Cemiyet, magazin ve güncel haberler

Yazılar

Seda Tripkolic’ten 90’lar ruhu

Seda Tripkolic’ten 90’lar ruhu

Rap müziğin yıldızı Seda Tripkolic, 2018 yılında çıkardığı çok sevilen ‘Ne olur Gitme’ adlı parçasının yeni versiyonu ile geri döndü.

Sözleri Seda Tripkolic’e, müziği Kemal Taşçeşme’ye, düzenlemesi Mustafa Ceceli’ye ait olan şarķının klibinde Tofaş arabalar, eski telefonlar ve 90’lar ruhuna yer verildi. Türkiye’nin tanıdığı fenomenler ve sevilen sanatçı dostları da Umut Kumral Devecioğlu’nun yönettiği klipte Seda Tripkolic’e eşlik etti. Klibin senaryosunu da Seda Tripkolic yazdı.

Köşkeroğlu; hem damağa hem göze hitap ediyor

Köşkeroğlu; hem damağa hem göze hitap ediyor

1946’dan bu yana örnek bir gastronomi abidesi olan Köşkeroğlu, Antep mutfağının temelini oluşturan lezzetleriyle ön plana çıkıyor.

Köşkeroğlu

Köşkeroğlu şık ve özenle tasarlanan dekorasyonu, 3 farklı salonu,  VIP bölümü ve huzur veren atmosferiyle misafirlerine bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor. Bahçelievler’de harika bir konuma sahip olan mekanda hem günlük spor bir tarzınızla gittiğinizde rahatça yemek yiyebilir hem de daha şık yemeklerinizde ve iş toplantılarınızda tercih edebilirsiniz.

Mutfak disipliniyle farklılaşan bu restoranda özenle seçilen etler, taptaze sebzeler ve birinci sınıf baharatlarla harmanlanarak sunumu ve servisiyle hem göze hem damağa adeta hitap ediyor.

Köşkeroğlu

Antep mutfağının en önemli temsilcilerinden biri olan Köşkeroğlu ’nun imza lezzetleri arasında kebaplar, lahmacun ve pide çeşitleri yer alıyor. Zengin içerikli menüsü ile de göz dolduran mekanda çorba çeşitleri, Antep patlıcan dolma, çiğ köfte, içli köfte gibi sevilen başlangıçların yanı sıra Beyti sarma kebap, cheddarlı şaşlık kebap, şaşlık, sac tava ve şefin kebabı mutlaka denenmeli.

Tom Ford Beauty’den Soleil Summer 2022 koleksiyonu

Tom Ford Beauty’den Soleil Summer 2022 koleksiyonu

Tom Ford Beauty yazı ikonik kokusu Soleil Brûlant’tan alınan ilhamla yaratılan, Soleil Summer 2022 koleksiyonu ile karşılıyor.

Soleil Brûlant Shimmering Body Oil, altın renkli güneş ışınlarının vaha üzerinde yarattığı parlak illüzyonları çağrıştıran, ipeksi ve hafif dokulu bir üründür. Nemli ya da kuru cilt üzerine tek başına uygulayabilir veya bir koku altına sürerek kendi özel yazınızı yaratabilirsiniz.

Èclat Nu’daki Soleil Sheer Cheek Duo, ciltte kolayca dağılan, yumuşak ve dengeli bir bitiş sunan yapısıyla teninize doğal bir renk ve boyut katar. Ustalıkla tasarlanmış aydınlatıcı ve allık ikilisi, güneş ışığının ışıltısını ve şehvetini kusursuz bir şekilde cilde yansıtır. Şeftali tonları, teninizden yansıyan güneşi taklit ederken, pembe renk tonları ise canlı bir dokunuş katar. Az-orta kapatıcılığı ile doğal bir görünüm yaratmak için tonları tek başına veya birlikte kullanabilirsiniz.

Soleil Lip Blush, uygulandıktan sonra cildinizin PH değerine göre dudaklarınızda size özel tutkulu bir pembe tonunu alır. Şeffaf bir dokunuş veren bu balm, tamamiyle size özel bir renk alır. İçerisinde yer alan özel altın tonlu parçacıkları ve ambalajı ile Tom Ford Soleil’in ışıltılı dünyasını mükemmel bir şekilde yansıtıyor.

