Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

KDV indirimleri çözüm olmadı

KDV indirimleri çözüm olmadı

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Antikriz Raporu’ndan 102. Dönem verileriyle bu hafta; fiyat artışları ile başa çıkmak için devlet politikaları, üreticiler ve tüketiciler kendi açılarından değerlendirdi, önlemlerin etikete yansıması, ekonomik rahatlamanın olup olmadığı, en fazla hissedilen hissin ne olduğu, hane gelirlerinde bir artış olup olmadığı ve bugün ülkemizin en önemli probleminin ne olduğuna yönelik konularda bireylerin ifade, tutum ve davranışlar​​ı incelenmiştir.  

MART SONUNDA BAZI TEMEL TÜKETİM ÜRÜNLERİNDE YAPILAN KDV İNDİRİMİNİN MARKETTE FİYATLARA YANSIMADIĞI GÖRÜŞÜ HAKİM. VE HER 10 KİŞİDEN 9’U DA YAPILAN KDV İNDİRİMLERİNİN MARKETTEKİ YÜKSEK FİYATLARA YETERLİ BİR ÇÖZÜM OLMADIĞI GÖRÜŞÜNDE.

Temizlik ürünleri, şampuan, tuvalet kağıdı bebek bezi ve hijyenik ped gibi bazı ürünlerdeki KDV oranının %18’den %8’e indirilmesinin marketteki fiyatlara yansımadığını düşünenlerin oranı %81. Bu indirimin fiyatlara yansıdığını düşünenlerin oranı ise sadece %8. Gerek gıda ürünlerine gerekse de diğer ürünlere yapılan KDV indirimin temel tüketim ürünlerindeki yüksek fiyatlar için yeterli bir çözüm olmadığını düşünenlerin de oranı çok yüksek.

Ipsos Türkiye

 Ipsos Türkiye

HER 10 KİŞİDEN 6’SI HANE GELİRİ AZALMIŞ DURUMDA

Bireylerin %58’i son 12 ay içinde hane gelirlerinin azaldığını söylüyor. Hane gelirinin arttığını söyleyenler toplumun sadece %10.

Ipsos Türkiye

 TOPLUM KENDİNİ DAHA YORGUN VE BIKKIN HİSSEDİYOR.

Salgın ve ekonomik problemler toplumun ruh halini de etkiliyor. Özellikle ekonomik problemlerin artması ile bireyler daha yorgun ve bıkkın hissediyor. Yorgunluk hissi ilk defa %60 seviyesinde.

Ipsos Türkiye

EKONOMİ HER 10 KİŞİDEN 9’U İÇİN BUGÜN TÜRKİYE’NİN EN ÖNEMLİ PROBLEMİ Toplumun %91’i ekonominin Türkiye’nin en önemli sorunu olduğu görüşünde. Salgının etkisinin azalması ile birlikte salgın artık önemli bir problem olarak görülmüyor.

Ipsos Türkiye

 Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Yaklaşık olarak 1 yıldır ekonomi ülkemizin en önemli sorunu olarak öne çıkıyordu. Salgının etkisinin son aylarda zayıflaması ile de ekonomi artık diğer tüm sorunları bastırır bir pozisyona geldi. Yükselmeye devam eden enflasyonun sonucunda her on kişiden altısı son bir yılda hanelerinin alım gücünün azaldığını belirtiyor. Doğal olarak ülkemizin en sorunu nedir diye sorduğumuzda vatandaşın aklına neredeyse başka hiç bir sorun gelmiyor bile.  Fiyat artışları ile başa çıkmak için devlet, üreticiler ve tüketiciler kendi açılarından çeşitli önlemler alıyorlar. Devletin aldığı önlemler arasında KDV indirimleri de var. Ancak on vatandaştan sekizi bu indirimlerin etiketlere yansıdığını düşünmüyor. Ve on kişiden dokuzu yüksek fiyatlar ile mücadelede KDV indirimlerinin yeterli olmayacağına inanıyor. Yani bazılarımız indirimler etikete yansısa bile yeterli olmayacak diyor. Son 2 yılda salgın ve ekonomi ile mücadelede gerçekten yorgun düştük.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO Sidar Gedik

Her on kişiden altısı kendisini yorgun hissediyor, kendimizi hiç bu kadar yorgun hissetmemiştik. Umarım bahar ayları sadece psikolojik bir rahatlama değil aynı zamanda ısınma masraflarının azalması ile bir nebze ekonomik rahatlama da getirir.

Doğumgünüde yeni şarkısı ile hayranları buluştu

Doğumgünüde yeni şarkısı ile hayranları buluştu

Ünlü müzisyen ve aktör Emre Altuğ, uzun bir aradan sonra yeni teklisi “Bal Gibi” ile hayranların karşısına çıktı.

