Yazılar

“Mesai”de Meze Yolculuğu Ateşten Çıkan Güçlü Tatlarla Zenginleşiyor

Geleneksel ocakbaşı kültürünü modern şehir hayatının temposuyla buluşturan Mesai, İstanbul’un gastronomi sahnesine yeni bir soluk getiriyor. Ateş merkezli mutfağıyla kebabı başrole taşıyan restoran, samimi ve sade bir anlayışla hazırlanan tabaklarıyla paylaşım kültürünü öne çıkarıyor.

Mesai’nin mutfağında ateş yalnızca bir pişirme yöntemi değil; lezzetin karakterini belirleyen temel unsur. Mevsiminde özenle seçilen ürünler, ustalıkla işlenerek rafine dokunuşlarla buluşuyor. Ortaya çıkan her kebap, gelenekten aldığı gücü modern gastronomi yaklaşımıyla harmanlıyor.

Mesai, İstanbul

 Mezeler ve kebaplar başrolde

Mesai’de kebap yalnızca bir ana yemek değil; sofranın merkezinde konumlanan bir deneyim. Meze kültürüyle başlayan yolculuk, ara sıcaklarla zenginleşiyor. Atom, Trüflü Biber Borani, Mutabbel ve Müdür damak çatlatan mezeler arasında yer alıyor. Yaprak Ciğer, Atom Kokoreç, Çıtır Mantı ve Pastırmalı Humus ise özel gastronomi dokunuşlarıyla dikkat çekiyor.

Ana yemeklerde Mesai Kebap, Ali Nazik ve Kuzu Şiş öne çıkarken; Havuç Dilim Baklava, Ekmek Kadayıfı ve Çıtır Kabak gibi geleneksel tatlılar bu lezzet yolculuğunu tamamlıyor. Mesai, Türk mutfağının özünü korurken şehirli ve çağdaş bir yorumla kebabı yeniden tanımlıyor.

Mesai, İstanbul

 İstanbul’un ruhu Mesai’de

Topkapı Sarayı’ndan Ayasofya’ya, Taşkışla’dan Kız Kulesi’ne… İstanbul’un tüm ihtişamı Mesai’de hayat buluyor. Gün batımında gökyüzünün altın tonlarına karşı başlayan keyifli saatler, lezzetli yemeklerle ayrıcalıklı bir ambiyansa dönüşüyor.

Cam tavanın gökyüzüyle kurduğu görsel bağ, şık aydınlatmalar, ihtişamlı bar ve zarif detaylarla birleşerek konuklara ferah ve davetkâr bir atmosfer sunuyor. Mesai, zarif tasarımı ve enerjik ambiyansıyla İstanbul’un gastronomi sahnesinde öne çıkıyor.

Mesai, İstanbul

Adres: İnönü Cad. No:26 Gümüşsuyu

Bilgi: 0532 056 37 24

 #Mesai #İstanbulLezzetleri #Kebap #MezeKültürü #Gastronomi #Magazin #LezzetYolculuğu #ÜnlülerinTercihi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Melikjoy’dan Sevgililer Günü Öncesi “AŞK”

Modern müziğin çok yönlü ismi Melikjoy, sözü ve müziği kendisine ait olan yeni teklisi “AŞK” ile dinleyicilerle buluştu. 13 Şubat’ta yayınlanan şarkı, sanatçının eşsiz vokali ve virtüöz kimliğini ortaya koyduğu solo keman performansıyla yılın en romantik eserlerinden biri olmaya aday.

Şarkının düzenlemesi ve yaylı orkestrasyonu Erhan Bayrak imzası taşırken, gitarlarda Selahattin Güzelel, yaylılarda İstanbul Strings yer aldı. Mix ve mastering işlemleri Özgür Yurtoğlu tarafından tamamlandı. Epik klibin yönetmenliğini Mustafa Özen üstlenirken, yapımcılığını Ozan Karabağ, görüntü yönetmenliğini ise Anıl Kılınç gerçekleştirdi.

