Yazılar

Buray’dan Teoman Yorumu: “Kupa Kızı ve Sinek Valesi”

Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden Teoman’ın şarkıları, farklı sanatçıların yorumlarıyla yeniden hayat buluyor. Bu özel albümün yeni single’ı, Buray’ın seslendirdiği “Kupa Kızı ve Sinek Valesi” oldu. 23 yıl önce yayınlanan şarkı, Buray’ın kendine özgü vokal tarzı ve modern düzenlemesiyle günümüz dinleyicilerine yeniden sunuluyor.

Teoman’ın 27 şarkılık repertuvarından oluşan “Teoman Şarkıları” albümü, her hafta farklı sanatçıların yorumlarıyla dinleyiciyle buluşuyor. “Kupa Kızı ve Sinek Valesi”, bir ilişkinin kırılgan dengelerini ve duygusal gelgitlerini sade ama çarpıcı bir dille anlatırken, yıllar sonra da aynı etkiyi yaratmayı sürdürüyor.

Buray, şarkıya kattığı yeni atmosferle parçayı genç kuşaklara taşıyor. Düzenlemesi Buray’a ait olan çalışmanın mix ve mastering süreci ise Utku Ünsal imzası taşıyor. Bayhan Müzik ve Avrupa Müzik iş birliğiyle hazırlanan single, tüm dijital platformlarda yayında.

Bu özel yorum, Teoman’ın klasikleşmiş eserlerini yeni nesil sanatçılarla buluşturan albümün en dikkat çekici parçalarından biri olarak öne çıkıyor.

#Buray #TeomanŞarkıları #KupaKızıVeSinekValesi #TürkMüziği #YeniSingle #BayhanMüzik #AvrupaMüzik #MüzikMagazin #DijitalPlatformlardaYayında #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Kariyer Yolculuğuna İnsani Bir Bakış

İş hayatının temposunu ve beyaz yakalıların kariyer yolculuğunu dört farklı evre üzerinden ele alan Eren Gülsever’in “Beyaz Yakanın Dört Mevsimi” adlı kitabı, Ceres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı.

Yazar, klasik iş kitaplarının ötesine geçerek; geceye sarkan sunumlar, yarım kalmış kahveler ve iş yaşamının küçük anlarından süzülen bir dost sohbeti tadında bir anlatım sunuyor. Kitap, kariyerin yalnızca unvan ve rakamlardan ibaret olmadığını; mevsimler gibi dönüşen, kökleriyle toprağı, gövdesiyle gökyüzünü kucaklayan bir yolculuk olduğunu hatırlatıyor.

Modern çalışma hayatının yoğun temposunda bireylere kendi hikâyelerini yeniden keşfetme alanı açan eser, profesyonellere kariyerin aslında hayatın en uzun yol arkadaşlarından biri olduğunu gösteriyor.

#BeyazYakanınDörtMevsimi #ErenGülsever #CeresYayınları #KitapHaber #KariyerYolculuğu #BeyazYaka #İşHayatı #Yazar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Enstrümantal Yolculuk Başladı

Türk müziğinin en özgün isimlerinden Cem Adrian, yeni enstrümantal EP’si “Yara” ile dinleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. Sanatçının müzik ve kompozisyonunu tamamen kendi üstlendiği çalışma, 13 Mart’ta müzikseverlerle yayınlanacak.

Toplam 6 parçadan oluşan EP’de yer alan tüm şarkıların mix ve mastering süreci de Cem Adrian tarafından gerçekleştirildi. Tamamen enstrümantal olarak hazırlanan “Yara”, sanatçının duygusal ve atmosferik müzik dünyasını yansıtan yeni bir çalışma olarak öne çıkıyor.

Cem Adrian, bugüne kadar güçlü vokali ve sıra dışı müzikal yaklaşımıyla tanınırken, bu kez sözsüz bir anlatım tercih ederek müziğin saf duygularla buluştuğu bir deneyim sunuyor. “Yara”, sanatçının müzikal yolculuğunda farklı bir pencere açarken, dinleyicilere içsel bir keşif imkânı da sağlıyor.

