Yazılar

Baruthane’de İnsanlık ve Sanat Buluşması

İBB Miras’ın restorasyonuyla kültür-sanat yaşamına kazandırılan Ataköy Baruthane, ressam Fügen Leman’ın ayrımcılık karşıtı “İnsan Olmak” sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, insanlık kavramını çağdaş sanatın diliyle yeniden tartışmaya açarken, ortak değerler ve birlikte yaşama kültürüne güçlü bir bakış sunuyor.

Fügen Leman’dan Ayrımcılığa Karşı Sanatsal Duruş 

Soyut dışavurumcu ressam Leman, eserlerinde dil, din ve ırk ayrımına karşı bir tavrı görünür kılıyor. Tuvalin sınırlarını aşan büyük ve küçük ölçekli denemeler, farklı malzemelerin bir arada kullanımı ve teknik çeşitlilik, sanatın kurallarını sorgulayan eleştirel bir yaklaşım ortaya koyuyor.

Humanite Temasıyla İnsanlık Hâllerine Yolculuk

Göç, eşitsizlikler ve küresel çatışmaların arka planında şekillenen eserler, insan olmanın anlamını sorguluyor. Uzun yıllardır üretimlerinin merkezine “humanite” temasını yerleştiren Leman, ötekileştirmeye karşı evrensel bir duruş sergileyerek izleyiciyi içsel bir sorgulamaya davet ediyor.

#İnsanOlmak #FügenLeman #Baruthane #İBBMiras #ÇağdaşSanat #SoyutDışavurum #Humanite #SanatSergisi #AyrımcılıkKarşıtıSanat #SanatHaberi #İstanbulSanat #KültürSanat #Sanatseverler #GöçVeSanat #Eşitsizlikler #BirlikteYaşamaKültürü #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Ebru Feza Yeğengil “Yeterince İyi Değilim Sandım”

Modern iş hayatında pek çok profesyonelin karşılaştığı ancak çoğu zaman dile getirilmeyen bir psikolojik engel olan İmpostor olgusu, yeni bir kitapla gündeme taşınıyor. Ebru Feza Yeğengil tarafından kaleme alınan “Yeterince İyi Değilim Sandım”, Ceres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı.

İş dünyasında başarıya ulaşan bireylerin, elde ettikleri sonuçları kendi yetkinlikleri yerine “şans eseri oldu” ya da “doğru zamanda doğru yerdeydim” gibi ifadelerle açıklama eğilimine dikkat çeken kitap, bu görünmez engelin kökenine iniyor. İmpostor Sendromu olarak bilinen bu süreç, bireylerin başarılarını sahiplenmesine engel olurken, profesyonel gelişimde aşılması gereken en büyük zihinsel bariyerlerden biri olarak öne çıkıyor.

Yeğengil, bu olguyu klinik bir etiketin ötesine taşıyarak “İmpostor hissi” kavramıyla yeniden tanımlıyor ve okurlarını derin bir keşfe davet ediyor. Kitap, mükemmeliyetçilik ve yetersizlik döngüsünü kırmayı hedefleyen farkındalık egzersizleriyle, başarının şans değil emek ve yetkinlik sonucu olduğuna dair güçlü bir perspektif sunuyor.

“Yeterince İyi Değilim Sandım”, hataları öğrenme sürecinin bir parçası olarak gören Gelişim Odaklı Zihniyet (Growth Mindset) yaklaşımını rehber edinerek okura kritik bir soru yöneltiyor: “Bu ses gerçekten bana mı ait yoksa bana öğretilmiş bir kod mu?” Yazar, içsel yetersizlik hissine karşı “kanıt temelli düşünme” yöntemini önererek, bireylerin bugüne kadar elde ettikleri başarıları ve tamamladıkları projeleri görünür kılmalarını teşvik ediyor.

#YeterinceİyiDeğilimSandım #EbruFezaYeğengil #CeresYayınları #İmpostorSendromu #KitapÖnerisi #YeniKitap #KişiselGelişim #Başarı #GrowthMindset #OkumaÖnerisi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Pera Müzesi’nde Duygular ve Malzemenin İzleri

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, kuruluşunun 20. yılı kapsamında sanatseverleri iki özel sergiyle buluşturuyor: “Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar” ve “Åsa Jungnelius: Toprak, Ateş, Su ve Havayla Yazılmış Bir Dize.”

Her iki sergi de duygular ve malzeme üzerinden güçlü anlatılar sunarken, 8 Şubat Pazar gününe kadar ziyaret edilebilecek.

Ortak Duygular

Küratörlüğünü Ulya Soley’in üstlendiği sergi, British Council Koleksiyonu’ndan seçilen 29 sanatçının yapıtlarını bir araya getiriyor. “Özeni Korumak”, “Tanıdık Yüzler” ve “Hayali Gelecek” başlıkları altında kurgulanan sergi, müzeleri bugünün duygusal ve politik ilişkilerinin kurulduğu alanlar olarak ele alıyor.

Åsa Jungnelius

Küratörlüğünü Elif Kamışlı’nın yaptığı sergi, İsveçli sanatçı Jungnelius’un Türkiye’deki ilk kişisel sergisi. Cam ve taşın etkileşiminden yola çıkan eserler, malzeme ile insan arasındaki ilişkiyi tarih, ustalık ve doğa bağlamında ele alıyor. Camın kırılganlığı ile taşın dayanıklılığı arasında kurulan bu anlatı, izleyiciyi malzemenin belleğiyle buluşturuyor.

🕒 Ziyaret Bilgileri

Salı–Cumartesi: 10.00–19.00

Pazar: 12.00–18.00

Uzun Cuma: 18.00–22.00 arası tüm ziyaretçilere ücretsiz

Genç Çarşamba: Öğrenciler için ücretsiz giriş

#PeraMüzesi #OrtakDuygular #BritishCouncil #ÅsaJungnelius #SanatHaberi #İstanbulSanat #CamVeTaş #Sergi #Sanatseverler #Pera20Yıl #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Yedi Kere Düş, Sekiz Kere Kalk” raflarda

Tijen Mergen’in kaleme aldığı “Yedi Kere Düş, Sekiz Kere Kalk” Ceres Yayınları etiketiyle okurla buluştu. Kitap, modern hayatın zorlukları karşısında pes etmeden yeniden ayağa kalkmayı, değişimi kabullenmeyi ve içsel gücü keşfetmeyi yazarın kişisel deneyimleri üzerinden aktarıyor.

Mergen, eserinde Harvard Üniversitesi’nin mutluluk araştırmaları ve Pozitif Psikoloji kuramlarıyla desteklenen anlatılar sunarken, okuru konfor alanından çıkmaya ve yaşamının direksiyonuna geçmeye davet ediyor. “Yaşam Çarkı” gibi pratik önerilerle sosyal medya illüzyonuna karşı alternatif çözümler de sunuyor.

#YediKereDüşSekizKereKalk #TijenMergen #CeresYayınları #KitapÖnerisi #PozitifPsikoloji #OkumaKeyfi #HayataDevam #YeniKitap #Motivasyon #KültürSanat

Tuğçe Tatari’den Çarpıcı Kitap: Gençler Nereye

Gazeteci-yazar Tuğçe Tatari, yeni kitabı “Gençler Nereye” ile Türkiye’nin bugününü ve yarınını gençlerin gözünden okumaya davet ediyor. Literatür Hayat etiketiyle yayımlanan eser, farklı hayatlar yaşayan gençlerle yapılan görüşmeler üzerinden Türkiye’de genç olmanın gerçek yüzünü ortaya koyuyor.

Kitap; umutla umutsuzluk, hayalle baskı arasında sıkışmış hikâyeleri aktarırken, gençlerin omuzlarına yüklenen ekonomik, sosyal ve duygusal ağırlıkları görünür kılıyor. “Gençler Nereye”, yalnızca bir saha çalışması değil; ülkenin geleceğini kendi evlatlarının gözünden görme cesaretine çağrı niteliği taşıyor.

#GençlerNereye #TuğçeTatari #LiteratürHayat #KitapHaberi #Gençlik #TürkiyeGeleceği #OkumaÖnerisi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Burkay Adalığ’dan yeni rehber “Viski Tutkununun El Kitabı” raflarda

Gourmand Awards ödüllü kitaplarıyla içki kültürü yazınına yeni bir soluk getiren yazar Dr. Burkay Adalığ, beşinci kitabı “Viski Tutkununun El Kitabı” ile okurlarla buluştu. Epsilon Yayınevi etiketiyle yayımlanan eser, 42. İstanbul Kitap Fuarı’nın açılış günü düzenlenen imza etkinliğiyle ilk kez tanıtıldı.

Adalığ, bu kitabında viskiyi anlamanın, seçmenin ve tadına varmanın inceliklerini sade bir dille aktarırken; damıtımevlerinden fıçı türlerine, üretim tekniklerinden duyusal değerlendirmeye uzanan kapsamlı bir rehber sunuyor. Hem viskiyle yeni tanışanlar hem de deneyimli tutkunlar için vazgeçilmez bir kaynak olmayı hedefleyen kitap, yazarın uzun yıllara yayılan deneyimiyle harmanlanmış pratik bilgiler içeriyor.

“Meleklerin Payı” ve “Maltın Peşinde” kitaplarıyla Gourmand Awards’da iki kez Best Whisky Book of the Year ödülünü kazanan Adalığ, yeni kitabıyla viski kültürüne dair temel bilgileri herkes için erişilebilir hale getiriyor.

#BurkayAdalığ #ViskiTutkunununElKitabı #EpsilonYayınevi #KitapHaberleri #İstanbulKitapFuarı #GourmandAwards #ViskiKültürü #YeniKitap #OkumaKeyfi #KitapGündemi

Yeşim Salkım ve Tahsin Pala’dan duygusal düet: “Yanmış Bir Yürek Var”

Türk müziğinin güçlü yorumcusu Yeşim Salkım ve başarılı sanatçı Tahsin Pala, uzun süredir beklenen düet çalışmaları “Yanmış Bir Yürek Var” ile dinleyicilerin karşısına çıktı. Ayrılık temasını merkezine alan şarkı, Yavuz Durmuş’un sözleri ve Yılmaz Tatlıses’in bestesiyle duygusal bir anlatım sunuyor.

Aranjesi Emre Can, mix süreci Candar Göker imzası taşırken; klip çekimleri Damla Latin Özen yönetmenliğinde ON7 Sapanca Private’ta 25 kişilik bir ekiple gerçekleştirildi. Avrupa Müzik ve Yeşil Müzik iş birliğiyle yayımlanan eser, tüm dijital platformlarda dinleyicilerle buluşuyor.

#YeşimSalkım #TahsinPala #YanmışBirYürekVar #YeniŞarkı #TürkMüziği #MagazinHaberleri #MüzikGündemi #AvrupaMüzik #YeşilMüzik #DuygusalDüet

Mezopotamya’dan Günümüze: “Köklerden Gelen Güzellik” Okurla Buluştu

Selda Özkök’ün ilk kitabı “Köklerden Gelen Güzellik”, Destek Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Özkök, 325 yıllık aile mirasından süzülen Mardin kültürünü modern beslenme, doğal bakım ve bilimsel güzellik bilgisiyle birleştirerek okura bütüncül bir yaşam rehberi sunuyor.

Mezopotamya’nın kadim bilgeliğini dermatoloji, anatomi, kozmetoloji ve fitoterapi eğitimleriyle harmanlayan Özkök; renklerin, vitaminlerin, doğal yağların ve şifalı tariflerin hem beden hem cilt üzerindeki etkilerini bilimsel bir çerçevede anlatıyor. Kitapta Mardin mutfağının modern yorumları, sağlıklı tabaklar, kolajen destekli tarifler ve cilt tiplerine uygun doğal maskeler de yer alıyor.

“Köklerden Gelen Güzellik”, yalnızca bir bakım ya da beslenme kitabı değil; bir kültürün, bir ailenin ve bir kadının “ışıltılı yaşam” felsefesini okura aktaran ilham verici bir kaynak niteliği taşıyor.

#KöklerdenGelenGüzellik #SeldaÖzkök #YeniKitap #DestekYayınları #MardinKültürü #DoğalBakım #BütüncülYaşam #KitapHaber #MezopotamyaBilgeliği #WellnessCulture

“Dedem Bir Japon Balığı” yeniden okurlarla buluşuyor

Çocuk edebiyatının sevilen eserlerinden “Dedem Bir Japon Balığı”, gözden geçirilmiş baskısıyla yeniden raflarda. Işıl Şahin ve İnci Özdemir’in kaleme aldığı, Pelin Turgut’un desenleriyle zenginleşen kitap; unutmak, hatırlamak ve aile bağlarını çocukça bir bakış açısıyla ele alıyor.

40 bini aşkın okura ulaşan eser, Alzheimer gibi önemli bir konuyu neşeli bir üslupla işleyerek çocukların hayal gücünü ve oyun kurma becerisini yüceltiyor. Redhouse Kidz etiketiyle yayımlanan kitap, çocuk edebiyatına unutulmaz karakterler kazandırmaya devam ediyor.

#DedemBirJaponBalığı #RedhouseKidz #ÇocukEdebiyatı #KitapHaber #IşılŞahin #İnciÖzdemir #PelinTurgut #UnutmakVeHatırlamak #YeniBaskı #KitapSeverler

 

“Meine Welt” Turnesi Ülker Arena’da nefes kesti

Till Lindemann, “Meine Welt” turnesi kapsamında 6 Aralık Cumartesi akşamı Ülker Sports Arena’da kapalı gişe bir konser verdi. Turnenin 19. durağı olan İstanbul konseri, yüksek prodüksiyon kalitesi, endüstriyel sahne tasarımı ve güçlü görsel diliyle izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı.

Konser tam 21.17’de “Meine Welt” introsuyla başladı ve “Fat” ile sert, mekanik ve teatral atmosfer ilk andan itibaren salona hâkim oldu. Katmanlı platformlar, lazer ağırlıklı ışık mimarisi ve dönüşen sahne yapısı, turnenin karakteristik estetiğini İstanbul’da da ortaya koydu. 90 dakikalık performans boyunca 19 şarkı seslendiren Lindemann, “Und Die Engel Singen”, “Platz Eins” ve “Ich Hasse Kinder” gibi parçalarla tempoyu yüksek tuttu.

Gecenin en dikkat çeken anlarından biri, “Tanzlehrerin” sırasında sahneye çıkan balerin ve lazer koreografisi oldu. Ardından gelen “Allesfresser” ise grotesk görselleri ve sahneye fırlatılan cheesecakelerle performansın kırılma noktası hâline geldi. Davulda Joe Letz ve klavyede Constance Antoinette, enerjileriyle sahneye ayrı bir dinamizm kattı.

Konserin ilerleyen bölümünde Lindemann’ın “Platz Eins” sırasında sahneden inerek seyircilerin arasına karışması salonu coşturdu. Bis bölümünde “Übers Meer”, “Knebel”, “Fish On” ve “Ich Hasse Kinder” ile final yapan sanatçı, “Fish On” sırasında seyirciye fırlatılan balıklarla performatif anlatıyı zirveye taşıdı.

NTRteam organizasyonuyla gerçekleşen İstanbul konseri, turnenin en akıcı ve sorunsuz duraklarından biri olarak öne çıktı. Sahne geçişleri, ışık–ses dengesi ve dakik akışıyla uluslararası standartlarda bir prodüksiyon sunuldu. Biletlerin mticket üzerinden satışa çıktıktan kısa süre sonra tükenmesi, Lindemann’ın Türkiye’deki güçlü etkisini bir kez daha gösterdi.

#TillLindemann #MeineWeltTour #ÜlkerSportsArena #NTRteam #KonserGecesi #İstanbulEtkinlik #KapalıGişe #RockKonseri #LindemannLive #MüzikGündemi