerinizi kullanın. 

TEMİZLİK ÜRÜNLERİ VE KİMYASAL İRRİTANLAR

Bahar temizliği, astımlı bireyler için ciddi riskler barındırıyor. Klorlu temizlik ürünleri, sprey dezenfektanlar, parfümlü yüzey temizleyiciler ve kuru tozlar bronş mukozasını doğrudan tahriş edebiliyor.  Temizlik sırasında havaya kalkan tozların içinde bulunan   ev tozu akarları ve küf sporları da güçlü alerjik tetikleyicileri oluşturuyor.

Nasıl önlem almalı?

  • Güçlü çözücüler, çamaşır suyu ve amonyaklı ürünler yerine sirke veya karbonat bazlı doğal temizleyicileri tercih edin.
  • Temizlik sırasında N95 veya FFP2 maske takın ve mekanı iyi havalandırın; pencereleri açın.
  • Toz kaldırmayan microfiber bezler ve nemli paspas kullanın; toz kaldıran süpürge ve fırçalardan kaçının.
  • Ağır temizlik işlerini kendiniz yapmak yerine mümkünse yardım alın.
  • Bronşları tahrip edebildiği için hava tazeleyici ve oda spreylerinden kaçının.

KÜFLER VE FUNGAL SPORLAR

Bahar yağmurlarının ardından artan nem ve sıcaklık, küf mantarlarının çoğalması için ideal koşullar yaratıyor. Alternaria ve Cladosporium başta olmak üzere pek çok fungal tür sporu, yani havada bulunan mikroskobik parçacık miktarını zirveye taşıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, bu sporların polenlerden çok daha küçük oldukları için bronşiollere kadar ulaşarak şiddetli astım ataklarını tetikleyebildiklerini vurguluyor. Dr. Burcu Babaoğlu Karan, “Özellikle ev içindeki küfler; banyo, mutfak ve ıslak duvarlarda yıl boyunca süregelen tetikleyicilerdir. Ayrıca, küf sporlarına duyarlı astım hastaları, yağmur sonrasında ve yüksek nemli günlerde belirgin semptom artışı yaşadıklarını bildirmektedir” diyor.

Nasıl önlem almalı?

  • Ev içindeki nem oranını yüzde 45 – 50 arasında tutun; higrometre ile takip edin.
  • Banyo, mutfak ve bodrum gibi nemli alanları düzenli olarak küf önleyici ürünlerle temizleyin.
  • Islak zeminler ve çürümüş ahşap hızlı küflenmeye zemin hazırladıkları için çatı veya duvar sızıntılarını derhal onarın.
  • Spor yoğunluğunun arttığı günlerde (yağmur sonrası, sisli ve nemli havalarda) dışarıda fazla zaman geçirmeyin.
  • HEPA filtreli hava temizleyicisi kullanın ve yaşam alanlarını düzenli aralıklarla havalandırın.

ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI

Bahar, kalabalık okul ortamları ve mevsim geçişlerinin getirdiği bağışıklık kırılganlığı gibi etkenler nedeniyle üst solunum yolu enfeksiyonlarının sık görüldüğü bir dönem. Viral enfeksiyonlar bronşiyal inflamasyonu  artırıyor, mukus üretimini çoğaltıyor ve hava yolu tıkanıklığını belirginleştiriyor. Dr. Burcu Babaoğlu Karan, bu durumun astım ataklarını tetikleyebildiğini vurgulayarak, “Rinovirüsler başta olmak üzere influenza, Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV) ve koronavirüsler gibi viral etkenler astım ataklarının yaygın nedenleri olarak karşımıza çıkmaktadır” diye konuşuyor.

Nasıl önlem almalı?