Sözü ve bestesi Emre Altuğ’a, düzenlemesi Erkin Aslan’a ait olan “Bal Gibi” Altuğ’un doğum gününde (14 Nisan) müzikseverler ile buluştu.

“Bal Gibi en sevdiklerimden biri oldu.”

Yeni sezonu yepyeni şarkısı ile karşılayan Emre Altuğ “Bal Gibi” yi; “Sözü, bestesi bana ait bir şarkıyı sizlerin beğenisine sunmayalı uzun zaman oldu. “Bal Gibi” son dönem yaptığım şarkılar arasında en sevdiklerimden biri ve sizlerle paylaşılmayı hak ediyor kanısındayım.

Aleyna Tilki dünyanın kapılarını araladı

Aleyna Tilki dünyanın kapılarını araladı

Birçok sanatçının hayali olan İngilizce albüm ve müziğini tüm dünyaya dinletme isteği birçok kez başarısızlığı ulaşsa da sanatçılar için en büyük hedef…

Aleyna Tilki

Genç ve başarılı şarkıcı Aleyna Tilki’de İngilizce şarkısı “Take It Or Leave It” ile adını tüm duyurmak için ilk adımı attı. Bir süredir Londra’da yaşayan genç sanatçı Aleyna, Pop-Punk tarzındaki bu şarkıyla global müzik arenasındaki yerini alacağına inanıyor.

Aleyna Tilki

Sözlerini Aleyna Tilki ’nin Mali-Koa Hood ile beraber yazdığı şarkıyı Gil Lewis besteledi, Grammy adaylığı bulunan Luca Pretolosi ise şarkının masteringini yaptı.

Aleyna Tilki

Listelerde yer buldu

Amerika ve İngiltere gibi en büyük listeler dahil, tüm dünyada pek çok ülkenin New Music Friday listelerine giren ve ilk gününden milyonlarca müzik dinleyicisine ulaşan “Take It Or Leave It”, Aleyna Tilki ’nin yaklaşık 2 senedir, hem kendisini hem de müziğini geliştirmek için İngiltere ve Amerika arasında dünya çapındaki önemli müzisyenlerle çalışarak mekik dokuduğu dönemin ilk meyvelerinden biri.

Dünya sahnesinde yerini sağlamlaştırmak için yılmadan üreten Aleyna Tilki, bu sene yayınlayacağı, sürprizlerle dolu, heyecan verici İngilizce şarkılarıyla, 2022 sonuna doğru çıkaracağı albümünün kilometre taşlarını bizlere sunacak.

Aleyna Tilki

Klipi evinde çekti  

Pop-Punk tarzındaki Take It Or Leave It’in ses getirecek video klibi, Aleyna Tilki’nin genel yönetmenliği ve Onur Sarsıcı’nın yönetmenliği ile 2 günde çekildi. Bir ev partisinin samimi enerjisinin yansıdığı klipte Aleyna’nın gerçek evindeki odası ve garajı kullanıldı. Videoda Aleyna Tilki ’nin Yetenek Sizsiniz’de sahne aldığı rock grubu, yakın arkadaşları ve sosyal medya hesaplarından yaptığı çağrıya yanıt veren hayranları da yer aldı.

Aleyna Tilki

Bu video klibi çekerken amatör ruhunu profesyonel vizyonuna yansıtmak için azami çaba gösteren Aleyna, yeni tarzının adını “Juicy Punk” olarak adlandırdı.

Meltem Akgün kişisel sergisi “RESSAM – DOĞA”

Meltem Akgün kişisel sergisi “RESSAM – DOĞA”

Fotoğraf Sanatçısı Meltem Akgün, “ RESSAM – DOĞA ” adlı ilk kişisel sergisindeki eserlerini A11HOTELS’de 14 Mayıs’ta sanatseverlerle buluşturacak.  Akgün eserlerindeki doğanın yaşam kaynağı olan doğallığın, ışığın ve rengin,  tüm bunların, hislere yansımasıyla birlikte ahenge dönüşmesini ve ardından kendisine yansıttıklarını izleyiciyle paylaşma arzusunda

Çikolatacılar İzmir’de buluşuyor

Çikolatacılar İzmir’de buluşuyor

Master Of Cake Festivali 2 yıl aradan sonra İzmir’de ziyaretçilerini ağırlamak üzere hazırlıklara başladı. Pandemi nedeniyle 2 yıl ertelenen ve 21-22 Mayıs 2022 tarihlerinde 7.’si düzenlenecek festivale, yurt içi ve yurt dışından olmak üzere bin’e yakın pasta ve çikolata ustası profesyonelin yanı sıra 20 binin üzerinde ziyaretçinin gelmesi bekleniyor.