#CemAdrian #YaraEP #YeniEP #EnstrümantalMüzik #TürkMüziği #MüzikHaber #Magazin #YeniÇalışma #DijitalPlatformlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Ayrılığın Ardından Gelen Yalnızlık Şarkıya Dönüştü

Alternatif sahnenin yükselen isimlerinden Çağan Şengül, milyonlarca dinlemeye ulaşan şarkıları ve sahnedeki güçlü performanslarıyla dikkat çekiyor. Sanatçı, bu kez Hande Mehan ile bir araya gelerek yeni düeti “Anladım”ı müzikseverlerle buluşturdu.

Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlanan şarkı, ikilinin sahnedeki uyumunu ve duygulu yorumlarını stüdyo ortamına taşıyor. Söz ve müziği Çağan Şengül’e ait olan “Anladım”, ayrılık sonrası geriye kalan hislerle yüzleşmeyi ve kalabalıklar içindeki yalnızlık hissini sade ama etkili bir şekilde anlatıyor.

Parçanın düzenlemesi Burak Bedirli imzası taşırken, yalın prodüksiyon iki sanatçının güçlü yorumunu ön plana çıkarıyor. “Anladım”, klibiyle birlikte tüm dijital platformlarda yayına girdi ve kısa sürede müzikseverlerin ilgisini çekmeye başladı.

Çağan Şengül ve Hande Mehan’ın bu iş birliği, alternatif pop sahnesinde yeni bir soluk olarak görülüyor. İkilinin sahnedeki uyumunu stüdyo kaydına taşıması, şarkının duygusal etkisini daha da artırıyor.

#ÇağanŞengül #HandeMehan #Anladım #YeniDüet #SonyMusicTürkiye #TürkMüziği #MüzikHaber #Magazin #YeniŞarkı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Karanlık Pop Evreninde Güçlü Bir Adım

Alternatif pop sahnesinin dikkat çeken isimlerinden Cemre Esel, yeni single’ı “İyi Misin” ile müzikseverlerin karşısına çıktı. Şarkı, yarım kalmış bir vedanın ardından gelen tuhaf iyileşme halini ve cevabı bilinse de sorulan bir sorunun hem geçmişe bağlayan hem de özgürleştiren gücünü merkezine alıyor.

Kırılganlıkla güç arasında gidip gelen atmosferiyle “İyi Misin”, Cemre Esel’in karanlık pop evrenini daha da derinleştiriyor. Sanatçının müzikal yolculuğunda güçlü bir adım olarak öne çıkan parça, dinleyicilere hem duygusal hem de içsel bir yüzleşme sunuyor.

Söz ve müziği Cemre Esel ve Beraat Karaman imzası taşıyan şarkının düzenlemesi, mix ve mastering’i Burak Bedirli tarafından yapıldı. Single, klibiyle birlikte tüm dijital platformlarda yayına girdi.

Müzik dünyasında alternatif popun yeni temsilcilerinden biri olarak öne çıkan Cemre Esel, “İyi Misin” ile hem kendi tarzını pekiştiriyor hem de dinleyicilere farklı bir duygusal deneyim yaşatıyor.

#CemreEsel #İyiMisin #YeniSingle #AlternatifPop #TürkMüziği #MüzikHaber #Magazin #YeniŞarkı #DijitalPlatformlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Her 10 hastadan 7’sinde nöbetler kontrol edilebiliyor, ancak…

Halk arasında sara olarak bilinen epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani, geçici ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan ve tekrarlayıcı nöbetlerle seyreden bir hastalık. Dünya genelinde yaklaşık 50 milyon, Türkiye’de de yaklaşık bir milyon kişinin epilepsiyle yaşadığı bildiriliyor. Epilepsi her yaşta gelişebilen bir hastalık olsa da yaşamın erken ve geç dönemlerinde daha sık görülüyor. En riskli grupları 0-10 yaş arası çocuklar ile 65 yaş ve üzerindeki bireyler oluşturuyor. Epilepsi tedavi edilmediğinde eğitim ile iş hayatında kesintilere, sosyal izolasyona ve özgüven sorunlarına, nadiren de olsa hayatı tehdit edebilen tablolara yol açabiliyor. Ancak, son yıllarda tedavisinde yaşanan önemli gelişmeler sayesinde artık hastaların yaşam kalitesini düşüren bir sorun olmaktan çıkıyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, günümüzde  epilepsi tedavisinde hedefin hastaların nöbet geçirmelerini önlemek ve normal bir yaşam sürmelerini sağlamak olduğunu belirterek, “Tedavide nöbetleri tamamen durdurmak veya sıklığı ile şiddetini azaltmak temel ilkemizdir. Doğru tedaviyle hastaların yüzde 70’inde nöbetler ilaç tedavisiyle tamamen kontrol altına alınabilirken, direnç gösteren 30’luk kısmı için cerrahi yöntemler ve epilepsi pili tedavisi gibi güçlü seçeneklerin olması büyük bir umut kaynağıdır” diyor.

Doç. Dr. Kemal Paksoy

Doç. Dr. Kemal Paksoy

Her iki hastadan birinde nedeni bilinmiyor!

Epilepsi hastalarının yaklaşık yarısında kesin bir nedeni tespit edilemiyor. Aile öyküsü ve spesifik gen mutasyonları ile beyin tümörleri gibi yapısal bozukluklar, belirlenen en yaygın nedenlerini oluşturuyor. Bunların yanı sıra kafa travmaları ile beyin ve beyin zarı iltihapları (menenjit ve ensefalit) serebrovasküler olaylar (inme ve beyin kanaması) ile metabolik etkenler (hipoglisemi) de epilepsiye yol açabiliyor.

Nöbet gelmeden önce sinyal verebiliyor!

Epilepsi belirtileri, beynin hangi bölgesinin etkilendiğine bağlı olarak çok geniş bir yelpazede değişebiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, bazı hastaların nöbetten hemen önce garip bir his yaşadıklarını anlatarak, “Yanık plastik kokusuna benzer bir koku, mide bulantısı veya yoğun bir korku hissi olabilir. Bunlar ‘haberci belirtiler’ olarak adlandırılır” diyor.  Bazı durumlarda bilincin tamamen kapanmayabileceğini ifade eden Doç. Dr. Kemal Paksoy, epilepsinin diğer belirtilerini şöyle açıklıyor: “Vücudun bir bölgesinde (el ve yüz gibi) seğirmeler, boşluğa bakma, çevreden kopma ve anlamsız hareketler gibi kısmi belirtiler gelişebilir. Yaygın belirtilerde ise bilinç kaybı eşlik eder. Vücudun aniden kaskatı kesilmesi ve ardından şiddetli sarsıntılar yaşanabilir. Bunların yanı sıra birkaç saniye süren ‘dalma atakları’ ve kas gücünün aniden kaybolmasıyla ‘yığılıp kalma’ şeklinde klinik belirtiler ortaya çıkabilir.”

İlaca dirençli nöbetlere “epilepsi pili”

Epilepsi tedavisinde hedef,  hastanın  nöbet geçirmesini önleyerek normal bir yaşam sürmesini sağlamak. Doç. Dr. Kemal Paksoy, günümüzde epilepsi tedavisinden oldukça başarılı sonuçlar elde edildiğini vurgulayarak, “Her 10 hastadan 7’sinde doğru tedaviyle nöbetler kontrol edilebilmektedir. Ayrıca, hastalar uzun yıllar nöbetsiz kaldıktan sonra doktor kontrolünde ilaçlarını bırakabilmekte ve hayatına nöbetsiz devam etmektedir” diyor. Ancak, ilaç tedavisi birçok hastada nöbetleri kontrol altına alabilse de bazı hastalar için bu yöntem yeterli olmuyor. İşte bu noktada toplumda “epilepsi pili” olarak bilinen ve Vagal Sinir Stimülasyonu olarak adlandırılan yöntem önemli bir alternatif tedavi seçeneği sunuyor.

Nöbet sıklığında en az yüzde 50 azalma! 

Vagal Sinir Stimülasyonu (VNS),  ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastalarda nöbet kontrolünü sağlamak amacıyla başvurulan ileri düzey bir nöromodülasyon yöntemi. En az iki veya üç antiepileptik ilacın uygun dozda kullanılmasına rağmen nöbetlerin devam etmesi, nöbet odağının beynin kritik bir bölgesinde (konuşma veya hareket merkezi gibi) olması ve bu bölgenin ameliyatla çıkarılamaması durumunda tercih ediliyor. Epilepsi pili nöbetleri tamamen ortadan kaldırmasa da birçok hastada belirgin bir iyileşme sağlayabiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, epilepsi pili uygulanan yaklaşık her iki hastadan birinde nöbet sıklığında en az yüzde 50 oranında azalma sağlandığına işaret ederek,  “Bazı hastalarda ise nöbetler daha kısa sürmekte ve daha hafif geçmektedir. Bu yöntemin en ilginç özelliği ise etkisinin zamanla artmasıdır. İlk 3 ayda başarı oranı daha düşükken, birinci yılın sonunda hastaların yaklaşık yarısında yüzde 50 oranında iyileşme görülür. Beşinci yılın ardından bu oranlar yüzde 60-70 seviyelerine kadar çıkabilir. Hastaların yüzde 5-8’inde ise nöbetler tamamen kesilmektedir” diye konuşuyor.

Cerrahi işlemle vücuda yerleştiriliyor!

“Vagal Sinir Stümilasyonu, boyun bölgesinde yer alan vagus siniri üzerine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla sinir sistemine belirli aralıklarla elektriksel uyarılar gönderilmesi prensibine dayanıyor. Bu uyarılar beyinde nöbet gelişiminden sorumlu olan bölgelerdeki anormal elektriksel aktivitenin düzenlenmesine destek oluyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, epilepsi pilinin cerrahi işlemle vücuda yerleştirildiğini belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor:  “Önce göğüs bölgesinde küçük bir kesi açılır ve epilepsi pili köprücük kemiğinin altındaki bölgeye yerleştirilir. Daha sonra, cihazdan çıkan ince elektrotlar, boyundan açılan küçük bir kesiden, boyun bölgesinin sol tarafından geçen vagus sinirine bağlanır. Vagus siniri, beyinle vücudun pek çok bölgesi arasında iletişim sağlayan sinirlerden biri olarak bilinir. Göğüs bölgesine yerleştirilen cihaz belirli aralıklarla vagus sinirine elektriksel uyarılar gönderir. Bu uyarılar, beyindeki anormal elektriksel aktivitenin düzenlenmesine yardımcı olarak epilepsi nöbetlerinin sıklığını ve şiddetini azaltmayı amaçlar. Ardından cilt kapatılarak operasyon tamamlanır. Cihazın ayarları hekim tarafından hastanın nöbet sıklığına ve şiddetine göre programlanır.”

#Epilepsi #SaraHastalığı #EpilepsiPili #Nöroloji #SağlıkHaberleri #YaşamKalitesi #BeyinCerrahisi #KemalPaksoy #AcıbademHastanesi #İlacaDirençliEpilepsi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Nissan X-Trail 25 Yılda 8 Milyondan Fazla Satışla SUV İkonu Oldu

SUV segmentinin güçlü temsilcilerinden Nissan X-Trail, 25 yıllık geçmişinde dünya genelinde 8 milyondan fazla satış gerçekleştirerek otomotiv dünyasında kalıcı bir iz bıraktı. Dayanıklılığı, çok yönlülüğü ve maceracı ruhuyla öne çıkan model, hem şehir yaşamına hem de zorlu yol koşullarına uyum sağlayan yapısıyla geniş bir kullanıcı kitlesine hitap ediyor.

İlk kez yollara çıktığı günden bu yana kompakt SUV anlayışına yeni bir bakış kazandıran X-Trail, cesur tasarımı ve güvenilir karakteriyle küresel bir başarı hikâyesine dönüştü. Değişen kullanıcı beklentilerine uyum sağlayarak her nesilde gelişen model, günlük konfor ile gerçek SUV dayanıklılığını bir arada sunma vizyonunu sürdürdü.

Türkiye’de de önemli bir başarıya imza atan X-Trail, 2023 yılında Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) tarafından “Yılın Otomobili” ödülüne layık görülerek hem uzmanların hem de kullanıcıların beğenisini kazandı.

Nissan’ın mühendislik birikimi ve yenilikçi yaklaşımıyla şekillenen X-Trail, çeyrek asırlık yolculuğunda sağlamlığı ve güvenilirliği temsil ederek SUV dünyasındaki güçlü konumunu geleceğe taşımaya devam ediyor.