Melikjoy’un yeni teklisi “AŞK”, Sirius Music Yapım etiketiyle tüm dijital platformlarda ve klibiyle YouTube’da yayında.

#Melikjoy #AŞK #YeniSingle #SevgililerGünü #RomantikŞarkı #SiriusMusic #Müzik2026 #SoloKeman #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Doğuş’tan Yeni Single: “Senden Başkası Olmayacak”

Türk pop müziğinin sevilen isimlerinden Doğuş, yeni single’ı “Senden Başkası Olmayacak” ile dinleyicisiyle buluştu. “Uyan”, “Gamsız” ve “Yan Yüreğim” gibi hafızalara kazınan şarkılarıyla geniş bir kitleye ulaşan sanatçı, bu yeni çalışmasıyla müzikal yolculuğuna duygusal bir halka daha ekliyor.

Sözü ve müziği Doğuş’a ait olan şarkı, sevgiye duyulan koşulsuz bağlılığı merkezine alıyor. Duygusal pop çizgisinde ilerleyen eser, sanatçının içten yorumuyla dinleyiciye doğrudan geçiyor ve kısa sürede sevilen parçalar arasına girmeye aday görünüyor.

“Senden Başkası Olmayacak”, Avrupa Müzik Yapım etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında.

#Doğuş #SendenBaşkasıOlmayacak #YeniSingle #TürkPopMüziği #AvrupaMüzik #Müzik2026 #DuygusalPop #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Gastronomi Tutkunlarının Yeni Adresi: Jie Fişekhane

Tarihi atmosferini koruyarak kültür, sanat ve gastronomiyi bir araya getiren Fişekhane, seçkisini Uzak Doğu mutfağının çağdaş temsilcilerinden Jie ile genişletti. Ocak ayında kapılarını açan Jie, kısa sürede gördüğü yoğun ilgiyle Fişekhane’nin öne çıkan gastronomi duraklarından biri oldu.

Jie, Japonya, Kore, Tayland ve Çin mutfaklarından ilham alan menüsüyle sushi ve sashimi çeşitlerinden ramenlere, dumpling’lerden Thai usulü sıcak tabaklara kadar geniş bir yelpaze sunuyor. Açık mutfak konseptiyle yemek hazırlığını bir performansa dönüştüren mekân, misafirlerine lezzetin ötesinde bir deneyim yaşatıyor.

Fişekhane’nin tarihi dokusuyla bütünleşen Jie, modern tasarımı ve dengeli atmosferiyle öğle yemeklerinden akşam buluşmalarına kadar gastronomi ve sosyalleşmeyi aynı çatı altında buluşturuyor. Menüde mochi ve matchalı cheesecake gibi tatlılar, sake bazlı kokteyller ve vegan/vejetaryen alternatifler de yer alıyor.

Bilgi:  0212 890 60 30

#JieFişekhane #UzakDoğuLezzetleri #İstanbulGastronomi #Sushi #Ramen #GurmeDeneyim #Fişekhane #GastronomiTutkunları #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Belirtiler hafif başlayıp, dakikalar içinde ağırlaşabiliyor!

