Yazılar

“Dişil enerji açık olduğunda hayata bilgelik, aşk, bolluk, bereket akar.”

Televizyon ekranlarından tanıdığımız, yazarlığıyla ilham veren, wellness ve yoga eğitmenliğiyle binlerce insana dokunan Ece Vahapoğlu, bugün artık “iyi yaşam” kavramının Türkiye’deki en güçlü seslerinden biri. Medya kariyerinden wellness dünyasına uzanan yolculuğunda disiplinini, iletişim gücünü ve sahne deneyimini yeni bir amaca yönlendiren Vahapoğlu, beden–zihin–ruh bütünlüğünü merkeze alan felsefesiyle modern insana dengeyi hatırlatıyor.
Pause Dergi için gerçekleştirdiğimiz özel kapak röportajında; içsel beslenmeden dişil enerjiye, kakao seremonilerinden nefes çalışmalarına kadar uzanan yaşam yolculuğunu, kişisel kırılma noktalarını ve wellness sektörünün geleceğine dair vizyonunu bizimle paylaştı.

Röportaj: Ahu Çağdaş

Ece Vahapoğlu, Ahu Çağdaş

Medya kariyerinden wellness alanına geçişteki kırılma noktanız neydi? O dönemki disiplin, bugünkü felsefenize nasıl bir temel sağladı?
Televizyon ve medya benim için güçlü bir iletişim alanıydı; ancak içimde hep insanlara gerçek dönüşüm sağlayan, onlara iyi gelen bir şeyler yapma arzusu büyüyordu. 30’lu yaşlarımda kendi iç yolculuğum başladıktan sonra gördüm ki; başarı sadece dış görünüşte ve şirket cirolarında değil, insanın beden–zihin–ruh bütünlüğünde saklı. Bu farkındalık, hayatımı daha derin bir amaca yönlendirdi. Medyada edindiğim disiplin, sahne duruşu ve güçlü iletişim becerileri ise bugün wellness alanında binlerce insanla buluşmamın temelini oluşturdu. Spor ve sağlıklı yaşam kültürünü yaymak istiyorum.

Savunduğunuz içsel beslenme tam olarak nedir ve günümüzün tükenmişlik hislerine karşı nasıl somut bir çare sunuyor?
İçsel beslenme; sadece tabağa değil, ruhun neye aç olduğuna da bakmaktır. Sevgiye mi? Desteğe mi? Özgürlüğe mi? Bedenimizi kaliteli gıdalarla beslerken ya da beslemezken; zihnimizi olumlu düşüncelerle, ruhumuzu minnetle, sosyal hayatımızı sağlıklı ilişkilerle beslemeyi savunuyorum. Bu yaklaşım modern insanın tükenmişlik haline bir çözüm oluyor.

Ece Vahapoğlu, Ahu Çağdaş

Kakao seremonisi, modern insanın denge arayışına hangi derinlikleri sunuyor veya hatırlatıyor?
Kakao seremonisi, kalbi açan ve bizi öz şefkatle buluşturan kadim bir ritüel. Ben de uygulayıcısı olarak yaptığım seremonilerde katılımcıları daha üst bir enerji frekansına çıkarıp yukarıdaki ama aslında içimizdeki kaynakla buluşturuyorum. Kalp gözü açıldığı için niyetler daha kolay kabul oluyor. Modern insan hep “yapma” halinde; kakao ise “olma” haline davet ediyor. Unuttuklarımızı hatırlatıyor: Yavaşlık, duygu, sevgi, bağ ve birlik.

Dişil enerjiyi neden bu kadar önemsiyorsunuz?
Oğlum Efe’ye hamile kalmadan önce yaşadığım bir kayıp beni dişil enerjiyi aktive etmek konusunda uyandırdı. Çok araştırdım, okudum, uyguladım. Kitaplar yazdım. Çünkü dişil enerji; yaratıcı, sezgisel ve şefkatli tarafımız. Hızlı ve rekabetçi dünyada kadınlar sürekli eril enerjiyle ilerliyor ve öz doğalarından uzaklaşıyor. İyi yaşamın kalbinde dengelenmiş bir dişil güç var. Son kitabım ‘Dişil Enerji’de de bunun yollarını aktarıyorum. Aynı zamanda daha çok kadına ulaşmak için dişil enerji şifa uygulayıcısı sertifikam da tamamlanmak üzere.

Ece Vahapoğlu, Ahu Çağdaş

Bunu kaybettiğini düşünen kadınlara öneriniz?
Kendilerine şefkatle dokunsunlar. Öz değerini hatırlasınlar. Toprağa bassınlar. Dans etsinler. Nefes alsınlar. Aynaya bakıp “Ben yeterim” desinler. Dişil enerji, dışarıdan alınan bir şey değil; hatırlanan bir öz. Dişil enerji açık olduğunda hayata bilgelik, aşk, bolluk, bereket akar.

Nefes çalışmalarında bahsedilen iç ses, insanı ilk duyduğunda en çok hangi korku ya da gerçekle yüzleştiriyor?
Sessizlik. Çünkü o sessizlikte kaçtığımız gerçeklerle, ertelenmiş duygularla yüzleşiriz. Zihne düşünceler gelir, odaklanmak güçleşir. İşte tam orada pratik başlar: Sürekli nefese geri dönmek.
Nefes, zihnin fırtınasında bize yönünü bulduran pusula gibi… Korkunun içinden geçtikçe özgürlüğün kapısı açılır.

Ece Vahapoğlu, Ahu Çağdaş

Hayatınızda hiç tükendiğinizi hissettiğiniz bir dönem oldu mu? O dönemden çıkmanızı sağlayan tek şey neydi?
Evet olmuştur. Üstelik herkes güçlü görürken. Aynı anda çok şeye yetişmeye çalışırken ve hala idealist hedeflerde kalmaya çalışırken yoruldum. Beni ayağa kaldıran şey hem içime dönmek hem de hareket oldu. Her şey üst üste geliyorsa bir dur, sakinleş. Ama sporunu da eksik etme. Bedenimi ve ruhumu iyileştirdikçe sıkıntılar çözüldü.

Kırmızı çizginiz var mıdır?
Hak ettiğim değerin verilmediğini hissettiğim yerde durmam. Saygı, sınırlarıma çektiğim net bir çizgi.

Ece Vahapoğlu, Ahu Çağdaş

Çabuk sinirlenir misiniz? Nasıl bir yapınız var?
Güçlü bir yapım var ama sabırsız olabiliyorum. Sinirlenince kısa bir süre sesim yükselebilir ama sonra sakinlerim. Eskiden istediğim şeyler istediğim zamanda olsun isterdim; ama hayat gösterdi ki ansızın planlar değişebilir. Anne ve babamı yakın zamanda birden kaybettim. Üstüne kanser olduğumu öğrendim. Çabuk toparladım hep ve yoluma devam ettim. İçimde tutmamayı, söylemeyi ve sınır koymayı öğrendim.

Dijital dünyanın mükemmel görünme baskısını nasıl yönetiyorsunuz? Kamera arkasında, dışarıya yansıtmadığınız en büyük mücadeleniz nedir?
Kamera önünde parlayan hayatlara herkes bakıyor, kamera arkasını az kişi biliyor… Yıllardır TV sektöründe de sosyal medyada da aktif biri olarak görünenle arkasının farklı olduğu zamanları biliyorum. Bazen bu bir anlamda profesyonellik. Ama ben sosyal medyada takipçilerime sürekli mükemmellik yerine gerçeklik iletiyorum. Genel olarak olumlu ve ilham veren şeyler paylaşıyorum. Şikayet etmiyorum. Kimi gün sahnede, kimi gün yorgun — ama her zaman Ece’yim.
En büyük mücadelem? Kendime yeterince şefkat göstermek.

Ece Vahapoğlu, Ahu Çağdaş

Wellness’ı sürdürülebilir bir iş modeline dönüştürdünüz. Bu sektörün önümüzdeki 5–10 yılda hangi alanlarda en hızlı büyüyeceği öngörülüyor?
Turizm, kurumsal sağlık, dijital eğitim & uygulamalar ve longevity (uzun yaşam) alanları çok hızlı büyüyecek. Ben de bu alanların hepsinde global projeler üretiyorum. Wellness alanı zaten büyüyor; daha da büyüyecek. İnsanlar da neyin değerli olduğunu ve nereye yatırım yapmak daha iyi onu anladı. Seni yoran tatiller, marka alışverişleri yerine deneyimsel ve seni dinlendiren uzaklaşmalar revaçta.

Türkiye’de wellness halen lüks olarak algılanıyor. Bu algıyı kırıp iyi yaşamı halka yayacak en etkili yol nedir?
Wellness temel bir insan hakkıdır. Ücretsiz toplu aktiviteler, şehir içi sağlıklı yaşam alanları, medya desteği ve toplum sağlığı projeleri bu algıyı kıracak güce sahip. Ben bunun için en az 15 yıldır uğraşıyorum; zamanında kamu ile de çalıştım.

Ece Vahapoğlu, Ahu Çağdaş

Dağ, kar ve soğukla aranız nasıl?
Doğa beni hep yeniler. Zorlu koşullarda bedenimi keşfetmek zihnimi de güçlendiriyor. Dağda zaman geçirmek bana çok iyi gelir. Havası nefesimi yeniler. Hele bir tırmanış, yürüyüş, rota, hedef varsa her zirve, bana “yapabilirim” duygusunu yeniden hatırlatıyor. Dünyanın en zorlu yarışı Everest Maratonu’nda koşan ilk ve tek Türk olmanın gururunu hala yaşıyorum.

Saç ve makyaj rutininiz?
Doğalım. Gündelik hayatımda çok uzun zamanlar ayırmam. Her zaman bakımlıyım. Cildimi temiz tutarım. Yoga pratiğiyle nefes aldığım gibi yüz yogası da yaparım. Saçlarım düz; yıka çık halimle sokağa çıkabilirim. Makyajı hafif yapmayı severim. Sahne sunuculuklarımda ve hatta TV ekranında bile hafif makyaj tercih ederim.

Ece Vahapoğlu, Ahu Çağdaş

Alışveriş tarzınız?
Planlı olduğum dönemler olduğu gibi özellikle seyahatlerde bir rahatlayıp spontan bir şeyler satın alıyorum.
Buzdolabımda ise hep: sebze & yeşillikler, yumurta, bitkisel sütler, avokado ve ham kakao bulunur.

Yorgunluğa karşı kişisel sınırlarınız?
Enerjimi korumayı öğrendim. “Hayır” diyebilmek, erken uyku, yoga, nefes, meditasyon ve Efe ile kaliteli zaman — benim en güçlü şarjım.

Ece Vahapoğlu, Ahu Çağdaş

Bir destinasyonu wellness cenneti yapan unsurlar nelerdir? Keşfettiğiniz bir gezi rotasını paylaşır mısınız?
Sessizlik, doğa, yüksek kalite beslenme ve samimi insan bağlantısı. Yaz aylarında Bodrum’da yazlık evimdeyim.
Yurtdışı favorilerimden biri Bali — insanın ruhunu açan bir enerjiye sahip ve tam yogilere göre. Hatta Mart ayında Bali’de anne–çocuk kampı düzenliyorum.
Bir diğer özel rotam ise Bosna Piramitleri… Bahar aylarında şifası yüksek enerjisiyle orada meditasyon turum olacak.

Önümüzdeki yıllarda Türk wellness sektörünü dönüştürecek global trend?
Longevity — uzun ve güçlü yaşam bilimi.
Beyin, beden ve duygu dönüşümü bilimsel yöntemlerle yaşamın merkezine oturacak.

Ece Vahapoğlu, Ahu Çağdaş

10 yıl sonra Ece Vahapoğlu’nu nerede hayal ediyorsunuz?
Dünyanın dört bir yanında, binlerce kadına ilham veren global bilge bir kadın olarak hayal ediyorum. Konuşmalarım, seminerlerim, workshoplarım, kamplarım, kitaplarım ve dijital içeriklerimle dünyadayım.
Doğaya yakın, Efe’yle çokça seyahat eden, aşkı da bulmuş dengede bir yaşamda.

Tek öğüdünüz?
Kendinize dönün. Mutluluk dışarıda değil, içinizde filizleniyor. Ve hep şükredin.

Ece Vahapoğlu, Ahu Çağdaş

Başarının sırrı nedir?
Tutku + disiplin + şükür.
Ne yapıyorsan kalbinle yap.
Ayrıca sürekli öğrenme hevesi ve ilham vererek paylaşmak — bilgiyi saklamak değil, çoğaltmak başarıyı gerçek kılar.

Yeni TV programınız başladı; nasıl gidiyor?
Ekranda iyi bir programda olmayı özlemiştim. Tam bana göre bir içerikle, programın adında bile ‘mutluluk’ geçen, gazeteciliğimi konuşturabileceğim formatta, seçkin konuklarla samimi ve pozitif bir sohbet. 360TV’de ‘Ece Vahapoğlu ile Mutluluk için’ sert gündemden uzak, ilham ve mutluluk veren bir lifestyle format. Stüdyo dekoru, ekip, izleyici geri dönüşleri her şey çok güzel enerjide.
Eklemek istedikleriniz.
Benim için iyi yaşam bir hedef değil; her gün seçtiğimiz bir yol.
Okuyucuların bu yola sevgiyle adım atmasını diliyorum.

Ece Vahapoğlu, Ahu Çağdaş

#EceVahapoğlu #PauseDergi #KapakRöportajı #Wellness #Yoga #İçselBeslenme #DişilEnerji #Mutlulukİçimizde #Lifestyle #AhuÇağdaş #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Aşk, Lezzet ve Romantizm” bir arada!

“Aşk, Lezzet ve Romantizm” bir arada!

Hilton Istanbul Maslak, 14 Şubat Sevgililer Günü’nü özel kılmak isteyen çiftleri, aşk, lezzet ve romantizm dolu bir geceye davet ediyor.

Yılın bu en romantik gününde, çiftleri Şehrin En İyi Otel Restoranı ödülüne sahip Zaxi Restoran’ın birbirinden enfes lezzetleriyle unutulmaz bir Sevgililer Günü yemeğine davet ediyor. Aynı zamanda Ocean Club Fitness&Spa’da yüzde 30 indirim avantajı sunuyor.

Aşkla hazırlanan enfes tatlar

Sevgililer Günü set menüsü, aşkla hazırlanan birbirinden özel lezzetlerden oluşuyor. Deniz Aşkı ile başlangıç yapılan menüde, marine karides ve somon füme, taze avokado terin, çıtır çavdar ekmeği ve fesleğenli hardal sos ile servis ediliyor. Ara sıcak olarak mantar, manda mozzarella, karides ve filiz salatası ile servis edilen Craig Claiborne Usulü Kişloren. Ana yemekte ise taze kuşkonmaz, çektirilmiş kemik sos ile lezzetlendirilmiş ve Taze Baharatlar ile Kızartılmış Dana Bonfile çiftleri mest ediyor. Limitsiz yerli içkinin dahil olduğu menüde, taze frambuaz ve böğürtlenlerle süslenmiş Sponge Çikolata Mousse ise aşk ve lezzet dolu geceye tatlı bir son veriyor.

Arp, keman ve çello Trio’sunun çiftlerin keyifli sohbetlerine eşlik edeceği program saat 20:00 itibari ile başlıyor ve 23:00’e kadar devam ediyor.

Aşk, lezzet ve romantizm bir arada!

Aşk, lezzet ve romantizm bir arada!

Hilton Istanbul Maslak, 14 Şubat Sevgililer Günü’nü özel kılmak isteyen çiftleri, aşk, lezzet ve romantizm dolu bir geceye davet ediyor.

Yılın en romantik günü için tüm detayları en ince ayrıntısına kadar düşünen İstanbul’un seçkin oteli, Sevgililer Günü özel menüsü ile çiftlerin keyifli anlarına lezzet katıyor.  Geceyi Hilton Istanbul Maslak ayrıcalığıyla sonlandırmak isteyen sevgililere, güne özel konaklama seçeneği sunan otel ayrıca Ocean Club Fitness&Spa’da yüzde 30 indirim sunuyor.

Hilton Istanbul Maslak, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde çiftleri Zaxi Restaurant’ın birbirinden enfes lezzetleriyle unutulmaz bir Sevgililer Günü yemeğine davet ediyor.  Çiftlere çok özel bir konaklama teklifi de sunan otel ayrıca Ocean Club Fitness&Spa’da yüzde 30 indirim sunuyor.

Arp, keman ve çello Trio’sunun çiftlerin keyifli sohbetlerine eşlik edeceği program saat 20:00 itibari ile başlıyor ve 23:00’e kadar devam ediyor.

 

Aşıklara özel konaklama paketi

Sevgililer Günü’nde Hilton Istanbul Maslak ayrıcalığıyla konaklamak isteyen çiftler, bugüne özel konaklama paketinden yararlanıyor. İsteğe göre, odaya kahvaltı servisinin dahil olduğu konaklama paketinde; konaklama, limitsiz yerli içki eşliğinde set menü akşam yemeği, Trio müzik dinletisi ve ertesi gün sabah kahvaltısı yer alıyor.

Bilgi: 0212 305 10 00

Adres: Maslak Mahallesi, Büyükdere Caddesi No:233, Sarıyer İstanbul

Cem Yılmaz ile Seda Akman aşk mı yaşıyor?

Cem Yılmaz ile Seda Akman aşk mı yaşıyor?

Cem Yılmaz’ın, ünlü oyuncu Seda Akman’la yeni bir aşka yelken açtığı öne sürüldü̈.

Magazin dünyası bomba gibi düşen aşk haberi ile çalkalanıyor. Cem Yılmaz, bir süredir oyuncu Seda Akman ile aşk yaşıyor. İlişkisini kameralardan uzak yaşamayı tercih eden çift, birliktelikleriyle ilgili de henüz bir açıklama yapmadı. Öte yandan Yılmaz’ın Akman’a da son filmi Ayzek’le Bir Gece’de kısa bir rol verdiği öğrenildi.

Aşk bacayı sardı

Aşk bacayı sardı

Murat Boz ve Ayça Ayşin Turan’ın 10 gün önce başlayan arkadaşlıkları aşka dönüştü. Çiftin bu aşkı bir süre gözlerden uzak yaşamayı tercih ediyorlar.

Birlikte rol aldıkları dizide aşkları başlayan Ayça Ayşin Turan ve Alp Navruz bir yıldır beraberdi. Oyuncu Ayça Ayşin Turan, aldatıldığını öğrenince Alp Navruz ile olan bir yıllık ilişkisine son vermişti. Hatta öyle ki, 3 milyon TL’lik reklam teklifini kaçırmak istemeyen Alp Navruz’un, Turan’la barışmak için yakın arkadaşlarını araya soktuğu bile söylenmişti. Ama Ayça Ayşin Turan ihaneti affetmedi.

Sabahın ilk ışıklarına kadar eğlendiler

Sabahın ilk ışıklarına kadar eğlendiler

Farah Zeynep Abdullah ve Umut Evirgen sabahın ilk ışıklarına kadar eğlendi!

Serenay Sarıkaya ile yollarını ayıran Umut Evirgen, önceki gün Farah Zeynep Abdullah’la görüntülendi. Birlikte eğlenen ikili, “Yakın arkadaşız” açıklamasını yapmakla yetindi.

Geçtiğimiz haftalarda Umut Evrigen’in, Farah Zeynep Abdullah ile bilinen bir mekanda görüştüğü iddia edilmişti. Çıkan haberlerin ardından Farah Zeynep Abdullah ve Umut Evirgen ne olduysa akşamında birbirini takipten çıkarmıştı.

Evirgen’in Emirgan’daki mekanında sabah saatlerine kadar eğlendi. Farah Zeynep Abdullah’ı mekandan arkadaşının aracı ile kendi evine gönderen işletmeci, kendi aracı ile arkadan gitti.

2022’de aşktan beklediklerimiz

2022’de aşktan beklediklerimiz

Hızla değişen hayat düzenimizde 2022’nin neler getireceğini tahmin edebilmek çok zor. Peki bu değişen düzende çekici bulduklarımız, etkilendiğimiz şeyler nasıl değişiyor?

İLGİ ALANLARIMIZ VE ENDİŞELERİMİZ BENZER OLSUN

Kullanıcıların partnerinde en çok önemsediği şeylerden biri de ortak ilgi alanlarına sahip olmak. “Sevgilinle ortak ilgi alanlarına sahip olmak önemli midir?” sorusuna ‘Evet’ diyenlerin oranı yüzde 61’ken, “herkesin kendi ilgi alanları olmalı” diyenlerin oranı yüzde 39 oldu. Bilgi akışının çok hızlı olduğu bu internet çağında ortak ilgi alanlarına denk gelmek bile başlı başına bir çekicilik kriteri belki de. Aslında kullanıcılar, ‘İnternet olmadan yaşayabilir miydin?’ sorusunda ikiye bölünmüş durumdalar. Yarısı ‘evet,’ yarısı ‘hayır’ diyor ancak 2022 yılında ‘İklim değişikliği’ gibi ortak endişelerimiz de var.

HEM ZEKİ OLSUN HEM DE KOMİK

Bizi etkileyen şeyler birbirinden çok mu farklı? Fiziksel görünüm, statü, duygusallık… Bunlardan hangisi sizi daha çok etkiler? Uygulama kullanıcılarına göre ilk sıralarda mizah anlayışı geliyor. ‘Sevgilinle mizah anlayışının aynı olması sence önemli mi?’ sorusuna  kullanıcıların yüzde 57’si, ‘Çok önemli’ derken, yüzde 38’i önemli sayılır dedi. Yani önemsiz görenler yok denecek kadar az. Kadınlar mizah konusunu erkeklerden biraz daha fazla önemsiyorlar. Kadınların yüzde 67’si için mizah ‘çok önemli’yken, erkeklerde bu oran yüzde 53. Mizah biraz da zeka göstergesi olduğu için elbette zeka da yine çekicilik kriterleri arasında en üst sırada. ‘Zeka çekici midir?’ sorusuna kullanıcıların 90’ı “Kesinlikle!” diyor.

ÖNCE KENDİNİ SEVSİN, AMA -DE VE -DA’LARI DA AYIRSIN

Bazısı dahi anlamında yazılmış ama kelimeden ayrılmamış ‘de’lere çok takılır. Kullanıcıların verdiği cevaplara bakılırsa bu ilişki tercihinde de önemli bir rol oynuyor. Hatta kadınlar için biraz daha fazla önemli bir rol… ‘Yazım hatalarından rahatsız olurum’ diyen kadınların oranı yüzde 76 iken, erkeklerde bu oran yüzde 52. Çekicilik konusunda 2022 trendleri arasına altyazılı filmler de girmiş gibi görünüyor. ‘Filmleri altyazılı mı yoksa dublajlı mı izlersin?’ sorusunauygulama kullanıcılarının yüzde 85’i ‘altyazılı’ diye yanıtlıyor. Yıl kaç olursa olsun sevgi dolu bir ilişki yaşamak için aslında ilk kriter insanın kendini sevmesi. ‘Kendinle sevgili olur muydun?’ sorusuna insanların yüzde 83’ü ‘Tabii ki!’ cevabını veriyorlar. ‘Sanmıyorum’ diyenlerin oranı ise yüzde 17. Peki siz kendinizle sevgili olur muydunuz? Sizin kriteriniz ne?

OkCupid