Yazılar

“Tork” sergisiyle dönüşüm başlıyor

İstanbul’un Maslak Atatürk Oto Sanayi Sitesi’nde konumlanan AOS51, endüstriyel kültürü çağdaş sanatla buluşturan yeni bir sanat mekânı olarak dikkat çekiyor. 7 Kasım – 28 Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleşen “Tork” sergisi, bu dönüşümün ilk adımı.

İlayda Babacan küratörlüğünde hazırlanan sergi, dokuz sanatçının üretimlerini bir araya getiriyor: Atilla Galip Pınar, Aysel Alver, Barış Cihanoğlu, Caner Şengünalp, Damla Özdemir, Gazi Sansoy, Kerim Yetkin, Nurdan Likos ve Özcan Uzkur. Sergi, fiziksel bir kavram olan “tork”u; direnç, denge ve dönüşümün sanatsal metaforu olarak ele alıyor.

AOS51’in metalik atmosferi, eserlerle bütünleşerek izleyiciye güçlü bir karşılaşma alanı sunuyor. “Tork”, yalnızca bir grup sergisi değil; üretim süreçlerinin çağdaş sanatla yeniden yorumlandığı bir düşünsel zemin.

#TorkSergisi #AOS51 #SanayidenSanata

Rewind / Slovenya Sergisi CerModern’de açıldı

Türkiye’nin önde gelen çağdaş sanat merkezlerinden CerModern, 6 Kasım – 28 Aralık tarihleri arasında “Rewind / Slovenya – Slovenya Seyahati” sergisine ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü Erkan Doğanay’ın üstlendiği sergide Türkiye’den Hakan Esmer, Serdar Leblebici, Özgür Eryılmaz, Semih Kaplan, Slovenya’dan ise ünlü sanatçılar Ive Šubic ve Maja Šubic yer alıyor.

Sergi, “coğrafya, bellek ve kimlik” kavramlarını merkezine alarak iki ülke sanatçıları arasında kültürel etkileşim ve ortak üretim sürecini görünür kılıyor. Ive Šubic’in partizan temalı eserleri ile Maja Šubic’in fresk tekniğini güncel yorumlarla buluşturduğu çalışmaları öne çıkıyor.

Slovenya’nın Škofja Loka kentinde başlayan ortak üretim sürecinin ürünü olan sergi, sanatsal sınırların ötesine geçen bir birlikteliği vurguluyor. CerModern, bu uluslararası buluşmayla kültürel diyaloğa katkı sunmayı sürdürüyor.

Candan Arıcı ile Formun ve Duygunun Yolculuğu

Pause Sanat ve Pause Dergi olarak sanat röportajlarımıza devam ediyoruz. Sanat denilince akla gelen ilk isimler arsasında yer alan ArtGalerim sahibi ve sanat menajeri Özlem Alıcı’nın bu ay ki konuğu sanatçı Candan Arıcı  oldu.  Sanata dair tüm sorularımızı tüm içtenliği ile cevaplarken yeni sergisi hakkında bilgi verdi. Keyifle okumalar…

Candan Arıcı

Heykel senin için nasıl bir ifade alanı? Seni ilk kez bu disipline çeken şey neydi?

Sanırım herkesin doğuştan, kendini bir biçimde ifade etme yönünde bir eğilimi var. Benimki üç boyutlu formları algılamak üzerine çocukluğumdan beri belirginleşmişti. Bu nedenle heykel benim için form üzerinden kendimi anlatabildiğim bir alan hâline geldi. Aslında çocukken oynadığım oyunlara, o plastik değerlerle kurduğum ilişkilere oldukça yakın bir ifade biçimi bu. Heykelle ifade etme isteğim çok içsel bir yönelim; adeta çocukluk oyunlarımın olgunlaşmış bir devamı gibi.

Eserlerinde biçim ve duygu arasında güçlü bir bağ hissediliyor. Bu dengeyi nasıl kuruyorsun?

Aslında bu sorunun cevabı biraz ilk soruda da gizli. Çünkü ben form üzerinden duygularımı ifade etmeye alışkınım. Bazen bir şeyi anlatmak yerine çizmeyi tercih ediyorum. Heykelde de temalarım çoğu zaman iç dünyamda olup bitenlerin biçime dönüşmesiyle ortaya çıkıyor. Benim için duygu, biçimin kaynağı ve heykel bunun dışavurumu.