Ani başlayan, tek taraflı ve batıcı tarzda göğüs ağrısı ile nefes darlığı… Bu sorunlar, özellikle genç yaş grubunda, genellikle “kas ağrısı” olduğu düşünülerek, önemsenmiyor. Oysa şikâyetler, hayati risk taşıyan pnömotoraksın, toplumdaki bilinen adıyla “akciğer sönmesinin”  ilk habercisi olabiliyor. Yaygın inanışın aksine, akciğer sönmesi ileri yaştaki kişileri değil; genellikle 15 – 30 yaş grubundaki genç yaş grubunu, özellikle de erkekleri hedef alıyor. Belirtiler çoğunlukla hafif başlasa da tablo dakikalar içinde ağırlaşabiliyor!  Acıbadem Bakırköy Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Okur, akciğer sönmesinin çok sık görülen bir hastalık olmamakla birlikte, acil servis başvurularında önemli bir yer oluşturduğunu belirterek, “Akciğer zarlarında gelişen küçük yırtılmalar bazen hafif seyredebilir; ancak tedavide gecikildiğinde tablo hızla ilerleyebilir. Bunun sonucunda nefes darlığı artabilir ve kandaki oksijen düzeyi düşebilir. Ayrıca nadir, ancak son derece kritik bir durum olan ‘tansiyon pnömotoraks’ gelişebilir. Bu tabloda kaçan hava tek yönlü bir mekanizmayla birikir, göğüs içindeki basınç hızla yükselir ve kalbe dönen kan miktarı azalır. Buna bağlı olarak şok gelişebilir ve hayati risk oluşabilir” diyor. Hastalığın en tehlikeli yönlerinden birinin belirtilerin özellikle genç erişkinler tarafından hafife alınması olduğunu vurgulayan Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Okur, “Pnömotoraks acil bir durumdur; dakikalar büyük önem taşır. Bu nedenle, ‘kas ağrısıdır’ düşüncesiyle hekime başvurmakta gecikilmemelidir. Tek taraflı, batıcı tarzda göğüs ağrısı aniden başladıysa, zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmak yaşamsal önem taşımaktadır” diye konuşuyor.

Prof. Dr. Erdal Okur

Prof. Dr. Erdal Okur

Bu belirtiler varsa, geç kalmayın!

Akciğerin etrafını saran ve “plevra” olarak adlandırılan zar yapıları arasına hava kaçması sonucu akciğerin kısmen veya tamamen sönmesi durumu “pnömotoraks” olarak tanımlanıyor.  Normalde akciğer ile göğüs duvarı arasında hava bulunmuyor. Akciğerin yüzeyinden herhangi bir nedenle bu aralığa hava geçmeye başlarsa,  her nefes almamızla burada biriken hava akciğere baskı yaparak, kısmen veya tamamen sönmesine neden oluyor. Akciğer sönmesinde en tipik başlangıç, ani başlayan ve  tek taraflı göğüs ağrısı ile nefes darlığı oluyor. Bunların yanı sıra hızlı nefes alma, çarpıntı hissi, omuz veya sırt bölgesine vuran ağrı ve öksürük de eşlik edebiliyor. İlerleyen ve ağır tabloda ise ciddi nefes darlığı, morarma ile tansiyon düşüklüğü görülebiliyor.

Genellikle 15 – 30 yaş grubundaki erkeklerde görülüyor!

Pnömotaraks, KOAH, astım ve akciğer enfeksiyonları gibi hastalıkların yanı sıra göğüs bölgesine gelen darbe veya yaralanma sonucu gelişebiliyor.  Yüksek basınç değişikliklerine maruz kalmak ve akciğer biyopsisi gibi yapılan bazı cerrahi girişimler de akciğerin sönmesine neden olabiliyor. Hastalığın en sık görülen şekli ise  bilinen bir akciğer hastalığı olmadan, genellikle akciğerin tepe kısmında bulunan küçük hava keseciklerinin yırtılmasıyla oluşan akciğer sönmesi oluyor. Bu tür akciğer sönmesi  “klasik” hasta profili olan,  15–30 yaş grubundaki  erkeklerde görülüyor. Özellikle ergenlik döneminde hızlı büyüme nedeniyle göğüs kafesi daha basıktan daha uzun bir şekle dönüşüyor ama akciğerler bu şekil değişikliğine adapte olamıyor. Sonuç olarak, akciğerlerin üst kısımlarında hava keseleri oluşmaya başlıyor. Bu keseciklerin patlamaları da pnömotoraksa  yol açıyor. Ayrıca, sigara kullanımına başlanması da akciğer sönmesinin genç yaş grubunda daha sık rastlanmasının bir diğer önemli sebebini oluşturuyor.

Risk altında olabilirsiniz!