#NissanXTrail #SUVİkonu #OtomotivHaber #25Yıl #8MilyonSatış #Dayanıklılık #MaceraRuhu #YılınOtomobili #NissanTürkiye #SUVDünyası #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Can Bonomo’dan Dördüncü Şiir Kitabı: Mümkansız Şeyler

Sanatçı Can Bonomo, dördüncü şiir kitabı Mümkansız Şeyler’i Mart ayında Holden Kitap etiketiyle okuyucularla buluşturdu. Daha önce yayımlanan Delirmek Belirmektir, Şu Sevdalar Tevatürü ve Parya Koma kitaplarının ardından gelen bu yeni eser, Bonomo’nun şiir yolculuğunun en olgun durağı olarak değerlendiriliyor.

Kitapta babalık deneyimi, geçmişle hesaplaşma, çocukluk yaraları ve ölüm fikri öne çıkıyor. Oğluna adanmış satırlarda yalnızca bir babanın şefkati değil, aynı zamanda kendi gençliğine ve hatalarına dönük bir yüzleşme de yer alıyor.

Bonomo’nun müzikal kimliği şiirlerine ritim ve tempo duygusu kazandırırken, metinler şarkı sözü olmaya direnip dilin imkânlarıyla yetinmeyi seçiyor. Sahnedeki görünürlük ile yazı masasındaki yalnızlık arasındaki gerilim, şiirlerinde güçlü bir şekilde hissediliyor.

Can Bonomo’nun dört kitabı birden Holden Kitap tarafından yayımlanarak Mart ayında raflardaki yerini aldı.

#CanBonomo #MümkansızŞeyler #HoldenKitap #ŞiirKitabı #Edebiyat #TürkŞiiri #KitapHaber #SanatVeEdebiyat #YeniKitap #Şair #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Linssen, Novamarine, Riviera ve Aerofoils’te Özel Fiyatlar

Doğuş Otomotiv’in denizcilik alanındaki markası Doğuş Marine, distribütörlüğünü yürüttüğü Linssen, Novamarine, Riviera ve Aerofoils markalarında sezon öncesine özel avantajlı fiyatlar sunuyor. 13 Mart’a kadar devam edecek satış programı, deniz tutkunlarına seçkin bir satın alma deneyimi ve yeni sezona stil sahibi bir başlangıç fırsatı sağlıyor.

Avrupa’nın çelik motor yat segmentindeki köklü temsilcisi Linssen, yüksek seyir konforu ve zarif tasarımıyla öne çıkarken; Novamarine sportif karakteriyle özgürlüğü yeniden tanımlıyor. Lüks motor yat dünyasında çağdaş tasarım anlayışıyla dikkat çeken Riviera, geniş yaşam alanlarıyla konforu üst seviyeye taşıyor. Elektrikli su sporları alanında yenilikçi yaklaşımıyla öne çıkan Aerofoils ise performans ve sürdürülebilirliği bir arada sunuyor.

Seçili modellerde sunulan özel fiyat avantajları, yeni sezona eksiksiz hazırlık yapmak isteyenler için önemli bir ayrıcalık yaratıyor.

#DoğuşMarine #Denizcilik #YatTutkusu #Linssen #Novamarine #Riviera #Aerofoils #SezonÖncesiFırsatlar #DenizKeyfi #YatVeTekne #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Reyhan Karaca: “Ruhum Geyşa”

Ünlü sanatçı Reyhan Karaca, İlhan Özer imzalı “Ağla Gönlüm” şarkısını yapay zekâ destekli klip ile müzikseverlerle buluşturdu. Yayınlandığı andan itibaren dijital platformlarda yoğun ilgi gören klipte Karaca, Japonya’nın büyüleyici atmosferini ekranlara taşıdı.

Sanatçı, “Klibimi Japonya’da çekmek istiyordum fakat zaman olmadı. Yapay zekâ sayesinde oranın harika manzarasını kliple birleştirdik. Ben bir geyşa oldum klipte. Aslında çok da yabancı değilim, benim ruhum bir geyşa” sözleriyle çalışmayı anlattı. Rengarenk hazırlanan klip için Karaca, “Umarım izleyen herkes bizim kadar beğenir” ifadelerini kullandı.

#ReyhanKaraca #AğlaGönlüm #RuhumGeyşa #YapayZekâKlip #MüzikHaberi #Magazin #YeniKlip #Japonya #Sanatçı #DijitalMüzik #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity