Yazılar

Divertikülit sıklıkla belirti vermiyor!

Divertikülitin (Bağırsak hastalığı) ciddiye alınması hemen tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu kaydeden Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Divertikülit özellikle 50 yaşın üzerinde sık görülmektedir. 50 yaş üzerinde görülme oranı yüzde 30 iken 80 yaş üzerindeki görülme sıklığı yüzde 70’e çıkar.” dedi. Divertikülitin sıklıkla belirti vermediğini ifade eden Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Genellikle bir başka hastalığın araştırılması esnasında ortaya çıkıyor.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, sindirim sistemindeki bir veya daha fazla küçük kesenin iltihaplanması veya enfeksiyonu sonucu şiddetli karın ağrısı, ateş, titreme ve karında şişliğe neden olan divertikülit hastalığı hakkında bilgi verdi.

Prof. Dr. Aytaç Atamer

Prof. Dr. Aytaç Atamer

Divertikülit ciddiye alınmalı ve hızla tedavi edilmeli!

Divertikülün, kalın bağırsaktan dışarıya çıkan balon şeklindeki kesecikler olduğunu dile getiren Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Genellikle kalın bağırsağın zayıf bölgelerinde oluşur. Tek keseye Divertikül denirken bunların çok sayıda fazla olmasına Divertikülozis adı verilir. Bu kesecikler herhangi bir nedenden dolayı iltihaplandığında meydana gelen hastalığa Divertikülit denir. Divertikülit kolonun her yerinde olabilirse de en çok Sigmoid Kolon dediğimiz kısımda olur. Sigmoid Kolon ise rektuma yakın bölümünü kapsıyor. Divertikülit ciddiye alınması hemen tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Divertikülit özellikle 50 yaşın üzerinde sık görülmektedir. 50 yaş üzerinde görülme oranı yüzde 30 iken 80 yaş üzerindeki görülme sıklığı yüzde 70’e çıkar.” dedi.

Ağrı ve hassasiyet en sık karnın sol alt kısmında görülüyor

Divertikülitin genellikle divertikülün bulunduğu bölgede ağrı ve hassasiyet ile kendini gösterdiğini dile getiren Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Ağrı ve hassasiyet en sık karnın sol alt kısmında, karın şişkinliği, ateş, üşüme, halsizlik, bulantı, kusma, kabızlık, nadiren dışkıda kanama, bazen ishal, hafif karın krampları tarzında olabilir. Uzun yıllardır divertikül oluşumunda kronik kabızlığın etkili olduğu düşünülmektedir. Kabız insanlarda, kalın bağırsak dışkıyı hareket ettirebilmek için daha fazla güç uygular ve bu durumda kalın bağırsağın basıncı artar ve artan basınç ile kalın bağırsağın zayıf bölümünden divertikül oluşumuna neden olabilir. Bu nedenle diyette yeteri kadar lif alımı kabızlık riskini azaltır.” diye konuştu.

50 yaş üzeri erkeklerde daha sık görülüyor

Divertikül oluşumu için risk faktörlerini de anlatan Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Risk faktörleri arasında 50 yaş üzerinde olmak, erkek cinsiyette olmak, obezite, yetersiz fiziksel aktivite, sigara kullanımı, nonsteroid antiinflamatuar ilaç kullanımı, bağırsak mikrobiyotasındaki değişiklikler ve genetik yatkınlık yer almaktadır. Bu nedenle divertikül gelişimini önlemek için düzenli egzersiz yapmak önemlidir. Hareket halinde kolon basıncı azalır ve kabızlığı önler. Günlük olarak önerilen, 30 öğün düzenli egzersizdir. Sağlıklı beslenme, özellikle çocukluk ve gençlik döneminden itibaren bol lifli gıdaların tüketilmesi ve bol miktarda sıvı alımını içermelidir. Günde en az 8 bardak su içilmesi önerilir. Çay ve kahve, suyun yerini tutmaz; Aksine, aşırı tüketimleri kabızlığa yol açabilirsiniz.” şeklinde konuştu.

Divertikülit belirtileri nelerdir?

Divertikülitin sıklıkla belirti vermediğini ifade eden Prof. Dr. Aytaç Atamer, şöyle devam etti:

“Genellikle bir başka hastalığın araştırılması esnasında ortaya çıkıyor. Divertikülit oluşunca belirtiler meydana geliyor. Hastalar sıklıkla karın ağrısı ile doktora başvuruyor. Hekim, hastanın hikayesini aldıktan sonra fiziki muayene yapar. Gerektiğinde karın ultrasonografisi, karın MR’ı ya da tomografisi çekilebilir. Gaita testleri istenebilir ve diğer karaciğer, böbrek sorunlarını ekarte etmek için kan tahlilleri alınabilir. Buna bağlı olarak aynı zamanda gerekirse kolonoskopi de yapılabiliyor.

Akut Divertikülit aşamasında kolonoskopi önerilmiyor. Normal şartlar altında kolonoskopi yaparken divertiküli görmek mümkün. Nadir de olsa aşırı kanama olduğu durumlarda ise anjiyografi ile divertiküler kanamayı da görmek mümkün. O nedenle rutin kontrollerde 45 yaş üzerinde kolonoskopi yapılırken divertiküleri yakalamak ve görmek mümkündür.”

Diverkülit orada oluşan ödem nedeniyle bağırsak tıkanıklığına neden olabilir

Divertikülün yarattığı komplikasyonların başında apsenin geldiğini de kaydeden Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Divertikülit olan bölgedeki oluşan enfeksiyondur. Bu enfeksiyon büyür ve deri altına, yumuşak dokulara yayılırsa buna flegmon denir. Fistül olabilir yani divertikül olan bölgeden başka bir organa dair arada yol oluşması olasılığıdır. Bu rahime de atlayabilir. Bazen divertiküller perfore olabilir. Divertikülit ilerlediği zaman içerisindeki irin karın boşluğuna yayılabilir ve karın iltihaplanmasına yani peritonite neden olabilir. Bazen diverkülit orada oluşan ödem nedeniyle bağırsak tıkanıklığına neden olabilir. Dışkının hareketlerini engeller.” şeklinde konuştu.

Ciddi durumda hastaneye yatırılarak tedavi ediliyor

Divertikülit tedavisinde, şiddetli vakalarda tedavi yöntemi olarak evde istirahat önerildiğini de dile getiren Prof. Dr. Aytaç Atamer, şunları kaydetti:

“Bu vakalarda diyet ve yaşam tarzı değişiklikleri, liften zengin beslenme öneriliyor. Bol hareket ve sıvı tüketmek gerekir. Divertiküliti olan hastalarda kırmızı et tüketimi azaltılması, bol meyve ve sebze tüketilmesi ve tahıl tüketilmesi önemlidir. Divertikülit hastalığın beraberindeki yaşanan ve ek hastalıklarına bağlı olarak gelinmektedir.  Bazen ciddi durumda hastaneye yatırılarak tedavi edilmekte, damar yolundan beslenmeye açılmakta, antibiyotik tedavisi, sıvı tedavisi de yapılmaktadır. Eğer divertikülit apse yolu açılırsa ultrason ya da tomografi eşliğinde boşaltmak mümkündür. Bunun dışında divertikül yırtılır ve enfeksiyon karın zarına yayılırsa genel durum bozulur, antibiyotiklere rağmen ateş düşmez. Böyle durumda ameliyat endikasyonu da olmaktadır. Ameliyattaki ideal yöntem divertikülit olan kısmının kesilip çıkartılmasıdır. Bazı durumlarda ise bu olanak vermezse bağırsak karın boşluğuna ağızlaştırılır. 10-12 hafta sonra ise kapatılabilir.  Diverkülit bazen idrar kesesi veya ince bağırsağa fistülize olabilir.”

Yaş ilerledikçe divertikül riski artıyor

Divertikül hastalığını önlemek için beslenmede genel olarak kırmızı et ürünlerini daha az tüketmek gerektiğini de ifade eden Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Lifli gıdalar tüketmek öneriliyor. Liften zengin gıdaların başında ise tam buğday ekmeği, tahıl gevreği, bulgur, ahududu, armut, kabuklu elma, erik kurusu, bezelye, mercimek ve barbunya geliyor. Belli aralıklarla kolonoskopi yaptıran hastalarımızda divertikül görmek mümkün. Yaş ilerledikçe divertikül riski arttığı için bir gastroenteroloji uzmanı takibinde kalmakta fayda vardır.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Ayşe Çınar’dan sevgi dolu şarkı

Popüler müziğin renkli simalarından Ayşe Çınar, Garaj Müzik etiketli yeni teklisinde Türk pop müziğin en güçlü kadın şarkı yazarlarından Ayla Çelik ile ortaklık yaptı.

Sözü Ayla Çelik’e müziği Ayla Çelik ve Serdar Aslan’a düzenlemesi Ahmet Kalabay’a ait “İki Kişilik Aile”nin video klibinin yönetmen koltuğunda Öykü Onur Tanyel oturuyor.

Benim duygulu, sevgi dolu dünyamda “nasıl bir sevgi” sorusunun cevabını aslında sevgili Ayla Çelik bu şarkıyı yazarak vermiş diyen Ayşe Çınar şarkı ile ilgili duygularını şöyle açıkladı:” Ben sadece ilk duyduğumda ona “Ayla bu benim şarkım olsun” dedim, büyük bir zerafetle kabul etti. Aslında belki de milyonlarca insanın sevgiye dair hislerine tercüman oldum ve bu şarkı beni çok mutlu ediyor.”

Kebapçıda ilginç klip

Popçu Genco Ecer ve Seda Mete’nin düet yaptığı yeni şarkıları “PARİS“ Universal Music Türkiye etiketiyle yayında.

Söz ve bestesi ünlü müzik adamı Genco Ecer’e ait olan şarkının aranjesi ise ünlü müzik adamı Tekir’e ait.

Yönetmen Selim Akar yönetmenliğinde, İkinci Bahar Ali Haydar ocak başında çekilen klipte kebap salonu 18. Yüzyıl Victoria dönemine atıfta bulunuyor. Görüntü yönetmenliğini ünlü görüntü yönetmeni Varol Şahin’in üstlendiği Paris klibinde sanat yönetmenliği ise klibin yönetmeni Selim Akar imzası taşıyor. Klip yayınladığı andan itibaren beğeni yağmuruna tutulurken izleyenler tarafından “Kebap Salonunu Paris’e Çevirdiler” yorumları yapıldı.

Çocuklarda yeme bozukluğu!

Çocuklarda görülen bazı yemek yeme problemlerinin duyusal hassasiyetler nedeniyle ortaya çıkabildiğini belirten uzmanlar, çok az ya da aşırı yemek yeme, seçici yeme, pütürlü gıdayı yiyememe, farklı tatları reddetme, çiğnememe ve gıdayı uzun süre ağzında tutmama gibi sorunlarla karşılaşılabildiğini söylüyor.

Çocuklarda seçici yeme davranışının özellikle ebeveynler açısından oldukça endişe verici bir durum olduğunu hatırlatan Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, “Ebeveynlerin, çocuklarda farklı tatların reddedilmesinin duyusal gelişimdeki sınırlılıklardan kaynaklı olabileceğini göz önünde bulundurması gerekir.” dedi. Bu durumda olan çocukların ebeveynlerinin yeme düzeni açısından çocuklara örnek olması gerektiğine vurgu yapan Cahit Burak Çebi, ergoterapi ile çocukların duyusal profilini ve yeme alışkanlıklarının değerlendirdiğine ve çocukların yeme becerilerini geliştirici planlamalar yapıldığını aktardı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, 27 Ekim Dünya Ergoterapi Günü dolayısıyla, ergoterapinin çocuklarda yeme davranışı sorunları üzerindeki etkisinden bahsetti.

Çocuklarda seçici yeme davranışının özellikle ebeveynler açısından oldukça endişe verici bir durum olduğunu hatırlatan

Ergoterapist Cahit Burak Çebi

Duyusal hassasiyetler, çocuklarda yeme davranışını etkileyebiliyor

Çocuklarda görülen bazı yemek yeme problemlerinin çok az ya da aşırı yemek yeme, seçici yeme, pütürlü gıdayı yiyememe, farklı tatları reddetme, çiğnememe ve gıdayı uzun süre ağzında tutmama olarak sıralanabildiğini dile getiren Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, “Seçici yemek yeme, pütürlü gıda yiyememe, çiğnememe veya yemek reddi duyusal hassasiyetlerden kaynaklı ortaya çıkabilmektedir.” dedi.