Malzeme, heykelin kimliğini  belirleyen en önemli unsurlardan biri. Senin malzeme tercihlerinde sezgisel mi, yoksa düşünsel bir yön mü ağır basıyor?

Eskiden bronz ve sıcak cam gibi kalıcı malzemelerle çalışıyordum. Fakat son yıllarda ekonomik koşullar nedeniyle daha ulaşılabilir malzemelere yöneldim. Yine de gönlümde bronz ve sıcak camın yeri ayrı.

Candan Arıcı
Fiziksel olarak oldukça yoğun bir üretim sürecin var. Bu süreç senin için bir ritüel ya da meditasyon alanına dönüşüyor mu?

Evet, yaratım süreci benim için derin bir odak ve içsel bağ kurma alanı. Hem ruhsal hem zihinsel bir ritüel gibi. Eser bittiğinde bu bağı kesip bir sonraki sürece geçebiliyorum.

Günümüz çağdaş sanat ortamında heykelin konumu sence nasıl değişti? Dijitalleşme çağında heykel hâlâ dokunulabilir bir güç taşıyor mu?

Evet. İnsan dokunma duyusunu koruduğu sürece heykelin fiziksel varlığına olan ihtiyaç da sürecektir.

Son dönem çalışmalarında hangi temalar, duygular veya düşünceler seni en çok etkiliyor?

İnsanın kozmozla bağı, bedensel varlığı ve görülmeyen ‘tin’ tarafı işlediğim ana temalar. Dünya metaforları, balonlar, bulutlar bu nedenle işlerimde sıkça yer alıyor.

Genç heykeltıraşlara ya da bu alana ilgi duyan sanatçılara ne söylemek istersin?

Bu yol çok kişisel ve biricik bir yol. Herkes kendi rüyasının peşinde. Dilenen tek şey üretme şevkimizin hiç kaybolmaması.

Candan Arıcı

Biyografi

1980 yılında Almanya’nın Stuttgart kentinde doğan Arıcı, İstanbul’daki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Heykel eğitimi aldı. Sanatçı hâlen kentteki atölyesinde çalışmalarını sürdürmektedir. Arıcı’nın eserlerinde kompozisyonlar, figürün dramatik yapısından yararlanılarak oluşturulur. Malzeme seçimi bakımından sanatçı, heykellerinde bronz ve cam kullanarak formlarına hayat verir. Üç boyutlu çalışmalarına, yaşadığı coğrafyanın metaforik anlatımlarını da dahil eden Arıcı, üretimleri aracılığıyla içsel duygularının ifadesini sorgular.

Distopya ve mizah buluşuyor: “Büyük Plan” sahneye çıkıyor

Proje No2’nin ödüllü kara komedisi “Büyük Plan”, 10 Kasım Pazartesi akşamı saat 20.30’da Alan Kadıköy’de özel gösterimiyle sahneleniyor. Distopik bir gelecekte geçen oyun, yozlaşmış medya ve çürümüş adalet sistemi arasında sıkışan avukat ve gazeteci bir çiftin absürt kaçış hikayesini anlatıyor. R. Onur Duru’nun yazdığı, Can Ali Çalışandemir’in yönettiği yapım; video mapping, minimalist sahne tasarımı ve güçlü oyunculuklarla dikkat çekiyor. Oyunda Çiğdem Yıldız, Eray Cezayirlioğlu ve videolarda sürpriz isim Seyhan Arman yer alıyor. “Büyük Plan”, İsmet Küntay, Sadri Alışık, Ekin Yazın Dostları ve Üstün Akmen tiyatro ödüllerinden toplam dört ödül kazandı.

Yapay zekâ sanatla buluştu: “Türkiye-Flora” ziyarete açıldı

Dijital sanatın öncüsü Refik Anadol’un yapay zekâ destekli eseri “Büyük Doğa Modeli Türkiye-Flora”, Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde sanatseverlerle buluştu. Müzenin ikinci yaşını kutladığı bu özel sergi, koleksiyonun ilk yapay zekâ veri heykeli olma özelliğini taşıyor.

Türkiye İş Bankası’nın 100. yılı kapsamında MEXT iş birliğiyle hayata geçirilen proje, 33 milli parktan toplanan ses, görüntü ve tarama verileriyle oluşturulan bir veri tabanına dayanıyor. Yapay zekâ ile eğitilen bu veriler, sanatçının yönlendirmesiyle 10 dakikalık dijital bir heykel formuna dönüştürüldü.

