Yazılar

Akciğer sertleşmesi solunum yetmezliğine yol açar

Akciğer sertleşmesi solunum yetmezliğine yol açar

Toplumda ‘akciğerlerde sertleşme’ olarak bilinen pulmoner fibroz tedavide gecikildiğinde solunum yetmezliğine yol açabilen bir hastalık. Üstelik en tipik belirtisi olan nefes darlığı sinsi bir şekilde ortaya çıkıyor ve genellikle yavaş ilerliyor. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte nefes darlığı giderek şiddetleniyor. Öyle ki özellikle yürürken, merdiven çıkarken veya yük taşırken gelişen nefes darlığı ilerleyen evrelerde hastaların giyinmek gibi en basit günlük işlerini bile yapamaz hale gelmelerine yol açabiliyor. Bu hastalığın bir başka önemli zararı da doğrudan kansere dönüşmemekle birlikte hastalarda akciğer kanseri gelişme riskini yükseltmesi. Yapılan çalışmalara göre; pulmoner fibroz hastalarında bu risk yüzde 7-20 oranında artıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nur Dilek Bakan, bu nedenle pulmoner fibroz hastalığında erken teşhis ve tedavinin yaşamsal öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, “Günümüzde bu hastalığın henüz kesin çözümü olmasa da akciğerlerde oluşan hasarın ilerlemesini önlemek, semptomları en aza indirerek hastanın yaşam kalitesini yükseltmek mümkün olabiliyor. Tedaviye erken dönemde başlandığında fibrozun ilerlemesini durdurmada veya yavaşlatmada daha etkili sonuçlar alınıyor. Erken teşhis için nefes darlığı şikayetinde zaman kaybetmeden mutlaka hekime başvurulmalıdır” diyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi

Prof. Dr. Nur Dilek Bakan

Dünyada 1.5 milyon kişiyi etkiliyor!

Pulmoner fibroz, yani akciğer fibrozu geliştiğinde, akciğerlerin iç yüzeyini kaplayan hava kesecikleri ve akciğer dokusunun destekleyici yapıları zarar görüyor. Akciğerin bu yapılarının kalınlaşıp sertleşerek esnekliğini kaybetmeleri, içimize solunumla çektiğimiz oksijenin kanımıza geçişine engel oluyor. Bunun sonucunda nefes darlığı gelişmeye başlıyor ve ilerleyince solunum yetmezliğine neden olabiliyor. Dünyada tanı konulan 1-1,5 milyon pulmoner fibroz hastası olduğu belirtiliyor. Ancak tanı konulmamış hastalar da düşünüldüğünde gerçek rakamın daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Türk Toraks Derneği’nin yaptığı araştırmaya göre; ülkemizde her yıl yaklaşık 4 bin kişiye pulmoner fibroz tanısı konuluyor.

Pek çok sebebi olabiliyor

Pulmoner fibroza neden olabilen pek çok etken var.  Bağdokusu hastalıkları (romatoid artrit, skleroderma gibi),  çeşitli kimyasal gazlar gibi mesleksel veya çevresel maruziyetler ya da  bazı ilaçlar bu hastalığa en sık yol açan nedenler. Pulmoner fibroza sebep olabilecek bir etken bulunamazsa “idyopatik pulmoner fibroz” olarak adlandırılıyor. Bilgisayarlı tomografi, solunum fonksiyon testleri, bronkoskopi ile akciğerden alınan yıkantı sıvısı veya biyopsi ile nadiren cerrahi akciğer biyopsisi de hastalığın teşhisinde kullanılan en önemli araçları oluşturuyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nur Dilek Bakan

Nefes darlığı sinsi ilerliyor!

Nefes darlığı, öksürük (çoğunlukla kuru), morarma, yorgunluk ve kilo kaybı, bu hastalığın başlıca belirtilerini oluşturuyor. Prof. Dr. Nur Dilek Bakan, nefes darlığının genellikle sinsi şekilde ortaya çıktığını ve giderek ilerlediğini vurgulayarak, “Hastalığın erken evrelerinde belirtiler pek anlaşılmıyor. En tipik yakınması olan nefes darlığı erken evrelerde ancak merdiven çıkmak ve koşmak gibi zorlu aktivitelerde gelişiyor. Hastalar hekime başvurduklarında sıklıkla altı ay veya daha uzun bir süredir var olan nefes darlığından yakınıyorlar. Bu nedenle hastalığın tanı ve tedavisinde gecikmeler yaşanıyor. Nefes darlığı çok önemli bir belirtidir, her durumda hekime başvurmayı gerektirir” diyor.

