Yazılar

Swiss Days Istanbul başlıyor

Swiss Days Istanbul başlıyor

İsviçre Günleri Istanbul 2022” (Swiss Days Istanbul 2022) 23-25 Eylül 2022 tarihleri arasında Yapı Kredi bomontiada’da düzenleniyor.

2019’da ilk kez düzenlenen İsviçre Günleri İstanbul üç gün içinde 15 bin’den fazla ziyaretçinin katılımı ile büyük bir başarı yakalamıştı. İsviçre Günleri Istanbul 2022, pandemi dönemi sonrasında sürdürülebilirlik ve inovasyona güçlü bir vurgu yaparak İsviçre ve İsviçre şirket ve markalarını tanıtmak amacıyla “Yeşil Bir Gelecek Tasarlamak” teması altında düzenleniyor. İsviçre Günleri Istanbul 2022, İsviçre müziğini, kültürünü, gastronomisini, teknolojisini, eğitimini ve daha fazlasını tekrardan İstanbul’da gerçekleştireceği benzersiz bir platform ile sunmaya hazırlanıyor. Festival, 23 Eylül Cuma öğleden sonradan itibaren 25 Eylül Pazar akşamına kadar herkese açık ve ücretsiz olacak.

Dünyanın lezzeti Antalya’ya geliyor

Dünyanın lezzeti Antalya’ya geliyor

“Food Fest Antalya” yerel gıdaya ve sürdürülebilir tarıma sahip çıkmanın önemini vurgulamak amacıyla “Antalya’dan Dünyaya” mottosuyla 23-25 Eylül tarihlerinde düzenlenecek

Tarihi, eşsiz konumu, biyoçeşitliliği, benzersiz kıyıları, doğal güzellikleri ve yemek kültürü ile dünya turizminin göz bebeği Antalya, I. Uluslararası Food Fest gastronomi festivaline ev sahipliğine yapacak.

Antalya Karaalioğlu Parkı’nda dünyanın dört bir yanından gelen konukları ağırlayacak.  Kentin saklı kalmış lezzetlerini dünya arenasına taşıyacak, dünyaca ünlü Michelin yıldızlı şefler katılacak.

Bodrum’da düğün sezonu başladı

Bodrum’da düğün sezonu başladı

Mandarin Oriental, Bodrum, hayatlarında yeni bir sayfa açan çiftlere, özel ayrıcalıklarıyla dikkat çekiyor. Düğün gününden önce kusursuz bir hazırlık süreci sunan Resort tüm hayallerin gerçeğe dönüştüğü eşsiz bir organizasyon sunuyor. Lüks, konfor ve ayrıcalıklı bakım hizmetlerinin vazgeçilmez adresi olan Mandarin Oriental, Bodrum 1500 kişi kapasiteli açık alanları, özgün ve ödüllü SPA terapileri, yaratıcı lezzetleri ve kişiye özel lüks hizmet anlayışıyla en özel gününüze eşlik etmeye Eylül ve Ekim ayında da devam ediyor.

Mandarin Oriental, Bodrum

Mandarin Oriental, Bodrum, yeşilin ve mavinin birbirine olan kusursuz uyumundaki ihtişamlı doğası ve lüks mimarisi ile düğün, bekarlığa veda partileri ve geleneksel kına gecesi dahil olmak üzere pek çok farklı etkinlik için zengin alternatifler sunarak her biri özgün nitelikteki açık hava davet mekanlarıyla birlikte gurme menü seçenekleri ve sofistike ambiyansıyla en özel anların vazgeçilmez tercihi oluyor.Mandarin Oriental, Bodrum

Bodrum’da ayrıcalıklı bakım

Düğün gününüzü stresten uzak, ruhunuzu ve bedeninizi tazeleyerek geçirmeye hazır mısınız? Üç  kata ve 2.700 metrekareye yayılan The Spa at Mandarin Oriental, Bodrum düğün öncesi ve sonrası için rafine bir bakım hizmeti sunarak, en özel gününüzde sizi dinginleştiriyor.

Toplam on iki  terapi odası, üç güzellik bakım odası, Ege Denizi manzaralı açık hava kabinleri, özel kese odalı lüks hamamlar, saunalar, buhar odaları, kapalı ve açık yüzme havuzları ve özel spa bakımlarıyla The SPA at Mandarin Oriental, Bodrum hazırlık sürecinden, balayına kadar tüm aşamalarda tazelenerek rahatlamanızı sağlıyor. Ödüllü Spa terapileri ve doğal içerikli el yapımı kürleriyle iç huzurun yeniden keşfine aracılık eden The Spa at Mandarin Oriental, Bodrum, geleneksel Türk hamamı ve terapi alternatifleriyle evlenecek çiftlere ve misafirlerine benzersiz bir deneyim yaşatıyor.

Rezervasyon ve sorularınız için;  www.mandarinoriental.com/bodrum

Thomas Bühner “Dünya mutfaklarının giderek birbirine benzemesi üzücü oluyor”

Thomas Bühner

“Dünya mutfaklarının giderek birbirine benzemesi üzücü oluyor”

 Tutkuları ve kendine has özgünlükleriyle gastronomi alanına yön veren Michelin’in çok kıymetli ve 3 yıldızlı şefi, Almanya’nın ünlü ismi Be Premium’daki Pop-up etkinliğine katılan Thomas Bühner Pause Derginin bu ayki söyleşi konuklarından… Kendisi ile dünya mutfağını, Türk mutfağını konuştuk… Ayrıca mutfakların, kültürel sunuların reçetelerin aslında diplomatik iletişime katkısı olup olmadığını, Türkiye’deki otel mutfaklarını nasıl bulduğunu konuştuk bir tarafı olup olmadığını konuştuk…

Thomas Bühner

Mutfakta reçetelerinizi oluşturma sürecinde size neler ilham verir?

Amaç, moderni ya da daha iyisini zamansız yorumlamak ve diğer mutfaklarla harmanlamaktan korkmamak olmalıdır.  Tarifler ve yemekler bir ülkenin kültürünün bir parçasıdır.

 Sizin en sevdiğiniz, en beğendiğini tabağınız hangisi? İçinde ne var? Nede en sevdiğiniz?

Yemek, sevgi ve tutku ile yapıldığında bunun tadını alabilirsiniz. Benim favori tabağım tamda budur işte.

Füzyon yemeğine Türkler sizce nasıl bakıyor?

Türk mutfağı, köklü bir geleneğin yanı sıra mükemmel ürünler ve mükemmel yemeklerle dolu.

Türkiye’de esnaf lokantası diye bir kültür var. Hiç deneyimle test etme imkânınız oldu mu? Porsiyonlarını hiç gördünüz mü? Tatlarına bakma vaktiniz oldu mu?

Hayır, ne yazık ki.  Son birkaç yılda birkaç kez Bodrum’a ve son zamanlarda da İstanbul’a gittim.  Ama Türk mutfağını deneyimlemek için daha fazla zamana ihtiyacım var. Gaziantep’e gidiyorum, çok duydum ve heyecanla bekliyorum.

Thomas Bühner

Hayalinizdeki mesleği mi yapıyorsunuz?

Evet!  Seyahat etmeyi, yeni şeyler keşfetmeyi, motive olmuş genç insanlarla tanışmayı, onları eğitmeyi ve ayrıca yeni birinci sınıf ürünleri ve tedarikçileri tanımayı seviyorum.

İdolünüz var mıydı?

Pek değil, ama çok çalışarak, disiplinle ve motivasyonla çok şey başaran insanları takdir ediyorum.

Mesleğinizde bulunduğunuz bu günkü konum hayalinizdeki konum mu? Hayalinizdeki çizgiye vardınız mı?

Belki, ama ben hep merak etmişimdir ve benim için hayat hareketlidir.  Bugün yaptığım işi sevdiğim gibi, gelecekteki görevleri de dört gözle bekliyorum.

Mutfağınızda; bu işe girdiğiniz ilk günden bugüne her reçetenizde size eşlik eden sihirli tatlar var mıdır? Hatta çocukluğunuzdan bu yana sür gelmiş vaz geçilmezler?

