Yazılar

AZUR kendini yeniledi

AZUR kendini yeniledi

Özgün lezzetleri ve atmosferi ile çekim merkezi olan Azur yenilenen konsepti ve menüsü ile hizmet vermeye devam ediyor.

2023 Michelin Rehberi’nde yer alarak şehrin en şık ve lezzetli deniz ürünleri destinasyonlarından biri olan AZUR, geniş menüsünde Meksika, Peru, Akdeniz ve Türk deniz mahsulleri gibi çeşitli mutfaklardan bir seçenek skalası sağlıyor.

Deniz kenarında iki katlı bir yapıya sahip olan AZUR, iç mekânın zarafeti ile dış bahçenin huzurunu bir araya getirerek misafirlerine eşsiz bir atmosfer sunuyor.

AZUR Private Room

Davet ve etkinlik alanı

Yenilenen dekorasyonuyla AZUR, şehre yeni bir davet alanı kazandırdı. Özel davetler ve toplantılar için düşünülen her detay misafirlerinin konforu ve keyfi için özenle tasarlandı. AZUR Private Room, alakart veya bistro düzeniyle özel davetlere ev sahipliği yapmaya hazır olup, her detayıyla misafirleri için unutulmaz bir AZUR deneyimini yaşatıyor.

AZUR Private Room

AZUR Private Room’un, yenilen ön bahçesi sayesinde konuklar, Boğaza konumlanan özel bahçesi ile anın tadını çıkarabilecekken, iç mekânda yer alan alan bar, sadece davetlilerine özel hizmet veriyor.

Lezzet tutkunları sosyal sorumluk yemeğinde buluştu

Lezzet tutkunları sosyal sorumluk yemeğinde buluştu

Cem,yet hayatının renkli isimleri Azur Yeniköy’de gerçekleşen ve sosyal sorumluluk bilincini ön plana çıkaran özel bir davette buluştu.

Yepyeni menüsü ve iç mekânıyla büyüleyici bir dönüşüm geçiren Azur, bu özel gecede sadece gastronomi tutkunlarına lezzet dolu bir gece yaşatmakla kalmadı, aynı zamanda toplumsal sorumluluk bilincini de ön plana çıkardı. Azur’un ünlü şefi Mert Şeran tarafından hazırlanan kış menüsünün tanıtıldığı davette biraraya gelen konuklar harika ve lezzet dolu bir akşamın keyfini çıkardı.  Azur’un yenilenen menüsünde mezeler, ara sıcaklar, ana yemekler misafirlerin büyük beğenisini kazandı.

Gecede, Av Dr. Onur Altınkan ve Av. Mustafa Meydan’ın imzasını taşıyan “Hayvan Hakları: Canlarımızın Hayat Rehberi” kitabının tanıtımı yapılarak davetlilere satışa sunuldu. Elde edilen gelir, sokak hayvanlarının sağlık kontrolleri, tedavileri ve kısırlaştırılması gibi hayvan haklarına yönelik önemli projeleri desteklemek için kullanılacak.

Av Dr. Onur Altınkan, Av. Mustafa Meydan

Av Dr. Onur Altınkan, Av. Mustafa Meydan

 

Rıdvan Külçek “Zaman içinde pişirdiği yemek kadar pişer insan”

Rıdvan Külçek

“Zaman içinde pişirdiği yemek kadar pişer insan”

Bir Pause Dergi klasiği olan Tolga Atalay ile Chef&Chef konuğu Azur Restaurant’ın şefi Rıdvan Külçek oldu. Şef Rıdvan Külçek ile kariyerini ve gelecek planlarını konuştuk.

 

 Rıdvan Külçek Şef okurlarımıza kendinizi tanır mısınız?

Pause Dergi okuyucularına Merhabalar…  Ağrı doğumluyum ve 32 yaşındayım. Mesleğe 2006 yılında adım attım. Zor günlerdi.

Biraz anlatabilir misiniz?  

Babamın yönlendirmesi ile Beşiktaş’ta bir restoranda başladım. İlk çalışma yerim olduğu için açık konuşmak gerekir ise yoğun iş temposu ve uzun vardiyalardan dolayı pek sevememiştim. Mesleği bırakmaya kadar gelmiştim.

İlk iş tecrübenizden bugüne doğru kronolojide paylaşır mısınız?

Maceram 2006 yılında başladı. İlk başlarda ufak operasyonlara sahip yerlerde görev aldım. Sonraki süreçlerde Türkiye’nin önde gelen en iyi otel ve restoranlarında bu işi laikiyle yapan şefler ile çalışma fırsatı yakaladım.

Şuanda Azur İstanbul ve Azur Bodrum şubelerinin organizasyonundan sorumluyum.

Bu farklı gastronomi tutkusu nasıl gelişti?

Ürünleri tanıyıp, pişirme aşamasına geçtikçe bende heyecan oluştu ve mutfağa karşı olan ön yargım kırılmaya başladı.

Sonraki süreçte farklı mekan ve şeflerle ile çalışma fırsatlarım oldu. Bu benim için yenilikti. Farklı kültürlerin kapısını aralama, yemeklerini tatma, farklı pişirme tekniklerini öğrenme başladım. Bunları deneyimledikçe daha çok merak, ardından tutkuya dönüştü.

Nikei mutfağına giden yol ne oldu?

Azur’un şuan ki konsepti Mert Şeran Şefe ait… Ben Bodrum’da çalışıyordum.

Telefonla konuştuğumuzda Azur’un danışmanlığını aldığını söyledi. Azur’un başına geçmem için teklifte bulundu. Ani bir karar ile tekrardan ailem ile İstanbul’a geldim. Azur maceram bu şekilde başladı.

Aslında Azur sadece Nikkei Mutfağı yok. Menüsü Türkiye, İtalya, İspanya, Peru ve Meksika’nın geleneksel deniz mahsulleri yemeklerinden esinlenerek ortaya çıkartıldı. Paylaşılmak üzere tasarlanan yemekler, en üst kalitede, özel gastronomik bir deneyim sunuyor.

Nikei mutfağı nedir?

Japon ve Peru yerel mutfak anlayışlarının ve malzemelerinin lezzetli bir birleşimidir. Geçmişi yüzyılın başlarına kadar uzanan bir pişirme tarzı.

Azur denince akla balık gelirken şimdi kafalar karışmadı mı?

Ufak bir miktarda müşterilerimizi zorladık. Radikal bir karar kabul ediyorum. İlk başta beğenenler, tebrik edenler olduğu gibi menüye bakıp damak tadına uymadığını söyleyip masadan kalkanlarda oldu. İlkler her zaman zor olmuştur. Ama yemeğin tadına bakanlar her zaman beğendi. Şimdi dönüp baktığımda geçen 8 ayda menünün artık müdavimleri var.

Balıktan ziyade deneyim sunuyoruz. Farklı teknikler ile işlenip pişirilen balıklar servis ettiğimiz ürünlerin çoğu bu coğrafyada yaşayan insanların damak tadına hitap ediyor. Kafa karışıklığı dönemini atlattık.

Genç şeflere yaratıcı şef olma hakkında bir metodoloji verir misiniz?

Çok çalışıp, bolca okuyup araştırsınlar. Özellik ile yabancı kaynakları… Zaman içinde pişirdiği yemek kadar pişer insan.

Aslında artık sizde orta yaşa doğru adım atıyorsunuz?

Turizm sektöründe çalışan herkes için zaman kavramı yok. Bu soruyu sorduğunuzda bir orta yaş aydınlanması geldi. 40’ından sonra gerçek bir şef olunurmuş. Biraz daha zamanım var. Bu yaşa gelene kadar kendimi ciddi şekilde zorluyorum.

Sen bir menü veya tabağın hikayesinde yola çıkarken bu süreç nasıl oluyor?

Önce ne yapmak istediğime karar vermem gerekiyor. Bu bir balık, tavuk veya sebze olabilir. Sonrasında olay mutfakta ürünlerin birbiri ile uyumu, nasıl bir şekilde pişireceğime sunacağıma karar vermek kalıyor. Tabi en önemli nokta kaliteli ürün kullanmak. Ardından birkaç defa, farklı teknikler kullanarak pişirmek ve tabaklamak. İstediğim dengeyi yakaladığımda menüde ürüne yer veriyorum.

Azur

İlham nereden hangi an çıkıyor?

İlham pazardan ya da marketten alınmıyor. Okuduğum kitaptan, yediğin yemekten, birlikte çalıştığın kişilerden. İlhamın zaman ve mekan kavramı yok sanırım. Yürürken, tam uykuya dalacağın zamanda bile gelir. İsteyince olmuyor.

Azur’da ne ve nasıl yemek lazım?

Menü bireysel yemek yeme için oluşturulmadı. Paylaşımlı yemekler var. Ve böylelikle her şeyi deneyimleye biliyorsunuz.

Mesela; crudo, tiradito, tacolar, pelalla, makarna çeşitleri, bask usulü pişen balıklar. Vegan ve vejetaryen insanlara hitap eden yemeklerimiz de var.