Asil Slang, 8 şarkıdan oluşan yeni albümü “Kırmızı Kar” öncesi, albümden ilk tekliyi dinleyiciyle buluşturuyor.
Sony Music Türkiye etiketiyle 3 Kasım’da yayınlanacak “Hop Dedim”, albümün ayak seslerini taşıyor. Kontrolden çıkmış karmaşıklıklar içinde ne tür bir aksiyon alacağını kestiremeyen, etrafında olup bitenlere “dur” demek istese de engel olamayan bir ruh halini anlatıyor. Sözlerin yazarı Asil Slang, aranjeyi prodüktör koltuğundaki Davinci ile paylaşıyor. Asil Slang’in 24 Kasım’da yayınlanacak “Kırmızı Kar” albümünün ön satışa açılan şarkısı “Hop Dedim”, videosuyla birlikte 3 Kasım’da yayında olacak.
https://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2023/11/s-2.jpeg532800HANEDANhttp://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/02/hanedanlogo-1.pngHANEDAN2023-11-01 18:03:552023-11-01 10:05:19Asil Slang’ten “Hop Dedim” ile albüm müjdesi
Bağırsaklarınızdaki yararlı bakterilerin sayısını nasıl artar?
Sonbahar ve kış aylarında kapalı ve kalabalık mekanlarda virüslerin bulaş riski çok daha yüksek olduğundan, bağışıklık sistemimizi güçlendirmek her zamankinden fazla önem taşıyor. Bağışıklık sistemimizin oluşumunda bağırsaklarımızın kilit rol oynadığını vurgulayan Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı, “Enfeksiyonlardan korunmamızda vücudumuzdaki dost bakterilerin büyük önemi vardır. Dost bakteriler (yararlı bakteriler) zararlı bakterilerin (düşman/patojen) çoğalmasını engelleyerek bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Bu mikroorganizmalar sayıca en çok bağırsaklardadır. Yetişkin bir insanın bağırsaklarında yaklaşık 100 trilyon bakteri (yaklaşık 1,5 kg) vardır. Bağırsaklarımızda yer alan dost bakterilerin sayısı ne kadar fazla olursa bağışıklık sistemimiz de o kadar güçlü olur” diyor. Günlük yaşamda alacağımız bazı önlemlerle dost bakterilerin sayısını artırıp, zararlı bakterilerin sayısını azaltmanın ve hastalıklardan korunmanın mümkün olabildiğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı, bağırsaklarımızdaki yararlı bakterileri artırmanın 4 etkili yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Dr. Meltem Batmacı
Sağlıklı ve dengeli beslenin
Yapılan bilimsel çalışmalar; sağlıklı ve dengeli beslenmenin, bağırsak sağlığıyla doğrudan ilişkili olduğunu kanıtlıyor. Koruyucu ve katkı maddesi içermeyen gıdalar tüketmek, her gün yeterince su içmek, fast food tüketiminden kaçınmak, lifli besinleri tercih etmek ve beslenmede çeşitliliğe önem vermek bağırsak sağlığımızın dolayısıyla bağışıklığımızın güçlü olmasında büyük önem taşıyor. Dr. Meltem Batmacı “Organik, mevsim sebze ve meyveleri tercih edilmeli, bebekler ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmelidir. Rafine şeker ve doymuş yağlardan uzak durulmalıdır” diyor.
Probiyotik ve prebiyotik besinler tüketin!
Bağırsaklarımızda yaşayan, sağlık için yararlı (dost) bakteriler olan probiyotikler; zararlı bakterilerin bağırsak duvarından dokulara sızmasına engel oluyor. Zararlı bakterilerin çoğalmasını engelleyerek, bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Prebiyotikler ise; probiyotik bakteriler için besin ve enerji kaynağı olurken, probiyotiklerin çoğalmasını ve büyümesini sağlıyor. Probiyotik ve prebiyotik içeren besinler tüketilmesini öneren Dr. Meltem Batmacı “Tarhana, yoğurt, kefir, ayran, turşu (özellikle lahana), sirke, şalgam, tereyağ ve sarımsak probiyotikten zengin besinlerden birkaçıdır. Sarımsak, soğan, elma, muz, hurma, kuru incir, tahıllar ve kurubaklagiller, keçi sütü, kuruyemiş, pırasa ve enginar da prebiyotikten zengin besinler arasında yer almaktadır” diyor.
