Yazılar

Yazın trendi şapkaları “Hatlovers”

Yazın trendi şapkaları “Hatlovers”

Yaz tatilinin olmazsa olmazı hasır şapka ve çanta tasarımlarını kişiselleştirilmiş özel alternatiflerle sunan Hatlovers,  markanın kurucusu ve tasarımcısı Melike Altunok’um 2022 yaz koleksiyonunu verdiği bir davet ile tanıttı.

 

 

Yaz tatilinde plaj stilinin en önemli aksesuarları şapka ve çantaların en renkli tasarımlarıyla bir araya gelen davetliler yeni koleksiyonu incelerken stillerine uygun olan tasarımları kendi zevklerine göre kişiselleştirdiler. Özel dekorasyonuyla plaj ortamını davetlilerine yaşatan Hatlovers lansman davetinde misafirler DJ performansı, lezziz yiyecekler ve kokteyller eşliğinde renkli ve eğlenceli bir gün geçirdi.

Ziyade Fasıl yaz sezonunda yenilendi

Ziyade Fasıl yaz sezonunda yenilendi

Hilton İstanbul Kozyatağı’nda hizmet veren Ziyade Fasıl, yaz sezonunda da yenilendi.

İstanbul’un popüler mekânlarından olan Ziyade Fasıl, menüsü, iç dekorasyonu ve lezzetleriyle yaz boyunca eğlenceye kaldığı yerden devam ediyor.

Ziyade Fasıl

Ziko

‘İyi yemek, iyi eğlence ve kaliteli hizmet’  mottosunu 18 yıldır ilke edinen Ziyade Fasıl, yaz sezonunu özel sürprizleri ile karşılıyor…

Mükemmel lezzetleri kaliteli bir müzikal şov konseptiyle harmanlayan mekanda fasıl, zeybek, flamenko, kafkas, roman, oryantal ve zenne gibi birbirinden etkileyici şovlar misafirlerin eğlenceli ve unutulmaz bir gece geçirmesini sağlıyor.

Ziyade Fasıl

Pazı sarma

Şef Özlem Mekik’in işletmeciliğini yaptığı mekânın damakta iz bırakmak üzerine iddialı olduğu bir menüsü var.

Menü yaprak ciğer, pazı sarma, bademli Zaho, Ziko, Baron,  patlıcan beğendi yatağında kokoreç öne çıkan lezzetler arasında.

Ziyade Fasıl

Patates Ciblesi

Haftanın 7 günü aynı program ile hizmet veren Ziyade Fasıl’a özellikle hafta sonu gidecekseniz mutlaka rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederiz.

Adres: Hilton İstanbul Kozyatağı Sahrayıcedid Mah. Batman Sok. No:4/2 Göztepe Kadıköy İstanbul

Almanya müziğe doydu

Almanya müziğe doydu

Almanya’nın Frankfurt şehrinde gerçekleştirilen “My Fest Germanya Müzik Festivali” büyük bir coşku ile kutlandı. Yaklaşık 8.000 müzikseverin katıldığı festivalde tam anlamıyla bir müzik şöleni yaşandı.

Mustafa Ceceli’den İrem Derici’ye, Rafet El Roman’dan Burak Bulut&Kurtuluş Kuş’a, Sefo’dan Tuğçe Kandemir’e, Elif Buse Doğan’dan İlyas Yalçıntaş’a, Halil Virgin’den Özcan Coşar’a kadar Türkiye ve Almanya’nın en önde gelen isimleri sahne aldı.

Önümüzdeki yıl tekrar yapılması planlanan Frankfurt Müzik Festivaline Frankfurt Belediye Başkanı Peter Feldman ve Frankfurt Başkonsolosu Sayın Erdem Tunçer’de katılarak, günün anlam ve önemini belirten birer konuşma yaptılar.

LGS ve Tatile Doğru Geri Sayım Başladı…

LGS ve Tatile Doğru Geri Sayım Başladı…

Geriye sayım başladı… Bütün sekizinci sınıflar hepimiz çok yorulduk. İki yıldan sonra gerçekten sekizinci sınıfa adaptasyon ve hiç de kolay olmadı. Ama benim çok sevdiğim okulum Bilfen Çamlıca’da öğretmenlerim ve okul müdiremiz sevgili Gülden Erden Hanım bizim bu süreci kolay atlatabilmemiz için çok emek verdi. Hep konuştu, anlattı.. Sadece bizim için değil bu yıl onlar için de hiç kolay geçmedi bence… Buradan Etiler Bilfen Anaokulu eski müdürüm Banu Hanım, Melek Öğretmenim ve sonra Birinci sınıftan bugüne kadar Bilfen Çamlıca kampüsündeki öğretmenlerim, en başından beri yanımızda olan çok sevdiğim müdürümüz Gülden Erden’e, onun yönetiminde bu süreçte emeği geçen okul çalışanlarına, hizmetlilere de teşekkür ederim. Çocukluğumdan bu yaşıma kadar her halde evden çok okulumda vaktim geçti. Hepimiz güzel bir tatili hak ettik. Sınava gireceklere başarılar dilerim.

 

Medusa Topuklu Ayakkabılar…

Topuklu ayakkabı hayranlığım her halde üç yaşlarımdan başlıyor.  Hatta bu kadar yüksek topuklu, platformlu ilk ayakkabı keyfimi de sanırım 6 yaşımda BGStore tarafından çocuklar için yurtdışından getirilen ayakkabılarla deneyimlemiştim. En sevdiğim ayakkabılarımdı o sarı yüksek topuklu ayakkabılarım. Dolayısıyla yaza girerken topuklu ayakkabıların yükselişini yazmadan geçemeyeceğim. Yükselişin çıkış noktası; Beyonce Versace’nin o şeker pembesi platform topuklu ayakkabılarını bir etkinlikte giyiniyor ve sonrası internette adeta bir sosyal medya patlaması yaşanırcasına her tarafta yayınlanıyor. Sonrasında giyinen çok ünlü ve insanlar var.  Ve bence bana kalırsa bu topuklular bayağı bir hayatımıza yerleşecek. Hatta rahat spor tarz ayakkabılar kadar uzun süreli kalacak. YSL’nin modeline de bayılıyorum en sevdiğim renkleri bir arada toplamış. Siz de benimle aynı fikirdeyseniz email adresime yazmanızı bekliyorum.

Patiseri Monsieur Dior

Restoran Ve Patiseri Monsieur Dior

Christian Dior’un yemek kitabından esinlenerek düzenlenen ve Paris’in yeni gözdesi olmaya aday olan Monsieur Dior restoran misafirlerini unutamayacakları lezzetlerle tanıştırıyor.  Monsieur Dior olarak adlandırılan Restoran Jean Imbert’in zarif ve de ilgi çekici Fransız yaşam sanatını somutlaştırıyor. Sadeliği zarafetle birleştirmeyi iyi bilen marka; mutfak, sofra sanatına adanmış özel Dior Maison koleksiyonları ile restorana zenginlik katmış.  Monsieur Dior mutfağının başında ünlü Fransız şef Jean Imbert bulunuyor. Restoranın dikkat çekici menüsü Christian Dior’un La Cuisine cousu main adlı kitabından alınan ilhamla sunumlarını şekillendirilmiş. Paris’e gidenler buraya uğramayı bence unutmayın…

Artık mütevazı olmayacağım!

Artık mütevazı olmayacağım!

Bu ayki konuğumuz sahne sanatçısı şair ve seyyah… Sanatçı ruhunu sonuna kadar yansıttığı sahnesinde müzik var, kendi yazdığı seslendiği şiirleri var… Kitaplarının aynı ismiyle seslendirdiği şiir albümleri ile de ayrıca ilgi görüyor.  Başarılı sanatçı sadece edebiyat alanında değil şehirlerin kültürlerine olan merakı ile aynı zamanda bir gezgin ve öğretmen. İçinde bulunduğu her alanda başarıyı yakalayan sevgili sanatçı Tuğba Ünal hanedancity.com’un  konuğu… On parmağında on marifet dediğimiz insanlardan olan başarılı sanatçı Tuğba Ünal ile “Öyküm Sensin” son çıkan şiir kitabını, sahnesini, sanatçı kişiliğinin hayata yansımasını siz kıymetli okurlarımız için konuştuk… Keyifle okumalar…

Artık mütevazı olmayacağım!

 Yazmak istediğinizi ilk ne zaman fark ettiniz?

Çocukluğumdan başlayan bir hikâye bu! Sırf arkadaşlarımı mutlu etmek için küçük kâğıt parçalara şiirler, sözler yazıp onlardan habersiz çantalarına koyardım akşam evlerinde okusunlar diye! Yazma isteğim ilkokul yıllarında başladı. Sevgi dolu halim o yıllardan kalma şiir değildi belki ama karşı tarafı mutlu eden cümlelerdi…

Hikâyeniz nasıl başladı öğrenebilir miyiz?

Hep derdim ki; bir gün benim de bir kitabım olacak. Bir kitap yazacağım, yakın zamanda çıkacak diye hayaller kurardım. Benden önceki üstatları okuyarak, onların yollarında giderek bu hayalimi gerçekleştirmiş oldum. İlk kitabım “Güzellik Zor Hikâye” birkaç sene önce yayınlanmıştı. Mevlana’nın söylediği gibi yola çıkmazsan yol görünmez ve ben o yola çıktım… Özetle hikâyem sıfırdan başladı ve şiirle…

Yeni çıkan şiir kitabınız “Öyküm Sensin”den bahseder misiniz?

Öyküm sensin benim ikinci kitabım… Öyküm kızımın adı. Kitabıma çok sevdiğim kızımın ismini verdim. Onun ismiyle yayınlandı. Öyküm benim en değerlim. Şiirsel denemem içerisinde ayrılık var. Acı var. İnsana yönelik, hayata dair tüm duyguları barındırıyor. Okuyanlar kendilerinden mutlaka bir parça buluyor. Öyküm sensin kitabı bana pek çok ödül kazandıran ve hayatımın dönüm noktalarından birisidir.

Tuğba Ünal

Bu kitabı oluştururken nereden ilham aldınız?

Kitabımı yazarken pek çok şeyden ilham aldım. Tanık olduğum ihanetler oldu. Yalanlar, rüyalar, yalnız insanlar, cesaret edemediğim aşklar, platonik sevgiler yani anlayacağınız yine bol bol gözlem yaparak yazma serüvenime devam ettim.

Kendinizi yazmaya zorladığınız oldu mu?  

Evet, beni anlamayan herhangi biriyle zaman geçirmektense, duygularımı kağıda dökmeye döndüğüm oldu. Kendi kendime konuşarak geçtiğim tüm zorlu yolları düşünerek, yüzlerce şiir söz döküldü, hece hece… Başladığım hiçbir şeyi yarıda bırakmadım illa o gün o bitecek. Bu yönümle tabii ki yazmaya zorlandığım zamanlar oldu. İyi ki de olmuş çünkü zor olan değerlidir. Kendimi yazmaya zorladım vakitlerim çok oldu.

Seyahat etmeyi sevdiğinizi biliyorum, merak ettiğim seyahatler yazarlık yönünüzü nasıl etkiledi?

Elbette çok fazla faydalandım. Beni her yönden geliştirdiğini düşünüyorum. Her şehrin tarihi dokusu, hikâyesi, yaşadıkları,  bir öyküsü var. İlk şiirimi Valensiya’da yazdım. Öyle bir yer ki; aşık olmuştum adeta… Okuyucular Valensiya aşkımı kitapta bulacaklardır. Her ülke, her şehir ayrı ayrı heyecanlar taşır ve bizim gibi kalem olan insanlarda bundan büyük pay çıkarır.

Tuğba Ünal

Şiirleriniz gerçek hayatta yaşanmışlıklara mı yoksa hayal, fanteziye mi dayanıyor?

Bazen hayal fantezi bazen de gerçek

Edebiyat hayatında etkilendiğiniz karakterler var mı? Ya da o karakterlere yazılan şiirlerden etkilendiniz mi?

O kadar çok var ki… Şöyle yanıt vereyim; Edip Cansever der ki; öyle çık ki karşıma, her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim.

Okuyucunun ilişki kurabileceği, içinde bulabileceği şiirler yazmak ya da okuyucuya bu hayatta yalnız değilsin, buyur kendine şu zamanın yetişilmez hızında bir aralık, işte bir kaçış yolu oku kendini bul bu dizelerde diyebileceğiniz şiir ya da yazılar yazmak sizin için önemli mi?  Neden?

Şairler ve yazarlar kendileri için değil; insanlık için yazarlar… Senin, benim, onun için yazılır…  Yaşama ışık tutar… Yalnız değilsin, tek değilsin aslında hepimiz aynıyız diye yazılmıştır her şey…

İnsanların şiirlerinizden ne alacağını düşünüyorsunuz?

Acılarımız ve sevinçlerimiz ortak… Onlara yarenlik yoldaşlık yapsın.

Anlayabilmek önemli olan… “Şair burada ne anlatmak istedi” cümlesi zaten buradan ortaya çıkmıştır.

Şiirlerinizi yazarken aklınızda olan belirli bir hedef kitle var mı?

Açıkçası belli bir hedef kitle koymadım, herkese hitap etmeli, herkes kendini orada görmeli diye düşündüm.

Tuğba Ünal

Edebiyata, şiire, kitaplara kültür sanata duyulan ilgi sizce şuan olması gerektiği noktada mı?

Maalesef günümüzde eskilerde olduğu gibi değer verilmiyor edebiyata… İnsanlar yazmak istemiyor. Hep kolaya kaçıyorlar, başkalarının sözlerini çalıp paylaşıyorlar. Kendileri üretmiyorlar ve bu çok üzücü bir durum. Edebiyata da yeteri kadar değer verilmiyor. Sanata da değer verilmiyor. Maalesef ülkemizde durum böyle, aslında dünyada durum böyle…

Dijitalleşme ile basılı malzemelerin azaldığını biliyoruz. Basılı kitapların azalması, modern toplumda şiirin, edebiyatın yerini etkiler mi?

Artık yeni Dünya düzeni dediğimiz bir şey var. Kitaplar basılmıyor. Çok fazla insan pek çok kitabı, yayını, günlük gazeteyi bile dijitalden okumaya başladılar. Dolayısıyla imza günlerde eskisi kadar çok sık yapılmıyor. Her şey dijitale döndü…

 Bu yeni kitabınızda en çok etkilendiğiniz şiiriniz hangisi ya da sizin hikâyenizi anlatan bir şiiriniz var mı?

Yazdığım pek çok şeyi seviyorum, insanlar orada kendini görüyor ama en sevdiğim “Umuyorum” adlı eserim..  Umudunu kaybetme diyor orada, her seferinde umudunu kaybetme…

 Bu kitabı yazarken belirli bir rutininiz var mıydı? Zamanı iyi kullananlardan mısınız?

Ben dokunsal biriyim. Alt yapım duygu yüklü… Dokunduğum an sözleri bir çırpıda bitiriveririm. İlham gelmesi ile de alakalı aslında. Bu zamanı çok iyi kullanırım ilham geldiği zaman ortadan kaybolur, kendime başka bir dünya kurarım.

Tuğba Ünal

Bir kitabı ne kadar sürede yazıyorsunuz?

Belki gülebilirsiniz ama çok kısa zamanda… Hatta bu biraz şaşırtıcı olabilir çünkü ünlü yazarlar eserini ortaya çıkarmak için senelerdir bekleyebilir. Böyle olan insanlar var ama ben hızlı bir şairim. Aceleciyim.

Bazı sanatçılar bestelerini yaparken veya söz yazarken âşık olmalıyım ya da şehirden uzaklaşmalıyım ve benzeri bazı koşullardan bahsedebiliyor. Sizin için de böyle durumlar geçerli mi? Size ilham nasıl gelir?

Evet, herkesten uzak bir yerde olmayı tercih ederim. Turizmci olduğum için çok fazla otel sahibi arkadaşım var. İlham geldiğinde çoğu zaman otel odasında, bir mum ışığında hafif müzik eşliğinde sözlerimi bestelerimi yazarım. Bestelerimi her şeyden uzaklaşıp, insanlar uykudayken sözlerini yazarım. Aşık olmaktan korkarım. Zaten şu anda öyle bir düşüncem yok. Yazmayı çok seviyorum, ilham gelmeye görsün…

 Artık bazı kitapların, romanların, filmleri çekiliyor. Bir şiir kitabından da böyle bir tasarım çıkabilir mi?

İleri ki zamanda hayatımın film olmasını çok isterim. Belgeselinin yapılmasını çok arzu ederim. Bir şiirle nasıl hayat değişir, insanlar zaten buna şahit oldular. Şiirin devamında da şarkı oldu. Ve hayatım sanatla devam ediyor. Ayrıca; sevilmek şahane bir şey…

 Bu tarzınızla, bu enerjik çalışma temponuzla gelecekte neyi başarmak istiyorsunuz, başka planlarınız da var mı?

Kitap yazmaya devam ederken “Kalbince” albümüm çıkmıştı. İlk kez pop şarkı söyledim Maxi Single’da yaklaşık altı parça var. İki tanesinin klibi çekildi, çok çok da ödül aldı albüm. Bu bana güç verdi.  Şimdi ise bir rap şarkı yaptım, sevenlerim farklı tarzlarda beni görecekler. Sesime yönelik her şeyi yapabilirim zaten ağırlıklı olarak müziğe yöneldim… Ben de planlar, ben de sürprizler bitmez. Bakalım, hep beraber göreceğiz.

Tuğba Ünal

 Sizi en çok neye kızarsınız? Kırmızıçizginiz var mıdır?

İnce Çizgin elbette var. Haksızlığa, yalana ve ihanete asla gelemem ve çok kızarım. Sözünde durmayan kimseyi sevmem, dürüstlük ince çizgimdir. Ben de orta yoktur ya beyaz ya da siyahtır. Ve güven benim için olmazsa olmazımdır.

 Yazmak dışında neler yapıyorsunuz? Spor yapar mısınız?

Pilates yaparım. Yüzmeyi ve yürümeyi çok severim. Dolaysıyla yüzerim, yürüyüşe çıkarım bol bol spor yaparım…

Kendinize bakar mısınız?

Sağlıklı beslenirim. Kendimi hiç üzmem de, yıpratmam da… Her ne olursa olsun koşullar bol su içerim… Zihnimi dağınık bırakmam ve sadece bana iyi gelen insanlarla zaman geçiririm çünkü kendime çok aşığım… 

Sosyal medyada nasılsınız? Takip ettiğiniz ünlüler var mı? Yazarlar ya da…

Şu anda isim vermem çok doğru olmaz. Çok fazla takip ettiğim aynı geminin yolcuları arkadaşlarım ve dostlarım var. Bizler hep birbirimize destek olmuşuzdur bugüne kadar, hepimizin yolu açık olsun…

Bir de şunu merak ediyorum; yazdıklarınız tamamlanmadan birilerine okutur musunuz? Neden?

Başta çekinirim ama kendim okuyup içime sindikten sonra, eserlerimi ve sözlerimi üstatlarıma gösteririm… Onların eleştirileri benim için çok önemlidir. Eleştiriye açık bir insanım, doğru eleştiriyi çok severim. Üstatların her zaman yeri vardır yüreğimde..  İyi bir öğrenciyimdir… İyi bir dinleyiciyimdir… Hata yapmayı çok severim. Hatalar bana çok güzel şeyler öğretir. Çok hata yaptım. Çok şey öğrendim ve artık daha iyi yazmaya başladım. Kendimi geliştirmeyi çok seviyorum yazdığım eseri de gururla başka sanatçı dostlarıma gösteririm, tepkilerini öğrenirim.

 Kendinizi, enerjinizi nasıl yenilersiniz? Beyninizi nasıl boşaltırsınız? Nasıl rahatlarsınız?

Dans etmeyi çok severim. Şarkı söylemeyi çok severim. Yoga yaparım gökyüzüne bakıp gözlerimi kapatıp dua ederim. Hakkımda hayırlısını dilerim tanrıdan… Yemek yaparım. Arkadaşlarımla zaman geçiririm. Sevdiklerimle zaman geçiririm, yazarım çizerim deli dolu hayatıma devam ederim

Tuğba Ünal

En sevdiğiniz şairler kimlerdir?

Atilla İlhan, Edip Cansever, Sabahattin Ali…

 En son okuduğunuz keyif aldığınız kitaptan bahseder misiniz?

Aşkım Kapışmak’ın “Üç 21 Kuralı” şifa ritüelleri muhteşem şifa dolu bir kitaptı benim için… Ve kitaptan bir söz paylaşmak istiyorum diyor ki; bize kendimizi sevmek öğretilmedi. Oysa mucizeler kendini sevmeyi başaranlara görünür. Muhteşem bir söz bence ve herkese tavsiye ederim.

Sizce başarının sırrı nedir?

Başarının sırrı kendinizden geçiyor aslında… Amacımız ve hedefimiz başta belli olmalı. Mutlaka bir zaman çizelgesi olmalı. Başta kendine inanmalı azimli ve özverili olarak çalışmalı insan… Bu durumda hayallerine kısa zamanda ulaşır ama gereksiz hırs seni hüsrana sürükler. Çok çalışmak doğru zamanda doğru projelerle ortaya çıkmak gerekir. Yetenek zaten olmalıdır ve büyük hırsızlar yapılmaması gerekir ve tabii ki destek ❤️Sevdiklerinin desteği ile başarı zaten kaçınılmazdır..

Jolly Joker Açık Hava konserleri başlıyor

Jolly Joker Açık Hava konserleri başlıyor

Jolly Joker tarihinde ilk kez moduna, havana, kafana tam da sana göre konserlerle 28 Temmuz – 6 Ağustos tarihleri arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Harbiye Cemil Topuzlu sahnesinde.

Jolly Joker, geçen 13 yıl içinde kültür alanlarını genişleterek  10 şehirde 19  farklı mekanla büyük bir aileye dönüştü. Her yıl yaklaşık 1,5 milyona yakın müzikseveri ağırlayan Türkiye’nin en yaygın canlı müzik mekanı  Jolly Joker,  sevilen isimlerini Jolly Joker konserleri ile  şehrin ve yaz aylarının en değerli mekanlarından  İstanbul Büyükşehir Belediyesi Harbiye Cemil Topuzlu’da müzikseverlerle buluşturuyor.

Jolly Joker konserlerini açık havada deneyimlemek için biletler Biletix’te

Program:

28 Temmuz Yıldız Tilbe
29 Temmuz Yaşar
30 Temmuz Gülşen
31 Temmuz Emir Can İğrek
1 Ağustos Hakan Altun
2 Ağustos Yıldız Tilbe
3 Ağustos Selda Bağcan
4 Ağustos Koray Avcı
5 Ağustos Levent Yüksel
6 Ağustos Yıldız Tilbe

Trio oluşturdular

Trio oluşturdular

Suat Suna Proje albümünün ikinci teklisi “Yalan Değil“ bu sefer Deniz Seki ve İskender Paydaş dokunuşu ile yepyeni enerji kavuştu.

Fatma Turgut düeti Aramızda Uçurumlar ile projenin haberini veren ve dinleyici tarafından oldukça beğenilen, radyo ve dijital platformlardaki listelerde üst sıra başarısıyla taçlanan projenin ikinci şarkısında Suat Suna, Deniz Seki  ve İskender Paydaş kamera karşısına birlikte geçti.

Şarkının düzenlemesi usta aranjör İskender Paydaş tarafından yapılırken klibin yönetmenliğini Enes Bilal Taşçı üstlendi.

Akdeniz esintisi L’Olivetto Restaurant’ta esiyor

Akdeniz esintisi L’Olivetto Restaurant’ta esiyor

Modern şehir hayatının içinde vaha olarak tasarlanan L’Olivetto Restaurant, Akdeniz mutfağını Ataşehir’e taşıdı. Zengin menüsü, kaliteli hizmeti, geniş bahçesiyle misafirlerini şehrin göbeğinde huzurla buluşturan mekan, İstanbul’un vazgeçilmez adreslerinden olmaya aday.

L’Olivetto Restaurant

Şık ve modern mimarisiyle her detayı özenle düşünülerek tasarlanan L’Olivetto Restaurant, İtalyan lezzetlerini mekana özgü yorumlarla lezzet severlerin beğenisine sunuyor. Dr. Koray Erdoğan’ın sahibi olduğu restaurant, taze tatlardan oluşan zengin menüsüyle özel etkinlikler ve davetlere de ev sahipliği yapıyor. Çarşamba, cuma ve cumartesi olmak üzere haftanın üç günü canlı müzik olan restaurantta misafirlere yemeklerinde pop-jazz tınılar eşlik edecek.

Şef Arif Tuyuğ imzalı mevsimlik malzemelerin yaratıcılık ve lezzetle harmanlandığı L’Olivetto Restaurant’ın menüsü öğlen ve akşam yemeğinde misafirlerini ağırlıyor. Restaurant sadece hafta sonuna özel Akdeniz kahvaltısıyla güne keyifli bir başlangıç sunuyor. Mekan, özel pizza fırınında pişen gerçek İtalyan pizzasından risottaya, birbirinden lezzetli makarna çeşitlerinden et ve balık yemeklerine ve tiramisu, saint sebastian gibi eşsiz tatlara uzanan mutfağıyla damaklarda lezzet şöleni yaşatacak.

L’Olivetto Restaurant

Pazartesi günleri hariç haftanın 6 günü hizmet verecek olan L’Olivetto Restaurant, şehrin yoğunluğuna kısa bir mola vermek isteyenlerin tam aradığı yer.

Tatil sezonun açtılar

Tatil sezonun açtılar

Güzel sunucu Özlem Yıldız Bodrum Azka Otel’i mesken tuttu. İstanbul’da işlerini düzene koyarak her fırsatta Bodrum tatile gelen Özlem Yıldız fiziği ve güzelliği ile dikkatleri çekmeye devam ediyor. Hafta sonu Bodrum’a gelen Özlem Yıldız gündüz Azka Otelin beachinde denize girip güneşlenirken yakın arkadaşı İlgi Gövsa ile denize girerken objektiflere yakalandı. Güzel sunucu eski manken arkadaşı İlgi Gövsa’nın doğum günü kutlamaları için üç günlüğüne Bodrum’a gelmiş. Bol bol denize girip güneşlenen arkadaş grubu akşam sahilde ateş yakarak doğum günü pastasını üflemişler. Özlem Yıldız dört göz ile okulların tatil olmasını bekliyormuş. Oğlunun okulu tatil olması ile birlikte yaz boyunca Bodrum’da olacaklarmış.

Eşsiz manzarasıyla “SKY Karaköy”

Eşsiz manzarasıyla “SKY Karaköy”

JW Marriott Istanbul Bosphorus’un terasında İstanbul’un en güzel manzarasını sergileyen SKY Karaköy misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.

Sade, konforlu ve şık bir dekorasyona sahip olan SKY Karaköy’ün imza kokteylleri ve lezzetleri de ilgi görüyor. 18.00’da kapılarını açan SKY Karaköy DJ müzikleri eşliğinde konuklarını ağırlıyor. Bar konseptine uygun lezzetlerin ve sushilerin servis edildiği SKY Karaköy’ün mekana özel Lavinia, No. 49, Karaköy Smash, Pearl gibi imza kokteylleri de oldukça revaçta…