Yazılar

Nişantaşı’nda Sevdiğim Bir Marka Daha; Roberto Bravo

El yapımı ürünleri ve özgün tasarımlarıyla öne çıkan mücevher markası Roberto Bravo, İstanbul Nişantaşı’nda yeni mağazasını açtı. Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar, markanın koleksiyonlarını İtalya ve Türkiye’de tasarladıklarını, Moskova’dan Çin’e kadar 50’den fazla ülkeye ihraç ettiklerini belirtti. Ünlü oyuncu ve benim de çok sevdiğim Gökçe Bahadır’ın marka yüzünü sürdürdüğü Roberto Bravo, Türkiye’deki ikinci mağazasını Antalya’daki The Land of Legends’te açılmıştı. Yeni mağaza, Nişantaşı’nın en değerli lokasyonlarından biri olan Abdi İpekçi Caddesinde yer alıyor. Açılışta Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar ile açılışta gerçekleştirdiğim sohbet sırasında, ülkemizi başarıyla temsil eden bu tarz markalara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde olduğunu konuştuk. İstanbul’da böyle bir mağazanın açılmasının markanın büyüme stratejisi açısından yerinde bir adım olduğunu ifade etti. Ürünlerin somut bir şekilde sergilenmesi ve erişime sunulması, ziyaretçiler tarafından da beğeni le karşılandı.

Semtimize hayırlı uğurlu olsun…

Roberto Bravo

Okan Buruk’a Teşekkürler…

Ülker Stadyumu’nda gerçekleşen mücadelede Galatasaray, rakibini 3-1’lik skorla mağlup ederek önemli bir galibiyet elde etmiş olması taraftarlar olarak bizleri mutlu etti. Bizleri gururlandıran futbolcularımızı tebrik ediyorum. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk hocamı buradan da tebrik etmek istiyorum. Maç sırasında ve sonrasında sergilediği tutum ve davranışlarıyla maçın skoru kadar dikkat çekti…  Okan Buruk’un beden dili ve konuşma tarzı, söylediklerini destekler nitelikteydi.  Buruk, basın açıklamasında gösterdiği mütevazı ve samimi yaklaşımıyla futbolseverlere örnek bir tutum sergiledi. Futbolda görmek istediğimiz ve duymak istediğimiz üslup bu olmalı. Teşekkürler…

okan buruk, jose mourinho

Yeni NIVEA Q10 Çift Etkili Serum

NIVEA Türkiye, Akaretler’de düzenlediği özel etkinlikle yeni ürünlerini tanıttı… Cilt bakımındaki inovatif yaklaşımını yansıtan çeşitlilikte ürünler davetliler tarafından deneyimlendi. Mert Vidinli’nin ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, makyaj sanatçıları Fezi Altun ve Seçkin Sunguç, sağlıklı ve ışıltılı bir cildin makyajın kalıcılığı üzerindeki etkilerini anlattı. Dermatolog Seçil Demirci Thiamidol içeriğinin leke karşıtı özelliklerini detaylandırırken, Beslenme Uzmanı Nazlı Yüksel Dönmez şekerin sebep olduğu kırışıklardan bahsederek daha sıkı ve sağlıklı bir cilt için uygulanabilecek pratik öneriler sundu.  Yeni NIVEA Q10 Çift Etkili Serum, içeriğindeki saf Q10 ve NIVEA tarafından geliştirilen GLYCOSTOP teknolojisi ile şekerin sebep olduğu kırışıklık görünümü azaltıyor ve yeni kırışıklık görünümüne karşı savaşıyor. Sadece 1 haftada daha sıkı bir cilt sağlıyor. Ben denemeye başladım, hoş… Tavsiye ederim.

Nivea

Galatasaray Adası

Galatasaray adası konumu itibariyle muhteşem bir güzelliğin ortasında. Dünya eşi benzeri olmayan İstanbul Boğaz’ının en göz alıcı yerinde. O zaman beklentimiz de; kapısı açık olduğu sürece yakışır bir standartta bir düzenlemenin, işletmenin olması. Yemek yedik masa da ışık yok. Işık rica ettik varsa getirelim denildi. Yemek siparişi bir kişinin yanlış geldi.  Değiştirelim denildi ama zaten taş fırın siparişleri geldi. İki arkadaşımızın yemekleri bitti. Beni ve diğer arkadaşımın yemekleri geldi. Birlikte başlayamadık. Evet hepsi aynı anda gelmeyebilir ama ona göre hızına göre bir menü planlanabilir.  O güzelim yerin hak ettiği şekilde hizmet vermesi sağlanabilir. Galatsaray2ın adının geçtiği her yer, her şey en iyisini hak eder.

Dört davet dört deneyim

Dört davet dört deneyim

Nur Bilen Yavuzer X NetWork Kapsül Koleksiyonu

Çok sevdiğim bir marka olan “Beauty Omlet” ve çok sevdiğim kurucusu ve tasarımcısı Nur Bilen Yavuzer’in; NetWork ile yaptığı kapsül koleksiyonun lansman davetine katıldım. Sevgili Kader Çorak’ın her detayı düşündüğü, çok planlı güzel bir davetti. Nur Bilen’in minimal ve şık stili; koleksiyona çok güzel yansımış.

Nur Bilen Yavuzer X NetWork Kapsül Koleksiyonu

Tam bir bahar yaz teması… Benim de tüm kış özlediğim bir mevsime hitap eden bu  kapsül koleksiyonda yer alan; mayolar, sandaletler şık hasır çantalarla ilgilendim.  Kullanılan renkler; bej, kahve, lacivert tonları nefisti…  Bir de; payet detaylı etek ve büstyerler, Bodrum’da gece davetleri için kesinlikle çok uygun diyebilirim.

Nur Bilen Yavuzer

Nur Bilen Yavuzer, Ahu Çağdaş

Kader Çorak

Ahu Çağdaş, Kader Çorak

Monaco Chain by Sözer’in “altın zincir koleksiyonu”

Melissa Vargas ile uçuşa geçecek! Altını severim ve çok sevdiğim bir sporcu olan Melisa Vargas’ın marka elçisi olarak seçilmiş olmasına çok memnun oldum. Kampanya çalışmaları da çok başarılıydı. Altın mücevherlerin herkese yakıştığını düşünüyorum. Ben kendim de sarı altını çok severim.  Sözer Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Metin Sözer ile tanıştım. Kendisi Türkiye’nin en genç yaşam yazarı olduğumu duyunca memnun oldu.  Ayak üstü bir kaç sorum oldu. Farklı kitlelere erişebilecek ürün çeşitliliğinin ve farklı ayarlarda seçenekleri de koleksiyonda çalışmış olmalarını doğru buldum. Metin bey hedeflerini şu sözlerle açıkladı: “Latin Amerika ülkesi Küba’dan tüm dünyaya yayılan ‘altın zincir’ kültürünün Türkiye’deki tek temsilcisiyiz. Vargas’ın Küba kökenli bir Türk vatandaşı olması, dünyaca tanınan üstün başarılı bir sporcu olması ve markamız Monaco Chain’in kimliği ile örtüşen ‘gücü’ dolayısıyla oluşan mükemmel uyumdan dolayı, çok mutluyuz. Monaco Chain by Sözer koleksiyonları, Melissa Vargas ismi ile global pazarlarda uçuşa geçerek çok daha fazla ses getirecek.” dedi. Bu tarz güzel çabalar, çalışmalar arttıkça; ülkemizin de marka ve pazarlama konusundaki eksik yönlerinin destekleneceğini ve güç kazanacağını düşünüyorum.

Monaco Chain by Sözer

Monaco Chain by Sözer

Metin Sözer, Ahu Çağdaş

Metin Sözer, Ahu ÇağdaşArtkolik MO Talks Sanat Sohbetleri…

Artkolik Sanat ve Eğitim Platformu, Sırmaison ve Mandarin Oriental Bosphorus, İstanbul iş birliğiyle  sıcacık “Sanat Sohbetleri”ne imza atıyor. Benim katıldığım. Bölümde “Sanat Tarihinde Bahar” başlığı işlendi.  Sanat tarihçi ve uzman Buket Şakarcan’ın anlatımı, Sırmaison markasının şık sofra sunumu eşliğinde çok keyifli oldu. Konular, bilinmeyen yönleriyle bu keyifli ortamda anlatıldı. Buket hanımın kendine has bir anlatımı var. Kopmadan dinliyorsunuz.

Nazlı Keçili büyük hassasiyet ve özen göstererek sanatla ilgili bilginin, doğru bilginin aktarılması için Sırmaison kurucuları Şirin Yalçın ve Rosella Karabacak ile çok ciddi bir iş çıkarıyorlar.

Rosella Karabacak, Şirin Yalçın, Ahu Çağdaş

Rosella Karabacak, Şirin Yalçın, Ahu Çağdaş

MAVi Jeans ve Kıvanç Tatlıtuğ “Çok olmak lazım” dedi…

Mavi, “Çok Olmak Lazım Bazen” isimli reklam kampanyasının lansmanını, Kıvanç Tatlıtuğ ve Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz’un ev sahipliğinde, Nişantaşı Komedi Kulüp’te gerçekleştiridi.  Reklam filmini izledim. “Mavi” köklü bir kuruluşa sahip ve aynı zamanda hep genç kalmayı vaad eden, her dönemi yaşayan bir marka olarak kendi konumlandığından, bu çalışmada yine  çok güzel bir strateji belirlemiş. Oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ için dans sahneleri düşünülmüş. Bu sahneler, dinamik ve genç kuşakla hem oyuncunun, hem de  markanın hedef kitle ile bağını daha da kuvvetlenmesini sağlayacak.

Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz, Kıvanç Tatlıtuğ

Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz, Kıvanç Tatlıtuğ

Özellikle Z kuşağının markaya olan ilgisini daha da arttırması açısından yerinde  bir fikir olmuş. Bu anlamda çok başarılı buldum…  Kıvanç Tatlıtuğ ise çok beğendiğim, çok sevdiğim bir oyuncu… Dans etmiş… Çok da güzel rolünü üstlenmiş. Bence işini Hollywood yıldızları kadar iyi yapıyor.   Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz; “33 yıldır tutkuyla en iyi jean’lerin peşindeyiz. Yeni sezonumuzda Mavi Classic Denim’in zamansız dünyasını yansıtan gerçek bir jean filmi yapmak istedik ve “Çok oluyoruz” söylemimizi yeni dönemine taşıdık. Mavi’nin “çok olması” artık herkes tarafından bilinen bir gerçek. Şimdi ise izleyiciyi kendi “çok olduğu” anlara davet eden bir hikaye anlatıyoruz.” Dedi.  Çok beğendim. Tebrik ederim.

Kıvanç Tatlıtuğ, Ahu Çağdaş

Kıvanç Tatlıtuğ, Ahu Çağdaş

Yılbaşı gecesi klasiğim Bebek Divan

Yılbaşı gecesi klasiğim Bebek Divan

Bebek Divan’da çocukluğum geçti desem yalan olmaz. Ana okulu ile itibarı ile haftada en az iki defa gittiğim mekanda hep huzur bulmuşumdur. Hatta okul çıkışı gidip dersleri denize karşı yaptığım çok zamanları oldu. Zaman içinde personel değişse de hizmet ve kalite hiç değişmedi. Kibar inşaların çalıştığı güzel bir yer.

Özel kutlamaların da adresi oldu Bebek Divan…  Aile bireylerin doğum günü ve yeni yıla girmek hep bu mekanda oldu. Pandemi dönemi hariç tüm yeni yıla Divan’da girdik. Artık ailemiz için klasikleşen yılbaşı kutlaması 2023 yılında da değişmedi. Menü yine lezzetli ve renkliydi.  Chef Muhammet Al yine harikalar yaratmıştı. Ellerine sağlık şef…

Saat 24.00’da hep beraber terasa çıktık. Şampanyalar elimizde boğazda havai fişek gösterisini seyrettik. İçim büyük mutluluklarla doldu. Dileklerimi tutuma am bunu sizle paylaşamam. Ailem ve ülkem için güzel dileklerde bulundum. Herkesin yeni yılını kutluyorum.

MUTLU YILLAR  

Muhammet Al

Sınavlar nedeniyle Aralık ayını ders çalışarak geçirdim. Sömestr tatiline huzurlu bir kafa ile gitmem için sınavlardan iyi notlar almam gerekiyor. Bu nedenle, bu ay verilen hiçbir yılbaşı davetine katılmadım. Yapmam gerek röportajları da önümüzdeki günlere ertelemek zorunda kaldım.

von

İki ürünü sizinle paylaşacağım

Çok ciddi kozmetik ve bakım malzemelerim var ama hala eksiklerim var düşüncesinden kendimi kurtaramıyorum. Fırsat buldukça mağaza dolaşır yeni ürünleri test eder bilgi alırım. Avon’un yeni mat rujları ile tanıştım.  Bütçemizi de yormayan bu ürünlere bayıldım. Yeni Avon Power Stay Likit Mat Ruj, sürdüğünüz andan itibaren dudaklarınızda 16 saat kalıcı. Hemen dudağınızda kuruyor ve akma yapmıyor. Tavsiye ederim

Jo Malone London

Ön yargı iyi değil

Ön yargılı biri değil ama bazı konularda galiba ön yargım var. Parfüm konusunda bazı markaların dışında parfüm almam. Jo Malone London’da bakışımda buydu. Nişantaşı’daki mağazaya adımı attım ve ön yargım bir anda yıkıldı. Birçok parfümünü kokladım ve çok beğendim. En son çıkan parfümü Jo Malone London’dan Red Hibiscus çok iddialı… İçinde bulunan mandalina kokusu beni yaza götürdü.  İçinde en sevdiğim kokular var. Yasemin, Vanilya, Amber kokusu çok güzel harmanlanmış. Ben aldım size de tavsiye ederim.

Okul bitti ve tatil başladı…

Okul bitti ve tatil başladı…

Okullar kapamandan farklı etkinliklerle haftasonlarımzı değerlendirmeye başladık.  Arkadaşlarımın ısrarı üzerine Life Park’ta yapılan ve öğle saatlerinde akşam saatlerine kadar uzanan konser etkinliğine gittim.

Keşke gitmez olaydım

Sarıyer’de orman içinde kurulan Life Park çok güzeldi. Etkinlik çok güzel düşünülmüş ama katılımcıların hali beni çok üzdü. Alanda yaşı 18 küçüklere alkol satılmasın diye yetişkinlerle ayrı bileklik kullanıyordu. Ciddi tedbirler alınmış ama alanın dışında neler oluyor neler. Evde veya araba alkol içen gençler, yol boyunca yaşları küçük çocuklara alkol satan insanlar. Daha alana girerken yerlerde yuvarlanan, kusan insanlar gördüm.  Geldiğime geleceğime pişman oldum. Ama arkadaşlar söz verdim diye biraz daha katlandım. Konseri izlemeye çalıştık ama gerçekten de bu kadar level düşük bir ortam hayatımda görmedim.  Daha fazla zaman kaybetmeden oradan ayrıldım.

Johnny Depp

Manifest etmek

“Manifest” Herhangi bir şeyi bir fikirden, düşünceden gerçeğe dönüştürmek. Karayip Korsanları filmi ile hayatıma merhaba diyen ve Amber Heard boşanması ile yaşadığı mağduriyet ile tam bir destekçisi haline geldiğim Johnny Depp Türkiye’de. Uzun bir müddet Johnny Depp ile karşılaşmayı hayal etmiş, Amerika’da karşılama şansım yüzde kaç diye düşünmüşümdür.  Manifest etmek böyle bir şey…

Ben onun yanına gidemedim ama o buraya geldi.

Johnny Depp Türkiye’de konser verecek denilince aylar öncesinden biletim alındı. Sahne önü alarak daha yakından görme şansı umuyordum. Ama olmadı. Daha iyisi oldu. Nişantaşı’nda kuafördeydim. Tam karşımızda Depp kaldığı Vakko Otel vardı. Kapıda hareketlilik olunca oraya doğru gittim. Heyyy Johnnyyyy diye bağırınca yanıma gelip elimde tuttu.  Çok tatlı bir insan… Aynı akşam konseri vardı. Biraz geç gidince sahne önü olmasına rağmen biraz uzakta kaldık. Ama o ortamda olmak beni çok mutlu etti. Seni seviyoruz Johnny Depp

Köşe yazımı Johnny Depp’den sonra sonlandırmak gerekir ama çok keyif aldığım bir yemek ile sonlandıracağım.

The Galliard Cove House

Sevimli objeler içinde kokteyller 

Gurme ve yaşam yazarlığım 2017 yılında (children’s gourmet) adı altında başladı. Yemek listem ve restoran listem vardı. Artık Teenage birey olarak yeni bir listem var. Listemde yer alan ve gitmeyi planladığım The Galliard Cove House babam ve arkadaşları ile birlikte gittim. Son dönemlerde gördüğüm en tatlı kokteyl sunumu ile karşılaştım. Farklı objeler ile sunulan kokteyller ilgimi çekti. German Crew,  Ab-I Hayat, Pina Colada favori kokteyller arasında. Çanta şeklinde, boynuz şeklinde ve Meksikalıyı anımsat objelere bayıldım.

The Galliard Cove House

Sıra geldi yemeklere…

Yemekler ve mezeler bir birinden harika. Deniz mahsulleri lezzetlendirme ve sunumunda zirve… Size tek tek anlatmak isterim ama bence sizde bizim gibi yapın, tercihi şefe bırakın.  Finali yine güzel sunumu ile (Deniz ürünlü pilav) Paella ile yaptım.

Not: Manzara müthiş. Gün batımına karşı drink yapmak isteyenlerin adresi.    Eylülde görüşmek üzere…

Rüzgar sörfünde birinci olmak…

Rüzgar sörfünde birinci olmak…

Ahu Ayşenaz Çağdaş

Benim için koşuşturmalı bir haftasonu daha geçti. Çok sevdiğim okulum Çamlıca Bilfen Anadolu Lisesi’nin kapmamasına sayılı günler kaldı.  Okulun son günlerinde sınavdan sınava koştum. Biraz yoruldum ama 19 Mayıs haftası düzenlenen Duja Surf Cup katılmak için Didim’e gittim. Didim Duja Otel’de süit oda kaldım. Odama bayıldım. Çok güzel dekore etmişlerdi. Geniş ve ferahtı.

Rüzgar sörfünü daha önce Alaçatı’da Bora Kozanoğlu’nda deneme şansı bulmuştum. Benim için çok çekici gelmemişti.  Didim Yelken Kulübü hocaları bu turnuva için katılımcılara hızlı bir kurs verdiler. Hocalarımız çok tatlıydı. Katılımcıların katıldığı mini yarışmada bende vardım. Yarışmada birinci oldum ama benim için önemli olan bu etkinlikte olmaktı. Ve bir plaket ve sertifikada aldım. Dört gün süren etkinliğin son günü Didim Yat Kulüpte yapılan partiye katıldım. Organizasyon kusursuz ve dört dörtlüktü. Organizasyonda emeği geçenlere ve her zaman kahrımı çeken Ayça Öztürk’e başta teşekkür ediyorum. Didim Yelken Kulübü’nün tatlı hocalarına teşekkür ediyorum. Duja Surf Cup, artık her yıl geleneksel hale gelecekmiş. Belki seneye bende katılırım…

Duja Surf Cup

Meksika lezzeti!

Yeni mekanları,  yeni yerleri, yeni lezzetleri bu köşeden sizlere duyurmaya çalışıyorum. Meksika yemeği denilince ilk akla gelen restoran Ranchero olur. Uzun zamandır Nişantaşı’da bulunan restorana giderim. Meksika yemeklerini Türk damak tadına uyarlayan restoran bu konuda hayli iddialı. Meksika yemeği o kadar seviliyor ki, her gittiğimde Reasürans Çarşısı içinde yer alan Ranchero daha da büyüyor.  Yakında tüm çarşı Ranchero olacak gibi.

Oy kullanmanın ardından sakin İstanbul’un tadını çıkarmak için Nişantaşı’na gittim. Mini Nişantaşı turunun ardından soluğu Ranchero’da aldım. İlk önce en sevdiğim Macho Nachos siparişi verdim. Kıyma, patatesten oluşan yemek, sosları ile çok farklı bir lezzet oluyor. Siparişim bununla kalmadı. Kültür mantarlı, soğan ve sarmısaklı Vegan Taco, karidesli Tacos Fiesta siparişi verdim.  Lezzetli ve fazlasıyla doyurucu oldu. Meksika yemeklerinin acısı ve sosları beni çok etkiliyor.

No: Sipariş verirken bana yarım eden sorularıma cevap veren personele de teşekkür ederim.  Bazı restoranlarda servis yapanlar yemeklerin tadını ve neden yapıldığını bilmediği için gereken bilgiyi misafirlere vermiyor.

Temmuz ayında görüşmek üzere…

Meksika lezzeti!

Bodrum‘da bilmediğimiz ne kadar yer varmış

Bodrum‘da bilmediğimiz ne kadar yer varmış
Okulun verdiği ara tatil, Ramazan Bayramı ve 23 Nişan Çocuk Bayramı hepsinin bir arada olduğu ilginç bir haftayı geride bıraktık.
Toplamda 10 günlük bu kısa tatilde neler mi yaptım? Anlatmaya başlıyorum.


Rally Bodrum
Spor etkinliklerine şahit olmak beni çok mutlu ediyor. Güzel anılarım oluyor. Okuldan çıkar çıkmaz üstümü değiştirmeden hemen havalimanın yolunu tuttum. Ve bir saat sonra Bodrum’dayım. Otelimiz Duja Bodrum’da odamıza yerleşip güzel bir uyku çektim. Ertesi gün merak ve sabırsızlıkla beklediğim Rally Bodrum’a katıldım. Araba yarışı konusunda ilk deneyimim oldu. Yarış arabalarını özel seyir alanlarında seyretmek çok heyecan vericiydi.
Viraj alanında güzel fotoğraf ve video çekmek için konumlandım. Viraja hızlı giren arabalar arkada devasa bir toz bulut bırakıyor. Daha önce ralli seyretmiş olanlar tedbirini alarak gelmiş. O toz bulutunun içinde nasıl korunacağını biliyordu. Ben ise acemiliğimin kurbanı oldum. Ama ikinci gün şapka, bez mendil ve gözlük ile seyretmeye gittim. Tozlardan bu şekilde korundum.
İki gün süren yarış heyecanı devam ederken arada bulduğum zamanlarda farklı ne yapabilir mi düşüme fırsatım bile olmadı. Etkinlik o kadar iyi hazırlanmış ki, canınızın sıkılma ihtimali yoktu. Yani dört dörtlük bir organizasyondu. Yarış Be Premium Otel’de yapılan ödül töreni ile son buldu.

Emeği geçen herkesi alkışlıyorum başta Ayça Öztürk’ü…

Etrim Köyü
Dünyanın tanıdığı ama bizim çok tanımadığımız bir köy Etrim Köyü… Etrim Köyünün hikayesini hiç duymadım giderken de neyle karışılacağım konusunda da bilgim yoktu. Ortalama köy kahvaltısı yapacağımı bir yer olarak düşündüm. Sabah aile ve dostlarında katıldığı güzel bir köy kahvaltısının ardından Etrim köyü hikayesini de öğrendim.
Etrim, şimdilerde unutulmaya yüz tutsa da elde dokuma halıcılığı ile meşhurmuş. Bu köy o kadar meşhur ki 20 yada 30 yıl önce Hollywod starlarnın halı almak için geldiği bir yer. Michael Douglas, Anthony Quinn gibi bir çok star ve devlet adamı bu köyü tanıyor ama ben aynı ülkede olmama rağmen tanımıyorum. Çok utandım.
Halıları yapılışını, iplerin nasıl doğal boyalarla renklendirildiğine şahitlik yapma şansı buldum. Hem bir mağaza hemde bir müze gibi halılarla dolu binanın içinde geçerken halılar hakkında bilgide aldım. Kaybolan kültürlerimiz arasında yer alması gerçekten beni çok üzdü.
Haziran ayında görüşmek üzere

Kars harika bir şehir

Kars harika bir şehir

Mart ayında son bir kayak tatili için Kars’a gittim. Konaklamayı İsviçre dağ oteli konseptinde yapılmış Duja Chatlet Otel’de yaptım.  Balkonumda uçsuz bucaksız Sarıkamış manzarasını seyrettim. Sakin, sesiz ve bembeyaz bir yer burası. Odama yerleştikten hemen sonra kayak takımlarımı alıp zirveye tırmandım. Tabi ki telesiyej ile… Pisti iki aşamalı olarak kullanıyorsunuz. Pisti tanımak için ilk bölümünden deneme kayağı yaptıktan sonra, ikinci turda zirveye çıktım. Kartalkaya ve Uludağ’da zirvedeki bu sessizliği hiç yakalayamamıştım. Huzur verici…  Bu anı anlatmak ve kelimelere dökmek benim için imkansız.

