Yazılar

Yaza özel vegan yemekleri

Yaza özel vegan yemekleri

Susona Bodrum bu yaz vegan yemekleriyle vegan hayat tarzını benimseyen misafirlerinin tatilini lezzet şölenine dönüştürüyor. Susona Bodrum’un farklı menü ve içeriklere sahip, tedarikini yerel üreticilerden sağlayan üç restoranı da vegan lezzetleriyle bu yaza hazır.

Bodrum Yarımadası’nın enfes panoramik manzarası ile ‘Bahçeden Sofraya’ (Farm to Table) konseptine sahip Ezi Restaurant’ta vegan beslenme alışkanlıklarına sahip misafirlere deneyimleyebilecekleri salata çeşitleri ve vegan burger gibi lezzetler sunuluyor.

Frankie Beach Club:

’’DATÇA’’ Bademli Yeşil Salata: Bodrum Otları, Kuşkonmaz, Soya Fasulye

Buharda Bütün Sakız Enginar: Siyah Yabani Pirinç, Semizotu, Yeşil Erik, Datça Badem,

Vegan Poke Bowl: Tofu Peynir, Soya Fasulyesi, Havuç, Zencefil , Susam, Siyez Bulgur

Humuslu Dip Tabak: Avakadolu, Kavrulmuş Biberli, Fermante Sarımsaklı Humus,Baharatlı Ekmek

Bostandan Söğüş: Bostandan Mevsim Sebzeleri, Bakla Ezme

Vegan Lahmacun

Ezi Restaurant:

Bahçe’den Yeşillik Salata: Taze Baharatlar, Pazar Sebzeleri, Organik Zeytinyağı

Milas Domates Salata: Yaz domatesleri, Kavrulmuş ‘’MARMARİS’’ Çam fıstığı, Mor Soğan Turşusu, Peksimet Ekmeği

Yabani Çilekli Roka Salata: Kavrulmuş Karamelize Ceviz, Keten Tohumu, Balsamik Sirke

Vegan Burger: Ev Yapımı Sebze Köftesi, İslenmiş Patlıcan, Gevrek Marul, Tatlı Salatalık Turşusu, Avokado Sos

Bahar Salatası: Taze otlar, Sakız kabağı, Kuşkonmaz, Haşlanmış Bebek Patates, Yeşil Fasulye, Romesko Sos

Malva: 

Yaz Bahçe Salatası: Bahçeden Ne Varsa, Izgara ‘BURSA’ (Cİ) Nektarin, Kavrulmuş Fındık İçi, Süt Mısır Sos

‘Karacasöğüt’ Domates Salatası: Renkli Köy Domatesleri, ‘DATCA’ (Cİ) Bademi, Limon Şekerlemesi, ‘MİLAS’ Karadut, Baharatlı Ekmek

Yazlık Rezene Çorbası: Rezene Tohumu ile Demlenmiş Kavun, Kavrulmuş Kabak Çekirdeği

Chalet Garden’da  yaz sezonu başladı

Chalet Garden’da  yaz sezonu başladı

Swissôtel The Bosphorus’un sevilen mekanlarından olan Chalet Garden’da yaz sezonu başladı.

Swissôtel içerisinde İsviçre Alpleri’nin ruhunu sonuna kadar yaşamanızı sağlayan mekanlardan biri olan Chalet, yaz mevsiminin gelmesiyle bahçeye taşındı.

Şehrin merkezinde doğa ile iç içe olma ve açık havanın tadını sonuna kadar çıkartabilme fırsatı sunan Chalet Garden, menüsündeki eşsiz lezzetleri, imza içecekleri ve ambiyansıyla unutulmayacak bir deneyim vaat ediyor.

Şef Soner Kesgin’in hazırladığı menüsünde poke bowl’lar, paylaşımlı tabaklar ve atıştırmalıklar yanı sıra pizza dog, klasik frankfurter ve bratwurst, burger, bun, fajitas gibi seçenekler bulunuyor. Bu lezzetlere geniş içecek menüsü eşlik ediyor.  Aynı zamanda Chalet Garden, yaz boyunca misafirlerine alternatif günlerde farklı sanatçılarla canlı müzik keyfi sunuyor.

Boğaz manzarasına karşı yoga

Boğaz manzarasına karşı yoga

The Roof at The Ritz-Carlton, Istanbul güne güzel bir yoga akışıyla başlamak isteyenleri bekliyor. Istanbul’un muhteşem boğaz manzarasına karşı gerçekleştirilen yoga dersleri yaz boyunca terasta devam edecek.

The Roof at The Ritz-Carlton, Istanbul’un muhteşem manzarası eşliğinde yoga eğitmeni Sanem Selici’nin dersleri Çarşamba ve Cuma günleri saat 08.00’de gerçekleştiriliyor. 1 Haziran itibariyle başlayan dersler yaz boyunca sürecek ve İstanbul’un merkezinde yoga tutkunlarına dingin bir güne başlangıç pratiği sunacak.

The Roof at The Ritz-Carlton, Istanbul, yoga sonrası misafirleri için sağlıklı bowl ve smoothieler hazırlıyor. Yoga mindfulness eğitimi, su akışı eğitimlerini tamamlayan Sanem Selici, her insanın kendi kendini iyileştirme yeteneği olduğunu belirtiyor ve bunu çalışmaları aracılığıyla aktarmayı hedefliyor.

Bilgi ve Rezervasyon: 0212 334 41 88

“İyi bir aşçı olmak için ne istediğini bilmek önemli”

Özlem Mekik “İyi bir aşçı olmak için ne istediğini bilmek önemli”

Bir Pause Dergi klasiği olan Tolga Atalay ile Chef&Chef konuğu Ziyade Fasıl markasının kurucusu, on parmağında o marifet olan Executive Chef Özlem Mekik oldu. Mekik ile kariyerini ve gelecek planlarını konuştuk. Keyifli okumalar.

Pause Dergi okuyucularımıza kendinizi tanıtır mısın? Kariyerinizden bahseder misiniz?

İstanbul, 1981 yılı doğumluyum. Küçük yaşlarda babamın mutfak sevdasından feyz aldığımı söyleyebilirim. Annemin genlerinden gelen el lezzetim ve mutfak aşkımı, bitmeyen öğrenme isteğim ve çalışma azmimle birleştirerek mesleğimin ilk adımlarından birini İstanbul Üniversitesi Turizm İşletmeciliği bölümünde attım. Hedefim, gastronomi alanında uzmanlaşmaktı. Yurt içinde ve yurt dışında restoran, servis yönetimi ve kalitesi, gıda hijyeni ve turizm pazarlaması konularında eğitimler aldım. Türkiye’nin önde gelen gıda firmalarından birinde “Eğitim Müdürü” olarak göreve başladım. Aldığım terfi ile aynı firmada “Operasyon Müdürlüğü” görevini başarıyla yürütürken çeşitli Franchise işletmeciliği programlarını da tamamladım ve firmanın “Franchise Grup Müdür Yardımcısı” görevini üstlendim. Ardından dünya markası gıda zincirlerinde çeşitli pozisyonlarda çalıştım.

2004 yılında “Ziyade Fasıl” markasını ve restoran zincirini kurdum. İlerleyen yıllarda İstanbul’un farklı köşelerinde açtığımız şubeleriyle, “Ziyade Fasıl’ı yeme-içme sektörünün en önemli işletmelerinden biri haline getirdim. Merkezi Brüksel’de bulunan ve ünü tüm dünyayı sarmış ITQI isimli “Üstün Lezzet Ödülleri” veren kuruluşun 2018 yılında 140 “Masterchef”ten oluşan jüri kadrosunun içerisine girdim. Aynı unvan ile lezzet ödüllerinde jürilik yapan dünyadaki 3 kadın şeften biri oldum.

“Özlem Mekik ile Günümüz Lezzetleri” isimli kitabım Alfa Yayınevi tarafından basıldı ve raflardaki yerini aldı. “Tarihe Saygı Projesi” kapsamında “2018 Troya Yılı” dolayısıyla Opet ile farklı bir işbirliği çalışması gerçekleştirdim. Çanakkale Valiliği ile birlikte Türkiye’de Antik Çağ dönem yemeklerini çalıştım. Antik çağ yazarlarının özel bir tatlısı olan “Globi”yi bambaşka bir dokunuşla yeniden yaratarak, “Çanakkale Troya Tatlısı” olarak bölgeye kazandırdım. Bu bağlamda, 15 Mart 2019 tarihinde OPET ekibi ile birlikte UNESCO nezdinde T.C. Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Altay Cengizer’in ev sahipliğinde Paris’te gerçekleşen konferansa davet edildim. Oturuma katılan yaklaşık 300 davetliye özel reçetemle hayata geçirdiğim “Çanakkale Troya Tatlısı’nı pişirip, ikram ettim.

2018 yılında “Şehrin En İyileri” tarafından “Türkiye’nin En İyi Bayan Şefi” seçildim. “Sofra Düzeni ve Sunumu” başta olmak üzere birçok konuda firma ve markalara danışmanlık yapıyorum. Milliyet Gazetesi “Favori Lezzetler” eki genel yayın yönetmeni ve aynı zamanda yazarı olarak yazılarıma devam ediyorum. Bugüne kadar ulusal kanallardaki birçok programda yer aldım. Son olarak STAR TV’deki “Nergis Zamanı” programında seyircilerimizle buluştum. Yakın zamanda ikinci yemek kitabımı hayata geçirmeyi planlıyorum.

Hangi mutfak kendinizi başarılı buluyor ve o mutfağın bir temsilcisi olduğunuzu düşünüyorsunuz?

Aslında her şef, her mutfak kültüründe nefis tatlar ortaya çıkartabilir. Diğer bir deyişle, ‘başarılı’ olmak için temel bilgilere ihtiyaç vardır. Aşçılık mesleğinde esas olan geniş bir alana yayılan temel bilgilere sahip olmak, bunları geliştirmektir ki bildiğiniz üzere mutfak kültürleri de birbiri ile etkileşim içerisindedir. Elbette, Türk Mutfağı ile Fransız Mutfağını birbirinden ayıran özellikler vardır, ancak bunlar pişirme yöntemlerinden çok coğrafya ve iklim ile ilgilidir. Pişireceğiniz yemeğin temel maddelerini coğrafya ve iklim belirler çünkü. Bana gelince, yaşadığımız coğrafya dolayısıyla yoğun olarak Türk mutfak kültürünün içerisindeyim. Özellikle İstanbul mutfağına yakınım, diyebilirim çünkü restoranda ağırlıklı olarak farklı çeşitlerde mezeler üretiyoruz. Herhangi bir mutfak kültüründe başarılı olmak için temel aşçılık bilgilerinin yanı sıra meraklı ve ilgili de olmalısınız. Ve tabii zamanınızı ilgi odağınızda olan mutfak kültürü ile geçirmeli hatta o ülkede yaşamalı ya da uzun zaman geçirmelisiniz. Unutmayalım ki, mutfak bir yaşam kültürüdür. Bu nedenle, “Ben bu, şu ya da öbür mutfağın temsilcisiyim!” diyemem. Ben ve meslektaşlarım, dünya üzerindeki bütün mutfakların temsilcisiyiz. Hepimiz aşçıyız çünkü!

Son dönemlerde hangi mutfak ve ne tür yemekler öndedir?

Çok yakın bir zamanda pandemi yaşadık, biliyorsunuz. İki yıldan fazla süren bu dönem bize, sağlıklı beslenmenin önemi ve gıda krizinin ne kadar da yakınımızda olduğunu gösterdi. Umarım herkes, sadece toplumlar değil, toplumları yönetenler de bu dersten payına düşeni çıkarmıştır. İhtiyacımız olan çok daha sağlıklı beslenmek ama nasıl! Tabii pandemide sosyal hayatımızdan epey kopmuştuk. Şu günlerde her yer cıvıl cıvıl, insanlar bütçelerine göre mekanlara akın ediyorlar ve tabiri caiz ise ne bulurlar ise yiyorlar. Bu biraz da pandeminin diğer etkisi asında… Açıkçası hepimiz dost sofralarına, kafeterya buluşmalarına, kahve sohbetlerine, dost meclislerine hasret kaldık. Son dönemlerde biraz fast-food’un öne çıktığını görüyoruz. Pandemide kuryelerin servisleri, fast-food alışkanlığını daha da yaygınlaştırdı gibi. Tabii, kebap, lahmacun, pide ve benzerleri eski ilgiyi görmeye ve tüketilmeye devam ediyor. Zaman az ve hızlı tüketimde artan seçenekler, çok daha kolay ve pratik yemeklere yönlendiriyor. Yine de restoran müşterisi sevdiği menülerden vazgeçmiyor.

Özlem Mekik

Yeni nesil mutfak veya yenilenen mutfak hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yeni nesil mutfak tüketimi alışkanlıkları olarak anlıyorum bu soruyu… Yeni nesil, hızlı, çok çabuk ve ucuz yemek istiyor. Az önce söylediğim gibi. Bir de esnaf lokantalarının ev yemekleri çok lezzetli ki aslında bu hep böyleydi. Üstelik öğrencilerin çok yoğun olduğu bölgelere uygun fiyatlara ev yemekleri yemek mümkün olabiliyor, kısmen de olsa… Kahvaltı kültürünün yeni nesil de yoğun olduğunu görebiliyoruz. Kahvaltıcılar, pandemi öncesindeki kalabalık masalarına kavuştular. Tabii uzun süreli kahvaltılar bunlar, bol çeşitli, bol çaylı, kahveli…

Geleneksel Türk mutfağı hakkında düşünceleriniz?

Bu cevabı çok uzun bir soru! Geleneksel Türk mutfağı biz aşçıların baş tacıdır. Anadolu’nun binlerce yıllık etkileşimli mutfak kültürü, geçmişten günümüze geleneksel Türk mutfağının temelini oluşturur. Türk mutfağını tanımadan iyi bir aşçı olmak mümkün değildir. Türk mutfağı tanımı ve içeriği iyi kavranmalıdır. Bu nedenle aşçılıkta sadece mutfak eğitimi yeterli değildir. Eğer Türk mutfağını iyi tanımak, uygulamak ve öğrenmek istiyorsanız öncelikle Anadolu’yu tanımanız gerekir. Diyebiliriz ki, iyi bir aşçının iyi bir gezgin olması da gerekir.

Özlem Mekik

Şu an mutfağınızda, olduğunuz yerde neler yapıyorsunuz?

Ziyade Fasıl, menü konsepti belli çizgilerle sabit bir restoran… Bizim için Türk mutfağı çok değerli ki burada bir tık yukarı çıkarsak anne mutfağından da söz etmemiz gerekir. Ziyade Fasıl’ın mutfağında her lezzet o anda pişirilir ve misafirlerimiz tarafından tüketilir. Günlük menü hazırlanır ki, ben de bu menüde annemin tariflerini büyük bir keyifle pişiriyorum. Ayrıca, bu yaz İspanyol mutfağı için çok güzel projelerimiz var. Şöyle ki; Yalıkavak Tilkicik Koyu’na imza atan D’Plaj Rezidans’taki Ziyade Fasıl ve La Rica ile bu yaz misafirlerimize nefis lezzetler sunacağız. D’Plaj iskelesinde yer alan La Rica’da deniz üstünde birbirinden leziz İspanyol mutfağının tapaslarından oluşan menüler ile ön plana çıkarken, Ziyade Fasıl’da ise sürpriz eğlenceli şov ve müziklerle misafirlerimize unutulmaz anlar yaşatacağız.

 Yeni bir tabak hazırlarken nereden ve nasıl ilham alırsınız. Hikâyesini anlatabilir misin?

Sanırım bize ilham veren, misafirlerimizin yüzündeki gülümseme ve memnuniyet ifadesidir. Eğer bir restoran işletiyorsanız ki, ben hem işletmeci hem aşçıyım, pişirdiğiniz lezzetlerin beğenisi sizi son derece ilgilendirir. Ziyade Fasıl, misafirlerine çok yakın duran bir restorandır. Bu da mutfakta pişirdiğimiz lezzetlerin ilham kaynağıdır. Diğer bir deyişle, lezzeti paylaşmak bizim temel prensibimizdir. Hikayeye gelince… Her yemek bir hikayedir. Bazen acısı ile ağlatır, bazen tatlısı ile güldürür.

Özlem Mekik

Yeni şef adaylarına yaratıcı şef olma hakkında bir metodoloji verir misiniz?

Yeni şef adaylarının en temel ihtiyacını üç başlık altında toplayabiliriz: Çalışmak, çalışmak, çalışmak! Şimdi bunları bir metot olarak belirlersek eğer; 1)Hedefler, 2)Hayaller, 3)Kişisel mutluluk şeklinde üçe ayırabiliriz. Evet, dil bilmek, temel aşçılık bilgilerine sahip olmak, yüksek ücret almak falan… Bunlar ve daha pek çoğu süreç içerisinde gelişir. Önemli olan “büyük resmi” görmektir. İyi bir aşçı olmak için “ne istediğini bilmek” ve bu isteklerini yerine getirirken mutlu olmak önemlidir. Kişisel başarının temel taşı, kişisel mutluluktur. Başarılı olmak sizi mutlu ediyorsa, bunun için yapmanız gereken hedeflerinizi belirleyerek ve her ne olursa olsun hayallerinizden vazgeçmeden çok çalışmaktır.

Akdeniz esintisi L’Olivetto Restaurant’ta esiyor

Akdeniz esintisi L’Olivetto Restaurant’ta esiyor

Modern şehir hayatının içinde vaha olarak tasarlanan L’Olivetto Restaurant, Akdeniz mutfağını Ataşehir’e taşıdı. Zengin menüsü, kaliteli hizmeti, geniş bahçesiyle misafirlerini şehrin göbeğinde huzurla buluşturan mekan, İstanbul’un vazgeçilmez adreslerinden olmaya aday.

L’Olivetto Restaurant

Şık ve modern mimarisiyle her detayı özenle düşünülerek tasarlanan L’Olivetto Restaurant, İtalyan lezzetlerini mekana özgü yorumlarla lezzet severlerin beğenisine sunuyor. Dr. Koray Erdoğan’ın sahibi olduğu restaurant, taze tatlardan oluşan zengin menüsüyle özel etkinlikler ve davetlere de ev sahipliği yapıyor. Çarşamba, cuma ve cumartesi olmak üzere haftanın üç günü canlı müzik olan restaurantta misafirlere yemeklerinde pop-jazz tınılar eşlik edecek.

Şef Arif Tuyuğ imzalı mevsimlik malzemelerin yaratıcılık ve lezzetle harmanlandığı L’Olivetto Restaurant’ın menüsü öğlen ve akşam yemeğinde misafirlerini ağırlıyor. Restaurant sadece hafta sonuna özel Akdeniz kahvaltısıyla güne keyifli bir başlangıç sunuyor. Mekan, özel pizza fırınında pişen gerçek İtalyan pizzasından risottaya, birbirinden lezzetli makarna çeşitlerinden et ve balık yemeklerine ve tiramisu, saint sebastian gibi eşsiz tatlara uzanan mutfağıyla damaklarda lezzet şöleni yaşatacak.

L’Olivetto Restaurant

Pazartesi günleri hariç haftanın 6 günü hizmet verecek olan L’Olivetto Restaurant, şehrin yoğunluğuna kısa bir mola vermek isteyenlerin tam aradığı yer.

Aspera Hotel Golden Horn, Pera’da kapılarını açtı

Aspera Hotel Golden Horn, Pera’da kapılarını açtı

Aspera Hotel Golden Horn, Pera’nın merkezinde kapılarını açtı.

Agatha Christie temalı Cafe No:411 ve spa merkeziyle yarattığı farklılıkları daha da yukarıya taşıyan Aspera Hotel Golden Horn, 42 odası ve toplantı salonlarıyla hizmet veriyor.

Aspera Hotel Golden Horn, bu misyonunun ilk adımı olarak terasının Pera manzarasında, çok özel bir caz konseriyle yaza merhaba dedi.

Agatha Christie temalı Cafe No:411 ile cafe/ bistro lezzetleri ve yakında açılacak olan ZEN SPA Merkezi sağlık ve zindelik ayrıcalıklarıyla sunuluyor. Teras kattaki Akdeniz temalı AGIO Roof Restoranı ise misafirlerine ezber bozan deneyimler vaat ediyor.

Aspera Hotel Golden Horn, bu yazı terasının Pera manzarasında dünyaca ünlü çok özel bir caz ekibinin konseriyle karşıladı.

Dünya caz basını ustalarınca ‘vokal sanatının ateşli bekçileri’ olarak tanımlanan ve Amy London, Dylan Pramuk, Jeanne O’Connor ve Pete McGuinness’dan oluşan Amerikalı dörtlü, misafirlerine eşsiz bir konserle unutulmaz bir müzik ziyafeti verdi.

Yaza özel kokteyller

Yaza özel kokteyller

La Mia Luce, yaza özel ve özel reçeteli kokteyllerini misafirlerine sunmaya başladı.

Yaz aylarında ferahlamak isteyenlerim en çok tercih ettiği içecekler başında kokteyller geliyor. Frozen Margarita’dan Aperol’a ,farklı aromalı cin kokteyllerinden Negoni’ye kadar çeşitli seçenekleri menüsünde bulunduran ödüllü adres La Mia Luce, yaz kaçamaklarınız için sizleri bekliyor.

L’Eclipse Bar iki yıl aradan kapılarını açtı

L’Eclipse Bar iki yıl aradan kapılarını açtı

Le Méridien Istanbul Etiler’in 34. katında içinde yer alan nefes kesen panoramik İstanbul manzarasına sahip L’Eclipse Bar kapılarını iki yıl aradan sonra açtı.

L’Eclipse Bar,İstanbul’un eğlence hayatına özlenen DJ performansları, sevilen kokteylleri ve Avrupa mutfaklarından leziz atıştırmalıklarıyla yeniden damga vurmak üzere geri döndü.

Bar Pazartesi günleri hariç her gün 18:00- 02:00 saatleri arasında hizmet veriyor. Cuma ve Cumartesi akşamları canlı DJ performansıyla eğlencenin doruğa taşınacağı mekanda her gün 18:00-20:00 arası Sunset Hours kapsamında çeşitli indirimler misafirleri bekliyor.

Doğa sporlarının yeni adresi

Doğa sporlarının yeni adresi

Muhteşem doğasıyla sizi kendine hayran bırakacak Sarıgerme’de binlerce endemik bitkiye ev sahipliği yapan Hilton Dalaman, kendinizi yenilemeniz için size muhteşem bir fırsat sunuyor.

Sağlıklı yaşam için Türkiye’nin en iddialı spa merkezine sahip Hilton Dalaman, bisiklet, kiteboard, windsurf, seakayak gibi farklı spor olanakları ile de kalpleri fethediyor.

Explore Muğla organizasyonunun kurucusu Özgür Ceylan ile başlanılan iş birliği kapsamında; uluslararası standartlarda hazırlanan ve bu bahar aylarında hizmete giren kiteboard, windsurf, seakayak kulüp ve eğitim merkezi ile Hilton Dalaman, Akyaka ve Alaçatı’ya rakip geliyor.

Geçtiğimiz yıl bisiklet dostu otel ünvanını alan Hilton Dalaman, farklı zorluk derecelerinde oluşturulan, otel içi ve otel dışı bisiklet ve yürüyüş rotaları ile de keyifli bir alternatif sunuyor. İster kendi bisikletiniz ile isterseniz de yıl boyu Hilton Dalaman içerisinde hizmet veren yeni nesil elektrikli bisiklet uzmanı Shimano’nun bisikletleri ile kendi rotanızın seyyahı olun.

Food Hall İstanbul’da “Her Gün Bir Food Party”

Food Hall İstanbul’da “Her Gün Bir Food Party”

Avrupa’da sokak yemeklerinin ve birçok farklı restoranın bir arada yer aldığı Market Halls ve Food Hallen gibi konseptlerin Türkiye’deki temsilcisi Food Hall İstanbul, lezzet tutkunlarına yepyeni deneyimler yaşatmaya devam ediyor.

Food Party konseptiyle haftanın her günü favori lezzetlerini avantajlı fiyatlarla lezzet tutkunlarıyla buluşturan Food Hall, dünyanın farklı mutfaklarından lezzetleri eşleştirmeleri ile şölene dönüştürüyor.

Food Hall İstanbul’da Avantajlı Lezzetler

Avantajlı fiyatlarla dünyanın farklı mutfaklarından lezzetleri sevenleriyle buluşturan Food Hall İstanbul, Food Party konseptini pazartesiden perşembeye, 12.00-18.00 saatleri arasında lezzet tutkunlarına sunuyor. Food Party ile Pazartesi gününü burger ile taçlandıran Food Hall İstanbul, Salı gününde ise en sevilen taco’larını lezzet tutkunlarına sunuyor. Food Hall İstanbul’da Çarşamba makarna günü olurken, perşembenin lezzetine ise Pizza ile varılıyor. Food Party konsepti opsiyonlarından biri de Cocktail Hours. Pazartesiden perşembeye 12.00-18.00 saatleri arasında en özel kokteyller avantajlı fiyatlarla lezzet tutkunlarıyla buluşuyor.

Food Party konseptinde yer alan lezzetler ve fiyatları ise şöyle:

Burger Monday!

Seçeceğiniz Bir Burger + Eşlikçi İçecek ile 100 TL

Taco Tuesday!

Seçeceğiniz Bir Taco + Eşlikçi İçecek ile 155 TL

Pasta Wednesday!

Seçeceğiniz Bir Makarna + Eşlikçi İçecek ile 115 TL

Pizza Thursday!

Seçeceğiniz Bir Pizza + Eşlikçi İçecek ile 125 TL