Yazılar

Yeşim Salkım’dan Sezen Aksu şarkısı

Ünlü şarkıcı Yeşim Salkım, Sezen Aksu’nun klasikleşmiş şarkısı “Ateş Böceği”ne yeni bir yorum getiriyor.

Salkım’ın, Aksu’nun imzasını taşıyan bu klasik şarkıyı seslendirdiği cover çalışması, müzikseverleri duygusal bir yolculuğa çıkaracak.

Yeşim Salkım, uzun yıllardır müzik dünyasında aktif olan ve güçlü sesiyle tanınan bir sanatçı olarak, bu özel projede Sezen Aksu’nun şarkısına olan hayranlığını ve saygısını dile getiriyor. Aksu’nun hem sözleri hem de müziğiyle katkıda bulunduğu “Ateş Böceği”, Salkım’ın yorumuyla taze bir nefes bulacak ve dinleyicilere farklı bir deneyim sunacak. Yeşim Salkım Ateş böceği şarkısını Yeşil Müzik & Avrupa Müzik iş birliği ile tüm dijital platformlarda…

Zerrin Özer “Sağlığımda iyi enerjimde!”

Pop müziğin divası Zerrin Özer, yapımcılığını Hayrettin Güneş’in üstlendiği söz ve müziği Mustafa Arapoğlu imzası taşıyan ‘Her Gün Olay’ isimli yeni çalışmasını Grand Müzik etiketiyle yayınladı. Erkan Nas yönetmenliğinde İstanbul’da kamera karşısına geçen Zerrin Özer, yeni şarkısı için ‘Çok güzel bir çalışma oldu. Artık ayda bir ya da iki ayda bir sevenlerimizle buluşacağız’ dedi. Sözlerine devam eden sanatçı sağlık durumunu merak eden hayranlarına da açıklamalarda bulunup ‘ Sağlık durumum çok iyi. Kendimi çok iyi hissediyorum. Mutlu ve huzurluyum. Herkes gibi arada bende sağlık sorunları yaşıyorum. Kimse meraklanmasın bomba gibiyim ve herkesi çok seviyorum’ ifadelerini kullandı.

Z Kuşağı Gözümün Nuru

‘Basit Numaralar’ şarkısıyla büyük bir başarıya imza atıp rekor kıran Zerrin Özer, “Ben bütün kuşakları çok seviyorum. Hepsi benim canım. ’Basit Numaralar’

Nejat Alp’ten Işın Karaca’ya cevap: Maddi ve manevi kimseye ihtiyacım yok!

Türk müziğinin usta ismi sanatçı Nejat Alp, uzun yılların ardından yapımcılığını  Hüseyin Usta’nın üstlendiği ‘Bitsin Artık’ isimli yeni şarkısını Diamond Media etiketiyle yayınladı. Çalışmasını İstanbul’da kliplendiren sanatçı, çok güzel bir işe imza attıklarını ve tam bir yaz klibinin ortaya çıktığını  dile getirirken Işın Karaca’nın ‘Bana birileri söyledi. Nejat Alp çok zor durumdaymış maddi ve manevi yardıma ihtiyacı varmış’ açıklamalıyla ilgili de konuştu.

Üç gün üzüntüden uyuyamadım!

Nejat Alp, Işın Karaca’nın kendisiyle hiç tanışmadım. Kötü niyetle söylemiyordur mutlaka iyi niyetlidir ama insan bir teyit etmez mi. Arayıp ulaşıp gerçekten böyle bir şey var mı diye sormaz mı.. Söylenenler Nejat Alp çok zor durumda maddi ve manevi diyor çok üzüldüm üç gün uyuyamadım.55 senedir bu sektörde çok çalıştım. Hâlâ daha çalışıyorum maddi ve manevi hiçbir şeye ihtiyacım yok benim.B eni tanıyanlar zaten bunu iyi bilir. Bu açıklamalar karşısında hem çok şaşkınım hemde çok üzüldüm gerçekten’ dedi..

İtalya tatili başladı 

Dünyaca ünlü Hollywood yıldızı Leonardo Di Caprio , İtalya’da tatil yapıyor. Kendisinden 25 yaş küçük  model sevgilisi  Vittoria Ceretti ile İtalya’nın sahillerinde tatillerine  devam ediyor.

 

Yıllar öncesinden kalan insani bir hikaye

1963 yılının bir sonbahar günü… Varan Turizm’in o zaman Ankara’da bulunan Küçük Tiyatro’nun hemen bitişiğindeki terminalinden İstanbul otobüsü hareket etmek üzere. Terminalde bir hareketlilik var.
14-15 yaşlarında, Çocuğunun elinden tutmuş bir baba, otobüse yaklaşarak kaptan şoföre: “Oğlum Galatasaray Lisesi’ne gidiyor, yatılı okuyacak. Onu yalnız gönderiyorum, İstanbul’da güvenilir bir taksiye bindirip okuluna yollar mısın?” diyip ekliyor: “Valizini de unutmasın.”
Kaptanın cevabı “Elbette siz hiç merak etmeyin,” oluyor. Endişeli baba, nemli gözlerle, hareket eden otobüsün arkasından el sallıyor.
İki gün sonra baba, telaşlı bakışlar ve heyecanlı adımlarla terminale geliyor. “Oğlumu Taksim’den Galatasaray Lisesi’ne götüren şahsın kim olduğunu öğrenmek istiyorum,” diyor.
İstanbul terminalimizi arayıp soruyoruz; fakat ilginçtir ki arkadaşlarımız bize bu şahsın kim olduğunu söylemek istemiyorlar.
Babanın telefon numarasını alıp ona sonucu bildireceğimizi söylediğimizde ise daha fazla dayanamayan baba gözyaşları içinde anlatmaya başlıyor.
“Yahu kardeşim, o kişi kimse, oğlumla beraber idareye gitmiş. Kayıt işlemlerini tek tek tamamlatmış. Bavulunu taşımış, teslim edilen eşyaları almış. Sonra yatakhanede onun çarşafını sermiş, nevresimini takmış, dolabını yerleştirmiş.” Baba hıçkırarak anlatmaya devam ediyor.
“Ben ya da annesi gitseydik biz de aynısını yapardık,” diyor. Derin bir “oh” çekiyoruz. Oysa ki hiç de alışık olmadığımız bir şikâyet dinleyeceğiz korkusunu yaşıyorduk…
Bu kez daha ısrarlı bir biçimde çocuğu okula götüren şahsın kim olduğunu öğrenmeye çalışıyoruz. Epey uğraştan sonra da hayretle öğreniyoruz kim olduğunu.
 Çocuğu Galatasaray Lisesi’ne götüren şahıs Nevzat Hüseyin Pekuysal… Şirketin sahibi.
Yıllar sonra kendisine “Nevzat Bey, bu olayı anımsıyor musunuz?” diye sorduğumuzda, gözleri doluyor ve insanın içine işleyen bakışlarını üzerimizde gezdiriyor.
“O baba bana dünyadaki en değerli şeyini, oğlunu emanet etmiş. Ben bu emaneti başkasına nasıl emanet edebilirdim ki?” diyor.

Ege ‘den yeni şarkı geldi

2025 yılında Best of çıkarmaya hazırlanan Ege’nin albüm için hazırladığı 4. şarkı ‘Bana biraz aşktan söz et’ dijital müzik marketlerde yerini aldı.

Söz ve müziği Taner Çetin pehlivan’a ait şarkının düzenlemesini Erol Temizel klibin yönetmenliğini ise Yavuz Selim Kılınç yaptı.

Şarkının eski versiyonunu bozmadan yenilenmiş sound ile projeyi hazırlayan Ege, bu defa ritmi daha yüksek tutmak adına Balkan nefesli enstrümanlarını kullanmayı tercih etti. Eski dinleyicisini kaybetmemek, yeni dinleyecekleri yakalamak arasında denge kuran şarkı, yumuşak melodik formu ve ritmik soundu ile zirveye göz kırpıyor.

Atiye coşkusu Şile’ye sığmadı

Türk pop müziğinin güçlü ve renkli isimlerinden Atiye, bu yıl 35. Kez düzenlenen Uluslararası Şile Bezi Kültür ve Sanat festivalinde sahne aldı.

Yaz coşkusuna şarkıları ile eşlik eden Atiye, iki saat boyunca dansçılar ve müzisyen arkadaşları ile nefes kesici bir performans sergiledi.

Fırtına gibi esen Atiye, son hiti Dalgana Bak ile coşkulu bir şekilde açılışı yaptıktan sonra, ‘Salla’, ‘Budur’, ‘Ya Habibi’, ‘Mazallah’, ‘Soygun Var’ gibi geniş kitlelere ulaşan şarkılarını söyledi.

Hem dans edip hem de şarkı söyleyerek başarılı performanslara Türkiye’de imza atan ve öncülük eden Atiye’ye, Şile’de binlerce kişi dev koro halinde şarkılarına eşlik etti.

Şıklığı ve güzelliğiyle göz kamaştıran Atiye, festival için özel hazırlattığı kıyafeti için “Eskiyle yeninin bir araya gelişini baştan yaratarak, 1600’lu yıllardan gelen barok stilini daha cüretkar bir şekilde pop ve rock esintisiyle   yeni bir nefes katip, kalıpların ötesine çıktığımız bir stil’ oluşturduğunu dile getirdim

Türk pop müziğinin güçlü ve renkli isimlerinden Atiye, bu yıl 35. Kez düzenlenen Uluslararası Şile Bezi Kültür ve Sanat festivalinde sahne aldı.

Yaz coşkusuna şarkıları ile eşlik eden Atiye, iki saat boyunca dansçılar ve müzisyen arkadaşları ile nefes kesici bir performans sergiledi.

Fırtına gibi esen Atiye, son hiti Dalgana Bak ile coşkulu bir şekilde açılışı yaptıktan sonra, ‘Salla’, ‘Budur’, ‘Ya Habibi’, ‘Mazallah’, ‘Soygun Var’ gibi geniş kitlelere ulaşan şarkılarını söyledi.

Hem dans edip hem de şarkı söyleyerek başarılı performanslara Türkiye’de imza atan ve öncülük eden Atiye’ye, Şile’de binlerce kişi dev koro halinde şarkılarına eşlik etti.

Şıklığı ve güzelliğiyle göz kamaştıran Atiye, festival için özel hazırlattığı kıyafeti için “Eskiyle yeninin bir araya gelişini baştan yaratarak, 1600’lu yıllardan gelen barok stilini daha cüretkar bir şekilde pop ve rock esintisiyle   yeni bir nefes katip, kalıpların ötesine çıktığımız bir stil’ oluşturduğunu dile getirdim

Nazan Öncel ‘Beni Hatırla’ şarkısı için yönetmen koltuğuna oturdu

Pop müziğin divası Nazan Öncel 1992 yılında duş alırken yazmıştım dediği ve 32 yıl sonra tekrar viral olan ve listelere giren “Beni Hatırla” isimli şarkısını kliplendirdi. İstanbul’da klip çektiği şarkı için yönetmen koltuğuna da kendisi oturdu. Çalışmasının her detayıyla en ince ayrıntısına kadar ilgilenen Öncel, klipte giydiği kostümü de kendi dikip tasarladı. Klibin montajını da bizzat yapan sanatçı, klip çekimlerinde bu kez kast ekibi kullanmadı. Yazdığı zamansız şarkılarıyla gönüllerde taht kuran Öncel’in ‘Beni Hatırla’ isimli çalışması önümüzdeki günlerde müzikseverlerle buluşacak.

Carole Feuerman “Su ve yüzme, çocukluğumdan beri beni büyüledi”

Paris 2024 Olimpiyatları uzun yıllar boyunca çizgi dışı yapısı ve sanatla harmanlanmış yapısıyla anılacak. Hiperrealistik heykel sanatının öncüleri arasında yer alan Carole Feuerman’ın Eiffel Kulesi önünde sergilenen “The Diver” heykeli ise Olimpiyatların şimdiden simgesi haline dönüştü.Carole Feuerman; hem simge heykelin Paris’te sergilenme hikayesini hem de mücadele dolu sanat yolculuğunu Pause Dergi okurlarına anlattı.

Röportaj: Melis BAYRAKTAR

Carole Feuerman

Sanatınızda su önemli bir rol oynuyor. Bu elementin heykellerinizdeki önemi nedir ve bu özelliği nasıl bu kadar canlı bir şekilde yakalayabiliyorsunuz?

Su ve yüzme, çocukluğumdan beri beni büyüledi ve eserlerimin ilham kaynağı haline geldi. Jones Beach’te kumla oynayıp dalgalara atladığım çocukluk anılarım, suyun cildime temas edişi ve oluşan desenler beni hep büyülemiştir. Suyun insan figürünü nasıl sağlıklı ve canlı gösterdiğini gözlemledim. Bu yüzden ikinci sınıfta yüzücüleri çizmeye başladım ve beşinci sınıfta özel sanat dersleri almak istedim. O zamandan beri, yüzücüler ve su, ilgi odağım oldu.

1958’den beri yüzücüler ve su öğeleri içeren figürler üzerinde çalışıyorum. Heykellerim aracılığıyla klasik güzelliği ve estetiği araştırıyorum. Klasik güzelliği reddetmeyip, aksine kucaklıyorum. Güzelliği görüp, yaratıp, yüzücülerimle duygu, neşe, zarafet, huzur ve duyusallık sergiliyorum. Onlar yaşamdan memnun, barış ve zevk arayan hayatta kalıcılar.

Yaptığım her heykel bir hikaye anlatıyor. Bunlar bazen benim hikayelerim ve bazen de anlatmak istediğim hikayeler oluyor. Yaptığım sanat da insan figürü üzerine yoğunlaşmış, çok çeşitli kişisel duygulara dokunuyor. 2005 yılında, “Grande Catalina” olarak anılacak ilk anıtsal yüzücüyü yaptım. Bu heykel, “Survival of Serena” adlı bir diğer anıtsal yüzücü eserimle birlikte, ilk kez İtalya’daki Floransa Bienali’nde sergilendi. Yağmura ve soğuğa rağmen bu yüzücüler, ziyaretçiler tarafından çekilen binlerce fotoğraf için poz verdiler.

Carole Feuerman

“Quan” isimli çalışmam, bir fitness topunda dengede duran, yoga pozisyonundaki bir kadının heykeli. “Quan”, ismini Çin kültüründeki ‘Merhamet Tanrıçası’ndan alıyor. Quan, Guanshiyin’in kısaltması, yani ‘dünyanın seslerini (veya ağlamalarını) gözlemlemek’ anlamına gelir. “Quan” ayrıca, ‘bütün’ ve ‘eksiksiz’ kelimelerinden türetilmiştir. Tanrıça, geleneksel olarak, aşağıya bakarken veya aşağıyı izlerken tasvir edilir. Bu da onun, dünyayı gözlediğini ve koruduğunu sembolize eder. “Quan”, dünyayı simgelemek üzere tasarlanmış paslanmaz çelik bir kürede mükemmel bir şekilde dengededir. Onun duruşu ve durumu, zihinsel ve duygusal istikrarı, sakin davranışı ve yargıyı, çalıştığım şeyleri ve Olimpiyatların en yüksek ideallerine bağlı kalmak için koruduğu durumlarını temsil eder. İzleyici heykelin önünde durduğunda, cilalı paslanmaz çelik topun yüzeyinde kendisinin yanı sıra çevresindekilerin de yansımalarını görebilir.

“Golden Mean” heykeli ise, on altı metre boyunda, ellerinin üstünde dengede duran, dalmaya hazır bir erkek yüzücüdür. İsmi, denge ve orantıyı açıklayan gerçek matematiksel oranı -altın oranı- ifade eder. Hem atalarımız hem de modernler, güzellik ile gerçek arasında matematikte yakın bir ilişki olduğunu fark ettiler. Şair John Keats, “Ode on a Grecian Urn” kitabında şu şekilde ifade etmiştir: “Güzellik gerçektir, gerçek güzelliktir”. Aristo’ya göre ‘Altın Oran’, iki uç olan, aşırılık ile hiçlik arasındaki arzu edilen bir orta yerdi. Budist felsefe de bu orta yol kavramını içerir; her iki uç noktadan birine fazla yakın olmak, birinin düşmesine neden olabilir. Ancak ‘Altın Oran’ı elde etmek için mükemmel denge, aydınlanma yolunu ve fazilet için çalışmak gerekir. Figürün pozu ve bedeninin kavislilik derecesi, uyumun sağlanması ve mükemmel orana ulaşması adına, benim için kritik kararlardı.

Son olarak, Paris 2024 Olimpiyatları için yarattığım ‘The Diver’ adlı heykelim, su sporlarına olan hayranlığımı ve dört kez Olimpiyat madalyası kazanan Greg Louganis’ten aldığım ilhamı yansıtıyor. Bu heykel, Eiffel Kulesi’nin önünde sergileniyor ve Olimpiyat ruhunu, dürüstlük, azim, mücadele ve cesaret gibi değerleri temsil ediyor. Gençlere ve sporculara ilham kaynağı olmasını ve asla pes etmemeleri gerektiğini vurgulamak istiyorum.

Carole Feuerman

Son serinizi oluştururken ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

Paris Olimpiyatları öncesinde, ‘The Diver’ adlı heykelim gümrükte takıldı ve Paris’e gitmesi gereken uçağı kaçırdı. Tüm planlar değiştirilmek zorunda kaldı ve zamanında kurulup kurulamayacağından emin bile değildim. Başka bir heykelim olan “Perseverance” ise Olimpiyat Köyü’nde sergilenmesi gerekiyordu ancak köye kimse alınmadığını öğrenince geri çektim ve şimdi sergilenmeyecek. Bu da yetmezmiş gibi “Seaport”ta sergilenecek 9 heykelimden Howard Hughes Vakfı sadece bir tanesinin sergilenebileceğini söyledi. Israr etmeye devam ettim ve şu anda 5 eserim birden sergileniyor. Son olarak Venedik’te bu yıl sergilenen heykeller solmuş durumda; galerim eğer birçok gösterimi düzenlememişse masraflarını ödemiyor.

Karşılaştığınız tüm zorluklara rağmen çok güzel işlere imza attınız.

Hayatta başarı, bazen mücadeleden vazgeçmeyerek karşınıza çıkabilir. Karşılaştığınız zorluklar ve harcadığınız emek, ter dökmenin sonucunda boşa gitmiyor. Bir noktada, verdiğiniz tüm çabayı düşünüp ‘İyi ki bu kadar uğraşmışım’ diyeceğiniz bir an geliyor. Hayatımda yaşadığım iyi ve kötü deneyimler, sanatımla hikayeler anlatmama neden oldu benim.

Örnek verecek olursam;1979’dan 1981’e kadar galeri temsili arayışındaydım. Cesaretim kırıldı ama asla vazgeçmedim. 1980’de OK Harris Gallery tarafından eserlerimi sergilemem için davet edildim. Ancak yanlış bir karar vererek illüstrasyon kariyerime devam ettim ve güzel sanatlara yönelmem 1984’ü buldu. Bu sırada Duane Hanson, Whitney’de bir sergi açtı ve çok daha ünlü oldu. Duane Hanson ve John D’Andrea, benden daha fazla takdir ve para kazandı. Hiçbir büyük New York müzesinde sergim olmadı.

Carole Feuerman

Tüm bunların aksine; 2006 yılında, John Spike, iki heykelimi ‘anıtsal’ boyuta büyütmemi istedi. “Catalina” ve “Survival of Serena” heykellerim, 55. Venedik Bienali’nde sergilendi. Bu eserlerim, izleyiciler üzerinde derin bir etki bıraktı. Roma’daki Galleria d’Arte Moderna ve Terrazza del Pincio’da, North Adams’daki The Artist Book Foundation’da ve Milan’daki Palazzo Reale’de sergilerim oldu. 2014 yılında, Sunnyvale şehrine “The Double Diver” heykelimi bağışladım. 2012 yılında, Peekskill’daki MOCA ve Hudson Valley Center for Contemporary Art’ta “The Golden Mean” heykelimi sergiledim.

Kariyerinizi ve sanatsal gelişiminizi özellikle etkileyen iş birlikleri veya projelerden bahsedebilir misiniz?

2003 yılında Amar Ziribi ile iş birliği yaptım. Ziribi, “The Diver” adlı heykelimi Paris 2024 Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları’na taşıdı. Bu iş birliği, eserimin mükemmelliği, azmi ve rekabet ruhunu somutlaştıran uluslararası bir platformda sergilenmesini sağladığı için benim için önemli bir dönüm noktasıydı.

Bir diğer önemli iş birliği ise Rizzoli ile yaptığımız monografi çalışmasıydı. Bu proje, sanatsal yolculuğuma derinlemesine bir bakış sunarak daha geniş bir kitleye ulaşmamı sağladı.

Ayrıca, Park Avenue’nun patronları tarafından dokuz heykelimi sergilemem için ve ardından Howard Hughes Vakfı tarafından Seaport’ta beş heykelimi sergilemem için davet edilmem, prestijli mekanlarda eserlerimin görünürlüğünü ve doğruluğunu artıran büyük fırsatlar oldu.

Sanat kariyeriniz boyunca en gurur duyduğunuz an hangisiydi peki?

Sanat eserlerimin New York City’deki Rockefeller Center’da sergilenmesiyle gurur duyduğum anlardan birini yaşadım. Bu sergi, eserlerime geniş bir izleyici kitlesinin ulaşmasını sağladı ve pek çok kişi sanatımı keşfetti. Ayrıca, ‘Sanat Dünyasının Olimpiyatları’ olarak bilinen 57.Venedik Bienali’nde yer almam da kariyerim için büyük bir onur ve önemli bir dönüm noktasıydı. Orada su ve insan figürü temalarına odaklanan çalışmam büyük ilgi gördü.

Hayatınızı konu alan bir film projesi olduğunu duydum.

Evet, hayatımı konu alan bir belgesel çalışmaları devam ediyor ve gelecek yıl yayınlanacak. Bu uzun metrajlı film, kariyerim ve kişisel hayatım hakkında kapsamlı bir bakış sunarak hikayemi daha geniş bir kitleyle paylaşacak ve umarım gelecekteki sanatçılara ilham verecek.

Carole Feuerman

 

Eserleriniz Türkiye’de de büyük beğeni topluyor. Contemporary Istanbul’da düzenlenen geçmiş dönem serginiz kayda değer bir satış ya da yeni fırsatlara yol açtı mı?

Contemporary Istanbul’da Aria Galeri ile sergi açtım. Sergim tüm eserlerin satıldığı bir sergiydi. Çok fazla basın yazısı çıktı ve büyük ilgi gördüm. Ayrıca Emre Kurttepeli ve Aslı Soyak’a ait olan C24 adında New York’taki bir galeri tarafından temsil edildim. İki kişisel sergim oldu ve bu galeride eserlerimin sergilenmesi beni daha geniş bir Türk izleyici kitlesiyle tanıştırdı.

Buradan Türk sanatseverlere göndermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Türk sanatseverlere, sanatımı ve heykellerimi keşfetmeleri ve takdir etmeleri için teşekkür etmek istiyorum. Sanatımın Türkiye’de beğenilmesi ve değer görmesi benim için büyük bir onur. Sanat, kültürel sınırları aşan ve insanları birleştiren evrensel bir dil olduğu için, Türk izleyicilerle bu bağı kurmak benim için çok değerli. Herkesi sanatın güzelliğini ve derinliğini keşfetmeye ve kendi sanatsal yolculuklarına çıkmaya davet ediyorum. Sanatla dolu ve ilham verici bir yaşam dilerim.

Aslı Hünel’den yeni single geldi

Aslı Hünel, merakla beklenen yeni şarkısı “Bundan Bahsetsin”i dinleyicileriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Şarkının söz ve müziği Özlem Güneykaya’ya aitken, parçanın düzenlemesinde yetenekli müzisyen olan Ceyz imzası yer alıyor.

Aslı Hünel, şarkının klibi için yönetmen Erkan Nas ile iş birliği yaparak kamera karşısına geçti. İstanbul’un en güzel manzarasına sahip helikopter pistinde çekilen klipte sevilen sanatçı Aslı Hünel, Lüblan’lı modacı Fuad Serkiz’in tasarımını giymeyi tercih etti. Aynı zamanda spor tarzıyla da dikkat çeken sanatçı, klipteki yaratıcılığıyla da izleyicileri etkilemeyi başarıyor. Sanatçının klipteki performansı, hayranlarını şaşırtacak ve yeni şarkıya dair heyecanı artıracak.

“Bundan Bahsetsin”, Aslı Hünel’in müzikal yeteneğini ve yenilikçi tarzını bir kez daha gözler önüne serecek. Merakla beklenen parça “Aslı Hünel feat Ceyz ‘Bundan Bahsetsin’”, Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında olacak.