Yeme davranışını etkileyen duyusal gelişim basamaklarında tat, koku, dokunma, görme, proprioceptif,  interoceptif yani acıkma doyma sinyallerini yöneten duyular yer aldığına dikkat çeken Cahit Burak Çebi, “Tat ve dokunma duyusuna hassasiyet gösteren çocuklar, yemeğin dokusuna, sertliğine, sıcaklığına, keskin tatlara ve yoğun baharatlı yiyeceklere tepki gösterirler. Kokuya karşı hassasiyet gösteren çocuklar yemeyi deneyimlemeden direkt kokusuna karşı tepki göstererek yemeyi reddedebilirler. Görsel sistemdeki hassasiyetlerden kaynaklı olarak yemeğin görüntüsüne karşı tepki, aynı renkteki yiyecekleri tercih etme, farklı yiyeceklerin birbirine karışmasına karşı tepki gösterip seçici yeme davranışı gösterebilirler. Ayrıca proprioceptif ve interoception sistemdeki duyusal eşiğin olması gerekenden düşük seviyede olan çocuklarda doyma sinyaline karşı hassasiyet ve bu hassasiyete bağlı olarak yeme reddi davranışıyla karşılaşılabilir.” şeklinde konuştu.

Ebeveynler sabırlı ve örnek olmalı…

Çocuklarda seçici yeme davranışının özellikle ebeveynler açısından oldukça endişe verici bir durum olduğunu hatırlatan Cahit Burak Çebi, “Bu noktada ebeveynlerin, çocuklarda farklı tatların reddedilmesinin duyusal gelişimdeki sınırlılıklardan kaynaklı olabileceğini göz önünde bulundurması gerekir.” dedi.

Bu süreçte ebeveynlerin sabırlı olmaları gerektiğine dikkat çeken Cahit Burak Çebi, ebeveynlere önerilerini şöyle sıraladı:

“Ebeveynlerin çocuğun isteklerini takip etmesi ve yeme düzeni açısından çocuklara örnek olması gerekir. Ebeveynlerin çocuğun yemesi gereken yiyecekleri uygun bir sofra düzeni içerisinde, çocuğun yanında eşlik ederek yemesi çocuğun farklı tatları deneyimlemesini kolaylaştıracaktır. Ayrıca yemek esnasında çocuklara farklı seçenekler sunmak, yemeği seçmesine izin vermek, ekran karşısında olmadan, aileyle birlikte uygun bir masa düzeninde farklı tatları deneyimlemesini sağlamak süreci destekleyecektir.”

Ergoterapi ile çocukların yeme becerilerini geliştirecek planlamalar yapılıyor

Ergoterapistlerin, çocukların duyusal profilini ve yeme alışkanlıklarını değerlendirdiğine ve çocukların yeme becerilerini geliştirici planlama yaptıklarına değinen Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi sözlerini şöyle tamamladı:

“Ergoterapistler, duyu bütünleme yaklaşımıyla çocuğun duyusal profiline uygun bir şekilde, yemeyle ilgili duyusal zorluklarını aşmak için çeşitli yöntemler uygular. Örneğin farklı dokuların, tatların, kokuların ve pütürlü gıdaların deneyimlenmesini sağlayarak çocuğun duyusal gelişimini zenginleştirmeye çalışırlar. Ayrıca ergoterapide duyu bütünleme ve beslenme yaklaşımıyla çocuğun masa düzeni ve yeme düzeni hazırlanır, rahat hissedeceği ortam planlanır ve çocuğa uygun beslenme rutini oluşturulur.”

Tohum Otizm Vakfı Festivalli 3 Aralık’ta

Otizmli bireyler yararına her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve büyük ilgi gören Tohum Otizm Vakfı Yılbaşı Alışveriş Festivali 3 Aralık’ta Divan Kuruçeşme’de ziyaretçileri ile buluşmaya hazırlanıyor.

“İyilikten Festival Doğar” sloganı ile kapılarını açacak olan Tohum Otizm Vakfı Yılbaşı Alışveriş Festivali bu yıl da her zaman olduğu gibi birçok yeniliğe ve sürprize ev sahipliği yapacak

Festivalde neler var?

