Yazılar

Cadde’nin İtalyanı Umberto kapılarını açtı

Cadde’nin İtalyanı Umberto kapılarını açtı
Akkomarka, yepyeni İtalyan restoranı Ristorante Umberto’yu Bağdat Caddesi’nde hizmete sundu.
80 kişilik kapasitesi ile misafirlerini ağırlayan Ristorante Umberto, İtalyan mutfağının klasikleşen lezzetlerini modern bir yorumla servis ediyor.
Michelin yıldızlı şeflerle çalışma imkanı bulan ve İtalyan mutfaklarının tozunu yutmuş başarılı şef Özgür Yavuz ile ekibinin hazırladığı menüde burrata, carpaccio, ızgara deniz mahsulleri tabağı gibi klasik başlangıçlardan pizza çeşitlerine, ferahlatıcı salatalardan makarnalara ve risotto çeşitlerine, ana yemeklerden tatlılara pek çok seçenek mevcut.
Ristorante Umberto keyif dolu atmosferi, lezzet dolu menüsü ve kokteyl çeşitleri ile haftanın her günü 12:00-23:00 arasında misafirlerini ağırlıyor.

Canlı müzik eşliğinde Uzakdoğu lezzetleri

Canlı müzik eşliğinde Uzakdoğu lezzetleri

Nama Sushi & Raw Bar, sushi ve Uzakdoğu lezzetleri tutkunlarına her Salı ve her Cuma akşamı canlı müzik eşliğinde unutulmaz bir deneyim sunuyor.

DoubleTree by Hilton Bodrum Marina Vista, terasında bulunan Nama Sushi & Raw Bar’da da her Salı ve Cuma saat 21:30’da başlayacak olan canlı müzik programı ile sushi ve müzik tutkunlarını bir araya getiriyor. Geniş repertuar ve hafızalarda yer edecek performanslarıyla, her Salı Engin Özçelik Trio, Her Cuma ise Tolga Seçkin ve Orkestrası sahne alıyor olacak.

Cilt kanseri sıklığı giderek artıyor!

Cilt kanseri sıklığı giderek artıyor!

Cilt kanseri, günümüzde en sık görülen kanserler arasında ilk sırada yer alıyor. Yaz aylarında uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmak ise cilt kanserinin en önemli risk faktörünü oluşturuyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya, bu nedenle cilt kanseri oluşumunu önlemek için güneşten korunma yöntemlerinin mutlaka doğru uygulanması gerektiğine dikkat çekerek, “Güneş koruyucu ürünlerin etkinliği ispatlanmış olsa da cilt kanserine karşı en iyi korunma güneşin zararlı ultraviyole ışınlarına maruz kalmamaktır. Bu nedenle mümkünse öğle saatlerinde dışarıya çıkmamalıyız. Eğer mecbursak güneş koruyucu ürünümüzü mutlaka kullanmalı, deniz ve havuza girmek için sabah veya akşam saatlerini tercih etmeliyiz” diyor. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya, yaz aylarında cilt kanserinden korunmak için almamız gereken önlemleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi

Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya

Bu saatler arasında güneşe çıkmayın

Güneşin zararlı ultraviyole ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 10:00- 14:00 saatleri arasında, cildimize koruyucu ürün sürmüş olsak bile güneş altında kaldığımızda cilt kanserinin gelişme riski artıyor. Dolayısıyla mümkünse bu saatlerde dışarıya çıkmayın.

Güneş koruyucunuzu mutlaka kullanın!

Güneşe çıkmanız gerekiyorsa almanız gereken en önemli önlemlerden biri, cildinize uygun güneş koruyucu ürünü yeterli miktarda ve sıklıkta kullanmak olmalı. Güneş koruyucu ürünün etkili olabilmesi için hem UVB hem de UVA ışınlarından koruyan özellikte ve SPF değerinin 50 veya üzerinde olması gerekiyor. Deniz kenarındaysanız güneş altında kalmak yerine, gölge yerlerde zaman geçirmeye dikkat edin. Ayrıca gölgede bulunduğunuz süre boyunca güneş koruyucu ürünü cildinize sürmeyi ihmal etmeyin.

Dışarıya çıkmadan 30 dakika önce uygulayın

Güneş koruyucu ürünleri genellikle sokağa çıkmadan hemen önce veya plajda kullanmak gibi önemli bir hataya düşüyoruz. Oysa bu ürünlerin ciltten emilmeleri ve koruyucu özelliklerinin başlaması belirli bir zaman alıyor. Dolayısıyla güneşten koruyucunuzu dışarıya çıkmadan 30 dakika önce sürmeyi alışkanlık edinmelisiniz.

Her iki saatte bir tekrarlayın, ancak…

Güneş koruyucunuzu her iki saatte bir tekrarlamanız çok önemli. Ancak yüzme ve terleme sonrasında bu süreyi beklemeden ürünü cildinize yeniden uygulamanız gerekiyor.

2 yemek kaşığından az olmasın! 

Güneş koruyucular cilde yeterli miktarlarda uygulanmadıklarında gereken etkiyi sağlayamıyor. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya, bu nedenle ürünleri cildinize ideal miktarda sürmenin koruyucu etkisi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, şöyle devam ediyor: “Vücudumuza santimetrekare başına iki mg koruyucu sürmemiz gerekiyor. Tüm vücut için düşündüğümüzde bu miktar 2 yemek kaşığına denk geliyor. Yüzümüz için de yaklaşık 1/3 çay kaşığı öneriliyor. İşaret parmağı ve orta parmağınıza çizgi halinde sıktığınız güneş koruyucuyu yüz ve boynunuza uyguladığınızda, yüzünüz için ideal miktar ürünü kullanmış oluyorsunuz.”

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi

Solaryumdan uzak durun

Sadece güneşin ultraviyole ışınları değil yapay ışık kaynakları da cilt kanserine yol açabiliyor. 2009 yılında, Dünya Sağlık Örgütü Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı tarafından ‘solaryumlar’ kanser sebebi olarak tanımlandı. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya, bilinen zararlarına rağmen solaryumun günümüzde kullanılmaya devam ettiğini vurgulayarak, “Solaryum sadece cilt kanseri değil, ciltte erken yaşlanma, leke, damarlanma artışı ve cilt yapısının bozulması gibi pek çok soruna yol açabiliyor. Cildimiz üzerinde ciddi tehdit oluşturan solaryum kullanımından mutlaka kaçınmalıyız.” diye konuşuyor.

Kıyafetleriniz UV korumalı olsun

Cilt kanserinden korunmak için uzun kollu, beyazlatılmamış özelliğe sahip sık dokulu ve UV absorbsiyonu ile koruma özelliği daha fazla olduğu için koyu renk kıyafetler giymelisiniz. Deniz kenarında veya açık alanda durmanız gerekiyorsa, UV korumalı kıyafetleri tercih etmenizde fayda var. Geniş tenteli şapkalar, UVA ile UVB filtresi olan geniş güneş gözlükleri takmayı da alışkanlık edinin.

Bulutlu havalarda da korunmak şart!

Pencereden, araba camlarından, balkondan ve bilgisayar ekranlarında gelen ışıklar da cildimizi olumsuz etkileyebiliyorlar. Bunların yanı sıra bulutlu havalarda da cildimizi korumamız çok önemli! Dolayısıyla bulutlu günlerde, evde veya araçta olduğunuzda SPF 15 veya üzeri koruma faktörü içeren güneş koruyucunuzu ihmal etmeyin.

Benlerinizi ayna karşısında kontrol edin!

  • Cilt kanseri melanom ve melanom dışı olmak üzere iki gruba ayırılıyor. Bazal hücreli veya skuamöz hücreli olarak iki gruptan oluşan melanom dışı cilt kanserleri tüm dünyada oldukça sık görülüyor. Melanom daha nadir görülmekle birlikte erken tanı konulmazsa ölümcül olabiliyor.
  • Cilt kanseri kırmızı pullanan bir lezyon şeklinde görülebileceği gibi, deriden kabarık bir lezyon, iyileşmeyen bir yara veya asimetri, sınırları düzensiz, çoklu renge sahip, çapı büyüyen bir ben olarak da ortaya çıkabiliyor.
  • Cilt kanseri erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir kanser türleri arasında yer alıyor. Erken teşhis için ayna karşısında cildinizi 3 ayda bir muayene etmeniz büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya, “Kendinizi muayene ederken değişen bir ben, iyileşmeyen bir yara, yeni ortaya çıkmış ve büyüyen bir lezyon fark ettiğinizde dermatoloji uzmanına başvurmanız erken teşhis için oldukça önemlidir. Ayrıca hiçbir yakınmanız olmasa bile yıllık dermatolojik muayenenizi ihmal etmeyin.” diyor.