Hastalığın seyri hastaya göre değişebiliyor

Pulmoner fibrozun klinik seyri değişken olduğu için nasıl ilerleyeceğini öngörmek genellikle zordur. Aynı pulmoner fibroz tipine sahip hastaların doğal seyri dahi değişkenlik gösterebiliyor; bazı hastalarda daha hızlı kötüleşme yaşanırken, bazılarında ise daha durağan bir seyir görülüyor. Prof. Dr. Nur Dilek Bakan, bu nedenle pulmoner fibrozun tedavisinin kişiye özel olarak planlandığına işaret ederek “Günümüzde bu hastalığı tamamen durduracak bir tedavi henüz mevcut değil. Akciğerlerde oluşan hasar da geri döndürülemiyor. Dolayısıyla akciğerde gelişen hasarın ilerlemesini önlemeyi amaçlayan tedaviler uygulanıyor. Tedaviye rağmen ilerleyen durumlarda ise kesin çözüm için akciğer nakli gerekebiliyor” diyor.                       

Fıstıklı lezzetler DoubleTree by Hilton Şanlıurfa’da

Fıstıklı lezzetler DoubleTree by Hilton Şanlıurfa’da

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin İlk uluslararası beş yıldızlı oteli olarak öne çıkan DoubleTree by Hilton Şanlıurfa; gastronomi zenginliğiyle misafirlerine damaklarda iz bırakan, unutulmayacak lezzetler sunan bir dünyanın kapısını aralıyor.

Şanlıurfa’da fıstık hasadı devam ediyor. Yeşil altın olarak da bilinen fıstığın başkenti Şanlıurfa’da bahçelerden sofralara uzanırken DoubleTree by Hilton Şanlıurfa’nın usta şeflerinin dokunuşlarıyla da lezzetli bir yolculuğa çıkarıyor.

İşte DoubleTree by Hilton Şanlıurfa Menüsünde yer alan yeni fıstıklı lezzetler:

Urfa fıstıklı içli köfte

Urfa fıstıklı urfa kebabı

Birecik patlıcanlı ali nazik

Yetersiz beslenmeye bağlı ‘gizli açlık’ çocukları tehdit ediyor

Yetersiz beslenmeye bağlı ‘gizli açlık’ çocukları tehdit ediyor

Okula giderken bir poğaça, bir meyve suyu ile beslenen çocukları bekleyen gizli tehlikeye karşı uyaran uzmanlar, yetersiz beslenmenin sadece yemeğin az yenilmesi veya hiç yenilmemesi değil, yenilen yemeğin besleyiciliğinin az olması anlamına da geldiğini söylüyor. Çocukların gelişme sürecinde kalori ihtiyaçlarının yüksek olduğunu ve daha çok protein, kalsiyum, demir gibi minerallere ihtiyaç duyduklarını belirten Uzman Diyetisyen Hülya Yiğit, “Çocukluk döneminde yetersiz beslenmeye bağlı olarak zeka geriliği, öğrenme güçlüğü, görme sorunları, diş ve dişeti sorunları en sık görülebilen sağlık sorunlarındandır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Diyetisyen Hülya Yiğit, çocukluk döneminde beslenmenin önemine işaret ederek, ailelere uyarılarda bulundu.

Beslenmenin yaşamın her evresinde çok önemli ifade eden Yiğit, şunları anlattı:

“Ancak; büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu çocukluk döneminde daha da önem kazanır. Özellikle son yıllarda gelişmekte olan toplumlarda yetersiz beslenmeye bağlı olarak ‘gizli açlık’ olarak adlandırılan; demir, iyot, çinko gibi hayati önem taşıyan mineraller ve vitaminlerin vücuda yetersiz alınması ile ortaya çıkan tablo ile daha sık karşılaşılıyor. Yetersiz beslenme sadece yemeğin az yenilmesi veya hiç yenilmemesi değil, yenilen yemeğin besleyiciliğinin az olması anlamına da geliyor.”