“Türkiye-Flora”, ülkemizin endemik bitki türlerinin kırılgan güzelliğini odağına alırken, müzenin deneyim odasında yer alan üç ekran aracılığıyla izleyicilere etkileşimli bir “Yaşayan Ansiklopedi” sunuyor.

Eser, Beyoğlu’ndaki Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin 3. katında, salıdan pazara belirlenen saatlerde ziyaret edilebilir.

“Tat ve Sanat: Lezzetli Resimler”

İş Sanat’ın büyük bir ilgiyle izlenen “Tat ve Sanat: Lezzetli Resimler” sergisi, İstanbul’un ardından Ulus’taki Ankara Sanat Galerisi’nde ziyarete açıldı.

İş Sanat, başkentteki sanatseverleri tablolar eşliğinde bir lezzet yolculuğuna çıkarıyor: “Tat ve Sanat: Lezzetli Resimler” sergisi Ankara Sanat Galerisi’nde ziyarete açıldı. İstanbul’da 70 bin ziyaretçiye ulaşan sergide verimli topraklardan, bereketli denizlerden, cömert doğadan ve paylaşılan sofralardan ilham alan eserler yer alıyor.

Sergi altı tematik bölüme ayrılıyor: Tarla, bağ ve bahçelerdeki rengârenk ekinlerin eşsiz düzeninin yansıtıldığı “Cömert Doğa”; meyveler, çiçekler ve sebzelerle bezeli natürmortların olduğu “Doğa Tadında Renklerle”; cıvıl cıvıl pazar yerlerinin ve sokak satıcılarının izlendiği “Ürünler Sunulurken”; balıkların ve balıkçıların başrolde olduğu “Denizden Çıkan Nimet”; yemek hazırlıkları ve mutfak temalı eserlerle “Yemek İçin Emek”; kahvehaneler, gazinolar ve lokantaları konu edinen eserleriyle “Cânân ki Degüstasyon’a Gelmez”…

İş Sanat Ankara Sanat Galerisi’ni pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilirsiniz.

Nilbar Güreş “Kadife Bakış”

Arter, yeni kültür sanat sezonunu Nilbar Güreş’in Türkiye’deki ilk kurumsal solo sergisi Kadife Bakış ile karşıladı!

Küratörlüğünü Emre Baykal’ın üstlendiği sergi, Arter’in 2. kat galerisinde sanatçının erken dönem işlerini yeni eserleriyle bir araya getiriyor. Resim, gravür, kolaj, fotoğraf, heykel ve video gibi farklı mecralarda üretilmiş çalışmalardan oluşan kapsamlı bir seçkinin yer aldığı Kadife Bakış sergisi, 11 Eylül’den itibaren Arter’de ziyaret edilebilir.

Merqezart Yaz Ortası Sergileri

Bodrum’da sanat rüzgarı Marina Yacht Club – Merqezart Alternatif Sanat mekanında esmeye devam ediyor. Yaz Ortası sergileri serisinde gerçekleşen sergide bu ay sanatçılar Banu Tarhan, Esra Meral ve Levent Oyluçtarhan’ın eserleri sergilendi.

Çağdaş ressam Banu Tarhan, figürden soyuta seyir eden yelkenli resimleriyle ruhun dönüşümlerini anlattığı “Özgürlük” sergisiyle Salon 1’de; Esra Meral, duygu yüklü dudaklardaki karakteristik farklılığı betimlediği resimlerinden oluşan “Winner of the day: Kiss” sergisiyle Koridor’da; Anadolu üniversitesi GSF resim bölümü çıkışlı Levent Oyluçtarhan da düşlerinden yola çıkan sürrealist ve geometrik formları canlı renklerle zenginleştirdiği eserleriyle Salon 2’de sanatseverlerle buluştu.   Sergiler, Bodrum Marina Yacht Club – Merqezart Alternatif sanat Mekanında 14 Eylül 2025’e kadar izlenebilir.

“İlk ve Son”

BodrumArt’ın 20. yıl sanat festivali kapsamında 16 – 23 Ağustos 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek “İlk ve Son” sergisi, izleyiciyi zaman, beden ve kuşaklar arası bir sanat dili etrafında düşünsel bir yolculuğa davet ediyor.

84 yaşındaki BodrumArt Onursal Başkanı olan sanatçı İnci Başağa Yörükoğlu (d.1941), sanat pratiğinde, yaşamın farklı dönemlerinde birikmiş duyguları sezgisel bir dille tuvale aktarır. Renk ve biçim aracılığıyla sevinç, kırılganlık ve geçmişin izlerini işler. Kendi iç dünyasıyla kurduğu güçlü bağ, eserlerine samimi ve içten bir ifade gücü kazandırır. Türkiye’de modern sanatın öncülerinden Ferruh Başağa’nın kızı olan sanatçı, ülkemizde modern sanatın gelişimine katkı sunmuş bir geçmişin parçası olarak, izleyiciyi hem zamansız hem de kişisel bir boyutta yakalamayı hedefler. Yıllara yayılan üretimi, kişisel hafızayı evrensel duygularla buluşturan bir anlatı sunar.

Bu özel sergide, Yörükoğlu, Paris’te yaşayan pluridisipliner sanatçı Deniz Demirer (d.1997)’i konuk ediyor. Fransa’da Université Paris 1 Panthéon Sorbonne’da Plastik Sanatlar eğitimini tamamlamış olan sanatçı, aynı zamanda Yörükoğlu’nun torunu olarak ailedeki sanat geleneğini geleceğe taşımaktadır.

“İlk Ve Son”, Bir Ailenin İki Kuşağı Arasında Kurulmuş Sessiz Ama Güçlü Bir Bağın, Sanat Aracılığıyla Görünür Kılındığı, Çok Katmanlı Bir Anlatı Sunuyor.

“Taviloğlu Koleksiyonu: Modern Türk Resminin Öncülerinden”

Taviloğlu Koleksiyonundan 32 Eser, Yahşi Baraz küratörlüğünde, ilk defa Bodrum’da, Inspera Bodrum Kültür Sanat’ta sergilenecek.

Inspera Bodrum Kültür Sanat, 2 Ağustos – 15 Ekim 2025 tarihleri arasında “Taviloğlu Koleksiyonu: Modern Türk Resminin Öncülerinden” başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor.

İstanbul’da yedi farklı mekânda, 2400’ü aşkın eserin yer aldığı “Bir Koleksiyoner Hikâyesi” sergi serisinin ardından, koleksiyon ilk kez İstanbul dışına taşınıyor. Türkiye’nin en kapsamlı özel sanat koleksiyonlarından biri olan Taviloğlu Koleksiyonu, modern Türk resminin gelişimine tanıklık eden öncü sanatçıların eserlerini bir araya getiriyor.

İş insanı ve koleksiyoner Mustafa Taviloğlu ve ailesinin 1972 yılında büyük bir heyecanla başlattığı, tutku ve özveriyle 53 yıldır büyütmeye devam ettiği bu koleksiyon; sanatçılar, dönemler, üsluplar, teknikler ve medyumların çeşitliliği ile dikkat çekiyor. 906 sanatçının 2420 eserini barındıran koleksiyonun tamamı, 21 Eylül 2024 – 30 Mart 2025 tarihleri arasında İstanbul’da farklı mekânlarda seyircisiyle buluştu.

Sergisinde yer alacak eserler

“Taviloğlu Koleksiyonu: Modern Türk Resminin Öncülerinden Sergisi” koleksiyonun başlamasında önemli rolü olan sanat galericisi Yahşi Baraz’ın küratörlüğü ile Alaettin Aksoy, Özdemir Altan, Mustafa Ata, Erol Akyavaş, Sabri Berkel, Aliye Berger, Nurullah Berk, Cihat Burak, Adnan Çoker, Burhan Doğançay, Nejat Devrim, Devrim Erbil, Abidin Elderoğlu, Neş’e Erdok, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Balkan Naci İslimyeli, Zeki Faik İzer, Oya Katoğlu, İhsan Cemal Karaburçak, Komet, Mehmet Gün, Nedim Günsür, Mehmet Güleryüz, Neşet Günal, Fikret Mualla, Orhan Peker, Selim Turan, Turan Erol, Ömer Uluç, Burhan Uygur, Güngör Taner, Fahrelnissa Zeid gibi sanatçılardan toplamda otuz iki eserin yer aldığı sergi; figüratif ve soyut yaklaşımlar, toplumsal ve bireysel temalar ile özgün teknik arayışları bir arada sunuyor.

Ziyaret Saatleri:

Pazartesi hariç her gün 12:00 – 20:00 (Giriş ücretsizdir.)

Art Space Santral (0252) 502 09 09 – 106

Adres: Müskebi, Kemer Sk. No: 16/1, 48420 Bodrum/Muğla