Sadece gençken şef olmaya karar verdim, bu yüzden çocukluktan iyi yemekle ilgili doğrudan bir anım yok.  Ancak, sihirli bir bileşen, mesleğimi yürüttüğüm sevgi ve tutkudur. Ayrıca ürünleri her zaman mümkün olduğunca nazik bir şekilde ele almaya çalışırım.  Bu kesinlikle benim yemek pişirmemin ve lezzetimin bir sırrı.

Be Premium

Menüyü oluştururken mottonuz ne oldu? Çerçeveniz nasıl şekillendi?

Mutfağımı karakterize eden imza yemekleri ön plana çıkarmak istedim.

Fermantasyon gibi Uzak Doğu ve Kuzey Avrupa tekniklerini kullanıldığınız oluyor mu?

Evet, kesinlikle.  Sonuçta, mutfaktaki hemen hemen her şey fermente edilir.  Ekmek, şarap, peynir, kahve, kakao, baharatlar, her şey fermantasyondan gelir.

Dünyada trend olan lezzetler ve yaklaşımlar ülke mutfaklarına yansıyorken, odaklanılan malzemelerin de bir anda mutfaklarımıza girmesi artık gastronominin yeni dünyadaki etkisi midir?

Dünya mutfaklarının giderek birbirine benzemesi üzücü oluyor. İnsanların Asya’ya gidip orada pizza yemesini anlayamıyorum. Daha iyi aşçılar ayrıca mutfağını korumalı ve geliştirmelidir.

Thomas Bühner

Unutulmaya yüz tutan malzemeler, eski geleneksel lezzetler sizce en fazla hangi ülke mutfağına ait? 

Bence her ülkede bol miktarda var. Modern beslenme alışkanlıkları, yiyeceklerin sonsuz mevcudiyeti maalesef birçok insanın artık pek çok şeyi, örneğin sakatat yemek istememesine neden oldu. Eski tarifler korunmalı ve unutulmamalı.

Türkiye’de son yıllarda gastronomi alanında gerçekleşen gelişmeleri ve insanların yeme alışkanlıklarını nasıl yorumluyorsunuz?

Türkiye’deki son gelişmeler hakkında yorum yapamam çünkü sizi tanımıyorum. Herkesin sadece beğendiğini yemesi bence yanlış bir gelişme.  Bozulmuş et miktarını ve yiyecek israfını eleştiriyorum.  Birçok alanda yeniden düşünmek zorundayız.

Gastronominin iletişime ve diplomasiye katkı sağladığını düşünüyor musunuz? Neden?

Sofrada iyi bir yemek, dünya barışına giden yol değil ama ona giden ilk adımdır. Bu, küçük bir ailenin yemekte tüm günün değerlendirmesi gibi de düşünülebilir. Çok fazla insanın yalnız ve hızlı yemek yiyip hayata devam etmesini üzücü buluyorum. Birlikte yemek yemek sadece açlığın giderilmesine hizmet etmez, aynı zamanda toplumsal bir anlamı da vardır.

Thomas Bühner

Gastronomiyi moleküler, çiftlikten masaya, vegan gibi başlıklarla çerçevelenerek, sınırları çizilerek sunulması hakkında ne düşünüyorsunuz?

“Moleküler” terimi yemek severleri rahatsız etti.  Mutfağa bir açıklama olarak “ilişkilendirme” demek daha iyi olurdu. Sonuçta moleküler, bir şekilde her şeydir. Yemek yapmak, kimya ve fiziğin ilişkisidir. Aslında tarladan sofraya, bahçeden sofraya normal olmalı.  Ne yazık ki, diğer kıtalardan bile her zaman mevcut olan ürünlere sahip olmaya çok alıştık.

Ayrıca vegan / vejeteryan özel bir şey değildir, ancak sağlıklı bir diyete aittir. Hiçbir yerde her gün et yememiz gerektiği yazmıyor.

Bir restoranda yediğiniz yemeği ölümsüzleştiren etkenler nelerdir sizce?

Çok karmaşık olmamalı, şaşırtmalı ya da daha iyisi ilham vermeli. Ve tabii ki kaliteli servis olmalı. Her zaman sayısız faktör vardır.

 Peki, son zamanlarda dünyada nerelerde yemek yediniz?

Aslında, tüm kıtalarda yedim diyebilirim. Çok seyahat ediyorum.

Thomas Bühner

Dünya çapında ünlü misafirleriniz, müdavimleriniz vardır. Biraz bahseder misiniz? En çok kimi ağırladınız?

Neredeyse tüm Alman yıldızlarını, politikacıları ve tüm ünlü markaların sahiplerini konuk ettim.  Ancak benim için La Vie’de, hayatında bir günde olsa özel bir şey yaşamak için, uzun süre para biriktiren insanlar da önemli. İnsanlara onlar için unutulmaz bir özel akşam sunmanın her zaman önemli olduğunu düşüyorum.

Gastronomiyi moleküler, çiftlikten masaya, vegan gibi kalıplara oturtmak hakkında ne düşünüyorsunuz?

Aslında tüm bunlar iyi bir mutfak için normal olması gereken şeyler. Hiçbir iyi mutfak artık bunları belirtmek ihtiyacı bile duymuyor. Yani gıdalarımız çiftçiler tarafından üretiliyor ve toz ürün kullanmıyoruz demeye bile ihtiyaç yok çünkü öyle olmalı. Yemekle ilgili terimler kesin olmalı ve güzel görüntüler oluşturmalı. Örneğin çayırlarda otlayan ineklerden elde edilen süt ve et gelmeli akla.

Thomas Bühner

Türkiye’ye kaç defa geldiniz?

Yaklaşık 6-7, çoğunlukla Bodrum’da ve sadece bir kez İstanbul’da.  Yakında Gaziantep’e uçacağım. Daha sık ziyaret etmem gerekiyor.

Türkiye denilince aklınıza gelen yemek hangisi?

Ne yazık ki yemeklerin isimlerini hatırlayamıyorum ama Dubai’de bir Türk mutfağı akşamını hatırlıyorum. Muhteşemdi.

Türk mutfağını ilk Almanya’da mı tattınız?

Evet, ama ne yazık ki orası iyi değildi, Dubai ve Zürih’te ve tabii ki Türkiye’de de mükemmel Türk mutfağını deneyimledim.

Eklemek istedikleriniz.

Türkiye’ye tekrar gelmeyi dört gözle bekliyorum.

Arif Kemal Doğan “Türk mutfağının temelini iyi öğrenmek gerek”

Bir Pause Dergi klasiği olan Tolga Atalay ile Chef&Chef konuğu Hilton Istanbul Maslak Executive Chef Arif Kemal Doğan oldu. Executive Chef Arif Kemal Doğan ile kariyerini ve gelecek planlarını konuştuk. Keyifli okumalar… 

Pause Dergi okuyucularımıza kendinizi tanıtır mısınız?

1974 yılında Bolu Mengen’de doğdum. Aşçı kökenli bir aile olmamızdan dolayı aşçılık mesleğine küçük yaşlardan beri ilgi ve sempati duydum. 1988 yılında mesleğe ilk adımımı attım. Yaptığım işe verdiğim değer ve sevgi neticesinde mutfak şefliğine kadar yükseldim. Meslek hayatım boyunca öğrenmeyi ve öğretmeyi keyif alarak yapmaya çalıştım. Türk mutfağını değişik kültürde mutfaklarla harmanlayarak yeni lezzetler keşfetmenin benim için bir tutku olduğunu söyleyebilirim.

Kariyerinizden bahseder misiniz?

Mesleki kariyerime 1988 yılında Bodrum’da başladım. Bodrum Milta Resort Hotel, Marina Vista Hotel, T.M.T Resort Hotel, Uludag Beceren Hotel, Club Petunya Bodrum ve Beyhan Hotel Antalya gibi otellerde görev yaptıktan sonra 1997 yılında İstanbul’a geldim. 1997-2001 yılları arasında uzunca bir süre Sürmeli Hotel’de çalıştım. Ardından kariyerime Çırağan Palace Kempinski, Mövenpick Hotel ve Pera Palace Hotel’de devam ettim.  Ağustos 2018’den bu yana ise Hilton Istanbul Maslak bünyesinde yer alan Zaxi Restaurant’ta Executive Şef olarak görev yapıyorum.  Zaxi Restaurant’ta dünya mutfağının en seçkin lezzetlerinden oluşturduğumuz menü ile misafirlerimizi ağırlıyoruz. Verdiğimiz benzersiz hizmet sayesinde 2021’de Şehrin En İyi Otel Restoranı ödülünü aldık.

Hangi mutfakta kendinizi başarılı buluyor ve o mutfağın bir temsilcisi olduğunuzu düşünüyorsunuz?

Önceliğim her zaman için Türk mutfağı, özellikle Akdeniz ve Türk mutfağını kullanarak değişik tatlar elde etmeyi seviyorum. Diğer mutfak kültürlerini araştırmak ve onları takip etmek ise benim için büyük bir keyif.

Son dönemlerde hangi mutfak ve ne tür yemekler önde?

Güney Afrika mutfağı, baharatları ve değişik aromalardaki tatları ile dikkat çekiyor. Son dönemde birçok restoranın menüsünde yer almaya başladı. Bunun dışında sağlıklı yaşamın trend olması ile beraber sağlıklı mutfak kültürü ve yemekleri de yine ön planda tutulanlar arasında.

Yeni nesil mutfak veya yenilenen mutfak hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yiyecek içecek sektöründe insanların yeme içme alışkanlıklarına göre şekillenmeler oluyor. Günümüzde sağlıklı yemekler ön planda olmakla beraber özellikle geleneksel yemeklerden vazgeçilmediğini gözlemliyoruz. Yeni nesil değişik pişirme tekniklerinin öne çıkmasının mutfak alanını zenginleştirdiğini düşünüyorum.

Geleneksel Türk mutfağı ve hakkında düşünceleriniz?

Uzun bir tarihsel süreç boyunca birbirinden farklı birçok kültüre ev sahipliği yapan Anadolu, bu kültürlerin etkileşimi ve bereketli topraklarındaki ürün çeşitliliği ile çok zengin bir mutfak kültürüne sahip. Aynı zamanda Osmanlı kültürünün mirasçısı olan Türk Mutfağı hem Balkan hem de Ortadoğu mutfaklarını etkilemiş ve etkilenmiştir. Bu denli çok kültürlü bir mutfakta, her kültürden insanın damak tadına uygun tatlar bulması mümkün. Bu açıdan çok şanslıyız. Biz menülerimizde mutlaka geleneksel Türk mutfağı lezzetlerinden bulunduruyoruz. Ancak bununla beraber geleneksel Türk mutfağının özünü bozmadan, çağdaş diye adlandırabileceğimiz şekilde günümüze uyarlanması ve servis edilmesi gerektiği düşüncesindeyim.

Şu an mutfağında olduğunuz yerde neler yapıyorsunuz? 

Zaxi Restaurant’ın yeni değiştirdiğimiz yaz menüsünde hafif sağlıklı yaz tatlarına yer vermeye çalıştık. Taze salatalar, kavun, karpuz, beyaz peynir mozaik ve bresola birleşmesi, Karides & Gazpacho, mevsim ürünleri ile hazırlanmış mezeler, buharda Levrek Filetosu, Erikli Çipura Buğulama, Şeftali Crumble gibi tatları yaz menümüzde ön plana çıkardık.  Her zaman önceliğimiz lezzet odaklı olmaktır. Ancak görselliğe ve sunuma da ayrıca dikkat ediyoruz.  Pandeminin bitmesiyle sosyal toplantılar, düğün yemekleri ve özel etkinlikler yeniden revaçta. Bu alanda misafir taleplerine göre mevsim ürünlerini kullanarak değişik menü çalışmaları yapıyoruz.   Kahvaltı bölümünde ise organik ürünleri ön planda tutuyoruz ve günlük Türk ürünlerinden zengin kahvaltı sofraları hazırlıyoruz. Lezzetlerimizi şeflerimiz tarafından misafirlerimizin masalarına servis ederek, konuklarımızın memnuniyetini en yüksek düzeyde sağlamaya çalışıyoruz.

Yeni bir tabak hazırlarken ilhamını ve hikâyesini anlatabilir misiniz?

Yeni bir tabak hazırlarken, ekibimle beraber beyin fırtınası yapıyoruz. Tabağın içeriği ve ürünlerin uyumuna önem vererek çalışıyor, mevsimsel ürünleri kullanmaya dikkat ediyoruz. Bunun dışında mutlaka yerel ürünleri kullanmaya özen gösteriyoruz.

Yeni şef adaylarına yaratıcı şef olma hakkında bir metodoloji verir misiniz?

Öncelikle aşçılık mesleğini yapmaya karar verdiklerinde bu işi çok sevmeleri gerektiğini bilinçaltlarına yerleştirmeleri gerektiğini tavsiye ediyorum.  Özellikle Türk mutfağının temelini iyi öğrenmeleri gerektiğini düşünüyorum çünkü bu işin alt yapısını yani temelini iyi öğrendiklerinde gerisi kendi hayal güçlerine kalıyor.  Belirli bir aşamaya gelip, yeterince deneyim kazandıklarında ise değişik yemek kültürlerini araştırmalarını hatta imkânlarına göre yerinde bu mutfaklarda çalışmalarını öneririm.  Çünkü bu meslekte ürün bilginiz ne kadar çok olursa, hayal gücünüz de o kadar geniş olur.

Özel günlerin adresi; Oligark İstanbul

Özel günlerin adresi; Oligark İstanbul

Oligark İstanbul; şehrin en güzel Boğaz manzarasına açılan terasıyla özel anları unutulmaz kılıyor.

Kuruçeşme Halide Hanım Korusu karşısında yer alan Oligark İstanbul’un 80 kişilik terası, kurumsal toplantılardan lansmanlara, doğum günü kutlamalarından özel davetlere birçok etkinliğe ev sahipliği yapıyor.

Her detayın en ince ayrıntısına kadar düşünüldüğü organizasyonlarda birbirinden eşsiz lezzetler de damak hafızalarında iz bırakıyor. Ev yapımı tütsülü somon, zeytinyağlı enginar göbeğinde iç bakla, deniz mahsullü linguine ve kömür ateşinde yaprak antrikot menüde öne çıkan lezzetler arasında yer alıyor.

Ayrıntılı bilgi için www.oligarkistanbul.com; 0212 265 65 12

Bodrum’u sallamaya devam ediyor

Bodrum’u sallamaya devam ediyor

Eşsiz ambiyansı, zengin dünya mutfağı ve benzersiz dj performansları ile İtza Bodrum, Bodrum’a yeni bir soluk getirdi.

Bodrum Yalıkavak’ta, beach, roof ve restoran konseptiyle hizmet vermeye başlayan Itza Bodrum, Akdeniz ağırlıklı modern Avrupa mutfağının önemli lezzetleriyle misafirlerini ağırlıyor. Adını Maya kültüründen alan İtza, dünyaca ünlü DJ’leri Bodrum’da ağırlarken eğlence kültürünü üst düzeye çıkarıyor.

Bodrum’da Malta rüzgârı

Bodrum’da Malta rüzgârı

“Malta Tarihinden Bir Anadolu Lezzeti” etkinliğine tarihi kokteyller damgasını vurdu.

Malta Turizm Otoritesi ve Heritage Malta, geçtiğimiz hafta Türkiye’nin en popüler turistik sahil beldelerinden Bodrum’da unutulmaz bir akşama imza attı. Tanıtım etkinliği, Türkiye’nin dört bir yanından, ziyaret ettikleri ülkelerin mirasını deneyimlemek isteyen çok özel bir izleyici kitlesinin ilgisini çekti.

Malta Turizm Otoritesi Pazarlama Genel Müdürü Arthur Grima, Malta Adaları’nı izleyicilere tanıtarak, Malta tarihinin ve kültürünün zenginliğini vurgularken, Heritage Malta ekibinin tarihi arşivlerden derlediği tariflere göre hazırlanan kokteyller ile izleyicilere bir “Lezzet Tarihi” deneyimi yaşatıldı.

Heritage Malta Kıdemli Küratörü Liam Gauci tarafından hazırlanan; arşiv belgeleri ve görseller ile desteklenen sunumda ise bu kokteyllerin her birinin ardındaki hikayelere değinildi.

20 Ağustos Cumartesi günü Bodrum Dibeklihan Kültür ve Sanat Köyü’nde düzenlenen “Malta Tarihinden Bir Anadolu Lezzeti” adlı etkinliğe Malta’nın Ankara Büyükelçisi H.E. Dr. Theresa Cutajar ve Türkiye UNESCO Dünya Mirası Gezginleri Derneği Başkanı Nevin Salman da katıldı.

Arthur Grima ve Liam Gauci’nin bilgilendirici ve renkli sunumları ile Malta’nın kültür turizmi fırsatları hakkında bilgi edinen konuklar, geçmişe dair hikayelerini dinledikleri içeceklerin tadına baktılar.

Etkinlikten bahseden Arthur Grima, “Kültürel mirasımızın bir bölümünü, ziyaret etmeyi planladıkları yerler hakkında bilgi edinmek isteyen çok özel bir gezgin kitlesiyle paylaşmak bizim için bir fırsattır” derken, Liam Gauci de “Lezzet Tarihi, Malta’nın gastronomisini ve tarihini bir araya getirerek bunları daha geniş bir kitleyle paylaşmayı ve bu tür alışverişleri teşvik etmeyi amaçlıyor” şeklinde konuştu.

Malta Turizm Otoritesi İcra Kurulu Başkanı ise, Malta Turizm Otoritesi tarafından düzenlenen bu ortak kültürel etkinliğin belirlenen sosyal hedeflere yönelik stratejisi ile uyumlu olduğunu belirtti ve amaçlarının bu seçkin kitleye Malta Adaları’nı tanıtmak olduğundan söz etti.

Yeniliklerle misafirlerini ağırlamaya devam ediyor

Yeniliklerle misafirlerini ağırlamaya devam ediyor

Hilton İstanbul Bakırköy sezon boyunca yeniliklerin ve etkinliklerin yer aldığı  konaklama seçeneklerinin yanı sıra misafirlerine dünya mutfağı lezzetlerini de sunarak İstanbul’da önemli lezzet noktalarından biri olmaya devam ediyor.

Hilton İstanbul Bakırköy

Fişekhane ve Ataköy Marina’nın bulunduğu bölgede sahil yolu üzerinde yer alan Hilton İstanbul Bakırköy odalarındaki zeminden tavana pencereleriyle misafirlerine İstanbul’un mutlaka deneyimlenmesi gereken  en güzel manzaralarından birini sunmaktadır.

Hilton İstanbul Bakırköy

Hilton İstanbul Bakırköy üst sınıf hizmetleri, restorarı, SPA’sı, açık havuzu ile modern bir konaklama deneyimi sunuyor

Geniş kapasiteli açık hava etkinlik alanı ve balo salonu da dahil toplamda 17 adet çok amaçlı toplantı ve etkinlik salonu  yer alıyor

Malva’da karşı konulmaz lezzetler

Malva’da karşı konulmaz lezzetler

Hilton’un lüks koleksiyon markası LXR Hotels & Resorts ailesinin Türkiye’deki ilk oteli Susona Bodrum, Malva Restoran’ında misafirlerine unutulmaz bir lezzet deneyimi sunuyor.

Malva, benimsediği mikro-lokal lezzet anlayışı çerçevesinde mutfakta kullanılan her ürünü yerel üreticilerden ve çiftçilerden tedarik ediyor. Executive Şef Gökhan Sızmaz, benimsediği lokal gastronomi anlayışıyla ürünleri ilk elden ve en taze haliyle temin ederken lojistiği belli bir çember içinde tutarak karbon salınımını da minimuma indirerek yerel ekonomiye ve çevreye katkı sağladıklarını belirtiyor.

Sadece Ege değil Türkiye’nin diğer bölgelerindeki özel tatları da deneyimleme imkanı sunan Malva’da Sübye A La Planca “Antep(Cİ), Ege Otlu Kum Midyesi ve Gökova Ahtapot gibi lezzetler öne çıkıyor.

Menüsündeki deniz ürünleriyle de dikkat çeken Malva, Günün Oltaya Takılan Balığı konseptiyle ziyaretçilerini akşam yemeğinde sürprizlerle karşılıyor. Izgara Jumbo “Bargilya” Karides, Sarı Yüzgeç Orkinos gibi iddialı lezzetlerle menüsünü zenginleştiren Malva, bunlara ek kendi avladıkları Aslan Balığı’nı da başlangıç menüsüne dahil ediyor.