Anıl Piyancı ve Kaan Boşnak’tan yeni çalışma “Kalmadı Tadım Tuzum”

Anıl Piyancı ve Kaan Boşnak’tan yeni çalışma “Kalmadı Tadım Tuzum”

Geçtiğimiz senelerde gerçekleştirdikleri işbirlikleri ile dinleyicileriyle buluşan Anıl Piyancı ve Kaan Boşnak, yayınlayacakları yeni teklileri “Kalmadı Tadım Tuzum” için yeniden bir araya geldi.

Sözlerini ve müziğini birlikte yaptıkları, alternatif ve rap müziğin sevilen isimlerinin yeni şarkısı, duygusal bir hikayeye sahip. Müzikte ise old school ve modern tarzların harmanlandığı bir kompozisyon bulunuyor. Şarkının prodüktör koltuğunda ise, önceki şarkılarında da aynı görevi üstlenen Ouz Baydar oturuyor.

Anıl Piyancı ve Kaan Boşnak’ın uzun zamandır heyecanla beklenen yeni şarkısı “Kalmadı Tadım Tuzum”, Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital platformlarda dinleyiciyle buluşacak ve şarkının lirik videosu da Anıl Piyancı youtube kanalında yayında olacak.

Çöpleri başkan topladı

Çöpleri başkan topladı

Çeşme Belediye Başkanı M. Ekrem Oran, ‘Temiz Kıyı, Temiz Deniz’ etkinlikleri kapsamında Çeşme Ilıca Plajı’nda çöp topladı.

Eline çöp torbası alarak, plaj temizliği yapan Başkan Oran, “Çeşme bizim sevdamız! Yılmak yok, yorulmak yok! Çeşme aileme söz verdim. Pırlanta taşı plajlarımızda bir tane çöp kalmayana dek düzenli aralıklarla yaptığımız temizliğimiz devam edecek” dedi.

Türkiye’nin en güzel halk plajı için Çeşme Belediye Başkanı M. Ekrem Oran, belediye personeli ve çok sayıda çevre dostu gönüllü seferber oldu. Ilıca Plajı’nda halkın yoğun ilgisiyle karşılaşan Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Oran, bu davranışıyla vatandaşlardan büyük alkış aldı.

Her zaman kirletmemenin temizlikten daha önemli olduğu bilincini geliştirmeye çalıştıklarının altını çizen Başkan Oran, “Ilıca Plajı dünyanın en güzel plajları arasında yer alacak bir plaj. Kirli görmek bizi çok üzüyor. Kıymetini bilmemiz lazım. Çeşme’ye, İzmir’e yakışır hale gelmesi ve vatandaşlarımızın bu konuda duyarlı olması için plaj temizliği etkinliklerimiz düzenli olarak devam edecek. Ben Çeşme aileme söz verdim, bu yüzden her şey söz verdiğim gibi…” diye konuştu.

Cihan Suyolcu’dan yeni şarkı geldi

Cihan Suyolcu’dan yeni şarkı geldi

“Beni bi sal” ile adını geniş kitlelere duyuran Cihan Suyolcu, yeni şarkısı”Aranıyo” platformlarda yerini aldı.

Müzik yolculuğuna 2016 yılında yayınladığı “Eksik Elveda” adlı single ile başlayan Cihan Suyolcu, 2017 yılındaki, Serkan Söylemez imzalı “Yüreğimde Şarkılar” adlı parça ile yükselişe geçti.

Birçok sanatçı için şarkı tasarımı yapan Cihan Suyolcu, yeni bir müzik yolculuğuna daha çıkıyor. Cihan Suyolcu’nun 3 aydır stüdyo çalışmalarını sürdürdüğü “Aranıyo” adlı parça, bugün dinleyicisi ile buluşuyor.  Sözü ve müziği Cihan Suyolcu’ya ait “Aranıyo”nun aranjesinde Sezgin Gezgin, back vokallerinde Selçuk Yapar bulunuyor. Klip yönetmenliğini ise Ferit Çetinkaya gerçekleştirdi.

Barbie albümü yayınlandı

Barbie albümü yayınlandı

”Barbie The Movie” filmi, tüm dünyada gişe rekorları kırarken filmin müziklerinden oluşan albümü ”Barbie The Albüm” de Atlantic Records etiketiyle yayımlandı.

Türkiye’de en çok izlenen, son yılların en iyi haftasonu açılışlarıyla gişe hasılatı kıran 397 bin seyirciyi ağırladığı, ”Barbie The Movie” filmi, başarılı grafiği karşısında sosyal medyada da paylaşımları ile gündemden düşmedi.

Barbie The Albüm, adeta yıldızlar geçidini andıran rüya kadrosuyla en az film kadar dikkat çekiyor. Albümde yer alan dünyaca bilinen star isimler ise şu şekilde; Lizzo, Dua Lipa, Nicki Minaj, Ica Spice, Charli XCX, Karol G, Aldo Ranks, Billie Eilish, Tame Impala, Ryan Gosling, Dominic Fike, HAIM, Sam Smith, Yhe Kid Laroi, Khalid, Pink Pantheress, GAYLE, Ava MAx, FIFTY FIFTY, Kaliii.

Artvin Kemalpaşa’da bir lezzet durağı

Artvin Kemalpaşa’da bir lezzet durağı

Denize sıfır konumuyla, hem deniz hem doğaseverlere pek çok imkan sunan RISUS Park Restaurant, Artvin Kemalpaşa’da bir lezzet durağı.

RISUS Park’ın eşsiz gün batımı manzarasıyla misafirler yerel lezzetlerin tadını çıkarabilir. Arzu edenler yemek esnasında Karadeniz dalgalarının sesine ya da her akşam farklı bir grubun icra ettiği müziğin ritmine kendini bırakabilir.

Mitolojik kahraman Kahkaha Tanrısından ismini alan RISUS Park, yerel yemeklerinin yanı sıra, geleneksel Türk mutfağının gurme lezzetleriyle ile de misafirlerine keyifli bir Karadeniz deneyimi sunuyor.

RISUS Park Restaurant

Çay tarlaları arasında doğa yürüyüşü

RISUS Park misafirleri, lezzet deneyimlerinin ardından arzu ederlerse restoranın önündeki sahilden Karadeniz’in meşhur sularında yüzebilir.

Doğu Karadeniz’in ruhunu yaşamak isteyenler ayrıca eşsiz çay tarlaları arasında doğa yürüyüşü yapabilir ya da sadece 45 dakika mesafede bulunan Türkiye’nin ilk ve tek biyosfer rezerv alanı Macahel’i ziyaret edebilirler.

Artvin Kafkasör, Rize Ayder Yaylası’nda unutulmaz bir gün yaşamak da alternatif aktiviteler arasında yer alıyor.

Premium restoran hizmeti veren RISUS Park’tan ve Gürcistan’ın en güzel şehir Batum’u da ziyaret edebilirsiniz.

 

Sağlıksız beslenme uyku apnesine davetiye çıkarıyor

Sağlıksız beslenme uyku apnesine davetiye çıkarıyor

Sağlıksız beslenme alışkanlıklarının tetiklediği obezite, birçok ciddi hastalığın yanı sıra uyku apnesine de zemin hazırlıyor. Uyku sırasında nefesin 10 saniyeden uzun bir süre kesilmesi, yeterli şekilde alınamaması ve bu sorunun uyku boyunca saat başına 5 defadan fazla yaşanması olarak tanımlanan uyku apne sendromu, çeşitli sebeplerle görülebilse de sıklıkla kilolu kişilerde görülüyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Sinem İliaz, uyku apnesi ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Memorial Bahçelievler Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Sinem İliaz

Doç. Dr. Sinem İliaz

Kalp, kas/sinir ve beyin hastalıkları da uyku apnesine yol açabiliyor

Yüksek karbonhidrat ve yağlı beslenme gibi kötü beslenme alışkanlıkları ve çağımızın getirdiği hareketsizlikle birlikte obezite/aşırı kiloluluk giderek yaygınlaşmaktadır. Uyku apne sendromu da obezite veya aşırı kilolu kişilerde daha sık görülmektedir. Elbette uyku apne sendromunun tek nedeni aşırı kilo değildir. Bazen kullanılan ilaçlar, kalp hastalığı, kas-sinir hastalığı veya bazı beyin rahatsızlıkları da uyku apne sendromuna neden olmaktadır. Bazı durumlarda çok zayıf olanlarda ya da bu sayılan hastalıkların görülmediği kişilerde bile bireysel başka nedenlerle derin uyku evresinde veya sırtüstü yatarken uyku apnesi ortaya çıkabilmektedir.

Uyku apne sendromu kalbe zarar verebilir

Uyku apne sendromunun özellikle kalbe olumsuz etkilerden dolayı tedavi edilmesi gerekmektedir. Uyku apne sendromu nabız hızlanması, düzensiz nabız, ilaçlara dirençli yüksek tansiyon, kalp kasında kalınlaşma, kalp krizinde artışa neden olabilmektedir. Bu olumsuz etkilerinden dolayı mutlaka tedavi edilmesi önerilir.

Tanı uyku testi ile konuluyor

Uyku apne sendromu hafif, orta ve ağır olmak üzere 3 şiddette olabilir. Hastalığın tanısı uyku laboratuvarında hastanın bir gece uyuması ile konulur. Bu uyku sırasında; kalp atışı, göğüs, karın, bacak hareketleri ve beyin dalgaları bağlanan elektrotlarla gece boyu takip edilir. Uyku apne sendromu teşhisine yarayan bu teste polisomnografi adı verilir ve tanı için altın standarttır. Bu gecenin sonunda, uyku uzmanı hastanın gecenin ne kadarını uykuda geçirdiğini ve bu uyku sırasında gelişen solunumsal, kardiyak olayları skorlar. Hastanın uyku testi değerlendirilerek ayrıntılı bir rapor hazırlanır ve hastanın uyku apne sendromu tedavisine ihtiyacı olup olmadığına bu şekilde karar verilir. Obezite hastası olup, horlama, gündüz aşırı uyku hali ve gece uykuda nefes durmaları olan, uyku apne sendromu açısından yüksek riskli kişilerde daha ağır uyku apne sendromu olması beklenir. Bu bireylerde uyku laboratuvarında polisomnografi yerine, hastanın kendi evinde, yatağında uygulanan daha basit bir test olan poligrafiden yararlanılır. Poligrafi uykunun evrelerini göstermediğinden, uykunun tanısının konulması için yeterli olup olmadığını veya derin uyku ile ilişkili uyku apne sendromu görülüp görülmediğini anlamak mümkün değildir. Yani normal bir poligrafi uyku apne sendromunu ekarte ettirmez, ancak uyku apne sendromu düşündüren bir poligrafi tanı koymak için yeterli olur.

Tedavi kişiye özel belirleniyor

Polisomnografi/poligrafi sonucu değerlendirildikten sonra hastanın uyku apne sendromu için tedavi alması gerekiyorsa bu tedavi alternatifleri hastayla görüşülür. En sık uygulanan tedavi CPAP (sürekli pozitif havayolu basıncı) tedavisidir. Bunun için özel bir cihazdan çıkan basınçlı hava, bir solunum devresi (hortum) ve bir yüz maskesi aracılığıyla hastaya ulaştırılır. Buradaki basınçlı havanın amacı, solunum durması veya yüzeyelleşmesine izin vermeden soluk alıp verişi belirli bir derinlikte ve süreklilik halinde tutmaktır. Bu şekilde uyku apne sendromu tedavi edilmiş olur. CPAP cihazı ile tedaviye karar verildiğinde hastanın ikinci bir gece uykusu, bu kez cihaz kullanırken gözlenir. Bu şekilde CPAP cihazında kullanılması gereken uygun basınçlar bulunur. Bu basınç ayarlama testi halk arasında 2. gece testi olarak da bilinir. Bu test hastanın ağırlığına ve ek hastalıklarına göre hastanede veya kendi evinde yapılabilir. Bu testin nerede yapılması gerektiğine uyku uzmanının karar vermesi uygun olur. CPAP tedavisine bire bir alternatif olmamakla birlikte, ağız içi alt çeneyi öne çeken bir aparat kullanımı, belirgin kilo kaybı, üst havayolu darlığı olanlarda operasyon, pozisyonel uyku apne sendromu yan yatmayı sağlayacak önlemler uyku apne sendromuna alternatif olabilir.

Fanatik Fenerliyim!

Fanatik Fenerliyim!

Türk Pop Müziğinin güçlü seslerinden Banu Karaca, Bodrum Azka Otel’de sahne aldı.

Sahnesine turuncu bir elbiseyle çıkan güzel şarkıcı, programına hareketli sevilen pop şarkılarla başlayarak eğlencenin nabzını yüksekte tuttu. Son dönemlerin meşhur olan “Aşkın Olayım” şarkısını söyleyen Banu Karaca” Bu şarkı çok enteresan. Herkes sahiplenebiliyor. Şarkıyı söyleyen fanatik Beşiktaşlı ben Fenerbahçeliyim fakat Galatasaraylılar da çok sahipleniyor” dedi. Güçlü sesinin yanı sıra sahnedeki dans performansıyla da takdirleri toplayan Banu Karaca sevenlerine Bodrum gecelerine layık bir performans sergiledi.