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Okur, akciğer sönmesinde risk altında olan kişileri şöyle anlatıyor:

Genç, uzun boylu, zayıf erkekler: Göğüs kafesi yapısı ve akciğer tepesindeki “gerilim” nedeniyle hava kesecikleri oluşumunun ve yırtılmanın daha olası olduğu düşünülüyor.

Sigara içenler: Sigara, akciğer dokusunda inflamasyon ve yapısal değişiklikleri artırarak akciğerde hava kesecikleri gelişimini ve akciğerin sönme riskini yükseltiyor. Ayrıca nüks riskini de artırıyor. Elektronik sigara ve nargile kullanımı da benzer şekilde etki ediyor.

Akciğer hastalığı olanlar: Mevcut KOAH, amfizem ve akciğer fibrozisi gibi akciğer hastalığı olanlar da risk altında. Bu hastalıklarda akciğer “rezervi” zaten sınırlı olduğundan pnömotoraks hem daha kolay gelişebiliyor hem de daha ağır seyrediyor.

Travma geçirenler: Trafik kazaları, düşmeler veya darbe sonrası oluşan göğüs travmaları da akciğer sönmesine yol açabiliyor.

Hafif tabloda oksijen, ileri durumda göğüs tüpü

Pnömotoraks tanısı; muayene bulguları, akciğer grafisi veya bazı durumlarda tomografi ile konuluyor. Tedavide  amaç, göğüs boşluğu içinde biriken havanın boşaltılarak akciğerlerin yeniden şişmelerini sağlamak. Prof. Dr. Erdal Okur, tedavinin akciğerin ne kadar çöktüğüne ve hastanın genel durumuna göre planlandığını belirterek, şu bilgileri paylaşıyor: “Belirgin bir şikayetin olmadığı hafif pnömotoraks tablosunda hastalar oksijen tedavisiyle takibe alınır. Ancak, uygulanan tedaviye rağmen düzelme sağlanamıyor veya tablo kötüleşiyorsa, göğüs tüpü yöntemine başvurulur. Ayrıca, akciğerin sönme oranı fazlaysa, hastaya doğrudan göğüs tüpü uygulanır. Yaklaşık bir kalem kalınlığında olan ve ‘dren’ olarak adlandırılan yarı esnek bir tüp, göğüs kafesinin yan tarafından göğüs boşluğuna, akciğer zarları arasına yerleştirilir. Bu cerrahi girişimle, akciğer zarları arasında biriken havanın boşaltılması ve akciğer yüzeyindeki hava kaçağının zamanla kesilmesi hedeflenir.”

Hava kaçağı ameliyatla kapatılıyor

Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Okur, göğüs tüpü tedavisine rağmen akciğerdeki hava kaçağı devam ederse,  endoskopik cerrahiyle bu kaçağın kapatıldığını belirtiyor. Ayrıca, pnömotoraks tekrarlıyorsa veya iki akciğerde  gelişmişe,  yine cerrahi yönteme başvurulduğunu ifade eden Prof. Dr. Erdal Okur, “Ameliyat sırasında hem havanın kaçtığı bölge tamir edilir hem de potansiyel patlama riski taşıyan akciğer yüzeyindeki hava kesecikleri tıraşlanır. Bunun yanı sıra akciğer zarları yapıştırılarak, akciğerin tekrar sönmesi önlenir” diye konuşuyor.  Tedavi sonrasında pnömotoraksın tekrarlama riskini azaltmak için sigara ve elektronik sigaranın mutlaka bırakılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Erdal Okur,  ayrıca, tüplü dalışın kesinlikle yapılmaması gerektiği uyarısında bulunuyor.