Gereksiz antibiyotik ve sık ağrı kesici kullanmayın!
Ülkemizde en sık yapılan yanlışlardan biri, soğuk algınlığı ve ishal başta olmak üzere, tedavisinde antibiyotiğin yerinin olmadığı hastalıklarda da antibiyotik kullanılması oluyor. Dr. Meltem Batmacı, gereksiz antibiyotik kullanımından mutlaka kaçınılması gerektiğini vurgulayarak, bilinçsiz ve gelişigüzel antibiyotik kullanmanın vücuda fayda yerine zarar verdiğini, bağırsak sağlığını da son derece olumsuz etkilediğini söylüyor. Dr. Meltem Batmacı, özellikle doğumdan sonraki 0-18. aylar arası fazla antibiyotik kullanımının bağırsak florasını kalıcı olarak değiştirebildiği uyarısında bulunuyor. Sık ağrı kesici kullanımı da mide ve bağırsaklara çok büyük zarar verdiğinden mümkün olduğunca kaçınmak gerekiyor.
Stresi kontrol etmeyi öğrenin!
Stres kararında olduğunda kişiyi tetikte tutmak ve tehlikelerden korumak adına gerekli olsa da aşırısı ruh sağlığını olduğu kadar fiziksel sağlığı da ciddi şekilde tehdit ediyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı, yapılan bilimsel çalışmaların; aşırı stresin mide ve bağırsak sistemini de doğrudan etkilediğini belirterek, gerekirse stres yönetimi konusunda bir uzmandan destek almakta fayda olacağını söylüyor.
https://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2023/11/a-3.jpg534800HANEDANhttp://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/02/hanedanlogo-1.pngHANEDAN2023-11-01 17:57:432023-11-01 09:59:25Bağırsaklarınızdaki yararlı bakterilerin sayısını nasıl artar?
Bodrum’dan döndükten sonra İstanbul’a ve okula adapte olmaya çalışıyorum. Derslerden fırsat buldukça dışarı çıkıyor, mini alışverişler yapıyor ve güzel bir yemek ile haftamı güzelleştiriyorum. Nişantaşı’nda yaşamama rağmen Beymen Brasserie ilk kez gittim. Beymen’de alışveriş sonrası, mola vermeye girdiğimiz bu yer beni büyüledi. Huzur veren atmosferi, lezzetleri, içten davranışlı personelleri ile dört dörtlük bir mekan. Hangi lezzetleri tattığıma gelince, Bolenez soslu makarna, Karides kokteyl, Steak au Poivre ve trüflü patates. Tatlılarda Frambuazlı cheesecake tercihim oldu.
Büyük jest
Beymen Brasserie çalışanlarından alkolsüz meyve kokteyli istedim. Benim için özel bir kokteyl hazırladılar. Kokteylin adını sordum. Adı yok dediler ama senin adını koyabiliriz dediler. Şimdi bu kokteylin adı ‘Ahu’ oldu. Bu jest çok hoşuma gittim. Adımı taşıyan kokteyl şimdi her gittiğimde masama geliyor. Tüm Beymen Brasserie çalışanlarına bu jestleri için çok teşekkür ediyorum.
İki yeni ürün keşfettim
Yazın Bodrum’da plajlarında artık bir ritüel haline gelen midye dolma, benimde yazları en sevdiğim lezzetler arasında. Yerel esnaftan aldığımız ve hijyenini her zaman sorguladığım ama lezzetine karşı koymadığım bir lezzet. Geçen günlerde yeni bir ürün keşfettim.
Beyaz Midye tarafında üretilen Enginarlı Midye Dolma. Midye dolama kapaklı vakumlu ambalajlarda, strerilize edilerek pişirilmiş ve işlem sonrası paketi ilk siz açıyorsunuz. Deniz kokusu ve lezzetine bayıldım. Tavsiye ederim.
Izgara enginar kalbi
Arada abur cubura gözüm kaysa da sağlıklı beslenme konusunda prensip sahibiyim. Son dönemde okula öğle yemeği olarak çeşitli salatalar yapıp götürüyorum. Annemin hazırladığı enginarla bitince markete gidip enginar aldım. Metro Chef’in ızgara enginarı görünce deneme amaçlı bir tane aldım. Izgara tekniğiyle pişirilmiş, yarım kesilmiş enginar şimdilerde salatamı renklendiren malzeme oldu. Ben çok beğendim ve hemen buzdolabıma ekstradan birkaç tane daha aldım.
https://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2023/10/h-7.jpg574800HANEDANhttp://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/02/hanedanlogo-1.pngHANEDAN2023-11-01 07:33:442023-10-28 22:41:01Favori mekanım oldu
“Su içmek sadece susuzluğu gidermekle kalmaz, aynı zamanda genel sağlığınızı destekler. Günlük su alımınızı izlemek ve içtiğiniz suyun pH seviyesine dikkat etmek, sağlıklı bir yaşam tarzının temel taşlarındandır. Su içmeyi ihmal etmeyin!” diyen Liv Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hakan Koçoğlu cilt sağlığının, eklem fonksiyonlarının ve enerji seviyelerinin de su alımına bağlı olduğunun altını çiziyor.
Doç. Dr. Hakan Koçoğlu
Her gün en az kaç bardak su tüketmeli?
Sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için doğru su alımı ve suyun pH dengesi çok önemlidir. Günlük yaşamda yeterli su içmek, vücudunuzun ihtiyaçlarını karşılamak için temel bir adımdır. Her gün en az 8 bardak su içmeyi hedeflemelisiniz, ancak vücut özelliklerinize göre bu miktar değişebilir. İdeal içme suyu pH’ı kaç olmalı?
Ayrıca, suyun pH seviyesine de dikkat etmek önemlidir. pH, suyun asidik mi yoksa alkali (bazik) mi olduğunu belirtir. İdeal içme suyu pH’ı genellikle 6.5 ile 8.5 arasında olmalıdır. Bu aralık, vücudunuzun doğal pH dengesini korumasına yardımcı olur. pH dengesinin sağlanması sindirim ve genel sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratabilir.
Neden önemli?
Suyun önemi büyüktür çünkü vücudunuzun düzgün çalışabilmesi için su gereklidir. Sindirim, metabolizma, vücut ısısı düzenlemesi ve toksinlerin atılması gibi temel süreçler suya dayanır. Ayrıca, cilt sağlığı, eklem fonksiyonları ve enerji seviyeleri de su alımına bağlıdır. Sağlıklı bir yaşam tarzının temel taşı Unutmayın ki su içmek sadece susuzluğu gidermekle kalmaz, aynı zamanda genel sağlığınızı destekler. Günlük su alımınızı izlemek ve içtiğiniz suyun pH seviyesine dikkat etmek, sağlıklı bir yaşam tarzının temel taşlarındandır. Su içmeyi ihmal etmeyin!
https://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2023/10/s-1-2.jpg569746HANEDANhttp://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/02/hanedanlogo-1.pngHANEDAN2023-10-30 17:36:322023-10-30 11:38:24Suyun PH dengesi çok önemli
Ressam Kenan Işık’ın 29 tablosundan oluşan ‘Kırmızı & Beyaz’ isimli sergisi Four Seasons Hotel Bosphorus’da sanatseverlerle buluştu. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıl kutlamalarına özel olarak düzenlenen sergi, ünlü sanatçı Kenan Işık’ın büyüleyici yağlı boya tablolarında İstanbul’un tarihini, ruhunu ve güzelliklerini kutlamak üzere tasarlandı.
İstanbul’a olan derin bağlılığı ve sanata olan tutkusuyla tanınan sanatçının sergisi, onun şehre olan sevgisini ve saygısını yansıtan özgün eserlerden oluşuyor. Bu eserlerde, kırmızı ve beyaz renklerin sembolizmi, Türk milletinin cesareti, kararlılığı ve saflığını temsil ederek ülkenin özgünlüğünü ve ideallerini yansıtıyor. Türkiye’nin tarihi ile modernizm arasındaki mükemmel uyumunu, İstanbul’un büyüleyici güzelliğini ve Türk milletinin birlikteliğine duyduğu saygıyı yansıtacak olan sergi özel bir davetle başlayarak Kasım ayı sonuna kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.
https://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2023/10/v-7.jpg531800HANEDANhttp://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/02/hanedanlogo-1.pngHANEDAN2023-10-30 16:24:012023-10-30 11:27:03100. yıla özel ‘Kırmızı & Beyaz’ sergi
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Aydınlılar Cumhuriyet’in ikinci yüzyılını Buray ile coşkuyla karşıladı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını gururla kutluyoruz. Büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ayak izleriyle, daha özgür, daha güçlü, huzur dolu yarınlara…” diyerek konser alanı dolduran sevenleriyle birlikte Türk bayrakları eşliğinde Cumhuriyeti Bayramını coşkulu bir şekilde kutladı. Buray söylediği şarkılar ve marşlarla Aydınlılara unutulmaz bir Cumhuriyet 100. yılı kutlaması yaşattı.
Erkeklerde de görülmekle birlikte kadınlarda 100 kat daha fazla rastlanan meme kanseri, son yıllarda giderek yaygınlaşıyor. Meme kanserinde genetik ve çevresel faktörler kadar yaşam tarzının da önemli bir role sahip olduğunu belirten Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Fulya Ağaoğlu, “Yapılan bilimsel çalışmalara göre; değiştirilmesi elimizde olan yaşam alışkanlıklarımızı sağlıklı kılmak meme kanserinden korunmada son derece önem taşıyor. Beslenmeden egzersize dek bazı kurallara dikkat ederek meme kanserinden korunmak ve elimizde olmayan faktörlerden kaynaklandığında da meme kanserinin tekrarlama riskini azaltmak mümkün” diyor. Prof. Dr. Fulya Ağaoğlu Ekim Ayı- Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada meme kanserine karşı önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Kadınlardaki süt kanallarını içeren meme dokusu, ergenlikten itibaren genişleyip hayat boyu adet döngüsü ile birlikte değişken bir yapıya sahip oluyor. İşte, bu dokudan gelişen kansere ‘meme kanseri’ deniliyor. Erkeklerde de meme dokusu olmasına rağmen gelişmeden kaldığından risk kadınlara göre 100 kat az olsa da kapıyı çalabiliyor. Meme kanserinin son yıllarda genç yaşlarda da görülmeye başladığını, bu nedenle her kadının kendi meme dokusunu tanıması için, ayda bir kez ideal olarak adet başladıktan sonraki 7 ila 10. gün arasında, ayna karşısında her iki memesini kontrol etmesinin büyük önem taşıdığını belirten Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Fulya Ağaoğlu şöyle konuşuyor: “İnsanın kendi vücudundaki değişiklikleri farketmesi daha kolaydır. Bunun için de meme dokumuzun farkında olmalıyız. Erken tanı için 40 yaşından itibaren tarama amaçlı mamografi ve ultrasonografilerin çekilmesi genel önerimizdir. Ama ailesinde meme kanseri tanısı almış bireyler varsa veya çocukken göğüs bölgesine radyoterapi almış ise daha erken yaşlarda da görüntüleme testleri ve doktor muayenesi öneriyoruz. Bize miras kalan genleri değiştirmek elimizde değil ama yaşam tarzımızı değiştirebiliriz.”
Prof. Dr. Fulya Ağaoğlu
Fazla kilolardan sağlıklı diyetle kurtulun!
Yapılan bilimsel çalışmalarda fazla kilolu olmak ile özellikle menopoz öncesi çağdaki kadınlarda artan meme kanseri riski arasındaki ilişkinin ispatlandığını belirten Prof. Dr. Ağaoğlu “Hareketsiz yaşam ne yazık ki hastalıktan korunmada elimizi önemli ölçüde zayıflatmakta aynı zamanda tedavisi sonrası meme kanserinin tekrarlama ihtimalini artırmaktadır. Egzersiz, bize hem kilo kontrolü hem de toksinleri atmak yolunda katkı sağladığı için kanser başlatıcı etkileri en aza indirgemiş oluruz. Özellikle menopoz sonrası yüksek kiloya sahip olanların, zayıf hemcinslerine kıyasla daha erken yaşta meme kanserine yakalandığı bilinmektedir” diyor. Bu nedenle fazla kilolardan sağlıklı ve sürdürülebilir bir diyetle kurtulmak ve ideal kiloya inmek gerekiyor.
Mutlaka egzersiz yapın!
Vücudumuzdaki yağ dokusunun fazla olmasının, sürekli bir inflamasyonu uyardığını ve karsinojen maddelerin birikimi için uygun bir zemin hazırladığını vurgulayan Prof. Dr. Ağaoğlu düzenli yapılan egzersizin hem kilo kontrolü hem de toksinleri atmak yolunda kritik öneme sahip olduğunu belirterek şöyle konuşuyor: “Sağlıklı ve dinç bir hayatın kapısını açan anahtarlardan biri egzersizdir. Egzersizle kanser başlatıcı etkileri en aza indirgemiş oluyoruz. Yaşla birlikte, menopozun da etkisiyle metabolizmanın yavaşlaması bizi kilo almaya eğilimli hale getiriyor. Bu dönemde yapılan yüzme, yürüyüş, pilates vb gibi aktif egzersizler hem kilo kontrolünde yardımcı hem de menopozun getirdiği sıcak basması gibi bazı olumsuz etkileri azaltmada yardımcı olur. Spor yaparken salgılanan mutluluk hormonu, stresimizi azaltarak bizi daha sağlıklı hale getirir. Mümkünse açık havada yapılan oksijenli egzersizler bize daha çok faydalı olmaktadır.”
“İlaç gibi reçete ediyoruz”
Meme kanseri tedavisi için yapılan cerrahi ve radyoterapi sonrası görülen lenfatik dolaşım bozukluğunun da (lenfödem) önemli bir sağlık sorunu olabildiğinin altını çizen Prof. Dr. Fulya Ağaoğlu “Lenfödemi önlemek ve gelişimini yavaşlatmak için de hastalarımıza mutlaka egzersiz yapmaları gerektiğini anlatıyoruz. Özellikle pilates ve yüzme gibi dolaşım sistemi üzerine olumlu etkilerini bildiğimiz sporları hastalarımıza ilaç gibi reçete ediyoruz. Yaptığımız çalışmada, pilates yapan hastalarımızın lenfödem açısından avantajlı duruma geçtiklerini gördük” diyor.
Zarar gören genleri tamir ediyor!
Sağlıklı yaşam tarzının, kişinin zarar görmüş genlerinin tamirinde kilit öneme sahip olduğunu söyleyen Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Fulya Ağaoğlu sözlerine şöyle devam ediyor: “Hayatımızın sağlıklı bir şekilde akıp gitmesi için çoklu etkenin rol oynadığını bilmeliyiz. Kanseri tetikleyen etkenlerden uzak durmak ve yılda bir kez düzenli doktor kontrollerimizi ihmal etmemek bizi bu yolda güçlü kılar. Sağlıklı ve dengeli beslenmek, sigara ve alkolden mutlaka uzak durmak gerekir. Yapılan bilimsel çalışmalar; sigara ve alkolün meme kanserine zemin hazırladığını açıkça ortaya koymaktadır. Yüksek miktarda alkol tüketimi östrojenik aktiviteyi artırarak meme dokusunun yoğunluğunun artmasına neden olurken, sigara içilmesi de östrojen pozitif meme kanseri riskini artırmada başlıca etkenlerdendir.”
https://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2023/10/q-1.jpg534800HANEDANhttp://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/02/hanedanlogo-1.pngHANEDAN2023-10-30 13:18:202023-10-30 10:20:36Meme kanserine karşı ne önlem almalı!
Müzik dünyasının son dönemlerdeki en başarılı 2 ismi bir arada! Zen – G ve Ahmet Hatipoğlu “Kandıramam” şarkısı için güçlerini birleştirdi.
Zen-G ve Ahmet Hatipoğlu’nun yeni teklisi “Kandıramam”, ikilinin naif ve akıcı vokallerine eşlik eden reggaeton ritimlerle keyifli bir şekilde birleştiriyor. Sözlerindeki dokunaklı sözleri ile kalpleri ısıtacak olan “Kandıramam” şarkısının girişinde Buse Ayla etkileyici sesi ile yer alıyor.
“Kandıramam” aslında başlamaması gereken bir kadın-erkek ilişkisinin sonradan iki tarafta da hissettirdiklerinden, gerçek sevginin kutsallığından ve yaşattığı ayrılma acısından bahsediyor. Parça ilerledikçe, Latin gitar armonileri ve akılda kalıcı nakaratı ile bir sinerji yaratarak dinleyiciyi etkisi altına alıyor.
Zen-G’nin duygusal, Ahmet Hatipoğlu’nun etkili bir performansı olan “Kandıramam”, yeni bir aşk içerisinde olanlara bir öğüt hem de yeni ayrılan çiftlere teselli ikramiyesi niteliğinde bir şarkı.
Zen-G ve Ahmet Hatipoğlu’nun “Kandıramam” şarkısı lyric videosu ile aynı anda Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında.
https://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2023/10/Zen-G-Ahmet-Hatipoglu-KANDIRAMAM-Single-1.jpeg533800HANEDANhttp://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/02/hanedanlogo-1.pngHANEDAN2023-10-30 11:52:282023-10-30 09:54:11Zen-G ve Ahmet Hatipoğlu’ndan “Kandıramam”
Gökhan Özen 3. kere çıktığı Paraf sahnesinde yine sold out yaparak rekor kırdı. Konser alanını hınca hınç dolduran Özen hayranları, her şarkısına dev bir koro halinde eşlik ettiler. Özen, üç saat süren konserinde, sınırsız enerjisi ile binlerce hayranını coşturdu.
Müthiş sahne performansının yanında beyaz kuyruklu piyanoda söylediği Duman Gözlüm, Seni Kimler Aldı, Ne Farkeder gibi şarkılarla da romantik rüzgarlar estirdi.
Çoğu şarkısında kendisine eşlik eden 4 kadın dansçısı ile farklı koreografiler sergileyen Özen, sıcak ve sempatik tavırları ile seyircisinden tam not aldı.
Sahnede gitar çaldı / Akustik haller
Kuruçeşme Açıkhava’da rüya gibi bir konser performansı sergileyen Özen, ikinci bölümde sahnenin önünde gitarist arkadaşları ile en sevilen slow şarkılarını seyircisi ile beraber akustik halleriyle seslendirdi.
Erken Cumhuriyet kutlaması / 100. yıl mesajı
Sürprizi konser sonuna saklayan Gökhan Özen, Türk bayrağı kapşonlu sweatshirt’unu giyerek geldiği sahnede, Özen “biz Türk bayrağı altinda yasamaktan ve cumhuriyet çocuğu olmaktan çok mutlu ve gururluyuz “dedi.
Elinde Türk bayrağı ile sahneye gelen Gökhan Özen, seyircisini ayağa kaldırarak hep beraber İstiklal Marşını söylediler ..
https://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2023/10/9K1A7338.jpg427640HANEDANhttp://www.hanedancity.com/wp-content/uploads/2022/02/hanedanlogo-1.pngHANEDAN2023-10-30 10:45:572023-10-30 09:47:46Şarkılarını cumhuriyet için söyledi
Elif parçasının 31 Mart 2023 Cuma günü basına servis edilmesi sonrası, o tarihten bugüne gelişen olaylar ve gelinen son noktada, sanatçının hakkında çıkan yalan haberlere karşı, verdiği resmi cevaptır.
Konu ile ilgili basın bülteni aşağıda yer almaktadır. Basına servis edilen görsel ve basın bülteni ekte yer almaktadır.
BASIN AÇIKLAMASI
Basında bugün yer alan haberlerde, müvekkil Gökhan Türkmen’in, İzmir depreminde 65 saat sonra enkazdan kurtarılarak depremin simge isimlerinden biri olan Elif Perinçek isimli çocuğun görüntülerini beste ve konser tanıtımlarında kullandığı yönünde ASILSIZ iddialara yer verilmiştir.
Hayatla bağlarını koparmayan, doğayla bir arada yaşamaya özen gösteren, insanın verdiği zorlu mücadeleleri şarkıları aracılığı ile aktaran müvekkil Gökhan Türkmen, bir baba olarak bu kez de Elif’te derinlerde yaşadıklarını melodiler vasıtasıyla aktarmış; 2023 Nisan ayında, bestesi kendisine ait, enstrümantal bir eser yayınlamıştır. Müvekkil eserini yayınlarken, 65. saatte İzmir depremi sonrası kurtarılarak hayata tutunan Elif’in hikayesinden “ilham aldığını” belirtmiştir.
Söz konusu bestenin basın bülteninde, esin kaynağının belirtilmesi dışında Elif’in görseli, soyadı, şahsi hiçbir bilgisi paylaşılmamış; klipte, konserde veya başkaca hiçbir mecrada, müvekkil tarafından Elif’e dair hiçbir kişisel veri ya da fotoğraf servis edilmemiştir.
Bununla beraber, müvekkil tarafından bu bestenin tüm gelirinin, müvekkilin diğer sosyal sorumluluk projelerinde olduğu gibi Ege Orman Vakfı ile yürütülen orman projelerine aktarılacağı belirtilmiştir (Eserin klibine aşağıdaki link üzerinden ulaşmak mümkündür:
Bestenin yayını sonrasında müvekkile ulaşarak, söz konusu çocuğun ailesi tarafından kurulan vakfa nakdi yardım yapmak, konser gelirini vakfa bağışlamak ve çocukla basın önüne çıkmak şeklindeki talepler, müvekkilin planlanmış sosyal sorumluluk süreç ve anlayışına uygun olmadığından kabul edilmemiştir.
Bahsi geçen ısrarlı taleplerin reddi sonrasında, bugün, müvekkilin, Elif’in izinsiz fotoğraflarını kullandığı yönünde asılsız suçlamalar içeren haberler yapıldığı görülmüş; fotoğraf kullanımından dolayı ailenin üzüntü içinde olduğu bilgisine yer verilen bu haberlerde Elif’in adına ve görsellerine yer verilmiş olması hayretle karşılanmıştır.
Belirtmek isteriz ki, söz konusu iddialarla ilgili başlatılmış yasal bir sürece dair müvekkile yapılmış herhangi bir tebligat bulunmamakla beraber, söz konusu çocuğun ismine, fotoğrafına veya herhangi bir kişisel verisine hiçbir mecrada yer vermeyen müvekkil aleyhinde ASILSIZ haber yapan her türlü kişi ve mecraya karşı müvekkilin yasal hakları saklıdır.