  • Yıllık grip aşısını ve doktorunuzun önerdiği diğer aşıları (pnömokok vb.) düzenli olarak yaptırın.
  • Viral bulaşmayı belirgin şekilde azaltmak için ellerinizi sık sık yıkayın ve kalabalık ortamlarda maske kullanın.
  • Viral enfeksiyon sürecinde ilaç dozunuzun ayarlanması gerekebiliyor. Bu nedenle enfeksiyon belirtileri başlar başlamaz doktorunuzu aramayı ihmal etmeyin.
  • Hasta kişilerle yakın temastan kaçının. Kapalı ve kalabalık mekânlarda geçirdiğiniz süreyi kısıtlayın.

HAVA KİRLİLİĞİ VE ARTAN OZON SEVİYELERİ

Hava kirliliği ve artan ozon seviyeleri de astım hastaları için büyük bir tehdit oluşturuyor. Bahar ve yaz başında güneş ışınlarının artmasıyla birlikte fotokimyasal smog reaksiyonları, yani güneş ışığının etkisiyle kirleticilerin kimyasal reaksiyonlara girerek ozon oluşturması süreci hız kazanıyor. Bunun sonucunda yüzeydeki ozon düzeyleri yükseliyor. Yüzeydeki ozon ile partikül maddeler bronş epitelini doğrudan tahriş ederek oksidatif stres ve inflamasyonu artırıyor. Büyük şehirlerde trafik kökenli azot dioksit ve uçucu organik bileşikler de bu etkiyi katlıyor.

Nasıl önlem almalı?

  • Günlük hava kalitesi indeksini (HKİ) mutlaka takip edin; orta ve üzeri seviyelerdeyse fiziksel aktivitenizi kısıtlayın.
  • Trafiğin yoğun olduğu bölgelerde ve kavşaklarda uzun süre kalmaktan kaçının. Mümkünse park ve yeşil alanlarda yürüyüş yapın.
  • Güneşli ve sıcak günlerde ozon seviyeleri öğle-akşam saatlerinde en üst düzeye ulaşıyor; bu saatlerde dışarıda egzersiz yapmaktan kaçının.

 

#Astım #BaharAlerjisi #PolenMevsimi #GöğüsHastalıkları #AcıbademMaslak #DrBurcuBabaoğluKaran #AstımAtakları #SağlıkHaberleri #SolunumHastalıkları #AstımKontrol #BaharRiskleri #AstımVePolen #AstımFarkındalık #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Cantieri Capelli Türkiye’de East Marine Güvencesiyle

İtalyan zarafetinin denizdeki temsilcisi Cantieri Capelli, Türkiye’nin önde gelen denizcilik markalarından East Marine ile stratejik iş birliğini güçlendirdi. Rahmi M. Koç Müzesi’nde düzenlenen lansman, sektör profesyonellerini ve deniz tutkunlarını bir araya getirerek markanın Türkiye pazarındaki yeni dönemini başlattı.

Yaklaşık 50 yıllık deneyimiyle global ölçekte saygın bir RIB tekne üreticisi olan Cantieri Capelli, ikonik Tempest serisi ve lüks segmentteki Stradivari serisi ile öne çıkıyor. Stradivari 52 modeli, 2025 yılında Design Innovation Award kazanarak uluslararası alanda büyük başarı elde etti. East Marine ise 2008’den bu yana Türkiye’nin tek zincir kurumsal marine marketi olarak geniş ürün yelpazesi ve güçlü online kanallarıyla denizcilik kültürünü yaygınlaştırıyor.

Türkiye’nin uzun kıyı şeridi ve gelişen marina altyapısı, pazarı stratejik açıdan önemli kılarken bu iş birliği, İtalyan mühendisliği ile Türkiye’nin denizcilik birikimini buluşturarak lüks, performans ve güveni en üst seviyede temsil etmeyi hedefliyor.

 

#CantieriCapelli #EastMarine #Denizcilik #YatHaberleri #RIBMühendisliği #StradivariSerisi #TempestSerisi #RahmiKoçMüzesi #TürkiyeDenizcilik #LüksYat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity