Yazılar

Atasay’ın zamansız ışıltısı

Yeni yıl gecesi… Işıkların biraz daha parlak, anların biraz daha özel olduğu o büyülü atmosferde, zarafet kendine güvenen kadınların üzerinde parlıyor. Bu gecede şıklık yalnızca bir tercih değil, aynı zamanda bir duruş. İşte tam da bu noktada Atasay, yılın en parlak gecesinde göz kamaştırmak isteyenler için pırlanta tasarımlarını bir araya getiriyor.

Yılbaşı gecesi, sofistike çizgilerin ve pırıltılı detayların başrolde olduğu bir sahne. Atasay’ın pırlanta koleksiyonu, bu sahneyi zamansız bir ihtişamla taçlandırıyor. Su yolu kolyeler, ışığı zarifçe yansıtan modern çizgileriyle boynunuzda sade ama etkileyici bir parıltı bırakıyor. Tek taş yüzükler, gücünü abartıdan değil yalınlıktan alarak minimalizmin en güçlü halini temsil ediyor.

Renkli taş detayları, klasik pırlantaya enerjik bir dokunuş katıyor; sade kombinlere sofistike bir kontrast yaratıyor. Modern gerdanlıklar ise ince formu ve güçlü silüetiyle her davette parıltının merkezi olmayı başarıyor.

Yeni yılın en özel gecesinde Atasay’ın tasarımları, sadece bir aksesuar değil; aynı zamanda zarafetin, özgüvenin ve yeni başlangıçların sembolü.

Sınırlı sayıda üretildi

Yeni yılın en büyüleyici döneminde, cilt bakımında zarafet ve bilim buluşuyor. Augustinus Bader’in sınırlı sayıda üretilen 2025 Yılbaşı Koleksiyonu, ikonik Bader mavisi kutularında sunulan özel setleriyle hem kendinizi hem de sevdiklerinizi şımartmanın en sofistike yolu.

TFC8® teknolojisiyle güçlendirilmiş formüller, cildi beslerken onarıyor ve uzun süreli nem sağlıyor. The Rich Renewal Trio, yoğun besleyici dokusuyla dolgun bir görünüm sunarken; The Illuminating Collection, arındırıcı ve aydınlatıcı etkisiyle yeni yıl gecesine taze bir ışıltı katıyor.

Yves Rocher ile doğadan gelen bakım

Yeni yılın büyüsünü doğadan ilham alan formüllerle kutlayan Yves Rocher, narenciyenin taze enerjisi ve kış meyvelerinin sıcak aromalarıyla güzellik rutinine doğal bir dokunuş katıyor. Koleksiyon; ışıltılı makyaj ürünleri, özel kokular ve zengin bakım ritüelleriyle yıl sonu şıklığını tamamlıyor.

Öne çıkan Mandalina & Çam Vücut Losyonu, %96 doğal içerikli formülüyle cildi nemlendiriyor, kadifemsi dokusuyla hızla emiliyor ve ferahlatıcı kokusuyla duyuları canlandırıyor. Geri dönüştürülebilir ambalajıyla sunulan bu özel ürün, yılın en taze bakım ritüelini temsil ediyor.

Gorillaz’a ilgi büyük

Brit ve Grammy ödüllü efsanevi grup Gorillaz, Türkiye’deki ilk performansları için gördükleri yoğun ilgi sonrası İstanbul konserlerine bir tarih daha ekledi. Pozitif Müzik ve Charm Music organizasyonuyla düzenlenen Pozitif Vibrations kapsamında grup, 16 Temmuz 2026 tarihli konser biletlerinin 6 saat içinde tükenmesinin ardından 14 Temmuz 2026 için de Bonus Parkorman’da sahne alacağını duyurdu.

Ödüllü film vizyonda

Usta yönetmen Özcan Alper, yeni filmi “Erken Kış” ile sinemaseverlerin karşısına çıktı. Filmin senaryosunu Uğur Aydedim ile birlikte kaleme alan Alper, “Erken Kış”ta da yine insanın yerinden edilme halini, kimlik ve aidiyet arayışını etkileyici bir yol hikayesi üzerinden anlatıyor. Başrolü Timuçin Esen’le paylaşan Leyla Tanlar, filmdeki müthiş performansıyla 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Kadın Oyuncu” ödülüne layık görüldü.

‘Titanic Live’ Türkiye’de!

Sinema tarihinin unutulmaz yapımlarından Titanic, etkileyici müzikleriyle birlikte Türkiye’de ilk kez canlı olarak sahneleniyor. 7 Şubat’ta Volkswagen Arenada gerçekleşecek gösterimde, James Cameron’ın kült filmi dev perdede izlenirken, James Horner imzalı müzikler Şef Timothy Henty yönetimindeki 130 kişilik İstanbul Film Orkestrası, Sirene Korosu ve Kelt müzisyenleri tarafından canlı olarak icra edilecek. Piu Entertainment organizasyonuyla düzenlenen bu özel gece, izleyicilere benzersiz bir sinema ve müzik deneyimi sunacak.

Tankut Karakurt “Türkiye’de müzik kültürü uzun yıllardır çok ileri seviyede”

DJ Tankut Karakurt ile Müzik ve Hayat Üzerine Türkiye elektronik müzik sahnesinin dikkat çeken isimlerinden DJ Tankut Karakurt, kariyer yolculuğunu, sahne deneyimlerini ve müziğe dair vizyonunu Pause okurlarıyla paylaştı. Kuruçeşme Pasha Disco’da başlayan DJ’lik serüveninden New York Public Hotel performansına uzanan hikâyesi, hem genç DJ’lere ilham veriyor hem de müzikseverlere sahne arkasındaki dünyayı gösteriyor.

Röportaj: Ahu Çağdaş

DJ Tankut Karakurt

DJ’liğe nasıl başladın?

Bu yolculuk senin için nasıl gelişti? 18 yaşımda Kuruçeşme Pasha Disco’nun kapısından girmemle başladı diyebilirim. DJ kabinine ve içerideki aletlere olan merakım, çoğu zaman sadece sessizce izleyerek ilerledi.

Müzik yaparken seni en çok motive eden duygu ya da an nedir?

Kalabalığın eğlendiğini görmek. Performans sonrası aldığım teşekkür mesajları da benim için çok değerli.

Müzik tarzını nasıl tanımlarsın?

Etkilendiğin isimler var mı? Başlangıçta House ve Techno üzerine yoğunlaştım. Ancak bir ev davetinde farklı türlerle insanları eğlendirebildiğimi fark edince dans ettiren her müzik tarzına ilgi duydum. Hocam Can Hatipoğlu, Murat Uncuoğlu, Tangun, Macit ve Salih Saka takip ettiğim isimler arasında.

DJ Tankut Karakurt

Setlerini hazırlarken en çok neye dikkat ediyorsun?

Önceden hazırlık yapmıyorum. Ortamın anlık durumuna göre tarzı belirliyor ve yön değiştiriyorum.

Dinleyicilerle enerjiyi yakalamak için sahnede nelere dikkat ediyorsun?

Dinleyicilerle iç içe olmayı seviyorum. Gelen istekleri dikkate alıyor, mümkün olduğunca çok kişiyi mutlu etmeye çalışıyorum.

Sahnede parçaları seçerken hangi kriterlere göre karar veriyorsun?

Tamamen anlık gelişiyor. Kalabalığın tepkilerine göre hareket ediyorum.

DJ Tankut Karakurt

Unutulmaz etkinliklerin hangileri oldu?

2023 Contemporary Istanbul ve 2024 New York Public Hotel performansları benim için unutulmazdı.

Kendi tarzını oluştururken teknik olarak en çok zorlandığın konu neydi?

Zorlanmadım. Çalmasam bile tüm müzik tarzlarına hâkim olmak benim için anahtardı.

Bir DJ olarak karşılaştığın en büyük zorluk neydi?

DJ’liğin bir meslek olarak görülmesi uzun zaman aldı. Profesyonel bir meslek olduğumuzu anlatmak zordu.

DJ Tankut Karakurt

Türkiye’de DJ’ler yeterince destekleniyor mu?

Teknolojinin ilerlemesiyle DJ’liğe merak arttı. Destek giderek artıyor, bazı isimler yurt dışında da başarıyla tanınıyor.

Yurt dışı sahne deneyimlerini Türkiye ile kıyaslar mısın?

Türkiye’de müzik kültürü uzun yıllardır çok ileri seviyede. 90’lı yılların İstanbul gece hayatı bunun en iyi örneği.

Kalabalığın enerjisi kötü olduğunda ne yaparsın?

Parçanın tutmadığını kısa sürede anlarsın. O anda vereceğin tepki çok önemlidir.

Favori 3 parçan şu an hangileri?

Toman – Verano En NY

Robin Tordjman – Deee – Life

Miguel Bastida – The Specialist (Hollen Remix)

DJ Tankut Karakurt

DJ’lik dışında ilgilendiğin sanat dalları ya da hobilerin var mı?

Seramikle amatör olarak ilgileniyorum. Ayrıca BİFO’nun klasik müzik konserlerine düzenli olarak gidiyorum.

Kariyerinde dönüm noktası neydi?

Pandemi dönemi. Ne yapabileceğimizi çok düşündük, mesleğimiz açısından ikilemde kaldığımız bir dönemdi.

Yeni başlayan DJ’lere tavsiyen ne olurdu?

DJ’liği sadece para için yapmasınlar. Eğitimlerini ihmal etmesinler, önce hobi olarak başlayıp profesyonelliğe geçişte acele etmesinler.

Gelecekte hayalin ya da hedeflediğin sahne var mı?

Dostlarımla ve insanlarla iç içe eğlendiğim her sahne benim için vazgeçilmez.

Müziğini daha geniş kitlelere ulaştırmak için ne yapıyorsun?

Birçok otel, restoran, AVM ve firmaya müzik danışmanlığı yapıyorum. Müziğimle farklı mekânlarda karşılaşmanız çok olası.

Sosyal medyanın kariyerindeki yeri nedir?

Çok aktifim. Hem müziğimi hem de hayatımdan kesitleri paylaşıyorum. Kendi dilim var ve bence komiğim.

Çalma listenden gizli bir favorini söyler misin?

Tangun – Leave This House (Original Mix). Yakın zamanda kaybettiğimiz hocamız Tangun’a saygıyla…

#TankutKarakurt #DJRöportaj #ElektronikMüzik #House #Techno #ContemporaryIstanbul #NewYorkPublicHotel #MüzikKültürü #DJLife #PauseMag #AhuCagdas

Asya Kasap “Kamera arkası da çok ilgimi çekiyor”

Genç yaşında dikkat çeken performanslara imza atan Asya Kasap, 2025’i güzel anılarla geride bırakırken yeni yıl için heyecanlı. Yılbaşı ruhunu çok sevdiğini söyleyen Kasap, 2026’da hem kariyerinde hem de yeni karakterlerin dünyasında kendini daha da geliştirmeyi diliyor…

RÖPORTAJ: NAZAN ORTAÇ nazanortac@outlook.com.tr

PAUSE Dergi’nin aralık sayısı için bir araya geldiğimiz Asya Kasap, hem içtenliği hem de sanatına duyduğu güçlü bağlılıkla genç kuşağın en merak edilen oyuncularından biri. “Sen Anlat Karadeniz” ile çok erken yaşta kamera karşısına geçen Kasap, o günden bu yana hem deneyimini büyütmüş hem de kendine özgü bir oyunculuk yaklaşımı geliştirmiş.

Yeni karakterlere “yeni bir arkadaş edinmek” gibi yaklaştığını söyleyen genç oyuncu, setlerin enerjisinden ve yaratıcılığın sınırsız dünyasından besleniyor. Şimdi ise “Çarpıntı” dizisindeki Biricik karakteriyle izleyicinin karşısına çıkmanın heyecanını yaşıyor.

Asya Kasap

Oyunculuk serüveniniz nasıl başladı? Sizi bu mesleğe yönlendiren ilk kıvılcım neydi?

Oyunculuk serüvenim, küçükken film izlerken o karakterleri taklit ederek başladı. Orada olmak istiyordum ve eğitim almaya başladım. Sanırım beni yönlendiren kıvılcım, farklı kişiliklere hayat vermenin çok heyecan verici olmasıydı.

Eğitim sürecinizde veya kariyerinizin başında sizi en çok etkileyen isim ya da olay neydi?

Beni en çok etkileyen süreç, “Sen Anlat Karadeniz” de oynama sürecim. Çok hızlı gelişti ve yaşım çok küçüktü. Kamera önü hakkında çok bir deneyimim yoktu ve ilk deneyimimi Osman Sınav ve onun gibi çok başarılı isimlerle yapmak benim için çok büyük bir fırsattı.

Asya Kasap

Bir karakteri hazırlarken nasıl bir süreç izliyorsunuz? Özel ritüelleriniz, araştırma yöntemleriniz var mı?

O karakteri anlamaya çalışıyorum. Onu sevecek ve benimseyecek yerler buluyorum. Yeni bir arkadaş edinmek gibi bence. Bu yüzden de ona uygun bir alt metin oluşturuyorum kafamda ve oynadığım karaktere bir müzik seçiyorum. Bunlar beni etkiliyor.

Yakın gelecekte oynamak istediğiniz özel bir rol ya da tür var mı?

Psikolojik bir rahatsızlığa sahip bir karakteri oynamak çok isterim. Psikolojiyi araştırmayı çok seviyorum ve oyun alanının da çok geniş ve zevkli olacağını düşünüyorum.

Asya Kasap

“Çarpıntı” dizisindeki rolünüzden bahseder misiniz? Rolün hangi yönü sizi çekti ve heyecanlandırdı?

Hayat verdiğim “Biricik” çok saf, çok iyi bir karakter. O evin içinde hâlâ mutlu kalması, beni çok etkiliyor. Onun o cıvıl cıvıllığını ve yüksek enerjisini seviyorum.

Sette yaşadığınız unutamadığınız komik ya da duygusal bir an var mı?

Setler hep çok keyifli geçiyor. Bir örnekle sınırlandıramam. Şu anda yine çok eğlenceli ve konforlu çalışıyoruz.

Asya Kasap

“YILBAŞI RUHUNU ÇOK SEVİYORUM”

2025’ten geriye baktığınızda sizi en çok mutlu eden şey neydi, yeni yıldan beklentiniz ne?

2025 yılımda kariyerim için çok güzel işler yaptım ve sevdiklerimle çok güzel anılar biriktirdim. 2025’i düşününce aklıma bunlar geliyor…

Yılbaşı ruhu size ne ifade ediyor? Bu dönemde enerji toplamak için neler yaparsınız?

Yılbaşı ruhunu çok seviyorum. Her yerin çok güzel süslenmesi ve herkesin yeni beklentilerle ve yeni enerjilerle yeni yılı beklemesini çok seviyorum. Enerji toplamak için, yılbaşı ağacı kuruyorum, sevdiklerime şans getirmesine inandığım hediye alıyorum ve kendime de şans getirdiğini inandığım bir hediye alıyorum. Ayrıca kokinanın da bolluk getireceğine inanıyorum.

Asya Kasap

Yeni yılda kendiniz için belirlediğiniz özel bir hedef ya da hayal var mı?

Yaptıklarımın çok daha üstüne koyarak gittiğim bir yıl olmasını istiyorum. İşimle ilgili çok güzel adımlar atmayı diliyorum. Aynı zamanda sosyal ilişkilerimde de güzel anılar belirleyip, yeni yıla bunları düşünerek giriyorum.

Oyunculuk dışında sizi en çok besleyen hobiler ya da ilgi alanları neler?

Resim yapmaya çalışmayı çok seviyorum. Bazen seramik alıp onu boyuyorum. Ve ukulele çalmayı öğrenmeye başladım ama daha yeniyim…

Asya Kasap

Yoğun set temposunda kendinize zaman ayırmayı nasıl başarıyorsunuz?

İşim erken bittiğinde arkadaşlarımla buluşup kendimi sıfırlıyorum onlarla zaman geçirmek bana iyi geliyor. Yorgun olsam da sosyal hayatımı ihmal etmemeye çalışıyorum.

Hayranlarınızdan veya izleyicilerden aldığınız en ilginç geri bildirim neydi?

“Adı Sevgi” dizisinde bazı şiddet sahnelerim vardı. İnsanlar bana üzülüp, “gece uyurken kapını kilitle, dikkat et” diyorlardı…

Asya Kasap

Uzun vadede oyunculuk kariyerinizde kendinizi nerede görüyorsunuz? Hayalleriniz neler?

Türkiye’de kendimi kanıtladıktan sonra yurt dışında da oyunculuk yapmak istiyorum.

“Kamera arkası da çok ilgimi çekiyor”

Oyunculuk dışında ilgilenmek istediğiniz başka bir alan var mı? Yapımcılık, senaristlik, yönetmenlik gibi…

İlerde senaryo yazmak ve yönetmek çok isterim zaten aynı zamanda üniversitede sinema ve dijital medya bölümünü okuyorum. O yüzden kamera arkasında da profesyonelleşmek isterim.

Asya Kasap

Oyuncu olmasaydınız bugün hangi mesleği yapıyor olurdunuz?

Bilmiyorum. Hiç düşünmedim çünkü sektöre çok küçük başladığım için hayatımı oyunculuğa göre kurdum. Ama sanırım okuduğum bölümle alakalı olarak yönetmen ya da senarist diyeceğim.

#AsyaKasap #PauseDergi #Röportaj #YeniYıl #Oyunculuk #SenAnlatKaradeniz #GençYetenek #2026

Cengiz İmren klipte ayak yıkadı

Sanatçı Cengiz İmren, Ulus’taki stüdyosunda yeni şarkısı “Ağa Mısın Paşa Mısın?” hakkında konuştu. İmren, “Şarkılarımda genelde gönderme olur, üzerine alınmak isteyen alınabilir ama ben halka yazıyorum. Göz önünde olmayı yıllardır istemedim, artık varız” dedi.

Yoğun sahne çalışmalarına başladığını belirten İmren, Almanya’da çekilen klipte dikkat çeken bir sahneyi anlattı: “Klipte sevgili yönetmenim bana hanımefendinin ayağını yıkayacaksın dedi. Anneme olan saygımdan dolayı Türkiye’de ilk defa belki de ben bir kadının ayağını yıkadım.”

Rap müziğe dair düşüncelerini de paylaşan sanatçı, genç isimleri başarılı bulduğunu belirterek, “Blok3 ile düet düşünüyorum. Semicenk de benim şarkılarımı söyler, onlar da beni sever” ifadelerini kullandı.

#Cengizİmren #AğaMısınPaşaMısın #YeniŞarkı #Klip #Magazin #RapMüzik #Semicenk #Blok3

Anadolu’dan başlayan yolculuk dünya sahnelerine taşınıyor

Burak Özçivit’in başrolünde yer aldığı “İstanbul’un En Güzel Kızı” adlı tiyatro oyunu, 19 Aralık’ta Ankara Şura Sahnesi’nde prömiyer yaparak seyirciyle buluşacak. KAEK Studio imzalı yapım, Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Azerbaycan, Rusya ve Özbekistan gibi ülkelerde de sahnelenecek. İlk etapta 5 ülke ve 16 şehirde eşzamanlı bilet satışına açılan proje, sezonun en iddialı yapımlarından biri olarak öne çıkıyor.

Çağrı Şensoy’un yönetmenliğini üstlendiği, Levent Tülek’in kaleme aldığı oyunda Özçivit; şehrine, babasına ve tutkusuna adanmış “Oki” karakterini canlandırıyor. İstanbul’un karmaşasında filizlenen aşk, kıskançlık ve kavuşma hikâyesi, seyirciyi derinlikli ve duygu yüklü bir atmosferle buluşturacak.

#BurakÖzçivit #İstanbulunEnGüzelKızı #Tiyatro #AnkaraŞuraSahnesi #KAEKStudio #SahneSanatları #TiyatroSezonu

https://biletinial.com/tr-tr/tiyatro/istanbulun-en-guzel-kizi-tiyatro-oyunu