 

#Pnömotoraks #AkciğerSönmesi #GöğüsAğrısı #NefesDarlığı #ErkenTanı #GöğüsCerrahisi #Sağlık #HayatiRisk #SigaraBırak #GençErkeklerRiskAltında #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Sosyo-Kültürel İzlerle Görsel Bir Şölen

İBB Kültür ve İBB Miras tarafından düzenlenen “Baktığı Yerde Başka Bir Dünya” sergisi, fotoğraf sanatçısı Feruz Ertürer’in 75 yılı aşan fotoğraf serüveninden kapsamlı bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturuyor. Küratörlüğünü Murat Gür’ün üstlendiği sergi, panayırlardan meydanlara, sokak satıcılarından çocuk oyunlarına kadar geniş bir sosyo-kültürel yelpazeyi görsel bir şölenle sunuyor.

İki kata yayılan sergide, sanatçının aile arşivlerinden kişisel belgelerine, orijinal negatiflerinden karanlık oda ekipmanlarına kadar üretim pratiğini görünür kılan unsurlar yer alıyor. Ayrıca Coşkun Aral, İzzet Keribar ve İbrahim Zaman gibi usta fotoğrafçıların yazıları ile Ertürer’i konu alan kısa belgesel de sergiye eşlik ediyor. İkinci katta ise Lubitel ile çekilmiş 70 fotoğraf, Adapazarı, İstanbul, çocuklar ve soyutlamalar gibi tematik bölümlerde izleyiciyle buluşuyor.

“Baktığı Yerde Başka Bir Dünya” sergisi, 13 Şubat – 16 Ağustos 2026 tarihleri arasında pazartesi hariç her gün 10.00 – 19.00 saatleri arasında Bulgur Palas’ta ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

#FeruzErtürer #BaktığıYerdeBaşkaBirDünya #BulgurPalas #İBBKültür #FotoğrafSergisi #İstanbulSanat #GörselŞölen #SanatSeverler #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

 

Kirkor Sahakoğlu’ndan İçsel Düellonun Resimleri

İmoga Art Space, sanatçı Kirkor Sahakoğlu’nun yeni sergisi “DUEL” ile izleyiciyi insanın kendi iç dünyasıyla giriştiği en derin mücadeleye tanıklık etmeye davet ediyor. 5 Şubat’ta açılan sergi, 28 Şubat’a kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.

Sahakoğlu’nun sergisi, Ursula K. Le Guin’in Mülksüzler romanındaki “Bütün duvarlar gibi iki anlamlı, iki yüzlüydü. Neyin içeride, neyin dışarıda olduğu, duvarın hangi yanından baktığınıza bağlıydı.” cümlesinden ilham alıyor. Bu alıntıdan yola çıkan sergi; içerisi ve dışarısı, görünen ve saklı olan, benlik ve öteki arasındaki sınırların sürekli yer değiştirdiği bir yüzleşme alanı kuruyor.

Varoluşçu bir anlayışla kurgulanan “DUEL”, izleyiciyi yalnızca bir sanat deneyimine değil, aynı zamanda kişisel bir meydan okuma sürecine çağırıyor. Sahakoğlu, insanın en büyük mücadelesinin çoğu zaman dışarıda değil, kendi içinde yaşandığını hatırlatıyor ve şu soruyu ortaya koyuyor:

“Bu yüzleşmede insan kiminle düelloya girer? Ayna ile mi, yoksa aynadaki suretle mi?”

Sanatçı, bu düellonun aslında arzuların alt edilmesi olduğunu vurguluyor ve ekliyor:

“En büyük zafer kendine karşı kazanılan değil midir? En büyük rakip insanın kendisi değil midir?”

Adres: Kuzguncuk Mahallesi, İcadiye Caddesi 42 A, 34674 Üsküdar

 

#KirkorSahakoğlu #DUEL #İmogaArtSpace #ÇağdaşSanat #ÜsküdarSanat #SanatSergisi #İçselMücadele #UrsulaKLeGuin #VaroluşçuSanat PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“İçimizde Büyüyen Orman” Sergisi Pera’da Açıldı

İlayda Babacan Art Projects (IBAP) tarafından hayata geçirilen “İçimizde Büyüyen Orman” başlıklı grup sergisi, 13 Şubat – 15 Mart 2026 tarihleri arasında Pera’daki Casa Foscolo Hotel’de gerçekleşiyor. Küratörlüğünü İlayda Babacan’ın üstlendiği sergide, sanatçılar Atilla Galip Pınar, Caner Şengünalp ve Damla Özdemir’in eserleri izleyiciyle buluşuyor.