Diyetisyen Hülya Yiğit

Her yiyecek besin değeri taşımayabiliyor

Besin kelimesinin kökeninin besleyicilikten geldiğini kaydeden Yiğit, şöyle dedi:

“Vücuda aldığımız her yiyecek besin değeri taşımayabiliyor. Bu kavramdan yola çıkarak özellikle çocukların tüketmeyi çok sevdiği jelibonlar, mısır cipsleri, bisküviler, katı yağ ile yapılan poğaçalar ve paketli meyve sularının besleyiciliklerinin oldukça düşük, yani vitamin-mineral içeriklerinin oldukça zayıf olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü, vücudun hiçbir besin öğesi ihtiyacını karşılamazlar. Sadece enerji verirler. Ayrıca karın çevresini yani iç organları yağlandırma etkileri ve daha çok acıktırma potansiyellerinin olduğunu da unutmamak gerekir.”

Beyin gelişimi için Omega-3 alınması önemli

Hülya Yiğit, çocukların gelişme sürecinde kalori ihtiyaçlarının yüksek olduğunu ve daha çok protein, kalsiyum, demir gibi minerallere ihtiyaç duyduğunu anlatarak, gelişim çağındaki çocukların günlük beslenmeleri konusunda şu bilgileri verdi:

“Her gün en az 2 su bardağı süt, yoğurt veya kefir, 1-2 dilim peynir, toplamda 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmeleri gerekir. Özellikle demir eksikliğinin sık görüldüğü bu dönemde haftada en az 3-4 gün hayvansal kaynaklı demir ve protein alımına yönelmek, kırmızı-beyaz et tüketmek önemli. Özellikle beyin gelişimi ve hafızayı güçlendirmek için hayvansal Omega-3 kaynağı olan somon ve uskumru gibi yağlı balıkların da en az haftada 2 gün tüketilmesi gerekir. İçerdikleri magnezyum, potasyum, bitkisel Omega-3 nedeniyle günlük 8-10 adet fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumların ve kuru meyvelerin tüketimini de göz ardı etmemek gerekir.”

Beslenme sadece açlık giderme davranışı değil

Beslenmenin sadece açlığı giderme davranışı olmadığını belirten Hülya Yiğit, sözlerini şöyle tamamladı:

“Yetişkinlik temellerinin atıldığı çocukluk döneminde daha da önemlidir. Çocukların ne kadar büyüyüp gelişebilecekleri genetik yapılarıyla ilişkilidir ancak; yapılan araştırmalarda yetersiz ve dengesiz beslenen çocukların, genetik potansiyellerini yakalayamadıkları da görülmekte. Bunlara ek olarak çocukluk döneminde yetersiz beslenmeye bağlı olarak zeka geriliği, öğrenme güçlüğü, görme sorunları, diş ve dişeti sorunları en sık görülebilen sağlık sorunlarındandır.”

Kenan Doğulu Hayranları ile Harbiye’de buluştu

Kenan Doğulu Hayranları ile Harbiye’de buluştu

Müzik kariyerinin 30. yılını kutlarken yaz başından bu yana unutulmaz konserlere imza atan Kenan Doğulu, sezonun son Harbiye konserinde sevenleriyle buluştu. Doğulu, BtcTurk 10. Yıl Konserleri kapsamında KerkiSolfej organizasyonuyla gerçekleşen ve biletleri günler öncesinden tükenen gecede en sevilen şarkılarını binlerce hayranı için seslendirdi.

Keyifli sonbahar akşamını son dönemin ses getiren parçalarından “Bumaya” ile başlatan sanatçı, sahne performansları ve eşsiz enerjisiyle kendine hayran bıraktı. Geniş repertuarıyla geçmişten günümüze iz bırakan şarkılarından “Baş Harfi Ben” ve “Aşk Kokusu”nuseslendirirken müzikseverler gece boyunca dans etti. Doğulu’ya sahnede göz alıcı kostümleri ve koreografileriyle DansFabrika dansçıları eşlik etti. Alkışlarla sahneye yeniden davet edilen yıldız, “Olmaz” ve “Aşk İle Yap” parçalarıyla bis yaparak konserini sonlandırdı.

Gökhan Türkmen’in Avrupa konserleri başlıyor

Gökhan Türkmen’in Avrupa konserleri başlıyor

Gökhan Türkmen, Ekim ayı itibari ile Avrupa turnesine çıktı. Yaz boyunca aralıksız konser veren Gökhan Türkmen, bir yandan yeni tekli şarkılarını sevenlerinin beğenisine sundu. Ekim ayının ilk haftası Stuttgart ve Franfurk’ta binlerce seveni ile buluşan Türkmen, sahnede kendisine eşlik eden müzisyen arkadaşları ile unutulmaz performanslar sergiledi.  İlk defa Avrupa’da bir seri konser veren Gökhan Türkmen, sırasıyla Dortmund, Zurich, Berlin ve Eındhoven’da sahne alacak.

“Doğu Ekspresinde Cinayet” sahneleniyor

“Doğu Ekspresinde Cinayet” sahneleniyor

Agatha Christie’nin ölümsüz eseri Doğu Ekspresinde Cinayet, görsel efektlerle Türkiye’de ilk kez Tiyatro Ak’la Kara sahnesinde yer alıyor.

1933 yılında Agatha Christie’nin İstanbul Pera Palas’ta kaleme aldığı, o yıldan günümüze kadar onlarca dile çevrilen, sinema filmi uyarlamaları yapılan kült eseri «Doğu Ekspresinde Cinayet» bu sezon ilk kez Türkiye’de Tiyatro Ak’la Kara’da sahneleniyor. Christie’nin Dünyaca ünlü dedektifi Hercule Poirot ete kemiğe Atilla Şendil’in oyunculuğuyla bürünüyor. Rollerinin yanı sıra oyunun yönetmen koltuğunda tiyatro dünyasının önemli isimleri Atilla Şendil ve Savaş Özdural oturuyor. Oyunun kadrosundaki diğer isimler, Nazan Diper, Özdemir Çiftçioğlu, Pelin Turancı, Hakan Akın, Ozan Dağara, Oya İnci, Ebru Karanfilci, Can Esendal, Ilgın Angın, Fatih Özacun, Kerem Tataroğlu.

SkinCeuticals, Hataylı kadınlara işbirliği yapacak

SkinCeuticals, Hataylı kadınlara işbirliği yapacak
SkinCeuticals, bilimde ve yaşamda sürdürülebilirliği destekliyor. Skinceuticals ve ilhamını Anadolu’dan ve kadının gücünden alan tasarımcı Aslı Filinta, Hatay’ın unutulmaya yüz tutan el sanatlarından ”Buğday Sapı Örücülüğü” ile yapılan cimem geleneğini yeniden dönüştürmek adına, Hatay Altınözü Zeytin Emeği Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi (Hazek Kadın Kooperatifi) iş birliğinde ‘’Değer Katmak Elimizden Gelir’’ projesini başlattı.
Hatay/Altınözü’ne bağlı Hazek Kadın Kooperatifi ile üretimini yaparak, kadın istihdamını destekleyen; buğday sapı örücülüğü geleneğini devam ettirmeyi hedeflenen anlamlı proje Lagom House of Experience’ta SkinCeuticals, Aslı Filinta ve Hazek Kadın Kooperatifi ev sahipliğinde tanıtıldı.

Giyimi kolay ayakkabı

Giyimi kolay ayakkabı

Skechers ayakkabı giymeyi de konforlu hale getirdi. Taban teknolojisinden kullandığı tüm malzemelere kadar konfor sunan Skechers’ın “Hands Free Slip-ins” koleksiyonunda bulunan ayakkabı modelleri, zahmetsizce direkt olarak giyilebiliyor.

Skechers’ın Strecth Fit kumaş teknolojisiyle üretilen Skechers Hands Free Slip-ins modelleri, kalıplaşmış topuk paneli sayesinde ayakkabı giyme kolaylığını bambaşka bir deneyime dönüştürüyor. Kullanım kolaylığında yepyeni bir deneyim yaşatan koleksiyonda bulunan ayakkabı modelleri eğilmeden ve bağcık bağlamadan zahmetsizce giyilebiliyor.

Turizmde 2024 rotası İstanbul’da belirlendi

Turizmde 2024 rotası İstanbul’da belirlendi

Turizmin tüm renklerini bir araya getirme mottosu ile Dream Project organizasyonunda İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İstanbul Turizm Fuarı (İTF), kapılarını açtı.

Türk turizm sektörü için yeni bir soluk getiren fuar, ulusal ve uluslararası turizm profesyonellerini bir araya getirdi. 2024 planlarının yapıldığı, anlaşmaların imzalandığı bir dönemde yapılan fuarla ilgili olarak Dream Project Ceo ve Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Ataman, “Fuarımızda 200 stantlı katılımcı firma yer alırken Türkiye ve globalde gerçekleştirdiğimiz yoğun iletişim kampanyalarımızın sonucunda iki gün boyunca fuarımıza 15 bin profesyonel ziyaretçi bekliyoruz. Turizmde 2024’ün yol haritası bu fuarda çizilecek.” dedi.

Fuarın açılışını Dream Project Ceo ve Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Ataman, Wolrd Travel & Tourısm Council Regional Director Andrew Brown,  Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Oya Narin, Türkiye Otelciler Birliği Başkanı Müberra Eresin, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü Timuçin Güler, Türk Hava Yolları Yurtiçi Satış Başkanı Aşkın Cantimur, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Vali Yardımcısı Özlem Bozkurt Gevrek, K.K.T.C. Başbakan Yardımcısı ve Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu yaptı.

Dream Project Ceo ve Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Ataman

TÜRKİYE’Yİ GLOBAL ANLAMDA KONUMLANDIRACAK

Son yıllarda Türkiye turizminin atağa kalktığını, yerli-yabancı turist anlamında dünyanın dikkat çeken ülkeleri arasında yer aldığını ifade eden Volkan Ataman, “Turizmde elde edilen başarıları daha ileri taşımak için girişimlerimizi hızlandırdık. İstanbul, dünya turizminin başkenti. Bu güzel şehrin görkemli ve prestijli bir organizasyona ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz için bu fuarı yapma kararı aldık. İstanbul’un merkezinde ulusal ve uluslararası sektör profesyonellerini bir araya getiriyoruz. Fuarımız İstanbul ismini alsa da Türkiye’yi global ölçekte turizm alanında konumlandıracak ve kapsayacak bir fuar. Fuarımızda 200 stantlı katılımcı firma yer alırken Türkiye ve globalde gerçekleştirdiğimiz yoğun iletişim kampanyalarımızın sonucunda iki gün boyunca fuarımıza 15 bin profesyonel ziyaretçi bekliyoruz.” dedi.

İstanbul Turizm Fuarı

Amerika’dan Japonya’ya, Afrika’dan Ortadoğu’ya, Avrupa’dan Asya’ya Baltıklar’dan Avrasya’ya kadar 50 ülkeden 250 uluslararası satın alıcı fuar kapsamında İstanbul’da ağırlandı.

Konferansta TÜRSAB, TUROB,  AKTOB, TTYD başkanları ve turizm sektörünün önde gelen üst düzey yetkililerinin yanı sıra Cannes film festivalinde aldığı ödülle adından sıkça söz ettiren Merve Dizdar, ödüllü yönetmen Cem Karcı, OGM Pictures Yönetim Kurulu’ndan Onur Güvenatam, Netflix Orijinal içerik direktörü Pelin Diştaş, Dünya Turizm Konseyi Direktörü Andrew Brown, DRV Almanya Seyahat Acentaları Birliği Başkanı Nobert Fiebig, Kazan ve Sirbistan Turizm Ofis Başkanları da konuşmacı olarak yer alıyor. Fuar kapsamında gerçekleşen Turizm Zirvesi’nde ulusal ve uluslararası konuşmacılar ile turizm sektöründeki yeni trendler belirlenip 2023 yılı sezonu değerlendirilirken, 2024 yılı beklentileri masaya yatırılıyor.

Sektör gelişimine ve yeniliklere önem veren fuar kapsamında 12 ayrı konu başlığında 57 ayrı konuşmacı deneyimlerini paylaşıyor olacak. Bu kapsamda; Uluslararası markalar ve Türkiye, 2023 yılı sezon değerlendirmesi ve 2024 yılı beklentiler (Oteller,Dernekler-Birlikler, İç Turizm, Tur operatörleri), Sinema ve dizi sektörünün turizmdeki rolü, Almanya-Türkiye arasındaki turizm ilişkileri, Turizmde yapay zekanın etkileri ve önemi, Geçmişten geleceğin turizmine, Ekonominin yumuşak gücü:Hizmet ihracatı, Ülkeler oturumu, Kongre karar süreçleri, The Future of Medical Tourism konu başlıklı oturumlar yer alıyor.

Şahika Ercümen 300 ıstakozu doğal ortamıyla buluşturdu

Şahika Ercümen 300 ıstakozu doğal ortamıyla buluşturdu

Sürdürülebilir deniz yaşamını ve denizlerdeki çeşitliliğin korunmasını destekleyen Dardanel ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin (ÇOMÜ) yerli ıstakoz popülasyonunu artırmak için hayata geçirdiği “İyilik Yap, Denize At” projesi ikinci yılında devam ediyor.
Proje kapsamında milli sporcu ve serbest dalış dünya rekortmeni Şahika Ercümen eşliğinde 300 ıstakoz Çanakkale Boğazı’nda doğal ortamlarıyla buluşturuldu.