Yazılar

Ramazan ayına özel lezzetler Fırın-Ci’da

Ramazan ayına özel lezzetler Fırın-Ci’da

Fırın-Ci, Ramazan ayında misafirlerini birbirinden eşsiz yöresel özel lezzetlerini deneyimlemeye davet ediyor.

Diyarbakır’ın geleneksel lezzetlerini yepyeni tariflerle harmanlayan Fırın-Ci, Ramazan ayı boyunca Fişekhane’nin özgün mimarisindeki açık ve kapalı alanlarında tadına doyulmaz iftar buluşmalarına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

İftar menüsünde neler var?

Mercimek çorbası ile başlayan yemek, ara sıcaklar ve çiğ köfte, içli köfte, kuru patlıcan dolması; salata çeşitlerinde çoban salata, mevsim salata, ezme salata, meyir; ana yemeklerinde ise, kuzu tandır, kuzu kavurma, diyarbakır kebabı, tavuk biftek, kuşbaşılı kaşarlı pide, iç pilav, kuzu pirzola veya kuzu külbastı bulunuyor.

Tatlıda da Ramazan’a özel tatlı güllaç yer alıyor.

Nilhan Sultan Köşkü’nde iftar

Nilhan Sultan Köşkü’nde iftar

Nilhan Sultan Köşkü Paşalimanı, Ramazan’da da geleneklerimizi yaşatmaya devam ediyor.

Birbirinden lezzetli tatların bulunduğu zengin bir menü sunmasının yanında çeşitli etkinliklere de ev sahipliği yapacak olan mekân, Ramazan’ı tüm renkleriyle yaşatmaya talip oluyor. Nilhan Sultan Köşkü’nde iftar

Zengin Ramazan menüsü

İftariyeliklerde Çanakkale Ezine Peyniri, Erzincan Şavak Tulum Peyniri, Erzurum – Akdağ Tereyağı, Gemlik Zeytini, Tokat Bez Sucuk, Kastamonu Pastırma, Afyon Manda Kaymağı, Havuç Reçeli, Bitlis Karakovan Balı, Hurma, Meyveli Hoşaf ve Demirhindi Şerbeti ikram ediliyor.

Etli Piruhi

Etli Piruhi

Çorba olarak 16. yüzyıldan bir reçeteyi yeniden yorumlayan Nilhan Sultan Köşkü Paşalimanı, misafirlerine kabuksuz badem, muskat ve kemik suyu ile hazırlanan Badem Çorbasının yanında başlangıç olarak Asitte Levrek, Humus, Vişneli Zeytinyağlı Yaprak Sarma, Mastabe, Zeytinyağlı Enginar ve Közde Patlıcan Salatası sunuyor.

Tandır

Tandır

Ara sıcaklarda Lor Dolması ve Nilhan Sultan Köşkü Paşalimanı’nın en beğenilen reçetelerinden biri olan Etli Piruhi servis edilirken bu eşsiz lezzetlere Portakallı/Çilekli Semizotu Salatası eşlik ediyor.

Ana yemeklerde ise kuzu ciğer, kuş üzümü ve dolmalık fıstıklar ile hazırlanan İç Pilav, Kuzu Tandır ve Püryani sunulurken, tatlılarda Güllü Aş ve Kaymaklı Saray Ekmeği ile müthiş ziyafet sonlandırılıyor.

Lor Dolması

Sahur menüsünde ise misafirlere Günün Çorbası, Menemen, Haşlanmış Yumurta, Ezine Peyniri, Erzurum Civil Peyniri, Kars Eski Kaşar Peyniri, Erzincan Şavak Tulum Peyniri, Gemlik Zeytini, Bezirgân Kebabı, Puf Böreği, Bitlis Karakovan Balı, Afyon Manda Kaymağı, Domates, Salatalık, Köy Biberi ve Sınırsız Çay sunuluyor.

Restoranda ayrıca Osmanlı İmparatorluğu’na ait bir diğer Ramazan geleneği olan diş kirası da canlandırılıyor ve misafirlere küçük keselerde çeşitli hediyeler sunuluyor.

Oruç tutarken şunlara dikkat edin

Oruç tutarken şunlara dikkat edin

Ramazan ayının gelmesi ile birlikte hem öğün saatleri hem de sofraya konulan gıdaların içerikleri değişiyor. Normal günlerde daha hafif beslenilmeye dikkat edilirken, Ramazan’da 15 saatlik açlığın sonunda tercihler daha ağır ve daha fazla yemekten yana kullanılıyor. Uzun süren açlığın sonunda oruç tutan bireylerde oluşan kan şekeri düşüklüğü ise fiziksel ve ruhsal olarak birçok değişikliğe yol açıyor. Ramazan ayında iftar ve sahur menülerini belirlerken beden ve ruh sağlığının korunması amacıyla sağlıklı ve uzun süre tok tutan gıdaların tüketilmesi büyük önem taşıyor. Ramazan’da nasıl beslenilmesi gerektiği, en çok hangi gıdaların tok tuttuğu, sahura kalkmanın gerekli olup olmadığı, yemekten sonra oluşan ağırlık hissinin nasıl giderilebileceği ise en çok sorulan sorular arasında yer alıyor. Memorial Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Hüban Ercan, iftar ve sahurda nasıl beslenilmesi gerektiği ile ilgili önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Uz. Dyt. Hüban Ercan

Ramazan ayında iftar ve sahur menülerini belirlerken beden ve ruh sağlığının korunması amacıyla sağlıklı ve uzun süre tok tutan gıdaların tüketilmesi büyük önem taşımaktadır. 15 saatlik açlık sürecinde insan vücudunda metabolizmal anlamda birçok değişiklik meydana gelmektedir. Bu değişiklikler arasında su kaybı ile birlikte vücudumuzda mineral kaybının ortaya çıkması, uzayan açlıkla birlikte kan şekerinin düşmesine bağlı olarak meydana gelen baş ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi, göz kararması, el titremesi ve halsizlik gibi bulgular yer almaktadır. Zaman içerisinde vücut bu yeni düzene adapte olur ancak özellikle Ramazan ayının ilk haftalarında iftar ve sahur sofralarında doğru besin tercihlerinin yapılması ve bu besinlerin doğru pişirme yöntemi ile hazırlanması adaptasyon sürecinin hızlanmasına destek sağlar. İftar ve sahurda tüketilebilecek besinler şu şekilde olabilir:

SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ: Sahurda tüketilen kefir, yoğurt, ayran ve süt gibi ürünler içeriğinde barındırdığı kalsiyum ve protein içeriği ile hem tokluk süresini uzatır hem de günlük alınması gereken kalsiyum miktarının karşılanmasına katkı sağlar.

YUMURTA VE PEYNİR: Yumurta beslenmede referans protein kaynağını oluşturur. Yapısında elzem olan tüm aminoasitleri içerir. Beslenmede yumurtaya yer verilmesi tokluk açısından büyük önem taşır. Besin değerleri oldukça yüksek olan yumurtanın daha çok suda pişirme yöntemi ile tüketilmesi tercih edilmelidir.

Sütten elde edildiği için süt grubunda gibi görünen peynir aslında besin değerleri açısından et grubu ürünlerle benzerlik gösterir. Sahur sofralarında tüketilen yaklaşık 30 gram kadar peynir ve bir porsiyon kadar süt ürünü, bir yetişkinin günlük alması gereken kalsiyum miktarının yüzde 60’ına yakınını karşılar.

ET ÜRÜNLERİ: İftar sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan et ürünlerinin fazla tüketimi sağlık açısından risk oluşturabilir. Özellikle kırmızı et tüketimi haftanın 3 gününü geçmemeli, beyaz et haftanın iki günü tüketilmelidir. Etlerle birlikte posa alımını artırmak için yanında mutlaka sebze eşlik etmeli, haftanın iki gününde de bitkisel protein kaynağı olan kurubaklagillere  ( fasulye, mercimek, nohut, barbunya v.b)  yer verilmelidir.  Hayvansal kaynaklı proteinin gereğinden fazla alınmasının kalp ve damar hastalıkları riskini artırabileceği unutulmamalıdır.

TAHILLAR: Karbonhidrat kaynağı olan tahıllar günlük enerjimizin yüzde 50-55’ini karşılar. Tüketilecek tahılın çeşidi uzun süre tok kalabilmek açısından önemlidir. Tam tahıl, buğday, çavdar, yulaf, bulgur ve bakliyatlar içeriğinde lif barındıran, tok tutan ve kan şekerini dengelemeye yardımcı olan tahıl gruplarıdır. İftar ve sahur sofralarında doğru karbonhidrat seçiminin yapılması günü enerjik geçirmemize yardımcı olur.

SEBZE VE MEYVELER: Sahur ve iftar sofralarında vitamin ve mineral alınımı sağlayabilmek ve yeterli posa tüketimini artırabilmek için çiğ veya pişmiş sebzelere yer vermeliyiz. Meyveler ise günlük şeker ihtiyacının karşılanması için en doğru kaynaktır. Kuru ve yaş olarak tüketilebilecek olan meyveler günlük enerjimize katkıda bulunurken, çeşitli vitamin ve mineralleri sağlayarak antioksidan içerikleri ile de yorgunluğun giderilmesine katkıda bulunur, stresin azalmasını sağlar. İftar sofralarında şeker ilavesi yapılmadan meyve kompostolarına da yer verilebilir.

KURUYEMİŞLER: Antioksidan özellik gösteren E vitamininden zengin olan yağlı tohumlar sağlık açısından günlük beslenmede yer verilmesi gereken gıdalardandır. Badem, fındık, ceviz, kabak çekirdeği gibi yağlı tohumların çiğ tüketilmesi sağlık açısından faydalıdır. Yağlı tohumlar birlikte alındığı öğünün, mide geçiş süresini uzatacağı için tokluk süresinin artırılmasına yardımcı olur. En çok dikkat edilmesi gereken konu ise bu ürünün tüketim miktarıdır.

TATLILAR: iftar sofralarının vazgeçilmesi olan tatlılar şeker içeriğinden dolayı sınırlı tüketilmelidir. Sütlü tatlıların karbonhidrat ve yağ içeriği, şerbetli ve hamurlu tatlılara oranla daha azdır. Bu sebeple sütlü tatlıların sofrada yer alması hamur ve şerbetli tatlılara göre daha dengeli olur. Tüketim sıklığı oldukça önemli olan tatlının haftanın iki gününden fazla tüketilmemesine dikkat edilmelidir.

RAMAZAN SOFRALARI İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ

*Oruç tutacak kişiler sahura mutlaka kalkmalıdır

*İftar ile sahur arasındaki süre su tüketimi açısından iyi değerlendirilmeli ve günlük ihtiyaç duyulan su miktarı tüketilmelidir.

*Çay ve kahve vücutta su atıcı özelliğe sahiptir. Kahve ve çay suyun yerine geçmediği gibi, içilen her bir bardak çay ve kahve için ekstra bir bardak su içilmelidir.

*İftar yemeğine mutlaka bir çorba ile başlanmalı ve ana yemeğe geçmek için çorbadan sonra 15-20 dakika ara verilmelidir.

*Yemeklerin daha kolay hazmedilebilmesi için hangi pişirme yönteminin kullanıldığı da önemlidir. Bir kilogram kadar sebze yemeği için iki yemek kaşığı sıvı yağ, tercihen zeytinyağı kullanılmalıdır.

*Et yemeklerinin pişirilme yöntemi yağsız tavada ızgara, fırın ya da haşlama olarak tercih edilmelidir. Etler yağ ilavesi yapılmadan kendi yağı ile pişirilmelidir.

*Sahur ve iftarda aşırı tuz tüketiminden kaçınılmalıdır. Tuzlu olduğu düşünülen ürünler suya konularak tuzu çıkarılmalıdır. Çünkü tuz hem ödem hem de susuzluğa neden olur.

*İftar yemeğinden bir iki saat sonra meyve ve doğru miktarda kuruyemiş içeren bir ara öğün yapılabilir. Haftanın iki günün de de bu öğünün yerine sütlü tatlı tercih edilebilir.

*iftar ve sahur sofralarında geçirilen süre uzatılmalı, hızlı bir şekilde yiyip kalkılmamalıdır. Bununla birlikte her bir lokma çok çiğnenmelidir. Bu durum mide sindirimini rahatlatmaya yardımcı olur.

*Mineral kayıplarının yerine konulması için tansiyon hastaları hariç günlük bir maden suyu tüketilebilir.

Kimler Oruç Tutmamalı?

Kimler Oruç Tutmamalı?

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. İrem Aksoy, Ramazan ayında beslenme ile ilgili merak edilenleri anlattı.

Ramazan ayı kilo kontrolünü yönetmek ve sağlık açısından çok önemlidir. Su ve besinlerin kıymetinin en çok bilindiği bu dönemde tabii ki akıllara oruçta beslenme ile ilgili birçok soru gelmektedir. Bunlardan en popüler olan birkaç soruya birlikte cevap aramaya başlayabiliriz.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. İrem Aksoy

Ramazan ayında neden kilo alınır?

Sahur ve iftar arasındaki ortalama 15-16 saatlik sürede besin alımı yapılmaması gereken bu ibadette genel olarak en sık yapılan hataların başında tek öğün beslenmek geliyor. Tek öğün beslenmek öğün yapıldıktan birkaç saat sonrasından başlayarak gün boyu devam eden düşük kan şekeri anlamına gelir. Dolayısıyla uzun süre açlıktan sonra yapılan ilk öğünde daha hızlı, fazla ve basit karbonhidratları içeren besinlerle beslenmek kilo almaya sebep olabilir. Diğer yandan metabolizma hızı uzun süreli açlıklarda yavaşlar ve bu durumda kilo almak mümkün hale gelebilir.

Genel olarak oruç tutulan dönemde enerji düşüklüğü sebebiyle hareketsiz kalmak da kilo kazanımının diğer nedenleri arasında yer alabilir. Gün içerisinde yapılan fiziksel aktivitenin oruç tutarken azalması vücudun enerji harcamasını olumsuz etkilediğinden her ne kadar besin alımı aynı düzeyde olsa da kilo kazanımı kaçınılmaz olacaktır.

Toplumumuzda geleneksel hale gelmiş bol çeşitli iftar davetleri ve iftardan sonra tüketilen genellikle porsiyonu abartılan şerbetli tatlılar da kilo almaya sebep olan etmenler arasında yer almaktadır.

Sahurda ve iftarda hangi besinleri tercih etmeliyiz?

İlk olarak sahur ihmal edilmeyerek sağlıklı bir sahur yapılmalıdır. Sahurda, uzun süre tok kalmanıza fayda sağlayacak yeterli protein ve bol lif içeren bir öğün yapılmalıdır. Örnek vermek gerekirse; kaliteli protein kaynaklarından yumurta, peynir, yoğurt, süt ve kefir gibi gıdalardan biri veya birkaçı mutlaka sahur menünüzde yer almalıdır. Bol lif ve sağlıklı besin ögeleri içeren yulaf ezmesi gibi tahıllar, sebzeler ve meyveler de sahur menünüzde yer almalıdır.

İftarda ise hafif iftariyeliklerle başlangıç yapılabilir. Örneğin; peynir, zeytin, kuru domates, ceviz gibi çiğ kuruyemişler, kuru kayısı, hurma gibi kuru meyveler. Devamında besleyici bir çorba tüketilerek bir süre ara verilmelidir. Ana ve yardımcı yemekler gayet hafif olmalı ve çok tuzlu, baharatlı ve yağlı olmamalıdır. Yeşil sebzeleri yoğunlukla barındıran bir salata, günlük ihtiyacı karşılamak için gerekli olan protein kaynakları iftar menüsünde mutlaka olmalıdır.

İftar sonrasında en az bir ara öğün yapılmalıdır. Bağışıklığa destek sağlayacak antioksidanlar içeren meyveler, sağlıklı yağlar içeren yağlı tohumlarla birlikte bir ara öğün yapılabilir. Haftada 1-2 gün hafif bir sütlü veya meyveli tatlı tercih edilebilir. İftardan sonra sindirim sisteminin rahatlamasına destek olacak bitki çayları içilebilir.

Son olarak en önemli olan günlük su ihtiyacı doğru zamanlarda ve miktarda içilerek karşılanmalıdır.

Kimler oruç tutmamalı?

Oruç ibadeti yerine getirilirken sağlığı olumsuz etkileyecek durumlarda ara verilmeli ya da sağlık durumu elverişli olmayan bireyler oruç tutmakta ısrar etmemelidir.  Akut veya kronik hastalıklara sahip olan insanlar için oruç ibadeti muaf sayılırken bazı bireyler yine de oruç tutmayı isteyebilirler. Bu durumda sağlık takiplerini yapan hekimlerin ve diyetisyenlerin önerilerine uyarak hareket etmeleri gerekmektedir.

Oruç tutması riskli olanlar arasında en başta diyabet hastaları, hipoglisemi takları yaşayan bireyler, hamileler ve emziren anneler gelmektedir.

Sarayda Ramazan sofrası  

Sarayda Ramazan sofrası  

Çırağan Sarayı, Ramazan dönemine özel enfes yemekler ve iftar etkinlikleri ile öne çıkıyor.

Tuğra’da İftara Özel Lezzetler

İhtişamlı Çırağan Sarayı’nın birinci katında yer alan Tuğra Restoran, Ramazan dönemine özel hazırladığı benzersiz iftar menüsü ile konuklarını lezzet şölenine davet ediyor. Taptaze sıcacık ramazan pideleri, birbirinden leziz geleneksel iftariyelikler, erken hasat zeytinyağı ile hazırlanmış zeytinyağlı lezzetler, masada özel sunumla servis edilen çorba çeşitleri, leziz ara sıcaklar, ana yemek seçenekleri ve onlara eşlik eden Osmanlı şerbetleri gerçek bir iftar ziyafeti için konuklarını bekliyor. Açık büfede sunulan Ramazan dönemine yakışır geleneksel tatlı çeşitleri de akşamın vazgeçilmezleri arasında yerini alıyor.

Tuğra Restoran’da iftar menüsü Ramazan boyunca, şerbetler, meyve suları, çay, kahve ve KDV dahil kişi başı 1,250 TL.

Restoran rezervasyon için 0212 236 73 33

Çırağan Sarayı’nda Özel İftar Etkinlikleri

Özel iftar yemekleri için Saray’ın büyüleyici atmosferi içinde yer alan etkinlik salonlarında, deneyimli ve profesyonel servis ekibi tarafından hizmet edilen eşsiz iftar ziyafetleri de düzenlenebilmektedir.

Bilgi için Ziyafet Satış; 0212 326 45 45 veya meetings.istanbul@kempinski.com 

Rocca’da iftar sofrası

Rocca’da iftar sofrası

Raffles Istanbul, bu yıl da Ramazan Ayı’nda misafirlerini Rocca’da, özel iftar menüleri ve canlı fasıl eşliğinde ağırlayacak.

Raffles Istanbul içerisinde yer alan Rocca, Ramazan Ayı’nda iftar için nezih ve konforlu bir adres arayanlara, zengin içerikli bir iftar menüsü sunuyor.

Tüm damak tatlarına hitap eden iftar büfesinde, iftariyelik ve meze çeşitlerinin beraberinde canlı pişirme istasyonlarında sunulacak tencere yemekleri ve ızgaralar ile gözleme ve pide çeşitleri de yerini alacak. Türk mutfağının imza yemeklerinden, geleneksel lezzetiyle döner de yemekler arasında olacak. Türk tatlıları seçkisi ve canlı künefe istasyonu iftar sofralarının tatlı finaline eşlik edecek. Dönemsel kıyafetler eşliğinde yapılacak geleneksel şerbet sunumu ise konuklara özlem duydukları nostaljiyi yaşatacak.

Ramazan’ın ruhunu yansıtan canlı fasıl da eşliğinde sınırsız içecek ve çay ikramının da dahil olduğu açık büfe iftar menüsünün kişi başı fiyatı ise; 850 TL.

İftar menüsü 0-6 yaş arası miniklere ücretsiz, 6-12 yaş arası için katılım yüzde 50 indirimli sunuluyor.

Rezervasyon için: 0212 924 03 28

Elite World Hotels Ramazana özel menüler

Elite World Hotels Ramazana özel menüler

Elite World Hotels Ramazan süresince Türk mutfağının en seçkin lezzetlerini özel set menü veya açık büfe olarak misafirlerinin beğenisine sunuyor. 

Fırınlanmış patlıcan ile dana kaburga konfit, mantarlı piliç but sarma, kuzu tandır, antrikot, Ramazan pidesi, güllaç başta olmak üzere tatlı büfesi, meyve ve limitsiz çay, kahve gibi seçkin lezzetler ile Elite World Hotels misafirlerine bir ramazan şöleni yaşatıyor.

Elite World Hotels şefleri tarafından Ramazan ayına özel hazırlanan; Türk mutfağının vazgeçilmez iftariyelikleri, zeytinyağlı, et yemekleri, tatlı ve meyve çeşitleriyle damaklarınızı tatlandırıyor. Elite World Hotels unutulmaz iftar lezzetlerini kişi başı 180 TL’den başlayan menü alternatifleri ile sunuyor.

İstanbul’un en merkezi bölgesinde yer alan Taksim’deki Elite World İstanbul Taksim, Basın Ekspres Yolu üzerindeki Elite World Europe,  Florya’daki Elite World Business, Küçükyalı’daki Elite World Asia, Sapanca’daki Elite World Sapanca Convention & Wellness Resort ve Van şehir merkezinde konumlanan Elite World Van Otelleri’nde iftarlar daha keyifli hale geliyor.