Neo-klasik mimarisiyle kültürel bir miras olan Casa Foscolo Hotel, tarihi dokusunu koruyarak yerli ve yabancı sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapıyor. Sergi, kutsalın, doğanın ve bedenin birbirine karıştığı bir alan açarken, ormanı yalnızca bir doğa imgesi değil; insanın içinde kök salan, dallanan ve dönüşen bir varoluş metaforu olarak yorumluyor.

İzleyiciyi içsel doğanın bir sığınak mı yoksa yüzleşme alanı mı olduğu üzerine düşünmeye davet eden sergi, çağdaş sanatın yeni dönemine dair güçlü bir küratoryal vizyon sunuyor.

#İçimizdeBüyüyenOrman #IBAP #CasaFoscoloHotel #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #İstanbulSanat #AtillaGalipPınar #CanerŞengünalp #DamlaÖzdemir #İlaydaBabacan #PeraSanat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Andrea Bocelli, Romanza’nın 30. Yılında İstanbul’da

Dünyanın en ikonik seslerinden Andrea Bocelli, müzik tarihine damga vuran Romanza albümünün 30. yılına özel hazırlanan Romanza 30th Anniversary World Tour kapsamında 30 Mayıs 2026’da İstanbul’da sahne alacak. Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’nda gerçekleşecek konser, Mticket iş birliği ve NTRteam organizasyonu ile düzenleniyor.

Bocelli, İstanbul konserinde “Con Te Partirò”, “Vivo per Lei” ve “Time to Say Goodbye” gibi hafızalara kazınmış eserlerin yanı sıra Romanza albümünden seçilen parçaları seslendirecek. Zengin orkestra düzenlemeleri ve özel sahne atmosferiyle birleşen bu konser, İstanbul’da unutulmaz bir müzikal kutlama niteliği taşıyacak.

Romanza albümü, yayımlandığı 1997’den bu yana dünya çapında 20 milyondan fazla satış rakamına ulaşarak müzik tarihinin en çok satan İtalyanca albümü oldu. Bocelli’nin uluslararası yükselişini simgeleyen bu albüm, İstanbul konserinde yeniden hayat bulacak.

#AndreaBocelli #Romanza30 #İstanbulKonseri #KlasikMüzik #RomanzaAnniversary #BeşiktaşStadyumu #Mticket #NTRteam #Sanat #KonserHaberi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Payam Latifi “Halı Altına Süpürülenler”

Sanatçı Payam Latifi, kimlik, köken, görünmezlik ve sevme/sevilme hâllerini İran halılarının görsel şöleni altında çağdaş ve soyut bir anlatıyla yeniden kuruyor. “Halı Altına Süpürülenler” sergisi, izleyiciyi desenlerin, renklerin ve düğümlerin altına bakmaya; gizlediklerimiz ve tamir ettiklerimizle yüzleşmeye davet ediyor.

Latifi, halı ve camı malzeme olarak kullanarak zıtlıklar üzerinden soyut bir evren kuruyor. Camın kırıldığı yerden ışığın yansıdığı bu evren, kişisel ve kolektif bir yüzleşmeyi beraberinde getiriyor. “Esaret” ve “özgürleşme” ikiliğini İran halıları ve cam kırıkları üzerinden görünür kılan sergi, 17 Şubat – 17 Mart 2026 tarihleri arasında Çankaya Belediyesi Fikret Otyam Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak.

#PayamLatifi #HalıAltınaSüpürülenler #ÇağdaşSanat #SergiHaber #FikretOtyamSanatMerkezi #SanatVeKimlik #İranHalıları #SoyutSanat #SanatEtkinliği #AnkaraSanat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity