Yazılar

Bodrum‘da bilmediğimiz ne kadar yer varmış

Bodrum‘da bilmediğimiz ne kadar yer varmış
Okulun verdiği ara tatil, Ramazan Bayramı ve 23 Nişan Çocuk Bayramı hepsinin bir arada olduğu ilginç bir haftayı geride bıraktık.
Toplamda 10 günlük bu kısa tatilde neler mi yaptım? Anlatmaya başlıyorum.


Rally Bodrum
Spor etkinliklerine şahit olmak beni çok mutlu ediyor. Güzel anılarım oluyor. Okuldan çıkar çıkmaz üstümü değiştirmeden hemen havalimanın yolunu tuttum. Ve bir saat sonra Bodrum’dayım. Otelimiz Duja Bodrum’da odamıza yerleşip güzel bir uyku çektim. Ertesi gün merak ve sabırsızlıkla beklediğim Rally Bodrum’a katıldım. Araba yarışı konusunda ilk deneyimim oldu. Yarış arabalarını özel seyir alanlarında seyretmek çok heyecan vericiydi.
Viraj alanında güzel fotoğraf ve video çekmek için konumlandım. Viraja hızlı giren arabalar arkada devasa bir toz bulut bırakıyor. Daha önce ralli seyretmiş olanlar tedbirini alarak gelmiş. O toz bulutunun içinde nasıl korunacağını biliyordu. Ben ise acemiliğimin kurbanı oldum. Ama ikinci gün şapka, bez mendil ve gözlük ile seyretmeye gittim. Tozlardan bu şekilde korundum.
İki gün süren yarış heyecanı devam ederken arada bulduğum zamanlarda farklı ne yapabilir mi düşüme fırsatım bile olmadı. Etkinlik o kadar iyi hazırlanmış ki, canınızın sıkılma ihtimali yoktu. Yani dört dörtlük bir organizasyondu. Yarış Be Premium Otel’de yapılan ödül töreni ile son buldu.

Emeği geçen herkesi alkışlıyorum başta Ayça Öztürk’ü…

Etrim Köyü
Dünyanın tanıdığı ama bizim çok tanımadığımız bir köy Etrim Köyü… Etrim Köyünün hikayesini hiç duymadım giderken de neyle karışılacağım konusunda da bilgim yoktu. Ortalama köy kahvaltısı yapacağımı bir yer olarak düşündüm. Sabah aile ve dostlarında katıldığı güzel bir köy kahvaltısının ardından Etrim köyü hikayesini de öğrendim.
Etrim, şimdilerde unutulmaya yüz tutsa da elde dokuma halıcılığı ile meşhurmuş. Bu köy o kadar meşhur ki 20 yada 30 yıl önce Hollywod starlarnın halı almak için geldiği bir yer. Michael Douglas, Anthony Quinn gibi bir çok star ve devlet adamı bu köyü tanıyor ama ben aynı ülkede olmama rağmen tanımıyorum. Çok utandım.
Halıları yapılışını, iplerin nasıl doğal boyalarla renklendirildiğine şahitlik yapma şansı buldum. Hem bir mağaza hemde bir müze gibi halılarla dolu binanın içinde geçerken halılar hakkında bilgide aldım. Kaybolan kültürlerimiz arasında yer alması gerçekten beni çok üzdü.
Haziran ayında görüşmek üzere

Kars harika bir şehir

Kars harika bir şehir

Mart ayında son bir kayak tatili için Kars’a gittim. Konaklamayı İsviçre dağ oteli konseptinde yapılmış Duja Chatlet Otel’de yaptım.  Balkonumda uçsuz bucaksız Sarıkamış manzarasını seyrettim. Sakin, sesiz ve bembeyaz bir yer burası. Odama yerleştikten hemen sonra kayak takımlarımı alıp zirveye tırmandım. Tabi ki telesiyej ile… Pisti iki aşamalı olarak kullanıyorsunuz. Pisti tanımak için ilk bölümünden deneme kayağı yaptıktan sonra, ikinci turda zirveye çıktım. Kartalkaya ve Uludağ’da zirvedeki bu sessizliği hiç yakalayamamıştım. Huzur verici…  Bu anı anlatmak ve kelimelere dökmek benim için imkansız.

Piste çıktım ve zirveden aşağı bıraktım kendimi. Pist o kadar uzundu ki sanki hiç bitmeyecek gibi geldi.  Süzüle süzüle indim. Muhteşem bir pistti.

Ani Harabeleri

Tarih ile buluşma  “Ani Harabeleri”

Kitaplarda okuduğum ve merak ettiğim Ani Harabelerine uzun bir yolculuk sonrasında ulaştık.  Ermeni, Gürcü, Selçuklu ve Bizans kültürlerinin buluştuğu muhteşem Ani Antik Kenti’ni dolaştım. Karların altında yaptığımız bu tur beni çok etkiledi. İpekyolu’ndan kalan o taşlı yoldan yürürken aklıma o çağlarda yaşayan insanlar geldi. Nasıl bir hayatları vardı. Neler yaşadılar. Neler düşündüler diye derinlere daldım.  Garip bir duyguydu.

Çıldır Gölü

“Çıldır Gölü”

Sonraki durağımız buzla kaplanmış meşhur Çıldır Gölü oldu. Gideceğimiz gün çok yoğun kar yağışı olduğu için gölün o şeffaf halini göremedim.  Karlar üstünde o soğukta bekleyen Şeker ve Nikolas ile tanıştım. Bunlar kızakları çeken atların ismiydi.  Bizim kızağı çeken at Nikolas fazla heyecanlı çıktı. Sürücünün hiçbir komutunu dinlemedi. Koşmaya bir başladı durmak bilmedi. Atın sahibine neden böyle oldu diye sorunca;  “Nikolas karda koşmayı çok sever. Serbest bıraksak akşama kadar tek başına koşar” dedi.  Nikolas ve Şeker’e bu tur için teşekkür ettikten sonra yemeğe geçtik.

Çıldır Gölü’ne has bir balık olan Sarı balık ikram edildi. Bu meşhur Sarı balıklar Eskimo usulü göl delinerek avlanıyormuş. Salata ve turşu ile ikram edilen Sarı balığın tadını beğendim. Ama yine de ben kırmızı etten şaşmam.

Peynir Müzesi

“Peynir Müzesi”

Kazı ve peyniri ile meşhur olan bu şehrin Peynir Müzesi’ne gitmesek olmazdı. Süvari Tabyası içine kurulan Peynir Müzesi, sadece yapısı ile de görülmesi gereken bir yer.  Kapıda girişi itibari ile büyüleniyorsunuz. Peynirin tarihinin anlatıldığı bu müzede, endemik bitki ve canlılarda yer alıyor. Müzeyi çok beğendim ama bir ekleme yapılması gerekiyor.

Hollanda’da minik balıkçı kasabası Volendam’a gitmiştim.  Turistler için bir mizansen hazırlamışlardı. Yerel kıyafetli kadınlar peynir yapımını canlandırıyor ve konuklarını cevaplandırıyordu.  Belki bir benzeri de bu müzede yapılır.

Rally Bodrum

Rally Bodrum’a gidiyorum

Bodrum’un hayatımda benim için önemi büyük. Çocukluğumun yaz tatillerini geçirdiğim hatta fırsat buldukça ailece kafa dinlediğimiz bir yer. Bodrum’da sosyalleşmeyi severim. Yazları sergi, lansman ve sanat etkinliklere katılmaktan büyük keyif alırım.

Bu yıl ilk defa bende Bodrum’da yapılacak “Rally Bodrum”a katılacağım. Yaşım nedeniyle İstanbul’da yapılan F1 yarışlarını seyretme şansı bulamamıştım. Ama bu ralli heyecanı kaçıramam.

14-16 Nisan tarihlerinde Karya Otomobil Spor Kulübü tarafından bu yıl üçüncü kez düzenlenen Rally Bodrum’a bende olacağım. Bu heyecanı canlı canlı yaşarken, yapılan diğer etkinliklere de katılacağım.  Önümüzdeki ay Bodrum Rally’den yaşadıklarımı sizlerle paylaşacağım.

Şimdiden herkesin Ramazan Bayramını kutlarım.

Sömestr demek kayak demek

Sömestr demek kayak demek

Beklenen tatil geldi. Her yıl olduğu gibi bu yılda sömestr tatilinde rotamızı Uludağ’a çevirdik. İlk hafta okulun verdiği derslerin tümünü tamamladım ve kalan son haftayı da kayak tatilinde geçirme fırsatı buldum.

Ahu Ayşenaz Çağdaş

Uludağ olmadan kış olmaz

Bu yılda Uludağ’da en sevdiğim otelde konakladık. Ağaoğlu My Mountain Hotel… Kaldığım diğer oteller arasında hizmet kalitesi en yüksek otel. Yemeklerde bir harika…

Mini bir anı paylaşayım. Kartalkaya’da kaldığımız bir otelde gece çorbası içmek istedik. Gerçek bir çorbaydı. Tarhana, mercimek işkembe çorbasının bir birine katıp vermişler.  Midem bulandı. O otel benim için bitti.  Bir daha da gitmedim.

Küresel ısınma Uludağ’ı da vurmuş. Normalde kar yağışının yoğun olacağı bir sezonda gitsek de kar konusunda kısır bir sezon olmuş. Ama yine de beni kayak keyfime engel olmadı. Kayağın ve karın tadını çıkardım. Uzun zamandır istediğim karlar içinde sıcak havuz keyfini bu yıl yaptım. Harika bir deneyim oldu.

Selin Ciğerci mi?

Annem ile farklı yerlerde tırnak ve saç yaptırmaya birlikte gittim. Son bir yıldır tırnaklarımızı Nişantaşı’nda bulunan Selin Ciğerci’nin sahibi olduğu Selin Beauty gidiyoruz. Ve gerçekten işlerinde çok başarılılar. Çalışanlarda çok tatlı insanlar. Uludağ öncesi tırnaklarımı yaptırmak istedim ve arkadaşım ile birlikte Selin Beauty’e gittim. Randevu saatimiz beklerken kapıdan Selin Ciğerci girdi. O kadar cana yakın davrandı ki bizi mest etti. Buradan ona sevgilerimi yolluyorum.

Özel günlerin lezzetleri burada!

Çırağan Sarayı’nın online alışveriş sitesi Çırağan Palace Shop’u duymayanınız var mı?  Lezzet ve hijyen konunda güvenmediğim hiçbir yerden sipariş vermem.

Özel günlerde de çok renkli ve lezzetli ürünler hazırlıyorlar. Bu yıl annem ve babama Sevgililer Günü için sürpriz yapacağım.  Çırağan Palace Shop’dan Sevgililer Günü’ne özel yapılan pasta ve makaronlardan sipariş vereceğim. Pasta anne ve babama makaronlarda tabi ki bana… ciraganpalaceshop.com/magaza/romantik-hediyeler

Mart ayında görüşmek üzere… Sevgi ile kalın.

Lezzet duraklarını dolaşmaya devam

Lezzet duraklarını dolaşmaya devam

Okullar başladı. Dersler yoğun ama arada minik etkinliklerle okul hayatımız renkleniyor. Bilfen Okullarını bu nedenle çok seviyorum.

Mevsimin getirdiği alerjik hastalıklar nedeniyle bu ay pek fazla yer gezme şansı bulamadım. İlk durağım Ulus’ta bulunan steak’ci oldu.

By Ulus Steak House

By Ulus Steak House

Uzun zamandır adını duydum ama gitme fırsatı bulamadı. Okul sonrası babam ile birlikte By Ulus Steak House gittim. Babama et yermisin diye sorarsanız hemen “lokum” der. Ben mekânın işletmecilerine en favori lezzetleriniz ne diye sordum. Lokum, kendi yaptıkları sosis ve sucuk ve kasap köftesi mekanın n favori lezzetleri arasındaymış. Bende kendimce sipariş verdim.  Ama şef bana favori lezzetlerden oluşan özel bir tabak hazırladı.  Tulum peynirli salatayla birlikte köfte, sucuk, sosis ve lokumdan oluşan tabağı afiyet ile yedim.  Uzun zamandır sosise karşı tavırlıydım. Ama kendimiz yapıyoruz deyince yerim dedim.

Lezzetler bir harikaydı… Sıra tatlıya geldi. Ben klasik bir tatlı seçtim. Havuç dilim baklava ama dondurmalı. Güzel yemek, güzel servis ve güzel ambiyansı ile beş yıldızı hak ediyor.  By Ulus Steak House gitmediyseniz bence gidip, özel yapım sucuk ve sosisleri deneyimleyin…

Develi Nişantaşı

Develi Nişantaşı

Develi Nişantaşı ile paket siparişi ile tanıştım. Okul dönüşü ne yesem diye düşünürken Lahmacun sipariş ile başlayan Develi iletişimimiz hala devam ediyor. Ürünler kesinlikle sıcak geliyor ve bu nedenle lezzetini kaybetmiyor.  Soğumuş eti sevmiyorum.  Uzun bir müddet lezzetli lahmacun ile devam etsem de menümü renklendirmeye başladım. Kanat konusunda hayal kırıklığına uğrasam da Develi’den vazgeçmedim. Tavuk şişe bayıldım. Tavuk şiş yeni favori lezzetlerim arasına girdi. Okulun ara tatilinde bu lezzetleri yerinde yeyip sizlerle paylaşacağım.

Okul dönüş paket siparişlerimi sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Aila İstanbul

Aila İstanbul

Aila İstanbul’da brunch başladı ve ilk fırsatta bu brunch keyfine bende dahil olmak istedim.  Aila İstanbul, Fairmont Quasar İstanbul Otel’in içinde yer alıyor. Mekana girince sizi canlı müzik ekibi ve şampanya ile karşılıyorlar. Masamıza geçerken gözüm çok renkli açık büfeye takıldı. Daha önce San Francisco Fairmont Otel’de bir hafta kalmış ve brucha eşlik etmiştim.  Aila açık ara önde bunu söyleyebilirim.   Kahvaltılıkların ardından en sevdiğim lezzetlere geldi. Deniz mahsullerine bayılıyorum. Deniz kokulu karides mangala bayıldım. Ve finali sushi ile yaptım.  En kısa zamanda tekrar gitmek istiyorum.

Not: Aila İstanbul Michelin rehberinde yerini aldı.

LGS ve Tatile Doğru Geri Sayım Başladı…

LGS ve Tatile Doğru Geri Sayım Başladı…

Geriye sayım başladı… Bütün sekizinci sınıflar hepimiz çok yorulduk. İki yıldan sonra gerçekten sekizinci sınıfa adaptasyon ve hiç de kolay olmadı. Ama benim çok sevdiğim okulum Bilfen Çamlıca’da öğretmenlerim ve okul müdiremiz sevgili Gülden Erden Hanım bizim bu süreci kolay atlatabilmemiz için çok emek verdi. Hep konuştu, anlattı.. Sadece bizim için değil bu yıl onlar için de hiç kolay geçmedi bence… Buradan Etiler Bilfen Anaokulu eski müdürüm Banu Hanım, Melek Öğretmenim ve sonra Birinci sınıftan bugüne kadar Bilfen Çamlıca kampüsündeki öğretmenlerim, en başından beri yanımızda olan çok sevdiğim müdürümüz Gülden Erden’e, onun yönetiminde bu süreçte emeği geçen okul çalışanlarına, hizmetlilere de teşekkür ederim. Çocukluğumdan bu yaşıma kadar her halde evden çok okulumda vaktim geçti. Hepimiz güzel bir tatili hak ettik. Sınava gireceklere başarılar dilerim.

 

Medusa Topuklu Ayakkabılar…

Topuklu ayakkabı hayranlığım her halde üç yaşlarımdan başlıyor.  Hatta bu kadar yüksek topuklu, platformlu ilk ayakkabı keyfimi de sanırım 6 yaşımda BGStore tarafından çocuklar için yurtdışından getirilen ayakkabılarla deneyimlemiştim. En sevdiğim ayakkabılarımdı o sarı yüksek topuklu ayakkabılarım. Dolayısıyla yaza girerken topuklu ayakkabıların yükselişini yazmadan geçemeyeceğim. Yükselişin çıkış noktası; Beyonce Versace’nin o şeker pembesi platform topuklu ayakkabılarını bir etkinlikte giyiniyor ve sonrası internette adeta bir sosyal medya patlaması yaşanırcasına her tarafta yayınlanıyor. Sonrasında giyinen çok ünlü ve insanlar var.  Ve bence bana kalırsa bu topuklular bayağı bir hayatımıza yerleşecek. Hatta rahat spor tarz ayakkabılar kadar uzun süreli kalacak. YSL’nin modeline de bayılıyorum en sevdiğim renkleri bir arada toplamış. Siz de benimle aynı fikirdeyseniz email adresime yazmanızı bekliyorum.

Patiseri Monsieur Dior

Restoran Ve Patiseri Monsieur Dior

Christian Dior’un yemek kitabından esinlenerek düzenlenen ve Paris’in yeni gözdesi olmaya aday olan Monsieur Dior restoran misafirlerini unutamayacakları lezzetlerle tanıştırıyor.  Monsieur Dior olarak adlandırılan Restoran Jean Imbert’in zarif ve de ilgi çekici Fransız yaşam sanatını somutlaştırıyor. Sadeliği zarafetle birleştirmeyi iyi bilen marka; mutfak, sofra sanatına adanmış özel Dior Maison koleksiyonları ile restorana zenginlik katmış.  Monsieur Dior mutfağının başında ünlü Fransız şef Jean Imbert bulunuyor. Restoranın dikkat çekici menüsü Christian Dior’un La Cuisine cousu main adlı kitabından alınan ilhamla sunumlarını şekillendirilmiş. Paris’e gidenler buraya uğramayı bence unutmayın…

Kısa bir kış tatili

Kısa bir kış tatili

Ahu Ayşenaz Çağdaş – Childrens Gourmet

Milli Eğitim Bakanımız Mahmut Özer’in bir konuşmasına denk geldim. Şöyle diyordu; “1,5 yıl aradan sonra yüz yüze eğitim gören öğrenciler için beş ay hiç de kolay olmadı. Öğrencilerin notları ne olursa olsun, aileler çocuklarını mutlaka ödüllendirmeliler” demişti. Çok güzel bir konuşma yapmış bence çünkü süreç gerçekten zordu… Özellikle benim gibi sekizinci sınıf öğrencilerinin; bir buçuk yıl sonra LGS hazırlık temposunda olanlar için durum daha da zor olduğundan benim de tatile çok ihtiyacım vardı. Bir hafta da olsa Uludağ’a tatile gittim. Çok sevdiğim karlar içinde olmak benim en sevdiğim zamanlar. Kısa tatilimde kayak yaparak stres atmaya çalıştım. Orada olan aktivitelere katılarak vakit geçirdim. Ağaoğlu My Mountain Otel’de kaldım. Geçen yıl da burada kalmıştım. Çok sevdiğim bir otel. Odalarının modern tasarımı çok güzel, lobisini de çok beğeniyorum. Kayaktan sonra güzel vakit geçiriyorum.. Yemekleri de çok güzel. Çok Kaliteli bir otel. Sizlere de tavsiye ederim.

Ağaoğlu My Mountain Otel

Nostalji Günü Balat…

Sokakların taşları, eskimiş tarihi evleri, bazıları dış cephesi yenilenmiş evlerin balkonları, çiçekleri, süslemeleri, kafeleri, restaurantları ile gerçekten çok değişik bir enerjisi var. Her gittiğimde güne orada başlıyorum. Okadar erken gidiyorum ki kahvaltıyı Balat’ta yapıyorum ama yine de bir bakıyorum çabucak akşam olmuş. Zaman nasıl geçmiş anlamadan ve gezecek çok yer var. Bu kez Balat’ı Hollanda’dan gelen bir arkadaşımla birlikte gezdim. Sokak kedileri Balat’ın tarihi güzelliklerini daha da tatlı bir hale getiriyordu. Sürekli poz verdiler. Burada dip dipe farklı dükkânları görebilirsiniz. Hediyelik eşyacısından nostaljik sunumlara kadar. Ben tarihi plakların pikapların gramofonların olduğu dükkânı gezdim. Çok etkileyici bir havası var. Eski plaklar, CD ler… Saatlerce bakabilecek malzeme var. Sokaklar yine çok hareketliydi. Yerli turistlerden daha fazla yabancılar vardı. Gün yine yetmedi. Belki bir gün bir daha gezerim… Sizlerin de gidip görmenizi ve notlarınızı buradan bana yazmanızı dilerim.

Nostalji Günü Balat

 Kruspy Kreme Doughnuts

Sevdiğim güzel bir tat olan donut’tan vazgeçmem mümkün değil. Bir de özel günler yılbaşı, cadılar bayramı ya da sevgililer günü için yapılan özel süslemelerine de bayılıyorum. Yalnız cadılar bayramında hazırlanan donutların süslemesi çekici güzel ama tadı beklentimi karşılamamıştı. Neyse ki sevgililer gününe özel tasarımlarının olduğu kalpli kırmızı pembe renkli, simli donutlar süslemesi de tadı ile de yeni yılda şimdilik favorim oldu diyebilirim.

Pancar Pembesi ve vitamini…

Özellikle de kışın sevdiğim sebzelerin başında olan pancarın; turşusu, salatası ile aklıma gelen hali. Suyunu da içerim ancak en sevdiğim tarafı pancarı neye ekleseniz bulunduğu ortamı kendi renk tonları ile etkileyip, kendi renk tonlarına dönüştürmesi. Küçükken hindistan cevizi katı yağına damlatıp, karıştırıp, doğal dudak nemlendiricisi; “lip balm” denemelerim de olmuştu. Pancar pembesi ile oluşan renk tonlarını çok seviyorum. Ve yoğurdumu bazen pembe renkte yemek istiyorum bunun içinde tercihim tabiki ne kadar sağlıklı da olsa gıda boyası değil, göz kararı eklediğim pancar suyu oluyor. Demir, A ve C vitaminlerinden yana yüksek değerlere sahip. Ayrıca; güçlü bir antioksidan olduğu uzmanlar tarafından da hep söyleniyor. Bağışıklığı güçlendirmesi açısından da tercih ediliyor. Ben haftada birkaç bardak pancar suyu içiyorum. Sizin de denemenizi alışkanlık haline dönüştürmenizi tavsiye ederim.