Takı, giyim, dekorasyon, ev tekstil ürünleri, mücevher, kozmetik, aksesuar ve antika gibi çeşitli pek çok konuda 100’den fazla seçkin ve özel markanın ürünleri, yeni koleksiyonları satışa sunulacak. Katılımcı firmalardan sağlanan gelirin tamamı Tohum Otizm Vakfı’nın projelerine ve eğitim bursuna ihtiyaç duyan otizmli çocuklara aktarılacak. Bu yıl yine birçok marka sosyal sorumluluk bilinci ile festivaldeki yerini alacak.

Festivaldeki yenilik ve süprizler

Otizmli çocuklar iş, sanat ve medya dünyasından sevilen isimler ile etkinlik öncesinde buluşarak çok özel bir atölye çalışması gerçekleştirdi. Atölye kapsamında hazırlanan sürpriz yılbaşı hediyelikleri festivalde otizmli çocuklara burs desteği sağlamak amacı ile satışa sunulacak.

Uzman konuşmacılar ile güncel konulara yönelik eşsiz sohbetler bu yılda devam ediyor

Festivalde, gündemde olan konular uzman konuşmacılar ile ziyaretçilerle buluşacak.

İlk kitabı ile yıllarca en çok satılan kitaplar listesinden düşmeyen Piraye, son kitabı Can Borcu ile festivalde bir imza günü ve özel bir söyleşi gerçekleştirecek. Sevilen yazar Piraye, etkinlik kapsamında düzenlenecek kitap satışından elde edilen tüm geliri otizmli çocukların eğitim bursuna aktarılması için bağışlayacak.

Tohum Otizm Vakfı herkesi yarattığı faydaya ortak olmaya çağırıyor

Tohum Otizm Vakfı Özel Eğitim Kurumları çatısı altında ve yurt çapında yaptığı projeler ile bugüne kadar 830.000 otizmli çocuğun ve ailesinin hayatına dokunan Vakıf, herkesi 3 Aralık tarihinde 10:30 – 22:00 saatleri arasında ziyarete açık olan Yılbaşı Alışveriş Festivali’ne katılarak otizmli çocukların eğitimine destek olmaya davet ediyor.17.sinin   Festivali’nde bugüne kadar elde edilen gelir ile 694 otizmli çocuğun bir senelik eğitim bursu karşılandı. Bu sene de birçok çocuğun hayatına dokunacak festivale, herkesi ziyarete ve katkıda bulunmaya davet ediyoruz.

Azime Cantaş “Sinemaya Minör-Oluş”

Akademisyen, editör ve yazar Azime Cantaş’ın Politikadan Sinemaya Minör-Oluş: Türkiye’de Bir Direniş Figürü Olarak Sinema adlı çalışması Ayrıntı Yayınları’nın Sinema dizisi kapsamında yayımlandı.

Fransız filozoflar Gilles Deleuze ve Felix Guattari’nin post-yapısalcı düşüncelerini merkeze alarak sinemanın felsefesini incelemeye odaklanan Politikadan Sinemaya Minör-Oluş, Deleuze’ün arzu, duyumsama, anlam ve yaşam gibi kavramlarını sinema üzerinden anlamayı amaçlıyor. Klasik felsefenin katı düşünce sistemlerine karşı çıkan Deleuze’ün “minör” kavramı üzerinden sinemanın politik bir sanat olarak nasıl işlev gördüğünü açıklayan kitap, minör sinemanın, klasik sinemanın aksine bağımsız, politik, tahammül edilmesi zor ve rahatsız edici bir dil geliştirdiğini gözler önüne seriyor.

İki ünlü isim “Yalan Oldu”da buluştu

Popüler müzikte kendi stillerini yaratarak, müzik tarihinin duvarına adlarını yazdıran usta iki yorumcu Ege ve Asya; güçlerini birleştirdi. Latin pop ritimlerinin akustik enstrümanlarla ustaca birleştirildiği şarkıda Ege ve Asya mükemmel uyumlarını kusursuz vokal tekniklerini ile birleştirerek ortaya bir başyapıt çıkardı.

Ege’nin yıllar önce yazıp bir kenara koyduğu, tesadüf eseri ortaya çıkan şarkının sözü müziği kendisine düzenlemesi Erol Temizel imzasını taşıyor. 25 Ekim Cuma günü T Ekspres Prodüksiyon etiketiyle yayınlanacak “Yalan Oldu” aynı zamanda dinleyeni dansa davet eden yapısıyla kışkırtıcı bir şarkı.