İzmir Alsancak’ta bulunan tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde düzenlenecek festival kapsamında farklı yepyeni alanlarda da yarışmalar yapılacak.

Caresse Bodrum, 2022 sezonunu yeniliklerle açıyor

Caresse Bodrum, 2022 sezonunu yeniliklerle açıyor

Caresse, a Luxury Collection Resort & Spa, Bodrum, 2022 sezonunu nisan ayında misafirlerinin kendilerini özel hissedeceği birçok yenilikle açtı.

Caresse Bodrum, premium oda servis ve hizmetleri, dünyaca ünlü markalı restorantlar, kişiye özel plaj deneyimi, misafirlere ve gruplara ait özel iskeleler, kısa ve uzun dönem özel havuzlu villa, rezidans, otel oda ve tekne kiralama opsiyonları ve benzersiz spa deneyimi ile izole ve güvenilir tatil deneyimini misafirlerine 2022 sezonunda da yaşatıyor.

Caresse Bodrum

Ünlü markalarla yola devam

Gastronomi, konaklama, sağlıklı yaşam, müzik ve miksoloji alanlarında dünya çapında bir referans olarak kabul edilen efsanevi Buddha-Bar Beach, neo-Asya sınırlarını aşıp gündüzden geceye uzanan konseptiyle benzersiz bir deneyim sunuyor.

Caresse Bodrum

Yunanistan’ın Paros adasının ikonik ve en leziz deniz ürünü restorantlarından Barbarossa Restaurant, şefin özel yorumu ile hazırlanan yerel deniz mahsülleri, birbirinden lezzetli mezeleri ve eşsiz gurme şarap seçeneklerinden oluşan menüsüyle misafirlerini ağırlıyor.

Caresse Bodrum, tekne sahiplerine sunduğu özel servis ve bağlama imkanlarıyla da bu deneyimi yaşamalarını en kolay hale getiriyor.

Caresse Bodrum

SPA Caresse

Sade ve şık bir dizayna sahip 6 adet terapi odası ile misafirlerine hizmet veriyor. Caresse Bodrum’un büyüleyici manzarası eşliğindeki çift terapi suitleri, Türk Hamamı, sauna, buhar odası, kapalı havuz, açık hava jakuzisi ve Pilates reformer stüdyosu bulunan modern spor alanıyla misafirlerinin enerjilerini üst limitlere taşıyor.

Caresse Bodrum

Residences

Caresse Bodrum, tüm sezonu Bodrum’da geçirmek isteyen misafirler için sunduğu kısa ve uzun dönem kiralama ve satış seçenekli rezidansları ile misafirlerinin her türlü ihtiyacını karşılıyor. Caresse The Residences-Bodrum’un ev sahibi ve kiracılarının, tüm otel concierge hizmetlerinden faydalanmalarını sağlayacağı özel “Caresse Privee” ayrıcalıkları da sunulan diğer bir hizmet seçeneği.

Tatilsepeti’nden tatil önerileri

Tatilsepeti’nden tatil önerileri

Yaz mevsimi kapıya dayandı. Peki, siz güneşin tadını doyasıya çıkaracağınız tatil rotanızı belirlediniz mi?

Turizm sektörünün deneyimli oyuncularından Tatilsepeti, Ege’den Akdeniz’e, Karadeniz’den Güney Doğu Anadolu’ya, yurdun her köşesinden tatil alternatifleri sunuyor.

 Sıcak havaların vazgeçilmez rotalarında, Tatilsepeti fırsatları ile yaz tatilinin keyfini çıkarmaya hazır olun! Ege ve Akdeniz’in eşsiz sahilleri, Karadeniz’in serin yaylaları, Güney Doğu Anadolu’nun eşsiz tarihi, cennetten bir köşe Kapadokya ve şehre yakın mesafede bulunan alternatif tatil rotaları… Türkiye’nin önde gelen turizm portalı Tatilsepeti, tatil dolu günleri karşılamak adına sabırsızlanan tatilseverlere, birbirinden avantajlı tatil önerileri sunuyor.

Eşsiz koyları ile Ege ve Akdeniz sahilleri

Tatilsepeti’nin yaz mevsimi rotalarının en başında, 184 metreye kadar ulaşan derinliğiyle Türkiye’nin en büyük gölleri arasında sıralanan Salda Gölü ve büyüleyici güzelliğiyle Pamukkale yer alıyor. 729,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Pamukkale ve Salda Gölü Turu’nu deneyimleyerek yazın keyfini çıkarabilirsiniz.

İdeal rotalardan biri de, Ege kıyılarında sıralanan Assos, Ayvalık, Bozcaada. Tatilin keyfini çıkarırken tarihi güzelliklerine hayran kalacağınız Assos, Ayvalık ve Bozcaada Turu’nun fiyatları, 699,00 TL’den başlıyor. Yurt içi tatil seçeneklerinin en gözde noktalarından bir diğeri ise, Kuşadası, Çeşme, Pamukkale. Masmavi denizi, rengarenk çiçekler ile süslenmiş taş evleri ve lavanta kokulu havası ile tatilcilere unutulmaz anlar vadeden Kuşadası, Çeşme, Pamukkale Turu, 1,599,00 TL’den başlayan fiyatlar ile tatilcileri bekliyor.

Karadeniz yaylaları sizi bekliyor

Yaz mevsimi tatil turlarında bir diğer seçenek, doğası ve doğal güzellikleriyle kendine hayran bırakan Karadeniz turu. Tarihi mekanları, yeşil çay tarlaları, serin yaylaları, eşsiz kanyonları ve temiz havasıyla unutulmaz bir tatil vadeden Karadeniz Bölgesi için, 679,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Zonguldak, Safranbolu, Amasra Turu, 1,949,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Karadeniz ve Yaylalar Turu ya da 1,839,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Karadeniz Rüzgarı ve Batum Turu’nu tercih edebilirsiniz. 

 Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin efsaneleri

Tatilini deniz, kum, güneş dışında farklı bir şekilde değerlendirmek isteyenler için keşif dolu bir seçenek ise, GAP turu. Tarihin kokusunu içinize çekeceğiniz, Fırat ve Dicle nehirlerinin uyum içinde aktığı ve yemekleri ile bir lezzet şölenine dönen topraklar, yerli ve yabancı turistler tarafından oldukça ilgi çekiyor. Sayısız efsaneye, aşka ve savaşa şahitlik eden toprakları görmek adına, dilerseniz 2,199,00 TL’den başlayan fiyatlar ile GAP ve Mezopotamya Turu, dilerseniz 2,450,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Mardin, Hasankeyf, Diyarbakır Turu ya da 2,599,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Klasik GAP Turu’nu tercih edebilirsiniz.

Kapadokya keşfi

Eşsiz coğrafi özellikleri, mağara otelleri, yer altı şehirleri ve vadileriyle her mevsim yoğun ilgi gören Kapadokya, en keyifli tatil seçeneklerinin arasında yer alıyor. İsmini, bölgede meşhur olan uzun yeleli ve parlak atlardan alan şehir, bugün en güzel kültür gezilerine ev sahipliği yapıyor. Gezilecek pek çok noktası olan Kapadokya Göreme, Uçhisar, Ortahisar, Avanos gibi önemli merkezleriyle de adından söz ettiriyor. Yurdun cennet köşelerinden Kapadokya keşfi için 679,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Kapadokya Turu, 719,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Ankara çıkışlı Kapadokya Turu ve 1,459,00 TL’den başlayan fiyatlar ile İzmir hareketli Kapadokya Turu’nu tercih edebilirsiniz.

Günübirlik turlar ile tatil kaçamağı

Uzun süreli tatil yapmaya vakit bulamayan tatilseverleri de unutmayan Tatilsepeti, şehrin karmaşasından biraz olsun uzaklaşmak isteyenlere günübirlik turlar öneriyor. Kent yaşamının telaşlı koşturmacasından yorulup kendini doğanın kucağına bırakmak için sabırsızlananlar, 199,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Şile, Ağva, Polonezköy Turu, 219,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Maşukiye, Ormanya, Sapanca Macera Turu ve 259,00 TL’den başlayan fiyatlar ile Bursa, Gölyazı Turu’nu deneyimleyebilir.

Ülkemizde her yıl yaklaşık 8.500 kişi pankreas kanseri tanısı alıyor

Ülkemizde her yıl yaklaşık 8.500 kişi pankreas kanseri tanısı alıyor

Pankreas, hastalanana kadar ismini çok da duymadığımız küçük bir organımız. Ortalama 100 gram ağırlığı, 20 cm boyu var. Pankreas, kan şekerinin düzenlenmesi ve sindirime yardımcı olan yapıların salgılanmasından sorumlu. Sindirdiğimiz her besinde pankreasın rolü var. Özellikle bu organda gelişen kanser, belirti vermeden sinsice ilerlemesiyle biliniyor. Pankreas kanseri tüm kanserler arasında sıklık açısından 9. sırada olmakla birlikte, kansere bağlı ölümlerde 4. sırada yer alıyor. Hal böyle olunca bilim insanları ‘en ölümcül’ kanser türleri arasındaki yerini en alt sıralara düşürmek için yeni yöntemler üzerinde çalışıyor. Günümüzde tedavi yöntemlerindeki gelişmeler ve teknolojik ilerlemeler sayesinde sinsice ilerleyen ve belirti verdiğinde çok geç kalındığı düşünülen pankreas kanseri, tedavi edilebilen hastalıklar arasına girebiliyor. Ülkemizde her yıl yaklaşık 8.500 kişinin pankreas tanısı aldığını belirten Acıbadem Altunizade Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Murat Gönenç açık ameliyatların yerini kapalı ameliyatların alması, neoadjuvan tedavilerin gelişmesi, farklı uzmanların bir araya gelerek tedavi konusunda ortak karar alması gibi çeşitli gelişme ve yeni yaklaşımların tedavi başarısını artırdığını vurguluyor. Prof. Dr. Murat Gönenç, pankreas kanseri tedavisi hakkında merak edilen 10 soruyu yanıtladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Murat Gönenç

  • Tedavide tümörün evresi önemli mi?

Hastalığın evresi belirlenmeden tedavi planı yapılmıyor. Pankreas kanseri ilk dönemlerinde bile lenf sıvısı, kan ve sinir dokusu yoluyla uzak bölgelere yayılabiliyor. Yapılan çalışmalar, bu hastaların kanında dolaşan kanser hücreleri olduğunu, bu hücrelerin uzak bölgelere sıçrayarak metastaz adı verilen yeni kanser odakları oluşturduğunu gösteriyor. Kanserin yayılımı, başka organlarda görülüp görülmemesi gibi etmenler hastalığın evresini ortaya koyuyor. Pankreas kanserinin kabaca dört evreye ayrıldığını anlatan Prof. Dr. Murat Gönenç, evre belirlemenin tedavi yöntemlerini seçme ve bu yöntemlerin başarısını artırmada önemli rolü olduğunu belirtiyor.

  • En etkili tedavi yöntemi hangisi?

Pankreas kanserinde en etkili tedavi olan cerrahi tedavi, kanserli dokuların temiz sınırlarla ve tam olarak çıkartıldığını teyit etme olanağı veriyor. Kanser cerrahisinde amacın, tümörü kesmeden, parçalamadan, yırtmadan kısacası tümöre hiçbir zarar vermeden ve geride tümör kalıntısı bırakmadan çıkartmak olduğunu belirten Prof. Dr. Murat Gönenç, “Pankreas kanserinde uzun soluklu ve kalıcı bir tedavi yanıtının olmazsa olmaz öğesi cerrahi tedavidir” diyor. Ancak çoğu zaman cerrahinin yanı sıra diğer tedavi yöntemleri de kullanılıyor. Başta kemoterapi olmak üzere diğer yöntemlerin desteği olmaksızın sadece cerrahi tedavi ile pankreas kanserini yenmek genellikle mümkün olmuyor. Bu yöntemlerden hangisini ve hangi sırayla kullanılacağını belirlemek iyi bir tedavi şemasının belkemiğini oluşturuyor. Ameliyat öncesi kemoterapi kullanılan ve iyi yanıt alan tüm hastalar cerrahi tedavi adayı oluyor.

  • Ameliyattan önce pankreasın evresi netleşiyor mu?

Ameliyat öncesi klinik olarak bazı görüntüleme teknikleriyle hastalığın evresi belirlenmeye çalışılıyor. Ancak cerrahi olan hastalarda ameliyat öncesinde gerekli tüm incelemeler yapılmış olsa da, cerrahi sırasında ve sonrasında daha ileri bir evre saptanması mümkün. Cerrahi sırasında karnın içinde küçük kanser odaklarının, büyük damarların çevresine yayıldığı görülebiliyor. Cerrahi sırasında alınan kanserli dokuların patolojik incelemesi yapılıyor ve bu sonuçlar, ameliyat öncesi belirlenmiş olan klinik evreden daha ileri olabiliyor.

  • Tedavide başarı oranını artıran faktörler neler?

Cerrahi teknoloji, anestezi ve yoğun bakım tekniklerinin yanı sıra genel tıbbi bakımdaki gelişmeler, pankreas kanseri cerrahisinin sonuçları üzerinde de olumlu etki yapıyor. “Bir zamanlar pankreas cerrahisi de pankreas kanseri kadar kötü bir şöhrete sahipti” diyen Prof. Dr. Murat Gönenç sözlerine “Cerrahi teknik ve teknolojide meydana gelen gelişmeler sayesinde bugün artık büyük pankreas ameliyatlarına bağlı ölüm oranı yüzde 2-3’ün altına inmiştir.” diye devam ediyor. Aynı zamanda kemoterapi ve ışın tedavisindeki gelişmeler de başarıyı artıran diğer unsurlar. Cerrahi ve onkolojik yöntemler hastalığın durumuna göre birbirini destekleyecek şekilde kullanılarak tedavinin etkisi yükseltiliyor.   

  • Ameliyat yöntemi önemli mi?

Günümüzde pankreas kanseri konusunda giderek artan tecrübe, pankreas cerrahisi konusunda çoğu ameliyatın kapalı yöntemle yapılmasını sağlıyor. Kapalı yöntemler; laparoskopik ve robotik cerrahi oluyor. Bilimsel çalışmalar pankreas kanseri cerrahisi söz konusu olduğunda açık ve robotik yöntemler arasında kanser cerrahisi açısından bir fark olmadığını gösteriyor. Ama kapalı ameliyatlar, hastada belirgin ölçüde az ağrı duyulmasını, hızlı iyileşmeyi ve normal hayata hızla dönülmesini sağlıyor. Bu da ameliyat sonrası süreçte hasta açısından önemli kazanımlar sağlıyor.

  • Önce ameliyat mı, kemoterapi mi?

Bu sorunun yanıtının kanser tanı, tedavi ve takibinde rol oynayan tüm branşlardan uzmanların katıldığı tümör konseylerinde verilebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Murat Gönenç, “Hastanın genel sağlık durumu, hastalığın evresi ve cerrahi tedavinin riskleri gibi birçok unsur göz önünde bulundurularak en iyi karar verilmeye çalışılır. Kabaca, birinci evre haricinde, tedaviye kemoterapi ile başlanması tercih edilir” diyor.

  • İleri evre pankreas kanseri tedavi edilebilir mi?

Yakın zamana kadar dördüncü ve hatta üçüncü evre pankreas kanserinde cerrahi tedavinin hiçbir yeri olmadığına inanıldığını hatırlatan Prof. Dr. Murat Gönenç, “Gelişen kemoterapi ilaçları ve protokolleri sayesinde bu evredeki hastaların bazılarında kemoterapiye son derece iyi yanıt alındığı görüldü. Evresi ne olursa olsun, kemoterapiye çok iyi yanıt alınan tüm hastalara olası cerrahi tedavi adayı gözüyle bakmak gerekiyor” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

  • Kemoterapi tedavide mutlaka kullanılıyor mu?

Cerrahi, pankreas kanserinde temel tedavi yöntemi olsa da tek başına yeterli olmuyor. Hastalık, başka organlara yayılma eğiliminde olduğu için tüm vücuttaki kanser hücrelerine etki eden tek yöntem olan kemoterapinin tedavide etkili bir unsur olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Murat Gönenç, “Kemoterapi, esas kanser odağının küçülmesini sağlayabiliyor. Bu sayede hem daha önce cerrahi olarak çıkartılmaya uygun olmayan tümörler, cerrahi uygun hale gelebilir hem de cerrahi tedavinin başarı şansı artırılabilir. Üstelik tüm vücuttaki kanser hücrelerine etki edebilmesi de çok önemli bir kazanımdır” diye bilgi veriyor.

  • Işın tedavisine ne zaman başvuruluyor?

Işın tedavisinin pankreas kanseri tedavisinde de kullanıldığını belirten Prof. Dr. Murat Gönenç, “Bu yöntem, kanserin kaynaklandığı bölgede çok ilerlemiş olması halinde kemoterapiye yandaş olarak kullanılabiliyor. Bazen ameliyat sonrasında da geride kanser hücresi kaldığından şüphe edilirse ışın tedavisi tercih edilebiliyor.” diyor.

  • Neoadjuvan tedavi niçin yapılıyor?

Kanser tedavisinin gelişiminde ortaya çıkan en önemli kavramlardan biri de “neoadjuvan tedavi”. En etkili yöntemi cerrahi olan kanserlerde, cerrahi için bir engel olmasa dahi tedaviye diğer yöntemlerle başlanmasına “neoadjuvan tedavi” adı veriliyor.