Soleil Ultra-Shine Lip Color, ruj, ışıltılı bir dudak parlatıcısı ve dudak balsamının zengin içeriklerini özel olarak geliştirilmiş bir formülüyle tek bir üründe birleştiriyor. Vazgeçilmeziniz olacak kremsi dokusu ve parlaklığıyla dudakları besleyen Soleil Ultra-Shine Lip Color, Sweet Spot ve Nudiste olmak üzere iki farklı renk seçeneği sunuyor.

Genetik tanı ile ‘sağlıklı bebek’ mümkün!

Genetik tanı ile ‘sağlıklı bebek’ mümkün!

Aşırı halsizlik, çarpıntı, çabuk yorulma, deride koyulaşma, gelişme geriliği… Halk arasında ‘Akdeniz anemisi’ olarak bilinen talasemi hastalığının en sık görülen belirtilerinden birkaçı… Acıbadem Maslak Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Öztürk, ülkemizde en sık görülen kalıtımsal hastalıklar arasında yer alan talaseminin, çocuğa anne ve babasından bozuk genler nedeniyle geçtiğini söylüyor. Dünyada ve ülkemizde bu kalıtsal kan hastalığına yönelik toplumsal farkındalık çok az olduğu için her yıl 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü kapsamında bilinçlendirici etkinlikler yapılıyor. Günümüzde tıp ve teknolojideki gelişmeler, genetik tanı sayesinde sağlıklı bebek dünyaya getirmenin mümkün olabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Öztürk, hastalığın kök hücre nakli ile de tedavi edilebildiğini söylüyor. Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Öztürk, 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü kapsamında, talasemi hakkında en çok merak edilen 7 soruyu sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Ahmet Öztürk

  • Talasemi hastalığının belirtileri nelerdir?

Anne ve babadan gelen bozuk genlerin yol açtığı, genetik bir kan hastalığı olan talasemi;  ciddi kansızlık ve buna bağlı olarak aşırı halsizlik, çabuk yorulma, etrafa ilgisizlik, renkte solgunluk, çarpıntı ve gelişme geriliği gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Deri renginde ve idrar renginde koyulaşma, safra kesesinde taş, karaciğer büyüklüğü, kalp yetmezliği ve iskelet sisteminde bozukluklarla da ortaya çıkabiliyor.

  • Talasemi hastalığında risk unsurları nelerdir?

Talasemi kalıtsal bir hastalık olduğu için çevresel faktörler risk oluşturmuyor. Talasemi hastalığı açısından anne ve babası taşıyıcı olan çocukların risk altında olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Öztürk şöyle konuşuyor: “Yapılan bilimsel çalışmalar; iki taşıyıcının evlenmesi sonucunda her bir çocuğun yüzde 25 hastalıklı doğma, yüzde 50 taşıyıcı olma ve yüzde 25 normal doğma ihtimali olduğunu gösteriyor” diyor.

  • Talasemi hastasının, talasemi taşıyıcısından farkı nedir?

Talasemi hastaları, talasemi taşıyıcılarından farklı olarak bir ömür boyu sürekli yeni kan nakline ihtiyaç duyuyorlar. Öyle ki, üç-dört haftada bir yeni kan almadan hayatlarını sürdürmeleri imkansız oluyor, ancak bu sayede erişkinliğe ulaşabiliyorlar. Talasemi taşıyıcısı olan kişilere ise kan nakli gerekmiyor. Talasemi taşıyıcılarında hafif düzeyde bir kansızlık ve buna bağlı olarak halsizlik görülebiliyor. Çoğu taşıyıcıda hiç bir bulgu olmayıp, ancak tesadüfen yaptırdıkları tahlil sonrası talasemi taşıyıcısı olduklarını öğreniyorlar.

  • “Ben taşıyıcıyım, eşim değil. Çocuğumuzun riski nedir?”

Ülkemizde en yaygın görülen genetik hastalıklar arasında ilk sırada yer alan talaseminin ortaya çıkması için; anne ve babanın her ikisinin de taşıyıcı olması gerekiyor. Bir beta talasemi taşıyıcısı, taşıyıcı olmayan bir kişi ile evlenirse doğacak her bir çocuk için yüzde 50 taşıyıcı, yüzde 50 sağlıklı olma olasılığı vardır. Taşıyıcılık durumunda hastalık ortaya çıkmaz. Ancak anne veya babanın birinde taşıyıcılık var diğeri normal ise çocuklarda hastalık değil ama taşıyıcılık görülebilir. Özellikle akraba evliliklerinde çocuğun hastalıklı dünyaya gelme riski yüksek olduğundan bu kişilerin evlilik öncesi mutlaka gerekli tetkikleri yaptırmaları gerekir. Talasemi taşıyıcıları riskleri bilmek kaydı ile normal veya tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olabilirler.”

Pause Sağlık, Pause Dergi

  • Talasemi hastalığı önlenebilir mi?

Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Öztürk “Günümüzde teknoloji ve tıptaki hızlı gelişmeler sayesinde talasemi hastalığını engellemek mümkün olabiliyor. Genetik bilimsel gelişmeler ışığında geliştirilen yöntemle taşıyıcı çiftlerin bebeklerinin sağlıklı doğması da mümkün olabiliyor. Ancak bunun için çiftlerin evlenmeden önce talasemi taşıyıcılığı açısından mutlaka test yapılarak  taranması gerekiyor. Genetik tanı ile çiftlerin Akdeniz anemisi hastalığına yol açabilecek taşıyıcı genlere sahip olduğu saptanırsa doğacak çocuklarının da taşıyıcı ya da hasta olma ihtimalleri de hesaplanabiliyor” diyor.

  • Talasemide yaşam tarzı nasıl olmalı?

Talasemi hastalarının tıpkı her insanın yapması gerektiği gibi sağlıklı beslenmesi önemli. Ancak özel bir diyet uygulamaları gerekmiyor. Yılda bir kez kan kontrolü yaptırılması şart. Bununla birlikte vitamin ve özellikle demir ilacını hekim önerisi olmadan kesinlikle kullanmamak gerekiyor.

  • Talasemi hastalığının kesin tedavisi var mı?

Talasemi hastalığı kalıtsal bir hastalık olduğu için ilaç ile tedavisinin olmadığını belirten Prof. Dr. Ahmet Öztürk şöyle konuşuyor: “Kök Hücre Nakli bugün için talaseminin kesin tedavisidir. Başarılı bir nakil gerçekleşirse, hasta yaşamına kan desteği ve onun getirdiği yan etkiler olmadan devam edebilir. Talasemili bir hastanın doku grubu uygun bir kardeşi varsa kardeşinden kemik iliği nakli ile yapılabilir. Günümüzde araştırmalara devam edilen gen nakli tedavisi henüz hastalara uygulanmıyor.”

Inti Raymi Festivali

Inti Raymi – Peru – 24 Haziran

(Inti Raymi)

Güney Yarımküre’dekiler için yılın en kısa anı… Cusco’daki Perulular, Inti Raymi veya Güneş Festivali onuruna antik İnka ritüellerini yeniden canlandırıyor.

Inti Raymi, bir İnka tanrısına ibadet eden dokuz günlük bir kış gündönümü kutlamasıdır ve renkli kostümler, cömert ziyafetler, şenlikli müzik ve tarihi eğlenceler içerir.

Etrafımızdaki dünya giderek daha yüksek teknoloji haline geldikçe ve bilimsel gerçekler toplumumuzun temel direği haline geldikçe, ilkel geçmişimize saygı göstermek için zaman alan, özellikle de hayatımızı askıya almamıza izin veren yerler olduğunu bilmek rahatlatıcı.

Renkli kostümler, gösterişli ziyafetler, şenlikli müzik, antik İnka ritüellerinin ayrıntılı bir yeniden canlandırılması ve antik bir kaleye kraliyet alayı ile sonuçlanıyor. Aradığınız sihir ve mitoloji ise, doğru yere geldiniz.

Çok eğleniyorlar

Çok eğleniyorlar

Fazıl Say eşi Ece Say ile çıktıkları New York tatillerine devam ediyor.

Dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say 2019 yılında İzmirli sevgilisi piyanist Ece Dağıstan ile Milano’da evlenmişti. Türkiye Cumhuriyeti Milano Başkonsolosu Özgür Uludüz’ün kıydığı Nikahın şahitliğini yakın dostları Kadir Dursun ve Haldun Demirhisar yaparken, Ece Dağıstan’ın nikah şahitliğini ise yakın arkadaşları Esra Erlevent ve Hande Yılmaz yapmıştı.

Eşi ile mutluluğu yakalayan ünlü piyanist, eşi ile bazı anlarını sosyal medyada paylaştı. Şakalaşmayı çok seven çift, sıcak ve samimi pozları aralarındaki aşkın ne kadar güçlü olduğunun göstergesiydi. Manhattan sokaklarında ayakkabısını çıkararak dolaşan Ece Hanım’ın ayakkabıları eşi Fazıl Say taşıdı.

Bayramı Viyana’da geçirildiler

Bayramı Viyana’da geçirildiler

Ünlü oyuncu Mert Fırat ve eşi İdil Fırat bayram tatilini Viyana’da geçirdi. İki yaşındaki kızları Seyhan Mina ile birlikte bayram tatiline çıkan Fırat çifti, Viyana sokaklarında bol bol yürüyüş yaptılar.  Bayram tatilinde İdil Hanım babası Önder Fırat ve kardeşi Cem Fırat’ta çifte eşlik etti.

Cildinizi doğal ve organik filtre ile koruyun

Cildinizi doğal ve organik filtre ile koruyun

UVA ve UVB ışınlarına karşı etkili, doğal ve organik filtrelere sahip olan Polaar Sun serisi ile cildiniz koruma altında!

Paraben, mineral yağ ve alkol içermeyen formüllere sahip olan Polaar, Türkiye’de www.makyajtrendi.com ve www.beymen.com adreslerinde satışa sunuluyor.

 POLAAR VERY HIGH PROTECTION SUN CREAM SPF50+, 390 TL.

Polaar Very High Protection Sun Cream SPF50+, kremsi dokusu ile UVA ve UVB ışınlarını etkili bir şekilde engelleyerek cilt yaşlanmasına karşı güçlü koruma sağlıyor. Cildi derinlemesine nemlendirerek ve besleyerek hücre DNA’sının korunmasını artıran bu suya dayanıklı krem, hafif ve yağsız yapısıyla cilde kolayca yayılıyor. Oldukça etkili bir filtre kokteyline sahip Very High Protection Sun Cream SPF50+, optimum koruma için geniş spektrumlu organik filtreleri ve güneş radyasyonunu emerek tüm UVA ve UVB ışınlarına etki ediyor.

POLAAR VERY HIGH PROTECTION TINTED SUN CREAM SPF50+, 390 TL.

Tüm cilt tipleri için uygun olan 50+ koruma faktörlü ve cilt tonunu eşitleyen renkli güneş koruyucu krem, UVA ve UVB ışınlarını etkili bir şekilde engelleyerek cilt yaşlanmasına karşı güçlü koruma sağlıyor. Beyaz iz bırakmadan yüze ve vücuda kolayca yayılan krem, cildi derinlemesine nemlendirerek ve besleyerek hücre DNA’sının korunmasını artırıyor. Cilde güçlü bir koruma sağlaması yanı sıra pürüzleri örtüyor, cilt tonunu eşitliyor ve aydınlık bir görünüm yaratıyor.

 POLAAR VERY HIGH PROTECTION SUN CREAM SPF50+ WITHOUT PERFUME, 390 TL.

Oldukça etkili korumaya sahip, suya dayanıklı Polaar Very High Protection Sun Cream SPF50+ Without Perfume, cildi derinlemesine nemlendirerek, cilt yaşlanmasına karşı koruma sağlıyor. En geniş spektrumu kapsayacak şekilde en iyi UVA-UVB filtrelerinden ve mineral filtrelerden oluşan yüksek performanslı bu ürün, güneşin zararlı etkilerini yok ederken, yararlı etkilerini cilde geri yansıtıyor.

Liraz 21 Mayıs’ta Zorlu PSM’de

Liraz 21 Mayıs’ta Zorlu PSM’de

Caz ritimlerini fars köklerinden gelen etnik melodilerle birleştirirken, sadece üretimleriyle değil güçlü duruşuyla uluslararası arenada büyük bir saygınlık elde eden Liraz’ı 21 Mayıs akşamı ‘PSM’de Caz’ kapsamında %100 Studio’da dinleyicileriyle buluşturuyor!

Son günlerde Türkçe rap müziğin başarılı isimlerinden Kamufle ile gerçekleştirdiği iş birliği sonucu yayınladığı Remotely Close: Azizam isimli üretimiyle parlayan İran asıllı İsrailli sanatçı Liraz, sıra dışı ezgilerini İstanbul’daki dinleyicileriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Şarkıcının 2018 yılında çıkardığı ilk albümü “Naz”, sosyal medyada paylaşılınca şarkıları İran’da hite dönüşmüştü. Oyuncu, şarkıcı ve dansçı olarak sanat kariyerini sürdüren Liraz Charhi, Farsça ikinci albümü olma özelliğini taşıyan son albümü “Zan” (Kadınlar) ile ilişkileri uzun yıllar önce kopan iki ülkeyi, İran ve İsrail’i, müzik ile gizlice birbirine yeniden bağladı. 2020’de yayınlanan albüm ile İsrailliler ve İranlılar arasında bir birlik duygusu oluşturmasını umut ettiğini ifade etti. Liraz, 21 Mayıs Cumartesi günü 1970’lerdeki İran pop müziğinin yeniden düzenlendiği elektro dans parçalarıyla dolu olan “Zan” ve “Naz” albümlerindeki sevilen şarkılarıyla %100 Studio’da hayranlarına hafızalardan silinmeyecek bir müzik şöleni sunacak.

Bilet Fiyatları

Genel Satış Fiyat: ₺181,50

Öğrenci Fiyat: ₺137,50

PSM’de Caz kapsamında gerçekleşecek Liraz biletlerine passo.com.tr satışta. 

Komşunun lezzetleri Bodrum’da

Komşunun lezzetleri Bodrum’da

Caresse, a Luxury Collection Resort & Spa, Bodrum’un içinde yer alan ve Paros adasının ikonik deniz ürünleri restoranı “Barbarossa” karşı yakanın lezzetlerini ve Ege’nin neşeli ruhunu size getiriyor.

Barbarossa Restaurant

Caresse’nın sahil kısmında konumlanan Barbarossa Restaurant, 15 Haziran itibariyle misafirlerine tekrar kapılarını açıyor.

Gastronomi alanında üst düzey hizmeti ve modern tarzıyla referans kabul edilen, yerel deniz mahsülleri ve naturel malzemelerden oluşan mezeleri ile vazgeçilmez lezzetler sunan, Paros adasının tecrübeli restaurantı Barbarossa, bu yaz da Caresse Bodrum’un nefes kesici deniz manzarası eşliğinde eşsiz tatlarını konuklarına sunuyor.

Barbarossa Restaurant

Ege mutfağına modern bir dokunuş getiren Barbarossa Restaurant’ın Global Executive Şef’i  Dimitrios Nikolis’in özel tariflerinden oluşan menüsü; yengeç tartar, deniz ürünleriyle zenginleştirilmiş balkabaklı risotto, domates sosuyla harmanlanmış baharatlı karides ve istridye eşliğinde sunulan Feta peyniri gibi özgün lezzetlerin yanı sıra seçkin şarap seçeneklerinden oluşuyor. Birbirinden keyifli Yunan müziklerinin de eşlik ettiği bu eşsiz ziyafet ile Caresse Bodrum misafirlerine tatillerinde unutamayacakları anı yaşatıyor.

Barbarossa Restaurant

 Caresse, a Luxury Collection Resort & Spa, Bodrum

Adnan Menderes caddesi No: 89, Asarlik Mevkii PK 225, Bodrum, 48400, Türkiye
Tel: +90 252 311 36 36  – Faks:+90 252 311 36 46