Yazılar

Teoman’dan Üçlemeye Güçlü Final: “Rock and Roll”

Türk rock müziğinin efsane ismi Teoman, üç albümlük serisini “Rock and Roll” albümüyle tamamladı. Dokuz şarkıdan oluşan bu albüm, sanatçının üretim çizgisinde özel bir yere sahip olan serinin son halkası olarak müzikseverlerle buluştu.

2026 yılı, Teoman’ın diskografisi açısından önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. “Rock and Roll” ile tamamlanan üçlemenin ardından sanatçı, “Featuring Teoman”, “Teoman Şarkıları” ve “Teoman’ın Hikayeleri” albümleriyle müzikal arşivini daha da genişletmeye hazırlanıyor.

Kariyeri boyunca farklı dönemlerde farklı sesler ve anlatımlar ortaya koyan Teoman, bu albümle hem üretim sürecinin güçlü bir özetini sunuyor hem de yeni projeler için ipuçları veriyor. “Rock and Roll”, sanatçının müzikal yolculuğunda hem geçmişe hem de geleceğe ışık tutan bir çalışma olarak dikkat çekiyor.

Albüm, Bayhan Müzik ve Avrupa Müzik iş birliğiyle tüm dijital platformlarda yayında.

#Teoman #RockAndRoll #YeniAlbüm #TürkRockMüziği #BayhanMüzik #AvrupaMüzik #MüzikMagazin #DijitalPlatformlardaYayında #TeomanDiskografi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Gökcan Sanlıman’dan “Romantik Akustik” Serisi Dinleyiciyle Buluştu

Üretken sanatçı Gökcan Sanlıman, yeni projesi “Romantik Akustik” ile müzikseverlere farklı bir deneyim sunuyor. Sanlıman’ın Eylül 2025’te yayımladığı “Nasıl Hayat?” albümünde yer alan parçaların akustik versiyonlarından oluşan bu özel seri, şarkıların en yalın ve en doğal hallerini bir araya getiriyor.

“Romantik Akustik”, şarkıların ilk ortaya çıktığı duyguyu koruyan sade ve samimi bir anlatım sunuyor. Piyano, gitar ve minimal düzenlemelerle şekillenen parçalar, sözlerin etkisini öne çıkarırken dinleyiciyi şarkıların özüne davet ediyor. Sanlıman’ın içten yorumuyla yeniden hayat bulan bu seri, müzikal sadeliğiyle dikkat çekiyor.

Sanatçı, bu projenin devamını getirmeyi planladığını belirterek, “Romantik Akustik” serisinin şarkıların en saf haliyle dinleyiciye ulaşmayı hedeflediğini ifade etti. Bayhan Müzik ve Avrupa Müzik iş birliğiyle hazırlanan proje, tüm dijital platformlarda yayında.

 

#GökcanSanlıman #RomantikAkustik #NasılHayat #TürkMüziği #YeniProje #BayhanMüzik #AvrupaMüzik #AkustikSeri #MüzikMagazin #DijitalPlatformlardaYayında #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Kariyer Yolculuğuna İnsani Bir Bakış

İş hayatının temposunu ve beyaz yakalıların kariyer yolculuğunu dört farklı evre üzerinden ele alan Eren Gülsever’in “Beyaz Yakanın Dört Mevsimi” adlı kitabı, Ceres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı.

Yazar, klasik iş kitaplarının ötesine geçerek; geceye sarkan sunumlar, yarım kalmış kahveler ve iş yaşamının küçük anlarından süzülen bir dost sohbeti tadında bir anlatım sunuyor. Kitap, kariyerin yalnızca unvan ve rakamlardan ibaret olmadığını; mevsimler gibi dönüşen, kökleriyle toprağı, gövdesiyle gökyüzünü kucaklayan bir yolculuk olduğunu hatırlatıyor.

Modern çalışma hayatının yoğun temposunda bireylere kendi hikâyelerini yeniden keşfetme alanı açan eser, profesyonellere kariyerin aslında hayatın en uzun yol arkadaşlarından biri olduğunu gösteriyor.

#BeyazYakanınDörtMevsimi #ErenGülsever #CeresYayınları #KitapHaber #KariyerYolculuğu #BeyazYaka #İşHayatı #Yazar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Göz hastalıklarına “akıllı mercek” yöntemi!

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler görme kusurlarının tedavisinde önemli kolaylıklar sağlıyor. Bunların başında ise halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen “premium göz içi lensleri” geliyor.  Tek odaklı lensler sadece bir mesafeye netlik sağlarken, akıllı mercekler; yakın, orta ve uzak mesafelerin tamamında net görüş imkanı sunabiliyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, bu sayede gözlük ihtiyacının büyük ölçüde azaldığını belirterek, “Premium göz içi lensi teknolojisi son yıllarda optik tasarım ve materyal teknolojisi gibi önemli gelişmeler kaydetmiş ve bu sayede hastaların yaşam kalitesini belirgin şekilde artırmıştır” diyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, ancak bu teknolojinin başarısının, doğru hasta seçimi, detaylı preoperatif değerlendirme ve gerçekçi beklenti yönetimiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak, “Her hastanın oküler yapısı, görsel ihtiyaçları ve adaptasyon kapasitesi farklıdır. Bu nedenle, ameliyat öncesi oftalmoloğunuzla detaylı görüşmeniz, tüm olası sonuçları değerlendirmeniz ve size en uygun tedavi planını birlikte belirlemeniz önem taşımaktadır” diyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, akıllı mercek hakkında en sık yöneltilen 10 soruyu anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Doç. Dr. Özge Begüm Comba

Doç. Dr. Özge Begüm Comba

Akıllı merceklere hangi durumlarda başvuruluyor?

Gözümüzün doğal lensinin yerine yerleştirilen ve birden fazla odak noktasına sahip olan göz içi lensi “akıllı mercek” olarak adlandırılıyor. Akıllı mercekler, ağırlıklı olarak  40 yaş üzerindeki hastalarda gözlük bağımlılığını azaltmak amacıyla tercih ediliyor. Katarakt, refraksiyon (kırma) kusuru ve presbiyopi (yaşa bağlı yakın görme kusuru) şikayeti olan kişiler bu uygulamadan en fazla fayda gören grubu oluşturuyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, akıllı lenslerin özellikle hem uzak hem yakın görüş problemini birlikte çözmek isteyen kişiler için ideal bir tedavi seçeneği olduğunu ifade ediyor.

Her hasta için uygun mudur?

Doç. Dr. Özge Begüm Comba, akıllı merceklerin her hasta için uygun olmadığını belirterek, “Öncelikle gözün anatomik olarak bu lenslere uygun olması gerekir; ön kamara derinliğinin yeterli olması, göz bebeği çapının ideal aralıkta bulunması ve kornea endotel hücre sayısının normal sınırlarda olması şarttır. Ayrıca, retina hastalıkları gibi progresif oküler bir hastalığa sahip olan kişiler de bu lenslerden tam verim alamayabilir, çünkü göz sağlıklı olmalı ki lens performansını gösterebilsin” diyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, özellikle profesyonel sürücüler, hassas el işi gerektiren mesleklerde çalışanlar veya yüksek kontrast gerektiren işlerde aktif olarak görev yapan kişiler için özel değerlendirme yapıldığını vurgulayarak, “Detaylı oftalmolojik muayene, biyometrik ölçümler ve hasta beklentilerinin gerçekçi bir şekilde değerlendirilmesi başarılı sonuç için son derece önemlidir” diye konuşuyor.

Akıllı mercek ameliyatı nasıl gerçekleştiriliyor?

Operasyon topikal anestezi altında gerçekleştiriliyor. Göze 2-3 mm’lik minimal bir giriş yapılıyor ve ultrasonik titreşimler yardımıyla doğal lens küçük parçalara ayrılıp, dışarı alınıyor. Ardından yerine katlanabilir akıllı mercek yerleştiriliyor. Operasyonun ortalama 15-20 dakika sürdüğünü söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, “Hastalarımız ertesi gün hafif aktivitelerine başlayabilirler. Ancak ilk bir hafta ağır fiziksel aktivitelerden ve kontakt sporlardan kaçınmalarını öneriyoruz” diyor.

Ameliyat sonrasında net görüş ne zaman sağlanabiliyor?

Ameliyat sonrasındaki ilk günlerde hafif bulanıklık normaldir. Net görüş genellikle 1-2 hafta içinde başlıyor, ancak tam nöroadaptasyon, yani beynin farklı odak noktalarından gelen görüntülere uyum sağlama süreci 2-3 ay sürebiliyor. Bu süreçte beyin farklı odak noktalarından gelen görüntüleri işlemeyi öğrenir.

Ameliyatın ardından gece ışık saçılması görülür mü?

Özellikle erken postoperatif, yani ameliyat sonrasındaki ilk haftalarda  haleler görülmesi, gece araç farlarında ışık saçılması ve kontrast hassasiyetinde azalma yaşanabiliyor. Bu sorunlar zamanla azalıyor ve çoğu hasta birkaç hafta ile birkaç ay arasında geçen nöroadaptasyon sürecinde (Multifokal optik sistemlerden kaynaklanan çoklu retinal görüntülerin santral siniri sistemi tarafından işlenerek fonksiyonel görmeye adapte edilmesi süreci)  bu duruma alışıyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, “Mesleği gereği yoğun gece sürüşü yapan hastalarımızı ameliyat öncesi bu konuda mutlaka bilgilendiriyoruz” diyor.

Ameliyatın riskleri var mıdır?

Her göz içi cerrahisinde olduğu gibi bu prosedürün de riskleri bulunuyor. Endoftalmi (göz içi enfeksiyon) kanama ve retina dekolmanı gibi ciddi komplikasyonlar nadiren görülüyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, “Lensin yerinden hafifçe kayması, lens kapsülünün zamanla bulanıklaşması veya ameliyat sonrası geçici göz tansiyonu yükselmesi daha sık karşılaşılan durumlardır. Deneyimli bir cerrah ve uygun hasta seçimi bu riskleri minimize eder” diye konuşuyor.

Akıllı mercekler gözlükten tamamen kurtulmayı sağlar mı?  

Akıllı mercek sonrasında hastaların yaklaşık yüzde 80-90’ı günlük aktivitelerini gözlüksüz sürdürebiliyor. Ancak bazı durumlarda, özellikle çok küçük punto okumalarında veya uzun süreli bilgisayar kullanımında düşük numaralı gözlük ihtiyacı olabiliyor.

Ameliyat sonrası elde edilen net görüş kalıcı mıdır?

Doç. Dr. Özge Begüm Comba, implante edilen merceğin ömür boyu kalıcı olduğunu ve materyalinin bozulmadığını ifade ederek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ancak bazı hastalarda ameliyattan aylar veya yıllar sonra arka kapsül opasifikasyonu, yani halk arasında ‘ikincil katarakt’  olarak  bilinen durum gelişebilir. Bu tablo Nd:YAG lazer yöntemiyle basit ve etkili şekilde tedavi edilebilir.”

Ameliyat sonrasında nelere dikkat edilmeli?

Ameliyat sonrasında ilk hafta hafif aktiviteler ve ev içi işleri sorun oluşturmuyor.  Ancak, aşağıda yer alan kurallara dikkat etmeniz önem taşıyor.

  • Gözlerinize travmadan kaçının
  • Havuz ve deniz gibi enfeksiyon riski taşıyan ortamlardan uzak durun
  • Reçete edilen topikal ilaçları düzenli kullanın
  • Makyaj ve kozmetik ürünleri 2 hafta, kontakt sporları en az bir ay erteleyin
  • UV koruyucu gözlük kullanın

Ne zaman lazer, ne zaman akıllı mercek?

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, 40 yaş altı ve düşük-orta dereceli kırma kusurları için lazer cerrahilerin (LASIK, PRK) ilk tercih edilen yöntemler olduğunu vurguluyor. 40 yaş üzeri presbiyopik (yaşa bağlı yakın görme kusuru) tablosunda, yüksek hipermetropide veya katarakt varlığında ise premium göz içi lensleri (akıllı mercek) öncelikli olarak değerlendiriliyor. Her hastanın korneal topografisi, ön segment anatomisi ve yaşam tarzı karar sürecinde belirleyici oluyor.

 

#AkıllıMercek #PremiumLens #GözSağlığı #NetGörüş #GözlüktenKurtul #Oftalmoloji #GözHastalıkları #SağlıkTeknolojisi #YaşamKalitesi #Acıbadem #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Enstrümantal Yolculuk Başladı

Türk müziğinin en özgün isimlerinden Cem Adrian, yeni enstrümantal EP’si “Yara” ile dinleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. Sanatçının müzik ve kompozisyonunu tamamen kendi üstlendiği çalışma, 13 Mart’ta müzikseverlerle yayınlanacak.

Toplam 6 parçadan oluşan EP’de yer alan tüm şarkıların mix ve mastering süreci de Cem Adrian tarafından gerçekleştirildi. Tamamen enstrümantal olarak hazırlanan “Yara”, sanatçının duygusal ve atmosferik müzik dünyasını yansıtan yeni bir çalışma olarak öne çıkıyor.

Cem Adrian, bugüne kadar güçlü vokali ve sıra dışı müzikal yaklaşımıyla tanınırken, bu kez sözsüz bir anlatım tercih ederek müziğin saf duygularla buluştuğu bir deneyim sunuyor. “Yara”, sanatçının müzikal yolculuğunda farklı bir pencere açarken, dinleyicilere içsel bir keşif imkânı da sağlıyor.

#CemAdrian #YaraEP #YeniEP #EnstrümantalMüzik #TürkMüziği #MüzikHaber #Magazin #YeniÇalışma #DijitalPlatformlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Ayrılığın Ardından Gelen Yalnızlık Şarkıya Dönüştü

Alternatif sahnenin yükselen isimlerinden Çağan Şengül, milyonlarca dinlemeye ulaşan şarkıları ve sahnedeki güçlü performanslarıyla dikkat çekiyor. Sanatçı, bu kez Hande Mehan ile bir araya gelerek yeni düeti “Anladım”ı müzikseverlerle buluşturdu.

Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlanan şarkı, ikilinin sahnedeki uyumunu ve duygulu yorumlarını stüdyo ortamına taşıyor. Söz ve müziği Çağan Şengül’e ait olan “Anladım”, ayrılık sonrası geriye kalan hislerle yüzleşmeyi ve kalabalıklar içindeki yalnızlık hissini sade ama etkili bir şekilde anlatıyor.

Parçanın düzenlemesi Burak Bedirli imzası taşırken, yalın prodüksiyon iki sanatçının güçlü yorumunu ön plana çıkarıyor. “Anladım”, klibiyle birlikte tüm dijital platformlarda yayına girdi ve kısa sürede müzikseverlerin ilgisini çekmeye başladı.

Çağan Şengül ve Hande Mehan’ın bu iş birliği, alternatif pop sahnesinde yeni bir soluk olarak görülüyor. İkilinin sahnedeki uyumunu stüdyo kaydına taşıması, şarkının duygusal etkisini daha da artırıyor.

#ÇağanŞengül #HandeMehan #Anladım #YeniDüet #SonyMusicTürkiye #TürkMüziği #MüzikHaber #Magazin #YeniŞarkı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Her 10 hastadan 7’sinde nöbetler kontrol edilebiliyor, ancak…

Halk arasında sara olarak bilinen epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani, geçici ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan ve tekrarlayıcı nöbetlerle seyreden bir hastalık. Dünya genelinde yaklaşık 50 milyon, Türkiye’de de yaklaşık bir milyon kişinin epilepsiyle yaşadığı bildiriliyor. Epilepsi her yaşta gelişebilen bir hastalık olsa da yaşamın erken ve geç dönemlerinde daha sık görülüyor. En riskli grupları 0-10 yaş arası çocuklar ile 65 yaş ve üzerindeki bireyler oluşturuyor. Epilepsi tedavi edilmediğinde eğitim ile iş hayatında kesintilere, sosyal izolasyona ve özgüven sorunlarına, nadiren de olsa hayatı tehdit edebilen tablolara yol açabiliyor. Ancak, son yıllarda tedavisinde yaşanan önemli gelişmeler sayesinde artık hastaların yaşam kalitesini düşüren bir sorun olmaktan çıkıyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, günümüzde  epilepsi tedavisinde hedefin hastaların nöbet geçirmelerini önlemek ve normal bir yaşam sürmelerini sağlamak olduğunu belirterek, “Tedavide nöbetleri tamamen durdurmak veya sıklığı ile şiddetini azaltmak temel ilkemizdir. Doğru tedaviyle hastaların yüzde 70’inde nöbetler ilaç tedavisiyle tamamen kontrol altına alınabilirken, direnç gösteren 30’luk kısmı için cerrahi yöntemler ve epilepsi pili tedavisi gibi güçlü seçeneklerin olması büyük bir umut kaynağıdır” diyor.

Doç. Dr. Kemal Paksoy

Doç. Dr. Kemal Paksoy

Her iki hastadan birinde nedeni bilinmiyor!

Epilepsi hastalarının yaklaşık yarısında kesin bir nedeni tespit edilemiyor. Aile öyküsü ve spesifik gen mutasyonları ile beyin tümörleri gibi yapısal bozukluklar, belirlenen en yaygın nedenlerini oluşturuyor. Bunların yanı sıra kafa travmaları ile beyin ve beyin zarı iltihapları (menenjit ve ensefalit) serebrovasküler olaylar (inme ve beyin kanaması) ile metabolik etkenler (hipoglisemi) de epilepsiye yol açabiliyor.

Nöbet gelmeden önce sinyal verebiliyor!

Epilepsi belirtileri, beynin hangi bölgesinin etkilendiğine bağlı olarak çok geniş bir yelpazede değişebiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, bazı hastaların nöbetten hemen önce garip bir his yaşadıklarını anlatarak, “Yanık plastik kokusuna benzer bir koku, mide bulantısı veya yoğun bir korku hissi olabilir. Bunlar ‘haberci belirtiler’ olarak adlandırılır” diyor.  Bazı durumlarda bilincin tamamen kapanmayabileceğini ifade eden Doç. Dr. Kemal Paksoy, epilepsinin diğer belirtilerini şöyle açıklıyor: “Vücudun bir bölgesinde (el ve yüz gibi) seğirmeler, boşluğa bakma, çevreden kopma ve anlamsız hareketler gibi kısmi belirtiler gelişebilir. Yaygın belirtilerde ise bilinç kaybı eşlik eder. Vücudun aniden kaskatı kesilmesi ve ardından şiddetli sarsıntılar yaşanabilir. Bunların yanı sıra birkaç saniye süren ‘dalma atakları’ ve kas gücünün aniden kaybolmasıyla ‘yığılıp kalma’ şeklinde klinik belirtiler ortaya çıkabilir.”

İlaca dirençli nöbetlere “epilepsi pili”

Epilepsi tedavisinde hedef,  hastanın  nöbet geçirmesini önleyerek normal bir yaşam sürmesini sağlamak. Doç. Dr. Kemal Paksoy, günümüzde epilepsi tedavisinden oldukça başarılı sonuçlar elde edildiğini vurgulayarak, “Her 10 hastadan 7’sinde doğru tedaviyle nöbetler kontrol edilebilmektedir. Ayrıca, hastalar uzun yıllar nöbetsiz kaldıktan sonra doktor kontrolünde ilaçlarını bırakabilmekte ve hayatına nöbetsiz devam etmektedir” diyor. Ancak, ilaç tedavisi birçok hastada nöbetleri kontrol altına alabilse de bazı hastalar için bu yöntem yeterli olmuyor. İşte bu noktada toplumda “epilepsi pili” olarak bilinen ve Vagal Sinir Stimülasyonu olarak adlandırılan yöntem önemli bir alternatif tedavi seçeneği sunuyor.

Nöbet sıklığında en az yüzde 50 azalma! 

Vagal Sinir Stimülasyonu (VNS),  ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastalarda nöbet kontrolünü sağlamak amacıyla başvurulan ileri düzey bir nöromodülasyon yöntemi. En az iki veya üç antiepileptik ilacın uygun dozda kullanılmasına rağmen nöbetlerin devam etmesi, nöbet odağının beynin kritik bir bölgesinde (konuşma veya hareket merkezi gibi) olması ve bu bölgenin ameliyatla çıkarılamaması durumunda tercih ediliyor. Epilepsi pili nöbetleri tamamen ortadan kaldırmasa da birçok hastada belirgin bir iyileşme sağlayabiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, epilepsi pili uygulanan yaklaşık her iki hastadan birinde nöbet sıklığında en az yüzde 50 oranında azalma sağlandığına işaret ederek,  “Bazı hastalarda ise nöbetler daha kısa sürmekte ve daha hafif geçmektedir. Bu yöntemin en ilginç özelliği ise etkisinin zamanla artmasıdır. İlk 3 ayda başarı oranı daha düşükken, birinci yılın sonunda hastaların yaklaşık yarısında yüzde 50 oranında iyileşme görülür. Beşinci yılın ardından bu oranlar yüzde 60-70 seviyelerine kadar çıkabilir. Hastaların yüzde 5-8’inde ise nöbetler tamamen kesilmektedir” diye konuşuyor.

Cerrahi işlemle vücuda yerleştiriliyor!

“Vagal Sinir Stümilasyonu, boyun bölgesinde yer alan vagus siniri üzerine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla sinir sistemine belirli aralıklarla elektriksel uyarılar gönderilmesi prensibine dayanıyor. Bu uyarılar beyinde nöbet gelişiminden sorumlu olan bölgelerdeki anormal elektriksel aktivitenin düzenlenmesine destek oluyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Paksoy, epilepsi pilinin cerrahi işlemle vücuda yerleştirildiğini belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor:  “Önce göğüs bölgesinde küçük bir kesi açılır ve epilepsi pili köprücük kemiğinin altındaki bölgeye yerleştirilir. Daha sonra, cihazdan çıkan ince elektrotlar, boyundan açılan küçük bir kesiden, boyun bölgesinin sol tarafından geçen vagus sinirine bağlanır. Vagus siniri, beyinle vücudun pek çok bölgesi arasında iletişim sağlayan sinirlerden biri olarak bilinir. Göğüs bölgesine yerleştirilen cihaz belirli aralıklarla vagus sinirine elektriksel uyarılar gönderir. Bu uyarılar, beyindeki anormal elektriksel aktivitenin düzenlenmesine yardımcı olarak epilepsi nöbetlerinin sıklığını ve şiddetini azaltmayı amaçlar. Ardından cilt kapatılarak operasyon tamamlanır. Cihazın ayarları hekim tarafından hastanın nöbet sıklığına ve şiddetine göre programlanır.”

#Epilepsi #SaraHastalığı #EpilepsiPili #Nöroloji #SağlıkHaberleri #YaşamKalitesi #BeyinCerrahisi #KemalPaksoy #AcıbademHastanesi #İlacaDirençliEpilepsi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Reyhan Karaca: “Ruhum Geyşa”

Ünlü sanatçı Reyhan Karaca, İlhan Özer imzalı “Ağla Gönlüm” şarkısını yapay zekâ destekli klip ile müzikseverlerle buluşturdu. Yayınlandığı andan itibaren dijital platformlarda yoğun ilgi gören klipte Karaca, Japonya’nın büyüleyici atmosferini ekranlara taşıdı.

Sanatçı, “Klibimi Japonya’da çekmek istiyordum fakat zaman olmadı. Yapay zekâ sayesinde oranın harika manzarasını kliple birleştirdik. Ben bir geyşa oldum klipte. Aslında çok da yabancı değilim, benim ruhum bir geyşa” sözleriyle çalışmayı anlattı. Rengarenk hazırlanan klip için Karaca, “Umarım izleyen herkes bizim kadar beğenir” ifadelerini kullandı.

#ReyhanKaraca #AğlaGönlüm #RuhumGeyşa #YapayZekâKlip #MüzikHaberi #Magazin #YeniKlip #Japonya #Sanatçı #DijitalMüzik #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Melikjoy’dan Sevgililer Günü Öncesi “AŞK”

Modern müziğin çok yönlü ismi Melikjoy, sözü ve müziği kendisine ait olan yeni teklisi “AŞK” ile dinleyicilerle buluştu. 13 Şubat’ta yayınlanan şarkı, sanatçının eşsiz vokali ve virtüöz kimliğini ortaya koyduğu solo keman performansıyla yılın en romantik eserlerinden biri olmaya aday.

Şarkının düzenlemesi ve yaylı orkestrasyonu Erhan Bayrak imzası taşırken, gitarlarda Selahattin Güzelel, yaylılarda İstanbul Strings yer aldı. Mix ve mastering işlemleri Özgür Yurtoğlu tarafından tamamlandı. Epik klibin yönetmenliğini Mustafa Özen üstlenirken, yapımcılığını Ozan Karabağ, görüntü yönetmenliğini ise Anıl Kılınç gerçekleştirdi.

Melikjoy’un yeni teklisi “AŞK”, Sirius Music Yapım etiketiyle tüm dijital platformlarda ve klibiyle YouTube’da yayında.

#Melikjoy #AŞK #YeniSingle #SevgililerGünü #RomantikŞarkı #SiriusMusic #Müzik2026 #SoloKeman #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

İdil Ateş’ten Yeni Single: “Göz Bebeğim”

Üretimlerine istikrarlı bir çizgide devam eden İdil Ateş, yeni single çalışması “Göz Bebeğim” ile müzikseverlerle buluşuyor. Daha önce yayımladığı “Belki De”, “Seneler Geçti” ve “Zaman” gibi şarkılarıyla dikkat çeken sanatçı, bu yeni teklisiyle müzikal anlatımını bir adım ileri taşıyor.

Sözleri Özer Atik, bestesi Tolay Günyaşar’a ait olan ve prodüktörlüğünü Yiğit Seferoğlu’nun üstlendiği şarkı; aldatma, pişmanlık ve içsel yüzleşme temalarını yalın ama etkileyici bir dille işliyor. İdil Ateş’in duygu odaklı yorumu, şarkının atmosferini derinleştirirken akılda kalıcı melodisiyle dinleyicide kalıcı bir iz bırakıyor.

“Göz Bebeğim”, Avrupa Müzik etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında.

#İdilAteş #GözBebeğim #YeniSingle #AvrupaMüzik #TürkMüziği #Müzik2026 #DuygusalPop #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity