Yazılar

Tatilin yeni adresi Rammos Hotel

Tatilin yeni adresi Rammos Hotel

Bodrum’un gözde tatil yerlerinden Turgutreis’in yenisi Rammos Hotel, konforu ön planda tutan hizmet anlayışıyla misafirlerini ağırlıyor. Şık dekorasyonu, her bir ayrıntısı titizlikle tasarlanan ambiyansı ve lüks butik otel konseptiyle ayrıcalıklı tatilin kapılarını açıyor.

Rammos Hotel, 156 odası, havuzu ve 500 kişilik beach alanı ile konuklarını ağırlıyor. Otel; mimarisi, rustik havası muhteşem atmosferi ve restoranı ile örnek bir tatil köyü projesi olmaya aday. Aynı zamanda otel, beach alanında gerçekleştireceği happy hour partileriyle, eğlencenin nabzını tutacak.

Modern mimarisiyle huzurlu tatil yapmak isteyenler kendisini özel hissettirecek bir tatil deneyimini Rammos Hotel’de yaşayacak. Geniş, ferah, özenle dekore edilmiş deniz manzaralı standart ve aile odalarıyla yaz tatilinizi keyifli kılıyor.

Denize sıfır konumu, muhteşem gün batımı, Ayhan Yüksel ve Sefa Şendil’in işletmecilik tecrübesi ayrıcalığında hizmet veren Rios Steak ve Marea Fish Restaurant dünya mutfağının lezzetlerini Ege denizinin muhteşem manzarası eşliğinde misafirleriyle buluşturuyor.

NİSVİLLE CAZ FESTİVALİ

NİSVİLLE CAZ FESTİVALİ

Ne zaman: 11 – 14 Ağustos 2022

Yer: Nis – Sırbistan

Kalenin ilginç atmosferinde yapılan festivale yakın bölgelerden 100 bini aşkın misafir katılıyor.  Caz müziğine doyacağınız bu festival ilginiz çekecektir.

Güney Sırbistan’daki Nis kalesi 1723’ten kalmadır. Türklerin şehre ve bölgeye hakim olduğu dönemlerden kalma.

Tüm malzeme İtalya’dan geliyor

Tüm malzeme İtalya’dan geliyor

İtalyan mutfağının temsilcisi La Mia Luce, geleneksel yöntemlerle pişirilen makarnalarını, zengin sunumlarıyla taçlandırıyor.

Yüksek oranda lif içeren ve glütensiz makarna seçeneklerinin de menüde bulunduğunu belirten La Mia Luce menüde bulunan neredeyse tüm malzemeler İtalya’dan getiriliyor.

Akdeniz mutfağının önemli temsilcilerinden La Mia Luce, deniz mahsulleri, risotto, pizza ve makarna gibi gerçek İtalyan lezzetlerinden oluşan zengin menüsünü misafirlerine sunuyor.

Keyifli bayram tatilinin adresi

Keyifli bayram tatilinin adresi

Şehir merkezine yakınlığının yanı sıra, doğayla iç içe geçen bir konuma sahip Akra Hotel’s bu Kurban Bayramı’nda da ziyaretçilerine dolu dolu vakit geçirecekleri bir program sunuyor.

Arife Günü itibariyle Akra Hotels’e giriş yapacak ve bayram boyunca konaklayacak misafirlere özel hazırlanan programda, ziyaretçilerini sadece dinlendirmekle kalmayacak aynı zamanda deşarj olmalarını ve güzel anılar biriktirmelerini sağlayacak.

Ailecek gelen misafirlerini unutmayan ve kişilerin bireysel olarak da vakit geçirebilmelerine olanak sağlayan Akra, çocukların sosyal gelişimini ve becerilerini geliştirecek keyifli atölyelerden, sihirbazlık gösterilerine kadar hiçbir ayrıntıyı atlamıyor.

Büyükler içinse; Türk Gecesi’nden, Akra Jazz Band’ın keyifli melodilerine, Latin Quartet müzik ziyafetinden, DJ performanslara kadar her şeyi detaylandıran Akra Hotels sadece dinlenmeyi değil aynı zamanda enerjisi yüksek geçecek eğlenceli anları da yaşamayı garantiliyor.

STUTTGARTER WEİNDORF FESTİVALİ

STUTTGARTER WEİNDORF FESTİVALİ

Ne zaman: 17 Ağustos – 4 Eylül 2022

Yer: Stuttgart – Almanya

Stuttgarter Weindorf, tüm Almanya’dan, Avrupa’dan ve hatta diğer kıtalardan insanların katıldığı şarap festivallerinden.  Huzurlu ve rahat bir atmosferde Almanya’nın ve bu bölgesinin en iyi şarapları ve yemeklerini deneyimleme şansı bulacaksınız. Festival alanı her akşam insanlarla dolup taşıyor, bu yüzden iyi bir yer kapmak için erken gitseniz iyi olur.

Akşamları, çevresi ve şarap içip konuşan insanların sesiyle hoş bir atmosfer oluşuyor.

Öğleden sonraları daha fazla alan var ve daha kolay dolaşıp farklı stantların neler sunduğunu görebilirsiniz.

Weindorf, şarap ürünlerini ev yapımı ve geleneksel yiyeceklerle sunan şarap üreticileri tarafından işletilen küçük, yerel konukevlerinden oluşan bir fikirdi. Böylece ilk festival 1976’da bu fikirden doğar.

Yaz gecelerinde Asya esintisi

Yaz gecelerinde Asya esintisi

Eşsiz İstanbul manzarası, “Yarının Asyası” konseptli mutfağı ve  Marcel Wanders imzalı sıradışı tasarımıyla Ukiyo Restaurant & Bar, yeni menüsüyle yaz gecelerine Asya esintisi katıyor.

Executive Chef Ercan Yamantürk

Fairmont Quasar Istanbul’un beşinci katında yer alan ve aynı kattaki muhteşem sonsuzluk havuzunun yanı sıra çarpıcı Boğaz manzarasıyla da dikkat çeken Ukiyo Restaurant & Bar, “Yarının Asyası” konsepti ve yenilenen menüsü ile misafirlerini ağırlıyor.

Executive Chef Ercan Yamantürk tarafından, Asya mutfağının kadim geleneklerinden yola çıkarak yepyeni tekniklerle hazırlanan Uzak Doğu’nun otantik lezzetleri ve benzersiz malzemelerin yaratıcı sunumu Ukiyo Restaurant & Bar’da sizleri bekliyor.

Ukiyo’nun yeni menüsünde özel suşi sunumlarından tempuralara, dimsum, Ukiyo salatası, tempura karidesli kinoa, Asya usulü dana bonfile, ağır ateşte pişirilmiş ördek, buharda deniz tarağı ve kılıç balığı, yeşil çaylı tiramisu, çilekli pavlova ve mochi çeşitlerine kadar eşsiz tatlar yer alıyor.

Rezervasyon için: (0212) 403 85 00

Teoman k. “Beyaz Eşya”

Teoman k. “Beyaz Eşya”

Teoman k. imzalı Beyaz Eşya, yazarın özgün anlatımıyla kaleme aldığı şiirlerden oluşuyor.

Yaklaşık elli şiirden oluşan bu kitapta yazar; başından geçen komik olayları, tespitlerini ve birtakım düşüncelerini ele alıyor. Özgün bir anlatım ve imla tercih edilen şiirlerin her biri yaşamdan kısa kesitleri ironiyle yorumlanıyor.

‘’Geçmişini unutan, geleceğini bulamaz ‘’

Danış Ulaç 

‘’Geçmişini unutan, geleceğini bulamaz ‘’

Bodrum deyince akla ilk gelen deniz kum güneş eğlenceyi ve bu doğal güzellikleri tamamlayacak aslında olmazsa olmaz olan yemek içmek… Günümüz ihtiyaçlarından biri ise insanın kendine ayırdığı zamanlarda, gittiği mekanlarda kişisel konforunun lüksünün, eksiksiz ve kusursuz olması… Deniz keyfinin doya doya yaşanabilen konumu ile Gündoğan koyunda bulunan Danış; beach işletmesi ve akşam yeni nesil ocak başı trendi bu yazda tercih edilen aranılan bir mekan… Bodrum’da açıldığı günden beri yoğun ilgi gören Danış’ın et yemekleri, kebap çeşitleri, tatlı ve sunumları, misafir ağırlama konusunda oldukça tecrübeli bir ekiple varlık göstermesi tercih edilirliğinin ilk sebebi…  Danış Ulaç mekanın kurucusu ve işletme sahibi olarak bizzat misafiri ağırlayan ekibin başında olması, insanların mekândan memnun ayrılmalarının bir diğer nedeni. Mekâna gelen misafirler orada bulundukları süre içinde rahatsız edilmeyecek incelikle ağırlanmaları, “masada konforlu bir şekilde vakit geçirmesi için her şeyin düşünüldüğü” duygusu yaratıyor. Danış’ın başarısındaki diğer bir unsur ise lezzetleri jargona uygun ve çok konforlu bir ortamda servis ediyor olması denebilir. Yöresel lezzetleri ve kebap konusundaki tecrübesini mekânın şık ve samimi atmosferi ile tamamlamış olmaları da mekanı vaz geçilmez kılıyor… Bunu başarıyla yerine getiren nadir mekanlardan olan “Danış”ın kurucusu ve işletmecisi Danış Ulaç Pause derginin bu ayki i konuklarından. Keyifle okumalar dileriz.

Danış Ulaç “Başarılı olmayı değil, değerli olmayı bilmek başarı getirir”

Mesleğe nasıl başladınız? Kısaca hikâyenizden bahsedebilir misiniz?

Mesleki hayatıma 19 yaşımda komi olarak en alt basamaktan başlayıp, bu işin bütün adımlarını yaşayarak deneyimledim. Siirt’te ortaöğretimimi tamamladıktan sonra, İstanbul’a geldim. Burada yeme-içme sektöründe iş hayatına atıldım. Bu sektörde her departman beni heyecanla içine çekti.  Saha operasyonundan, mutfağına kadar en ince detaylarına yoğunlaşarak kendimi geliştirme isteği ile başladı aslında bu hikayem.

-Bu sektörde güven duygusu veren bir isim olmak, tercih edilen bir marka olmak çok kolay olmasa gerek… Bu başarıyı yakalayan bir isim olarak size göre bu alandaki zorluklar neler?

Aslını sorarsanız, zor diye bir şey yoktur. Yeter ki bunu doğru parçalara bölmeyi bilelim. Hiçbir şeyin tek başına başarıyla sonuçlanacağını düşünmüyorum. Bu durumda, doğru ekibin iyi bir planlama ile bütünleşmesin önemini göstermekte.

-Restoran, yeni nesil ocak başı, beach işletmeciliği; eğlenceli, dinlenceli bir hizmet sektörü… Markalaşmak için ya da rakiplerin önüne geçerek tercih edilebilmek için; yemek- içmek, manzara, müzik ya da tasarımın yerinde olması yeterli midir?  

Kesinlikle değil. Bunlar iyi bir işletmede olması gereken, birleşenlerin bir kısmı. Bunlar; lokasyon, yemek, servis, müzik, dekor ve hatta en önemlisi sağına soluna oturan diğer misafirlere kadar mekân kalitesini belirler. Bunların tümüne ambiyans dediğimiz, görünmeyen dokunulmayan ama güçlü hissedilen enerjidir. Bu enerjiyi dinamik tutabilen rakiplerin hep önündedir.

Danış Ulaç “Başarılı olmayı değil, değerli olmayı bilmek başarı getirir”

-Yapılan araştırmalarda hep eskiye özlem önce çıkan bir başlık…  Bu sektöründe bu durum nasıl? Sizin kendi sektörünüz çerçevesinde eskiye özlem var mı?

Bu sorunuza babamın şu sözüyle cevaplayabilirim ‘’Geçmişini unutan, geleceğini bulamaz ‘’

Örneğin Moda; yüksek pileli pantolonlar. Müzik; türküler, 80ler, 90lar. Mimarlık; antik mısır, Anadolu etnik çalışmalar. Geçmişe ne kadar bağlı olduğumuzu bizim sektörde de göstermekte.

Mekânınızda ne vaat ediyorsunuz? Bu yaza özel yenilikleriniz var mı? Bunlar neler?

Öncelikle, tahtanın konu başlığına kalın yazıyla misafirlerimizi dost çatısı altında ağırlamaya devam edeceğiz. Geçen sezon her anlamda bütün misafirlerimizden tam not aldık. Bu sezon, ünlü DJ’lerin ve canlı performanslarla misafirlerimize kaliteli eğlence sunacağız.

Danış Ulaç

-Bodrum’un en iddialı mutfağına sahip olduğunuzu duyduk. Türk ve dünya mutfağından hangi örnekler bu yaz misafirleri karşılayacak?

Günün bütün zamanları hedefleyen menülerimiz mevcut. Kahvaltıda Antep yöresel peyniri, Beach’de isli uskumru salatası, akşam etnik ocak başından ekşi mayalı Halep lahmacun, zırhta kaburga kebap gibi lokal lezzetleri sunuyoruz.

-Danış Bodrum içinde GAOU Bodrum’un açıldığını öğrendik. Konseptten biraz bahseder misiniz?

GAOU; genç, dinamik, müzik ile beslenen, dans etmeyi seven konseptten öte yol arkadaşımız Her gün 18:00 -20:00 saatleri arası, 2 günü canlı müzik, 5 gün ünlü DJ performansı ile farklı etkinlikler sunuyor olacak.

-Danış Bodrum’da ne tür müzikler tercih ediyorsunuz? Misafirlerinizden iyi puanlama aldığınızı görüyoruz.

Çaldığımız tüm parçaların, sevilen 80’ler 90’lar müziklerimiz en güzel buluşmalara eşlik ederken geçmişteki anılarımızı da yakalıyor.

-Zevkli ve keyifli bir mekân burası… Hizmetliler, yemeklerin lezzetleri, sunum tasarımlarına bakınca her bir aşama için özenli bir çaba harcandığı fark ediliyor.  Sonra herkes çok hevesle sarılmış işine… Nasıl bir süreç sonrası böyle bir uyumu yakaladınız?

İnanmış bir ekiple. Burada mütevazı olamayacağım. Yapı ve dahi proje bile yokken benimle çalışan arkadaşlarım, yapacaklarımıza inanarak başlıyorlar.

Danış Ulaç

-Danış’ın ekibi kaç kişiden oluşuyor?

Danış Bodrum olarak toplamda 90 ekip arkadaşı ile hizmet veriyoruz. Etnik mutfağımızda alanlarında uzmanlaşmış (Adana, Şanlıurfa, Hatay ve gastronomi şehirlerinden) alaylı şefler yer almakta. Mutfak direktörümüz ABD’de uzun süre çalışan yılların tecrübesi bir isim. Yönetici kadromuzda 10 arkadaşımız devamlı olarak koordineli halde misafirleri ağırlamakla meşgul oluyor.

-Sizce mekânların ruhu olur mu?  Danış’ın ruhunda ne var? Diğer mekanlardan ayrı kılan nedir?

Kullanılan her obje, çimlerin, ağaçların, ışıkların tonu, fonda çalan müzik bir enerjidir. Danış’a gelen her misafirlerimizin sadece bedenen dinlendirmek, eğlendirmek değil, yanı sıra ruhen de doyuma ulaştırmak hedefimiz.

-Bodrum sezonundan beklentiniz nasıl? Öngörünüz nedir?

Bodrum’da bütün turizm destinasyonları büyük bir rekabetçi anlayışla çalışıyor. Bu artık kentlerin rekabetine dönüştü. Biz Bodrum’u Mikanos ile, Cannes ile, İbiza ile kıyaslıyoruz ve herkes toparlanma döneminde. İlk toparlanan kentlerden birisi de Bodrum. Yılda neredeyse 1.5 milyon yolcunun taşındığı bu noktalardan Bodrum’a 300 bin turistin gelmesini bekliyorum. Yabancı turistlerin uçak krizinin devam etmesi ve global pazardaki ekonomik hareketlilik nedeniyle çok rahat seyahat edebildiğini göremiyoruz. Özellikle Temmuz ve Ağustos için kuvvetli bir talep var. Haziran 15’ten sonra yerli turistin de pazara inmesiyle yüksek doluluklara erişeceğimizi düşünüyorum.

-Sizce başarının sırrı nedir?

Aslında başarılı olmayı değil, değerli olmayı bilmek başarı getirir. Sırrı da İntizam. İnanç. Disiplin.

KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN KEHANET!

KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN KEHANET!

Beklentiyle gerçeklik yaratmak mümkün mü? 

Kln. Psikolog Şehnaz Tuna

“Korktuğum başıma geldi!”, “Bir şeyi kırk kere söylersen olur!”, “Sakınan göze çöp batar!”, “İyi düşün, iyi olsun!”

Geçmişten gelen ve gündelik yaşamda sıkça telaffuz ettiğimiz bu söylemlerin her biri aslında tek bir gerçeği vurguluyor: Düşüncelerimizin ürünü olan beklentilerimiz hayatımızı şekillendirmede tahmin edemeyeceğimiz kadar kuvvetli bir rol oynuyor.

Sosyoloji ve psikoloji alanlarında önemli bir yeri olan beklenti etkisi olgusunun kökeni mitolojik bir hikâyeye uzanıyor. Efsaneye göre Kıbrıslı heykeltıraş Pygmalion, çevresinde var olan kadınlardan pek haz etmez. Ona göre bu kadınlar cinsel ahlaktan yoksundur ve Pygmalion onlardan biriyle asla evlenmeyecektir. İşte bu sebepten o, kendi hayalindeki kadının heykelini yapmaya karar verir. Fildişinden yontarak yaptığı bu heykel öylesine güzel olmuştur ki Pygmalion kendi yarattığı bu heykel kadına âşık olduğunu fark eder. Ona güzel kıyafetler giydirir, hediyeler getirir ve hatta yatağına dahi alır. Bu aşk o derece önü alınmaz bir raddeye gelir ki Pygmalion çareyi Venüs’e yakarmakta bulur ve kendi yarattığı heykeline benzeyen bir sevgili diler tanrıçadan. Aşık heykeltıraşın sözlerine kayıtsız kalmayan Venüs yüce kudretini esirgemez ve Pygmalion’un fildişinden yonttuğu güzeller güzeli heykeli, ete bürünmüş, kanlı canlı, yaşayan bir kadın haline getirir. Galatea adını verdiği sevgilisiyle evlenen Pygmalion’un beklentisi gerçek olmuştur…

Beklentilerin gerçeği sağlamadaki rolünün son derece çarpıcı bir örneği olan “Sınıfta Pygmalion Etkisi” isimli klasik çalışmada öğrencilerin başarılarının öğretmenlerinin beklentisi yönünde geliştiği görülmüştür. Bu çalışmada IQ testinde aynı skoru almış öğrencilerden oluşan topluluk iki gruba ayrılır. Eğitmenlere verilen talimatta bu gruplardan birinin yüksek seviyede IQ skoruna sahip olduğu bilgisi paylaşılır. Eğitim sürecinin sonunda yüksek skora sahip olduğu bilgisi verilen grup verilen final testinde gerçekten çok daha yüksek skor elde eder. Çalışmanın sonucuna göre yüksek zekaya sahip olduğu söylenilen öğrenciler eğitmenlerde beklentiyi arttırmış, bu beklenti öğrencilere yansımış ve otoriteden aldığı bu geri bildirim öğrencilerin yüksek performans sergilemesine yol açmıştır.

Pygmalion miti literatüre “kendini gerçekleştiren kehanet” olarak geçmiştir. Teoriye göre kişi herhangi bir olayın olacağına dair çok kuvvetli ve derin bir inanca sahip olup bu beklentisinin farkına vardığı anda tahmin ettiği olayın gerçekleşeceği durumları yaratan tarzda davranışlar geliştirir ve böylece olay ya da kehanet gerçekleşir. Kişilerarası etkileşimlerde sıkça rastlanılan bu duruma verilecek en iyi örneklerden biri pek de arkadaş canlısı olarak algılamadığımız bir kişiye mesafeli davranmamızdan dolayı kişinin bizden aldığı bu geribildirimle aynı şekilde bize mesafeli davranması sonucu gerçekten de arkadaş canlısı olmadığı yönündeki algımızın doğrulanmasıdır. Kaygı ya da depresyon yaşayan bir kişi kendi, çevresi ve geleceği hakkında tamamen olumsuz inançlara, dolayısıyla olumsuz bir düşünce şemasına sahiptir. Bu şema davranışlara da olumsuz bir yön verir ve bireyin olumsuzluklar girdabında dibe batması kaçınılmaz son olur. Ruhsal rahatsızlıkların tedavisinde etkin bir yöntem olan Bilişsel Davranışçı terapide sahip olunan düşünce hataları üzerinde çalışılır, kısır döngü kırılır ve nihayetinde kişinin düşünce yapısı olumsuz beklentilerden arındırılarak olumlu beklentiler yaratabilmeye ve bunlara inanmaya yönelik yeniden yapılandırılır.  Bu tarz tedavilerde de amaç bir çeşit beklenti etkisi yaratmaktır.

2006 yılında yazdığı “Sır” (The Secret) kitabında savunduğu “Çekim Yasası” (Law of Attraction) olgusuyla milyarlarca insana ulaşan Rhonda Byrne de aslında yüzyıllardır var olan beklenti etkisini fanatik bir inançla yeniden gündeme getirerek yepyeni bir akımın öncüsü olmuştur. Byrne’ün bir doğa yasası olarak ortaya koyduğu Çekim Yasası’na göre inandığımız her şey eninde sonunda gerçekleşmektedir. Yasaya göre bu sistem üç kademede işler: İste, inan ve al… Bu bir yaratım yasasıdır ve Byrne’e göre bizler yaşamlarımızı düşüncelerimiz aracılığıyla ve çekim yasasıyla yaratıyoruz. Tıpkı Pygmalion etkisinde olduğu gibi üzerinde düşündüğümüz üzerimize çektiğimiz oluyor.

Gerçek hayatta bir heykelin canlanmasını beklemek pek akıl kârı olmasa da düşüncelerimizin göz ardı edilemeyecek boyutta kudrete sahip oldukları tartışılmaz bir gerçek. Güç zihnimizde! Üstelik hem bedelsiz hem de sınırı yok.

RHEİNGAU ŞARAP FESTİVALİ

RHEİNGAU ŞARAP FESTİVALİ

Ne zaman: 31 Ağustos – 9 Eylül 2022

Yer: Frankfurt – Almanya

Rheingau marka şarap üreticileri, Frankfurt’un alışveriş bölgesinde kaliteli şaraplarını sergiliyorlar.

Her yıl, yerinde tadabileceğiniz altı yüzden fazla şarap ve şampanya var. Şarapların hepsi Rheingau bölgesinden geliyor. Yaklaşık 30 şarap standında sunuluyor.

40 yıllık geleneğe sahip bu festivalde bir birinden lezzetleri yudumlarken, hangi şarap için hangi meze uygunluğunu deneyimleme şansı bulacaksınız.

Not: Yaklaşık 3 bin hektarlık üzüm bağına sahip Rheingau bölgesi, Roma dönemine kadar Riesling ve Pinot Noir gibi şaraplar üretmiştir