Yazılar

Açıklanamayan infertilite çiftleri zorluyor

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünyada ilk kez infertilite tedavisinde A’dan Z’ye yol haritasının belirlendiği bir rehber hazırladı. “İnfertilitenin Önlenmesi, Tanısı ve Tedavisi Rehberi”nin hazırlık sürecine Türkiye’den Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük davet edildi. Rehberin; farklı ülkelerden 30 uzmandan oluşan çalışma gruplarının çalışmalarıyla oluşturulduğunu belirten Prof. Dr. Tansu Küçük, 5 yıl süren yoğun bir hazırlık süreci yaşandığını söyledi.

“İstenmesine rağmen çocuk sahibi olamama” durumu olarak tanımlanan infertilite, artık dünyanın en görünmez fakat en yaygın sağlık sorunlarından biri olarak kabul ediliyor. Üreme çağındaki her 6 kişiden biri bu sorunu yaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü, infertilitenin yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil, tüm dünyada milyonlarca kişiyi etkileyen ciddi bir halk sağlığı meselesi olduğunu belirtiyor. Bu görüşün yansıdığı “İnfertilitenin Önlenmesi, Tanısı ve Tedavisi Rehberi” Dünya Sağlık Örgütü’nün infertilite alanında dünyada ilk kez yayınladığı ve en kapsamlı rehber olma niteliği taşıyor. Rehber, infetilite alanında çalışan bilim insanları için bilimsel bir başvuru kaynağı. WHO’un hazırlanması için farklı ülkelerden 30 uzman arasında, Türkiye’yi temsil eden Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük’ten rehber hakkında bilgi aldık.

Prof. Dr. Tansu Küçük

Prof. Dr. Tansu Küçük

Tanı ve tedavide standartlar yeniden tanımlandı

Rehberde bilimsel kanıtlar titizlikle değerlendirildi, tanı ve tedavi standartları yeniden tanımlandı. Tüm dünyaya, eş zamanlı olarak düzenlenen geniş katılımlı bir webinarla duyuruldu. Sağlık bakanlıklarının, sivil toplum kuruluşlarının, hekimlerin ve hasta topluluklarının takip ettiği bu küresel toplantıda, infertilite alanında ülkelerin erişilebilir, maliyet-etkin ve hasta odaklı politikalar geliştirmesine yönelik çağrılar da yapıldı. Prof. Dr. Küçük, özellikle tanıda gereksiz testlerin azaltılması, çiftlerin psikososyal destek ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesi ve tedavilerde bilimsel temeli olmayan “mucize” uygulamalardan kaçınılması gerektiğini vurgulayan bölümlerde aktif rol aldı.

İnfertilite tedavisinin gri alanı: Açıklanamayan İnfertilite

İnfertilite tedavisinde en tartışmalı alanlardan birinin açıklanamayan infertilite olduğunu belirten Prof. Dr. Tansu Küçük, bilimsel kanıtı olmayan “mucize tedavi” yaklaşımlarının çiftlere zaman ve para kaybettirdiğini vurgulayarak, bu grupta sorun tespit etme arzusunun anlaşılır olduğunu ancak gereksiz ve deneysel girişimlerin çoğu zaman hiçbir fayda sağlamadığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti: “Açıklanamayan infertilitede ilk basamak çoğu zaman ‘bekle–gör’ yaklaşımıdır. Bu dönem, çiftleri pahalı ve etkisi kanıtlanmamış uygulamalara yönlendirmek için bir boşluk değil, doğru yönetilmesi gereken bir süreçtir. Gereksiz testler, ‘mucize’ diye sunulan deneysel tedaviler ya da bilimsel desteği olmayan müdahaleler hem zaman kaybı yaratır hem de çiftleri ekonomik olarak zorlar. Üreme seçenekleri kadar, sigaranın bırakılması, kilo yönetimi, düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme gibi yaşam tarzı düzenlemeleri de tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.”

Peki, rehber ne diyor?

Dünya Sağlık Örgütü(WHO)’nün hazırladığı bu rehber, infertilite hizmetlerinin bir “ayrıcalık” değil temel bir sağlık hakkı olarak görülmesi gerektiğini vurguluyor. Çiftlere yaşa bağlı doğurganlık azalması, kilo durumu, sigara ve yaşam alışkanlıkları gibi risk faktörleri konusunda açık ve düşük maliyetli bilgilendirme yapılması; tanının mümkün olan en basit ve ulaşılabilir yöntemlerle konulması; tedavi başarı oranlarının, olası risklerin ve maliyetlerin şeffaf biçimde paylaşılması rehberin temel başlıklarını oluşturuyor. Günümüzde çiftlerin önemli ekonomik yüklerle karşılaştığını ifade eden Prof. Dr. Tansu Küçük; “ WHO rehberi ise ülkelerin üreme sağlığı programlarına infertilite hizmetlerini entegre etmesi, erişilebilirliği artırması ve veri temelli politikalar üretmesi gerektiğine işaret ediyor. Bu yaklaşım, ülkelere hem hizmet kalitesinin standartlaşması hem de çiftlerin daha eşit bir sağlık hizmetine ulaşması için kritik bir fırsat sunuyor” değerlendirmelerinde bulundu.

“İnfertilite bir hastalık olarak kabul edilmeli!”

İnfertilitenin çoğu ülkede, hatta Türkiye’de de bir “hastalık” olarak dahi tanımlanmadığından milyonlarca kişinin gerekli tedavilere erişemediğini belirten Prof. Dr. Tansu Küçük; “Özel sağlık sigortalarının büyük bölümünde yer almıyor. İnfertilite tedavileri devlet geri ödeme sistemlerinde sınırlı destek görüyor. Bu nedenle maddi imkanı olmayan çiftler için çoğu zaman ulaşılamaz hale geliyor. Bu durum yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal sonuçlar doğuruyor: infertilite yaşayan çiftlerde kadınların yüzde 36’sının bu nedenle partner şiddetine maruz kaldığı, kaygı, depresyon ve ilişki sorunlarının ise sık rastlanan eşlikçiler olduğu belirtiliyor” diye konuştu. Dünya Sağlık Örgütü’nün yayımladığı rehberde infertilitenin hem kadın hem de erkek kaynaklı olabileceği ancak kadınların çoğu zaman haksız yere suçlandığı ve erkek faktörünün göz ardı edildiği de özellikle vurgulanıyor.

#WHO #İnfertiliteRehberi #TansuKüçük #SağlıkHaberleri #ÜremeSağlığı #HalkSağlığı #İnfertiliteTedavisi #KadınSağlığı #GlobalSağlık #BilimselRehber

Topaz’ta boğaz manzaralı yılbaşı kutlaması

Çağdaş Akdeniz mutfağının önde gelen temsilcilerinden Topaz, Gümüşsuyu’ndaki adresinde misafirlerini yeni yıl kutlamasına davet ediyor. İstanbul’un sevilen gastronomi noktalarından biri olan Topaz, muhteşem deniz manzarası eşliğinde yılbaşı menüsü, müziği ve DJ performansıyla eğlence dolu bir gece sunuyor.

Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde yer alan Topaz, Executive Şef Tevfik Alparslan imzasını taşıyan özel menüsüyle konuklarını ağırlamaya hazırlanıyor. Menüde turna balığı tarama, trüf ve kuzu göbeği mantarlı velouté, kuzey Ege’den deniz buketi, kuzu gerdan dolgulu piruhi, Ege olta fener balığı ve fırında süt dana kaburga gibi rafine lezzetler yer alıyor. Tatlı seçkisinde ise altın yapraklı %70 çikolata sphere dikkat çekiyor.

Kutlamaya, 20:30–21:45 saatleri arasında Elif Kalkan’ın vokali ve Ertuğrul Kızmaz’ın akustik gitar performansı eşlik ederken, gece DJ performansıyla eğlence dolu bir atmosfere dönüşüyor.

Adres : Artisan İstanbul MGallery – Ömer Avni Mah. İnönü Cad. No. 42 Gümüşsuyu, Taksim

Tel : 0531 329 41 11

 

#Topazİstanbul #Yılbaşı2026 #MichelinTavsiyesi #AkdenizMutfağı #FineDining #BoğazManzarası #Gastronomi #YılbaşıKutlaması #TurizmHaberleri #YeniYılDeneyimi

Cem Belevi’den yeni single: “Mucize” dijital platformlarda yayında

Ünlü sanatçı ve oyuncu Cem Belevi, müzikal yolculuğunda yeni bir sayfa açtığı single’ı “Mucize” ile dinleyicileriyle buluşuyor. Söz ve müziği Belevi’ye ait olan şarkı, umudunu yitirmiş bir kalbin aşkla yeniden hayata tutunuşunu anlatan güçlü hikâyesiyle dikkat çekiyor.

Sanatçının son dönem çalışmalarında öne çıkan derinlikli anlatı dili ve müzikal olgunluğu, “Mucize” ile daha belirgin bir şekilde hissediliyor. Modern pop sound’u ile duygusal yoğunluğu aynı potada eriten şarkı, romantik olduğu kadar içten atmosferiyle gündelik hayatın duygusal akışına eşlik eden bir yaşam parçasına dönüşüyor.

“Mucize”, aşkı büyük sözlerle değil; en savunmasız ve en gerçek hâliyle ele alırken, Cem Belevi’nin pop müzikteki anlatı gücünü yeniden hatırlatıyor ve dinleyiciyle doğrudan bağ kuran sade bir samimiyet sunuyor. Şarkı, 19 Aralık Cuma günü tüm dijital platformlarda yayında olacak.

#CemBelevi #Mucize #YeniSingle #PopMüzik #MüzikHaberleri #MagazinGündemi #DijitalPlatformlarda #SamimiMüzik #RomantikSound #TürkPopMüziği

Yeşim Salkım ve Tahsin Pala’dan duygusal düet: “Yanmış Bir Yürek Var”

Türk müziğinin güçlü yorumcusu Yeşim Salkım ve başarılı sanatçı Tahsin Pala, uzun süredir beklenen düet çalışmaları “Yanmış Bir Yürek Var” ile dinleyicilerin karşısına çıktı. Ayrılık temasını merkezine alan şarkı, Yavuz Durmuş’un sözleri ve Yılmaz Tatlıses’in bestesiyle duygusal bir anlatım sunuyor.

Aranjesi Emre Can, mix süreci Candar Göker imzası taşırken; klip çekimleri Damla Latin Özen yönetmenliğinde ON7 Sapanca Private’ta 25 kişilik bir ekiple gerçekleştirildi. Avrupa Müzik ve Yeşil Müzik iş birliğiyle yayımlanan eser, tüm dijital platformlarda dinleyicilerle buluşuyor.

#YeşimSalkım #TahsinPala #YanmışBirYürekVar #YeniŞarkı #TürkMüziği #MagazinHaberleri #MüzikGündemi #AvrupaMüzik #YeşilMüzik #DuygusalDüet

Galeri Binyıl’dan Urla’da Yeni Bir Sanat Durağı: “ICON RECODED”

Galeri Binyıl, çağdaş sanatın genç ve üretken isimlerinden mimar–sanatçı Sezen Kıvılcım Sözeri’nin “ICON RECODED” başlıklı kişisel sergisini Urla Statera Vineyard’da sanatseverlerle buluşturuyor. Sanat dünyasındaki 26. yılını kutlayan Galeri Binyıl, İzmir’in yükselen kültür rotası Urla’da doğa ve sanatı bir araya getiren özgün bir sergi deneyimi sunuyor.

Küratörlüğünü İlknur Şanal, sanat yönetmenliğini Mehmet Arif Erdem’in üstlendiği sergi, mekânın mimarisi ve doğal dokusuyla bütünleşen özel bir küratoryal yaklaşım taşıyor. Sözeri’nin mimarlık eğitiminden beslenen pratiği; zaman, form ve malzeme ilişkisini heavy acrylic, kristal taşlar ve üç boyutlu yüzey uygulamalarıyla yeniden yorumluyor. Sanatçı, dijital hareket analizinden fiziksel malzeme davranışlarına uzanan üretiminde, yüzeydeki gerilim hatları ve katmanlarla izleyicinin zaman–mekân algısını dönüştüren yeni bir duyusal alan yaratıyor.

“ICON RECODED”, Sözeri’nin dijital form arayışlarının olgunlaşmış bir devamı niteliğinde olup, izleyiciyi yalnızca görmeye değil; hissetmeye ve deneyimlemeye davet ediyor.

Sergi, 27 Aralık 2025 – 26 Ocak 2026 tarihleri arasında Urla Statera Vineyard’da ziyaret edilebilecek.

 

#GaleriBinyıl #IconRecoded #SezenKıvılcımSözeri #UrlaSanat #StateraVineyard #ÇağdaşSanat #SanatHaber #ArtInUrla #ContemporaryArt #ArtExhibition

Nilsu Eriş, Art Miami’de genç sanatçıların yeni gözdesi oldu

Dünyanın en prestijli çağdaş sanat fuarlarından Art Miami, bu yıl genç sanatçı Nilsu Eriş’i ağırladı. Gama Galeri alanında eserlerini ilk kez uluslararası sanatseverlerle buluşturan Eriş, kırılgan ama çarpıcı anlatı dünyasıyla dikkat çekti.

Sanatçının kişisel evreninden doğan özgün çizimleri ve karakterleri, fuarda küratörler ve koleksiyonerlerden yoğun ilgi gördü. Genç yaşına rağmen güçlü bir görsel kimlik ortaya koyan Eriş, Art Miami’deki sergisiyle uluslararası sahnede öne çıkan isimlerden biri oldu.

#NilsuEriş #ArtMiami #ÇağdaşSanat #ModernSanat #SanatHaber #Aktüel #GamaGaleri #SanatSeverler #Koleksiyonerler #SanatTrend

Ragga Oktay’ın “Yeniden”i, Eşref Rüya dizisiyle sosyal medyada zirveye taştı

Ragga Oktay’ın 2015 çıkışlı şarkısı “Yeniden”, “Eşref Rüya” dizisindeki Kadir karakterinin dans sahnesinde kullanılmasıyla birlikte sosyal medyada yeniden gündeme oturdu. Sahnenin viral olmasıyla parça, TikTok ve Instagram’da kısa sürede binlerce videoya konu oldu.

Türkçe Reggae ve Rap’in öncü isimlerinden Ragga Oktay, kariyerinin 1990’lardan bu yana sürdürdüğü üretimlerle tanınıyor. “Yeniden”, dizinin etkisiyle özellikle genç kullanıcılar tarafından tekrar keşfedilirken, Instagram Music, Shazam ve TikTok listelerinde zirveye yükselerek son dönemin en hızlı yayılan parçalarından biri haline geldi.

TikTok ve YouTube Shorts’ta kullanıcıların hazırladığı dans videolarıyla geniş bir etkileşim yakalayan şarkı, Ragga Oktay’ın müziğinin yıllar sonra bile güçlü bir karşılık bulduğunu bir kez daha gösterdi.

#RaggaOktay #Yeniden #EşrefRüya #ViralŞarkı #MüzikHaber #Magazin #TikTokTrend #InstagramMusic #ShazamTop #TürkçeRap #ReggaeTürkiye

Pasifik’in doğa harikaları

Pasifik Kuzeybatısı, Idaho, Oregon, Washington ve Kanada’nın Britanya Kolombiyası eyaletine uzanan geniş coğrafyasıyla Kuzey Amerika’nın en büyüleyici manzaralarına ev sahipliği yapıyor. İşte bölgenin en özel 7 noktası:

Hazırlayan: Ferhat Kaan Şahin

Orcas Adası – Washington San Juan takımadalarının en büyüğü olan Orcas Adası, balina izleme merkezleri, tarihi müzeleri ve doğal güzellikleriyle öne çıkıyor. Trafik ışığı olmayan sakin atmosferi ve denizden sofraya uzanan lezzetleriyle ziyaretçilerini büyülüyor.

Multnomah Şelalesi – Oregon

Multnomah Şelalesi – Oregon 185 metrelik görkemiyle Pasifik Kuzeybatısı’nın en çok ziyaret edilen doğal alanı. Benson Köprüsü’nden şelalenin iki katmanını izlemek unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Krater Gölü – Oregon

Krater Gölü – Oregon ABD’nin en derin gölü, berrak mavi rengiyle “Göl Majesteleri” olarak biliniyor. Yaz aylarında çevresinde araçla gezebilir veya tekne turuna katılabilirsiniz.

Ay Kraterleri Ulusal Anıtı – Idaho

Ay Kraterleri Ulusal Anıtı – Idaho Volkanik lav sahaları ve kraterleriyle Ay yüzeyini andıran manzarasıyla dikkat çekiyor. Apollo astronotlarının eğitim alanı olarak da kullanılmıştır.

Üç Parmak Gözlem Noktası – Washington

Üç Parmak Gözlem Noktası – Washington Zorlu yürüyüş parkurunun sonunda ulaşılan gözlem merkezi, Puget Körfezi’ne batarken güneşin eşsiz manzarasını sunuyor.

Cannon Beach – Oregon

Cannon Beach – Oregon Haystack Rock ve çevresindeki deniz canlılarıyla ünlü plaj, aynı zamanda gri balina göçünü izlemek için ideal.

Shoshone Şelaleleri – Idaho

Shoshone Şelaleleri – Idaho “Batının Niagarası” olarak bilinen şelale, ilkbaharda kar erimesiyle en görkemli halini alıyor.

#PasifikKuzeybatısı #OrcasIsland #MultnomahFalls #CraterLake #CratersOfTheMoon #ThreeFingers #CannonBeach #ShoshoneFalls #Doğa #Seyahat #Keşif

Vakkorama Tersane İstanbul görkemli bir davetle açıldı

Vakkorama’nın Tersane İstanbul’daki yeni nesil deneyim mağazası, moda, sanat ve spor dünyasını bir araya getiren görkemli bir davetle açıldı. Ev sahipliğini Vakko Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hakko, Vakko CEO’su Jaklin Güner ve Vakkorama Genel Müdürü Can Hakko üstlendi.

Fettah Tamince, Ece Sükan, Deren Talu, Allan Hakko

Fettah Tamince, Ece Sükan, Deren Talu, Allan Hakko

Gecenin en dikkat çekici anı, Borusan Otomotiv’in distribütörlüğünü yaptığı MINI ile Vakkorama iş birliğinde hazırlanan MINI x Vakkorama “BIG LOVE” kapsül koleksiyonunun ilk kez trunk show ile tanıtılması oldu. Koleksiyon, MINI’nin iyimser ruhunu Vakkorama’nın enerjik tasarım diliyle buluşturan modern bir stil yorumu sunuyor.

Deniz Aktaş Hakko- Can Hakko, Eda Zamanpur, Marina-Rıfat Elhadef

Açılışa iş, sanat, moda ve medya dünyasından Tuba Ünsal, Ece Sükan, Gülcan Arslan, Anıl Altan, Deren Talu, Bedirhan Soral, Allan Hakko, Pia Hakko gibi birçok ünlü isim katıldı. DJ Simone de Kunovich’in performansı geceye renk kattı.

Ömer Tavioğlu, Pia Hakko, Kerim Yeşil, Moris Kohen

Vakkorama Genel Müdürü Can Vitali Hakko, “Tersane İstanbul’daki bu yeni mağaza, moda, sanat ve sporun enerjisini şehre taşıyor. MINI ile yaptığımız iş birliği genç ve yenilikçi ruhumuzu güçlendiren önemli bir adım” dedi.

Limitli sayıda üretilen koleksiyon; sweatshirt, tişört, şapka ve çanta gibi parçalarla iki markanın ikonik tasarım anlayışını bir araya getiriyor. Koleksiyon, Vakkorama Tersane İstanbul mağazası, seçili Vakkorama mağazaları ve Vakkorama.com.tr’de satışa sunuldu.

Etkinlikte ayrıca BIG LOVE koleksiyonuna özel tasarlanan MINI Cooper 5 Kapı modeli de sergilendi.

#Vakkorama #VakkoramaTersane #MINIxVakkorama #BigLove #ModaDünyası #Lansman #Magazin #Tersaneİstanbul #KapsülKoleksiyon #MINI

 

 

 

“Meine Welt” Turnesi Ülker Arena’da nefes kesti

Till Lindemann, “Meine Welt” turnesi kapsamında 6 Aralık Cumartesi akşamı Ülker Sports Arena’da kapalı gişe bir konser verdi. Turnenin 19. durağı olan İstanbul konseri, yüksek prodüksiyon kalitesi, endüstriyel sahne tasarımı ve güçlü görsel diliyle izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı.

Konser tam 21.17’de “Meine Welt” introsuyla başladı ve “Fat” ile sert, mekanik ve teatral atmosfer ilk andan itibaren salona hâkim oldu. Katmanlı platformlar, lazer ağırlıklı ışık mimarisi ve dönüşen sahne yapısı, turnenin karakteristik estetiğini İstanbul’da da ortaya koydu. 90 dakikalık performans boyunca 19 şarkı seslendiren Lindemann, “Und Die Engel Singen”, “Platz Eins” ve “Ich Hasse Kinder” gibi parçalarla tempoyu yüksek tuttu.

Gecenin en dikkat çeken anlarından biri, “Tanzlehrerin” sırasında sahneye çıkan balerin ve lazer koreografisi oldu. Ardından gelen “Allesfresser” ise grotesk görselleri ve sahneye fırlatılan cheesecakelerle performansın kırılma noktası hâline geldi. Davulda Joe Letz ve klavyede Constance Antoinette, enerjileriyle sahneye ayrı bir dinamizm kattı.

Konserin ilerleyen bölümünde Lindemann’ın “Platz Eins” sırasında sahneden inerek seyircilerin arasına karışması salonu coşturdu. Bis bölümünde “Übers Meer”, “Knebel”, “Fish On” ve “Ich Hasse Kinder” ile final yapan sanatçı, “Fish On” sırasında seyirciye fırlatılan balıklarla performatif anlatıyı zirveye taşıdı.

NTRteam organizasyonuyla gerçekleşen İstanbul konseri, turnenin en akıcı ve sorunsuz duraklarından biri olarak öne çıktı. Sahne geçişleri, ışık–ses dengesi ve dakik akışıyla uluslararası standartlarda bir prodüksiyon sunuldu. Biletlerin mticket üzerinden satışa çıktıktan kısa süre sonra tükenmesi, Lindemann’ın Türkiye’deki güçlü etkisini bir kez daha gösterdi.

#TillLindemann #MeineWeltTour #ÜlkerSportsArena #NTRteam #KonserGecesi #İstanbulEtkinlik #KapalıGişe #RockKonseri #LindemannLive #MüzikGündemi