Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

Chef Selami Güleryüz “Boş zamanlarımda küçük esnaf lokantalarını dolaşırım”

Chef Selami Güleryüz “Boş zamanlarımda küçük esnaf lokantalarını dolaşırım” 

Tolga Atalay ile Chef&Chef konuğu The Ritz – Carlton, Istanbul Executive Chef’i Selami Güleryüz oldu. Chef Selami Güleryüz ile kariyerini ve mutfak deneyimlerini konuştuk. Keyifle okumalar…

Selami Güleryüz

Pause Dergi okuyucularımıza kendinizi tanıtır mısın?

Swiss Otel The Bosphorus Chef’s School –İstanbul mezunuyum. 1991 yılında Swiss Otel’de mesleğe başladım. Bütün dünya mutfaklarının yer aldığı bir görevle 9 yıl çalıştım. 1999’dan itibaren farklı bir deneyimle restoran mutfaklarında görev yapmayı tercih ettim. 1999-2001 arasında Chinewhite, Laila, Susam ve Çapa restoranlarının açılışlarından itibaren ekiplerinde yer aldım.

Kariyerinizden bahseder misiniz?

2001 yılında The Ritz-Carlton, İstanbul’a transfer olarak kariyerime devam ettim. Otelin açıldığı ilk günün heyecanı sürdürerek ve her sezon yeniliklerimizle misafirlerimize özel lezzetler sunmaya devam ediyoruz.

 Hangi mutfak kendinizi başarılı buluyor ve o mutfağın bir temsilcisi olduğunuzu düşünüyorsunuz?

Söz konusu yemek ve mutfak sanatları olunca birini diğerinden ayırmak haksızlık olur diye düşünüyorum. Her kültürün kendine özgü tatları edinmek çok keyifli olmakla beraber içinde barındırdığı kendine özgü kültürü de yansıtıp, o yere ait kendine has duyguları yaşatması da ayrı bir deneyim oluyor. Ama bütün bunların yanında vazgeçemediğim lezzetlere ve çok kültürlü bir yelpazeye sahip olmasından dolayı ilk tercihimi Türk mutfağı tarafından kullanmamda bir sakınca yok diye düşünüyorum.

The Ritz – Carlton, Istanbul

Son dönemlerde hangi mutfak ve ne tür yemekler önde?

Son dönemlerde Türk mutfağı öndedir. Türkiye, coğrafyasındaki Türk yemeklerinin tanıtımında inanılmaz yol kat etmesi, yemeklerin orijinal tatları ve tarifleri bozulmadan, tabak dizaynı ve sunumlarının modernleştirerek güzelleştirilmesi çok büyük bir etkendir.

Yeni nesil mutfak veya yenilenen mutfak hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yeni nesli bizim zamanımızla kıyaslandığında, çok şanslı bir nesil olarak nitelendiriyorum.

Yeni mutfak dizaynları, son teknoloji avantajlarını da kullanarak her zaman yeni bilgilere yeni mutfak deneyimlerine sahip oluyorlar. Teknoloji dünyasını ceplerinde taşıyorlar.

Şuan mutfağında olduğunuz yerde neler yapıyorsunuz? Geleneksel Türk mutfağı ve hakkında düşüncelerin?

Biz The Ritz-Carlton, Istanbul’da mevsimlere göre menüleri oluşturuyoruz. Her mevsimin kendine has lezzetlerinin olduğu bu güzel toprakların ürünlerini öne çıkarmayı seviyoruz. Misafir portföyümüzün büyük bir çoğunluğu yabancı ziyaretçilerden oluşuyor. Bu yüzden güneşin, toprağın ve ateşin tadı Anadolu’nun dört bir köşesine özel lezzet keşifleri yapıyoruz.

Doğudan batıya güneyden kuzeye orijinal reçeteleriyle tüm Türkiye’nin lezzetlerini aynı menüde buluşturmak amacıyla Atölye Restaurant’ımızı yeniledik. Anadolu mutfağının en güzel örneklerini hem lokal hem de dünyanın birçok ülkesinden gelen misafirlerinin deneyimine sunuyoruz. Yerel üreticilerden mevsimine uygun taze malzemeler kullanılarak oluşturulan Atölye’nin menüsü, özlenen her bir geleneksel lezzeti en özel ve orijinal tariflerle günümüze ve yeni nesillere aktarıyor.

The Ritz-Carlton-Istanbul

Yeni bir tabak hazırlarken ilhamını ve hikâyesini anlatabilir misin?

Yeni bir tabak veya menüye koymayı düşündüğümüzde mevsimsel ürünleri göz önüne alarak, mevsiminde sahaya çıkarak neler var diye araştırırım. Gittiğimiz bölgenin pazarını, köylerini gezerim.

Nerde ne yiyebilirim diye araştırırım çoğu kimsenin gitmediği veya uğramadığı küçük esnaf lokantalarında 3-5 çeşit, hatta 1 çeşit yemek yapan yerlerdeki hazineleri keşfederim.

Gerçekten Türkiye coğrafyasındaki illerde köylerde ilçelerde çok lezzetli yapılan, geçmişten bugüne kadar lezzetten ödün verilmeyen tariflerle karşılaşıyorum. Bunların bazılarını menüme taşıyorum.

Her yemeğin bir çıkış hikayesi vardır ya yokluktan ya bolluktan çıkmıştır. Örneğin bir kış günü mantar toplamaya gittiğimizde çok üşümüştük. Köye döndüğümüzde Makbule Teyze bizim için mantar çorbası yaptı gerçekten mantar çorbası mı, işkembe çorbası mı içtiğimi anlayamadım. O kadar lezzetliydi ki ilk aklıma gelen mantar çorbası değil de işkembe çorbası içtiğimizdi. İşte bu Makbule Teyzenin annesinden öğrendiği tarifle yaptığı yoğurtlu mantar çorbasını menümüze koyduğumuz günden beri değiştiremiyoruz artık çorbanın müdavimleri oldu.

 Yeni şef adaylarına yaratıcı şef olma hakkında bir metodoloji verir misin?

Yeni şef adaylarının öncelikle sabırlı olmaları birden her şeyi yaparım mantığından çıkıp öğrenmeleri gereken mesleki bilgileri alıp kendilerini geliştirmeliler. Ürünlere nasıl ulaşabileceklerini ve eşleştirme tatlarını çok iyi analiz etmeliler. Bir bilgiyi düşünceyi hangi ürünle katkı sağladığı ya da kendisini nasıl geliştirdiği önemlidir. Bir yol haritası belirlemesi yaratıcı bir şef olma yolunda başarıyı giden bir yoldur.

Yazın dinamizmi

Yazın dinamizmi

Koleksiyonlarında sürdürülebilirlik, yüksek kalite ve zamansız tasarımları bir araya getiren The Stay Line, İlkbahar/Yaz 2022 sezonunda yazın dinamizmini ve sıcak günlerin gelişini kutluyor.

İlhamını doğadan alırken, gezegene olan sorumluluğunu da rafine kumaş seçimleri ve üretim kalitesi ile ortaya koyan The Stay Line, yeni sezonda yazın hareketi ve sonsuz dinamizminden esinleniyor.

Konforu tek parçada sunan havlu ve organik pamuk elbiseler yazın en trend tasarımları olurken, BCI pamuk şortlar, keten gömlekler, koleksiyona yeni katılan BCI pamuktan crop top’ları tamamlıyor.

The Stay Line koleksiyonlarına bu sezon eklenen çarpıcı bikini ve mayolar kesimleri ve kumaş seçimleri ile öne çıkan tasarımlardan olurken, erkek mayoları marsala ve lacivert ağırlıklı yeni renk skalası ile doğanın içindeki göz alıcı tonları yansıtmaya devam ediyor.

 

Erhan Coral “Şehirde Bir Başına” fotoğraf sergi

Erhan Coral “Şehirde Bir Başına” fotoğraf sergi

Erhan Coral “Şehirde Bir Başına” fotoğraf sergisiyle10- 31 Mayıs 2022 tarihleri arasında Yapı Kredi bomontiada’da

Yapı Kredi bomontiada, kendini bir sokak fotoğrafçısı olarak tanımlayan Erhan Coral’ın “Şehirde Bir Başına” sergisine ev sahipliği yapıyor. Şehrin farklı alanlarında, farklı zamanlarda, farklı mevsimlerde kendisi ve şehirle baş başa kalan insanların hikâyesini anlatan sergi, 10-31 Mayıs 2022 tarihleri arasında Yapı Kredi bomontiada B Blok Akademi sergi alanında ziyaret edilebilir.

The Roof at The Ritz-Carlton, Istanbul’da Anneler Günü Brunch’ı

The Roof at The Ritz-Carlton, Istanbul’da Anneler Günü Brunch’ı

The Roof at The Ritz-Carlton, Istanbul’un terasında, anneler gününe özel bir brunch keyfi yaşatacak.

Seçkin ve modern bir restoran & bar konseptiyle The Ritz-Carlton, Istanbul çatısı altında yer alan The Roof, görkemli terasında misafirlerine sunduğu brunch konseptini Anneler Günü ile buluşturuyor.

Bu özel gün için, 12.00-15.00 saatleri arasında süren brunch lezzetleri canlı müzik performansı eşliğinde gerçekleşiyor. Etkileyici bir lokasyon ve samimi misafirperverliğiyle The Ritz-Carlton, Istanbul Anneler Günü’ne özel yüzde 30 brunch indirimiyle konuklarını ağırlıyor.

Brunch’ta birbirinden farklı ve ev yapımı ürünlerle donatılmış zengin şarküteriler, ev yapımı kruvasanlar, ekmekler, taze deniz ürünleri, pideler, Türk ve Akdeniz mutfaklarından seçme tatlar yer alıyor. Açık büfe olarak servis edilen brunch, 5 istasyondan oluşuyor. Izgara istasyonu, kabuklu deniz mahsülleri, soğuk istasyonları (cold cut, smoked fish, peynir), tatlı istasyonu, salata ve meze büfesi bulunuyor. Kahvaltı klasiklerinin olmazsa olmazlarının da unutulmadığı bu keyfe, organik ‘mocktail’ler, smoothiler ve zengin içecek menüsü eşlik ediyor.

Rezervasyon: 0212 334 4188

Bodrum Loft, 29 Nisan’da yaza merhaba diyor

Bodrum Loft, 29 Nisan’da yaza merhaba diyor

Akfen Grubu’nun bir yatırımı Bodrum Loft, 29 Nisan yaz sezonu için kapılarını açıyor. Uzun ve kısa dönemli tatil seçeneklerinin tamamı henüz geçen yıldan satılan Bodrum Loft’da turizm sezonu yine Mayıs – Kasım ayları arasında olmak üzere 6 aya yayılıyor.

Her yıl yeniliklerle tatilcilerinin karşısına çıkan Bodrum Loft’da bu yazın sürprizi dünyaca ünlü Nobu Restaurant oldu. Japon-Peru mutfağı ile öne çıkan Nobu’nun yanı sıra Paper Moon Bodrum Loft ve Vakko L‘Atelier Patisserie markalarıyla Bodrum Loft, tatilcilerin yanı sıra lezzet tutkunlarının da adresi olacak.

Mayıs’tan Kasım ayına, kısa ve uzun dönemli kiralama seçenekleri ile Bodrum’da turizmi 6 aya yayan Bodrum Loft’da 4 farklı tipteki 36 villanın tamamının kiralanması geçen yılın Eylül ayından tamamlanmıştı.

Sezona kapalı gişe giren Bodrum Loft’un kendine has rezervasyon sistemi ile bu villaları kiralayanlar, konaklamadıkları zaman aralığında villalarını Bodrum Loft üzerinden başka misafirlere kiralayabiliyorlar.

Genç sanatçı Bade’den ilk albüm

Genç sanatçı Bade’den ilk albüm
Bade’nin altı şarkıdan oluşacak “Bade” isimli EP albümünün ilk teklisi “Fragile” çıktı.

Küçük yaşlardan itibaren müzik tutkusunun peşinden giden Bade, söz ve müziği kendisine ait olan ilk albümünün çıkış şarkısı “Fragile”ı dinleyiciyle buluşturuyor. Müzik alanındaki birikimini Berklee Müzik Koleji’ndeki eğitimiyle harmanlayan Bade’nin “Fragile” isimli bestesi, sanatçının hislerini bastırmak yerine olduğu gibi kabul edip müziğe dökerek güçlendiği, bir duygusal boşalma ve netliğe kavuşma sürecini anlatıyor.

8 Nisan’da Doğulu Music tarafından tüm dijital platformlarda yayına girecek olan “Fragile” şarkısının klip yönetmenliğini Irmak Altıner üstleniyor. Klibin görsel dünyası ve kostümleri ise Mert Yemenicioğlu danışmanlığında hazırlanırken, koreografi Ekin Bernay imzasını taşıyor.

Çocuklarda tekrarlayan ateşe dikkat!

Çocuklarda tekrarlayan ateşe dikkat!

Anne babaları telaşlandıran ve genellikle nasıl davranacaklarını bilemedikleri yüksek ateş, doktora en sık başvurulan sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Yüksek ateş şikayetinin belirli aralıklarla sık tekrarlaması, çocuğun ve ailesinin yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebilirken, çocukların okul başarısını da olumsuz etkiliyor. PFAPA sendromu olarak adlandırılan bir romatizmal hastalık ise bu tekrarlayan dirençli ateşlere neden olabiliyor.  Acıbadem Altunizade Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Çocuk Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ferhat Demir, bir yaş üzerindeki çocuklarda gereksiz antibiyotik kullanımının ek sık nedenlerinden birisinin PFAPA Sendromu olduğunu söylüyor. Çocuk Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ferhat Demir, her mevsim görülebilen PFAPA sendromu (tekrarlayan ateş) hakkında bilinmesi gereken 9 önemli noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Doç. Dr. Ferhat Demir

Antibiyotik vermeyin çünkü fayda sağlamıyor!

PFAPA sendromu genelde 3-6 gün arası süren ve kendiliğinden geçen, sık tekrarlayan, dirençli ateş, farenjit, tonsillit (bademcik iltihaplanması), ağız yarası ve lenf bezlerinde büyüme bulguları ile seyir gösteren, çocukluk çağının ek sık görülen romatizmal periyodik ateş hastalığıdır. Doç. Dr. Ferhat Demir “PFAPA sendromu, bir enfeksiyon değildir, antibiyotik verilmesi gereken bir durum ise hiç değildir. Bulaşıcılığı yoktur. Bu hastalık özelinde en sık gördüğümüz yanlış uygulama, çocukların beta mikrobu ya da boğaz enfeksiyonu olduğu düşünülerek, bazen ayda birkaç kez gereksiz nedenle antibiyotik kullanmalarıdır” diyor.

Bu belirtilerle seyrediyor!
Çocuklarda 3-4 hafta ara ile 39-40 dereceyi bulan ateş şikayeti gelişmektedir. Atak aralığı bir haftaya kadar düşebileceği gibi iki-üç ay aralığına da genişleyebilir. Ateşe eşlik eden en sık bulgu ise boğaz içerisinde bademcikler üzerinde beyaz plakların olmasıdır. Boyun lenf bezlerinde büyüme, farenjit-tonsillit, ağız içerisinde yaralar, eklem ağrıları, daha nadiren, döküntü, karın ağrısı ve ishal de eşlik edebilmektedir. Ataklar arasında çocuklar tamamen sağlıklıdır ve hastalığa bağlı büyüme ve gelişmede etkilenme olmaz.

Ailesel geçiş gösterebiliyor

PFAPA Sendromunda (tekrarlayan ateş) ataklar sıklıkla 2-5 yaş arasında başlar ve 7-8 yaşından itibaren kaybolur. Hastaların bir kısmında bu ataklar ergenlikte ve yetişkinlikte de devam edebilir. Araştırmalar; tam olarak genetik bir neden ortaya konulamamakla birlikte, hastalığın ailesel geçiş gösterebildiğini düşündürmektedir. Kendi klinik tecrübelerimizde de anne-baba-amca-hala-teyze-dayı gibi bir yakında çocuklukta benzer bulguların olduğunu, bademcik ameliyatı sonrasında bulguların sonlandığını belirli hastalarda görebilmekteyiz.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Her mevsim görülebiliyor!
Hastalığın özelliklerinden biri de diğer enfeksiyonlardan farklı olarak mevsim gözetmemesidir; kış ve bahar aylarında daha sık olmakla birlikte, her mevsimde PFAPA atakları gelişebilir. Bazı mevsimler daha sık görülmesinin nedeni, muhtemel viral enfeksiyonların bağışıklık sistemini uyararak PFAPA atağını tetikleyebilmesidir. Bu açıdan PFAPA tanılı çocukların aileleri, üst solunum yolu enfeksiyonları konusunda daha koruyucu ve dikkatli olmalıdır. Çocuklar, genel durumları iyi olduğu sürece, okul ve sosyal yaşamlarından kısıtlanmamalıdır.

Ana nedeni; bağışıklık sisteminin yoğun çalışması

Hastalığın temel sebebinin, bağışıklık sisteminin nedensiz bir şekilde yoğun çalışması olduğunu belirten Çocuk Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ferhat Demir “PFAPA sendromunda bağışıklık sistemi yoğun çalışırken, enfeksiyon hastalıklarına benzer bulgular gelişebilmekte ve hastaların enfeksiyon varmış gibi gereksiz tedaviler almasına neden olabilmektedir. Güncel bilimsel verilerle, buna neyin neden olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, bazı genetik durumların bu hastalık için risk oluşturabildiğini biliyoruz” diyor.

 Başka hastalıklarla karışabiliyor!

Hastalığın tanısı doktor muayenesi ve hastanın benzer ataklarının görülmesi ile konulur. Laboratuvar testlerinde, sanki vücutta mikrobik bir durum varmış gibi yükseklikler görülür. PFAPA teşhisi koymadan önce benzer bulgulara neden olabilecek diğer hastalıkları dışlamak gerekmektedir. Çünkü başka enfeksiyon hastalıklarının yanı sıra ülkemizde sık görülen Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF) hastalığı ve birkaç romatizmal periyodik ateş sendromunun bulguları PFAPA ile karışabilmektedir.

 Tedavide bu noktaya dikkat!

Doç. Dr. Ferhat Demir “Steroid (kortizol) tedavisi atak dönemlerinde sık kullanılıp faydası görülse de steroid uygulamasının istemediğimiz bir yan etkisi, atak aralıklarının kısalmasına neden olmasıdır. Steroid uygulaması sonrası ataklar haftada bire kadar sıklaşabilmektedir. Steroid tedavisi bu açıdan her ay ya da daha sık kullanılmasını önerdiğimiz bir tedavi yöntemi değildir. Bu nedenle, hastalara çocuk romatoloji uzmanı değerlendirmesi ile diğer romatizmal nedenler dışlandıktan sonra, gerekirse atak sıklığını azaltmada yardımcı olabilen ek tedaviler verilebilmektedir. Adeno-tonsillektomi (geniz ve bademcik ameliyatı), hastaların yüzde 85-90’lık kısmında atakların tamamen sonlanmasını sağlayan en etkin tedavi yöntemidir. Bademcik ameliyatına rağmen atak bulguları devam eden ve dirençli seyreden hastalarda daha üst basamak tedavi seçenekleri bulunmaktadır” diyor.

 Sürekli takip gerekli!
PFAPA herhangi bir kalıcı soruna neden olmaz. Büyüme, gelişme geriliği yapmaz ancak havale eşiği düşük olan çocukların yüksek ateşe bağlı ateşli havale geçirmesine neden olabilir. Tanı alan hastaların mutlaka çocuk romatoloji uzmanı takibine de girmesi gerekir. PFAPA hastalığı, temelinde bir romatizmal ateş hastalığı olduğu için, diğer periyodik romatizmal ateş hastalıkları açısından da bu çocukların değerlendirilmeleri mutlaka önerilir.

Erken tanı ve tedavi çok önemli!
Doç. Dr. Ferhat Demir “Hastalığa bağlı yaşadığımız en büyük sıkıntı, hem çocuğun hem de ailenin hayat kalitesinin ciddi anlamda azalmasıdır. Özellikle ayda bir ve daha sık atak geçiren çocuklarda bu daha ön planda gözlenmektedir. Bu nedenle çocukların okul hayatı da kesintilere uğrayabilmektedir. Bu açıdan erken dönemde iyi bir ayırıcı tanı yapılarak, etkin tedavi ile atakların sıklığının ve şiddetinin azaltılması ya da tamamen ortadan kaldırılması asıl amacımız olmalıdır.

Anıl Durmuş’dan yeni şarkı geldi 

Anıl Durmuş’dan yeni şarkı geldi 

Sahne performansları ve güçlü sesiyle dikkat çeken Anıl Durmuş, yeni şarkısı “Giden Herkesin Yerine”yi Universal Müzik Türkiye etiketiyle yayımladı.

Sanatçının geçtiğimiz aylarda paylaşarak dijital platformlarda ve radyolarda büyük başarı yakalayan şarkısı “Kafayı Yaktım”ın ardından gelen “Giden Herkesin Yerine”, alaturka motiflerle süslenmiş etkileyici bir çalışmayı dinleyicinin beğenisine sunuyor.

Anıl Durmuş’un güçlü vokal tekniğiyle hayat bulan şarkının prodüktörlük görevini ise Mert Demir üstleniyor.

Panik atağın belirtileri

Panik atağın belirtileri

Panik atak, fiziksel korku hislerine neden olan kısa bir yoğun kaygı dönemi olarak görülüyor. Bunlar, hızlı bir kalp atışı, nefes darlığı, baş dönmesi, titreme ve kas gerginliği gibi şikayetleri içerebiliyor. Panik ataklar sıklıkla ve beklenmedik bir şekilde meydana gelebiliyor ve çoğu zaman herhangi bir dış tehditle ilgili olmuyor. Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uz. Dr. Seda Yavuz panik atak hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Seda Yavuz

Her panik atak geçiren kişi panik bozukluk hastası olmuyor

Panik atak aniden ortaya çıkan ve zaman zaman öngörülemeyen şekilde tekrarlayan, kişiyi dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntıya da korku nöbetleridir. Kişiler bu nöbetleri çoğu zaman “kriz” olarak adlandırır. Her panik atak geçiren kişi panik bozukluk hastası değildir. Yaşam boyu en az bir panik atak geçirme olasılığı %10 olarak bulunmuştur. Panik atak pek çok ruhsal hastalıkta ortaya çıkabilir. Panik bozukluk kendiliğinden ve beklenmedik panik ataklarla giden bir kaygı bozukluğudur.

Panik atak konusunda risk grubunda olabilirsiniz

  • Birinci derece akrabalarında panik bozukluk ya da başka anksiyete bozukluğu olanlar
    • Sıkıntılı, telaşlı, aceleci, mükemmeliyetçi kişilik özellikleri olanlar
    • Düşünce ve duygularını yeterince dışarıya yansıtmayan isteklerini sürekli bastıran kişiler
  • Alkol ya da başka bağımlılık yapan maddelere yatkınlığı olan veya bağımlılığı olanlar
    • Geçmişinde panik atak, sosyal fobi veya diğer anksiyete bozukluklarından biri ya da depresyon geçirmiş olan kişiler
    • Sürekli baskı altında olanlar
    • Kaçıngan kişilik yapısına sahip olanlar
    • Aşırı hırslı, başarı odaklı, başarısızlıklarda kendini suçlayan bir yapıya sahip olan kişiler

 Panik atağın bedensel ve fizyolojik belirtileri şu şekildedir:

  1.  Çarpıntı, kalp atımlarını hissetme ya da kalp atım hızında artma
  2. Terleme, titreme, kan basıncının yükselmesi
  3. Soluk alamıyor boğuluyor duygusu, solunumun sıkışması
  4. Uyuşma ya da karıncalanma hissi
  5. Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma hissi
  6. Bulantı ya da karın ağrısı
  7. Baş dönmesi, sersemlik hissi bayılacakmış gibi olma
  8. Kendini ya da çevreyi değişmiş veya farklı algılama
  9. Üşüme, sıcak soğuk basmaları, sık idrara çıkma

Belirtilerin varlığına göre teşhis konuyor

Panik atakların ne zaman nerede geleceği belli olmaz ve baskın belirtiler kişiden kişiye değişebilir. Yukarıda sayılan belirtiler ile birlikte hemen her zaman bir ölüm korkusu, kontrolünü kaybetme ya da çıldırma korkusu vardır. Kişi bir kez panik atak geçirdikten sonra yeni bir panik atak geçireceğine ilişkin sürekli bir korku duyar buna beklenti anksiyetesi denir. Bu tanı koymak için önemli bir belirtidir. Bu belirtiler bir dış tehlikenin olamadığı ortamlarda en az altı aydır varsa ve kişinin günlük yaşantısını etkiliyorsa hastalık tanısı konabilir ve bir uzmanla muhakkak görüşülmelidir.

 Panik atak tedavisi 2 aşamada uygulanıyor;

Panik bozukluğu tedavisi mümkün bir hastalıktır.Bugün için etkinliği bilimsel çalışmalar ile kanıtlanmış iki türlü tedavisi vardır.

  1. İlaç tedavisi:

Hastalığın tedavisinde, beyindeki sinir hücrelerinin yolunda gitmeyen hormon faaliyetlerini düzelterek “Panik Atakları”  önleyen ilaçlar kullanılmaktadır. Bu hastalığın tedavisinde kullanılan ve etkinliği kanıtlanmış çok sayıda ilaç bulunmaktadır. Uzman doktor kontrolünde ilaçların dozu ve süresi belirlenir.

2.Bilişsel-davranışçı tedavi: 

Bu terapi yöntemi ile kişinin bilişsel yapısı yeniden inşa edilir ve aslında olağan olan bir takım panik atak belirtileri hakkındaki  yanlış bilgi ve inançlarının düzeltilmesi sağlanır. Kişinin bu belirtiler ile korkmadan baş edebilmesinin öğretilmesi amaçlanır. Diğer bir yandan davranışsal bir takım müdahaleler ile panik atak geleceğinden korktuğu için tek başına bulunmaktan kaçındığı yer ve durumlarla aşamalı bir şekilde tekrar tekrar karşılaştırılması, bu sayede  korkularını yenmesi amaçlanır.

Bu tedavide doktor hastasına; korku ve panik nedeni ile yapmaktan kaçındığı etkinlikleri (kapalı ya da kalabalık yerlerde bulunma, yalnız başına sokağa çıkma gibi) bir plan dahilinde en basitlerinden başlayarak, üstüne giderek alıştırma uygulamaları yaptırılır. Artan sürelerle yapılan bu alıştırmalar ile başına olumsuz bir şey gelmediğini gören hastanın güven duygusu artar.

Galaksinin tüm renkleri

Galaksinin tüm renkleri

Makyaj denince akla gelen ilk markalar arasında yer alan Flormar’ın yeni far paleti serisi ‘‘Colors of Galaxy’’ ile göz makyajına yeni bir boyut getirdi.

Göz makyajında rutinlerin ötesinde, ezber bozan, yaratıcı ve heyecan veren görünümler yaratmak yeni Flormar Colors of Galaxy Far Paleti Serisi ile artık çok kolay! Sana kalan ise sadece yaratıcılıkta ve renk oyunlarında sınır tanımamak; kendini ve stilini göz makyajına özgürce, cesur bir şekilde yansıtmak…

Pürüzsüz, yumuşak, mat ve parlak dokusu, kolay karıştırılabilen yapısı ve hem renklerin etkisini daha da canlı yansıtan hem de gün boyu kalıcılık sağlayan yüksek pigmentasyonu ile göz makyajında fark yaratıyor.

Flormar Colors of Galaxy Far Paletini, 9 pudra formdaki farklı renklerdeki mat ve ışıltılı farları bir arada sunan ambalajı sayesinde her zaman yanında kolaylıkla taşıyabilir, göz makyajını dilediğin zaman tazelerken, gündüzden geceye dilediğin gibi stilini renklendirerek çarpıcı görünümler yaratabilirsin.