Piste çıktım ve zirveden aşağı bıraktım kendimi. Pist o kadar uzundu ki sanki hiç bitmeyecek gibi geldi.  Süzüle süzüle indim. Muhteşem bir pistti.

Ani Harabeleri

Tarih ile buluşma  “Ani Harabeleri”

Kitaplarda okuduğum ve merak ettiğim Ani Harabelerine uzun bir yolculuk sonrasında ulaştık.  Ermeni, Gürcü, Selçuklu ve Bizans kültürlerinin buluştuğu muhteşem Ani Antik Kenti’ni dolaştım. Karların altında yaptığımız bu tur beni çok etkiledi. İpekyolu’ndan kalan o taşlı yoldan yürürken aklıma o çağlarda yaşayan insanlar geldi. Nasıl bir hayatları vardı. Neler yaşadılar. Neler düşündüler diye derinlere daldım.  Garip bir duyguydu.

Çıldır Gölü

“Çıldır Gölü”

Sonraki durağımız buzla kaplanmış meşhur Çıldır Gölü oldu. Gideceğimiz gün çok yoğun kar yağışı olduğu için gölün o şeffaf halini göremedim.  Karlar üstünde o soğukta bekleyen Şeker ve Nikolas ile tanıştım. Bunlar kızakları çeken atların ismiydi.  Bizim kızağı çeken at Nikolas fazla heyecanlı çıktı. Sürücünün hiçbir komutunu dinlemedi. Koşmaya bir başladı durmak bilmedi. Atın sahibine neden böyle oldu diye sorunca;  “Nikolas karda koşmayı çok sever. Serbest bıraksak akşama kadar tek başına koşar” dedi.  Nikolas ve Şeker’e bu tur için teşekkür ettikten sonra yemeğe geçtik.

Çıldır Gölü’ne has bir balık olan Sarı balık ikram edildi. Bu meşhur Sarı balıklar Eskimo usulü göl delinerek avlanıyormuş. Salata ve turşu ile ikram edilen Sarı balığın tadını beğendim. Ama yine de ben kırmızı etten şaşmam.

Peynir Müzesi

“Peynir Müzesi”

Kazı ve peyniri ile meşhur olan bu şehrin Peynir Müzesi’ne gitmesek olmazdı. Süvari Tabyası içine kurulan Peynir Müzesi, sadece yapısı ile de görülmesi gereken bir yer.  Kapıda girişi itibari ile büyüleniyorsunuz. Peynirin tarihinin anlatıldığı bu müzede, endemik bitki ve canlılarda yer alıyor. Müzeyi çok beğendim ama bir ekleme yapılması gerekiyor.

Hollanda’da minik balıkçı kasabası Volendam’a gitmiştim.  Turistler için bir mizansen hazırlamışlardı. Yerel kıyafetli kadınlar peynir yapımını canlandırıyor ve konuklarını cevaplandırıyordu.  Belki bir benzeri de bu müzede yapılır.

Rally Bodrum

Rally Bodrum’a gidiyorum

Bodrum’un hayatımda benim için önemi büyük. Çocukluğumun yaz tatillerini geçirdiğim hatta fırsat buldukça ailece kafa dinlediğimiz bir yer. Bodrum’da sosyalleşmeyi severim. Yazları sergi, lansman ve sanat etkinliklere katılmaktan büyük keyif alırım.

Bu yıl ilk defa bende Bodrum’da yapılacak “Rally Bodrum”a katılacağım. Yaşım nedeniyle İstanbul’da yapılan F1 yarışlarını seyretme şansı bulamamıştım. Ama bu ralli heyecanı kaçıramam.

14-16 Nisan tarihlerinde Karya Otomobil Spor Kulübü tarafından bu yıl üçüncü kez düzenlenen Rally Bodrum’a bende olacağım. Bu heyecanı canlı canlı yaşarken, yapılan diğer etkinliklere de katılacağım.  Önümüzdeki ay Bodrum Rally’den yaşadıklarımı sizlerle paylaşacağım.

Şimdiden herkesin Ramazan Bayramını kutlarım.

Lezzet duraklarını dolaşmaya devam

Lezzet duraklarını dolaşmaya devam

Okullar başladı. Dersler yoğun ama arada minik etkinliklerle okul hayatımız renkleniyor. Bilfen Okullarını bu nedenle çok seviyorum.

Mevsimin getirdiği alerjik hastalıklar nedeniyle bu ay pek fazla yer gezme şansı bulamadım. İlk durağım Ulus’ta bulunan steak’ci oldu.

By Ulus Steak House

By Ulus Steak House

Uzun zamandır adını duydum ama gitme fırsatı bulamadı. Okul sonrası babam ile birlikte By Ulus Steak House gittim. Babama et yermisin diye sorarsanız hemen “lokum” der. Ben mekânın işletmecilerine en favori lezzetleriniz ne diye sordum. Lokum, kendi yaptıkları sosis ve sucuk ve kasap köftesi mekanın n favori lezzetleri arasındaymış. Bende kendimce sipariş verdim.  Ama şef bana favori lezzetlerden oluşan özel bir tabak hazırladı.  Tulum peynirli salatayla birlikte köfte, sucuk, sosis ve lokumdan oluşan tabağı afiyet ile yedim.  Uzun zamandır sosise karşı tavırlıydım. Ama kendimiz yapıyoruz deyince yerim dedim.

Lezzetler bir harikaydı… Sıra tatlıya geldi. Ben klasik bir tatlı seçtim. Havuç dilim baklava ama dondurmalı. Güzel yemek, güzel servis ve güzel ambiyansı ile beş yıldızı hak ediyor.  By Ulus Steak House gitmediyseniz bence gidip, özel yapım sucuk ve sosisleri deneyimleyin…

Develi Nişantaşı

Develi Nişantaşı

Develi Nişantaşı ile paket siparişi ile tanıştım. Okul dönüşü ne yesem diye düşünürken Lahmacun sipariş ile başlayan Develi iletişimimiz hala devam ediyor. Ürünler kesinlikle sıcak geliyor ve bu nedenle lezzetini kaybetmiyor.  Soğumuş eti sevmiyorum.  Uzun bir müddet lezzetli lahmacun ile devam etsem de menümü renklendirmeye başladım. Kanat konusunda hayal kırıklığına uğrasam da Develi’den vazgeçmedim. Tavuk şişe bayıldım. Tavuk şiş yeni favori lezzetlerim arasına girdi. Okulun ara tatilinde bu lezzetleri yerinde yeyip sizlerle paylaşacağım.

Okul dönüş paket siparişlerimi sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Aila İstanbul

Aila İstanbul

Aila İstanbul’da brunch başladı ve ilk fırsatta bu brunch keyfine bende dahil olmak istedim.  Aila İstanbul, Fairmont Quasar İstanbul Otel’in içinde yer alıyor. Mekana girince sizi canlı müzik ekibi ve şampanya ile karşılıyorlar. Masamıza geçerken gözüm çok renkli açık büfeye takıldı. Daha önce San Francisco Fairmont Otel’de bir hafta kalmış ve brucha eşlik etmiştim.  Aila açık ara önde bunu söyleyebilirim.   Kahvaltılıkların ardından en sevdiğim lezzetlere geldi. Deniz mahsullerine bayılıyorum. Deniz kokulu karides mangala bayıldım. Ve finali sushi ile yaptım.  En kısa zamanda tekrar gitmek istiyorum.

Not: Aila İstanbul Michelin rehberinde yerini aldı.

Her yerde sanat var!

Her yerde sanat var!

Eylül geldi okullar açıldı ve ben yeni okulum Çamlıca Bilfen Anadolu Lisesi’nde yeni bir hayata başladım. Artık Liseliyim.  Pause Dergi’deki köşemin adının da değişme vakti geldi. “Childirens gourmet” adını yeni yıl itibari ile değiştirmeyi düşünüyorum.

Contemporary Istanbul

Eylül ayı sanatın tavan yaptığı bir ay oldu. Bende farklı mekanlarda onlarca sergiye gitme şansı buldum. Tabi okul ve derslerden fırsat buldukça…

Her yıl olduğu gibi bu yılda Contemporary Istanbul’a katıldım. 558 sanatçı 1.476 eserin yer aldığı sergi yine büyüledi. Erken saatte girdiğim sergiden ancak akşamüstü çıkabildim. Büyülendim…  Herkesin emeğine sağlık.

Arter

Üç ayrı sergi

Arter’de üç ayrı sergi vardı ve bu kaçırılmayacak fırsattı. Bende fırsatı kaçırmadım. Aynı mekan içinde üç farklı sergi;  OyunBu, İo’nun Yeni Sesi ve Locus Solus… İlk defa dijital sergi deneyimini yaşadım.  İo’nun Yeni Sesi sergilendiği bölüm büyüleyici bir ortamdı. Sesin ve videonun birbirleri ile dansı beni etkiledi. Salonda bulunan minderlere uzandım ve uzun bir süre bu salonda kaldım.

Cabbar Nişantaşı

Kanatı severim

Uzun zamandır adını duyduğum ama gitme fırsatı bulamadığım yeni nesil ocakbaşı kültürü temsilcilerinden Cabbar Nişantaşı’na en sonunda gittim. Mekana girince ambiyansı çok hoştu.   Mezelerin sergilenme şekli farklıydı  ve sunumunu beğendim. Servis yapan şef ile mezeleri birlikte seçtik. Birkaç meze, çiğköfte, fındık lahmacunun ardından en sevdiğim yemeğe geldik. Danış, Fiko, Maslak Ocakbaşı’na ne zaman gitsem kanadımı hemen söylerim. Yeni bir yemek varsa mutlaka tadarım ama ocakbaşından asla kanat yemeden çıkmam.  Cabbar Nişantaşı’da artık favori mekan listemde.

Eylül ayı geldi ama gözüm yazda kaldı

Eylül ayı geldi ama gözüm yazda kaldı

Büyük bir koronavirüs salgının ardından LGS sınavı ile zor bir yıl geçirdim. Her yıl Bodrum’da 3 ayın üzerinde kalıyordum ve doya doya Bodrum’u yaşıyordum.  LGS ve okul kayıtları sürecinde nerdeyse yazın yarısını kaybettik. Ama Bodrum’a geldiğim için çok mutlu oldum.

Temmuz ve Ağustos ayı boyunca farklı mekanlara gitme ve farklı lezzetler tatma şansı buldum.  Bir kaç davete katılma şansıda buldum.

Deniz mahsulüne bayılırım.

Tayland – Koh Samui tatilinde deniz mahsulünü neredeyse her lezzetini tatmıştım. Yengeç cips, yengeç burger, karidesli burger ve karidesli pizza vb…

Bende çocuk gurmelikten genç gurmeliğe geçtiğim şu zamanlarda damak zevkim ve yemek alışkanlıklarım değişmeye devam ediyor.

Son günlerde tattığım ve beğendiğim tüm lezzetleri sıralıyorum.

Deniz Mahsullü Lahmacun

Deniz Mahsullü Lahmacun

En çok gitmekten keyif aldığım mekanlar arasında yer alan Danış lezzetleri ve servisi konusunda Bodrum’un en gözde işletmesi. Gündüz ayrı, gece ayrı keyifli bir mekan. Mekanın sahibi Danış Ulaç’ı tanıma şansıda buldum. Menüye yeni bir lezzet girecekse, menüye ekleme yapmadan önce ürün onlarca kişiye tattırıyor. Olumlu görüş olursa menüye dahil ediyor.

Deniz mahsullü lahmacunda bu şekilde hayat bulmuş. Bende denedim. Bir değil hatta iki tane yedim ve çok beğendim. Tavsiye ederim.

Karides Mantısı

Karides Mantısı

Gümüşlükte sahilde babam ile dolaşırken küçük bir mekan gördük. Adı HİÇ Gümüşlük olan bu sevimli mekana oturduk. Hemen menüyü alıp ilginç ve farklı bir lezzet var mı diye baktım. Gözüme karides mantısına takıldı. Normal mantıyıda çok severim. Karides mantı siparişi verdim. Yufkaya sarılmış karidesler sosu ile bir harikaydı.

Hamburger konusunda çok iyiler

Hamburger konusunda çok iyiler

Hamburger konusunda hassasım. Hele et burgerlerde… Bazılar çok baharatlı, bazıları lezzetlendireceğim diye etin içine ne koyacağını şaşırıyor. Bu nedenle Hamburger yemekten kaçınırım. Evimizin yakınlarında Social Gümüşlük adında çok sevimli bir mekan açılmış. Hamburger konusundaki hassasiyetimden bahsettim. Hamburgerde iddialı olduklarını söylediler. Gerçekten de çok lezzetliydi. Aynı ay içinde arkadaşlarımla birlikte birkaç defa daha hamburger yemeye gittim.

Dülgerden sonra levrek

Dülgerden sonra levrek

Bodrum’a her yaz gittiğimiz mekanlar arasında yer alan Garo’s’a bu yazda gittik. Mekanın dünya tatlısı sahipleri Garo Nişan ve Çetin Sağıroğlu, onları görmek ve sohbet etmek için bile bu mekana gidilir. Her yıl olduğu gibi Garo abi dülger balığımı yolladı büyük bir keyifle yedim. Ama levrek lokum ve lakerdayı tatmamı istedi. Dülgerin pabucu dama atılmadı ama levrek lokuma ve lakerda yeni favorim.

Tatlım Mochi

Tatlım Mochi

Bodrum, bir birinden ünlü markaların ve butik restoranların yer aldığı lezzet cennetti… Ne isterseniz var. Uzakdoğu yemeği severim ayda bir kez mutlaka Uzakdoğu yemeği yerim. İnari Omakase Bodrum’da bu konuda en iyileri arasında… Uzakdoğu yemeği değil ama Uzakdoğu tatlısı Mochi’den bahsedeceğim. Pirinç, meyve ve dondurmadan yapılan bir tatlı… Yaz ayları için ideal bir tatlı.