Pankreas kanserindeki yeri henüz tartışmalı olsa da çok erken evre hastalık haricinde, dünyada genel olarak neoadjuvan tedaviye yönelim görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Murat Gönenç, bunun gerekçelerini şöyle anlatıyor: “Neoadjuvan tedavi yapılmasının pek çok nedeni var. Öncelikle pankreas kanseri daha erken dönemlerde bile vücudun uzak bölgelerine sıçrayabiliyor. Kemoterapiyle sisteme yayılmış kanser hücrelerinin yok edilmesi gerekir. Ayrıca cerrahi tedavi öncesinde kemoterapiye yanıt değerlendirilmiş olur. Çünkü kemoterapiye yanıtsız olan hastalıkta tek başına cerrahi tedavi ile başarılı sonuçlar elde etmek genellikle mümkün olmuyor. Önemli bir kazanımı da tümörün küçülmesini sağlayarak cerrahi tedavinin başarı şansını artırabiliyor. Cerrahi sonrası oluşacak sorunlar nedeniyle kemoterapiye başlanmasında yaşanabilecek zaman kaybını da engellemiş oluyoruz.”

Kalp sağlığını tehdit eden alışkanlıklar  

Kalp sağlığını tehdit eden alışkanlıklar  

Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, sigara… Son yıllarda yaşa bakmaksızın yaygınlaşan ve ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan kalp ve damar hastalıklarının yaşam tarzı ile doğrudan ilişkili olduğunu biliyor muydunuz? Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hilal Kurtoğlu Gümüşel “Dünyada ve ülkemizde kalp ve damar hastalıkları ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaktadır. Tüm yaş grupları için değerlendirildiğinde her iki ölümden biri kalp damar hastalıkları kaynaklıdır. Oysa kalp hastalıklarına davetiye çıkaran yanlış alışkanlıklardan vazgeçilmesi ile kalp ve damar hastalığından ölümlerin yüzde 80’i engellenebilir” diyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hilal Kurtoğlu Gümüşel kalp sağlığını olumsuz etkileyen 9 hatalı alışkanlığı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Hilal Kurtoğlu Gümüşel

  • Az uyumak

Günde yedi-sekiz saatten az uyku  vücut stresine neden olarak kalp hastalıklarını tetikler. Rutin olarak dört, beş, altı saat uyuyan kişilerde diyabet, hipertansiyon ve obezite riskinin arttığı gösterilmiştir. Ayrıca, uyku yoksunluğunun düşük dereceli enflamasyona neden olabileceğine dair kanıtlar da vardır.

  • Diş ve diş eti sağlığını ihmal etmek

Yapılan bilimsel çalışmalar; tedavi edilmeyen diş eti hastalıklarının, kan damarlarının iç tabakasında fonksiyon bozukluğuna neden olarak koroner arter hastalığını başlatabildiğini göstermiştir. Ayrıca özellikle çocukluğunda ülkemizde de yaygın görülen Beta hemolitik strepkokok enfeksiyonuna  bağlı kalp romatizması gelişen hastalarda sonraki yıllarda da gelişen diş eti hastalığı  doğru tedavi edilmezse kalp kapaklarında hayati tehlikeye yol açabilecek yeni enfeksiyon riskini de artırabilmektedir.

  • Aşırı tuz tüketmek

Dünya Sağlık Örgütü günde en fazla 5 gr, yani 1 silme tatlı kaşığı tuz tüketilmesini önermektedir. Ancak ülkemizde tuz tüketimi bu miktarın oldukça üzerindedir. Kan basıncını artırdığı bilinen sodyum, birçok sağlıksız işlenmiş gıdada önemli bir bileşendir. İçeriğinde sodyum bulunan işlenmiş besinler; cipsler, salamura besinler (zeytin, peynir, turşu), tuzlu bisküviler, krakerler, konserveler ve ekmektir. Günlük sodyum alımınız arttıkça, sağlığınız tehlikeye girer.

  • Hareketsizlik

Kalp hastalıklarından korunmak için haftada 150 dakika egzersiz yapılması önerilmektedir. Yani haftanın 5 günü 30’ar dakika egzersiz yapılmalıdır. Ancak egzersiz yapmaya yeni başlayan kişilerin  kısa ve düşük tempo ile başlayıp zamanla önerilen egzersiz süresine çıkması önerilir. Kişiliğinize uygun bir egzersiz türü seçmek işinizi kolaylaştırabilir. 

Pause Sağlık, Pause Dergi

  • Vücuda yetersiz magnezyum alımı

Magnezyum eksikliği, çarpıntı, uykusuzluk, yorgunluk hissi, baş ağrısı, kas krampları ve nihayetinde yüksek tansiyon, diyabet hastalığını tetikleyerek kardiyovasküler hastalık oluşumuna neden olabilmektedir. Diyetimizde pazı, ıspanak, brokoli gibi bolca magnezyum içeren koyu yeşil yapraklı sebzelere, badem, kaju, yer fıstığı gibi kabuklu yemişlere, baklagillere yer vermek bu nedenle oldukça önemlidir.

  •  Doymuş yağ içeren besinleri fazla tüketmek

Diyetle alınan yağ miktarının artması, kandaki yağ düzeylerinin artmasıyla doğru orantılıdır. Doymuş yağların fazla tüketimi kalp damar hastalıklarını artırmaktadır. Doymuş yağlar; oda sıcaklığında katı halde bulunan, doymuş yağ içeriği yüksek olan yağlardır. Doymuş yağları en fazla içeren ürünler; salam, sucuk, sosis gibi işlenmiş et ürünleri, burgerler, kızartılmış hazır yiyecekler, kekler, bisküviler, tereyağı, sert peynirler, kremalar, derili tavuk gibi kümes hayvanları ve yağlı etlerdir. O nedenle bu besinleri tüketirken çok dikkat etmek gerekir.

  • Stresi yönetememek

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hilal Kurtoğlu Gümüşel, günlük yaşamın vazgeçilmezi olan stresin kalp sağlığına etkileri konusunda şöyle konuşuyor: “Kişi stres altında olduğunda adrenalin isimli bir hormon salgılanır bu da geçici olarak kalp atışını ve nefes alıp vermeyi hızlandırır. Düşük düzeyde stres yaşamın itici gücü iken, artan stres düzeyine sürekli maruz kalmak ise; kalbin hızlı çalışmasına, kalbin kanı pompalamada zorlanmasına, tansiyonun yükselmesine, kalbi besleyen damarların büzüşmesine ve kandaki kolesterol düzeyinin yükselmesine neden olur. Aşırı yorgun ya da stresli hissettiğiniz zamanlarda size iyi gelecek, moralinizi yükseltecek şeyler yapmalısınız. Stres ile mücadelede bazen en kolay yöntem bazen sadece gülümsemek  kadar basit olabilir. Örneğin; bir arkadaşınızı arayın ve onunla keyifli şeylerden bahsedin ya da açık havada yürüyüşe çıkın. Komik bir kitaba başlayarak kendinizi eğlendirin. Kısacası o anki durumunuzdan uzaklaşıp başka bir ruh haline geçmeye çalışın.”

  •  Gazlı ve şekerli içecekler tüketmek

Gazlı içeceklerin içerdiği fazla sodyum özellikle yüksek tansiyon hastalarında kan basıncının kontrolden çıkmasına neden olarak çok yükselmesine neden olabilir. Yine yüksek şeker içeren içeceklerin fazlaca tüketilmesi insülin direncine neden olarak kalp hastalıklarını artırabilir.

  •  Sigara içmek

Dr. Hilal Kurtoğlu Gümüşel, “Sigara içilmesi kalp hastalıklarının oluşmasındaki başlıca etmenlerden birisidir. Sigara içenlerde kalp hastalığı riski, sigara içmeyenlerle kıyaslandığında 2-5 kat daha fazladır. Uzun yıllar boyunca sigara içmek, ömrü ortalama 10-12 yıl azaltmaktadır. Ancak, sigarayı bırakmak için hiçbir zaman geç kalmış sayılmazsınız. Yapılan çalışmalara göre, sigaranın bırakılmasından sonraki 3 yıl içinde kalp krizi geçirme riski yarıya düşüyor, 6 yılın sonunda ise sigara içmeyen kişilerin düzeyine iniyor. Dolayısıyla sigarayı bırakmak için en doğru zaman şimdidir!” diyor.

Gazella Turizm’in bayram turlarıyla dünya keşfedin

Gazella Turizm’in bayram turlarıyla dünya keşfedin

Gazella Turizm,  bayram tatilini benzersiz bir seyahat planıyla geçirmek isteyenleri dünyanın farklı destinasyonlarını keşfetmeye davet ediyor.

Bayrama özel olarak hazırlanan tur paketleriyle Avrupa’nın keşfedilmeyi bekleyen büyüleyici şehirlerinde unutulmaz bir deneyim, Adriyatik Kıyılarında romantik bir yolculuk veya Ürdün’de göz kamaştırıcı, mistik bir doğa-tarih turu tercih edilebiliyor.

Tur paketleri arasında dans ve müziğin ülkesi olarak da bilinen Küba da yer alıyor ve Gazella Turizm’i tercih eden gezginler Küba’nın eşsiz kültürünü deneyimleme fırsatı buluyor. Renkli kültürü ve özgün mutfağıyla Meksika ve Maya Rivierası ise bayram tatilinde tercih edilebilecek bir diğer tur paketi olarak gezginlere sunuluyor.