Her dinleyişte kulakta hızlıca yer eden, akıcı melodisi ile ruhu kaplayan yapısıyla Yalan Oldu; şimdiden yılın düeti olmaya adaylığını açıkladı.

İkilinin birlikte performans görüntülerinin yer aldığı video klip Yavuz Selim Kılınç yönetmenliğinde çekildi.

Deniz Seki’den sonbahar şarkısı

Yorumcu, söz yazarı, besteci Deniz Seki, sahnede geçen hayatımın sanki kısa bir parçası dediği yepyeni teklisi “Benim Hikayem” ile sonbaharı karşılıyor.

Sözü müziği Nahide Babashlı’ya düzenlemesi Murat Yeter’e ait “Benim Hikayem” Karma Music Recording etiketiyle video klibiyle birlikte tüm dijital platformlarda yerini alıyor.

Deniz Seki’nin güçlü ve eşsiz yorumuyla yeniden farklı bir hale dönüşen “Benim Hikayem”de buram buram duygusallık şarkının geneline yayılmış durumda.

Bu şarkı ile zirveye çıkacağının işaret fişeğini yakan Deniz Seki, video klipte ve fotoğrafta Safa Gülsoy’la çalıştı. Şarkının yaratılan masalsı görsel dünyasında Deniz Seki; saç makyajda Önder Tiryaki, fotoğraf çekiminin stylingi için Seda Solmaz’la çalıştı ve sanatçının klipteki kostümleri Gülşah Saraçoğlu imzalı.

Aynı zamanda ne kadar başarılı bir oyuncu olduğunu da sergilediği video klipte Seki, kullanılan ana renk beyaz, aşkı, saflığı, özgürlüğü, barışı temsil ediyor.

Yener Çevik “Onur ve sevgi ile okudum”

Yener Çevik ve Cumhuriyet Korosunun birlikte hayat verdiği sözleri Sedat Kunduracı imzası taşıyan “Ata’dan Sözler Özgürlük Marşı” Semp Music etiketiyle tüm dijital platformlarda yayınlandı. Önceki gün basın mensupları ile şarkı okumasında bir araya gelen Çevik, “Ata’dan sözler onurla ve gururla okuduğum bir parça oldu. Rap tadında yapılan ilk marşımızı biz yapmış olduk. Ata’mızın yüzüne bakarak okuduk, heyecanımız çok büyük.” dedi. Norm Ender’in “Parla” marşı hakkında ise Yener Çevik, “Norm Ender’in ağzına sağlık. Harika bir parça yaptı ve harika bir şey çıktı ortaya. Onu da tebrik edelim buradan”

Rap marşın bestecisi Sedat Kunduracı ise, “Biz çalışmamızı yeni neslimizin koro gibi orkestra gibi daha büyük organizasyonlar ile daha büyük bir kitleye bu rap marşı sunmak istediğimiz için yaptık her şeyi. Harika bir proje dijital platformlarda yayında” diye konuştu.

Fatih Kesimal’dan”Hala Bekliyor Musun Feridun?”

Fatih Kesimal’ın yeni albümü “Hala Bekliyor Musun Feridun?” yayında.

Blues gitaristi, besteci ve söz yazarı Fatih Kesimal’ın 4 şarkıdan oluşan yeni EP albümü “Hala Bekliyor Musun Feridun?” bütün dijital platformlarda dinleyicilerle buluştu.

Söz ve müziği Fatih Kesimal’a ait olan ve albüme de adını veren Hala Bekliyor Musun Feridun? şarkısında, Kesimal, kendi yarattığı yalnızlık döngüsünde kaybolmuş şehir insanının çaresizliğini alaycı bir dille eleştirirken Rock’nRoll ile Bluessound’larını Punk ruhuyla harmanlıyor.

Albümde Hala Bekliyor Musun Feridun? şarkısının yanı sıra, diğer şarkıların söz ve müziği de Fatih Kesimal’a ait. Serdivan’da Akşamüstü, Arada Bana Gelsene Tatlım ve Let’sGoGo adlı eserleriyle sanatçı, blues severler, funk tutkunları ve Türkçe sözlü alternatif müzik dinleyicileri için cesur ve özgün bir deneyim sunuyor.